Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Sağlığımız ve Hastalıklar > Psikoloji

Psikoloji Psikoloji, psikiyatri ve kişisel gelişim


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 03.04.16, 01:18   #1
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,703
Ettiği Teşekkür: 15539
Aldığı Teşekkür: 22130
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar

Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar


Çocuk istismarını medyada daha sık duymaya başladık. Aileleri doğal olarak korku ve kaygı kapladı. Çocukların istismarı konusunda en çok sorulan sorular ve cevapları sizin için hazırladık.

Peki yetişkinler, korumaları altında bulunan çocukları cinsel tacizden, istismardan korumak için ne yapmalı? Çocuğa neler öğretmeli, çocuğun pek çok kez yakından tanıdığı birinden gelen bu tehlikeye karşı ne yapması gerektiğini nasıl anlatmalı?

1. Çocuk istismarı yaygın mı?

Yaygınlığı tam olarak tespit etmek zor çünkü hem yetişkinler hem çocuklar için sorması ve konuşması zor bir konu. İçinde yaşanılan toplum çocukların konuşmasını ve kendilerini ifade etmelerini kısıtlayıcı olduğu ölçüde bu daha da zorlaşıyor.

“Çocuğun dediğine inanılır mı?” şüpheciliği sorunun çeperini anlamamızı engelliyor.

Ama 2008’de Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ve UNICEF ortaklığında yapılmış bir araştırma 7-18 yaş arasındaki 1,886 çocuk ile yapılan görüşmelerde bu çocukların yüzde 3’ünün son 12 ayda cinsel istismara uğradıklarını göstermiş, ki bu da çok nadir rastlanan bir durum olmadığına işaret.

2. Çocuklara taciz ve tecavüz hangi çevrelerden geliyor?

Çoğunlukla çocuğun tanıdığı ve belirli bir seviyede güvendiği büyüklerden geliyor.

3. Taciz konusunda farkındalık yaratmak için çocuklara ne, nasıl öğretilmeli?

Çocuklara herhangi birisi onlara istemedikleri şekilde dokunduğunda veya onların kendilerine/başkalarına dokunması istenildiğinde “hayır” demeyi öğretmeliyiz.
Konuşmaya başladıkları yaşlarda çocuklara tüm vücut parçalarının adı öğretilirken, göz, kulak, burun gibi “özel bölgeleri”nin de adları öğretilmeli.

Bu bölgelerin anatomik olarak düzgün isimlerinin öğretilmesi ve “takma” veya “oyun” isimler kullanılmaması çocuğun bir sorun yaşadığında yardım istediği yetişkinlerle doğru anlaşabilmesi için önemli. Takma isimlerle konuşan bir çocuğun neden bahsettiği öğretmen veya polis gibi onu yeterince tanımayan yetişkinlerce anlaşılmayabilir.

Herkesin olduğu gibi onların da bazı “özel” vücut bölgeleri olduğu, bu bölgelerin adlarının ne olduğu, buralara kimlerin ne şartlarla nasıl dokunabileceği anlatılmalı ve bu sınırları korumaları için yüreklendirilmeliler.

İstismara uğrayan çocuklarda fiziksel belirtiler

1. Genital bölge veya ağız çevresinde ağrı, renk değişimi, kanama
2. Tuvalet yaparken birden çok KEZ rastlanan ağrı
3. Tuvalet eğitimi ile alakasız alta kaçırma

4. Kaç yaşından itibaren öğretmeye başlamalılar? Çocuklara ne söylenmeli?

Olabildiğince erken çünkü her yaşta çocuk istismar mağduru olabilir. Konuşmaya ve isteklerini anlatmaya başladıkları 2 yaşı civarı vücut parçalarının isimleri öğretilerek güvenmedikleri, istemedikleri zaman özel bölgelerine dokunulunca “hayır” demeleri öğretilmeli.

Güvenli, tehlikeli gibi kavramları anlamaya başladıkları yaşlarda konu “vücut güvenliği” üzerinden basit ve somut cümlelerle anlatılabilir. Örneğin: “Seninle vücudunun güvenliği hakkında kısa bir konuşalım istiyorum. Hepimizdeki gibi senin de vücudunda bazı özel bölgelerin var. Bunlar iç çamaşırlarının kapattığı yerlerin.

Buralarına güvenmediğin kişilerin dokunmasına hayır diyebilirsin, sana kızmayız. Bazen bazı yetişkinler, ki bunlar tanıdığın, sevdiğin büyüklerin de olabilir, bu güven kurallarını bilmeden sana dokunabilirler ve bu seni rahatsız, üzgün veya garip hissettirebilir.

Böyle bir şey olduğunda “hayır, dokunma” de. Sonra da gel bunu bana -veya çocuğun güvenli yetişkini kim olacak ise ona- anlat, olur mu? Böylece biz hem seni koruyabiliriz hem de o yetişkine güvenlik kurallarını söyleyebiliriz.”

