Forum Gerçek

Forum Gerçek (http://www.forumgercek.com/index.php)
-   Karadeniz (http://www.forumgercek.com/forumdisplay.php?f=713)
-   -   Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin (http://www.forumgercek.com/showthread.php?t=69298)

DarkAngeL 17.11.09 17:43

Artvin ve Tarihi
 






Göçebe yaşam tarzını benimseyen biz Türklerin ataları yazılı edebiyat yerine sözlü edebiyat geliştirdikleri için, günümüzde Artvin’in tarih öncesi dönemlerine ait bilgileri İran ve Bizans kaynakları yada Erzurum ya da Kars’a dair günümüz araştırmacılarının eserlerinden öğrenebilmekteyiz.

Artvin ve çevresi oldukça köklü ve zengin uygarlıkların yaşadığı bir bölgedir. Toprak yapısının elverişsiz olması ve bilim merkezlerinden uzaklığı nedeni ile planlı ve bilimsel tarzda arkeolojik çalışmalar yapılamamıştır. Buna rağmen Prof Dr. İbrahim Kökten’in Kars civarında ve Çıldır Gölünün karşısına yaptığı kazılarda dolmen ve menhir kalıntıları bulunmuştur. Kökten 1965’te Kars’ın güneyinde ve Aras nehrinin kuzey kesimindeki Ala Dağın doğu eteğinde Camışlı Köyünün sınırındaki kayalıklarda geyik avcılığı ile ilgili duvar resimleri bulunmuştur.

1933 ve 1955 yıllarında Yusufeli ve Şavşat yörelerinde halkın bulduğu bakır baltaların MÖ 3000-4000 yıllarına ait olduğu sanılmaktadır.

Aynı yörede bulunan tunç baltaların 3000-2000 yıllarına ait oldukları bilinmektedir.

Artvin ve çevresi tarih öncesi devirleri cilalı taş devrinden başlayarak bakır-tunç demir devri olarak sırası ile yaşamıştır. MÖ 10 bin ile 8 bin yıllarından kalma cilalı taş çağına ait insan izleri Artvin’de de bu çağlarda insanların yaşamış olduğu izlenimini vermektedir. Bulunan madeni eşyalar ise tarih öncesi devirlerin sırası ile yaşandığını belgelemektedir.


Artvin’e egemen ilk Kavim Türklerin ataları olarak kabul gören Hurrilerdir. MÖ 2000 tarihinden başlayarak Huriler Artvin ve çevresinde site devletleri kurmuşlardır. Hitit kralı II. Murşit MÖ 1360’ten itibaren 20 yıl sürdüğü seferler ile Artvin’i ele geçirmiştir.


Hurrilerin soyundan gelen Urartular, başkenti Van olan, geliri tarım-hayvancılık-ticarete dayalı doğru Anadolu merkezli bir devlet kurmuşlardır. Kuzey sınırlarını Artvin’e kadar genişlettiler. Ancak doğudan büyük göçlerle gelen İskitlerin baskısına dayanamadılar ve yıkıldılar. Artvin bu kez Kafkasya merkezli İskit devletinin batı sınırında yer aldı.

Eski Yunan tarihçisi Heredot’un İskit diye nitelendirdiği bu devlet çağının öncüsüydü. Tekerleği icat eden, atı evcilleştiren, tarihte ilk beyin ameliyatını gerçekleştiren İskitler, Artvin’i ele geçirerek bu alanı askeri üs olarak kullanmaya başlamışlardır.

İskitler sonrası Arsaklar adı verilen sülale Artvin’e egemen oldu. Şamanist dini öğretiye inanan bu sülale MS 350’li yıllarda Bizans etkisinde kalarak İsevi dini kabul ettiler. Daha sonra da Bizans’ın tahakkümü altına girdiler. 575 yılında İran Kralı I. Darivs Bizans’a saldırınca bundan istifade eden Hazar Türküleri (11) Çoruh boylarına egemen oldular.

Hz.Osman döneminde İslam orduları kumandana Mesleme Oğlu Habib Bizans’ı yenerek Şavşat-Ardanuç-Artvin’i ele geçirdi. Hazar denizine ilerlemek istese de Musevi yeti kabul eden Hazarlar tarafından durduruldular. Emeviler döneminde Hazarlar ile birleşen Artvin halkı İslam ordularına karşı direndi. 786’da Abbasi Halifesi Harun Reşit Çoruh bölgesini başkenti Bağdat’a bağladı.



