Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Sağlığımız ve Hastalıklar > Psikoloji

Psikoloji Psikoloji, psikiyatri ve kişisel gelişim


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 06.09.16, 01:21   #1
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,703
Ettiği Teşekkür: 15539
Aldığı Teşekkür: 22130
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!

Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!



Teşhis konulmamış dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocukların uygun tedavi ve yönlendirme yapılmadığı takdirde eğitim ve iş hayatlarında ciddi başarısızlıklar yaşayabildiğini söyleyen Psikiyatri Uzm. Dr. Asil Budaklı, hiperaktif teşhisini doktorun koyması gerektiğini söyledi.

Çocuğunuz yerinde durmuyor, kıpır kıpır ve sürekli hareket halinde, evde kırılmadık cam, vazo bırakmadı.

Üstelik şimdi de okula başlamak üzere. Siz hiperaktif olduğunu düşünüyorsunuz peki gerçekten öyle mi?

Tavsiye eğer çocuğunuzun hiperaktif olduğundan şüpheleniyorsanız mutlaka alanında uzman bir psikiyatriste göstermeniz.

Aksi halde çocuğunuzun parlak olabilecek geleceğini istemeden karartabilirsiniz.

Bazı erişkin hastalarımız madde bağımlılığı şikâyetiyle geliyor, incelemelerimizde nedenin dikkat eksikliği olduğu ortaya çıkıyor.

Oysa okul başlamadan önce yapılacak klinik değerlendirme ve basit testlerle hiperaktif olup olmadığı belirlenebilir, çocuğunuzu böylece doğru yönlendirebilirsiniz.
  • HİPERAKTİVİTE SON DÖNEMİN GÖZDE RAHATSIZLIĞI
Çocuğu yerinde durmayan, sıkça yaramazlık yapan birçok ebeveyn “Benim çocuğum hiperaktif” diyebiliyor. Uzmanlara göre ise “hiperaktivite” teşhisi sadece hekimler tarafından konulmalı.

Çünkü sözü edilen “hiperaktivite” geçiştirilebilecek bir rahatsızlık değil, nörobiyolojik temelleri olan ciddi bir bozukluk.

Yaramazlık her ne kadar hiperaktivite belirtisi olabilse de bu durum tek başına tanı koymamız için elbette yeterli değil. Burada hiperaktivite için ayrıcı özelliklerden biri çocuğun sakin durması gereken durumlarda da hareketlerini engelleyememesi.

Kastedilen ebeveynin sözlü “otur oğlum, kızım” uyarılarına cevap alamaması değil; örneğin sınıfta ya da sırada yerine duramaması, sürekli başka şeylerle ilgilenmesi, dikkatini sadece kısa sürelerde (birkaç dakikalık) toplayabilmesidir.

Hiperaktif çocuk dürtüleriyle hareket eder, eylemin sonunu düşünmez. Aklına geldiği zaman konuşur, sözün ona geçmesini beklemez, başkasının sözünü keser, kendisine verilen işlerde zamanlama problemleri yaşar, ödevlerini yaparken güçlük çekebilir.
  • İLAÇ VE DAVRANIŞSAL TEDAVİLERLE KONTROL ALTINA ALINABİLİR
Burada asıl önemli olan “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” tanısının bir klinikte bilimsel olarak konabilmesidir. DEHB tanısının sadece hekimler tarafından konduğunu ısrarla vurgulamak gerekiyor.

Çünkü DEHB; geçici olmayan, kişinin ileriki yaşam standartlarının şekillendiği eğitim öğretim sürecinde, başarı çıtasını aşağı çekebilen önemli bir bozukluktur.

Klinik şartlarında bilgisayar ortamında belli bir sistem ve rastgele kart eşleştirmesi üzerinden kişinin performansını ölçen Moxo, klinisyenin hastadan aldığı cevaplarla düzenlediği Diva, Wender Utah derecelendirme ölçeği gibi kliniklerde uygulanan testlerle hem DEHB tanısının şiddetini hem de tedavinin etki derecesini rahatlıkla değerlendirebiliyoruz.
  • HİPERAKTİVİTESİ OLAN ÇOCUK ZEKİ MİDİR?
Zekâ; bir bilgiyi zihne alma, onu işleme, kalıcı hafızada saklama ve sınav ya da yaşam olayları karşısında tutarlı bir şekilde kullanmayla değerlendirilebilecek bir bütündür.

DEHB’de hafıza sorunu olmasa bile bilgiyi alma, işleme ve gerektiği yerde kullanma zincirinden mutlaka birinin ciddi anlamda etkilendiğini, bir türlü istenen performansa ulaşılamadığını görüyoruz.

Bu bağlamda tedavi edilmemiş DEHB’si olan kişilerin ileriki yaşamlarında “var olan bu zeka potansiyelimle şimdi çok daha iyi yerlerde olabilirdim ama olmadı’’.

