Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Sağlığımız ve Hastalıklar > Psikoloji

Psikoloji Psikoloji, psikiyatri ve kişisel gelişim


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 27.01.09, 04:39   #1
Uzman Üye

Minerva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 276
Mesajlar: 1,188
Ettiği Teşekkür: 624
Aldığı Teşekkür: 2292
Rep Derecesi : Minerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmedeMinerva muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Anksiyete Bozukluğu

Kaygı Bozukluğu,Bunaltı Bozukluğu
Anksiyete bozuklukları her biri kendine özgü nitelikler taşıyan bir çok hastalığı içeren bir tanı kümesidir. Bu kümede bulunan hastalıklar arasında yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, agorafobi, özgül fobi, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, posttravmatik stres bozukluğu, akut stres bozukluğu, bedensel hastalıklara bağlı anksiyete bozuklukları, madde/ilaç kullanımına bağlı anksiyete bozuklukları bulunmaktadır.

Yaygın anksiyete bozukluğu’nun temel belirtisi kişinin sürekli aşırı kaygılı olması ve bir çok konuda yersiz biçimde kötü bir şey olacağı endişesi (endişeli beklenti) içinde olmasıdır. Yaygın anksiyete bozukluğu olan hastalarda aşırı kaygı ve endişeli beklenti dışında, huzursuzluk, kolay yorulma, konsantrasyon güçlüğü, kolay parlama, kas gerginliği, uyku bozuklukları da görülmektedir.

Panik bozukluğunda zaman zaman tekrarlayan anksiyete atakları söz konusudur. Panik atağı olarak adlandırılan bu anksiyete atağı sırasında hastada çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi gibi şiddetli bedensel belirtiler görülür; hastalar panik atağı sırasında bu belirtiler yanında ölüm korkusu ya da kontrolünü kaybedeceği (“delireceği”) korkusu da yaşar. Bu anksiyete atakları dışında hastaların çoğunda atağın yineleyebileceği korkusundan başka belirti bulunmaz. Bazı hastalarda ise atağın yineleyebileceği korkusu nedeniyle yalnız başına kalmaktan ya da bir yere gitmekten kaçınma da görülür.

Agorafobi, panik atağı ya da panik atağında görülen belirtilere benzer belirtilerin ortaya çıkacağı korkusu nedeniyle bazı yerlerden ve durumlardan kaçınmadır. Tek başına evde kalamama, tek başına dışarı çıkamama, bir araçla yolculuğa çıkamama bu hastalığa örnek olarak verilebilir.

Özgül fobi, belli bir nesne ya da durumla karşılaşıldığında yaşanan mantıkdışı korkudur. Kişi yaşadığı korkunun saçma olduğunu bilir, fakat bu nesneyle ya da durumla karşılaşmaktan kaçınır. Kedi-köpek gibi hayvanlardan korkma ve asansör korkusu bu hastalığa örnek olarak verilebilir.

Sosyal fobide, bir topluluk içinde diğer insanların gözünün üzerinde olabileceği durumlarda çeşitli etkinliklerde (konuşma, yemek yeme gibi) bulunmaktan ya da bir etkinlikte bulunduğunda küçük düşeceği ya da utanacağı davranışlar yapmaktan korkma söz konusudur. Sosyal fobisi olan kişiler bu nedenle topluluk içinde konuşmaktan kaçınırlar. Bir topluluk içinde bulunmak ya da konuşmak zorunda kaldıklarında da büyük sıkıntı yaşarlar.

Obsesif-kompulsif bozuklukta kişide obsesyon ve/veya kompulsiyon bulunur. Obsesyon (saplantı) kişinin isteği dışında aklından geçen, saçma olduğunu bildiği halde bilinçli çaba ile kovulamayan, yineleyeci düşüncelerdir. Kompulsiyon (zorlantı) ise kişinin yapmak istemediği halde kendisini yapmaktan alıkoyamadığı yinelenen hareketlerdir. Hem obsesyon hem kompulsiyon, mantıkdışı olduğu bilindiği ve çaba harcandığı halde engellenemez.

Post-travmatik stres bozukluğu ve akut stres bozukluğu ise herkes için ciddi zorlanmalar yaratabilecek kaza, doğal afet, işkence, savaş gibi koşullar sonrasında ortaya çıkan ve kişinin yaşadıklarının yeniden canlanması sonucu yoğun anksiyetenin yaşandığı klinik bir tablodur.