Burada çocuğu korkutmamak, olan bir olayı anlattığında birilerinin cezalanmasına sebep olacağını düşündürtmemek önemli. Çünkü maalesef çoğu zaman istismarın kaynağı çocukların tanıdığı ve sevdikleri yetişkinler arasından çıkıyor ve çocuklar konuşarak onlara zarar vermekten korkuyor veya çekinebiliyorlar.

İstismara uğrayan çocuklarda duygusal belirtiler neler?

1. Geceleri uyku sorunları, kabuslar
2. Öfke patlamaları
3. Bazı mekan veya kişilerden korku
4. Kendine zarar verme davranışları
5. Evden ya da okuldan kaçma

5. Çocuklar ve yetişkinler arasındaki fiziksel temasta kurallar neler?

Ebeveynlerin de çocuklarının vücut sınırlarına her zaman saygılı davranması önemli. Çocuğa sormadan veya onun itirazına aldırmadan istediğimiz gibi çocuklara dokunmamalıyız. Çocuk istemese de öpmek, sarılmak, mıncıklamak, gıdıklamak, okşamak gibi… Bu dokunuşlar hiçbir istismar içermese de çocuğa kendi vücudu üzerinde etkisi ve hükmü olmadığını öğretir ve çocuk istismara kırılgan olur.

Bugün kafasını okşayan yarın özel bölgelerini okşadığında çocuk ona hayır deme, karşı koyma, kendini savunma gücünü kaybeder.

Ayrıca böyle bir olay olduğunda gidip konuşabilecekleri, onları susturmayacak ve onları istismarcıdan koruyacağına güvendikleri bir yetişkin olduğunu bilmeliler.

Böyle bir olayı anlatırlarsa cezalandırılmayacaklarını, onların sözüne güvenileceğini onlara anlatmak önemli. Bir çocuk için böylesi bir olaya maruz kalmaktan sonraki en kötü şey yaşadığı kötülüğü anlattığında kimsenin onu dinlememesi, ciddiye almaması ve savunmamasıdır.


6. Çocuğun taciz veya tecavüze maruz kaldığının ipucunu verebilecek olan davranışlar ve fiziksel belirtiler neler?

Tüm sayacaklarım genelde aniden ve başka bir açıklama olmaksızın (hastalık, ailede sorun-boşanma, taşınma, ölüm vb) ortaya çıkarsa dikkatli olmak gerekli. Ayrıca bunlardan biri değil birkaçının birden gözlenmesi gerekir:
Çocuğun normalinin dışında içe kapanıklık veya huysuzluk
Geceleri uyku sorunları, kabuslar
Yaşının gerisinde bazı davranışlara dönüş (tuvalet eğitimli bir çocuğun yatak ıslatması gibi)
Öfke patlamaları
Bazı mekan veya kişilerden ani korku/çekinme
Yemede değişim (azaltma veya çoğaltma)
Cinsel organlar hakkında yaşının ötesinde ani bilgi veya tanım artışı (yeni argo kelimeler gibi)
Oyuncakları ile oynarken yaşının ötesinde bilgide cinsel hareketler ile oynaması
Kendine zarar verme davranışları (kesme, saç yolma, v.b.)
Evden/okuldan kaçma
Genital bölge, anus veya ağız çevresinde ağrı, renk değişimi (çürüme gibi) veya kanama
Tuvalet yaparken ağrı (birden çok defa)
Tuvalet eğitimi ile alakasız alta kaçırma

7. Karaman’daki örnekte çocuklar ailelerinden uzakta kalıyor. Bu durumda aileler nasıl önlemler alabilir? Çocuklarıyla nasıl iletişim kurmalı ki, günlük hayatta gözlemleyemeyeceği bu durumu anlayabilsin?

Bu ailelerin çocuklarını evden göndermeden önce yukarıda örneğini verdiğim gibi bir konuşmayı yaşa uygun detayda yapmaları çok önemli. Karaman’daki örnekte çocuklar 10’lu yaşlarda yani “özel bölgeler” ve “rahatsızlık verici dokunuş” kavramlarını rahatlıkla anlayacak yaşlardalar.

Burada sorun çocukların olayın uygunsuzluğunu kavraması değil, bu konuyu bir yetişkine anlattıklarında çocukların anlatılarına güvenileceğini bilmemeleri, buna güvenmemeleri ya da güvenememeleri. Çocuklar böylesi bir olayı anlattıklarında kendilerinin cezalandırılmayacaklarını bilmeli, onlara kızılmayacağına güvenmeliler ki bu da çocuğa açıkça anlatılıp söylenirse ancak olur.

Ayrıca ailesinden uzakta yaşayan çocukların aileleri ile iletişim kanallarının açık, iletişimin sık ve sorunsuz olması gerekli. Yani çocuk veya ebeveyn rahatça birbirlerini arayabilmeli, özel konuşmalar yapabilecekleri bir ortam onlara sağlanmalı. Ebeveynlere çocuklarını sıkça ziyaret etme imkanları sağlanmalıdır.

