Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > İcatlar - Mucitler | Keşifler - Kaşifler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 09.04.10, 22:38   #1
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27528
Aldığı Teşekkür: 40385
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Dünyayı Değiştiren Deneyler

Ulusal Bilim Derneği’ne göre, 2007 yılında Amerika, araştırma ve geliştirmeye 368 milyar dolar harcadı.
Bunun yüzde 18′inin temel araştırmaya giderken, yüzde 22’si pratik problemleri çözmek için yapılan araştırmalara harcandı
Her yıl bilimadamları laboratuarlarında ve dışarıda birçok deney yapıyor. Howstuffworks isimli internet sitesinde yer alan makale, kendileri için en hayret verici 10 deneyi açıklıyor.

Bugüne kadar yapılan ve biyolojiden, kimyaya, fizikten psikolojiye kadar çeşitli disiplinlerin yürüttüğü deneyler şöyle:

1. Otorite şekilleri

Milgram deneyi, insanların otorite sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacıyla Stanley Milgram tarafından yapılmıştı.
Deneyden önce öğretmene yani otorite sahibine, 45 voltluk bir elektrik şoku uygulanarak öğrenciye uygulayacağını sandığı şokun neye benzediği hakkında bir fikir verilmiş oluyordu. Öğretmene daha sonra öğrenciye öğretmesi amacıyla sözcük çiftlerinden oluşan bir liste veriliyor, öğretmen de bu listeyi önce öğrenciye bir kere okuyarak işe başlıyordu. Ardından öğretmen listeyi oluşturan sözcük çiftlerinin ilk sözcüklerini teker teker okuyor, okuduğu her sözcük için öğrenciye dört adet seçenek sunuyor, öğrenci de bu seçenekler arasından doğru olduğunu düşündüğü cevabı bildirmek için bir cevap düğmesine basıyordu. Verdiği cevap yanlış ise, her yanlış cevap sonucu giderek artan elektrik şoklarına maruz kalıyordu. Cevap doğru ise öğretmen sonraki sözcük çiftine geçiyordu.
Denekler, öğrencinin verdiği her yanlış yanıta karşılık onun gerçek şoklara maruz kaldığını sanıyorlardı. Gerçekte ise şok uygulanmıyordu. İşbirlikçi denek gerçek denekten ayrıldığı zaman, geçtiği odada elektroşok makinesine bütünleştirilmiş bir ses kayıt cihazını çalıştırıyordu, bu cihaz da her şok seviyesine karşılık önceden kaydedilmiş bir çığlık sesini çalıyordu. Voltajın birkaç defa artırılmasından sonra aktör, kendisini yan odadaki denekten ayıran duvarı yumruklamaya başlıyordu. Birkaç defa yumrukladıktan ve kalp rahatsızlığını hatırlattıktan sonra ise artık sorulara cevap vermemeye ve şikayette bulunmamaya başlıyordu.
Birçok insan deneylerin etiğini sorguladı, fakat sonuçlar sürükleyiciydi. Milgram, vasat insanların liyakatsız kurbanlar üzerinde cefa edeceklerini gösterdi, çünkü otorite bunu yapmalarını emrediyordu.


2. Pavlov Deneyi:
Rus psikolog ve kimyacı Ivan Pavlov, tükürük salgılanmasıyla mide hareketi arasındaki etkileşimi anlamaya çalışıyordu. Pavlov, zaten midenin tükürük salgısı oluşmadan sindirime başlamadığını not etmişti. Sonraki aşamada, Pavlov’un köpekler üzerinde yaptığı klasik koşullanma deneyleri yer alıyor.
Köpeğe ilk olarak birkaç kez zil çalınır. Fakat köpek tepki vermez. Sonradan et verilir. Köpeğin salyaları akar. Sonra et ile birlikte zil çalınır. Daha sonra et verilmediği halde zil çalındığında köpeğin ağzının suyunun aktığı görülür. Şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur. Pavlov, bu davranışın, psikolojik etkinlikle özdeş olan yüksek düzeyde sinir etkinliğinin belirtilerinden biri olduğunu öne sürer ve psikoloji alanında geçerli tek yaklaşımın deneysel yöntem olduğunu vurgular.
1903 yılında çalışmasının sonuçlarını yayınlayan Pavlov, bu alandaki çalışmalarından ötürü 1904 yılında Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü kazandı.
3. Radyoaktivite deneyi

1897 yılı Marie Curie için çok önemliydi. 1897′de, daha önce Henri Becquerel’in duyurduğu, uranyum tuzlarının yaydığı, sonraları radyoaktivite olarak adlandırılacak ışın üzerine detaylı araştırmalara başladı. Fakat, Eylül 1897′de bebeğinin dünyaya gelmesi, çalışmalarına ara vermesine sebep oldu. 1898 başlarında çalışmalarına hız veren Marie, toryumun da bu ışınları yaydığını fark etti. Bu noktada eşi Pierre de kendi çalışmalarını bırakarak Marie’ye yardım etmeye başladı.
Bu arada Becquerel, iki farklı uranyum mineralinin daha aktif olduğunu keşfetti. Mineralleri çeşitli kimyasal işlemlerden geçirdikten sonra polonyum ve radyum elementlerini elde etti. Temmuz 1898′de Curie’ler yeni radyoaktif bir element olan ve uranyumun radyoaktif bozunmasından ortaya çıkan polonyumu bulduklarını duyurdular.

