Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Sağlığımız ve Hastalıklar > Sağlığımız İçin Püf Noktaları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 25.01.09, 01:26   #1
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cocuk Beslenmesi hakkinda hersey

0-4 aylar / İyi bir başlangıca doğru...




Paniğe gerek yok!
Onu sütten keserken tepkilerine kulak verin; katı mamaya geçtiğinde kargaşayı göze alın; emeklemeye başladığında sofrada belirli bir yeri olsun; kendi yemeye başladığında zaten 1-0 galipsiniz. Yemediğinde gördüğü ilgiden memnun kalıp 1-1 olabilirsiniz; sakın bu tuzağa düşmeyin!

Annelerin de bakıma ihtiyacı var!

Bir bebekle birlikte yeni bir hayata başlamanın heyecanı yeni annelere çoğunlukla kendilerinin de bir miktar bakıma ihtiyaçları olduğunu unutturabiliyor. Vücudunuz dokuz aylık bir maratonu henüz tamamlamış, hormonlarınız farklı bir şekilde çalışıyor. Bebeğin yapacağı her hareket sizin için dehşet verici olabilir, özellikle de bunu hayatınızda ilk kez görüyorsanız... Her şeyin ötesinde, yorgunsanız!

Bebeklerle uğraşmak zor iştir ve bu yoğun tempoya ayak uydurmak için kendi enerjinizi de sürekli belirli bir seviyede tutmanız ve konsantrasyonunuzu bozmamanız çok önemlidir. Özellikle bebeklerini emziren anneler ve tüm yeni anneler diyetlerine çok dikkat etmelidirler. Uykudan mahrum kaldığınız ilk günlerde, biraz daha fazla uyuyabilmek için öğünleri atlamak size çekici gelebilir; ancak bunu yapmanız, daha fazla yorgunluk ve bitkinlikten başka bir sonuç yaratmayacaktır. Eğer bir şeyler pişiremeyecek kadar yorgunsanız, kendinize bir enerji içeceği hazırlayın ve dinlenirken veya bebeği emzirirken bundan birkaç bardak için. Eşiniz veya bir yakınınız size nasıl yardım edebileceğini sorarsa da onlara buzdolabında ısınmaya hazır bir yemeğin olmasının sizi çok sevindireceğini söyleyin.

0-4 aylar / İyi bir başlangıca doğru...

Anne sütü, doğanın yeni bebeklere hediyesidir. Besin değeri açısından onların bütün ihtiyaçlarını karşılar, mükemmel hijyenik koşullarda, her zaman ideal ısıda elinizin altındadır. Bu kusursuz avantajlarıyla, mümkün olan her şart altında bebeğin ilk besini olarak tercih edilmelidir; ancak bazen, anne sütünün olmadığı durumlarda, bebeğinizi biberonla besliyorsanız, içiniz rahat olsun ki günümüz teknolojisinin küçük çocuklar için geliştirdiği formüller, anne sütüne oldukça yaklaşmış durumda. Ve bu ilk günlerde en az beslenme kadar önemli bir şey daha var ki, o da beslenme düzeninin yerleşmesiyle bebeğinizle aranızda kurulan harika yakınlık.

Bu ilk günlerde herkes size beslenme, gaz çıkarma, sancılar, bezlerden dolayı meydana gelen isiliklerden bahseder; ancak hiç kimse bu sıradışı yabancının, daha henüz gözkapakları tam açılmadan size yönelttiği, o memnuniyet dolu olağanüstü bakışları anlatamaz.

Tüm bebeklerin aynı aralıklarla beslenmemesi de şaşırtıcıdır. Bazıları düzenli aralıklarla beslenirken, diğerleri zavallı uykusuz annelerini sürekli tetikte bekletip gün boyu çeşitli zamanlarda atıştırmayı tercih ederler.

Sütten kesmek...

Süt (kendi sütünüz veya hazır) bir bebeğin ilk 4-6 ay arasında gereksinim duyduğu tek besin...

Bebeğinizi ne zaman sütten kesip katı besine geçeceğiniz tamamen sizin özel şartlarınıza bağlıdır. Bu geçiş dönemi, değişikliğe ayak uydurabilmek için mutlaka aşamalı bir süreç olmalıdır. Bebeğinizi 6 ay boyunca sadece sütle besledikten sonra katı gıdaya geçme fikri size biraz kötü gelebilir. Özellikle de konuştuğunuz herkes konu üzerinde uzman gibi fikir vermeye başlarsa...

