Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Sağlığımız ve Hastalıklar > Psikoloji

Psikoloji Psikoloji, psikiyatri ve kişisel gelişim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 28.10.15, 15:24   #1
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,684
Ettiği Teşekkür: 4196
Aldığı Teşekkür: 6103
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama


Beyin yıkama, çıkarcı bir takım gruplar veya kişi tarafından “ kendi isteklerinin başkalarına sistematik bir şekilde” ikna etmeyi başarıp, kendi çıkarlarını gerçekleştirmesi işlemidir. İnsanların düşünce kontrolleri insana bir makine gibi bakış tazından ileri gelir. Vücut makine ise düşünceleri ise yazılımdır. Bu yazılımı değiştirmek adına psikolojik, sosyolojik, kimyasal, biyolojik her türlü yöntem kullanılabilir.

Dolayısıyla yapılan algı operasyonları, propagandalar dahil dahil birer beyin yıkama faaliyetidir. Bu konudaki en büyük silahlardan biri ise bu konuda medyanın kullanılabilmesidir.

Tutum ve algı değişiklikleri yaratmak, insanların tutum ve algı değişimlerini öncen fark etmek, kişileri veya kitleleri ikna edebilmek özellikle içine girdiğimiz son iki yüzyıl içerisinde daha da önem kazanmış ve bu konuda pek çok araştırma yapılmıştır.

İkna edici iletişimin en ürkütücü örneklerini 1930’larla ve 1940’lı yılların başında Nazi Almanya ‘sında görebiliriz. Devasa mitinglerde Adolf Hitler kalabalıklara hitap ediyor, kitleleri tek bir hareketi ile harekete geçirebiliyordu. Hitler, kitlelere verilecek bir mesajın içeriğinin basit olmasını, herkes tarafından rahatça anlaşılabilir olmasını düşünüyordu. Tabii ki bu konuda en büyük yardımcısı Propaganda Bakanı Dr. Paul Joseph Goebbels idi.

Dr Goebbels, en iyi propaganda yolunun yalanda olsa aynı söylevleri sürekli tekrarlamaktan, kendisine bir hedef bulup devamlı suçlamaktan, asla üzerine suç almamaktan geçtiğine inanıyordu. Bu sayede toplumun bilinçli azınlık kesimini değil ama beyin tembeli olan çoğunluğun harekete geçirilebileceğini ve bir davaya ikna edilebileceğini savunuyordu. Zira bilinçsiz kalabalıkları manipüle etmek daha kolaydı. Özellikle kullanılan sloganlar, Nazi propagandasının önemli bir unsuruydu.

Daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, insan davranışlarının ve güdülerinin insanların biyolojik ve zihinsel gereksinmelerinden, öğrenme süreçlerinden, inanç değerlerinden, kişinin bulunduğu sosyal sınıf ve statülerden etkilendiğini ortaya koydu. Bu durum algısal süreçlerin önemine vurgu yapmaktadır. İnsanları bir yönde hareket etmesini sağlama için yapılması gereken ilk şey, amaçlanan yönün bir alternatifinin olması ve bu alternatifin algılanabilmesini sağlamaktır.

Örneğin, belli bir duruma yönelecek olan kişi, o durum hakkında iletilen bilgileri algılamış olmalıdır. Bu yönüyle algılama tutum oluşturmayı amaçlamaktadır. Algılama, dış dünyaya ait bilgi ve verileri soyut ve somut olarak idrak edebilmektir. Tabii ki yine dış dünya denilince; görsel, duyusal, tatsal, dokunsal hareketsel ve duygusal temsil sistemleri ve bunları anlamlandırabilme yetileri önem kazanmaktadır.


Algılama ikna edici süreci idare etmektedir. İkna edici sürecin ise üç temel değişkeni vardır.

  • İletişimci Kaynak kim?
  • İletilen mesaj ne?
  • Dinleyici, algılayıcı kim?

Yukarıdaki öğelere göre, kaynağın saygınlığı, kendinden emin görünmesi, kişinin kaynakla özdeşliği, kaynağın statü ve unvanı propaganda ve ikna için önem kazanmaktadır. Yine iletilen mesajın kişilerin inanç değerleri ile uyuşması, kişiler tarafından algılanabilecek kadar açık olması önemlidir. Dinleyici kitlelerin bilinçli, zeki ve sorgulayıcı olmaları verilen mesajın ikna kabiliyetinde bir başka unsurdur. Şayet kişiler sorgulamaya ihtiyaç duymayan ve beyin tembeli kişiler ise, iletilecek mesaj direkt ve açık olarak anlatılmalı, eğer sorgulayan aydın kişiler ise, dolaylı anlatım yoluyla ayrıntıya fazla girmeden mesaj verilmelidir.