Bedensel hastalıklara bağlı anksiyete bozukluklarında bedensel hastalığın doğrudan beyini etkilemesi sonucunda her türlü anksiyete belirtisinin (anksiyete, endişeli beklenti, panik atağı, obsesyon ve kompulsiyon) ortaya çıkması söz konusudur.

Madde/ilaç kullanımına bağlı anksiyete bozukluklarında bir madde ya da ilacın kullanımı sırasında ya da bırakılmasından sonra her türlü anksiyete belirtisinin (anksiyete, endişeli beklenti, panik atağı, obsesyon ve kompulsiyon) ortaya çıkması söz konusudur.*
Minerva isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Minerva'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.12.16, 20:15   #2
Yorgun Mod

Ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2011
Konular: 1198
Mesajlar: 9,623
Ettiği Teşekkür: 32825
Aldığı Teşekkür: 43599
Rep Derecesi : Ekin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Anksiyete Bozukluğu

ANKSİYETE (KAYGI)

Kaygı her zaman kötü bir şey değildir. Stres altında dikkatinizi odaklamanıza ve motive olmanıza yardımcı olur. Ama ne zaman ki telaş ve korku yaşamınıza engel olmaya başlarsa, işte o zaman probleminiz var demektir. İyi haber ise aslında çözümün düşündüğünüz kadar çok uzakta olmamasıdır. Kaygınızı kontrol altında tutabilmek ve hayatınızın kontrolünü yeniden elinize alabilmek için yapabileceğiniz bir çok şey var.

Anksiyete (Kaygı) Bozukluğunu Anlamak

Baskı altında ya da stresli bir durumla karşılaşıldığında endişelenmek, gergin hissetmek ve korkmak normaldir. Kaygı vücudumuzun tehlikeye verdiği doğal bir yanıttır. Sağlıklı kaygı bizim dikkatimizi odaklamamızı ve uyanık kalmamızı kolaylaştırır, harekete geçirir ve problemlerimizi çözebilmemiz için motivasyon sağlar. Fakat kaygı yaşamınızı ve ilişkilerinizi etkilemeye başladıysa bu sizin normal kaygı çizgisini aştığınızı ve kaygı bozukluğunun sınırlarına girdiğinizi gösterir. Anksiyete (Kaygı) Bozukluğunuz mu var? Eğer aşağıdaki belirtilerden bir kaçını yaşıyorsanız ve bunlar kolay kolay geçmeyecek gibi görünüyorsa anksiyete (kaygı) bozukluğunuz olabilir:

Sürekli gergin ya da kaygılı mısınız?

  • Kaygınız işinizi, okulunuzu ve aile sorumluluklarınızı yerine getirmenizi engelliyor mu?
  • Sizi sinirlendiren korkularınız var ve bunlardan kurtulamıyor musunuz?
  • Bazı şeyleri belirli şekilde yapmadığınızda başınıza kötü birşey geleceğini düşünüyor musunuz?
  • Sizi kaygılandırdıkları için günlük aktivitelerden uzak duruyor musunuz?
  • Ani ve beklenmeyen kalbinizin hızlı çarptığı panik atakları yaşıyor musunuz?
  • Her yerde bir tehlike ve felaket olduğu düşünceniz var mı?
Anksiyete Bozukluğunun Duygusal Belirtileri:

Temel belirtiler olan aşırı ve rahatsız edici korku ve kaygının yanı sıra kaygının diğer duygusal belirtileri:

  • Tedirginlik ve endişe duyguları
  • Felakete odaklanma
  • Gergin ve her an tetikte hissetme
  • En kötü olasılığı düşünme
  • Asabiyet (Sinirlilik)
  • Huzursuzluk
  • Tehlike işaretlerini gözleme
Anksiyete Bozukluğunun Fiziksel Belirtileri:

Kaygı bir histen daha fazla birşeydir. Bedenin savaş ya da kaç tepkisine bağlı olarak anksiyete bir çok fiziksel belirtiyi içerir. Bu fiziksel belirtiler nedeniyle bir çok kişi anksiyete hastaları bu durumun medikal bir hastalık olduğunu düşünürler. Anksiyete hastalığı teşhisi koyulana kadar bir çok doktora gider ve bir çok hastaneyi ziyaret ederler.