Güvendiğiniz bir yakınınız veya akrabanız, sizinki kadar büyük bir bebeğin artık katı gıdaya ihtiyaç duyduğunu size söyleyecektir. Komşunuz, tahılların kendi bebeğinin çıkarmasını tamamen durdurduğunu söyleyecek, bir başka anne bebeğinizin durmadan yumruğunu ısırmasının sebebinin aşırı açlıktan olduğunu iddia edecektir.

Bütün bunlar karşısında kafanız karışmasın. Bu durumların hiçbiri sütten kesme zamanının geldiğinin habercisi değildir. Profesyonel yardım ve bebeğinizin tepkileri doğrultusunda hareket edin ve huzurunuzu bozmadan yolunuza devam edin. Önünde sonunda bütün insanlar yemek yemeği başarabilmişlerdir. Annelerinin bunun gerçekleşeceğine hiçbir zaman inanmadıklarında bile...

Başlangıçta...

Artık sadece süt yerine, yemekten de bahsedeceğiz. Bunun için yeni araç-gereç edinmeye hiç de gerek yok. Bebeğinizin ihtiyaçları gayet basit şeyler. Başlangıç için ihtiyacınız olan; kenarları keskin olmayan küçük kaşıklar, (en iyisi plastik olanlardır) melamin bir tabak ve yemek önlükleri. Sonuçta epey bir karışıklık ve dağınıklığın çıkacağı kesin!

Çocuğunuzun yaşına göre, yüksek bir sandalyeye veya bebeğin oturacağı bir şeye de ihtiyacınız olabilir.

Henüz yürümeye başlamış çocukların kendi masa ve sandalyeleri olabilir. Ya da masada özel bir sandalyede oturtabilirsiniz. Her iki şart altında da yemek yemek için belirli bir yerinin olduğunu bilmesi gerekmektedir. Dolaşarak yemek yeme alışkanlığı kazanmasına engel olun. Yemeğin belirli bir yeri ve zamanı olduğunu göstermeye çalışın.

Pişirme aletleri...

Yemeklerin yumuşaklığı konusunda hassas bebekler için yemek öğütücüler ve el blenderları, kullanışlı araçlar; ancak bir püre aleti veya değirmen de yumuşak gıdaları daha masrafsız bir şekilde püre haline dönüştürmeye yetecektir. Az miktarda yumuşak gıdayı kevgirden geçirerek de aradaki katı parçaları yok edebilirsiniz.

Hijyenin önemi...

Yemeği hazırlamaya başlamadan önce ellerinizin temiz olduğundan emin olmalısınız.
Yemek için kullandığınız tüm araç ve gereçlerin dikkatlice temizlenmiş olması gerekmektedir. Bunları şişe ve emzikler gibi sterilize etmenize gerek yoktur.
Çiğ et, pişmiş yemekler ve sebze için ayrı ayrı kesme tahtaları kullanın. Böylece gıdaların birbirine bulaşmasını engellemiş olursunuz.
Hazırladığınız bakliyat türü gıdaları gereğinden fazla yapmayın. Bunları bir sonraki gün tüketmekten kaçının.
Tabakta artan hiçbir gıdayı saklamayın. Bebeğin salyası bu kalan gıdaların bozulmasına yol açacaktır. Kalan yemeği atın.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 01:30   #2
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart 4-6 ay / Nereden başlamalı?

4-6 ay / Nereden başlamalı?


Genel bir kural olarak çocuğunuza katı gıda vermeye 4-6 aylar arasında (aşağıdaki belirtilerle karşılaşıyorsanız) başlayabilirsiniz:
Miktarı yükseltmenize rağmen anne sütüyle beslediğiniz bebeğiniz alması gerektiği kadar kilo almamaya başladıysa...
Biberonla beslenen bebeğiniz, normal miktardaki gıdayla tatmin olmuyor ve sürekli aç ve sıkıntılı gözüküyorsa...
Bebeğiniz artık altı aylık ve hala sadece sütle besleniyorsa...
Eğer katı gıdaya geçiş konusunda şüpheleriniz varsa doktorunuza veya konu hakkında bir yetkiliye danışın.
Katı mamaya geçiş...

