Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Necati Doğru

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 06.01.17, 11:16   #1
4 Yıldızlı Aslan

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3408
Mesajlar: 16,662
Ettiği Teşekkür: 68840
Aldığı Teşekkür: 62335
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Şam’a Namaza Gidilmiyor! Esed’den Esad’a Dönülüyor! | Necati Doğru

Şam’a namaza gidilmiyor! Esed’den Esad’a dönülüyor!


Hükümetin görünen yüzü, konuşan ağzı; önce bir uyarı müziği ve arkasından “Son Dakika” yazısı ile birlikte ekranda canlı yayında o beliriyor.
Her gün.
Bir kez değil.
İki kez değil.
Üç kez, dört kez.
Kulaklar ona çevriliyor.
Gözler onun üzerinde.
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş evimize, işyerimize canlı canlı gelip, Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın, bakanların söylemek istediklerini birinci elden açıklıyor.
Bu kez hayalleri bitirdi.
“Baştan beri yanlıştı” dedi.
Ve “Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Şimdi tamir ediyoruz. Düzeltiyoruz. “diye ekledi. Yani 15 yıldır dediğini yapar, tuttuğunu koparır diye Cumhurbaşkanı'na inanmış milyonlarca vatandaşın umudunu yere düşmüş taze çiğ yumurtaya çevirdi. Cumhurbaşkanı'nın, ”İnşallah en kısa zamanda Şam'a gidecek Emevi Camii'nde cuma namazımızı kılacağız” sözünün tarihin çöp sepetine gittiğini bildirdi.
Numan Bey!
Korkma söyle:
Şam'a namaza gidilmiyor.
Esed' den Esad'a dönülüyor.

* * *

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Suriye politikasının baştan beri yanlış olduğunu” kendi fikriymiş gibi söylüyor. Yani bu yanlış politikadan ötürü canı yanmış, oğullarını şehit vermiş, malı kaybolmuş, işi bozulmuş, büyük kentlerinde milyonlarca mültecinin doluşmasıyla düzeni sarsılmış, kaynakları savrulup gitmiş halka şimdi 6 yıl sonra “yanlış yaptık” diyor.
Numan Bey!
Rusya'ya yanlış yaptık.
İsrail'e yanlış yaptık.
Suriye'ye yanlış yaptık.
Doğruyu ne zaman yapacaksınız?
Numan Bey!
Yapılmış yanlışı bize söyleme.
Git Cumhurbaşkanı'na “Şam'da Emevi Camii'nde namaz kılacağız diyerek oy çoğaltma(siyaset tüccarlığı) politikamız yanlıştı. Devlet adamlığına yakışmadı. İşte yanlış direkten döndü” diye önce onu ikna et.
Çıksın halkın önüne.
“Baştan beri yanlıştayım” desin.
Ve Suriyelilere de seslenin.
Şam'a namaza gelemedim.
Siz Külliyeye buyurun desin.
Esed'i yeniden Esad yapalım.
İsrail ile kucaklaştım.
Rusya ile barıştım.
Esad ile de sarılırım desin.

* * *

Numan Bey!
Görüyorsun.
Zaten öyle komik bir noktaya geldi ki; Başbakan Binali Yıldırım bile “ El Bab'da Amerikan uçaklarının bomba attıklarını” zannetti. Koskoca Başbakanımız yanıldı. Oysa Amerikan askeri sözcüsü; “Biz El Bab'da IŞİD'in üzerine havadan uçaklarla bomba atmadık. Alçak uçuş yapıp gürültü çıkararak, IŞİD'i panikletme yoluyla Türk askerine destek olduk” diyor.
Numan Bey!
ABD ne demek istiyor?
Sen bize onu açıkla.
Sanırım ABD şunu demek istiyor: Türkiye olarak Tayyip Erdoğan saf değiştirdi. Asker arkadaşı olarak (askeri işbirliği anlamında) Rusya'yı seçti. ABD'ye arkasını döndü, “Bizim ABD'ye ihtiyacımız yok” diye Türkiye'nin iç kamuoyuna sürekli propaganda yapıyor. Bu durumda Türkiye'yi yöneten olarak hava desteği istiyorsan Rusya'ya git, ABD'ye gelme diyoruz. Ayrıca ABD olarak ben El Bab'ı bombalarsam Türkiye'nin ordusuyla orada kalmasına cesaret vermiş olurum. Ben ABD olarak Türkiye'nin ordusuyla Suriye'de kalmasını istemiyorum. Biz ABD'liler ve AB'liler olarak “IŞİD'i tamamen yok etmekten” vazgeçtik. IŞİD'i yok etmeyi Arapların kendi savaşı yaptık. IŞİD ile Esad uğraşsın, Ibadi uğraşsın, Suudi Kralı, Dubai Şeyhi ile Katar Emiri uğraşsın.