Mesajların sık sık tekrarlanması özellikle de ikna edilecek sözcüğün ya da konunun tekrarlanması kişilerin ikna edilebilirliğini kolaylaştırmaktadır. Yine bununla beraber korku uyandıran mesajlarda iknayı güçlendirmektedirler. Kişilerin başlarına kötü şeylerin gelebileceği, kaybedebilecekleri durum ve statüler gibi konular ile kişiler korkutularak ikna edilebilmektedir.


Korku çok düşük bir dozajda olduğunda korku dinleyiciler tarafından kaile alınmayabilir. Korku durumu arttıkça kişilerin mesaja olan dikkati artmaktadır. Fakat artan korku çok aşırı bir duruma geldiğinde ise, kişiler vurdumduymazlaşabilmekte ve yine mesajın etkisini düşürebilmektedir.

İnsanları belli bir konuya razı etmek, belli bir ürünü satın almaya ikna etmek aslında ekonominin de önemli bir köşe taşıdır. Bu konuda en çok kullanılan taktiklerden biri ‘’yaranma’’ ‘dır. Kişi başkalarını etkilemeye çalışırken, onlarla aynı şekilde düşündüğü, onlarla hemfikir olduğunu söyler. Bu sayede karşısındaki kişi ile bir bağ kurar. Yine aynı şekilde karşısındaki insana iltifatlar eder, karşısındaki insanın ondan hoşlanmasını sağlar. Bu sayede kendisini rahat hisseden biri kolayca ikna edilebilecektir. Bir diğer taktik ise, ‘borçlandırma’’’dır. Biri size nasıl davranıyorsanız sizinde ona öyle davranmanız gerekliliğine dayanır. Örneğin bir konuda size yardımcı olan birine siz de yardımcı olmaya çalışırsınız.

İnsanların davranış, inanç ve tutumları uyum içerisinde olmalıdır. Aksi takdirde kişiler içsel bir çatışma yaşarlar. Bu duruma biz vicdan muhasebesi de diyebiliriz. Gündelik hayat içerisinde algıladığımız bilgiler, inanç ve tutumlarımız ile uyuşmayabilmekte ve farklı davranış durumları gösterebilmekteyiz. Bu durum kendilik durumumuzu bastırmak, yapmak istediklerimizi bilinçaltımıza atmamız manasını taşımaktadır. Bu durum ise kişileri stresse sokabilmekte ve çeşitli ruhsal problemlerin yaşanmasına sebep olabilmektedir…

Ruhsal bir işkence de sayılabilecek olan beyin yıkama için “beklenti, kuşku, endişe” olmazsa olmaz olarak kullanılmaktadır.

Hedef olan kişi veya kitleye bilinçaltı ya da fark etmeden tekrarlanan şiddetli sinyaller ve “uyarılar” gönderilir. “Muhatap tek yönlü ve aşırı bir yükleme yapılarak” uyarılır.

Örneğin, “aynı konuşmaların, seslerin tekrar tekrar yayınlanması” ve ardından bu konuşmaların başka programlara, hedefin karşılaşabileceği gündelik alanlara yayılması ve konu olması, tartışılması ve tekrar haber yapılması , ardından bu konuşmaların günlerce gazete ve dergilerde yayımlatılarak insanların bu konuda düşünmesine ve analiz yapmasına fırsat verilmeden, bilgi bombardımanıyla söylenenlerin doğru olduğunun zorla kabul ettirilmesidir. Kişi en az 21 gün bu bombardıma tutulur. Subliminal ya da doğrudan ses ve mesajlarla tekrarlara maruz kalır. Kısaca kişinin ayırt edip bir doğru dürüst sağlıklı bir yargı veremeden bombardımana tutulması ve algıda bir yöne götürülüp inandırılması beyin yıkamanın gelişim yöntemlerinden biridir.

Bu durum kişiyi en az 21 gün devamlı ışık altında ya da karanlıkta bekletme şeklinde de olabilir. Böylelikle kişinin savunmaları kırılır.

Sonrasında ise, verilmiş olan “sinyal ya da mesajın” ardından gelmesi gereken “uyanma” arasındaki süre uzatılarak kitlede büyük bir “beklenti, kuşku ve endişe” yaratılır. Örneğin, sizin bu işi yapmazsanız öldürüleceğiniz söyleminin ardından uzunca bekleyiş sizde kuşku ve endişe yaratacaktır.

