Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Mutfağı > Yemekler > İçecekler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 21.03.16, 00:43   #1
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 116
Mesajlar: 2,048
Ettiği Teşekkür: 3858
Aldığı Teşekkür: 7358
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Biranın Tarihi

4000 Yıllık Sümer Alkol Tarifi




Bira insanoğlunun ürettiği en eski içeceklerden biridir. Arkeolojik araştırmalara göre ilk kez MÖ 10000 yılı civarında Ortadoğu'da muhtemelen tesadüf sonucu, buğday çorbasının mayalanması ile keşfedildi. Bu keşif, insanların yerleşik uygarlığa geçmesi, böylece biranın hammaddesi olan tahılları bol miktarda üretip tüketmesinin bir sonucuydu.


Sümerlerde bira içmek insan olmanın gereğiydi. Ne de olsa, bu sarhoşluk ve keyif verici içecek, dökük saçık ilkel insan Enkidu'yu, döneminde yaşayan uygar insanlardan birine dönüştürmüştü. Yarı vahşi Enkidu bozkırların hayvanlarıyla birlikte yaşıyor, onlar gibi ot yiyor ve su içiyordu. Uruk kentinin kralı Gılgameş, ona çekici bir tapınak kızı olan Şamkat'ı yollamış ve yontulmamış bu adama insan gibi yaşamayı öğretmesini istemişti.



Sümer Birası

Bu gerekliydi, çünkü Enkidu ekmeğin nasıl yendiği ve biranın nasıl içildiğini bilmiyordu. Şamkat ağzını açıp Enkidu'ya şunu söyledi: "Ekmek ye Enkidu, bu yaşamın bir parçası! Ve toprağın geleneği olan birayı iç." Enkidu ekmek yedi, doyuncaya kadar. Bira içti, yedi testi dolusu. Ruhu sakinleşti ve keyiflendi. Kalbi neşe doldu ve yüzü ışıldadı. Su ile pis bedenini yıkadı. Vücudunu yağ ile ovdu ve "insan" oldu.



Gılgameş destanı, M.Ö. 1600'lü yıllarda Mezopotamya'da ortaya çıkan eski bir efsaneyi bu şekilde aktarıyor. Ancak bira zevki ve bira üretimi, kuşkusuz, ilk olarak M.Ö. 4. yüzyılda Güney Mezopotamya'da yaşayan Sümerler arasında görülmemişti. Biracılıkla ilgili bilgiler, tarihin bilinmeyen, karanlık sayfalarına kadar uzanıyor.
Aslında, Bira ve biracılığın kökenine ilişkin farklı görüşler vardır. Bunlardan ilki, kökenini Sümerler, Babilliler ve eski Mısır'a dayandırıyor. Araştırmacıların bir kısmı da, Kolomb'un Amerika'yı keşfi sırasında yerlilerin bira üretip içtiklerini belirten notlarından hareketle farklı savlar ileri sürüyorlar. Çin kaynaklarında biranın tarihi M.Ö. 2300'lere kadar uzanıyor. Yine Amazonlar'da elde edilen bazı bulgulardan yola çıkılarak, yağmur ormanlarında, günümüzden 10.000 yıl önce bira üretildiği ileri sürülüyor. Yine de, biranın ilk kez Mezopotamya'da bulunduğuna yönelik görüşler, diğerlerine oranla ağır basıyor.



Bira üretiminin önkoşulu, tahıl yetiştirmek ve ekmek yapmayı bilmekti. İlk biranın, yaklaşık 10.000 yıl önce, bir parça ekmeğin ıslanıp mayalanmaya başlamasıyla tesadüfen ortaya çıktığı tahmin ediliyor. M.Ö. 5000'li yıllarda, Fırat ve Dicle ırmakları arasında kalan topraklarda arpa ve buğday (triticum dicoccum) yetiştiriliyordu. Her ikisinden hem ekmek, hem de bira yapıldığı sanılıyor. Irak'ta, hemen Musul kentinin yakınlarındaki ören yeri Ninive'deki Gaura Tepe'sinde bulunan bir mühür, bira geleneğinin en eski kanıtlarından biri. M.Ö. 4. yüzyıla ait bu mühürde, bükülmüş bitki saplarıyla büyük bir kaptan bira içen iki adam tasvir ediliyor. Uruk'ta bulunan, 4. yüzyılın sonlarına ait arkaik tablet metinlerinde, "Ka" (bira) olarak okunan resim yazısı, bira geleneğinin en eski yazılı kanıtı olarak kabul ediliyor.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 21.03.16, 00:49   #2
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 116
Mesajlar: 2,048
Ettiği Teşekkür: 3858
Aldığı Teşekkür: 7358
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Biranın Tarihi



Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen yaklaşık 5000 yıllık kil tabletler, Sümerlerin bira üretim tekniği hakkında bazı bilgiler veriyor. "Monument bleu" olarak anılan bu tabletler, buğdayın kabuğundan nasıl ayıklandığını ve bereket tanrıçası Nin-Harra için sunulacak biranın nasıl hazırlandığını gösteriyor. Sümerlerin bira tanrıçası Ninka-i (ağzı dolduran efendi) adına yazılan bir ilahi, biranın yapılma sürecini tarif ediyor: Öncelikle, ıslatılan arpalar çimlendiriliyordu (malt yapılıyordu). Bu yeşil malt, kurutuluyor, kökçükleri ayıklanıyor, havan ve tokmak kullanarak ya da değirmen taşıyla öğütülüyor, su ve bira ekmeğiyle homojen bir hamur haline getiriliyordu. Bira ekmeği, çimlendirilmeden öğütülmüş tahıl ve kokulu bitkilerden yoğrulan hamurdan pişiriliyordu. Bu hamur somun ya da pide gibi şekillendiriliyordu.



Malt, su ve bira ekmeğinden hazırlanan karışım, kapalı bir kapta mayalanmaya bırakılıyordu. Son olarak bu karışıma tatlandırıcı maddeler ilave ediliyordu. Bu maddeler, içerdikleri şekerle, mayalanma sürecini hızlandırıyordu. İşlemin sonunda, teknenin tabanındaki deliklerden alttaki kaba damlayan sıvı, bir tür mayalanmış arpa suyu olmalıydı. "Ka" adını verdikleri bu sıvı, lezzet olarak tatlı, görüntü olarak bulanıktı. Üst yüzeyinde mayalanmadan kaynaklanan artıklar dolaşıyordu. Uzun bitki saplarını, bu kalıntıları da birlikte içmemek için kullanıyor olmalıydılar.

‘Geçmişten Günümüze Anadolu’da Bira’ isimli kitapta yer alan bilgilere göre, biranın hangi tarihte ve nerede bulunduğu konusunda tam bir fikir birliği bulunmasa da kabul edilen ilk belgelere göre, bira Mezopotamya’da M.Ö. 5 binli yıllarda Sümerli bir kadın tarafından tesadüfen bulundu.

Kadının büyük bir olasılıkla unuttuğu ıslak bir ekmek parçasının kısa bir zaman sonra fermente (mayalanma) olmasıyla başlayan süreç ve bu sürecin tekrarıyla bira keşfedildi. O dönemlerde ilk ve en büyük bira üreticileri kadınlardı. Çünkü bira, evde üretiliyordu.



Arkeologlar, bira ile ekmeğin tarihinin de birçok yönden kesiştiğini belirtiyor. Sümerlerde tanrıya da sunulan bira, dinlenme ve sağlık amacıyla içildi. Sümer mitolojisinde ‘bira tanrıçası’ bulunurken, ilkel insandan kültürlü insana geçişin evrimini betimleyen Gılgamış Destanı’nda ‘ekmek yemek’ ve ‘bira içmek’ insan olmanın ön koşulu olarak gösterildi. Sümerler’in M.Ö. 1800’de ‘bira tanrıçası’ Ninkasi’ye yazdığı şiir, bira konusunda bulunan ilk belge olarak tarihteki yerini aldı. Biranın nasıl yapıldığının tarif edildiği ‘Hymn’dan Ninkasi’ye’ başlıklı şiir, 1964 yılında İngilizce’ye çevrildi.

M.Ö. 1700’lü yıllarda yaşayan Babiller de 20 çeşit bira üretti ve Mısır’a bira ihraç etti.
Günümüze ulaşan en eksiksiz derlemeler olan Babil Kralı Hammurabi’nin yasalarında da biradan söz edildi ve bira ile ilgili yasaklar sıralandı. Yasanın 108-111’inci maddelerinde doğrudan birayla ilgili hükümlere yer verildi. Müşterilerinden fazla ücret isteyen içki sahibinin suda boğularak öldürülmesini öngören yasaya göre, günde normal bir işçi 2 litre, sivil görevli 3 litre ve yüksek pozisyondaki bir idareci 5 litre bira alabiliyordu.