853-1023 Artvin Bagratlar ve Sac adlı Abbasilere bağlı iki beylik kuruldu. Sac emirliği yıkılınca Artvin tekrar Bizans’ın eline geçti. Bu esnada İran Merkezli kurulan Selçuklu Devletinin reisi Tuğrul Bey Anadolu nun keşfi için 1018’de kardeşi Çağrı Bey’i batıya gönderdi. 1040 Dandanakan Savaşında Gaznelileri yenip devlet statüsüne çıkan Selçuklular 1048 Pasinler savaşı ile Artvin sınırına kadar geldiler. Alparslan 1064’te Gürcistan seferine çıkarak Çoruh boylarını ele geçirir. Alparslan’ın ölümü üzerine Bizans’tan yardım alan Gürcü Kralı Gorgi Artvin’i tekrar ele geçirdi. Fakat 1081’de Melikşah’a yenilince Melikşah’ın desteği ile Çoruh’uda içine alan Erzurum-Bayburt –Kars merkezli Saltukoğlu beyliği kuruldu. Türk nüfusunun Artvin’e yayılması hızlandır.






Büyük Selçuklu Devletinin yıkılışı sonrası Artvin Azerbaycan merkezli İldeniz oğlu Atabeyliğine bağlandı. 1263’te Kubilay Artvin’i ele geçirerek bu yöreyi İlhanlı topraklarına kattı. 1265’te Kıpçak Türkü olan Sark is bu yörede Çıldır Atabeyliğini kurdu.

1458-1463-1466 yılları arasında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Çoruh boylarına üç sefer düzenlese de Osmanlı hükümdarı II. Mehmed’e Oltukbeli savaşında yenilince zayıflama süresince girerek Safevilerin 1502’de eline geçmiştir.





Artvin İlinin Osmanlı yönetimine geçtiği evrelere ait belgeler yeterli değildir. Bununla beraber II. Mehmed’in Trabzon Rum Devletini yıkarak Karadeniz bölgesinin sahil kıyısını Artvin İlinin kıyı kesiminden itibaren ele geçirdiği bilinmektedir. Bu esnada Artvin-Yusufeli-Ardanuç-Borçka Çıldır Atabeyliğinin elinde bulunuyordu.

I. Selim Trabzon valisiyken Gürcistan’a yaptığı seferde Batum’un güneybatısında bulunan Güney Kalesini ele geçirmiştir. Bu kalenin adı ile sancak kuran I. Selim sancağa Borçka-Hopa ve Artvin’i bağlamıştır. Çaldıran seferinden 20 yıl sonra Erzurum Beylerbeyi Mehmed Han Yusufeli civarına akınlar yapmıştı. Ardanuç Atabeyi II. Keykavus ayaklanınca I. Selim’in oğlu padişah I.Süleyman ikinci veziri Kara Ahmet Paşayı isyanı bastırmakla görevlendirmiştir. Kara Ahmet Paşanın İkinci seferi ile Pert-Eğekte adlı ilk Livane Sancağı kuruldu. 1549-51 yılları arasında Şavşat-Yusufeli arasındaki Ardanuç bölgesi iki yıl kadar II. Keykavus’un elinde kaldı. 13 Haziran 1551 günü Ardanuç Kalesini de fetheden Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa bu bölgeyi de Osmanlı ülkesine kattı. II. Keykavus kaçarak İran’a sığındı.

1627’de Osmanlı topraklarına katılan Acaristan’ın önemli bir merkezi olan Batum şehri ise III. Ahmed dönemi vezirlerinden Hasan Paşa tarafından 1703’te kurulmuştur.

Artvin ve çevresi Çıldır eyaleti ile birlikte yaklaşık 250 yıl Osmanlı Devletinin egemenliğinde kalmıştır. 1828 Osmanlı Rus savaşı ve savaş sonucu imzalanan Edirne Anlaşması ile Ahıska Osmanlı elinden çıkınca Çıldır eyalet teşkilatı bozuldu. Anlaşma gereği Çıldır eyaletinin bir kısmını Osmanlı kaybetti. Buna karşılık Artvin-Borçka-Ardanuç-Şavşat-Yusufeli Osmanlı elinde kaldı.

1854-56 Kırım Savaşında Osmanlı Devleti İngiltere’den aldığı destek ile Batum yakınlarındaki Şevket-İl kalesine saldırdı. Savaş başlayınca 600 kadar Artvin’li gönüllü Kars savunmasında başarılı savaşlar verdiler.

Rusların güneye inme ve dünya imparatorluğu yaratma planı ile 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus savaşı çıktı. Bu savaş Artvin yöresi halkına pahalıya mal oldu. 24 Nisan Rusya Kars-Ardahan-Batum’u işgal ettikten sonra Türk topraklarına doğru ilerlemeye başladı. 2 Mayıs 1877’de 800’den fazla askerimizi şehit ettiler. Ardahan dolayını ele geçiren Ruslara karşı Artvin halkı Ardanuç ve Şavşat’a doğu göç etmeye başladılar.