8. Ebeveynler çocuklarına yönelik bir taciz veya tecavüzden şüphelenirse ne yapmalı?

İlk olarak çocukları ile sakin ve güvenli bir ortamda onları korkutmadan konuşabilirler. Sakince onlara son günlerde hoşlarına gitmeyen şekilde dokunan veya hoşlarına gitmeyen şeyler yapmaya zorlayan birileri olup olmadığı sorulabilir.

Konuşmayı kendiniz sakinliğinizi koruyarak yapamayacağınızı düşünüyorsanız bir ruh sağlığı profesyonelinden (psikolog veya psikiyatrist) yardım alabilirsiniz.
  • Çocuğun ilk açıklamasına verilen tepki çok önemlidir:
Çocuk sakin bir şekilde; panik olmadan, telaşa vermeden, sinirlenmeden dinlenmeli,

Çocuğa inanılmalı, kendisine olanların onun suçu olmadığı anlatılmalı. Bu gibi olayları söylemek çocuklar için hiç kolay olmaz.
  • Olanları anlatırlarsa:
İstismarcılarının onlara zarar vereceğinden,

Ebeveynlerini üzüp kızdıracaklarından

Ailelerinin kaosa itilip dağılacağından (özellikle de tacizci aile üyesi ise)

Ailelerinden koparılacaklarından korkarlar

Çocuk, tacizcinin ona tekrar zarara vermesi ihtimaline karşı korunmalıdır.

Bu noktada adli makamlarla iletişime geçmek gerekir. Çocuğun olası tıbbi sorunlarının tedavisi için tıbbi yardım alınırken bir ruh sağlığı profesyoneli ile iletişime geçerek mağdur çocuğun değerlendirilmesini ve gerekli görülen desteği almasını sağlamak önemlidir.
  • Unutulmaması önemli olan nokta şudur:
üstü kapatılarak veya olmamış gibi yaparak çocukların böylesi ciddi bir olayın üstesinden gelmesini beklemek yarardan çok zarar verecektir.

Susmak veya susturmak yaraları derinleştirirken konuşmanın iyileştirici olduğunu ve çocuk istismarı konusunda yetkin psikoterapist desteğinin iyileşmeyi hızlandırıcı olduğunu biliyoruz.

Olayın açığa çıkması sonrasında çocuğa adli süreçler konusunda bilgilendirme yapmak gerekir. Ona nasıl bir süreç yaşanacağını önden basitçe anlatmak süreci daha az sorunlu yaşamasına yardımcı olacaktır.

Çocuğun ailesi tarafından sevilmeye devam edildiğinin hatırlatılması, olanların onun suçu olmadığı ve ailesinin onu sevmeye devam ettiğinin çocuğa açıkça söylenmesi iyileşmenin başlaması için son derece önemlidir.

Kişiselbaşarı.com
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.04.16, 01:41   #2
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Konular: 707
Mesajlar: 3,696
Ettiği Teşekkür: 58110
Aldığı Teşekkür: 8875
Rep Derecesi : nurideniz34 isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Ruh Halim: Suspus
Thumbs up Cevap: Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar

4 torunum var..3 erkek 1 kız....hepsi de okula gidip geliyorlar....Allah muhafaza eylesin...
Gerçi hepsini de ya annesi ya babaannesi veya bendeniz okuldan alıyoruz....
__________________
....................................
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.04.16, 01:44   #3
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,703
Ettiği Teşekkür: 15539
Aldığı Teşekkür: 22130
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar

Allah bizimkileride cümlesinide korusun .
Maalesef bu günlerde kanayan yaramız çocuk istismarı

__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.04.16, 01:46   #4
Uzman Üye

StorMAnqeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2015
Konular: 211
Mesajlar: 2,323
Ettiği Teşekkür: 10126
Aldığı Teşekkür: 8768
Rep Derecesi : StorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Hasta
Standart Cevap: Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar

Okumakta güçlük çektim buz gibi ter döktüm inanılmaz bişey küçücük bebeklere nasıl anlatılırki senin bu kaşın bu gözün diye Hiçmi Allah korkunuz yok sapık ruhlu insancıklar .Kime güvnecek bu insanlar yah okulda korkarark yolarlarsa çocuklarını nasıl koruyacakclar ilim yuvasından .
göndrmsinlermi öğrenmeye .. Cocuğunuz yokmu adi peze.......ler ..(O )...cocukları..nedir derdiniz sizin ell kadar çocuklardan ne istiyosunuz..Ruh hastaları..Bir kaçını salandırcanki önek teşkil etsin bak baklım totlarının korkusundan yapa biliyolarmı bir daha..

__________________

Ve kadın gitti!
Seve seve gitti, acıya acıya gitti.
Söküp attı kangren olan ilişkiyi kalbinden ama,
bir daha kimseyi 'O adam' kadar sevemedi.....

