Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 24.09.14, 18:03   #1
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,278
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32339
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Exclamation "Ulusalcı Psikolojisi" - Bir Analiz

"maarri" adlı ekşi yazarının analizidir. Okuyun..

Alıntı:
Özellikle son 5 yılda, devlet gücünün tamamen elinden kayıp gitmiş olmasını hala tam olarak idrak edemeyen, etmek istemeyen, savrulduğu pozisyonu rasyonel olarak temellendirmeye çalıştıkça daha da saçmalayan, içine düştüğü bataklığa çırpındıkça daha da gömülen, tam manasıyla şizofrenik ihtilaçlar içinde ağıtlar yakan bir kitle var. Bu kitlenin pedagojisi üzerinde daha ciddi bir şekilde durulması gerekiyor. Muhafazakar kesimin AKP öncesi devletçiliğinin konjonktürel olarak sefaleti ile mukayese içinde analiz edilmesi gerekiyor.

Kesişim noktası oldukça belirgin; Her iki durumda da, iktidarın asli sahibi oldukları, muvakkat olarak ellerinden alındığı, "Hak etmeyenler" tarafından gasp edildiği, ve fakat eninde sonunda devletin asıl sahipleri olarak onu tekrar ele geçirecekleri düşüncesi, daha doğrusu temennisi söz konusu. AKP öncesi muhafazakar kesimin devlete yönelik tasavvurları buydu, nitekim şu anki ulusalcı kesim de çok benzer bir halet içinde. Ancak arada çok önemli bir fark var, o fark da ulusalcı kesimi AKP öncesi muhafazakar kesimin pozisyonundan çok daha sefil, çok daha ahmak bir konumda bırakıyor.

Fark şu; muhafazakar kesim seçimle, yani parlamenter sistem tiyatrosunun asgari dekoruyla iktidarı ele geçirdi ve elinde tutmaya devam ediyor, Kemalizm ve onu temsil eden Askeri-Sivil bürokrasi ise hiçbir zaman bu tiyatronun dekoruyla muhatap olmadı, hiçbir zaman bir seçim kazanmadı, kazanmasına imkan olmadığını da biliyordu, ve bu yüzden perdenin arkasındaki mekanizmalarla sürekli iktidarını kaim kılmaya çalıştı, 10 yılda bir darbelerle, parlamento üstü kurumlarla, kendine has harp teknikleriyle gücünü tahkim etti. Ancak eninde sonunda kaçınılmaz duvara tosladı, o zamana kadarki yaptıklarıyla da, muhafazakar kesimin eline bitmek tükenmek bilmeyen bir mağduriyet kozu verdi, bu kozu oynayarak sürekli bir meşruiyet ve haklılık illüzyonu inşa etmelerine, tiyatronun dekorunu kutsayıp "Milli İrade, Mukaddes Sandık" edebiyatıyla yeri göğü inletmelerine imkan tanıdı.

Muasır medeniyet diye hedef bellediği batının asgari insan hakları nosyonundan zerre kadar nasiplenmeden, modernizmin, aydınlanmanın, lafta bile olsa kulağa hoş gelen "Sapere Aude" ilkesinin uzağından bile geçmeden, salt, katıksız bir devlet fetişizmiyle, Osmanlı'nın "Devlet-i Ali'nin bekası" şeklindeki kutsamasını aynen devraldı, hatta daha da ileri bir noktaya taşıdı.

Modernizmin o müzmin çelişkisi, Kemalizm'de en net şekilde tezahür etti: kutsallara, hurafelere, insan aklına zincir vuran dogmalara savaş iddiasıyla yola çıkıp, eskisinden çok daha güçlü ve kurumsallaşmış, müteselsil kutsallar, hurafeler, dogmalar yaratıldı, var olan kimi kutsallar ise, ki bunların başında devlet geliyor, daha da pekiştirilerek muhafaza edildi.

AKP'ye yaptıkları muhalefetin özünü ve çerçevesini de bu devlet tapıncı şekillendiriyordu. AKP'ye insan haklarını zayıflattığı içi değil, devleti zayıflattığı için kin tuttular, hala da bu yüzden kin tutuyorlar.