* * *

Numan Bey!
Korkma.
Olanın bitenin tamamını söyle.
Şam'a namaza gidilmiyor.
Esed'den Esad'a dönülüyor.



__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.01.17, 11:54   #2
Üye

Tuco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2016
Konular: 36
Mesajlar: 138
Ettiği Teşekkür: 142
Aldığı Teşekkür: 502
Rep Derecesi : Tuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmedeTuco muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cevap: Şam’a Namaza Gidilmiyor! Esed’den Esad’a Dönülüyor! | Necati Doğru

Alıntı:
Alıntı
Yayın tarihi:28.08.16, 01:56
alamancı
Tam Üye

Suriye bataklığına ülkemiz nasıl saplandı.

Gördüğüm şudur ki, ABD, İsrail ve AB bizim Suriye ile savaşa girmemiz için can atıyor... Suriye ile olası bir savaşa girdiğimiz taktirde:
Suriye bataklığında yıllarca boğulur kalırız...
Topraklarımızı koruyamaz, iç kargaşayı önleyemeyiz...
Ekonomimiz çöker...
Dost sandıklarımız bizleri yolda bırakır, hatta arkadan bir tekmede kendileri vururlar...
Ülkemiz aldığı bu yarayla kolay kolay bir daha düzlüğe çıkamaz...

Suriye batağına girmek kolay da çıkmak kolay mı? Aylardır bu konunun uzmanları yaptıkları açıklamalarda bunun Türkiye’ye çok pahalıya mal olacağını söylediler. Yapılan tartışmalarda böyle bir riskin büyüklüğünü masaya yatırdılar. İç ve dış düşmanların bu konuda Türkiye’ye tuzak kurduğunu, bizi Suriye batağına sürüklemek için planlar yapıldığını söylediler. Döndük, dolaştık yine aynı konuda aynı noktalara geldik.
İç sorunlarımız giderek çoğalıyor. PKK’dan sonra şimdi de IŞİD ile sıkıntılarımız başladı. Suriye batağına girdiğimiz anda iç karışıklıkların tavan yapabileceği, çatışmaların boyutunun büyüyeceği ve kısa zamanda Suriye’ye dönebileceğimizin uyarıları yapılıyor. PKK’nın büyük kentlerde bile silahlandığı, örgütlendiği, IŞİD’ın katliama dönebilecek eylemlerini artırabileceği, ekonomimizin dibe vurabileceği konuşuluyor. Bu nedenle “Suriye batağı Türkiye’yi boğar” deniliyor.
Gelişmelere baktığımızda da bu batağa doğru sürüklendiğimizi görmekteyiz.
Bizi yönetenler, siyasi çıkarları uğruna Türkiye’yi savaşa,dolayısıyla batağa sokmaya çalışıyorlarsa bunun çok daha büyük faturasının olabileceğini de görmeliyiz.

En başından başlayalım: 2000'li yılların başında ABD'nin Irak'a girme planı Türkiye'ye takılmıştı. İşbaşındaki koalisyon hükümeti, ABD'nin beklentilerine cevap vermediği gibi, bölgenin bir kan gölüne dönmesini de istemiyordu ve buna göre tavır alıyordu. O hükümeti oluşturan DSP'nin içinden nasıl bölündüğünü, MHP'yi dışarıda bırakacak hükümet senaryolarının hayata geçirilmesi için ne tür tezgahlar kurulduğunu o dönemi yaşayanlar hatırlayacaklardır. Sonrasında bir seçim yapıldı ve gökten zembille inen ve bir menfaat ortaklığı olan AKP, tek başına iktidara geldi. İlk işi ABD'nin bütün beklentilerini karşılamak oldu. Her ne kadar, AKP yönetiminin bütün gayretlerine rağmen, 1 Mart tezkeresi meclisten geçmese de, Türk toprakları tamamen ABD'nin hizmetine açıldı ve Müslüman kanı akmaya başladı. Bu sırada AKP'nin ABD'ye "bunları halının altına süpürmeyin, kullanın" diye takdim edildiği ortaya çıktı.