  • Kalp çarpıntısı
  • Terleme
  • Sersemlik
  • Sık idrar yapma ya da ishal
  • Nefes almada güçlük
  • Titreme ya da seğirme
  • Kaslarda gerginlik
  • Baş ağrısı
  • Halsizlik
  • Uykusuzluk
Anksiyete ve Depresyon Arasındaki Bağlantı

Bir çok anksiyete hastası aynı zamanda depresyon da yaşayabilmektedir. Depresyon, anksiyeteyi kötüleştirdiğinden (ve anksiyete depresyonu kötüleştirdiğinden) her ikisi için de tedavi arayışına girilmesi önerilir.

Panik Ataklar

Yoğun panik ve korku nöbetleridir. Panik atak çoğunlukla aniden ve uyarısız bir şekilde meydana gelir. Bazen belirgin bir tetikleyici vardır. Örneğin, asansörde kapalı kalmak ya da bir kaç saat içinde vereceğiniz büyük bir konferans olduğunu düşünmektir. Panik ataklar genel olarak 10 dakika içerisinde en yüksek seviyeye ulaşır ve nadiren bir saatten fazla sürer. Fakat bu kısa zaman içerisinde korku o kadar şiddetli olur ki öleceğinizi ya da kontrolünüzü tamamen kaybedeceğinizi düşünürsünüz. Fiziksel belirtilerin kendisi o kadar korkutucudur ki kalp krizi geçirdiğinizi düşünebilirsiniz. Anksiyete atağı geçirdikten sonra, bunu tekrar halka açık ve yardımın gelemeyeceği ya da kaçamayacağınız bir yerde yaşayacağınızdan kaygılanabilirsiniz.

Panik Atağının Belirtileri Arasında:

  • Kuvvetli bir panik dalgası
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı hissi
  • Gögüste ağrı ya da kalp çarpıntısı
  • Bayılacakmış gibi olma
  • Nefes almada güçlük ya da boğulma hissi
  • Hiperventilasyon (Aşırı hızlı soluk alıp verme)
  • Sıcak basmaları ya da üşüme
  • Titreme ve sarsılma
  • Mide bulantısı ya da kramplar
  • Bulunduğu ortamdan ayrı olma ya da gerçek olmadığı hissi
Anksiyete Ataklarının Tedavisi

Eğer atak yaşamaktan korktuğunuz için belirli yerlerden ya da durumlardan uzak duruyorsanız, bu konuda yardım almanız önemlidir. İyi haber ise anksiyete ataklarının yüksek derecede tedavi edilebilir olmasıdır. 5-8 seans içinde kaygınızı dayanılabilir düzeye çekmek mümkün.

Anksiyete, Anksiyete Atakları ve Kaygı Bozukluğunda Kendi Kendinize yapabilecekleriniz nelerdir?

Anksiyetenin nedenini bulmaya çalışma;

Çok kaygılanan insanların hepsinde anksiyete bozukluğu yoktur. Çok fazla çalışmanızı gerektiren bir program, uykusuzluk ya da egzersiz yapmamak, evde ya da işteki stres, hatta çok fazla kahve içmek sizi kaygılı yapabilir. Sonuçta anksiyete Bozukluğunuzun olmasından bağımsız olarak, yaşam tarzınız stres dolu ve sağlıksızsa kaygılı hissetme olasılığınız artar. Eğer kendinizi çok fazla kaygılı buluyorsanız kendinize zaman ayırın ve kendinizle ne kadar ilgilendiğinizi gözden geçirin.

  • Her gün rahatlama ve eğlence için zaman ayırıyor musunuz?
  • İhtiyacınız olan duygusal desteği alabiliyor musunuz?
  • Kişisel bakımınızı yeterince özen gösteriyor musunuz?
  • Sorumluluklarınız başınızdan aşkın mı?
  • İhtiyacınız olduğunda yardım istiyor musunuz?
Başkalarına devredebileceğiniz sorumluluklarınız olabilir. Kendinizi desteksiz gibi görüyorsanız, güvenebileceğiniz birilerini bulabilirsiniz. Kaygılarınız hakkında sadece konuşmak bile onların aslında ne kadar az korkutucu olduğunu gösterebilir.