İnan Durak Taş
StorMAnqeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz StorMAnqeL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 17.04.16, 13:59   #5
"Her Şey Güzel Oldu"

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3756
Mesajlar: 17,522
Ettiği Teşekkür: 73485
Aldığı Teşekkür: 67798
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar

__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 17.04.16, 15:17   #6
Yasaklı Üye

ugLy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2016
Konular: 1
Mesajlar: 329
Ettiği Teşekkür: 216
Aldığı Teşekkür: 965
Rep Derecesi : ugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kuskulu
Standart Cevap: Çocuk İstismarı Konusunda Önemli Soru ve Cevaplar

Anneler gün gezilerinden başlarını kaldırmadıkça
Babalar kahvehanelerde burunlarını sürtmekten ayıkmadıkça
bu düzen sürüp gidicektir.

Ve şunuda unutmayalımki,çocuk en çok yakınları tarafından istismara uğruyor.

Benim anlam veremediğim başka bir konuda neden bugünlerde bu konu bu kadar kanayan bir yara hale geldi?(Ensar olayı olmasaydı kim parmak basacaktı?)

Oysaki her zaman vardı.şimdimi aklımıza geldi?




8 çocuk 2 bebeğe tecavüz etti, 1'ini öldürdü!..
8 çocuk 2 bebeğe tecavüz etti, 1'ini öldürdü!.. Türkiye
26.04.2010 Pazartesi 08:31
metin boyutu
Siirt'in Pervari ilçesindeki YİBO’da okuyan 13-14 yaşındaki 8 öğrenci, iki ve üç yaşındaki iki bebeğe tecavüz etti. Bebeklerden birini havuzda boğarak öldürdüler, derede ölüme terk ettikleri bebek ise kurtuldu. Olaya karışan 1'i kız 9 öğrenci tutuklanmadı, ailelerinin yanında...

video haber
Erdoğan: Halep'ten binlerce sivil Türkiye'ye doğru harekete geçti
Kent merkezindeki Gazi İlköğretim Okulu'nda 4 kız öğrenciye iki yıl boyunca tecavüz edilmesi olayı ile gözaltına alınan 25 şüpheliden 15'inin tutuklanmasının ardından, şimdi de Pervari'deki tecavüz ve cinayet olayı ortaya çıktı.

Çoğu sınıf arkadaşı olan 8 erkek öğrencinin, aynı okulda okuyan kız öğrenci D.S.'nin kırda uygunsuz halde fotoğrafını çekip şantaj yaptıkları ve kendilerine cinsel ilişkiye girmeleri için küçük çocuk getirmesini istedikleri ortaya çıktı.

Tecavüze uğrayan ilk çocuk

İnsanın kanını donduran Pervari'deki olay, 15 Nisan 2009 tarihinde Pervari İlçe Emniyet Amirliği'ne başvuran H.S.'nin 2 yaşındaki oğlu E.S.'nin kaybolduğunu bildirmesiyle çorap söküğü gibi çözüldü.

Baba H.S. şikayetinde, "Dün akşam yemekten sonra evin alt kısmındaki depoda ben hayvanlara yem hazırlarken oğlum E.'yi kapı önünde bıraktım. 5 dakika sonra çıktığımda çocuğum kayboldu, tüm aramalara karşın bulamadım" dedi.

Polis arama başlatırken, evin yakınında bulunan Pervari Askerlik Şubesi'nin güvenlik kamerasına ait görüntüleri incelemeye aldı. İlçede aramaların yoğunlaştığı sırada minik E.S.'nin, YİBO öğrencileri tarafından Serkani Deresi Mevkii'nde bulunduğu haberi geldi.

Çamurlu ve elbiselerle, donmak üzereyken bulunduğu belirtilen E.S., Pervari Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Hastanede yapılan muayenede minik çocuğun vücudunun çeşitli yerlerinde kesik ve çürükler olduğu görüldü ve tecavüze uğradığı saptandı.

Minik kızı tecavüz edip öldürdüler

Polis, E.S.'ye tecavüz olayını çözmeye çalışırken bir gün sonra Pervari İlçe Emniyet Amirliği'ne ikinci bir kayıp çocuk ihbarı geldi. Bu kez tecavüze uğrayan E.S.'nin amcasının 3 yaşındaki kızı A.S. esrarengiz şekilde kayboldu.

Olay ilçede duyulunca A.S.'nin ailesini arayan bir kişi, "Ben o çocuğu 13- 14 yaşlarında bir kızla birlikte Serkani Deresi yönüne gittiğini gördüm" dedi.

Polisler ve ilçe halkından yaklaşık 200 kişi Serkani Deresi çevresinde minik A.S.'yi aramaya başladı. Saat 20.00 sıralarında derenin üst kısmında bulunan havuzun kenarında minik A.S.'nin cansız bedenini buldu. Yapılan otopside minik kızın, tecavüz edildikten boğularak öldürüldüğü belirlendi.

