Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Yaşamı Tamamlayan Uğraşılar > Hayvanlar Alemi

Hayvanlar Alemi Gel kuçu kuçu...


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 18.05.12, 17:28   #1
Üye

SakLı Ruh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Yaş: 33
Konular: 19
Mesajlar: 26
Ettiği Teşekkür: 11
Aldığı Teşekkür: 128
Rep Derecesi : SakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerdeSakLı Ruh Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Dünyada Sadece Türkiye'de


Doğu Anadolu’da yaşayan turnaların dünyadaki tüm turnalardan farklı bir alttür olduğu keşfedildi.





Anadolu dağ turnalarının diğer turnalardan en önemli farkı başlarında kırmızı bir leke bulunmaması. 20 çiftten az sayılarıyla dünyanın en nadir turnası olduğu ortaya konan Anadolu dağ turnası (Grus grus archibaldii) Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Muş, Sivas ve Van’da yaşıyor. Anadolu dağ turnası çok az sayıda Kafkasya ülkelerinde de görülüyor.
Doğa Derneği ve Dünya Turna Vakfı uzmanları tarafından iki yıldır yürütülen çalışmalara göre Doğu Anadolu Bölgesi’nde keşfedilen Anadolu dağ turnasının dünyadaki tüm dağılım alanı Doğu Anadolu, İran, Gürcistan ve Ermenistan’da yer alıyor. Dünyada 20 çiftin altında kaldığı tahmin edilen bu alttürün Türkiye’de üreyen 6 çiftinin yuvası biliniyor. Komşu ülkelerden İran’da 1 çift, Ermenistan’da ise 2 çiftin yeri biliniyor. Ne var ki Anadolu dağ turnaları kurutma, baraj ve yol yapım çalışmaları gibi tehditler nedeni ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.
Geçmişte Doğu Anadolu’daki çok sayıda sulak alanda üreyen Anadolu dağ turnaları, günümüzde yalnızca Muş, Van, Erzurum, Kars, Sivas, Ardahan ve Erzincan civarında bulunan sulak alanlarda yaşamını sürdürüyor. Sulak alanlardaki kurutma çalışmaları, baraj, yol inşaatları ve üreme döneminde çıkarılan saz yangınları dünyanın en nadir turna alttürünün varlığını tehdit ediyor.



Doğa Derneği ve Dünya Turna Vakfı’nın (International Crane Foundation) yürütmekte olduğu proje kapsamında son iki yılda Doğu Anadolu’da 9 ili kapsayan bir çalışma gerçekleştirildi. Arazi çalışmalarının ardından Almanya ve Rusya’da türün dünyada önde gelen uzmanlarıyla bir araya gelen Doğa Derneği uzmanları, türün acil olarak kurtarılması konusunda çalışma başlatma kararı aldı. Proje kapsamında bilinen bireylerin üreme başarısının izlenmesinin yanı sıra yöre halkı, karar vericiler ve yerel yönetimlerle beraber çalışılarak, üreme alanlarındaki tehditlerin ortadan kaldırılması hedefleniyor. Tehditlere karşı acil önlem alınmazsa bu nadir canlının yeryüzünden silinmesi an meselesi.
Anadolu dağ turnasının korunması için Türkiye’deki herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz “Anadolu dağ turnalarının sadece türkülerde kalmaması için Türkiye’ye büyük görev düşüyor. Doğa Derneği, yedi yıl önce başlattığı Hedef: Sıfır Yok Oluş kampanyasıyla çok sayıda ortaklık kurdu ve en nadir canlı türlerinin korunmasını sağladı. Anadolu kimliğinin ayrılmaz parçası turnalar için de seferber olmalıyız” dedi.
__________________
Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kamil" mertebesine erersin.
SakLı Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz SakLı Ruh'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.06.12, 07:52   #2
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de

Ülkemizde geçmiş dönemlerde çok güzel ahırlar yapıldı. Ancak yetiştiricilerimiz bütün sermayelerini ahıra harcayınca içine hayvan koyacak, yem ve benzeri üretim giderlerini karşılayacak paraları olmadığından, o güzel ahırlarımızın önemli bir kısmı boş kaldı ve üretim yapamadık.