Bekleyiş süresinin ardından ise, verilen sinyal veya mesaj doğrultusunda bir “uyarı” bekleyen kitle ya da kişiye “ters yönde bir uyarı ya da mesaj ” gönderilerek, kişi ya da kitlenin dengesi ve kendisine olan inancı ile güveni bozulur, düşünme ve karar sistemi alt üst edilir. Örneğin milliyetçi biri ise, kim terörist, kim vatansever ayırt edemez olur. Zihinsel bir karmaşa yaşanır.

Beyin yıkama adına LSD gibi uyuşturucu maddeler de kullanılabilir. Kişi narkotik maddeler ile “zombi” haline dönerken karar verme ve yargı yeteneğini kaybeder.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.10.15, 17:33   #2
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,684
Ettiği Teşekkür: 4196
Aldığı Teşekkür: 6103
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

Güdülenmeye Karşı Bağışıklık Kazanmak
Kitle psikolojisi ya da sürü psikolojisi günümüzün en güncel konularından biridir. Kitleleri harekete geçirmek, yönlendirmek ve kitleleri etkileyebilmek gerçek bir psikolojik başarıdır.

Tarihe baktığımızda; kalabalıkların dehşet verici eylemlerinin nasıl bir ürkütücü güç olduğunu, nasıl güdelendiğini ve ne gibi tarihsel sonuçlar doğurduğunu görebiliriz.

Hippolyte Taine’ın 1878 yılında yazdığı ‘’The Revelotion’’, kalabalıkların sahip olduğu ürpertici gücün büyüklüğünü anlatan sayfalarla doludur. Örneğin kalabalıkların nasıl çevrelerini talan ettiklerini, karşılarına çıkan kişileri nasıl parçaladıklarını, sıradan insanların bir isyan karşısında nasıl dehşete kapıldığını anlatmıştır.

Kalabalıkları bir arada tutan nedenler, şans eseri olan bir güç, ortak bir duygu, menfaat ya da düşünce, kanunlar ile ilgi zorunluluklar olabilir. Her ne sebeple olursa olsun, sıradan kişiler bir kitle haline dönüştüklerinde, kolayca galeyana gelebilmekte, diğerlerine ayak uydurmaya, diğerlerinin arkasına saklanarak sorumluluktan kaçınmaya mehilli bir hale gelebilmektedirler. Kalabalıkları oluşturan bireylerin karakterleri, yaşam biçimleri, tahsilleri ve meslekleri ne olursa olsun, bir kalabalığa girdiklerinde ortak kolektif bir zihin tarafından kullanılmaya başlanmaktadırlar. Bu durum kişileri daha da ilkelleştirebilmekte, hipnotik bir hal içerisine sokabilmektedir.

Bu hipnotik durum aynı bir virüs gibi tüm kalabalığa yayılabilir. Biliyoruz ki virüslere karşı kişi eğer aşı olmuşsa bağışıklık kazanabilir. McGuire ve arkadaşları tarafından yapılan deneylerde, kişileri güdülemeye karşı ilk etapta koruyanın, kişilerin daha önceki bilgilerinin ve tecrübelerinin olduğu görülmüştür. Kişiler daha önceki bilgi ve tecrübelerinde güdülemenin tersi yönde bir duruma sahip iseler, güdülemeye direnç gösterebilmektedir.

Bir başka direnç geliştirme yöntemi bireyin sahip olduğu tutumun çeşitli görüş ve savlarla desteklenmesidir. Kişiler bir görüşte yalnız kaldıklarında daha kolay yönlendirilebilmektedir. Bu durum Solomon Asch ‘ın ‘’uyma’’ deneyleri (1953) ile kanıtlanmıştır.

Güdülenmeye karşı kişiler savunma mekanizmalarını geliştirmeye yönelik alıştırmalarda yapabilirler. Kişiler kendi düşünce ve savlarını başkaları ile tartışabilir ve savunabilirler. Bu sayede kişiler görüşlerini açıklamak ve savunma yapmak adına pratik yapmış olacaklardır. Bu durum ise güdülenmeye karşı direnç kazanmalarına sebep olur.