Anksiyete Atakları ve Anksiyete Bozukluğunda Kendi Kendinize Yardım Yöntemleri:

1) Olumsuz Düşüncelere Meydan Okuyun

Kaygılarınızı not edin: Bunun için yanınızda kalem ve not defteri bulundurun ya da bilgisayarınıza kaydedin. Anksiyete yaşadığınızda, kaygılarınızı not edin. Yazmak onları düşünmekten daha zor bir iştir. Böylece olumsuz düşüncelerin kaybolması ihtimali artar.

Kendinize bir kaygı saati yaratın: Her gün kendinize 10- 20 dakikalık anksiyetenize feda edebileceğiniz bir “kaygı zamanı” belirleyin. Bu zaman içerisinde sadece negatif ve size kaygı veren düşüncelere onları düzeltmeye çalışmadan odaklanın. Ancak günün geri kalan zamanı kaygıdan arınmış olmalıdır. Gün içinde kaygılı düşünceler aklınıza geldiğinde bunları not alın ve bunlar üzerinde düşünmeyi “kaygı saatinize erteleyin.

Belirsizliği Kabullenin: Maalesef ki, kötü gidecek durumlar için kaygılanmak hayatı daha öngörülebilir yapmaz. Bu sadece size o anın tadını çıkarmaktan alıkoyar. Belirsizliğe tahammülü öğrenmeli ve hayatın getirdiği sorunlara acil çözümler bulma zorunluluğundan kurtulabilmelisiniz.

2) Kendinize Dikkat Edin

Rahatlama Tekniklerini Uygulayın: Düzenli olarak uygulandığında, farkındalığa dayalı meditasyon, aşamalı kas gevşetme egzersizleri ve diyafram nefesi alma gibi rahatlama teknikleri kaygı belirtilerini azaltabilir.Sağlıklı yeme alışkanlıkları Edinin: Güne kahvaltı yaparak başlayın ve gün boyunca süren sık ve küçük yemeklerle devam edin. Bir şeyler yemeden uzun süre aç kalmak kan şekerinin düşmesine yol açar ve bu sizin kaygı düzeyinizi artırır.

Alkol ve Nikotin Tüketimini Azaltın: Bilinenin aksine bunlar sizi daha kaygılı yapacaktır.

Düzenli Olarak Egzersiz Yapın: Egzersiz doğal bir stres azaltıcı ve kaygının doğal bir hafifleticisidir. En iyi verimi alabilmek için her gün en az 30 dakikayı egzersize ayırmalısınız.

Uykunuza Dikkat Edin: Uyku azlığı kaygılı düşünce ve duyguları tetikler. Bu yüzden geceleri 7-9 saat uyumaya özen gösterin.

Ne zaman Profesyonel Yardım Almalısınız?

Kendine yardım stratejileri anksiyeteyle baş etmede etkili olsa da eğer kaygı ve stresiniz size çok fazla sorun yaratacak boyuta geldiyse ve günlük hayatınızı etkiliyorsa profesyonel yardım almanızda fayda vardır. Bazı ilaçlar ve bunlara ek maddeler kaygıya yol açtığından doktorunuz reçetesiz ilaçlar, bitkisel ilaçlar ve keyif veren maddeler kullanıp kullanmadığınızı soracaktır. Eğer tıbbi bir sebep bulunmazsa, bir sonraki adım anksiyeteyi ve anksiyete ataklarını tedavi edebilen bir terapiste danışmak olacaktır, Terapist kaygının sebebini, türünü bulmak ve bir tedavi planı oluşturmak için sizinle çalışacaktır.

Kaygı Bozuklukları için Tedavi Seçenekleri

Kaygı bozuklukları tedaviye çoğu zaman kısa bir sürede çok iyi cevap verir. Belirlenen tedavi yaklaşımı kaygı bozukluğunun türüne ve şiddetine göre değişir. Ancak genel olarak, çoğu anksiyete bozukluğu davranışçı terapi, ilaçlar ya da her ikisinin birleşimi ile tedavi edilir.

Anksiyete Bozukluğunda Psikoterapi

  • Davranışçı Terapi etkili anksiyete tedavilerinden birisidir. Altta yatan psikolojik çatışmalarla ya da geçmişteki problemlerle uğraşmak yerine davranışa odaklanır. Anksiyete için davranışçı terapi 5 – 20 haftalık seanslarla devam eder.
  • Bilişsel- Davranışçı Terapi: Davranışlara ek olarak düşüncelere odaklanır. Kaygı Bozukluğunun tedavisinde, bilişsel davranışçı terapi kaygınızı tetikleyen akılcı olmayan ve olumsuz düşünce kalıplarını tanımanıza ve bunlara meydan okumanıza yardım eder.
  • Farkındalığa Dayalı Terapi: Bu terapi şekli korkularınızla güvenli ve kontrollü bir ortamda yüzleşmenizi sağlar. Gerçekte ya da hayal yoluyla korkulan nesne ya da duruma tekrar tekrar yaşatarak kendi kontrolünüzü geliştirebilirsiniz. Korkunuzla zarar görmeden yüzleşebildiğiniz için kaygınız azalarak yok olur.
Kaygı Giderici İlaçlar

Benzodiyazepinler ve anti-depresanları içeren bir çok ilaç türü anksiyete tedavisinde kullanılmaktadır. Fakat ilaçlar en çok etkiyi davranışçı terapiyle ve kaygı için kendine yardım stratejileriyle beraber yürütüldüğünde göstermektedir. İlaçlar bazen terapilerin yürütülebilmesi için kısa süreli olarak kullanılabilmektedirler.

Kaynak
__________________



Ekin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Ekin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.12.16, 20:49   #3
Yasaklı Üye

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1508
Mesajlar: 14,460
Ettiği Teşekkür: 59904
Aldığı Teşekkür: 51378
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Anksiyete Bozukluğu

Kaynağa bakınca Prof. Dr. Şükrü Uyuz; pardon Şükrü Uğüz çıktı.

...

Özellikle AKP iktidar olalı beri toplumsal bir cinnete girdiğimiz açık...

Ve maalesef AKP' nin sağlık sektörünü perişan ederek kar getiren bir sektöre dönüştürülmesiyle birlikte zaten insanları hasta ilan ederek onları doktorlar önünde kuyruğa sokma dönemi de başlamış oldu.

Uzun bir zamandır insan ruhiyatının kar hırsıyla masaya yatırıldığı ve insan yaşamında dönem dönem normal olarak vuku bulan aşırılıkları ille de tedavi ile çözme (!) alışkanlığı giderek yaygınlaşmaya başladı...

Bu yazıyı Şükrü Uyuz' mu yoksa başka biri mi yazmış bilmiyorum ama onun sitesinde yer aldığına göre ya onundur ya da altına imza atabileceği bir yazıdır.

Bu yazının bilimsellikle hiç bir ilgisi yok.

Ben kontra gireceğim.

Aslında kaygı duymak değil, kaygı duymamak bir hastalıktır ve asıl tedavi edilmesi gerekenler kaygısızlardır.

Şimdi bu Şükrü gelsin de benim dediğimin aksini iddia etsin!

Edemez!

Çünkü sektör gerçekten sorunlu insanları tedaviye kilitlenmemiş; tersine hayatın normal seyrinde yaşayan insanları bile çeşitli sendromlarla psikologların kar amaçlı tuzaklarına düşürmek üzere biçimlenmiş...

...


Şimdi şu psikolog kaygı hastalığı (!) diye bir sendrom yaratmış (!) ve ordan nasiplenecek...

...

Ama yarın bu adamın kapısını çalıp ona hiç bir şeyden kaygı duymadığımı anlatsam bana da ''kaygısızlık'' teşhisi koyup 12 kerelik ve her biri 40 dakikalık tedavi (!) uygular.
Bir de bu tipler seans başına en az 200 papeli cebe indirir ha!... Sonuçta cebinizden 2400 lira eksilir ama siz doktorun kapısından ilk adımını attığınız yerdesinizdir.

...

Bunları dövücen!
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
anksiyete, bozukluğu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Obsesif - Kompulsif Kişilik Bozukluğu Umutgüneşi Psikoloji 12 02.12.16 20:13
Paranoid Kişilik Bozukluğu oneyouu Sosyal Bilimler 2 24.09.16 12:47
Narsistik Kişilik Bozukluğu oneyouu Sosyal Bilimler 0 12.02.09 20:52
Uzun Süren Bir Savaş : Travma Sonrası Stres Bozukluğu oneyouu Sosyal Bilimler 0 29.01.09 00:53
Öğrenme Bozukluğu - Disleksi oneyouu Sosyal Bilimler 0 29.01.09 00:40


WEZ Format +3. Şuan Saat: 20:06.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.