Şıpka geçidinde hatalı hatlar kuran Süleyman Paşa yüzünden Ruslar bu hatları delerek Doğu Anadolu içlerine kadar ilerlediler. Osmanlı barış teklifinde bulunmak zorunda kaldı.

3 Mart 1878’de Osmanlı ile Rusya arasında 29 maddeden oluşan Ayestefanos barışı imzalandı.19. maddesinde yer alan 245.207.301 altın tazminatını ödemeyen Osmanlı, Kars - Ardahan - Batum topraklarını Rusya’ya tazminat karşılığı vermek zorunda kalmıştır. Bu barış Avrupalı devletlerin çıkarına aykırı düşünce 23 Aralık 1978’de Berlin Barışı imzalandı. Bu barış ile Elvire-i Selase denen Kars-Ardahan-Batum Rusya eline geçti.

8 Şubat 1879’da Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan büyük Muhaide anlaşması ile Kars-Ardahan-Batum’da yaşayan Türkler batıya doğru göç etmeye başlamışlardır. Gerçek Fransız Devriminin getirdiği ulusalcılık ilkesi gerekse de Rusların güneye inmek için uyguladığı, politikalar sonucu bir Türklerin yüzyıllar boyu beraber yaşadığı, sadık millet diye adlandırdığı Ermeniler I. Dünya savaşına kadar en kanlı savaşları yaptığımız milletlerden bir olmuştur.



1917 Ekiminde Bolşevikler Rusya’da yönetimini ele geçirerek Ramonov hanedanlığını devirince yeni kurulan Sovyet Rusya I. Dünya savaşından çekilerek 18 Aralık 1917’de Artvin ve Şavşat’tan çekildi. Sovyet Rusya 3 Mart1918’de I. Dünya savaşına katılan devletlerle imzalandığı Bresk-Litovsk Anlaşması hükmünce Kars-Ardahan-Batum’u Osmanlıya bıraktı. 15 Kolordunun başında bulun Kazım Karabekir Erzurum-Erzincan-Erivan bölgesine girdi. 18 Haziran 1918’de Osmanlı Hükümeti Gürcistan Milli hükümeti ile anlaşarak Kars-Ardahan-Batum illerinde hak iddia etmelerini engelledi.

I. Dünya savaşından yenik ayrılan Osmanlı Devleti adına 30 Ekim 1918’de Bahriye Nazırı Rauf ORBAY Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzaladı. Bu ateşkesten 1 ay sonra 17 Aralık 1918’de İngiltere Batum’u işgal etti. 1878-1918 arası 40 yıl süren Rus işgali sonrası İngiliz işgali başlıyordu. Mondros’un 5.Maddesi gereği işgale karşı direnen Milislerin elinden silahları alındı.

İngiliz generali Ravtenson Kazım Karabekir’e çektiği telgraf ile ordusunu terhis etmesini istese de Karabekir bunu kabul etmedi. 19 Mayıs 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türk yurdunun düşman işgalinin kurtuluşu için Samsun’da ele aldığı meseleyi Havza ve Amasya Genelgeleri ile tutuşturdu. Doğu Anadolu’da 23 Temmuz’da topladığı Erzurum Kongresi ile yöre halkını emperyalist İngilizler ve piyonu Ermenilerin niyetlerine karşı birleştirdi.
1920 başında Gürcistan’da bulunan Gürcü İslamaiyesi adlı cemiyet Batum ve Artvinli Gürcistan’a katarak istiyordu. Bu olayı haber alan Kazım Karabekir olayı önledi. 28 Ocak 1920’de son Osmanlı Mebuslar Meclisinde alınan Misak-ı Milli kararları ile Kars-Ardahan-Batum’da halkoylamasına gidileceği kararı alındı. Bu kararın alınmasının temel nedeni bu topraklarda Türk nüfusunun fazla olmasından kaynaklanıyordu. İngiliz işgal kuvvetlerinin Batum’dan çekilmesi üzerine Gürcistan hükümeti 1 Temmuz 1920’da Batum’u işgal etti. Bu işgal sırasında TBMM’nin Batum Milletvekillerinden M.Edip DİNÇ ve Ahmet Akit Beyler 1129 kişilik Milli olayları ile işgale karşı üstün gayretler sergilemişlerdir. TBMM’nin Eylül-Aralık 1920’de üç ay süren Ermeni savaşında başarılı olması sonrası M.Kemal Gürcü hükümeti ile temaslara başlamıştır.



Gürcistan sefiri Siman Midivanı 17 Ocak 1921’de Ankara’ya gelerek itimatnamesini M. Kemal’e iletir. M. Kemal Gürcü sefaretinden derhal işgal ettikleri toprakları boşaltmalarını ister. Sefir geçen günler boyunca TBBM Hükümetini oyalamayı sürdürünce Hariciye Nazırı Bekir Sami Bey Gürcistan’a sert bir nota verdi. 23 Şubat 1921’de TBMM ve Gürcü hükümetleri arasında Batum anlaşması imzalandı.