Her şeyden önce, katı gıdayı bebeğinize sütün ardından vermeye başlamalısınız; çünkü süt onun hala en önemli besin kaynağı. İlk başlarda, normalin yarısı kadar süt, ardından katı gıda verebilirsiniz. Bu durum onun açlığını bastıracak ve ardından vereceğiniz katı gıdayla sakinleşecektir. Daha sonra kalan (daha alışık olduğu gıda olan) sütü vererek öğünü bitirebilirsiniz.

Pilav, kolay hazmoluşu nedeniyle genellikle ilk verilen gıdadır. Bunun dışında biraz meyve veya sebze püresiyle de başlayabilirsniz.

Değişik gıdalarla tanışma...

Bebeğiniz büyüdükçe verdiğiniz gıdaların çeşidi de artmalı. İlk kez verdiğiniz bir gıdadan rahatsız olursa, zorlamayıp hoşuna giden başka gıdalar verin; ancak değişik zaman aralıklarıyla yeni gıdalar vermeye devam edin. Tabii siz de bir bebek restoranı işletmecisi olmadığınızdan, kendinizi ona her seferinde farklı bir şey vermek zorunda hissetmeyin. Değişik aromalar ve tatlar konusunda önceden bir bilgileri olmadığı için devamlı aynı şeyleri yemekten sıkılmayacaklardır.

Aynı şey yemeğindeki tuz miktarı için de geçerli. Sizin tuzsuz olduğunu düşündüğünüz yemek bebeğinize böyle gelmeyecektir. Bu yüzden 12 ayın altındaki bebeğinizin yemeğine hiç tuz koymamalısınız. Fazla sodyumun, tam gelişmemiş böbreklere zarar verme ihtimali yüksektir. Şeker de bebeğinizin sağlığı açısından aynı şekilde nadiren kullanılmalıdır.

Hazır bebek mamaları...

Hazır gıdalar seyahatte veya acil durumda rahatlık açısından idealdir. Bunları tek başına veya ev yapımı gıdalarla beraber kullanabilirsiniz. Hazırlaması hızlı, güvenli ve çok çeşitlidirler; ancak çoğu zaman evde kendi hazırladığınız yemekten daha masraflıdır. Hazır gıdaları satın almadan içeriklerinden emin olmak için mutlaka etiketi kontrol edin. Bebeğinizi direkt kutudan besliyorsanız kalan gıdayı saklamadan atın.

Eğer kutunun tümünün bir seferde bitmeyeceğini düşünüyorsanız, kutudan bir kaşık alıp ayrıca ısıtın. Kalan gıda, üzeri sıkı bir şekilde kapandığı taktirde buzdolabında iki gün korunabilir.

Cam kaptaki hazır gıdalar üzerine biraz su koyarak ocakta yeniden ısıtılabilirler. Bunları mikrodalga fırında da ısıtabilirsiniz. Mikrodalgaya koymadan önce metal kapakları çıkarmayı sakın unutmayın.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 01:33   #3
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart 6-9 ay / Lezzet testleri...

6-9 ay / Lezzet testleri...


Yemek artık bir zevk haline gelmeye başladığında bebeğinizi sandalyesinde mutluluk içinde yemek saatini beklerken bulacaksınız.

Artık onu daha da değişik tatlarla tanıştırmanın zamanı geldi. Birkez daha yeni gıdalar konusunda esnek davranmanız gerektiğini hatırlayın. Ona verdiğiniz her şeyi aynı derecede sevmeyebilir.

Pürüzsüz pürelerden sora yemeğindeki en ufak bir katılık onu rahatsız edebilir. Israrcı olmayın, yavaş yavaş hepsine alıştırmaya çalışın.

Unutmayın ki, ona daha çok çeşit sunarak daha dengeli bir beslenme sağlamış olacaksınız. Danışmanınız tam tersini önermediği taktirde katı gıdayı sütten önce vermeye başlayın.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 01:37   #4
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart 9-12 ay / Artan çeşitler

9-12 ay / Artan çeşitler


Bu dönemde karşılaşacağınız en büyük değişiklik bebeğinizin dişlerinin olmasıdır. Zaten dişlerinin olmaması yumuşak yiyecekler yiyemeyeceği anlamına gelmez; çiğneme lastikleri onu her çeşit sertlikteki yemeğe alıştıracaktır. Bu tip yiyecekler ile yepyeni lezzetler keşfetmenin tadını yaşayacaktır.