Polis birer gün arayla meydana gelen iki olayın da birbiriyle bağlantılı olduğunu belirleyerek, tecavüz edildikten sonra öldürülen A.S.'nin en son yanında görülen 13-14 yaşlarındaki kızı aramaya başladı. Amca çocukları olan iki kurbanın evlerinin yakınındaki Pervari Askerlik Şubesi ve bir akaryakıt istasyonun güvenlik kamerası kayıtlarını yeniden incelemeye aldı.

Görüntülerden tespit edildi

Görüntülerde iki çocuğun da kaybolmadan hemen önce 13- 14 yaşlarında bir kız çocuğuyla birlikte Serkani Deresi yönüne gittikleri, bu kızın öldürülen minik A.S.'yi kucağında taşıdığı saptandı. 2 minik çocuğun babaları, bu kızın, dieğer kardeşlerinin kızı olan yeğenleri, Pertek Atatürk YİBO öğrencisi o dönem 14 yaşında olan D.S. olduğunu teşhis etti.

Gözaltına alınan D.S., 2 kuzenine tecavüz edip birini öldürenlerin, kendisi gibi YİBO'da okuyan ve o tarihte yaşları 13 ile 14 arasında değişen H.T., Y.Ş., H.T., M.T., M.K., C.Ş., S.G. ve A.F.K. olduğunu söyledi.

Tüyler ürpertici cinayeti itiraf ettiler

YİBO öğrencileri savcının talimatıyla gözaltına alındı. İfadelerinde çoğu sınıf arkadaşı olan 8 erkek öğrencinin, aynı okulda okuyan kız öğrenci D.S.'nin kırda uygunsuz halde fotoğrafını çekip şantaj yaptıkları ve kendilerine cinsel ilişkiye girmeleri için küçük çocuk getirmesini istedikleri ortaya çıktı. İfadelere göre tecavüz ve cinayet olayı şöyle gelişti:

"Kız öğrenci D.S., önce amcasının oğlu 2 yaşındaki E.S.'yi, Serkani Deresi'ne getirip 8 erkek öğrenciye teslim etti. Öğrenciler çocuğa sırayla tecavüz ettikten sonra öldürmek için dereye batırıp çıkardı ve boğulduğunu sanarak oraya terk edip kaçtı. Ertesi gün herkes E.S.'yi ararken yeniden dere kenarına giden 8 öğrenci, çocuğun ölmediğini görünce ilçe merkezine götürüp onu bulmuş gibi bıraktı.

Aynı gün D.S.'yi yine tehdit eden 8 erkek öğrenci, bu kez kendilerine küçük yaşta kız çocuğu getirmesini istedi. D.S. de diğer amcasının 3 yaşındaki kızı A.S.'yi "Sana cips alacağım" diyerek kandırıp getirerek 8 öğrenciye teslim etti. Minik A.S.'ye sırayla tecavüz eden öğrenciler, ardından onu boğarak öldürüp cesedini havuz kenarına bıraktı"

Vali Şentürk: "9 çocuk tutuklanmadı"

Siirt Valisi Necati Şentürk, "Şu an çocuklar cezaevinde değil ailelerinin yanında" dedi.

Daha önce haklarında işlem başlatılan kız öğrenci D.S. ile erkek öğrenciler H.T., Y.Ş., H.T., M.T., M.K., C.Ş., S.G. ve A.F.K., önce Çocuk Esirgeme Kurumu'nda gözlem altına alındığı, ardından 'cinayet', 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı', 'Çocuğun nitelikli cinsel istismarına yardım etmek', 'hürriyeti tahdit' suçlamasıyla tutuklandığı belirtilmişti.

Şüphelilerin işledikleri suçun, hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine sahip olup olmadıklarının saptanması için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istendi.

Adli Tıp Kurumu raporunda şüphelilerin yaptıklarının bilincinde oldukları ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu da kaydedildi.

Olayla ilgili soruşturmayı tamamlayan Pervari Cumhuriyet Savcılığı hazırladığı fezlekeyi Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılması için Siirt Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi.

Bakan Kavaf'tan açıklama

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Siirt Pervari'de bir çocuğun öldürüldüğü, bir çocuğun da yaralandığı cinsel taciz olayının bir yıl önce olduğunu belirterek, ''O zaman suçun mağduru olan bütün çocuklar, kurumlarımızda koruma altına alındı, suçun faili çocuklarla ilgili olarak Savcılık gereken işlemleri başlattı'' dedi.

Bakan Kavaf, ''Bizim bu şekilde cinsel istismara uğramış, suç mağduru kızlarımıza rehabilitasyon hizmeti verdiğimiz sosyal bakım ve rehabilitasyon merkezlerimiz var. Türkiye'de 14 merkez var. Onlardan birine alarak rehabilitasyonlarına devam edeceğiz, onların yeniden sağlıklı insanlar olarak hayata dönmeleri noktasında elimizden geleni yapacağız. Onlar bizim güvenliğimiz altında, bizlere emanet edilmiş çocuklar...'' diye konuştu.