Bu tarihten itibaren Artvin-Ardanuç-Borçka ve Şavşat’tan Gürcü kuvvetleri çekildi. 45 yıllık esaret sona erdi. Diğer yandan Trabzon’dan Artvin’e kuvvetleri ile hareket eden Miralay Şükrü Bey Oruçlu köyünden Kamil Beyi Kaymakam vekili tayin ederek kendisi Batum’a geçti. 7 Mart 1921’den itibaren Artvin’de Türk bayrağı dalgalanmaya başladı.





1878-1918 ve 1918-1921 arası Rusya-Ermeni-İngiliz-Gürcü idaresinde kalan Artvin-Borçka Şavşat kazaları 7 Mart 1921’den itibaren 4 ay kadar Ardahan kazasına bağlanmıştır. Yeni Türk devletinin ilk Anayasası olan 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye’de 24 Nisan 1924’te yapılan değişikler ile Liva-Sancak teşkilatı kaldırılınca Artvin vilayet haline geldi. 1926 Haziranında 877 sayılı kanunla Yusufeli kazası Erzurum vilayetinden alınarak Artvin’e bağlandı. 1928’de 1282 sayılı kanunla Borçka kazası nahiye haline getirilerek Artvin’e bağlandı. Dokuz yıl Artvin vilayeti teşkilatı ile yönetilen bu yerler 1 Haziran 1933’te 2197 sayılı kanunun ikinci maddesine göre merkezi Rize olmak üzere Artvin ve Rize birleştirilerek Çoruh vilayeti teşkil edilmiştir. Arazi şartlarının zorluğu, Artvin ve çevresinin vilayet merkezine olan uzaklığı birtakım sorunlara yol açmıştır.

Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün 25 Temmuz 1935 tarihindeki Artvin’i ziyaretinde durum kendisine iletilmiştir. Bunun üzerine hükümet 4 Kasım 1936’da kabul edilen 2885 sayılı kanun ile merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kaldırıldı. Artvin Merkez, Hopa,Borçka, Şavşat kazaları ile evvelce Erzurum’a verilmiş Yusufeli Kazasını da alarak Artvin olan Çoruh İli teşkilatı kabul edildi.



Artvin'in iklimi, yeryüzü şekillerinin özellikleri nedeniyle bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir. Kıyı kesimleri, Karadeniz üzerinden gelen nemli ve yağışlı havaya maruz kalmasından dolayı bol yağış alır dolayısıyla ılık ve yağışlı bir iklim tipi egemendir. Buna karşılık, İl'in iç bölgelerine doğru, denize paralel uzanan dağların nemli havanın iç kesimlere girmesini önlemesinden dolayı iklim karasallaşır. Yüksek kesimlerde kışlar sürekli ve bol karlı, yazlar serin geçer. Çoruh Vadisi'nin derin vadisinde kıyıya oranla daha az yağışlı, kışları fazla sert olmayan bir iklim tipi vardır.

İlçeleri :
Ardanuç,
Arhavi, Borçka, Hopa, Şavşat, Murgul, Yusufeli,



ReaL 06.04.10 16:40

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gifArtvin Kalesihttp://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/910/p16L7p.jpg

Yapılışının Bağratlılar döneminde M.S. 937 yılında olduğu sanılıyor. Çoruh´a düşey biçimde granit kaya üzerine kurulmuş. Ardanuç Kalesi Eskiden beri Gevbernik Kalesi olarak bilinen bu kale Ardanuç kasabasının kurulmuş olduğu yamacın tam tepesinde. 537 yılında inşa edilmiş. Dörtkilise Yusufeli ilçesinin Tekkale ´Dört Kilise´ köyünde, köy yolundaki yüksek kayalar üzerine kurulmuş. İşhan Kilisesi Yusufeli ilçesinin Dağyolu köyünde. Mimari yönden orijinal özelliklere sahip olan bu kubbeli çadır tipi kilise her yönüyle Oğuzlara ait olduğunu kanıtlıyor.