Çoğu zaman bu şikâyetlerin ardında da hiperaktif çocukların tedavi edilmediğinde dikkatini sürdürememesine, bilgiyi doğru yerde kullanamamasına bağlı olarak derslerinde yaşadığı başarısızlıklar yatıyor.

Doğru gözlemle çok küçük yaşlarda teşhis edilen ve tedavisi düzenlenenler başarılı bir okul grafiği çizerken, tedavisi düzenlenmemiş bireyler ise zorlu bir okul yaşantısına sahip oluyorlar.
  • TEDAVİ EDİLEMEYEN HİPERAKTİVİTE MADDE BAĞIMLILIĞI NEDENİ OLABİLİR
Toplum arasında bir yanlış algı da “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’’nun sadece çocuklarda görüldüğü.

Çocukluk döneminde belirti gösteren bu bozukluk “yaramazlık ya da tembellik” denilip geçildiğinde yetişkinlik dönemlerinde de hayatı olumsuz yönde etkiliyor.

Eğitim yaşamındaki başarısızlıkların ardından bu kez iş ve özel hayatta olumsuzluklar başlıyor; verilen işlerin zamanında bitirilememesi, dikkatsizlikler, ani tepkisellik, sabırsızlık vs iş ve para kayıplarını da beraberinde getiriyor. Kişi bankada sıra bekleyemiyor, trafikte bekleyemiyor, çabuk sinirleniyor vs.

Uzmanlar çok daha tehlikeli ve ciddi bir noktaya daha işaret ediyor; madde bağımlılığı… Bize madde bağımlısı olarak tedavi için gelen hastaları değerlendiriyoruz.

Öyle ki madde kullanımının başlangıç ve devam şekline, tedavi yanıtsızlığına baktığımızda Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğunun etkisinin azımsanmayacak derecede fazla olduğunu görüyoruz. Biz buna self medikasyon, kendi kendine tedavi diyoruz.

Yani kişi dikkat eksikliğini, huzursuzluğunu giderebilmek için maddeye yöneliyor ve maddenin onu rahatlattığını, daha sakin olabildiğini düşünmesini sağlıyor ve maalesef kişi kullandıkça da bağımlı hale geliyor.


Aktüelpsikoloji.com
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.09.16, 23:05   #2
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1693
Mesajlar: 9,856
Ettiği Teşekkür: 58567
Aldığı Teşekkür: 36846
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!

Önemli bir konu. Bilgiler ve paylaşım için teşekkürler ellerine sağlık canım.
__________________
Gülümsün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Gülümsün'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.09.16, 23:18   #3
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Konular: 707
Mesajlar: 3,696
Ettiği Teşekkür: 58110
Aldığı Teşekkür: 8875
Rep Derecesi : nurideniz34 isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Ruh Halim: Suspus
Standart Cevap: Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!

Elbette ki ilgili doktoru tanıyı koyacaktır...
__________________
....................................
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.09.16, 23:43   #4
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1508
Mesajlar: 14,465
Ettiği Teşekkür: 59964
Aldığı Teşekkür: 51400
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!

Bunlar çok ince konular ama son yıllarda ülkemizde aile yaşamını çok derinden etkileyen konular.

Kafamdan sallıyorum şimdi:

Anne-baba sabah 6 civarında kalkmış. Çocuğu ya yuvaya ya da ninesine-dedesine falan bırakmış. Akşam 18 civarında geri alıp evlerine gidecekler.

Yani çocuk ortalama 12 saat başka bir ortamda hem aktivitesini yaşamış, hem de dinlemiş ya da büyük bir olasılıkla uyumuş ve hala dinç bir vaziyettedir.

Anna-baba ise 12 saat uykusuz, dinlenmeden devamlı emek sarfederek tüm enerjilerini tüketmiştir.

Burda dikkat edilmesi gereken husus; anne-babanın meslek hayatı gereği 12 saatlik bir aktiviteden sonra fiziken ve manen hiperpasif pozisyonda olacaklarıdır.

Tam da bu noktada gün boyunca aktif olduğu gibi dinlenme ve uyuma fırsatlarına da sahip olmuş çocuğun enerji depoları tükenmemiştir.

Ancak anne ve babanın ki tükenmiştir.

...

Burda hiperpasifize noktasına gelen anne ve babaya, enerji depolarını tüketmeyen bir çocuk normal olarak ''hiperaktif'' olarak görünür.

Ancak gerçek bu değildir.

Anne ve baba enerji depolarını tüketmiş, çocuk ise gün boyunca uyuyup, dinlenerek enerji depolarını yenilemiştir.

Enerji depoları tükenen ebeveynler doğal olarak enerji depolarını yenileme olanağına sahip çocuklarını aktivite edip, enerji depolarını boşaltamazlar.

İşte böylelikle normal bir çocuk ''hiperaktif'' bir çocuk durumuna getirilir. Bizim psikologlar da bu durumlara mal bulmuş mağrubi gbi atlar ve sorun çözücü olarak tıbbi kimliklerini tebliğleme yarışına girerler.