Tüm insanlık tarihine baktığımızda özgürce düşünmek, özgürce değerlendirmek ve özgürce fikir beyan edebilmek çok büyük bir ayrıcalıktır. Kalabalıklar içerisinde kişiler kendiliklerini silmekte ve çok başka bir insan olabilmektedir. Unutmamak gerekli ki, kendimizi bildiğimiz ve kendimiz olabildiğimiz miktarda kendi hayatımızı yaşıyoruz…
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.12.15, 22:11   #3
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2201
Mesajlar: 13,180
Ettiği Teşekkür: 84583
Aldığı Teşekkür: 81432
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

Alıntı:
Güdülenmeye karşı kişiler savunma mekanizmalarını geliştirmeye yönelik alıştırmalarda yapabilirler. Kişiler kendi düşünce ve savlarını başkaları ile tartışabilir ve savunabilirler. Bu sayede kişiler görüşlerini açıklamak ve savunma yapmak adına pratik yapmış olacaklardır. Bu durum ise güdülenmeye karşı direnç kazanmalarına sebep olur.
Günümüzde sürekli propaganda yapılarak beyinler köreltiliyor ve insanlar bir kapitalizmin kölesi haline getiriliyor. Buna reklamları ve dizileri örnek olarak verebiliriz. Ha bir de gamu spotlarını.

Düşüncelerini başkaları ile tartışmaya kalkışıınca, ki; tartışamıyorsun bile. İnsanlar içi boşaltılmış halde. Bir süre sonra kendi kendine tartışır duruma düşüyorsun.

Tartışmayı ve savlarını aktarabilecek donanıma sahip olmak yerine kolay tercih ediliyor. Kim oturup araştırıp okuyacak ki?


__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.12.16, 01:18   #4
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,684
Ettiği Teşekkür: 4196
Aldığı Teşekkür: 6103
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

Bir toplum araştırmazsa, okumazsa, bilgi sahibi olmazsa kara propagandaya açık hale gelir @Basakca hanım...
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.12.16, 02:39   #5
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 811
Mesajlar: 8,794
Ettiği Teşekkür: 40402
Aldığı Teşekkür: 35166
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

Nazi Almanya'sı güzel bir örnek.

O kriz Avrupa' sının Almanya bölümünde kapitalizm kendi yarattığı bunalımın faturasını yahudilere çıkarmıştı.

Yahudiler bunalımın sorumlusu ilan edildi.

Bu kara propagandanın etkisine giren almanlar, her gün toplama kamplarında ölmeye yollanan yahudiler, SS birlikleri eşliğinde çalışma kamplarına giderken camlarını açıp o yahudilerin üzerine taşlar atıp, tükürüyorlardı.

Bunu yapanlar o ''normal'' alman halkıydı.

Hitler cehennemin dibini boylayınca hiç bir alman, toplama ve çalışma kamplarına götürülen yahudilere camlarını açıp tükürdüklerini, taş attıklarını ve onlara hakaretler yağdırdıklarını itiraf edemedi.

Rezilliklerini susarak geçiştirdiklerini sandılar!

...

Göreceksiniz!

Bir kaç sene sonra, bugün ortalıkta dolanan akreziller AKP ile birlikte kaybolup gideceklerdir.

Ama not edin onları!

Başka bir kılıkta rezilliklerine devam edemesinler.
__________________
<img src=http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/haber_resmi_v4/images/susmayacagiz.jpg border=0 alt= />
zafere kadar devrim!
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.12.16, 22:16   #6
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,684
Ettiği Teşekkür: 4196
Aldığı Teşekkür: 6103
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama


Bazı bilim adamlarına göre (örn. Guthrie öğrenme kuramı)bir uyarıcıya karşı yapılan tepkinin, daha sonra aynı uyarıcıyla karşılaşıldığında da gösterilme eğilimi olur. Yani birisine ya da bir gruba gösterdiğiniz davranışı bir sonraki karşılaşmanızda da gösterme eğiliminiz vardır. Bir de bu konuda aldığınız tepkisizlik ya da size göre (yorumunuza göre) güzel tepkiler, bu davranışı tekrarlamanıza neden olacaktır. Bir çok lider de bu konuda benzer hareket eder. Yani uyarıcılara karşı yaptıkları davranışı olumsuz tepki almadıkları takdirde tekrar ederler.
Belli konularda artan uyarıların belli bir eşikten sonra kişileri duyarsızlaştırdığı da görülmüştür. Duyarsızlaşma sistematik bir şekilde artarak devam ederse öğrenilmiş “korku” da ortadan kalkar. "Ne olursa olsun" demeye başlarsınız...