Hamamlı Kilise İl merkezine bağlı Ortaköy bucağının hamamlı köyünde. 958 yılında Bağratlı Kralı Sumbat tarafından yaptırılmış. Halen cami olarak kullanılıyor. Kilisenin girişindeki ´Günes Saati´, özelliğini koruyor. Altıparmak Kilisesi Yusufeli ilçesinin Altıparmak köyündeki kilise halen cami olarak kullanılıyor.

http://forumgercek.net/?di=D5BD

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gifİskender Paşa Camiihttp://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/910/olV1FA.jpg

1551 yılında Ardanuç Kalesi´nin Osmanlılar tarafından alınışından önce eski Ardanuç kasabasında Müslüman cemaatin bulunduğu caminin eski durumundan anlaşılıyor. Köprüler Gerek Çoruh ırmağına gerekse Arhavi ve Hopa´dan Karadeniz´e dökülen irili ufaklı dere suları üzerine kargir ve kemerli birçok köprü yapılmıştır. Yüzyıllardan bu yana yapılan köprülerden pek azı günümüze saglam gelebilmiştir.


Berta deresi üzerinde Bağlıca Köyü´ndeki köprü halen eski görkemiyle günümüzde de kullanılmakta. Hopa´nın Köprücü köyündeki Kemerli Köprü´nün 400 yıl önceden kalma bir Osmanlı eseri olduğu, Esenkıyı ve Sugören köylerindeki köprülerin ise 1857 yılında caminin yapımı sırasında kemerli olarak yapıldığı biliniyor. Arhavi´de ise Ortacalar yolunun geçtiği dere üzerinde iki eski kemerli köprü bulunuyor. Bulanık (Rabat) Kilisesi Ardanuç merkezine bağlı Bulanık köyündedir. İçerisindeki gizli geçitlerle bulanık deresine iniliyor.

http://forumgercek.net/?di=D5BD

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gifArtvin Koru Otelihttp://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/910/VbCdL4.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif
http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/537/jgASDQ.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif
Borçka
http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/540/C3XPvQ.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif
Arhvavi İlçesi
http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/537/j5uH3G.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif
Şavşat İlçesi
http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/633/jYlS5r.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif
Yusufeli İlçesinin Dağlarından
http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/913/kpeXR1.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

Öykü 06.04.10 17:18

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
Güzel yerlermiş. Paylaşımlarınız için teşekkür ediyorum.

LaLe 06.04.10 18:57

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
Bu konuya da sihirli bir el değmiş:dsnm:

Konuyu açan Darkangel'e, düzenleyen ReaL'e çok teşekkürler.


Ellerinize sağlık.

ReaL 16.05.10 00:41

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/673/NpcHr0.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/905/oYN56C.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/661/2VMXaN.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/909/1N7VPu.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/537/c9epdy.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/537/MdM9zq.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/661/kUfmfJ.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/673/49K897.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/540/vLETV0.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/I4Dfn6.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/911/JfqGKG.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/537/dRc7px.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/nwUI8r.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/633/38RpA0.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

LaLe 16.05.10 00:49

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
O yaylalarda yaylanacağım zaman olacaktır elbet:kapris:

ReaL 16.05.10 02:28

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi LaLe (Mesaj 281841)
O yaylalarda yaylanacağım zaman olacaktır elbet:kapris:

İyice zengin olunca buraları beğenmezsin... İsviçre'nin yaylalarını tercih edersin LaLe.. :zgd:

* * *

Ellerine sağlık, teşekkürler Darkangel... :zgd:

Smyrna 18.10.10 16:04

Cevap: Artvin ve Tarihi
 








aksoy 18.10.10 17:12

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
Hepinize Teşekkürler

ReaL 18.10.10 17:32

Cevap: Artvin ve Tarihi
 
Ellerinize sağlık teşekkürler Darkangel ve Smyrna.. :zgd:

Güzel fotoğraflar...

Çifte köprü batıya yakın bir yerleşim yerinde olsaydı bayağı bilinirdi... Mimari ve yerleşimi bakımından çok güzel görünüyor...

Türkü 04.04.12 00:54

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Karadeniz'in her ili ayrı güzelllikte. Seyrine doyum olmayan eşsiz güzellikteki manzaralar ruhu ve bedeni dinlendiriyor.

Yaylalarına çıkıp çadır kurmak isterdim. Akşam yemeğinde hamsi ,tatlı olarakta laz böreği iyi gider.

Emek veren herkese teşekkürler.

Sevda 04.04.12 01:17

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Artvin, gerçekten havasıyla ve fazla bozulmamış yapısıyla en doğal şehirlerimizden.
Fakat Ardahan'a yaklaştıkça Artvin'in ilçelerinde de bazı değişikler göze çarpıyor.
Havası bile değişiyor.

Teşekkürler konuya emek veren herkese, zevkle okudum.

AFiLi 04.04.12 11:47

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Huzur verici kareler emeklerinize sağlık :)

Canan 04.10.12 14:47

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Çok güzel manzarası var Artvin ve civarının. Yayla evlerini, özellikle çifte köprüsünü çok beğendim.

Emeği geçen herkese teşekkürler...

