Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Emin Çölaşan

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 04.08.16, 21:15   #1
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 814
Rep Derecesi : alamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Genelkurmay Başkanı’na Açık Mektup

Genelkurmay Başkanı’na açık mektup
3 Ağustos 2016

“Sayın Genelkurmay Başkanım, çok değerli Orgeneral Hulusi Akar!.. Size önce geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.15 Temmuz gecesi zor durumlara düştünüz, şoklar yaşadınız.
O gece makamınızda otururken içeriye birileri girdi.
En yakınınızda görev yapan subaylar zat-ı âlinizi makamınızda rehin aldılar.
(Ayıp olmasın diye esir aldılar demiyorum.)
Uzun hikayeler sonrasında sizi Akıncılar hava üssüne götürdüler.
Yere yatırıldınız, ellerinize kelepçe vuruldu.
Kara Kuvvetleri Komutanı da sizinle birlikte aynı yere götürüldü, aynı işleme tabi tutuldu.
Paşam bunu söylerken üzülüyorum ama başınıza gelen bu olaylar nedeniyle isminiz artık Cumhuriyet tarihine geçmiş durumda.
Makamında rehin alınıp başka yere götürülen ve savcılara ifade vermek zorunda kalan ilk Genelkurmay Başkanı!
Böylece isminiz sadece Cumhuriyet tarihine değil, Türk siyaset tarihine de altın harflerle yazılmış oldu!
Böyle olaylar belki Afrika ve Latin Amerika ülkelerinde çok olmuştur ama Türkiye'de bir ilk'e imza atmış oldunuz.

* * *

Sayın paşam, darbeciler ertesi gün sizi bıraktılar ve makamınıza yeniden döndünüz.
Sonrasında aklıma hep kötü şeyler geldi.
Allah korusun, sizi ve rehin aldıkları diğer komutanları götürüldüğünüz hava üssünde ya vurup öldürselerdi…
Zira darbeci denilen asker her şeyi göze almış, kelle koltukta biridir. O aşamada gözü dönmüştür, ne yapacağı bilinmez.
Dua edin ki hem yeteneksiz, hem de korkak çıktılar ve sizlere zarar vermediler.
Aksi takdirde olaylar çok büyür ve başka yönlere kayardı.
Sayın Genelkurmay Başkanım o kargaşadan kurtulup bu açıdan da Türk tarihine geçtiniz. Sizi kutluyorum!

* * *

Değerli Hulusi Bey, darbe girişimi sonrasında olup bitenleri de hep birlikte izlemekteyiz.
Darbeyi bahane eden iktidar fırsat bu fırsattır diyor, şimdi başında bulunduğunuz TSK'nın kolunu kanadını kesiyor.
Türkiye'yi OHAL kararnameleri ile yönetip elinizdeki bütün yetkileri hükümete devrediyor.
Sizden ses yok, tepki yok!
Tüm askeri okullar kapatıldı.
Kuleli Askeri Lisesi, Heybeliada Deniz Lisesi, astsubay okulları…
Kurmay subayları yetiştiren Harp Akademileri…
GATA Sağlık Bakanlığına devredildi.
Ordumuzun şah damarları kesiliyor.
Bu olanlara sessiz kalmakla Türk tarihine bir kez daha geçmeyi başardınız!

* * *

Sayın büyüğüm ve çok değerli komutanım!.. Keşke iş bu kadarla kalsaydı ama dahası var.
Türkiye'nin pek çok yerinde askeri birliklerin bütün nizamiye girişleri AKP'li belediyeler tarafından oralara sevk edilen çöp arabaları, hafriyat kamyonları ve iş makineleri ile kapatılmış durumda.
Neymiş, tanklar ve zırhlı araçlar çıkış yapamasın imiş!
Özellikle Ankara ve İstanbul'da bunlar herkesin gözleri önünde olurken sizden yine ses yok, en küçük bir tepki yok.
Kamuoyunun karşısına çıkıp bu durumu bir kınasanız ya da eleştirseniz diyeceğim ama anlıyorum ki elinizden bir şey gelmiyor.
Bu rezaleti de sessiz kalarak, görmezden gelerek geçiştirmeye çalışıyorsunuz.
Cumhuriyet tarihinde böyle bir şey asla olmadı.
Ordumuz resmen aşağılanıyor, alay ediliyor.
Türk Ordusu belediyelerin çöp kamyonlarına karşı hiçbir zaman teslim bayrağı çekmemişti.
Ne demeli buna, kuzuların sessizliği mi?
Bu açıdan da tarihe geçtiniz efendim, yine kutluyorum!