Yemeğin sonunda hem siz hem bebeğiniz savaş alanından çıkmışa dönebilirsiniz. Yerlerin bir miktar kirlenmesini göze alın ve yemeğini denemesine izin verin, isterse eline bir de kaşık verebilirsiniz. Kendi kendine yemek yeme keyfini ilk kez tattığı için onu mümkün olduğunca serbest bırakın.

İştahsız bebeklere...

Konu yemeğe geldiğinde bazı bebekler kitaplarda yazanın tam tersi davranışlar sergileyebiliyorlar. Sakın üstüne gitmeyin, nasıl olsa aç kalmayacaktır. Yemediğinde gördüğü aşırı ilgiden memnun kalıp bunu bir alışkanlık haline bile getirebilir.

Yemek saatleri arasında çok fazla yedirip içirmeyin. Bu, yemeği reddetmesine yol açabilir. Ancak sık ve az yemeğe alışmış ise bu şekilde yenen yemeğin de ana öğünde yenen kadar besin değeri olduğunu unutmayın.
Bebeğe kendi beğendiğiniz kombinasyonları zorla empoze etmeye çalışmayın. Bırakın kendi beğendiği karışımı kendisi bulsun.
Eğer bebeğinizin sadece bir çeşit sevdiği yemek varsa bunu onu devamlı vermekte hiçbir sakınca yoktur. Ona alternatifler de sunun, ama reddederse üzülmeyin.
Yemek zamanının güzel geçmesine özen gösterin. Bunun için yemeği bir şova dönüştürmenize gerek yok. Bir şarkı veya masalla bu vakitleri neşelendirebilirsiniz. Ondan doyduğuna dair bir sinyal aldığınız anda yemeği bitirin. Son bir kaşık daha yemesi için kendinizi parçalamayın.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 02:32   #5
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart 12-18 ay / Isırmalık yiyecekler...

12-18 ay / Isırmalık yiyecekler...


İkinci yılın başında çocuğunuz artık sofrada yenilen birçok şeyi yiyebilecektir. Ancak bütün çocukların gelişimi farklı seyrettiğinden, bazıları kendi yemeği tercih edecek, diğerleri her lokmayı ağızlarına isteyeceklerdir. Yetişkin insanlar gibi onların da damak zevkleri ve iştahları birinden diğerine değişiklik gösterecektir.
Bu yüzden kitaplarda gördüğünüz örnek mönüleri bire bir uygulamaya çalışmayın, onlar sizin için sadece yol gösterici olsunlar. Yürümeye başlamış çocuklar hareketsiz olanlara oranla daha fazla enerji tükettiğinden onların daha fazla yemeğe ihtiyaçları olacaktır. Eğer çocuğunuz kendi başına rahatlıkla yiyebiliyor ise artık ona daha gelişmiş yemekler verebilirsiniz.

Ağız tadı yavaş gelişmekte olan bebekleri yeni tatlara daha yavaş alıştırmalısınız. Bu sırada kendi kendine güven kazanması da önemli. Kaşığı ağzına vermektense kendi kendine yemesini desteklemek için dolu kaşığı eline verip yemesini bekleyin. Böylece yediği besinler konusunda karar verme insiyatifinin kendinde olduğunu düşünecektir.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 02:34   #6
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart 2-3 yaşlar / Hızlı ve kolay yemekler...

2-3 yaşlar / Hızlı ve kolay yemekler...


2 yaşından sonra, artık ağız tadıyla yemek yemeyi unutun! O da sizinle birlikte sofrada oturacak ve yediğiniz her şeyden yemek isteyecektir. Karşınızda 2 yaşını henüz doldurmuş, enerji dolu, cıvıl cıvıl bir insan var ve yemek yeme konusunda en ufak bir açığınızı yakalama peşinde.... Oyuna gelmeyin; reddettiği yemeği sofradan kaldırın!
Size garip gelebilir ama 2 yaşında gibi düşünmeye çalışın. Yardıma meraklı çocuğunuza yemek hazırlıklarında ufak görevler verin. Hazırlıkta yardımcı olmak yemesini de kolaylaştıracaktır.