Gezi, bu açıdan çok önemli bir kırılmaydı, ilk defa orada, içlerinden en azından bir kısmı, meselenin devleti değil, insanı korumak olması gerektiğini, gaz bulutu altında, belli belirsiz de olsa, hissetmeye başladılar. Bu kırılma, çok çok az bir kısmında, ciddi bir epistemolojik kopuşa dönüştü, bir kısmı için kopuş sürecinin ilk adımlarını oluşturdu, ancak maalesef geniş bir kesim için hala temel ve belirleyici hassasiyetin devlet olduğu çok açık. Hala, devlet adına muhalefet yapıyorlar, devlet adına kızıyorlar, devlet adına üzülüyor, devlet adına seviniyorlar. Devletin tam olarak ne olduğu veya kim olduğuna dair hala kafaları yeteri kadar karışmış durumda değil, MEB müfredatıyla şekillendirilen zihinlerin içine doğdukları ideoloji akvaryumunun dışına zıplaması kolay bir süreç değil. Devletin ne olduğu, neye yaradığı, niçin var olduğu, meşruiyetinin neye dayandığı, nasıl olması gerektiği gibi mevzulara dair hiçbir zaman doğru düzgün bir tefekkür süreci geçirmemiş, açıp iki kelime doğru düzgün bir şey okumaktan da çoğunlukla uzak olan bir kitle, salt kişisel deneyimleri, ve sırtında taşıdığı ideolojik kamburuyla, olan biteni anlamlandırmaya çalışıyor, beceremedikçe umutsuzluğa kapılıyor, gitgide şizofrenleşiyor, histerikleşiyor. Türkiye'den s..r olup gitmek başlığında çok nadide örnekler var.

Hayal kırıklığının, AKP öncesi eski güzel günlerin, o uzak geçmişin özlemi, siyasi açıdan yeteri kadar temsil edilemediği hissiyle birleşince, ortaya cidden umutsuz bir vaka çıkıyor. CHP, her ne kadar bu kitlenin çok da memnun olmadığı bir noktaya doğru kaysa da, bir yandan da çıkardığı cumhurbaşkanı adayı ile hala bu kitlenin temel hissiyatını tatmin arayışından da pek uzaklaşamıyor, nihayetinde kimseye yaranamıyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu, tek kelimeyle, "Devlet"ti. Hali, tavrı, fikri, zikri, konuşması, üslubu, soğukluğu, durgunluğu, her şeyiyle, tam manasıyla devlete tekabül ediyordu. Devleti zayıflatmaya, bölmeye, yıkmaya ahdetmiş olarak addedilen Erdoğan'ın karşısına, klasik bir milliyetçi muhafazakar, ulusalcı kitlenin muhayyilesinde idealize olan ağırbaşlı bir bürokrat, "Devlet adamı" kavramının vücut bulmuş hali olan birini çıkardı CHP.

Ulusalcı kitlenin ve onların müebbet mahkum oldukları parti olan CHP'nin bu hali, AKP'ye kendi kitlesi nezdinde bitmek tükenmek bilmeyen bir meşruiyet zemini, muazzam bir itibar sağlamaya devam ediyor. Neydi Erdoğan'ın sloganı? "Milletin adamı!"

Bu iki kelimelik slogan, AKP'nin CHP ve kitlesinin duruşunu, kendi kitlesine nasıl başarıyla tercüme ettiğinin muazzam bir özeti. ne demek milletin adayı? Bir kere her şeyden önce, "Devletin adamı" değil. Çünkü bütün bağlam bu karşıtlık üzerine kurulu. yani sloganın uzun hali şu: "Devletin değil, Milletin adamı". nitekim balkon konuşmasında da aynı noktaya vurgu var. "Artık Devlet ile Millet farklı yönlere gitmeyecek, aynı yöne gidecek." Yani devlet bu zamana kadar yanlış ellerdeydi, yanlış kesime hizmet ediyordu, şimdi asli vazifesine hizmet edecek, asıl sahiplerine iade edilecek.

Kısacası, Tayyip, devletin neredeyse tek başına ta kendisi olmasına rağmen, kendisini kitlesine "Devlet" olmadığı, "Millet" olduğu üzerinden pazarlamayı başardı. CHP'nin kendisinin karşısına "Devletin adamı"nı çıkarmış olması ise, işini daha da kolaylaştırdı, elini daha da kuvvetlendirdi.