* * *

Sayın ve çok muhterem Hulusi Akar, hükümet sizin başında bulunduğunuz TSK'ya hiç güvenmiyor ve onu yatırıp tuşa getirmek için elinden gelen her çabayı harcıyor.
Darbe girişimini bahane edip 30 Ağustos törenlerini de iptal ettiler. Önceden haberiniz oldu mu?
Olmadı!
Zaten bunlar yıllardır aynı uygulamayı yapıyor.
Ulusal bayramlarımıza karşı alerjileri var zira o bayramlarda din ticareti, din sömürüsü yapmak mümkün değil.
Törenler her seferinde çeşitli gerekçelerle iptal ediliyor…
Deprem, terör, darbe!..
Ve sizden yine tık yok paşam, helal olsun!

* * *

Sayın Hulusi Bey, hükümetin en yetkili ağızları şimdi konuşuyor:
“Darbecilerin Ankara'da karargâh olarak kullandığı Akıncılar Hava Üssü kapatılacak, yerle bir edilecek, demokrasi alanı olarak halkın hizmetine sunulacaktır!”
Orası ülkemizin en büyük ve önemli hava üslerinden biri. Bugün benzerini yapmak isteseniz trilyonlar bile yetmez.
Yani bu nasıl bir mantıktır ki, darbenin intikamını (!) o üssün pistlerinden, bina ve tesislerinden almaya kalkışmaktadır ve siz yine sessizce izlemektesiniz.

* * *

Son bir şey daha belirteyim… Ordudaki atama ve terfileri belirleyen Yüksek Askeri Şura (YAŞ) var ya paşam…
Üyeleri birkaç gün öncesine kadar bütün orgenerallerle birlikte iki sivil, Başbakan ve Milli Savunma Bakanı idi. Şimdi kararname ile YAŞ'ın da yapısı değiştirildi. Yeni üyeler:
Sadece Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları…
Başbakan, dört Başbakan Yardımcısı, Milli Savunma, Adalet, İçişleri, Dışişleri Bakanları vesaire…
Yetkileriniz alındı, iş bitti. Atama ve terfilerinize bundan sonra siviller karar verecek. Hiç sordunuz mu “Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı falan ne arıyor YAŞ'ta diye!..”
Bu kararlar alınırken size danışılmadı, haberiniz bile olmadı.
Üstelik Kuvvet'ler ve bütün TSK, Milli Savunma Bakanı'na bağlandı. Başka bir deyişle sizin emrinizden çıkarılıp siyasi iktidarın emrine verildi…
Ve bunlar yapılırken de zat-ı âlinize danışma zahmetine yine katlanmadılar!

* * *

Çok değerli Hulusi Akar paşam, darbe gecesi iyi ki kurtuldunuz.
Rehin alınıp kaçırılmanız sonrasında yaşananlara, hükümetin ordumuzu ve sizleri budama işlemleri dahil her şeye sessiz kalarak büyük başarılara imza attınız!
Türkiye Cumhuriyeti tarihine böyle geçmeyi hak eden ilk Genelkurmay Başkanı oldunuz!
Tarih sizi mutlaka yazacaktır… İyi veya kötü, onu bilemem!..
O makamda süreniz 2019 yılında bitecek.
Hep rahat olun, böyle tepkisiz kalmayı sürdürün!
Daha nice başarılar diler, sonsuz saygılarımı sunarım efendim!
Vatandaş Emin.”

**

Emin Çölaşan
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 04.08.16, 21:24   #2
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 814
Rep Derecesi : alamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevheralamancı işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: Genelkurmay Başkanı’na açık mektup

Bu darbe girişiminde bir takım tuhaflıklar, gariplikler var.

Emin Çölaşan'ın bu yazısından 15 Temmuz darbe girişiminin AKP-FTÖ yapılanmasının kendilerine muhalif olanları temizleyip yerlerine kendi adamlarını alarak devleti tamamen ele geçirmek ve orduyu bir daha darbe yapamayacak duruma getirmek için hazırlanmış bir kumpas olduğu intibağını edindim.

Bizim şimdiye dek yaşadığımız darbelerin hiçbirisine benzemiyordu… Bu, şimdiye dek yapılan darbelerin en kötü hazırlanmış bir versiyonu, sürümü idi!!!…

Gizemli, kuşkulu, bilinmeyenli, sır dolu bir yapılanmaya sahipti…

Kalkışma, tüm darbelerin aksine alacakaranlık yerine, akşam saatlerinde başlatılmıştı…

İnsansız TBMM bombalanıyordu…

Darbenin hedefinde olan kişiler demeçler veriyor, tehditler savuruyor, televizyonlarda boy gösteriyor, kanal kanal geziyorlardı…

Her patlamadan sonra “yayın yasağı” getiren iktidar bu kez, darbeyi halka “canlı canlı” izlettiriyordu… Canlı yayın yapıyordu…

Alçaktan uçan uçaklar, bombalar, helikopterlerden atılan mermiler, köprü, TV işgalleri, Genel Kurmay Başkanının teslim alınması karşısında bile tüm yetkililer, bakanlar, başbakanlar gayet serinkanlı, sakin, hatta gülümseyen yüz ifadeleri ile demeçler veriyorlardı…