Sonrası malum. Irak parçalandı. Bölgede zaten çok sıkıntılı olan istikrar, hepten yok edildi. Başta PKK olmak üzere bölgedeki terör örgütleri bu ortamdan faydalandı. Yeniden toparlandı, saldırdı ve Türkiye büyük bir terör belasıyla karşı karşıya kaldı. Bütün bu gelişmelere paralel olarak ABD, bölgede asıl projeyi hayata geçirmek için düğmeye bastı. Adına Büyük Ortadoğu Projesi denilen bu büyük yıkımın Eşbaşkanlığını, hem de övünerek AKP üstlendi. "Arap Baharı" safsatalarıyla Ortadoğu bir ucundan diğer ucuna kan gölüne döndü.Ülkeler parçalandı. AKP, herkesten önce koştu ve her yıkıma tam destek verdi. Bununla da yetinmedi, milyonlarca Müslümanın kanını akıtan ABD askerlerinin ülkelerine sağ-salim dönmeleri için dua ettiğini dünyaya duyurdu.

Bölge halklarının oynanan oyunu fark etmesi ve direnmesiyle birlikte BOP sekteye uğradı. Arap baharı kışa döndü. Ancak ne ABD'ne de Eşbaşkanlar vazgeçti. ABD taktik değiştirdi. Bütün dünya AKP'nin Suriye'nin içinden çıkılmaz bir bataklığa dönüşmesi ve daha çok kan akması için herkesten önce nasıl koştuğunu ve özel bir görev üstlendiğini ibretle izledi. Bu gelişmelere paralel olarak birden bire IŞİD denilen bir bela ortaya çıktı. Güya Müslüman görünüp, doğrudan Müslümanları hedef alan bu kanlı örgütün aslında BOP'un (b) planı olduğu çok geçmeden anlaşıldı. ABD kanlı planını IŞİD'i bahane ederek sürdürdü ve kaldığı yerden devam etti. Aynı şekilde AKP'nin de vaziyet aldığını ibretle izledik. AKP'nin yaptıklarının onda birini yapan bütün partiler bırakın siyasette kalmayı, tarihten silinirken, böyle bir sicile rağmen AKP üç defa arka arakaya tek başına iktidar oldu.

Suriye bataklığının IŞİD üzerinden daha da derinleştiği ve Türkiye'ye çok ciddi bedeller ödettiği bir zamanda, hiç hesapta olmayan bir şekilde Rusya devreye girdi. Bölgede payına düşeni alabilmek için bütün dengeleri alt-üst etti. AKP'ye açık şekilde, "burada artık biz varız" mesajı verildi. ABD'nin AKP'yi bir kenara bırakarak PYD ve PKK üzerinden hesaplar yaptığını ibretle izledik. Bu sırada yapılan Türkiye'deki seçimde AKP tek başına iktidarı kaybetti. Ancak, çok geçmeden ABD'nin PYD ve PKK ile bir yere varılamayacağı ve yaptığı bütün yatırımların boşa gittiği anlaşıldı. İlk günden itibaren Türkiye'ye sataşmayan, saldırmayan ve uzak duran, IŞİD birden bire saldırıya geçti. Bombalar patladı ve Türkiye IŞİD terörünün hedefi haline geldi. Eş zamanlı olarak Türkiye bir çıkmaza sokularak yeniden bir seçime sürüklendi ve AKP, hiç kimsenin anlamadığı, izah edemediği bir şekilde yine tek başına iktidar oldu.

Ülkenin yığınla sorunu var. Bölücü ihanet azmış durumda. Ekonomi imdat sinyalleri veriyor. İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk tavan yapmış. Millet gergin ve sıkıntılı. Yeniden tek başına iktidar olan AKP bütün bu sorunları bir kenara bıraktı, BOP yolunda üzerine düşeni yerine getirmek için seferber oldu. Bugüne kadar her şeyin önüne geçirilen ve en tehlikeli düşman ilan edilen Esad çoktan unutuldu. IŞİD tehdidi ve tehlikesi her şeyin önüne geçti, daha doğrusu geçirildi. AKP, ABD uzun süredir aradığı kara gücü olmayı kabul etti ve hızlı bir şekilde Suriye'ye karadan müdahale için hazırlıklarını sürdürüyor. IŞİD'i yok etme bahanesiyle sonu belirsiz bir maceraya sürüklenip, büyük ve derin bir bataklığın tam ortasında kendimizi bulmak üzereyiz.