Tabağını tepeleme doldurmak da görüntü açısından ona itici gelebilir. Porsiyonları ufak tutun.

Ona her seferinde gülümseyerek servis yapmak zorunda değilsiniz. Yeter ki ona, zevk alacağından emin olduğunuz yemekler verin. Devamlı aynı şey olmasından endişe etmeyin. Sevmediği yemeğin yerine geçebilecek şeyler bulmaya çalışın. Mesela sebzeden hoşlanmıyorsa daha fazla meyva verin, ya da sütü sevmiyorsa peynir ve yoğurt deneyin. Kendinizi tamamen yenik hissettiğiniz zamanlarda, unutmayın ki siz bir yetişkinsiniz, o değil!
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 02:35   #7
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Yasak gidalar ve demirler

Yasak gıdalar ve demir


Yasak gıdalar

Bal, fıstık ve çilek, bebek 12 aylık olmadan verilmemelidir.

Yumurta beyazı da 9-12 aya kadar beslenmede kullanılmamalıdır.

Bebeğiniz ve demir

6 aydan sonra, bebekler ekstra demire ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyacı, onun diyetine et ekleyerek karşılayabilirsniz.

Demir, zaten aldıkları birçok gıdada vardır (yeşil yapraklar, yumurta sarısı, ekmek, kuru fasulye, mercimek..).

C vitamini içeren gıdalar yukarıda yazılı olanlarla birlikte tüketildiği taktirde daha fazla yarar sağlanacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 02:37   #8
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Çifte besin; sütlü makarna

Çifte besin; sütlü makarna


Çocuklarda 0-3, 3-6 yaş dönemindeki sağlıklı beslenme, zeka düzeyini ciddi düzeyde olumlu etkiler.
Beyin, gelişiminin % 90ı 3 yaşına kadar tamamlanır. Bu dönemdeki protein yetersizliği zeka gelişimini olumsuz yönde etkiler. Yeterli beslenmeyen çocukların % 80inde zeka geriliği görülür.

Gelişim çağındaki çocuğun hücre yapıtaşında her gıdadan gelen besinlerin çok dengeli kullanılması gerekir. Yeni doğan bebekte anne sütü ne kadar önemli ise, sonrasında günlük beslenmede, her yaştan kişilerde yeterli oranda süt ve yoğurt bulunmalıdır.

Süt ve süt ürünleri, beyinsel ve bedensel gelişimin yanı sıra kemiklerin oluşumunu ve güçlenmesini sağlar. Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineraller ve vitaminlerden oluşur.

Sütün ortalama % 87.3ü su, % 3.5i yağ, % 3.4ü protein, % 0.7si mineraller ve % 5i karbonhidrattır. Gelişim çağındaki çocukların beslenmelerinde süt ve yoğurdun özel bir yeri vardır.

Günde en az iki porsiyon (400 gram) süt ve yoğurt yeterlidir. Özel durumlarda günlük tüketime bir porsiyon daha ilave edilmelidir.

Öğle yemeklerinde çocuklarda mutlaka et olmalıdır (en az 100 gram). Etle beraber kalsiyumu karşılayabilmek için 1 kase yoğurt, ayran ya da cacık verilmelidir. Bu mönüyü tamamlayacak olan ekmek, pilav ya da makarna grubudur. Makarnanın protein değeri pirinçten daha fazladır. Aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, demir bakımından da pirince nazaran daha zengindir.

Diğer besin öğeleri bakımından da makarna daha yararlıdır. Iyi bir karbonhidrat deposu olan makarna, çocukların gün içerisinde beslenme planlarında en az bir porsiyon olarak yer almalıdır.

Iyi karbonhidrat grubuna giren makarna, çocukların hızlı şeker tüketimini de frenlemiş olur.

Gün içerisinde tüketilen makarna, çikolata ve şekere olan gereksinimi azaltır. Dengeli beslenmede gün içerisinde; çocuğunuzu mutlaka süt ve makarnayı tüketmesi konusunda bilinçlendirin.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 25.01.09, 02:41   #9
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Çocuklar için beslenme çantası

Çocuklar için beslenme çantası


Beslenme çantaları hazırlamak, çocukların rutin kullanımları dışında okul öncesi çocuklar için de beslenme saatini zevkli hale getirebilir.