Eski Babil Kralı Ammi-Şaduaqa’nın fermanlarında da bira ile ilgili hükümler yer aldı. Fermanda, biranın fiyatı karşılığı arpa yerine gümüş kabul eden bir kadın bira satıcısının, suya atılacağı hüküm altına alındı. Eski Mısırlılarda arpadan yapılan bira ulusal içkiydi ve tanrı Osiris’in biracıları koruduğuna inanılıyordu. Eski Mısır’da bira, ekmekle birlikte günlük gıdaydı. Zengin ve fakir Mısır halkı, sağlık için bira içti ve birayı tanrılara sundu. Mısır’da M.Ö. 1600 yılına ait sağlıkla ilgili bir tekstte rastlanan 700 reçetenin 100’ünde bira vardı.

Birayla ilgili birçok toplumsal gelenek de bulunuyordu. Örneğin, genç bir adamın genç bir kıza birasından bir yudum içmesini teklif etmesi, onunla evlenmeyi düşündüğü anlamına geliyordu.

Mısırlılar bira tadını olgunlaştırmak için yeni bilgiler de geliştirdi. Türkiye’de bugün hala boza ve bulgur elde etmek için geleneksel olarak kullanılan aletlerin benzerlerini Antik Mısır’da da bulmak olanaklı.

__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 21.03.16, 00:55   #3
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 116
Mesajlar: 2,048
Ettiği Teşekkür: 3858
Aldığı Teşekkür: 7358
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Biranın Tarihi


Hititliler zamanında ekmekle beraber halkın en önemli besini olan bira, dinsel törenlerde de rol oynadı ve ilahlara sunuldu. Bundan 4 bin yıl önce Çorum, Amasya, Yozgat ve Kayseri civarında biranın üretilip, tüketildiği tarihe geçti.

Anadolu’da bira üretimi Hititler sonrasında da devam etti. Tarihi belgelerden M.Ö. 738-696 yılları arasında yaşayan Frigya Kralı Midas’ın cenaze yemeğinde şarap, bal ve bira karışımından elde edilen özel bir içki içildiği, kazılarda bulunan kaplardan da Frigyalılar’ın bira tükettiği anlaşılıyor.

Mezopotamya'da farklı lezzetlerde bira üretiliyordu. Kadınlar için oldukça tatlı ve pahalı olan buğday birası üretiliyordu. Koyu malt birası, ucuz olduğu için herhalde, çok miktarda, sevilerek içiliyordu.

Bira, miladi dönemin başlamasından bu yana özellikle orta ve kuzey Avrupa ülkeleri için ulusal içecek, hatta bir yaşam biçimi haline geldi. Almanya’da bira yapıldığına dair ilk kanıt, M.S. 8. yüzyıla ait.

Birada şerbetçiotunun kullanılmasına 8. yüzyılda başlandı, öncesinde biralar genellikle ardıç ve zencefil ile aromatize ediliyordu.



Orta Avrupa ülkelerinde 9. yüzyıla doğru biranın yapımı manastırlara mahsustu. Bazı bölgelerde köylüler manastıra olan borçlarını arpa vermek suretiyle ödemekle yükümlüydü. Manastır süreciyle birlikte bira yapımında kadının rolü azaldı, keşişler bira yapımıyla ilgilenmeye başladı. Her keşişin günlük 5 litre bira içmesine izin verildi. Kısa süre sonra keşişlerin tüketimlerinden fazla bira üretmeye başlamaları üzerine, birçok manastır ticari işletme haline geldi. Bugün hala Belçika, Hollanda ve Almanya’da bira üreten manastırlar var.

Biranın burjuva mesleği haline gelmesi, 12. yüzyılda oldu ve loncalar kuruldu. Paris’teki Biracılar Birliği, Fransa’nın en eski sendikalarından birisi olurken, biracılar 1468’de ilk yasalarını hazırladı.



Bira standartı 1516 yılında kabul edilen Alman Bira Saflık Kanunu ile belirlendi. Yasaya göre, bira üretiminde yalnız arpa suyu, şerbetçiotu ve su kullanılacaktı. Bugünkü anlamda bira, 1516 yılında tanım ve içeriğine kavuştu.