Ayrıca bir başka durumda bıktırmadır. Kişileri bıktırıncaya kadar tekrar edilen durumlar, yine kişileri duyarsızlaştırmaktır.
Örneğin;Sigara içene bir günde dört paket bitirtirsen bıkkınlıktan birdaha zor içecektir. Bu durum liderler tarafından da kullanılabilmektedir. Bu sayede bir toplumda ya da gruptaki kişilerin bir bölümü olaylara ve durumlara duyarsız kalabilmekte, ilgilenmeyebilmektedir...
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.12.16, 00:42   #7
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 811
Mesajlar: 8,794
Ettiği Teşekkür: 40402
Aldığı Teşekkür: 35166
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

Ben eminim bizim diktatör Hitler yöntemlerine daha açık.

Ama Hitler' de geberip gitti sonunda.
__________________
<img src=http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/haber_resmi_v4/images/susmayacagiz.jpg border=0 alt= />
zafere kadar devrim!
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 12.01.17, 20:24   #8
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,684
Ettiği Teşekkür: 4196
Aldığı Teşekkür: 6103
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İkna, Propaganda ve Beyin Yıkama

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi alkanaga Mesajı göster

Bazı bilim adamlarına göre (örn. Guthrie öğrenme kuramı)bir uyarıcıya karşı yapılan tepkinin, daha sonra aynı uyarıcıyla karşılaşıldığında da gösterilme eğilimi olur. Yani birisine ya da bir gruba gösterdiğiniz davranışı bir sonraki karşılaşmanızda da gösterme eğiliminiz vardır. Bir de bu konuda aldığınız tepkisizlik ya da size göre (yorumunuza göre) güzel tepkiler, bu davranışı tekrarlamanıza neden olacaktır. Bir çok lider de bu konuda benzer hareket eder. Yani uyarıcılara karşı yaptıkları davranışı olumsuz tepki almadıkları takdirde tekrar ederler.
Belli konularda artan uyarıların belli bir eşikten sonra kişileri duyarsızlaştırdığı da görülmüştür. Duyarsızlaşma sistematik bir şekilde artarak devam ederse öğrenilmiş “korku” da ortadan kalkar. "Ne olursa olsun" demeye başlarsınız...

Ayrıca bir başka durumda bıktırmadır. Kişileri bıktırıncaya kadar tekrar edilen durumlar, yine kişileri duyarsızlaştırmaktır.
Örneğin;Sigara içene bir günde dört paket bitirtirsen bıkkınlıktan birdaha zor içecektir. Bu durum liderler tarafından da kullanılabilmektedir. Bu sayede bir toplumda ya da gruptaki kişilerin bir bölümü olaylara ve durumlara duyarsız kalabilmekte, ilgilenmeyebilmektedir...
Çinli General Sun-tzu, 2500 yıl önce bahsetmiş olduğu propaganda önerileri ve psikolojik savaş hakkında yazdıkları günümüzde hala üstünde durulması gereken bir durumdur. Sun-tzu’nun bazı önerileri örneğin şunlardır:
1. Karşınızdaki düşüncenin iyi olan şeylerini gözden düşürün, sıradanlaştırın.

2. Hasmınız olan şeyin başarılarını küçük göstererek şöhretlerine gölge düşürünüz ve zamanı geldiğinde de insanların bu başarılarını hor görmesini sağlayınız.
3. Adi ve aşağılık satın alınabilen kişilerin işbirliğinden yararlanınız.
4. Hasmınızın kendi aralarında olan uyuşmazlıklarını ve kavgalarını ön plana çıkarıp yayınız.
5. Hasmınızın geleneklerini, inandığı değerleri gülünç hale getirin ve küçümseyin.
Şimdi de propaganda çeşitlerine bir bakalım.Sizce kaç çeşit propaganda vardır?
Propaganda genel olarak 5 çeşittir.
1- Beyaz propaganda: Açık yapılan propagandadır. Malzemesi haberlerdir.Eğer bu tip propagandaya marız iseninz karşı tarafın yönelttiği haberleri dikkatle dinlemeli ve bu haberlerde bulunan şüpheli ve yalan olan tarafları açığa çıkarmalısınız...
2- Gri propaganda: Bulanık bir propagandadır. Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Ana malzemesi “rivayetler” dir.
3- Kara propaganda: Herşey mubahtır. Yalan hile vs. Her yol kullanılır. Kaynak belirlidir ama başka kaynaklardan çıkıyor gibi gösterilir. Gizlilik esastır.
4- Silahlı propaganda: Silahlı güç kullanılarak yapılır. Korku esas alınır.
5- Karşı propaganda: Yapılan Propagandanın etkilerine önleme amaçlıdır.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
beyin, ikna, propaganda, yikama, yıkama


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 18:04.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.