Muhafazakar kesimin devlet kavramıyla kurduğu ilişki, 90 yıl boyunca fazlasıyla patolojik bir hal almıştı, şu an iktidar ve kitlesinde, iktidarın nimetlerinden pay aldığı ölçüde yaşanan hoyratlığın, nobranlığın, kendini kaybetmişliğin, sarhoşluğun, yağma psikolojisinin arkasında bu patolojik ilişki önemli ölçüde rol alıyor. Bunu ayrı bir entry konusu yapıp, ulusalcı psikolojisine geri dönersek, diyebiliriz ki, ulusalcı kitle, ciddi bir şekilde acınası, ecnebinin deyişiyle, pathetik bir durumdadır. AKP'nin baştan düştüğü ve "Devlete" yaptığı ihanetin bedelini ödeyeceği, AKP kitlesinin ve kürtlerin tekrar hadlerinin bildirileceği, devletin yeni yine yeniden bütün haşmetiyle arz-ı endam edeceği günlerin hasretiyle, gün geçtikçe yıpranıyorlar. Bu yıpranmışlık hali, kimisinin daha da saldırganlaşıp iyice faşizanlaşmasına yol açsa da, içlerinde umut vaat edenlerin oranının da yükselmesini sağlayabilir. diye belli belirsiz umut etmek caizdir.

Mahzun gözlerle, AKP ile Cemaat arasındaki iktidar kavgasını film izler gibi izlemek, oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi, oyuncağını elinden alıp kendi aralarında onun için kavga eden çocukları izlemek, eninde sonunda can sıkıcı olmalı.

Velhasıl-ı kelam, devlet tarafından kafasına kafasına vurulurken hala devletten çok devletçi olmayı erdem belleyen, insandan önce, kendisinden önce devleti önemseyen kitlelerin ahmaklığı, Türkiye tarihinin en kısa özetidir.
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.09.14, 06:33   #2
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cevap: "Ulusalcı Psikolojisi" - Bir Analiz

Güzel irdeleme iyi bir paylaşım. Katılmadığım ise, muhafazakarlık ve demokratlık deyimi! Dinen muhafazakar olanların demokrat olması mümkün değildir. Son 12 yıldır bariz şekilde örneklerini gördüğümüz gibi ve Cumhuriyet kuruluşundan beri muasır medeniyet seviyesine çıkamayışımıza ve demokrasinin nimetlerinden Türk milleti olarak nemalanamayışımıza yegane ve tek engel muhafazakar demokrat olduğunu iddia eden ve aslında erkek egemen toplum yapısının devam etmesini isteyen, demokratlık ve medeniyet ile uzaktan yakınan ilgisi olmayan beyin kirliliğinden muzdarip anti demokrat olanlardır.

Avrupa ülkelerinin bazılarında adı Hırıstıyan demokrat olan siyasi partiler vardır. Bu partilerin kurucuları ve yöneticileri de tıpkı bizde olduğu gibi, din ulviyetinin sadece kendi bünyelerinde tecelli ettiğini, kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi tapınmayan, kendileri gibi yaşamayanları din inanışlarının dışında tutarlar ve anti demokrat olduklarını her vesile ile belli ederler.

Hülasa ve ezcümle; insanlar hem dinen muhafazakar hem de demokrat olamazlar. Hele hele İslam dini muhafazakarları ise asla! Tüm İslam alemi ve Müslüman olanların yaşadıkları acı ve ıstırapların yegane sebebi İslam dinini kendi idari siyasi normlarına göre şekillendirip dizayn edenlerdir. Örnek görmek isteyenler orta doğuya hatta kızıl denize doğru giderek Arabistan yarım adasında adı Müslüman devlet olan devletlere bir baksınlar lütfen!
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
analiz, daha, devlet, devletin, psikolojisi, ulusalcı, ulusalcı psikolojisi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Beklenen Büyük İstanbul Depremi (Mutlaka Okuyun Güzel Analiz) SerseriGezgin Serbest Kürsü 4 17.09.14 13:29
Karakterini Analiz Et... Sude Psikoloji 8 13.10.11 17:14
Website trafiğinizi takip etmenin 50 yolu daha Kartal İnternet | Network 1 04.08.09 14:15


WEZ Format +3. Şuan Saat: 21:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.