Dikkatlerden kaçan, bizim daha önceki yazılarımızda defalarca altını çizdiğimiz bir durumu, tekrar hatırlatmanın tam zamanıdır. Hesabı ABD yapıyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 22 Müslüman ülkenin sınırlarını değiştirecek BOP'lu projeyi ABD geliştiriyor. Ama şu vahamete bakınız ki, bu hesabı tutturmak, bu projeyi hayata geçirmek yine Müslümanlara düşüyor. Akan, Müslüman kanı. Ölen, Müslüman. Öldüren, Müslüman. Parçalanan, darmadağın olan, kaçan, Hristiyan dünya tarafından istenmediği halde, açık denizlerde toplu halde boğulan yine Müslüman.

Şimdi geldik, en can alıcı soruya. Bölgedeki Müslüman dünyasında bu kadar kan, bu kadar vahşet, bu kadar yıkım yaşanırken, yine bölgede bulunmasına rağmen, bütün bu gelişmelerin dışında kalan, rahatlayan, bütün katliamlarının üzerini örten, işgallerini unutturan ve yeni imkanlar bulan ülke kim? Cevabını daha dün, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry verdi: " Zaman değişebilir ama bir şeyi kesin olarak biliyoruz. Amerika'nın İsrail'in hayallerine ve güvenliğine olan desteği hiçbir zaman değişmeyecek."

AKP'nin kime ve neye hizmet ettiğini, gücünü nereden aldığını hala anlamayan var mı?

Bugün PKK ve IŞİD ile bir savaş halimiz varsa öncelikle bu örgütleri büyüten, bu noktalara getirenler,derhal bir olağanüstü seçim kararı alıp,en kısa zamanda yapılacak seçimde topyekun AKP olarak seçime girmeyip ve bu günkü AKP kadrosundan hiç bir milletvekili de başka partilerden aday olmadan iktidarı halkın seçeceği diğer partilerden birine teslim etmeli ve iktidara gelecek yeni parti tarafından AKP'nin yanlış kararları ve kanunları ortadan kaldırılarak 2002 yılındaki Türkiye'ye geri dönmek lazımdır.

Yeni kurulacak hükümetin öncelikle yapacağı iş Esad’ın devrilmesinde destek, sınırda güvenlik bölgenin oluşturulması ve uçuşa yasak bölge,gibi bizim için hiç bir faydası olmayacak boş lafları bırakıp hazır aramız düzelmişken Rusya'nın aracılığı ile Esat ile bir barış antlaşması yapıp,Rusya-Suriye (Esat) ve Türkiye tarafından oluşturulacak üçlü bir kaolizasyon ile Amerika'ya rağmen Suriyedeki bütün teröristleri yok edip Suriye topraklarını savaştan önceki sınırları ile Esat'a teslim ederek Suriyeden çok bize zararı olan sınırımızdaki bu pisliği ortadan kaldırması lazımdır.


Şimdiye kadar yaptıkları gibi,bu AKP kadrosu yine hatalarının bedelini bu millete, bu devlete ödettirerek pişkin pişkin koltuklarında oturup bir kuruşunu dahi hak etmedikleri dolgun maaşlarını almaya, yandaş medya ile memleketi günlük güneşlik göstererek rant peşinden koşmaya devam edeceklerdir.

Ancak iktidarları hep yanlışlıklarla dolu olan AKP'liler eğer derhal iktidardan çekilmezlerse hayatlarının en büyük yanlışını yapmış olacaklardır,çünkü bu gemi batarsa içinde kendileri de olacaktır.
Alıntı:
Yeni kurulacak hükümetin öncelikle yapacağı iş Esad’ın devrilmesinde destek, sınırda güvenlik bölgenin oluşturulması ve uçuşa yasak bölge,gibi bizim için hiç bir faydası olmayacak boş lafları bırakıp hazır aramız düzelmişken Rusya'nın aracılığı ile Esat ile bir barış antlaşması yapıp,Rusya-Suriye (Esat) ve Türkiye tarafından oluşturulacak üçlü bir kaolizasyon ile Amerika'ya rağmen Suriyedeki bütün teröristleri yok edip Suriye topraklarını savaştan önceki sınırları ile Esat'a teslim ederek Suriyeden çok bize zararı olan sınırımızdaki bu pisliği ortadan kaldırması lazımdır.
Doğru bir tespit,bu saatten sonra izlenecek en iyi yol budur.

"Zararın neresinden dönerseniz kardır"
__________________

Tuco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Tuco'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
doğru, dönülüyor, esad’a, esed’den, gidilmiyor, namaza, necati, Şam’a


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 21:04.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.