Smyrna 22.11.13 15:48

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
O yaylalardaki kazıkların üzerine yapılmış barakalardan birisinde battaniyeye sarılıp elime kahvemi alıp sessizliği dinlemek istiyorum. :2erlik:

Ekin 25.11.14 22:40

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gifArtvin Manzara Resimlerihttp://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif



http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/XdsQnf.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/746/DnJaxX.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/6Ah7YG.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/661/HceqTr.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/673/yPs7oy.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/910/exZyQl.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/633/EI8l7t.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/912/bjkG6b.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/673/uLMWnf.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/538/RBa8Uz.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/538/mdt19i.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/NQqySi.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/nUNTox.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/540/L48wBx.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/661/1bv4sJ.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/913/ysa0lE.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/ClTicS.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/661/y1h0w8.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/904/rPIE8i.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/540/gQiWBA.jpg



Ekin 25.11.14 22:42

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 


http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/746/PcpStw.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/908/466EY3.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/913/Hvi1dE.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/910/lNQevx.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/538/rwdUFe.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/537/O0O9Zz.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/674/sBihqR.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/538/s68h8t.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/746/fi4NZT.jpg

http://www.forumgercek.com/images/ayraclar/ayrac17.gif

http://imagizer.imageshack.us/v2/xq90/910/2qmqs3.jpg



Canan 25.11.14 22:58

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Konuda emeği geçen herkese teşekkürler...

Yeniden düzenleme ve ek resimler için ellerine sağlık ve teşekkürler Ekin :zflower:

Çengelli İğne 21.07.15 17:17

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Şimdi buralarda olmak var.

Bol yeşillik,bol oksijen.

Çok güzel yerlermiş.

Paylaşımda emeği geçen arkadaşlara teşekkürler.


Mediter 21.07.15 20:34

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Artvin ile ilgili anımı buraya taşıyayım.

Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi Mediter (Mesaj 551326)
Duymuştum!
Gerçekten, bir çok kez adını duymuştum ama işim olmaz diye alıcı gözüyle araştırıp incelememiştim.
1982’nin kışı,açmışım önüme koca atlası, merak ve heyecanla arıyorum:
-‘’Artvin, Artvin? Ardanuç, Ardanuç? Hah buldum! Oha bu ne ya?
Antalya'ya, Hakkari’den bile daha uzak!
Be vicdansızlar, üniversiteden mimlemişler herhal, bereket ki Gürcistan sınırı var, o da olmasa kesin Sibirya’ya atardı bunlar beni!’’