Ülkemizde genellikle kapalı tip barınaklar yapılmaktadır. Sığır besiciliğinde, karlı olabilmek için sabit yatırım tutarının mümkün olduğu kadar düşük seviyede tutulması gereklidir. Sabit yatırım maliyetleri olarak binalar, yem deposu, yem hazırlama ünitesi, hayvanların bulunacağı saha, alet ve ekipmanları sayabiliriz. Tüm bu yatırımlar, besiciliğin başlangıcında, sermayenin önemli bir kısmının harcanması demektir. Bu da bizim için gerekli olan işletme sermayesinin küçülmesine yol açmaktadır.

Tüm bu sabit yatırımları hallettiğimizi varsayalım. Sırada, bakım, beslenme ve bunlar için gerekli işgücü bulunmaktadır. Kapalı sistemlerde yemleme, sulama, gübrenin atılması, hayvanın bağlı tutulması gibi işlerde daha fazla işçilik gerektirmektedir. Huysuz hayvanlardan dolayı bakıcıların yaralanma riski de bulunmaktadır. Oysa, açık sistemde hayvan serbest olduğu için, günlük olarak sadece yem verilmektedir.

Açık sistemde en çok korkulan, kışın soğuklarında hayvanın hastalanmasıdır. Oysa, vahşi hayvanların, kış koşullarında açıkta yaşayabildiği düşünülürse, bu kaygının yersiz olduğu anlaşılır. Ayrıca, bugün dünyada, açıkta besicilik rahatlıkla yapılmakta ve -17 derecede bile yeterli canlı ağırlık artışı sağlandığı bildirilmektedir.
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz 'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.06.12, 07:53   #3
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de


Hayvan yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken önemli bir hususta, hayvanların sağlığını korumak ve onların hasta olmalarını önlemektir. Çünkü hastalıklar hayvanlarda et ve süt veriminde kayıplara, kısırlığa, gebe hayvanlarda yavru atmalara ve nihayet ölümlere sebep olmaktadır.
Bölgemizde görülen önemli hayvan hastalıkları şunlardır.

Şap Hastalığı

Hastalığın bulaşması, şap hastalığı mikroplarının solunum ve sindirim yolu ile alınması ile olmaktadır. Halk arasında Dabak hastalığı olarak bilinir.
Hastalık belirtileri olarak, ağız, ayak ve memede aft denilen içi berrak–sarı renkte sıvı ile dolu kesecikler ve yaralar oluşur. Hayvanlarda salya akıntısı ve topallık görülür. Hasta hayvanlar yem yiyemez ve yürüyemezler.
Hastalığa karşı etkili bir ilaç yoktur. Ancak yaraların çabuk iyileşmesi için antiseptikler ve antibiyotikler kullanmak faydalı olur. Şap hastalığında asıl önemli olan, hayvanların hastalığa yakalanmasını önlemektir. Bunu sağlamak içinde köydeki tüm hayvanların yılda iki defa şap aşısı ile mutlaka aşılanması gerekir.

Şarbon

Hastalığın bulaşması, solunum, sindirim ve deri yolu ile olmaktadır. Özellikle şarbon mikropları ile bulaşık su ve kaba yemlerle beslenen hayvanlar hastalığa yakalanırlar. Meralar bir kez hastalık mikrobu ile bulaştıktan sonra, o bölgedeki hayvanlarda her yıl ortaya çıkar.
Hastalıklı hayvanların ağız ve burnundan kanlı, köpüklü bir sıvı gelir ve kısa zamanda ölürler. Ölen hayvanlarda, kan koyu renkte-katran renginde olup, pıhtılaşmaz. Şarbonlu hayvanların dalağı çok büyümüştür. Bundan dolayı halk arasında Dalak hastalığı olarak ta bilinir.
Hastalık çok hızlı seyrettiği için tedavi düşünülmez. Korunma amacıyla, hastalığın görüldüğü bölgelerde hayvanlar yılda bir defa şarbon aşısı ile aşılanmalıdır. Ölen hayvanların kadavraları ya yakılmalı ya da üzerlerine sönmemiş kireç dökülerek derin çukurlara gömülmelidir. Şarbonlu hayvanların etleri kesinlikle yenilmez. Çünkü insanlara bulaşan bir hastalıktır.

