Forum Gerçek

Forum Gerçek (http://www.forumgercek.com/)
-   Emin Çölaşan (http://www.forumgercek.com/emin-colasan/)
-   -   Sayın Büyüklerimize Kısa Bir Açık Mektup! | Emin Çölaşan (http://www.forumgercek.com/emin-colasan/131676-sayin-buyuklerimize-kisa-bir-acik-mektup-emin-colasan.html)

Redwine 06.04.17 12:26

Sayın Büyüklerimize Kısa Bir Açık Mektup! | Emin Çölaşan
 
Sayın büyüklerimize kısa bir açık mektup!


Sevgili okurlarım, gözünüzden mutlaka kaçmamıştır… Önümüzdeki referandum için iktidar kesiminde inanılmaz bir panik ve korku var.
Devletin bütün olanaklarını seferber ettiler.
Devletin parasını ve gücünü Evet için dibine kadar kullanıyorlar.
Ellerinde örtülü ödenek dahil sonsuz bir para var. Bu paraların nereden geldiği belli değil.
Altlarında devletin uçakları, makam araçları…
Emirlerinde parti militanı valiler, kaymakamlar, yandaş sivil toplum kuruluşları ve AKP'li belediyeler…
Ve toplum üzerinde, özellikle kırsal kesimde kurulan propaganda ve korkutma baskısı.
Din ticareti ve alabildiğine din sömürüsü.
Camilerde ve okullarda bile yapılan siyaset.
Hayır'cı kesime yapılan baskı ve saldırılar…
Ve özellikle yandaş medya!
(Bunları sıralarken Devlet Bahçeli unsurunu hiç dikkate almıyorum çünkü evet kararıyla birlikte kendisini bitirdi, ağırlığı kalmadı.)
* * *
Bütün bunlar panik ve korku belirtileri.
Bu iktidar, sandıktan hayır çıktığı takdirde kendisinin sudan çıkmış balığa benzeyeceğini iyi biliyor.
O yüzden de asıldıkça asılıyor.
Hayır'cı kesimin elinde bu olanakların hiçbiri yok. Milyonlarca yurtsever insanımız ise bu baskıların altında eziliyor bile olsa bildiğinden şaşmıyor, mücadelesini mertçe, aslanlar gibi sürdürüyor.
* * *
Sıradan vatandaşlar olarak bu tek taraflı propagandadan, baskılardan ve özellikle de yandaş televizyon kanallarınınbeyin yıkama kampanyasından artık bıktık.
Halk arasında bir söz vardır “Gına geldi” diye…
Gerçekten de gına geldi.
Sabah kalkmışsınız, ne var ne yok diye televizyonu açıyorsunuz.
Karşınızda ya Recep Tayyip, ya Binali Yıldırım, ya da partili milletvekillerinden veya danışmanlarından biri.
Konuştukça konuşuyorlar.
Başka bir kanala geçiyorsunuz, şahıslar aynı…
Söyledikleri de üç aşağı beş yukarı aynı.
* * *
Öğlen olmuş, yine ekrana bakıyorsunuz!..
Ve değişen hiçbir şey yok. Aynı kişiler, aynı şahıslar ve aynı söylemler yine karşınızda.
Bu durumda sinir sisteminiz yavaş yavaş kıpırdanma ve isyan sürecine giriyor!
Ağzınızdan beddualar ve hiç de hoş olmayan (!) bazı sözler çıkmaya başlıyor ama biraz daha bekleyin bakalım!
* * *
Öğleden sonra oldu… Beyefendiler bu kez yandaşların canlı yayınlarında.
Herhangi bir yerde nutuk atmaya başladıklarında, bütün kanallar anında canlı yayına geçiyor.
Recep Tayyip, Binali Yıldırım vesaire…
Milyonlarca vatandaşın önünde sadece iki seçenek var.
Ya ekranı kapatacaksın, ya da çok sabırlı biriysen, sinir sisteminin altüst olmasını göze alıp dinlemeyi sürdüreceksin.
* * *
Şimdi geldik gece saatlerine! Evdesiniz… Açtınız bir kanalı, bu kez Recep Tayyip, Binali Yıldırım vesaire ya TRT'de, ya da yandaşların birinde.
Üç aşağı beş yukarı yine aynı laflar…
Karşılarına oturtulan gazeteciler (!) adam gibi soru sormuyor, soramıyor. Sordukları takdirde başlarına nelerin geleceğini hepsi iyi biliyor.
Haberleri izlemeye niyetlendiniz!
Karşınızda yine aynı suratlar… Dünya liderimiz, onun başbakanı, bakanları falan filan tam kadro yine propaganda yapıyorlar.
Neyse ki gece saatlerinin bir avantajı var. Örneğin tıraşı dinlemeyip öteki kanallara geçer ve dizi, maç, magazin falan izleyebilirsiniz.
Gün boyu bu sıkıntıları yaşarken içinizden veya bağırarak mutlaka boşaldınız ama sinir bozukluğu öyle kolay geçmez.
Sakın televizyonu kırmaya kalkışmayın, zararlı çıkan siz olursunuz!
Hırsınızı eşinizden, çocuklardan falan çıkarmayı tercih edin!
Ya da maç izliyorsanız hakeme dümdüz saydırıp içinizi dökmeye çalışın.
* * *
Şimdi bizi yönetmekte olan çok sayın, saygın ve muhterem devlet ve hükümet büyüklerimizden naçizane bir isteğim olacak:
“Sayın dünya liderimiz, sayın başbakanımız…
16 Nisan'a şunun şurasında çok az bir süre kaldı. Öyle oldu ama milyonlarca insanımızın asabı da televizyonu her açışlarında sizi görmekten ve sesinizi duymaktan bozuluyor.
Bazıları ağır sözler söylüyor…
Bazıları gevşetici, teskin edici ilaçlar kullanıyor.
Televizyonu ne zaman açsak karşımızda siz varsınız be muhteremler… Sabah, öğle, akşam, gece, değişen bir şey yok.
Yetti artık, biraz insaf yani…
Şimdi sizlerden istirhamım, bu furyaya bir gün olsun ara verin…
Sadece bir gün için devre arası, mola, vatandaşa kafa dinlemesi için kısacık bir olanak sağlayın!
Siz yine yapın yapacağınızı da, yandaş kanallar sizi vermesin. Böylece milyonlarca kişi kafasını dinlesin, evlere, beyinlere ve ruhlara huzur gelsin.
Ertesi gün yine başlarsınız.
İnsaf be sayın büyüklerim, bu kadarı dünyanın hiçbir yerinde olmaz… Birazcık merhamet edin, insanlara saygı gösterin yani!
Rahatsız ettiysem özür dilerim efendim.”


http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/924/Susmsq.png


Insanlikarayan 06.04.17 19:44

Cevap: Sayın Büyüklerimize Kısa Bir Açık Mektup! | Emin Çölaşan
 
Alıntı:

Sakın televizyonu kırmaya kalkışmayın, zararlı çıkan siz olursunuz!
Hırsınızı eşinizden, çocuklardan falan çıkarmayı tercih edin!
Ya da maç izliyorsanız hakeme dümdüz saydırıp içinizi dökmeye çalışın.

:blink: :sopa::sopa::sopa:


WEZ Format +3. Şuan Saat: 14:21.

Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker