Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Mustafa Akten

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 18.10.13, 12:01   #1
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Osmanlı'nın Yıkılışı ve Cumhuriyet

OSMANLI'NIN YIKILIŞI ve CUMHURİYET

Osmanlı dönemi başından sona kadar (1299-1920) 623 yıllık tarih süreci içinde hepimize öğretildiği gibi; kuruluş, yükselme ve ilerleme, bazı tarihlerde duraklama ve nihayetinde çöküş dönemi ve bu dönemde Osmanlı hanedanı ve kendilerine teba kıldıkları Türk'lere Padişahlık yapan yöneticileri, tarihciler bölüm bölüm irdeleyerek sebep sonuç ilişkilerini kendi anlatım becerilerini içine kattıkları stil ile yazmış, yazılan kitaplardan ve o dönemlerden günümüze intikal etmiş resmi veya gayri resmi bırakıtlardan, Cumhuriyet çocukları okuyarak, bilgilenir, anlarlardı.. Osmanlı'yı böyle tanımıştık, tanımışlardı.

Tarihçilerin verilerine bakıldığında Osmanlı'nın bittiği ve yıkılacağı ta 1800 lü yıllarda aşağıda örneği sunulan belgeden de anlaşılacağı üzere biliniyordu. Osmanlı'nın yıkıldığının ilanı 1. ci Mustafaya ait olduğu söylenen aşağıya alınan veciz bir cümleden anlaşılmaktadır.


“Yıkılıbdur bu cihan sanma ki bizde düzele!

Devleti, Çark-ı Denî verdi kamu mübtezele.
Şimdi ebvâb-ı saâdette gezen hep hazele.
İşimiz kaldı bizim merhamet-i Lem Yezel’e…” (Wikipedia)

"Yani, bu cihan yıkılmaktadır, bizde düzeleceğini sanma! O aşağılık çark, Devlet’i tümüyle alçakların eline teslim etti. Şimdi saadet kapılarında gezenler hep yüzsüzlerdir. İşimiz Zâil Olmayan’ın (Allah’ın ) merhametine kaldı…"

Osmanlı İmparatorluğu XIX. yüzyılda gücünü tamamen kaybetmiştir. Kendi varlığını kendi gücüyle koruma imkanını kaybetmiştir. Varlığını idame ettirebilmek için çeşitli devletlerle sürekli değişen ittifaklar içine girdi. Çağın güçlü devletleri de Osmanlı toprakları üzerinde çeşitli emeller ve hesaplar üzerine pazarlıklar yapmaktaydılar.
Rusya; XVIII. yüzyılda olduğu gibi, Boğazlar ve Balkanlar yoluyla sıcak denizlere inme idealindeydi. İngiltere; Uzak Doğudaki sömürgelerine giden yolları, yani Doğu Akdeniz'i ele geçirme amacındaydı.
Fransa ise İngiltere'yi güçsüz düşürmek amacıyla Mısır'ı almak istemekteydi.
Bu üç devlet arasındaki çıkar çatışmaları Osmanlı devletinin varlığını biraz daha devam ettirilmesine olnak sağladı ama yıkılışın sonu olan tam çöküşe mani olamadı. olaylar geçici olarak Osmanlı varlığının korunmasında bir nebze olsun etkili oldu. Herhangi bir saldırı anında çıkarları elden giden devletler Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldılar.

Osmanlı-Fransız-İngiliz-Rus İlişkileri (1800-1806)

"Napolyon'un Mısır'a saldırması üzerine İngiltere ve Rusya Osmanlı Devleti'ne yardım ettiler, Mısır'da Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Buna rağmen Ruslar Fransız tehlikesinin devam ettiğini iddia ederek işgal ettikleri yedi Ege adasını boşaltmadılar.(Wikipedia)"

"Napolyon'un imparator olmasından sonra Fransa'ya karşı İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya arasında savaş başlayınca geleneksel Osmanlı-Fransız dostluğu yeniden başladı. Rusya ise yedi Ege adasında, Mora, Sırbistan, Eflâk ve Buğdan'da halkı isyana kışkırtmaktaydı. Bu kışkırtmalar sonunda 1804'de Sırplar ayaklandılar. Eflâk ve Boğdan beylerinin de isyana hazırlandıkları öğrenilince bu iki bey görevlerinden alındı. Boğazlar da Ruslara kapatıldı. İngiliz ve Rus elçilerinin istekleri reddedilince Ruslar Dinyester'i geçerek Eflâk ve Boğdan'a girdiler. Bunun üzerine Rusya'ya savaş ilân edildi.(wikipedia)"

Osmanlı-Rus Savası ve Bükreş Antlaşması (1806-1812)

"Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması üzerine İngiliz donanması İstanbul'a geldi (1807). Babıâli'ye ültimatom vererek Ruslarla anlaşılmasını, Eflâk ve Boğdan beylerinin tekrar atanmalarını, Fransa sefirinin İstanbul'dan çıkarılmasını istediler. Eflâk ve Boğdan beyleri yeniden atandı. Fakat Fransız elçisi İstanbul'dan çıkarılmadı. Rusların Eflak ve Boğdan'ı işgal etmesi üzerine İngiliz donanması geri döndü. Çanakkale Boğazı'ndan geçerken kayıp veren İngilizler İskenderiye'ye saldırdılar. Fakat Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, İngilizleri Mısır'dan çıkardı. (wikipedia)"

Ruslarla savaşın devam ettiği sırada Napolyon Tilsit'te Rus Çarıyla görüşerek antlaşma yaptı (1807). İstanbul'da III. Selim tahttan indirilerek IV. Mustafa padişah yapıldı. Alemdar'ın İstanbul'a gelişiyle IV. Mustafa'nın yerine II. Mahmut padişah oldu (1808).

Napolyon ise Rus çarı ile Efrut'ta görüşerek Eflâk-Boğdan'ın işgalini kabul etti (1809). Napolyon'un bu iki yüzlü siyaseti Osmanlı-Rus savaşını yeniden başlattı. Bir süre sonra Napolyon'un Rusya ile arası açılınca Napolyon, Rus seferine devam edilmesini istedi. Fakat Osmanlı Devleti Napolyon'un iki yüzlü siyasetinden rahatsız olduğundan Ruslarla barış yapmayı tercih etti.
1800 lü yıllar Osmanlı'da Avrupalı olmaya en çok özenti duyulan yıllar olması, azınlıklar denilen zümrelere hak ettiklerinden fazla haklar tanınması, Avrupa'nın Osmanlıya ömür biçtiği yılların başlangıcı idi. Aynı oyunun tezgahları imam Recep Tayyip hükümetinede dayatılmış, büyükada ruhban okulu ve diğer cemaat ve vakıflara ait sayılan malların iadesi ve idaresi bunların özerk olarak kullanılmak istenmesi ekümenik olarak adlandırılan bir payenin Türkiye Patrikleri tarafından kullanılmasına göz yumulması sanırım hak edilenlerden fazlasının verilmesi anlamına geliyor ki, Avrupa birliği ile sorunlar yaşamamızın temel açmazları içinde telakki edilir. 

Avrupalı olmaya özenti Cumhuriyet tarihinde de hız kesmemiş, kültür erezyonu ve ihtilali bilinçli olarak ülkemiz üzerinde kendini hissettirmiş, AB'nin kuruluşu ile birllikte Türkiye bu birliğe dahil olmak için müracatını yapmış, Hırıstiyan olan devletler birlik ilkesine aykırı olarak bazı kusurlarına bakılmaksızın birliğin üyeliğine dahil edilmiş ancak Türkiye kapıda bekletilmeye devam etmiştir.

Türkiye dini inanışları itibarı ile % 99.99 Müslüman kabul edilir bunun yanında farklı dinlere mensup azınlıkların olduğuda bir gerçek olarak görülür. Burada Anayasal düzen devre girer din ve vicdan hürriyeti ile herkesin dini mensubiyetine bakılmaksızın vatandaş olarak ibadetinden ibadet yerine kadar her şey din ve vicdan hürriyeti içinde zaten düşünülmüş ve anayasada hükmünü bulmuştur. Ama Türkiye'de birde olmayan azınlıklar yaratılmaya çalışılması, azınlık haklarından bahsedenlerin silahlı güçler kurarak dağlara ovalara yayılması, 1984 yılından beri devam edegelmiş, 40 bin insanımızın canına mal olmuş, maddi ve manevi yaraların açılmasına neden olmuştur.

Herkesin bildiği üzere imam Recep Tayyip tarafından kısa bir zaman önce demokrasi paketi adı altında sunulan safsata manzumesi, AB tarafından olumlu karşılanmış, bu durumu ilerleme raporuna alacağını vurgulamıştır.

Lütfen düşünüz! İçinde Türban ve Türk'lüğe düşmanlıktan başka, bunlara pirim vermekten başka bir anlam ifade etmeyen safsatayı AB ilerleme raporuna alıyor! Gülermisin ağlarmısın? En acısı şu ifade; "Türk'ler AB ülkelerinde hizmet verebilir fakat onlara hizmet edilemez." Avrupa Adalet Divanı, geçtiğimiz günlerde Türkiye vatandaşlarının ‘Avrupa Birliği ülkelerine üç aya kadar vizesiz seyahat etme hakkını ilgilendiren Demirkan davası’nı karara bağladı. Mahkeme, dönemin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Türkiye arasında ortaklık tesis eden Ankara Antlaşması’nın Katma Protokolü’nde geçen "hizmet sunma özgürlüğünün", Türkiye vatandaşlarının AB üyesi ülkelerde hizmet alma özgürlüğünü'de içerecek şekilde algılanmaması gerektiğine karar verdi.
Adalet Divanı böylece, turistik seyahat gibi "hizmet alma" amaçlı olarak Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirilecek ziyaretler için Türkiye vatandaşlarına yönelik vize alma zorunluluğu uygulamasının hukuki temeli olduğuna hükmetti.

AB’ye “hizmet sunmak” üzere gidecek şöför, işçi, temizlikçi gibi hizmet erbabı vize kolaylığından faydalanabilir fakat sağlık, öğrenim, turizm gibi hizmetlerden faydalanmak isteyen ihtiyaç sahipleri illa ki vize almak zorunda.. Yâni AB demokrasi paketimizi hem memnuniyetle karşılıyor, hemde Türkiye'yi ayrıcalıklı statüde tutmaya ve görmeye devam ederek “vize almalısın” diyor. Ne alıyor nede başından savıyor!

Bir dönem Türkiye AB'ye alınsa en çok ben sevinirim derdim ama eşit şartlarda, diğer kabul gören ülkelerin sahip olduğu sütatüde! Bunun gerçekleşmeyeceği artık anlaşılmış, Egemen Bağış gibi kendisi ile sorunlu bir şahsiyet bu işleri tedvirle görevlendirilmesi, birlik ile ilgili tüm konuları daha sorunlu hale getirmiştir.

AB'nin tutumu artık daha net anlaşılmıştır ki, eğer diğer ülkelerin sahip olduğu imtiyaz ve haklar ile Türkiye birliğe dahil olursa bu kadar hırıstiyan içinde 75 milyon % 99.99 u Müslüman kabul edilen ülkeyi 13 milyona varan işsizi ile absorbe edemez, serbest dolaşım hakkına izin veremez vermez!

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizler, bizim gibi düşünenler hiç bir zaman hiç kimsenin tebası ve hizmetkarı olmayacağız. Bunun adı AB olsada bunu adı ABD olsada! Cumhuriyet vatandaşı olmak onuru bize yetiyor, Atatürk ve kazandırdıkları bize yetiyor, yeterki güzel ülkemize musallat olmuş hainler, işbirlikçiler, emperyalist uşakları gaflet delalet yanında ülkemizin milli ve manevi değerlerine hıyanet içinde olmasınlar.