Belçika mavisi diye bilinen bu sığırlar sahip oldukları bir kas geni sayesinde buşekilde olmaktalar.Canlı ağırlık olara 1 yılda bu hayvanlar 1 tonun üstüne çıkıyorlar.Ülkemizdede bu sığır ırkına ait spermler kullanılmakta ancak gerek bakım ve beslenme şartları gereksede yerli ırklarla melezleşmeleri sonucu bu görünüme kavuşamıyorlar.


Sağlıklı ve verimli yavrular elde etmek için üstün vasıflı, üstün verimli boğalara ihtiyaç vardır. Damızlıkta kullanılacak hayvanlar buzağı döneminden itibaren çok iyi bakıma alınırlar. Bunlar özel olarak beslenirler.

Bu bölümde boğaların buzağı döneminden boğalık dönemine kadar nasıl besleneceği anlatılıyor. İyi bir besleme için yem reçeteleri veriliyor.

Boğa Beslemede üç dönem

Boğalar ergin hala gelinceye kadar geçirdikleri üç dönemde farklı şekilde beslenirler. Bu dönemler şunlardır:

1. Buzağı dönemi
2. Gelişme dönemi
3. Boğalık dönemi

Her döneme ait besleme biçimleri ve yem reçeteleri aşağıda yer almaktadır:

1.Buzağı Döneminde Beslenme


Daha önceki bölümlerde buzağıların nasıl besleneceği anlatılmıştır. Damızlık olsun olmasın, doğumdan sonraki ilk haftada bütün buzağıların beslenmesi aynıdır. Buzağılar bu dönemde ağız sütü ile beslenir. Ağız sütünün çok önemli bir besin maddesi olduğunu burada bir kez daha söyleyelim.

İlk hafta buzağıların bakımı

Birinci hafta başında Montafon ve Holştayn buzağılara 3 - 4 kg/gün; Jersey buzağılara 1,5-2 kg/gün süt verilir. Hafta sonuna doğru verilen süt miktarı artırılır. Montafon ve Holştayn buzağılara 4-5 kg/gün, Jersey buzağılara 2-3 kg/gün süt verilir. Başka bir ifadeyle, daha öncede bahsettiğimiz gibi buzağının canlı ağırlığının onda biri kadar süt içireceğiz.

  Alıntı ile Cevapla
Eski 21.06.12, 07:54   #4
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de




Dünyanın en büyük ineği Rio

Şarole cinsi sığır Rio'yla tanışın. Kendisi 1.88 metre uzunluğunda, 1.250 ton ağırlığında olup geçen hafta itibarıyla rekor kitaplarındaki yerini 'Dünyanın en büyük ineği' sıfatıyla aldı. 3.35 metre uzunluğundaki Rio'dan 7500 adet sosis, 3500 adet de hamburger köftesi yapmak mümkün. Yani sadece bu inekle küçük bir orduyu doyurabilirsiniz. Ama sahibi White Ailesi henüz Rio'ya kıymaya hazır değil. Çünkü o, hayattayken çok daha değerli. Altı yaşındaki ünlü ineğin şu anki değeri tam 20 bin pound. Damızlık Rio, yılda bir kez doğuruyor ve her yavrusu için dünyanın dört bir yanından talep geliyor. Örneğin en son geçen pazartesi doğurduğu buzağı için şimdilik verilen en yüksek teklif Fransa'dan gelmiş. 5 bin pound yani yaklaşık 12 bin YTL paha biçmişler bu buzağı için ama Rio'nun sahipleri Beth ve Andrew White henüz yavruyu annesinden ayırmayı düşünmediklerini söylüyor.

DAMIZLIK DÜVE SEÇİMİ

Düve seçimi, boğalarda olduğu gibi dış görünüşüne ve diğer özelliklerine göre yapılır. Düvelerin dış görünüşünde istenen özelliklerin olup olmadığı aranır. Anasının verim, tip ve meme yapısı ile ilgili kayıtlarına bakılır.
Dış yapıya göre yapılan değerlendirmede birden fazla düve var ise yaşları dikkate alınarak, hepsinin bir arada değerlendirilmesi gerekir. Değerlendirme işlemi çoğunlukla kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle değerlendirme işleminin *****i tecrübe ve mukayese etmeye dayanır .
Değerlendirme yapılırken, düvede arayacağımız özellikleri bilmemiz gerekir. Tip özellikleri olarak; sağrı yüksekliği, vücut derinliği, sağrı eğimi, sağrı genişliği, kas gelişimi, arka bacak yapısı, tırnak yapısı, genel sütçülük karakterleri,ön göğüs genişliğine ait gelişme durumlarının istenen oranda olup olmadığı aranır.
Sağrı yüksekliği , Sağrısı yüksek düvelerin gelecekte genellikle derin ve uzun vücut yapısına sahip olduğu görülür. Değerlendirirken hayvanın yaş ve ırkı göz önüne alınmalıdır.

  Alıntı ile Cevapla
Eski 21.06.12, 07:55   #5
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de



Menşeci
:
Rusya; Rusyadan tüm dünyaya dağılmıştır. Türkiye hariç.

Gerçek Romanov: Resmi ektedir.

Üreme: 54 aylık Romanov üretimi ortalama 2,5 yavrudur.

Koyunun Seceresi
Romanov koyununu Rusya üretmiştir. Sıcağa, soğuya dayanaklıdır. (fakat Urfa,Adana,gibi aşırı sıcak şehirlerimizde üretim kaybı olabilir.) En büyük özelliği fazla kuzu verimidir ve et ağırlığı fazladır, yünü gri renkli olduğu için boyanarak kullanılmaktadır.


Yavru verimi
5. yavrulamadan sonra, bir defada 5-6 verir.(yetişkinlerde)


  Alıntı ile Cevapla
Eski 21.06.12, 07:56   #6
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de




Saan Irkı

Saanen keçisi İsviçre’de elde edilmiş ve dünya’da birçok ülkede, yerli kaçileri süt verimi ve döl verimi bakımından geliştirmek amacıyla hızla yayılmış değerli bir ırktır. Saanen ırkı, kirli beyaz ve krem renginde, kısa tüylü ve boynuzsuzdur. Derisi ince, elastiki ve pembe renklidir. Kılları kısa, parlak ve sıktır. Tekelerde sakal gelişmiştir. Dişilerde genel olarak gerdanda tek veya çift küpe bulunur. Dişilerde baş zarif, gözler büyük ve parlak, kulak ince ve hafif sarkık veya diktir. Vücut yapısı derin uzun ve arkaya doğru geniş olup, boyun ince ve uzundur. Meme süt yönüne uygun olarak iyi gelişmiş olup, karın altına ve arka bacaklara doğru yayılmıştır.
Sağlam kemik yapılı ve duruşu mumtazam olan Saanen keçileri, değişik çevre şartlarına iyi adapte olduklarından, dünyanın bir çok köşesinde yetiştirilebilmektedir. Saanen keçisi, sütçü ırklar arasında en erken gelişen bir tiptir ve ırk karakterlerini döllerine geçirme bakımından da üstündürler. Yapılan melezlerden anlaşılmıştır ki, Saanen ırkının beyaz rengi diğer renklere baskındır.

Bu ırkta süt verimi en başta gelen özelliktir. İyi bakım – besleme şartlarında ve küçük sürülerde ortalama laktasyon verimi 800 – 900 kg etrafında olup 1500-2000 kg’a çıktığı görülmüştür. Sütte yağ oranı %3 –4’dür. Bu ırkta döl verimi de yüksektir, her doğuma ortalama 1.7 – 1.9 yavru düşer. Bir doğumda 3 – 4 yavru hatta 5 yavru elde edildiği görülür.

Ülkemizde keçi sütleri inek ve koyun sütleri ile karıştırılarak işlenmektedir. Keçi sütü kuru madde ve yağ içeriği bakımından inek sütünden geri kalmaz.

Keçilerin barınakları ise gereksinimlerini karşılayacak düzeyde ve mümkün olduğunca düşük maliyetli olmalıdır. Kapalı keçi ağılı yapımında gerekli standartlara uyulmalıdır. Ilıman bölgelerde sundurma tipi ağıllar tercih edilebilir. Bu konuda üretim yapmak isteyen yetiştiricilerimiz detaylı bilgi almak için Tarım il müdürlüklerine müracaat edebilirler. Türkiye’de Saanen yetiştiriciliği üzerinde yapılan çalışmalarda, memleketimizde bu ırkın başarı ile yetiştirilebileceği ve özellikle iklim koşullarının Saanen için uygun olan bölgelerde çok iyi sonuçlar alındığı ortaya konmuştur. Bununla birlikte , ilk kademede melez yetiştirmeye önem vermek yerinde olur.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 21.06.12, 07:57   #7
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de

Suni tohumlama nedir
Kızgınlıkta olan ineğin üreme organının en uygun yerine bazı aletler kullanılarak tohumun (verimi yüksek boğa sperması) bırakılmasıdır.

Neden suni tohumlama yaptırılmalı ?

Suni tohumlamada kullanılan tohumlar; kalıtsal özellikleri yüksek, yavru denemeleri yapılmış ve özelliklerini yüksek oranda yavrularına geçirebilen üstün nitelikli sağlıklı boğalardan elde edilmiştir.
Suni tohumlamada kullanılacak tohumlar arasında tercih yapma şansınız vardır. İneğinizi tercihinize göre: etçi, etçi-sütçü veya sütçü ırklardan biriyle tohumlama yaptırabilirsiniz.
Suni tohumlama, çiftçileri boğa besleme külfetinden kurtarmaktadır.
Suni tohumlama, tabii çiftleşme ile çok kolay ve hızlı bir şekilde yayılan üreme hastalıklarını önler.
Suni tohumlama uygulanan bir işletmede dişi hayvanların ne zaman kızgınlık gösterdiği, ne zaman tohumlandığı, gebe kalıp kalmadığı sürekli olarak kontrol edilebilmektedir.
Verimleri düşük yerli ırkların ıslahı, çok az masraf ve daha kısa sürede ancak suni tohumlama ile mümkün olabilmektedir.

İneklere suni tohumlama ne zaman yaptırılmalı ?

İnekleri doğumdan enaz 45 gün sonra suni tohumlama yaptırmak gerekir. Tohumlama yapabilmek için inek veya düvelerin kızgınlık döneminde olması gerekir. Kızgınlığı sabah gözlenen inekler öğlenden sonra tohumlanmalıdır. Kızgınlık belirtileri öğlenden sonra fark edilen düve ve inekler ertsi gün sabah tohumlanmalıdır. Ancak ineğin çarası mutlaka temiz olmalıdır. Eğer çara yumurta akı veya cam gibi temiz değilse ineğin rahminde problem vardır. Bu durumda ya haynanın tedavisine başlanır, kendiliğinden iyileşmesi için biraz daha beklenip daha sonraki kızgınlıklarında tohumlatılması gerekir.

İneklerde kızgınlık belirtileri nelerdir?

İneklerin kızgınlıkları 16-24 gün (ortalama 21 gün)’de bir görülür.
1. Kızgınlığın başlaması ile birlikte inekte geçici bir iştahsızlık görülür.
2. O günkü süt veriminde azalma olur.
3. Kızgınlıktan hemen önce diğer ineklerin üzerine atlama isteği artar.
4. Çevreye karşı aşırı ilgi, temas kurma, diğer inekleri yalama davranışları görülür.
5. Bazı hayvanlar bakıcısına normalin dışında ilgi gösterir.
6. Bel bölgesine masaj yapıldığında hayvan belini çökertir ve kuyruğunu kaldırarak biraz yana yönlendirir.
7. Hayvanda genel huzursuzluk, bağırma ve birşeyler arama davraışları görülür.
8. Ağzı salyalanır, hayvan heyecanlı ve sinirlidir.