İşin daha ilginç yanı, geride o kadar emniyet görevlisi, ordunun zinde güçleri varken, Cumhurbaşkanı, halkın sokaklara çıkmasını söyleyerek, onları isyancılara karşı direnmeye çağırıyordu…

Türkiye'de ne kadar siyasi parti lideri varsa tamamına yakını darbe girişiminin varlığını kabul edip darbe karşıtı paralel örgüt karşıtı söylemler üretiyor, ne kadar medya varsa yine aynı yönde yayınlar yapıyor

Bu iki kadim dost yani Erdoğan ile Gülen, bu saatten sonra düşman olmuş olabilir mi? Yoksa izlediklerimiz, yok olmak üzere olduklarını anlayan bir ihanet birlikteliğinin birbirine düşmüş hali midir? Yani bunca işi birlikte yapanlar bunca zaman sonra, senden oldu, benden oldu kavgasına girişmiş olabilirler mi? Bu iki insan BOP'a evet diyerek kader birlikteliği yapmamış mıydı? Şimdi bu kader birlikteliklerini sonlandırabilecek düzeye ilişkilerini nasıl taşımış olabilirler? Yani 12 yıl ortak ticaret yapmış insanlar bile olsalar pek çok gayri meşru işe bulaşmış olsa ortaklardan birisi sence bu kadar biri diğerinden ayrılabilir miydi ki Devlet işlerinde ortak olanlar bu kadar kolay ayrılsın?

Paralel Yapının; Devletin Kadrolarına Sızmasını Sağlayan İktidardan Paralelle Mücadele Etmesini Beklemek SAFDİLLİK Değil midir?

Hangi açıdan bakarsak bakalım bunlar birbirine düşemez. Çünkü neredeyse bütün suçlar neticede birlikteyken işlenmiş. Biri planı yapmış öbürü talimatı vermiş, diğeri suç olduğunu bile bile fiili işlemiş, bir diğeri ise yapabilmelerine imkân sunmuş ve göz yummuş. Bu Kabahatler işlenirken bir Başbakanın bütün bu olandan bitenden haberdar olmaması asla mümkün değildir. Düşünsenize İç İşleri Bakanı, bir ilin Valisine kumpas kuruyor, ama Başbakan benim haberim yoktu diyor. Bu olaydan haberdar değildim diyen adam bir Başbakan olabilir mi? Eğer gerçekten haberi yoksa ve hala Başbakansa derhal istifa etmesi gerekmez mi? Kendinden haberi olmayanların ülke yönetmesi caiz midir? Burada kesinlikle bir kavga söz konusu değil aslında, ama inandırıcı olması bakımından pek çok argümanı mizansenlerine eklemek zorunda kalıyorlar. Bu argümanları ekledikçe de aslında bir darbeden ziyade kurgu mizansen olduğunu daha net ortaya çıkartmış oluyorlar.

Peki ya üst düzey rütbeli paşalar vs Onların neden sesi çıkmıyor? Bak şimdi ihtilalin başkomutanı olarak gösterilen isim kim? Eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve halen YAŞ Üyesi olan Akın Öztürk. Peki, kim bu herif? Korgeneral iken yaş haddini aştığı ve belki de akli melekelerinde problem olabileceği düşünüldüğü için emekliliği istenen bir isim. Düşünün şimdi FETÖCÜ Paşa diye ifşa edilen isim; Korgeneral rütbesinde iken YAŞ Emekliye sevk etmiş. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan emeklilik süresinin uzatılmasını isteyerek Akın Öztürk Paşa'yı hayal dahi etmediği makama, Hava Kuvvetleri Komutanlığına getirmiş. Ardından da yine emeklilik süresini tekrar uzatarak YAŞ Üyeliği gibi önemli bir göreve getirilmesini istemiş. Kim Akın Öztürk Paşayı emekli etmeyip üst düzey görev verilmesini sağlamış Erdoğan. O halde bu paşa Paralelin adamı mı? Yoksa Erdoğan'ın adamı mı? Peki, şimdi bu Akın Öztürk Paşa, kime ihtilal girişimine bulunmuş? Kimi devirecekmiş? Fetullah'la bir olup, bunca iyiliğini gördüğü ve bunca zaman birlikte çalıştığı Erdoğan'ı. Kaldı ki ilk ifadesinde benim darbeyle falan ilgim yok demiş

AKP'nin bir Yıl Sonra Bu Paralelcileri Salmayı Planlamadığını Nereden Bilelim? AKP İle Cemaat Yada Paralel Su İçerisindeki Oksijen ve Hidrojen Gibidir.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
açık, başkanı’na, genelkurmay, mektup


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:33.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.