Marie, 1903 yılında doktorasını vererek Fransa’da gelişmiş bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın oldu. Aynı yıl kocası ve Becquerel ile paylaştığı Nobel Fizik Ödülü’nü alarak, tarihte Nobel Ödülü alan ilk kadın oldu. 1911 yılında radyum ve polonyumun keşfi ve araştırılmasındaki rolünden ötürü Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Böylece tarihte iki Nobel ödülüne sahip ilk kişi oldu.

4. Işığın varlığı


Işığın hareketi, klasik fizikçileri karasızlıkta bırakıyordu. Bilimadamları ışığın uzaydaki hareketini açıklayabilmek için bütün uzayın ‘esir’(ether)adını verdikleri bir madde ile dolu sayıyorlardı. Onlara göre, ışık titreşimleri ancak bu madde aracılığıyla bir yerden bir yere gidiyordu. Dünyada, başka gök cisimleri de bu esir denizinin içinde yüzüyorlardı. İki Amerikalı fizikçi A.A. Michelson ile E.W. Morley, 1881 ve 1887 yıllarında uzayda ‘esir’ diye bir madde bulunup bulunmadığını anlamak için deneyler yaptılar. Bu deneylerin sonunda uzayda asla böyle bir madde olmadığı anlaşıldı.

Deney düzenekleri yarı gümüşlenmiş bir ayna tarafından oluşturulan bir çift ışığın girişiminin incelenmesine dayanıyordu. Işık hüzmelerinden birisi esir akıntısına dik bir yol izleyerek başka bir aynaya gönderiliyor. Diğer ışık hüzmesi ise esir akıntısına paralel bir yol izleyerek başka bir aynaya gidiyor. İki hüzme de en sonunda gözleme ekranında buluşuyorlar. Bu düzenekteki uzunluklar, düzenek sabit tutulduğu zaman (esir akıntısı olmadığı zaman) bu iki farklı yoldan gelen ışınların birbiri ile girişim yapabileceği bir biçimde ayarlanmıştı. Düzenek hareket ediyorsa (dünyanın hareketi) esirin varlığı durumunda bir esir akıntısı oluşacak ve bu da gelen ışınların girişim koşullarının bozulmasına yol açacaktı. Ancak böyle bir etki gözlenemedi. Yani esir denilen bir ortam olmadığı belirlendi.
5. X ışını görüşü



Protein kristallografisi bilim dalının kurucusu olan Dorothy Crowfoot Hodgkin, biomoleküllerin üç boyutlu yapılarını belirlemek için kullanılan X-Işını kristallografisi tekniğinin öncülüğünü yaptı.


En önemli başarıları kolesterol, penisilin , B-12 Vitamini ve insülinin moleküler yapılarının keşfidir. B-12 Vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülü kazandı. İnsülin üzerine aktif çalışmalar yapan laboratuarlarla işbirliği yapan ve tavsiyeler veren Hodgkin, dünyayı dolaşıp insülinin ve onun şeker hastaları için önemini anlatan konferanslar verdi.



6. Atom çekirdeğinin kesin kanıtı

Fizikçi Ernest Rutherford, atomun yapısını ortaya çıkaracak deneylerine başladığında radyoaktivite çalışmasından dolayı 1908 yılında Nobel Ödülü kazanmıştı.


X ışınlarının gazlar içinden geçerken çok sayıda artı ve eksi elektrik yüklü parçacık ortaya çıkmasına, yani iyonlaşmaya yol açtığını, bu parçacıkları yeniden birleştirerek nötr atomlar oluşturduğunu buldu. Rutherford ayrıca bu iyonların hızını ve birbirleriyle birleşerek yeniden gaz molekülleri oluşturma süresini belirlemeye yönelik bir yöntem geliştirdi. İyonlaşma gücü yüksek olan ama kolaylıkla soğurulabilen ışın türünü alfa ışınları, daha az iyonlaşmaya yol açan, ama girim gücü daha yüksek olan ışınları da beta ışınları olarak adlandırdı.
19. yüzyılın sonuna doğru Rutherford, radyoaktifliğin bir elementin atomlarının başka bir elementin atomlarına kendiliğinden dönüşme süreci olduğu sonucuna vardı. Maddenin değişmezliği kavramına sıkı sıkıya bağlı birçok bilim adamı bu görüşe karşı çıkmasına rağmen Rutherford’un görüşlerinin doğruluğu kısa sürede anlaşıldı.