Dr. Alexanders Nowell, 1602 yılında biranın tıpalanmış cam şişelerde saklanırsa daha fazla dayanacağını gösterdi.
19. yüzyılda James Watt’ın buhar makinesini icat etmesi ve Carl Von Linde’nin yapay serinliği bulması bira tarihinde çığır açtı. Soğutma sorunu nedeniyle 1880’lere kadar bugünkü anlamda bira üretimi yoktu ve bira daha çok soğuk aylarda üretiliyordu. Buhar makinesinin bulunmasından sonra Londra’da The Whitebread Biracılık, dünyada bir yılda 200 bin fıçı bira üreten ilk firma oldu.

1835’te demiryolu ulaşımının başlaması biranın da naklini kolaylaştırdı ve bira üretimi hızla arttı. Her yere ulaşabilen bira, Osmanlı İmparatorluğu’na da geldi ve İstanbul, İzmir, Selanik, Beyrut gibi yerler birayla tanıştı.

Osmanlı Devletinin son yüzyılında Batı ile büyüyen ticaret, batılı davranış kalıplarının da ülkemizde ithal edilmesine yol açıyordu. Anadolu’da öteden beri Rakı ve Şarap tüketiminin başı çektiği düşünülecek olursa biranın çok geç ülkemize girdiği söylenebilir. İzmir ve İstanbul merkezli küçük bira imalathanelerinin ardından ilk büyük ölçekli bira fabrikası İstanbul’da 1890 yılında Feriköy’de açılan Bomonti kardeşlerin kurduğu olmuştur. İsviçreli bir aileden iki kardeşin yatırımı olan fabrika daha sonra kurulduğu semte de adını vermiştir.


1909’a kadar rakipsiz olarak İstanbul ve havarisinde bira üreten tek firma olan Bomonti, sadece üretim ile yetinmez. Bir pazarlama aracı olarak bira içilebilen “Bira Bahçeleri” kurarak birayı halka yaymaya çalışır. İstanbul, Trakya ve Marmara Körfezi kıyılarından Eskişehir’e kadar uzanan nüfuz bölgesinde “Bomonti Bira Bahçeleri”nde ailelere bira tüketimi yaygınlaştırmaya başlar. Kendisine has şişesi, özgün lezzeti ve az alkolüyle hemen sevilen Bomonti geniş bir pazar yaratmıştır.
1909 yılında ise Bomonti’nin karşısında yine İstabul’da ilk rakip bira firması Nektar bu kez Büyükdere’de kurulur. Ancak iki şirketin birbiriyle giriştiği rekabet iki firmanın da zarar etmesiyle sonuçlanınca Bomonti ve Nektar birleşme kararı alır. 1912 yılında “Bomonti-Nektar” olarak ortaya çıkarlar. Bomonti-Nektar sadece bira ile sınırlı kalmaz ve İzmir’de ilk rakı fabrikalarını kurarak işlem hacimlerini artırmaya çalışırlar. Uzun yıllar boyunca ülkemizdeki en ciddi firma olarak ayakta kalan şirket Cumhuriyet’in kurulmasının ardından içki tekeli sorunu ile karşılaşır.

Tekel’e geçişinin ardından Pilsener ve “Türk Birası” adı altında üretime devam edilir. Avrupa örneklerine nazaran açık renkli, tatlı ve aromatik olan “Tekel Birası”, Bomonti’den emanet aldığı tarihi mirası takip etmeye başlar. Bomonti’nin tekelleşmesinden hemen önce Bomonti’nin yayınladığı bir reklam Bomonti’nin Türk olmamakla itham edilmesine neden olur. Zaten ülke içindeki gayrimüslimlerin artan tekelleşme faaliyetleri nedeniyle ekonomik rahatlarını yitirdikleri bir dönemde Bomonti’nin böyle bir suçlamaya maruz kalması dikkat çekicidir.



Bomonti Bira Fabrikası, Tekel şemsiyesi altında üretimine devam etti. Tekel şartlarının yumuşatılmasının ardından 1967’de İzmir’de 1969’da İstanbul’da Cumhuriyet döneminin ilk özel bira fabrikaları kurulunca pazar payını yitirmeye başladı. Bomonti adının kullanılmasının kaldırılmasından sonra, uzun yıllar “Tekel Birası” adı altında üretimini sürdüren fabrika 1991 yılında tamamen boşaltıldı. 2010 yılında fabrikanın bulunduğu arazide yeni bir inşaat projesi başlatılmışsa da “Bomonti” markası Türkiye'nin ilk birası raflardaki yerini yeniden almıştır.


Kaynak

Uygarlığın suyu...
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bira
İlk bira Sümerli
Güncel Tarih: Tarihe Meydan Okuyan Bira ve Türkiye'deki Macerası
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
biranın, tarihi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.