Yukarıda sayılan belirtilerin yanında önemli dış belirtilerden biri de müköz kızgınlık akıntısı, halk arasındaki deyimiyle “ÇARA” akıntısıdır. Bu akıntı renksiz, ipliksel karakterdedir. Vulva (ten) dudağından aşağı doğru kopmadan uzayabileceği gibi kuyruk hareketleri ile etrafınada bulaşabilir. Bu akıntı, kısmen kızgınlığın hemen öncesinde kısmen görülür. Kızgınlık döneminde artar. Kızgınlıktan sonra azalır ve keslir.

Bütün bu belirtilerin yanında ineğin kızgınlığının başında, ortasında ve sonunda kendi üzerine diğer hayvanların atlamasına izin vermesi çiftleşmeye hazır olduğunun en önemli delilidir. Kızgınlıktaki ineklerin bu sabır refleksini gösterebilmeleri için ya serbest tip ahırlarda veya merada barındırılmaları gerekir.
Kızgınlıktan birkaç gün sonra görülen kanlı akıntı ineğinizin gebe kalmadığının göstergesi değildir.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 21.06.12, 07:59   #8
çatmakaya
Ziyaretçi
çatmakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Dünyada sadece Türkiye'de

Bu bölümde sığır ırklarımızla tanışacaksınız. Onları size tarif edeceğiz, resimlerini vereceğiz. Bu bölümü iyice okuduktan sonra bir ineğe bakar bakmaz onun yerli mi, kültür mü, melez mi olduğunu anlayabileceksiniz.
Hangi ırkın süt için yetiştirildiğini öğreneceksiniz. Hangi ırkın et için yetiştirildiğini öğreneceksiniz. Yöreniz için en uygun ırkın hangisi olduğunu anlayacaksınız.


SIĞIR IRKLARI

Ülkemizdeki sığır ırklarını üç bölüme ayırırız. Bunlar:
1-Yerli sığır ırkları
2-Kültür sığır ırkları
3-Melez sığır ırkları

Bunları ayrı ayrı inceleyelim:

YERLİ SIĞIR IRKLARI


Kendi toprağımızdan yetişme, Anadolu'nun bağrından çıkmadırlar. Cefâ çekmeye alışkındırlar. Kara olanı vardır, kırmızı olanı vardır, boz olanı vardır. İşte yerli ırklarımız:

YERLİ KARA

Adı gibi kendi de karadır. Orta Anadolu'ya yayılmıştır. Alçak boyludur ama bedeni uzun yapılıdır. Boynuzları kısadır, öne doğrudur. Ufak, kara tırnaklıdır. Memeleri ve meme başları ufaktır. Memeler tüyle örtülü olabilir.
Et verimi düşüktür. Süt verimi azdır. İyi besi tutmaz.


DOĞU ANADOLU KIRMIZISI

Yaşadığı bölgeden ve renginden dolayı bu adı almış: Doğu Anadolu'da yayılmıştır.Rengi açık kırmızıdan kestane rengine kadar değişir. Boynuzları kısadır, öne doğrudur. Bedeni ve göğsü dar yapılıdır. Doğu Anadolu'nun sert iklimine uymuş bir hayvandır. Geç gelişen bir ırktır. Yediğimiz etler çoğunlukla bu hayvanın etleridir. Ufak yapılı bir hayvandır ama iyi besi tutar.


BOZ IRK

Daha çok Ege ve Marmara bölgelerinde yaygındır. Açık renklidir. Gümüş rengi
denilebilir. Bazıları koyu kül rengine doğru koyulaşmıştır. Boğaları koyu renklidir, gözlerinin etrafında siyah bir halka vardır. Oldukça iri yapılıdırlar. Meme, boynuz uçları ve tırnakları koyu renklidir. Boynuzları öne doğrudur. En önemli özelliği, sağlam vücut yapısı ve çok iyi besi tutmasıdır. Şekil 1'de Boz Irktan inekleri görüyorsunuz.


Bir inek almak istiyorsunuz. Renginin kara olmasını mı istersiniz, kırmızı olmasını mı istersiniz, gümüş rengi olmasını mı istersiniz?
İnsan elbise alırken renk seçer. İnek alırken rengine değil; et verimine, süt verimine, döl verimine bakılır.

GÜNEY ANADOLU KIRMIZISI

Güney Anadolu'da yerleşmiştir. Açık sarı ile koyu kırmızı arasında renkler taşır. Tarçın rengi olanlar çoktur. Yüksek boylu, uzun bacaklıdır. Eni boyu birbirine denk olduğundan kare şeklinde bir görüntü verir. Kısa vücudu nedeniyle sallantılı bir yürüyüşü vardır. Sıcak bir ortamda yetişmiştir. Erken gelişen bir hayvandır. Yüksek süt verimi ile tanınır. Sağım yapılırken buzağısının yanında bulunmasını ister. İlk buzağısını 3 yaşında verir. Sağım süresi 210 gün kadardır. İyi bakım şartlarında sahiplerini memnun eden yüksek süt verimlerine ulaşır.


İŞTE YÖRESEL SIĞIR IRKLARIMIZ:

Bunlar daha dar alanlarda ve az sayıda olan ırklardır. Belli bir sınırın dışına taşmamışlardır.

KIRIM SIĞIRI

Kırım Bölgesinden geldiler. Kırmızının tonlarını taşırlar. İri yapılıdırlar. İyi bakım ve beslenme ile 1500 kg süt verebilirler.

ZAVOT SIĞIRI

Kars yöresine Kafkasya'dan geldiler, Simental ve İsviçre Esmeri ile melezleme ile elde edildiler. Süt verimi 1500 kg. kadardır. Besi tutma özelliği Doğu Anadolu Kırmızısından daha iyidir.

MARAŞ SIĞIRI

Maraş bölgesinin ufak yapılı, kırmızı renkli sığırıdır. Yerli Kara ırkının Güney Anadolu Kırmızısı ile veya Doğu Anadolu Kırmızısı ırkı ile melezlemesiyle elde edilmiştir. Süt verimi Yerli Karadan daha yüksektir.

İŞTE KÜLTÜR IRKLARIMIZ

Avrupa'nın çeşitli yörelerinde özel olarak yetiştirilmiş hayvanlardır. Türkiye'ye getirilerek ülkemiz şartlarına uygun olarak burada yetiştirilmişlerdir.

HOLŞTAYN

Marmara ve Ege bölgelerinde üretildiler. Sonradan Akdeniz bölgesinde de yaygınlaştılar. Çok kolay tanınabilir. Çünkü bedeni siyah ve beyaz parçaların birleşmesiyle renklenir. Gayet iri yapılıdırlar. Amerika'dan gelenlerin süt yönü kuvvetlidir.
Hollanda'dan gelenler de var. Bunlarında et yönü kuvvetlidir. Memeleri büyük ve yumuşaktır. Serin iklimi olan yerlerde bu hayvanlar daha verimli olurlar. Hele bakım ve besleme iyi olursa, çok verimli ve kârlı bir hayvancılık yapılabilir. Şekil 3'te yetiştiricilerimizin çok sevdiği Holştayn ırkından bir inek görüyorsunuz.


Az verimli yerli ırklarımız Holştayn ırkı hayvanlar ile melezlenince yerli hayvanlara göre daha çok verim elde edilmektedir.

BİLİYOR MUSUNUZ?

Yurt dışından getirilen Holştayn ineklerinden ülkemiz şartlarında ortalama 4000-7000 kg süt verimi elde edildiğini, çok iyi bakım ve besleme şartlarında bazı ineklerin 12000-13000 kg. süt verimine ulaştığını biliyor musunuz?

JERSEY

Anavatanları İngiltere ve Fransa arasındaki Jersey adası olup, Türkiye'ye Amerika'dan geldiler. Karadeniz bölgemize yerleştiler. Ufak, sevimli, hassas yapılı hayvanlardır. Renk açık kahverengiden koyu kahverengine kadar değişir. Genellikle geyik rengi hakimdir. Yediği yemi en yüksek oranda süte çevirir. Sütü çok yağlıdır. Yumuşak davranışlar karşısında sakin ve iyi huyludur. Sert davranıştan hoşlanmazlar. Sıcak havalardan etkilenmezler. Et verimi düşüktür. Yerli ırklarla melezlemeden çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Yavruları cılız ve zayıf olduğu için iyi bakım ister. Şekil 4'te zarif görünüşlü bir Jersey ineği görülmektedir.