Belediye Başkanı: "Toplumsal bir suçlama yapılmamalı"

Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ise Siirt'teki cinsel istismar iddiasıyla ilgili ''Kimliğine ve mevkine bakılmaksızın kim olursa olsun üzerine gidilmelidir, ancak bunu yaparken toplumsal bir suçlama yapılmamalı'' dedi.

Üskül: "İki müfettiş görevlendirildi"

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, olay sonrasında Siirt Valiliğinin talebi üzerine Milli Eğitim Bakanlığından iki müfettiş görevlendirildiğini, yapılan idari soruşturma neticesinde olayda ihmali görülen 4 kişi hakkında disiplin cezası uygulandığını bildiren Üskül, "Komisyonumuz benzer olayların tekrar etmemesi adına sorumluların hak ettiği cezayı alması hususunda takipçiliğini sürdürmekle birlikte, bu tür olaylara sebebiyet veren tüm sosyal etkenlerin araştırılması hususunda gerekli çalışmaları yapacaktır" dedi.

AK Parti Siirt Milletvekilleri ve Siirt İl Yönetimi de yaptığı yazılı açıklamada, "Cinsel istismar olayını kınıyor, lanetliyor ve suçluların bir an önce hak ettikleri cezaya çarptırılmalarını Yüce Türk adaletinden bekliyoruz" denildi.

21 muhtardan ortak açıklama

Siirt'teki 21 mahalle muhtarı adına açıklama yapan Veysel Karani Mahallesi Muhtarı Hacer Çıtak, böyle bir konudan dolayı gündeme gelmiş olmaktan büyük bir üzüntü ve utanç duyduklarını söyledi.

Siirt Valiliğinin önünde toplanan 21 mahalle muhtarı adına hazırlanan açıklamayı okuyan Hacer Çıtak, bu olayların Siirtlilere mal edilmemesini istediklerini belirtti.

Olayların bütün Siirtlileri üzdüğünü, bu haberlerin Siirt'i karalama kampanyasına dönüştüğünü ifade eden Çıtak, şöyle konuştu: "Siirt'i karalama kampanyaları hepimizi daha da üzüyor. Mahallelerin temsilcileri muhtarlar olarak inanıyoruz ki gerek sayın valimiz gerek emniyet müdürlüğü gerekse milli eğitim müdürlüğü ellerinden gelenin fazlası için çalışıyor. Sonuna kadar onların destekçi olacağız. Bu iğrenç olaylar birkaç ruh hastası kişinin yaptıklarıdır. Tüm Siirtlilere kötü yakıştırma yaşatanlar hak ettikleri cezayı sonunda alacaklardır.

Konunun hassasiyeti ve olayın adli makamlarca takip edilmesinden dolayı olayın içeriğiyle ilgili yorum yapmayı uygun bulmuyoruz. Basın ve bizi izleyen herkesten ricamız dedikodulara aldırmayıp sonucu beklemeleri, olayın bütün Siirtlilere mal edilmemesi ve sağduyulu davranmalarıdır. Şu an böyle bir konudan dolayı gündeme gelmiş olmaktan büyük bir üzüntü ve utanç duyuyoruz. Bir çuval cevizin içinden mutlaka bir çürük ceviz çıkar demişler. Bu olayı esef ve şiddetle kınıyoruz. Siirt merkez muhtarları olarak bu ve benzeri olayların bir daha yaşanmamasını diliyoruz."




“AB 2011 Türkiye İlerleme Raporu” ve çocukların istismarı…

Bilindiği gibi 20 Kasım 1959 da BM Çocuk Hakları Bildirisi kabul edildi. Bu bildiri 1925'te Cenevre'de yapılan Çocukların Refahı için Dünya Konferansı'nda hazırlanan ve 54 ülke tarafından imzalanan Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi'nin güncellenmiş haliydi. Fakat, bu bildirgenin ilan edilmesi çocuk hakları konusundaki tartışmaları dindirmedi: Bildirgenin çerçevesinin dar olduğu, ülkeler arasında yeteri kadar yaygınlaştırılamadığı ve ilkelere uyulmadığı tartışmaları 20 Kasım 1989 tarihine kadar devam etti. Bildirge bu tarihte bir kez daha güncellendi ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi (UN Convention on the Rights of the Child ) olarak düzenlendi. Türkiye bu sözleşmeye 14 Eylül 1990'da imza attı ve 11 Aralık 1994'te Resmi Gazete'de yayınlayarak yürürlüğe koydu. 20 Kasım, Birleşmiş Milletlerin 20 Kasım 1989'da Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni kabul etmesi nedeniyle "Evrensel Çocuk Günü" olarak ilan edildi ve halen "Dünya Çocuk Hakları günü" olarak kutlanıyor.
Ancak; Avrupa Birliği (AB) 2010 İlerleme Raporu'nda Türkiye'deki çocuk hakları ihlalleri, çocuklar maddi durum, sağlık ve çevre ile eğitim konularında 30. sırada yer alıyor.
Bu liste, CHP Milletvekili Sn. Sezgin Tanrıkulu’nun verdiği bir önerge ile ortaya çıktı. Sn. Tanrıkulu, konu ile ilgili olarak şunları söylemiş: “Ne acıdır ki bu dipnot bazı çocuklarımıza yönelik istismarın ötesinde tecavüz de edildiği gerçeğini yüzümüze çarpmaktadır. Bu dipnot bile tek başına yürek burkan, travmatik bir durumdur.
Yalnızca 2011 yılı verileriyle bile görüyoruz ki 81 ilin tümünde tecavüz, çocuk istismarı ve taciz davası var. Türkiye’nin asıl ilgilenmesi gerektiği öncelikli meseleler arasında bunun olduğun görülüyor. Türkiye topyekûn bir çürümenin içinde, bu veriler de bunun haritası. Vakit geçirmeksizin TBMM’nin en azından bir araştırma komisyonuyla meseleye ışık tutması gerekiyor. Bu yönde adım atacağım.” *
AB 2011 yılı İlerleme Raporu, ülkemiz için çocuk hakkı ihlallerine ilişkin karanlık bir tablo çiziliyor. Bu rapora göre;
* Ortaöğretim okullaşma oranında cinsiyetler arasındaki farkta artış var.
* Okul kitaplarından cinsiyetle ilgili önyargılar tam olarak kaldırılmıyor.
* Çocuklar arasındaki fakirlik oranı orantısız şekilde yüksek. Altı yaşın altında olanlar için bu oran yüzde 24, kırsal kesimde ise yüzde 49 civarında.
* Çocuklara yönelik aile içi şiddetle mücadele edecek etkili bir mekanizma bulunmuyor.
* Tam zamanlı çocuk yuvalarındaki şartların iyileştirilmesi gerekiyor.
* Çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda henüz ölçülebilir bir gelişme yok.
* Çocuk işçiliğini ortadan kaldıracak entegre bir sistem bulunmuyor.
* Terörle Mücadele Kanunu'nda, "ağırlaştırıcı koşulların" çocuklara uygulanamayacağı ve çocukların sadece çocuk mahkemelerinde veya çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanacağı öngörülmesine rağmen kanun tam olarak uygulanmıyor.
* Çocuk ıslahevi sayısı yetersiz.
* Çocuk Koruma Kanunu, 81 ilde çocuk mahkemelerinin kurulmasını gerektirmesine rağmen, bu mahkemelerin olmadığı illerde çocuklar, yetişkin mahkemelerinde yargılanıyor.
* Çocuk mahkemelerinde davalar uzun sürüyor.
* Yaşları 12-18 arasında değişen 2 bin 500 çocuk hapishanede. Ancak çocuklar için hapis cezasının en son başvurulan ceza yöntemi olması ve en kısa süreyi kapsaması gerekiyor.2010 yılı istatistiklerine göre, Türkiye'de 0-18 yaş grubu, nüfusun yüzde 35'ini oluşturuyor."
Sn. Tanrıkulu’nun soru önergesi üzerine Adalet Bakanı Sn. Sadullah Ergin, "Türkiye'nin tecavüz, çocuk istismarı ve taciz suçları" haritasını açıkladı. Bakan Ergin'in 81 ilde açılan davalar ışığında açıkladığı verilere göre, İstanbul'da 2011 yılında bin 486 tecavüz ve 2 bin 488 çocuk istismarı vakası yaşandı, İstanbul'u bu vakalarda İzmir ve Ankara takip ediyor.” açıklamasını yaptı. **
“…..Gördüğüm en çirkin harita bu. Türkiye’de il il taciz, tecavüz ve istismara uğrayan çocukların istatistiklerini alt alta görünce utandım. Sen de utan Türkiye… Bir erkek olarak utan, bir baba olarak utan. Böyle insanlarla aynı coğrafyada nefes almaktan utan. Sessiz kalmaktan, kayıtsız kalmaktan utan. Kimse ahlak, namus edebiyatı yapmasın. ‘Büyüklere saygı, küçüklere sevgi’ demesin.” ***
“Belki de her gün yanı başımızda; oturduğumuz sokakta, mahallede, şehirde sayısız çocuk kayboluyor veya cinsel istismara maruz kalıyor. Ne biz bu çocuklardan haberdarız ne de onlar seslerini bir yerlere duyurabiliyor… Türkiye, kayıp çocuklar ve cinsel istismara maruz kalan çocuklar gerçeğiyle Kayseri’de yaşanan vahşetten sonra bir kez daha yüzleşmeye başladı. 21 Eylül 2009’da (Ramazan Bayramı’nın ikinci günü) şeker toplamaya çıkan Dilruba (7) ile ağabeyi Ahmet Tuna Tekin (8) ve Türkan Ay (11) kaybolmuştu. 1,5 yıl sonra çocukların cesedine ulaşıldı. Birine tecavüz edildiği, diğer ikisinin ise pedofil (sübyancılık, psikoseksüel rahatsızlık) katil Uğur Veli G. tarafından boğularak öldürüldüğü belirlendi. Daha önce de benzer vakalar yaşanmıştı; ama Kayseri olayı çocuklara yönelik yeni politikaların geliştirilmesi ve ebeveynlerin daha duyarlı olması için bir milat niteliğinde. Çünkü olayı araştırınca karşımıza korkunç fakat adı henüz konmamış bir tablo çıkıyor. Öyle ki, Türkiye’de her 4 saatte bir, çocuk cinsel istismarı yaşanıyor. Türkiye dünyada çocuk istismarı (özellikle cinsel istismar) sıralamasında üçüncü. Lakin bu konuda sağlıklı bir veri veya bilgi bankası yok. Çünkü özel kurumların, üniversitelerin veya devlet birimlerinin yapmış olduğu çalışmalarda ortaya çıkan rakamlar birbiriyle çelişiyor ve sağlıklı bir tablo ortaya konulamıyor. Diğer bir etken, olayların çocuk tarafından bir şikâyete dönüştürülememesi veya aile içinde kalması. Hâl böyle olunca da vakalar resmî kayıtlar dışında kalıyor.” ****
81 il’in rakamlarını alt alta toplayınca insan olarak utanmak lazım….
İnanması zor ama gerçek; 2011’de tam 40 bin çocuk geçen yıl taciz, tecavüz ve istismara uğramış.
Her kötülüğün ve iyiliğin merkezi olan, küçük Türkiye özelliğine sahip İstanbul’da 2011’de 1486 tecavüz, 2 bin 488 çocuk istismarı, 2 bin 223 taciz davası açılmış. Ankara’da 1162 çocuk istismarı, 566 tecavüz ve 62 taciz davası açılmış. İzmir’de ise 568 tecavüz, 981 istismar ve 901 taciz davası açılmış.
Acaba, yeni yerleşim alanları, residenceler ile bu tablo değişebilir mi?!...
Gerçekten durum vahim…Muhafazakarlıkta, milliyetçilikte, namus konularında, dini konularda v.b. kendini öne çıkaran insanlarımızın bu hali nedir?
Sosyologlarımız derhal ülke çapında tarama/araştırma yapıp Başbakanlığa rapor vermelidirler. Yoksa bu konu içinde akil adamlar heyetinin kurulmasını bekleyeceğiz?!...
Ayrıca, 2011 den beri nu konuda neden gerekli işlem/çalışma yapılmamıştır?
Raporu saklamak/saman altı yapmak ne derece doğrudur?
Görevini ihmal edenler için mutlaka gereği yapılmalıdır…
Görevler/makamlar, “yan gelip yatma yerleri değil”, ülke için, insanlarımızın mutluluğu için çalışma yerleridir…
Kurumlarımız ne için vardır?
Devlet adamları, siyasetçiler, gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, “Salı konuşmalarıydı, anayasaydı, açılımdı, Gezi olayıydı, barıştı” derken…
Birileri sisli havadan nasiplenmesinler…
Bir sanatçı/akademisyen olarak,
Raporu okurken,
“On binlerce çocuk saldırıya uğruyor” diye yazarken bile utanıyoruz…
Bakacak yüzümüz kalmıyor…
Yazık…


YÜZÜN KALSAYDI
HANGİ TESELLİYLE AVUNAYIM Kİ?
YÜZÜME BAKACAK YÜZÜN KALSAYDI
SÖYLE SENİ NASIL SAVUNAYIM Kİ?
YÜZÜME BAKACAK YÜZÜN KALSAYDI

UCUZA HARCADIN GÜZEL SÖZLERİ
YOK YERE AĞLATTIN GÜLEN GÖZLERİ
ÖMRÜMCE SAKLARDIM SENDEN İZLERİ
YÜZÜME BAKACAK YÜZÜN KALSAYDI

HER ŞEYİ EN BAŞTAN SÖYLEMİŞTİM BEN
KAÇ DEFA YIKILIR BU ZAYIF BEDEN
BELKİ AFFEDERDİM , BİR GÜN ANİDEN
YÜZÜME BAKACAK YÜZÜN KALSAYDI

Fatoş Koçarslan / 12 Şubat 2013


*Milliyet,24.05.2013
** CNN TURK
*** Şener, Nedim; Utan Türkiye 40 bin kere utan, Posta, 24.05.2013
**** Söylemez, Haşim; Aksiyon, 4 Nisan 2011


Ve buna benzer bir çok utanç verici tablolar mevcuttur.
Her uyanışa bir sesli patlama gerekir.Umarım bu hayırsız gelişmeler güncel olmakla kalmazda zihniyeti değistirir.
ugLy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
cevaplar, çocuk, istismarı, konusunda, Önemli, soru, İstismarı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 06:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.