Ertesi gün hemen otobüs garajına araştırma yapmaya:
-Antalya’dan, Artvin’e direk otobüs var mı?
-Yok!
-Eeeee, nasıl gidebilirim?
-Ankara aktarmalı gidebilirsin!
Bir haftalık hazırlıktan sonra, Antalya’dan (bir bilinmeze yol almanın heyecanıyla) uykusuz bir gece yolculuğundan sonra, soğuk, kömür sisi karasında bir sabah indim Ankara’ya. Kısa bir araştırmadan sonra‘’Artvin expres’’ otobüs yazıhanesine yanaştım:
-Artvin, Ardanuç’a kaçta otobüsünüz var?
-Buradan kalkış yok, Bursa’dan kalkan otobüsümüz gece 23’te buradan hareket edecek.
Başka yolu yok, saat daha gündüzün 11’i, gece 11’e var 12 saat nasıl geçer, hava buz gibi, duman kiri solunmakta. Çaresiz gittim otogardaki ,kafeteryalardan birisine, VHS filmler artık iyice yaygın, ardı ardına yerli film gösterilmekte, (çoğunlukla da Kemal Sunal) ‘’Eh izleyelim bari!’ Kahve, çay veya salep türü içecekler mecbur ve fiyatı el yakan cinsten üstelik 2 saatlik bir film içerisinde iki üç servis yapılmakta. Öyle ‘’Bir, iki salep içtim artık rahatım sanma!’’ Film bitince ‘’Salon temizlenecek!’’ bahanesi 10 dakika ara, müşteriler dışarı ayaza ki, içeri alışta tekrar içecek satıla…
Ne kadar sürdü, bu içeri dışarı telaşı, ne kadar soyuldum, bilemem… Gece 23’ü ettim ama ben de bittim doğrusu…
Derken efendim düştük yola, dışarının karanlığından aynalaşmış camdan bir müddet dalgın seyretmeye çalıştım, geri geri kaçışan ışıkları…
Çok geçmeden yanımda oturan dayı uyudu, horultusu yeri göğü tutmakta. Benimse göz kapaklarımı açacak halim yok ama inatla görmeye çalışıyorum ilk kez geldiğim Karadeniz bölgesini kıyısını, Samsun’a girdiğimizi hatırlıyorum en son, çıkışımızdan haberim yok, dizlerini dayayıp ön koltuğa, kendimden geçmişim, kulak dibimdeki uçak motorunu kıskandıran horultuya inat…
Ürperek uyandım, üşümüşüm otobüsün kapısı açılmış, boğuk bir megafon sesi anlaşılmaz:
-Bursağ istikametindeün gelüp, Artvün istikametüne gideün, Artvün ekperes yolcuları, Kaptanınız yarım saat çay ve ihtiyaç molası vermüştur!’’
Saat sabahın üç buçuğu, tahminen Ordu ile Giresun aralarında bir mola yerindeyiz
Bir de sıkışmışım ki sormayın, Önce bir tuvalet bulmalı, daha sonra da belki bir bardak çay…
Gözler kapalı yarı uyuklar indim otobüsten, önümden inen köylü kasketli adam tuttu yolu girdi bir tuvalete ben de peşinden.
Adam tuvalet kabinin açık kapısından (ayakta) ihtiyacını gidermeye başladı. Ayıpladım adamı, öyle ayakta hiç de sevmem, sıçrar her yana… Girdim bir kabine, çöktüm. Gözlerim kapalı uyumakla karışık, hacet göreceğim, daha başlamamıştım ki bir ses:
-Tüüüü! Terbiyesiz adam! Utanmıyor musun bayanların tuvaletine girmeye! Peşinden, kadın korosundan tükürük sesi,
Uyku falan kalmadı, gözlerim fal taşı, tuvaletim desen çoktan kaçtı, kırk yıl tuvalete gitmesem sesim çıkmaz. Burası Karadeniz, burada affetmezler böyle adamı döverler, ne dövmesi be? Haşat ederler…
Ama anladım bana değil bu tükürükler, ayaktaki adamı gördüler, benden haberleri yok.
Tuvalet kalmadı artık ama çıkmam, çıkamam ki, çıkarsam ne diyeyim diye kafamda bin bir tilki dolaşmakta, nasıl kurtulsam?:
‘’Okuma yazmam yok!’’desem, façam düzgün inanmazlar. ‘’Kör numarası yapsam’’ yutmazlar. ‘’Uykusuzum, görmedim! ’’ desem ‘’İnanırlar mı acep?’’ derken bana bin yıl gibi gelen 20-25 dakikayı tuvalette geçirmişim, az daha beklersem otobüsüm kaçacak.
Kulak verdim tekrar, ayak sesi falan yok. ‘’Oh! dedim, gittiler, demek.’’ Sevinçle açtım kapıyı ki, hemen sıvışayım.
Kapıyı açmamla.Sıra bekleyen üç bayanla göz göze gelmem bir oldu, onlar beni nefret ve şaşkınlık dolu bakışlarıyla kapıya kadar (gözleriyle) takip ederken, ben hiçbir şeyden habersiz maürur bir komutan edasıyla kapıya doğru yürümekteyim ama utançtan yerin dibine geçmek bir yana kadınlardan gelecek küçük bir çığlığın başıma açacak belanın bilincinde zor atıp kendimi otobüse, gömüldüm koltuğumun içine ki, arasalar dahi bulamasınlar…
Uzun korkulu bir bekleyişten sonra otobüs tekrar hareket edince rahatladım ama rahatlayınca yine tuvaletim geldi, güç bela tuttum bir sonraki molaya kadar.
Derken sabah oldu, tüm gün yol aldık Karadeniz’in yeşillikleri arasında, yeşillikler ki, kilometrelerce gittiğimiz halde toprak kaya görünmüyor. Ot veya yosun bağlamış, tüm çevrem. Solumda ise hırçın Karadeniz çırpınmakta. Hayal alemini andıran bu yeşillikler arasında Hopa’ya kadar gelince Deniz kıyısından iç kesimlere doğru girmemiz gerekti, kıyıya paralel dağları tırmandık bir süre, biz tırmandıkça kar birikintileri arttı. Cankurtaran rampasını çıkınca Karayolu’nu açan araçlar görüldü, karı açmışlar bir tünel gibi, kenarlarımız da 2,5-3 metre kar yığınları, bu kar yığınları altında kalmış taşıtlar tuğla misali görünmede…
Bu şartlar altında yol aldık bir süre, Çoruh Nehri’nin oluşturduğu vadinin kıvrımlarına sığınmış karayolunu izledik bir süre hava tekrardan karadı, etraf zor seçiliyor.
Otobüs durdu Çoruh’un kenarında şoför:
-Artvin Köprü yolcusu kalmasın! Deyince camdan bir daha baktım dışarıya ki, şehir ışıklarını göreyim. Birkaç fersiz ışık o kadar, çevrede ev falan da yok,dedim:
-Kaptan, Artvin neresi?
Kaptan, otobüsün camından çıkararak kafasını, vadinin sağ tarafında yükselen dağın zirvelerine yakın yerlerinde parlayan ışıkları gösterdi. ‘’Aha!’’ dedi.
Bazı yolcular burada inip başka ilçelere ve köylere gidiyormuş, Arvin’e gitmek isteyenler ise otobüste kalıp, yılan kıvrılması bir yoldan yarım saatlik bir tırmanışla 500 ile 1000 metre arası yukarıdaki Arvin’e ulaştık.
Geceyi bir otelde geçirdikten sonra, Ardanuç’a geçtim. Orada bir otelde kalıp, yakın kahvedeki (masalar üzerine çıkmış) saz aşıklarının atışmasını izledikten, kıtlama çay (sert şeker dişler arasında tutularak çay içilir) içtikten sonra yattım.
Sabah beni otelden alarak köye götürdüler.
Köylere daha elektrik gelmemiş, (Köy evlerinin çoğunluğu) Bütün kerestenin kenarları yontularak (lego benzeri) birbirine geçirilmesiyle oluşmuş (seyirlik) harika tahta evlerdi. Muhtar bizi misafir etti, ağırladı.
Derken benim (münasebetsiz) tuvalet ihtiyacım yine gelmez mi?
-Tuvalet nerde muhtar? Diye sordum.
-Çocuk göstersin İbrahim Bey! Dedi.
Çocuk önüme düştü evin kapısını açarak, evden elli metre kadar uzaktaki, tahta baraka tuvaleti gösterdi.
-Tamam küçük! Dedim ‘’Feneri ver ben giderim.’’ Çocuk feneri verdi ve eve girdi.
Buzda kayıp düşmemek için büyük dikkatle tuvalete girdim, işim bitince , temizlik yapmak için çevreme bakınınca iki bidon gördüm. Aldım bana yakın olanı, yaptım temizliğimi ama ‘’Bir gariplik var!’’ ellerim kaygan, burnuma yaklaştırdım ,kokuyor.. ‘’Tüh Allah kahretsin gaz yağı bu!’’ su bidonu hemen yanındaki olmalı.
Aldım yanındaki bidonu, tekrardan yaptım temizliğimi ama ,’’Bu kez bir değil bin gariplik var!’’ yandım ama ne yanmak, kokladım tekrar benzin, alev almış yanıyor her yanım. (Alev dediysem ateş değil, benzin kolonya gibi dokunduğu yeri yakıyor.)
Tuvalette başka kap yok, su yok, dışarıya çıksam kar var sürsem silsem her yerimi, bir gören olur yakışık almaz.
Çaresiz döndüm tekrar muhtarın odasına, oturttular beni divanın baş köşesine ama yanıyorum, yandıkça da, ayak değiştiriyorum, oturuşumu değiştiriyorum.
Benim çırpınışımı gören muhtar:
-Sen rahat edemedin İbrahim Bey! diyor, her seferinde önüme arkama, altıma yastık tepiyor ki, yastık yığını içerisinde zor görünmekteyim artık…
Eğer yatmak denirse, sabaha kadar yana yana yattım.
Çok sonraları öğrendim k, hava çok soğuk olduğu için tuvaletlere su koymazlarmış (donuyor diye) tuvalete gidenler evden suyu alır giderlermiş.
Yine yangına yol açar diye de (benzin, mazot,gaz yağı gibi) akaryakıtı da tuvaletlerinde saklarlarmış evden uzak diye…
Öğrendim ama geç oldu geç… (aynıyla vakidir)