NE KADAR?

Karadeniz bölgesinde oturan bir yetiştirici elindeki yerli bir ırk ineği Jersey boğayla Melezlerse yavrusunun süt verimi ne kadar artar? Uygulamalar böyle bir melezlemede süt veriminin yüzde 60 Artabileceğini göstermektedir.

ESMER (MONTAFON)

Anavatanı İsviçre'dir. Aslında Esmer ırk olmasına karşılık Montafon adıyla bilinmektedir.Türkiy e'de boz ırk sığırlarla yapılan melezlemelerle Karacabey Montafonu geliştirilmiştir. Bugün bu ırktaki hayvanlar Türk Esmeri denecek kadar ülkemize ait olmuştur. Rengi gümüş renginden koyu esmere kadar değişir. Sırtta açık renk bir çizgi bulunur. Burun ucu, boynuz ucu, kuyruk ucu siyahtır. Çok iri gövdelidirler. Hem süt verimi, hem et verimi çok yüksektir. Besi tutma özelliği en üstün ırklardandır. Türkiye'nin her yerine yayılmıştır. Her iklime ve her bölgeye kolayca uyar. Şekil 5'te iri ve sağlam yapısı ile bu verimli ırka ait güzel bir örneği görmektesiniz.


SİMENTAL

Aslen İsviçrelidir. Alaca renklidir. Gövdeyi kaplayan derinin sarı-beyaz veya kırmızı beyaz parçalardan alacası vardır. Baş beyaz olup, sarı veya kırmızı beneklidir. Tırnakları ve bedeni sağlamdır. Çok iri yapılıdır, sırtı uzun, göğsü ve sağrısı geniştir. Besi hayvanı olarak çok elverişlidir. Çabuk besi alır, et verimi yüksektir. Şekil 6'da geniş alacalı renkleriyle sevimli bir Simental inek görüyorsunuz.


BAŞKA?

Epeyce sığır ırkını tanıdınız. Yeter mi? Başka ırklar da var mı? Başka sütçü ırkımız kalmadı. Etçi ırk olarak daha iki tane var. Onlar da geliyor!

BRANGUS

Amerikalıların yetiştirdiği siyah tüylü, boynuzsuz sığırlardır. Uzun bacaklı, derin ve geniş gövdelidir. Düveleri erken boğaya gelir. Buzağıları ufak doğar ama hızla gelişir, kocaman gövdeli hayvanlar olur. Çok lezzetli eti vardır. Et randımanı çok yüksektir.

ŞAROLE

Fransa'nın Charolais bölgesinde geliştirilen bu hayvanlar iri hayvanlardır. Kılları krem rengindedir. Canlı ağırlık ergin dişilerde 800 kg, ergin erkeklerde 1000 kg civarındadır. Bu ırk et üretimi için yetiştirilir. Buzağılar doğduklarında 40-50 kg'dır. Buzağılar kısa sürede gelişirler. Etleri oldukça lezzetlidir. Besiye alınan sığırlarda et randımanı çok yüksektir.

  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz 'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
türkiyede


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Diksiyon - Fonetik - Artikülasyon oneyouu Tiyatro Haberleri 11 10.05.09 15:23
Dünya Tarihinde Gelmiş Geçmiş Bütün ilkler oneyouu Dünya Tarihi 1 02.05.09 23:50
Audi A8 L -Türkiyede İki Kişide Var-Meşhur Audi Kartal Fotoğraf Galerisi 2 30.01.09 04:49
Symantec: Sadece virüslerle savaşmak yetmez uur İnternet | Network 0 27.01.09 08:46
Türkce dünyada 5.Dil Mausi Türkçe'miz 0 26.01.09 01:39


WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:38.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.