Hiç hoşlanmadıkları veya yedirmekte zorlandığınız yemekleri değişik bir konumda verdiğiniz zaman, örneğin; bahçenizde, iki oyun arasında hiç farkına varmadan yiyebilirler.

Bahçede ya da bir çocuk parkında vakit geçirirken, beslenme çantasına koymak için seçeceğiniz yiyecekler, paketlenmesi, taşıması ve tabii ki elle yemesi kolay yiyecekler olmalı.

Fazla pahalı olmayan, çeşitli ebatlarda plastik kaplardan seçmek uygun olacaktır. Tabii ki kapağı emniyetli, kırılmaz şişeler kullanmak da önemlidir. İstenmeyen durumlar için yanınızda mutlaka ıslak mendil bulundurun.

Çocuklar yemeklerini çantalarında taşımaktan çok hoşlanırlar. Bu onlara tek başlarına yemek yemenin keyfini yaşatır ve kendilerine güven duygusu kazanmalarında atılan en önemli adımlardan biridir. Tabii onları buna özendirmek için size de görev düşüyor. Dikkat edilecek birkaç önemli nokta size bu konuda yardımcı olacaktır.

Bir beslenme çantası hazırlarken çocuğun yaşı ve bir öğünde ne kadar yiyecek tüketebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Tabii çocuğunuzun damak zevki de önemli bir nokta.
Okul öncesi çocuklar çantalarında poşete sarılı çeşitli yiceklerin olmasını bir adet büyük sandöviç ve bir meyvaya tercih ederler. Zaten genellikle tam bir meyvayı hiçbir zaman bitiremezler. Bu yüzden en iyisi yiyecekleri küçük porsiyonlarda poşetlere bölmektir.
Kurutulmuş meyvalar de taze meyvaya alternatif olarak çantaya konulabilir. Bu tarz ürünleri bulmak da ayrıca çok kolay.
Daha eğlenceli olması için bir yağ bıçağı yardımıyla sandöviçleri değişik şekillerde kesebilirsiniz.
Her zamankinden farklı olarak sosis, salam ya da jambon gibi soğuk etleri lavaş ekmeğinin içine sararak küçük rulolar halinde kesmek daha pratik bir çözüm olacaktır.
Ya da ekmeği dilimleyin ve kabuklarını ayırın. Yumuşak kısmına basit malzemeler sürün. Nugat, fındık ezmesi, fıstık ezmesi gibi... Daha sonra bu ekmekleri rulo yapıp bir poşet içinde buzdolabında bekletin. Soğuyunca da 1 cm. kalınlığında dilimler halinde beslenme çantasına koyabilirsiniz.
Bütün yiyecekler koymak yerine en sevdiği ekmek, domates, peynir, salam vs. gibi... yiyecekleri parmak kalınlığında küçük parçalara bölüp uygun bir kabın içerisinde karıştırarak da çantaya koyabilirsiniz.
  Alıntı ile Cevapla
Eski 27.01.09, 22:26   #10
Mausi
Ziyaretçi
Mausi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Beslenme alışkanlıkları üzerinde ailenin rolü

Beslenme alışkanlıkları üzerinde ailenin rolü


Sofra ailenin bir araya toplanması, gülerek, söyleşerek yemek yemesi için en olumlu fırsattır.
Bunu bir gelenek haline getirmek ve yemekleri keyifli bir zaman dilimine dönüştürmek ise anne ve babaların görevidir.
Bunun için ilk olarak sofraları özenle kurmak, temiz ve çekici olmasını sağlamak gerekir.
Yemek yemenin keyif veren bir alışkanlık olduğunu hiçbir zaman unutmayıp yemeğe oturulduğu anda günün tüm stresinden uzaklaşmak gerekir.
Sofrada asla sinirli olmayıp sıkıntılardan ve dertlerden bahsetmemelidir.
Ayrıca sofralar eğitim yeri değildir. Bunun için yemekte çocukları eleştirmekten, azarlamaktan, korkutmaktan ve zorlamaktan kaçınmalısınız.
Saygı, sevgi ve neşeli bir hava içinde geçen yemek saatlerinin çocuk üzerinde aile bağlarına karşı olumlu etkiler bırakacağını unutmayın.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
beslenme, beslenmeli, beslenmesi, çocuk, çocuklar, nasıl, yaş


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.