Cumhuriyet ve kazandırdıklarına sahip çıkan, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ve ilkeleri ile bizlere emanet edilen değerlerin bekçisi olanlar, değişmez, değiştirilemez ilkelerin koruyucusu olurlar, ahde vefa gereği kendilerine emanet edilmiş değerleri onurla korur, karşıtlarına karşı müdafa ederler.
Müdafa edilmeye her halükarda devam ediliyor edilecekte. Kimlere karşı? Hani var ya o tüyleri diken diken eden cümle! "Eğer bir gün vatanı müdafa etmek mecburiyetinde kalırsan, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" sözü! Peki damarlarımızdaki asil kanın verdiği güç ve kuvvet ile vatanı kimlere karşı müdafa edeceğiz? Herhalde buda veciz şekilde vurgulandığı üzere içerde "Gaflet, Delalet ve Hıyanet" içinde olanlara karşı, dışarda ise "emsali görülmemiş bir askeri galibiyetin temsilcisi olan yedi düvele karşı!

Atatürk ayrıca damarlarımızdaki asil kanın yüceliğinden ve kudretinden bahsederken "Bir Türk Dünyaya Bedeldir" demiş ve ayrıca; "Türk öğün, çalış güven" demiştir.

Anti Atatürkçü olduğundan şüphe duyulmayan, Cumhuriyet ve ilkeleri karşıtlığını her vesile her yerde bangır bangır bağıran, yukarıda ifade edilen onurlu payelerden nasip almayan, Türklüğünden şüphe duyduklarımızın kanlarında acaba asil kan yerine hangi kan dolaşıyor ki?

Atatürk devrimlerini yok sayar, Tevhid-i tedrisat kanununu yok sayar, hukuk üstünlüğü ilkesini yok sayar, devrim kanunlarını yok sayar, Cumhuriyetin temel niteliklerinden olan Laiklği yok sayar, aynı zamanda mensubu olduğu kurum laiklik karşıtı odak olmakla mahkum olur, bu mahkumiyeti alanlar Atatürk Cumhuriyetinde devleti idare etmeye devam ederler! Bunun adına gaflet, delalet ve hıyanet denir mücadele ve vatan müdafası bunlara karşıda yapılmalıdır.

Ağacın kurdu bedeninde olursa koca gövde bir gün bakarsınız gümbürdeyerek yıkılır.

Yukarda dedik ki, Avrupalı olma hastalığı 1800 lü yıllarda Osmanlı'da başlamış, Cumhuriyet döneminde devam etmiş. Gençlik bunun ne anlama geldiğini iyi biliyor ve diyor ki; "Ne AB Ne ABD" tam bağımsız Türkiye! Peki Türkiye'nin bir ulus devlet olarak tam bağımsız olduğunu söyleyecek vatandaş varmı? Bana göre hayır! Ne ekonomik, ne siyasi, ne askeri alanda bağımsız ve özgür değiliz. 1950 yıllarda Menderes ile başlayan, Morrison Süleyman ile devam eden, imam Recep Tayyip ile devam ettirilen işbirlikçilik ve mandacılık anlayışı ile üzülerek ifade etmek gerekir ki Türkiye tam bağımsız değildir. İnsanlar kendilerini bunun için yırtıyor ne AB ne ABD tam bağımsız Türkiye diyor.

18.10.2013
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
cumhuriyet, devam, osmanlinin, osmanlı, osmanlının, türkiye, yikilişi, yıkılışı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri Kartal Atatürk Kimdir? 25 30.06.16 02:22
Cumhuriyet ve Demokrasi Mediter Benim Bölümüm | Yazarlarımız 7 22.08.14 23:03
Cumhuriyet mi?, Demokrasi mi? | Özdemir İnce LaLe Diğer Köşe Yazıları 1 18.11.12 19:24
Cumhuriyet Döneminde Güzel Sanatlar oneyouu Türk Tarihi 0 25.01.09 01:09
Cumhuriyet Ne Demek? oneyouu Türk Tarihi 0 24.01.09 22:53


WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:36.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.