Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Görsel ve İşitsel Sanat Yapıtları > Resim | Fotoğraf | Heykel


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 09.05.15, 00:25   #1
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,219
Ettiği Teşekkür: 32639
Aldığı Teşekkür: 31428
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Yoğurtçu Geldi Hanım








Çocukluğumun omuz askılı tepsilerde satılan yoğurtları hep kaymaklıydı. Hem de ne kaymak! Sapsarı, serçe parmağım kadar kalın kaymaklar. Eee, sütün içinden yüksek teknolojiyle yağının ayrılamadığı yıllardı ne de olsa. Henüz mutfaklarımızdaki tüfekler icat olmadığından tencerelerimizde kaynayan yiğitlikler de bozulmamıştı belki de kim bilir?

Doğranmış sebzeler poşetlerle donduruculara girmemiş, menemen yapmak için hazır soslar üretilmemiş, kekler, kurabiyeler börekler hazır vaziyette market raflarına da dizilmemişti. Annelerimiz henüz kendi hünerlerini sergilemekle meşguldüler o yıllarda.

Hoş! Yoğurtlar da genellikle evlerde mayalanırdı ama dışarıda yapılan her şeyin çok tatlı geldiği gibi, omuz askılarında sallanan tepsilerden özenle dilimlenip tabaklarımıza konulan bu yoğurtlar da pek tatlı gelirdi bana ve ben gibi çocuklara.
Annelerimiz de bize kıyamadıklarından olsa gerek, tabakları elimize tutuşturup yollamak zorunda kalırlardı satıcıların başına.


Yürüyen teraziler gibi dolaşırdı çocukluğumun yoğurt satıcıları. Omuzlarına astıkları sopanın iki yanından sarkan iplerinde asılı
olurdu tepsileri ve kendilerinden önce hep sesleri girerdi sokağımıza: "Yoğurtçu geldiiiiiii.. Kaymaaak, yoğuuuurt!!!"


Tabaklarımızı alıp koşturarak sokağa indiğimizde, omuz omuza
centilmence bir mücadeleye girişirdik mahalle arkadaşlarımızla. Sanki yoğurdun kaymağı kalmayacakmış, sanki bizden önce alan kişi bütün kaymağı silip süpürecekmiş gibi.. Hoş! Kaymağıyla birlikte kesilip konsa da tabağımıza ne fark ederdi ki? Zavallı kaymak, yoğurt kabı mutfak tezgahına konur konmaz hakkın rahmetine kavuşturulurdu en çabuk tarafından ama olsun! Eve kaymaklı sokabilelim de, gerisi önemli değil.


Heyhat? O yıllarda kaymağı mideye indirirken günümüz yoğurtlarının
öksüz kalan çocuklar misali, kaymaksız bırakılacaklarını da aklımdan geçirmezdim zaten hiç. Sadece yoğurdun kaymağı mı? Neler kaybolmadı ki kaybolan yıllarla birlikte?


Ağzımızın tadı kayboldu sanki en çok.. Çocukluğumdaki yoğurtların kaymaklarıyla birlikte sanki bizim yaşamımızın kaymağını, tadını, lezzetini de söküp aldı geçen yıllar üzerimizden. İnsanlara duyulan güvenlerin.. Komşunun komşu külüne muhtaçlığının.. Büyüklere saygının.. Aile bağlılığının..Yan yana, omuz omuza birlikte yaşamların.. Sevgiliye duyulan özlemlerin.. Şarkılardan fal tutmaların..Vuslata ulaşmayan sevgililerin hediyesi ince hastalıkların...
Hepsinin, ama hepsinin üzerindeki kaymakları da gitti sanki.

O yıllarda bilemezdim ki bugünkü yoğurtların kaymaklarıyla beraber yaşamın kaymağınında azalıp lezzetini kaybedeceğini.. Bilemezdim ki o kaymaklı günleri böylesi nostaljik yazıların satırları arasında tatlı bir hüzün ve özlemle anmak zorunda kalacağımı.. Ve bilemezdim ki bugün aramadığım tek anımın sokaklarda oynatılan ayılar olacağını!

Evet… Geçmişe baktığımda gerçekten de özlemle anmadığım yegane kareler burunlarındaki halkaya bağlı zincirlerinden çekiştirilen o zavallı "Kocaoğlan"lar sanırım!

Düşününce fark ettim ki, o zorla dans ettirilen ayıcıklar doğal ortamlarında da değillerdi zaten o yıllarda. Onlar içgüdüsel olarak dans etmiyorlardı yani. Siyah beyaz yıllarımızın, ormanda yaşaması gerekirken doğal ortamlarından koparılıp dansçı yapılan ve insan gibi davranmaya zorlanan zavallı kocaoğlanlarıydı. Kızgın saçlar üstünde ayaklarının yanması pahasına eğitilen(!) ve mecburiyetten dans
eden zavallılardı. Gösterinin finalinde onlar "Hamamdaki kocakarılar gibi" bayılır, biz de çocuk aklımızla onların gösterilerine bayılırdık! Bugün artık sokaklarda dans eziyeti çekmek yerine salıverildikleri ormanlarda doğal yaşamlarının keyfini çıkarıyorlar.


Düşünüyorum da, o ayı gibi görünen ama insan gibi davranan ayıları
aramıyor oluşumun sebebi belki de, insan gibi görünen ama ayı gibi davranan birilerinin çoğalmış olmasından olabilir mi? Hem bu yeni nesil ayılar(!) kızgın saçlar üstünde kendi ayaklarının yanması pahasına dans öğrenmeden, içlerinden geldiğince, kendi keyifleri keka vaziyette, içgüdüsel olarak kıvrak danslar sergiliyorlar. Kendi ayaklarını yakıp başkalarını eğlendirmiyorlar ama kendileri eğlenirken(!) başkalarının canlarını yakıyorlar! Kına gecelerinde, düğünlerde, galibiyetle biten maç sonralarında, hatta ve hatta artık "ramazan geldi diye'' bile sevinçle dans edip eğlenirken(!) ellerindeki silahlarla çok canlar yakıyorlar.


Evet evet! Kesinlikle karar verdim ki, çocukluğumdaki kaymaklı yoğurtlarımla birlikte, tıpkı onlar gibi hayatım da daha lezzetiymiş. Tadından yenmiyormuş hatta!..

Ve çocukluğumdaki dansçı ayılar, bugünkü burnu halkasız ayılardan da çok ama çok daha az tehlikeliymiş!

Sahi?
Bugünkü burnu halkasız ayıların doğal ortamları neden ormanlar değil de şehrin ta göbeği kuzum?

Alıntı

__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
geldi, hanım, yoğurtçu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.