Neticede çocuk ''sorunlu çocuk'' haline getirilmiştir. Ancak asıl sorun gün boyunca enerjilerini tüketmiş ve hem manen hem de fiziken boş bir çuvala dönüştürülmüş ebeveynlerdir.

Kapitalist sistem ana ve babanın emeğine muhtaç olduğu için onların emeklerini gün boyu sömürür. Çocuklarına harcayacakları emeklerini kendi çıkarı ve kar hırsı için tüketir.

Ve yine bu emek sömürüsü odaklı sistem nedeniyle ana-babanın çocuklarına harcaması gereken zaman hiç gündeme getirilmez. Sorunun faturası çocuğa çıkarılarak çocuk hormon frenleyici ilçlarla aptallaştırılarak ana-babanın ertesi günkü emek sömürüsünün devamına sağlayacak sahte bir ortam sağlanır.

Gerçek bir psikolog moda tabirle hiperaktif çocuk masallarına hemen kanmaz. Aynı zamanda ana-babanın gün boyunca nasıl hiperpasivize edilip, çocuklarına bakamaz hale geldiklerini de araştırır.

Hiperaktiv diye teşhis konulan bir çok çocuğun asıl sorumlusu ana-babayı hiperpasif hale getiren sömürü çarkıdır.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.09.16, 01:22   #5
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,703
Ettiği Teşekkür: 15539
Aldığı Teşekkür: 22130
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Aristo Mesajı göster
Bunlar çok ince konular ama son yıllarda ülkemizde aile yaşamını çok derinden etkileyen konular.

Kafamdan sallıyorum şimdi:

Anne-baba sabah 6 civarında kalkmış. Çocuğu ya yuvaya ya da ninesine-dedesine falan bırakmış. Akşam 18 civarında geri alıp evlerine gidecekler.

Yani çocuk ortalama 12 saat başka bir ortamda hem aktivitesini yaşamış, hem de dinlemiş ya da büyük bir olasılıkla uyumuş ve hala dinç bir vaziyettedir.

Anna-baba ise 12 saat uykusuz, dinlenmeden devamlı emek sarfederek tüm enerjilerini tüketmiştir.

Burda dikkat edilmesi gereken husus; anne-babanın meslek hayatı gereği 12 saatlik bir aktiviteden sonra fiziken ve manen hiperpasif pozisyonda olacaklarıdır.

Tam da bu noktada gün boyunca aktif olduğu gibi dinlenme ve uyuma fırsatlarına da sahip olmuş çocuğun enerji depoları tükenmemiştir.

Ancak anne ve babanın ki tükenmiştir.

...

Burda hiperpasifize noktasına gelen anne ve babaya, enerji depolarını tüketmeyen bir çocuk normal olarak ''hiperaktif'' olarak görünür.

Ancak gerçek bu değildir.

Anne ve baba enerji depolarını tüketmiş, çocuk ise gün boyunca uyuyup, dinlenerek enerji depolarını yenilemiştir.

Enerji depoları tükenen ebeveynler doğal olarak enerji depolarını yenileme olanağına sahip çocuklarını aktivite edip, enerji depolarını boşaltamazlar.

İşte böylelikle normal bir çocuk ''hiperaktif'' bir çocuk durumuna getirilir. Bizim psikologlar da bu durumlara mal bulmuş mağrubi gbi atlar ve sorun çözücü olarak tıbbi kimliklerini tebliğleme yarışına girerler.

Neticede çocuk ''sorunlu çocuk'' haline getirilmiştir. Ancak asıl sorun gün boyunca enerjilerini tüketmiş ve hem manen hem de fiziken boş bir çuvala dönüştürülmüş ebeveynlerdir.

Kapitalist sistem ana ve babanın emeğine muhtaç olduğu için onların emeklerini gün boyu sömürür. Çocuklarına harcayacakları emeklerini kendi çıkarı ve kar hırsı için tüketir.

Ve yine bu emek sömürüsü odaklı sistem nedeniyle ana-babanın çocuklarına harcaması gereken zaman hiç gündeme getirilmez. Sorunun faturası çocuğa çıkarılarak çocuk hormon frenleyici ilçlarla aptallaştırılarak ana-babanın ertesi günkü emek sömürüsünün devamına sağlayacak sahte bir ortam sağlanır.

Gerçek bir psikolog moda tabirle hiperaktif çocuk masallarına hemen kanmaz. Aynı zamanda ana-babanın gün boyunca nasıl hiperpasivize edilip, çocuklarına bakamaz hale geldiklerini de araştırır.

Hiperaktiv diye teşhis konulan bir çok çocuğun asıl sorumlusu ana-babayı hiperpasif hale getiren sömürü çarkıdır.



İşte istediğim yorum

Teşekkürler @Aristo


__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
hekim, hiperaktivite, koymalı, tanısını


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:49.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.