7. İlk aşı


20. Yüzyılın sonlarında çiçek hastalığı tamamen sona erene kadar, hastalık oldukça ciddi bir sağlık problemiydi. 18. Yüzyılda İsveç ve Fransa’da binlerce çocuğun ölümüne yol açtı.

İngiliz bilimadamı Edward Jenner, hocasının tavsiyesiyle 1775 yılında, o dönemlerdeki en yaygın ve can alan hastalık olan çiçek hastalığı ile ilgili araştırmalara başlamıştır. Araştırmaları sonucu çiçek hastalığına aşı bulan Jenner aynı yıl köyünde baş gösteren çiçek hastalığı salgını karşısında çocuklar üzerinde aşısını denedi ve olumlu sonuçlar aldığını ispat etti. Daha sonra 1796′da buluşu ile ilgili ayrıntılı bir rapor yayımladı ve buluşu gerek Avrupa’da gerek ise Birleşik Amerika’da ilgiyle karşılanmış ve benimsenmişse de dönemim tıp bilginleri aşıya karşı çıkmışlardı. Fakat elde edilen sonuçların başarısı sebebi ile 1870 yılına gelindiğinde binlerce insan aşılandı. Daha sonraki yıllarda çiçek aşısı İngiltere’nin dışında da yaygınlaşmış, bugün ise tüm dünyada kullanılıyor.

8. DNA şifresi çözüldü

James Watson, 1954 yılında yaptığı çalışma ile DNA’nın ikili sarmal yapısını, araştırmacı Francis Crick ile bularak Nobel Ödülü aldı. Ancak bu keşif içinde Londra’daki King’s Kolejinde kristalograf olarak çalışan Rosalind Franklin’in de katkısı büyüktü.


Eğer 38 yaşında kanserden ölmeseydi o da verilecek Nobel ödülünü paylaşabilirdi. DNA’nın çift sarmal olduğunun bulunmasında Rosalind Franklin’in X ışını resimleri kilit rol oynadı. Ancak kendisi X ışını resimlerini doğru yorumlayamadı.

OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.04.10, 23:53   #2
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2625
Mesajlar: 30,597
Ettiği Teşekkür: 165213
Aldığı Teşekkür: 180613
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Ellerine sağlık, teşekkürler Okyanus...
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.04.10, 23:58   #3
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 491
Mesajlar: 11,783
Ettiği Teşekkür: 44695
Aldığı Teşekkür: 76182
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Okyanus çok güzel bir konuyu harika işlemiş ve sunmuşsun.

Teşekkürler...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.11.10, 17:54   #4
Süper Üye

Nazlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Konular: 306
Mesajlar: 2,955
Ettiği Teşekkür: 4786
Aldığı Teşekkür: 9603
Rep Derecesi : Nazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Hasta
Standart Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Ellerine sağlık Oki
__________________
Nazlı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Nazlı'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.09.11, 15:01   #5
Üye

Eren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2011
Konular: 5
Mesajlar: 42
Ettiği Teşekkür: 29
Aldığı Teşekkür: 146
Rep Derecesi : Eren Karimasını arttırmak için doğru yerdeEren Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Eline sağlık emk içeren bir paylaşım ..
__________________
Uğruna ölmekse seni yaşatmak,
Bin defa ölürümde adına leke sürdürmem.!
Gururdur, namustur vatan ve sancak,
Aksa da kanım korkma, haini güldürmem..!



Eren isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eren'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 14.02.14, 20:11   #6
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3682
Mesajlar: 17,891
Ettiği Teşekkür: 72832
Aldığı Teşekkür: 67079
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Çiçek hastalığı binlerce çocuğun ölümüne neden olması ne kadar da acı...18 yy da şartlar göz önünde bulundurulduğunda böyle keşif büyük başarı...

Teşekkürler Okyanuskalbi
__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 23.06.16, 17:28   #7
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 661
Mesajlar: 3,596
Ettiği Teşekkür: 58111
Aldığı Teşekkür: 8443
Rep Derecesi : nurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisi
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Bu güzel bilgiler ve paylaşım için teşekkürler...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 30.06.16, 01:06   #8
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 661
Mesajlar: 3,596
Ettiği Teşekkür: 58111
Aldığı Teşekkür: 8443
Rep Derecesi : nurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisinurideniz34 muhteşem birisi
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Cevap: Dünyayı Değiştiren Deneyler

Okyanusun Kalbi:
Bu faydalı bilgiler için teşekkürler...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
deneyler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünyayı Hayrete Düşüren Yamyam Kabile! ReaL Amerika 12 10.09.15 01:03
85 Yılda hayatımızı değiştiren buluşlar KaLiNKa İcatlar - Mucitler | Keşifler - Kaşifler 0 28.02.09 20:27
Karbonat Dünyayı Kurtarabilir mi ? Kartal Bilimsel Çalışmalar ve Haberler 0 31.01.09 04:13
Dünyayı Korkutan Keşif Minerva Bilimsel Çalışmalar ve Haberler 0 26.01.09 02:07


WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:04.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.