Çengelli İğne 21.07.15 20:45

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 



@Sevgili Mediter

Senin ne güzel konuların varmış;)

İlk işim senin profili tıklamak ve konularna bakmak olacak.

Bunu okumadım ama profiline tıklayınca elbet bu konunu da görürüm.

Ellerin dert görmesin.

Teşekkürler.

Ekin 14.03.16 22:46

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Ne güzel yerlermiş.. İç açıcı. :) Bayıldığım manzaralara sahip güzel bir kentimiz. Teşekkürler Darkangel...

Basakca 14.03.16 23:36

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 

nurideniz34 16.06.16 03:01

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Bu güzel paylaşım ve emeğiniz için teşekkürler....

Sevda 04.05.20 04:23

Cevap: Kafkasların Giriş Kapısı | Bulutlara Yaslanan Artvin
 
Artvin'e seneler önce gitmiştim. Hatırladığım şeyler, yüksek yüksek dağlar, dönemeçli yollar ve Yusufeli Barajı. Kış mevsiminde gittiğimden sanırım bana çok kıraç bir yer gibi gelmişti. Oysa ki yemyeşil bir yer. Yolum tekrar düşerse yaylalarına uğramak isterim.


Konu çok detaylı ve güzel. Emek verenlere teşekkürler.



WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:59.

Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker