Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 07.10.16, 11:53   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5270
Mesajlar: 24,031
Ettiği Teşekkür: 96508
Aldığı Teşekkür: 134197
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Altanlar Bunu Hep Yapıyor


Altanlar bunu hep yapıyor


Ümit Zileli, Altan Ailesi’nin Türkiye üzerine yazdıkları ve düşündüklerini köşesinde derledi.






Korkusuz gazetesi yazarı Ümit Zileli, Altan Ailesi’nin Türkiye üzerine yazdıkları ve düşündüklerini köşesinde derledi. Ümit Zileli, baba Altan’ın, “Baba, yıllardan beri döne döne ‘bu milletin adam olamayacağı, Türklerin kendini idare etmekten aciz olduğu’ tespitini yaptıktan sonra yazısını hep aynı müjdeyle bitiriyor: Merak etmeyin, Batı, bu kez Türklerin 21. yüzyılı ıskalamasına izin vermeyecek. Batı Türkleri adam edecek. Enseyi karartmayın…” diye yazdığını belirtti.

Zileli, Mehmet Altan için, “İkinci cumhuriyetçi Prof. oğul, kalemi eline her aldığında ‘70 yıllık zulüm’ den dem vurup, ‘sömürge olmanın erdemleri’ üzerine bilimsel(!) makaleler döşeniyor.” diye yazarken, Ahmet Altan için ise, “Yazara göre 31 Mart, bir ‘irtica kalkışması’ değil, bir ‘askeri ayaklanma’ydı…” ifadelerini kullandı.

Ümit Zileli’nin yazısı şöyle:

“Bu aile bunu hep yapıyor!..

Baba ve iki oğlu hemen her konuda “eksantrik” takılmayı pek seviyor… Örneğin üçü de Türklerden üçüncü çoğul şahıs olarak, yani “onlar” diye söz etmekten çok hoşlanıyor. Baba da, Prof. olan oğlu da, aşk romanları yazarı olan mahdumu da yakın tarihle dilediği gibi oynamaktan ayrı bir haz alıyor!..

Baba, yıllardan beri döne döne “bu milletin adam olamayacağı, Türklerin kendini idare etmekten aciz olduğu” tespitini yaptıktan sonra yazısını hep aynı müjdeyle bitiriyor:

-Merak etmeyin, Batı, bu kez Türklerin 21. yüzyılı ıskalamasına izin vermeyecek. Batı Türkleri adam edecek. Enseyi karartmayın…

İkinci cumhuriyetçi Prof. oğul, kalemi eline her aldığında “70 yıllık zulüm” den dem vurup, “sömürge olmanın erdemleri” üzerine bilimsel(!) makaleler döşeniyor. Sakın abarttığımı sanmayın, Mehmet Altan özetle aynen şöyle yazmıştı.

-Afrika'daki Fransız sömürgesi Müslüman Comoros adaları referanduma gitti. İkisi bağımsızlığı seçti. Biri sömürge olarak kalmaya karar verdi. Bağımsız adalar yoksulluk, siyasi kaos ve askeri darbeler içinde çırpınırken, sömürge ada mutlu, müreffeh yaşıyordu. Sonunda diğer iki ada isyan bayrağını açtı, “tekrar sömürge olmak istiyoruz” sloganlarıyla mitingler düzenlemeye başladı!..

Boynuz kulağı geçer misali, şöhret konusunda babasını gölgede bırakan roman yazarı mahdum ise ailenin en radikal üyesi… Ancak ne hikmetse tüm sivri çıkışlarını romanı piyasaya çıkarken yapıyor. Örneğin, “İsyan günlerinde Aşk” romanı daha vitrinlerde yerini almadan, öykünün ana teması aşkı bir kenara bırakıp, “31 Mart Ayaklanması” nı öne çıkarmıştı. Yazara göre 31 Mart, bir “irtica kalkışması” değil, bir “askeri ayaklanma”ydı… Dinci medyanın ve ikinci cumhuriyetçi takımın engin desteğini alan yazara 31 Mart'ın “gerici bir askeri ayaklanma” olduğu belgeleriyle anlatıldı, o da sustu. Ama istediğini de aldı, “İsyan Günlerinde Aşk” iyi sattı!..

-İşte Altan ailesi!..

KİTAP SATIŞINA LOZAN'I ALET EDEN YAZAR!..

Ahmet Altan sonraki romanında da yine aynı numarayı yaptı…

Tabii, daha roman piyasaya çıkmadan, Ahmet Altan ortaya çıktı… Gazetelere, dergilere aşk, kadın, cinsellik üzerine demeçler verdi… Yetmedi, Hülya Avşar'la dans edip birinci sayfalara sıçradı. Kısacası romanı için her türlü reklamı yaptı. Çok da iyi yaptı, devir artık reklam devri…

Ama Ahmet Altan'a bunlar da yetmedi!.. O daha sivri, daha polemik yaratacak bir şey yapmalıydı… Altan, bunu da becerdi; bu kez romanında yan unsur olarak bile yer almayan bir konuyla gündeme düştü.. Üstelik bu defa Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesine, Lozan Antlaşması'na dil uzattı. Üstelik, hiç utanıp sıkılmadan yalan söyledi!. Tarihi tahrif etmek de biraz bilgi, biraz altyapı ister. Bu muhterem Lozan'a bakın nasıl saldırdı:

-Son 300 yılda kazandığımız bir savaş yok. İnsanlık tarihinin en büyük toprak kaybı anlaşması Lozan'dır. 5 milyon kilometrekareden 700 bine indik. Yani 4 milyon 300 bin kilometrekare toprak kaybımız var. Yeryüzünde 4 milyon metrekare toprak kaybedip o anlaşmayı sevinçle karşılayan tek toplum biziz.

Şimdi, bu konuşmayı neresinden tutacaksınız?!.. İftira bile biraz akılcı olmalı değil mi?. Geçen gün sevgili Işık Kansu da yazdı:

-Okuma yazması olan herkes bilir ki, Osmanlı'nın en büyük toprak kaybı Amerikalı tarihçi Paul C. Helmreich'in ‘Paris'ten Sevr'e' adlı çalışmasındaki tanımla “19. yüzyıl emperyalizmi çerçevesinde Osmanlı'nın paylaştırıldığı” Sevr antlaşmasıydı!..

Avrupalı emperyalistlerden, ABD Başkanı Wilson'a dek “barbar Türklerin” sürülmesi istenen yer ise “Küçük Asya” diye adlandırılan Ankara, Yozgat, Niğde, Çorum gibi illerle sınırlı bölgeydi.

İşte, dünyanın emperyalizmi mağlup eden ilk Kurtuluş Savaşı'nın önderleri Lozan'da Türkleri fiilen yok eden bu aşağılık belgeyi parçalayıp tarihin çöp sepetine attı. “Misak'ı Milli sınırları”nın Lozan'da kabulü, henüz ilan edilmeyen cumhuriyetin en büyük zaferi olarak tarihe kazındı. Altan ailesi bu gerçekleri bilmez mi?..

-Bilir, bilir ama ah o ihtiras, o kompleks, o sevgisizlik…

GERİCİLİĞİ DESTEKLEYEN LİBERALLERİN SEFALETİ!..

Altan ailesini uzak geçmişte ağır şekilde eleştirdiğim yazılardan birini okudunuz…

O zamanlar daha ortada ne Ergenekon, ne Balyoz kumpasları, ne de The Taraf gazetesi vardı… Ancak bu aile var güçleriyle bu iktidarı destekliyor, “gerçek demokrasinin, Avrupa Birliği üyeliğinin” bu iktidar tarafından tesis edileceğini yazıp çiziyorlardı!..

Sonra devran değişti, kullanım süreleri sona eren solcu eskileri, liberaller çöp sepetine atıldılar. Onlar da başka sulara, dün kapısından ayrılmadıkları iktidarın karşı cephesine geçmeye karar verdiler…

O kararın sonucunda bugün iki kardeş, geçmişte yüzlerce insanı attırdıkları Silivri Cezaevi'nde yargılanacakları günü bekliyorlar…

Peki bu yazı nereden aklıma geldi?.. Öncelikle Ahmet Altan'ın “Lozan yalanına” kamuoyu yaratmaya çalışanlardan biri olması anımsattı bu yazıyı bana… Daha da önemlisi liberallerin “başlangıçta ne kadar iyiydi AKP, sonra bozuldu” savunusunun ne kadar boş, ne denli yalan olduğunu anlatan bir analizi okuyunca aklıma düştü…

-Bu kesimin yalnızca bugün değil, dün de ne kadar sefil olduğunu anımsatmak istedim!..”
Kaynak
__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.10.16, 20:29   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 938
Mesajlar: 10,178
Ettiği Teşekkür: 44880
Aldığı Teşekkür: 38592
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Altanlar Bunu Hep Yapıyor

Bunlar Türk değil ki...

Soyları Kırım ve Tataristan zaten. Ana vatanlarından kaçmış ama kendilerine kucak açan bu ülkeye bile vatanseverlik gösterememişler.

Türkiye' nin zaten en büyük derdi ''ulus devlet'' olamamaktır. Kendi vatanlarından kaçan ve yeni bir ülkeye yerleşen insanların hepsi değil ama önemli bir kesimi ''boşluktadır'' maalesef.

Bunlar ise boşluklarını ihanetle doldurmayı seçen beş para etmez insanlardır.

...

İşte Ahmet daltondan sapıklıkötesi sözler...

Artık bu ''iki kadın memesine vatanımı satarım'' diyen vatansız soyunun sapıklıkötesi sözleri:

Alıntı:
ALTAN’ın gerçek yüzüTaraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Ahmet Altan’ın yaptığı açıklamalar mide bulandırdı, okuyanların kanını dondurduHaber: Selda Öztürk KAYTaraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan’ın geçmişte skandal denilebilecek sözler sarf ettiği ortaya çıktı. 1985 yılında, aylık yayınlanan “Kadınca” dergisinin Eylül sayısı için açıklamalarda bulunan Altan, “Ensest ilişkiyi onayladığını, hayvanlarla cinselliği normal karşıladığını ve bütün kadınlarda bir fahişe eğilimi olması gerektiğini” söylemiş. Hayatında cinayet işlemek istediği dönemler olduğunu ifade eden Altan, ayrıca yaşlı kadınlardan hoşlandığını dile getirmiş. İşte Altan’ın sorulara verdiği çarpıcı cevaplar: SADO-MAZO İLİŞKİYE DESTEK VERDİ* Kendi hayatını anlattı sözlerinin yanı sıra romanlarınızda seksi, şiddeti ve ölümü öne çıkarmanız da ilgi ile karşılanıyor. Gerçekten niçin bu konular öne fırlıyor. - Bence seks, şiddet ve ölüm yaşamı oluşturan öğelerden bazıları. Ve insanlar seksle, şiddetle ilgimi çekiyor.  * Kahramanlarınız sevişirken acı çekmeyi ve çektirmeyi seviyorlar. Kadın ve erkekleri sado - mazohist mi görüyorsunuz ki böyle anlatıyorsunuz ? - Zannediyorum herkeste sado - mazohist eğilimler var. Bu derece derece ortaya çıkabiliyor... Ben sevişmenin, hayatın bir çok rengini içinde taşıdığını zannediyorum.  * Örneğin neler ? Hangi renkler ? -  Böyle bir sevişmede vahşet olabilir, kardeşlik olabilir, öfke olabilir... Ben sevişmeyi böyle algılıyorum, onun için de sado mazohist eğilimler ortaya çıkabilir. Bu bana çok aykırı gelmiyor... AİLE İÇİ İLİŞKİ OLABİLİR SINIR TANIMIYORUM* Kadınla erkek arasında bir fark gözetmiyorsunuz ama aşkla etsel çekimi ayırıyorsunuz... Romanınızda aşıkken insanlar müthiş ışıklarla sevişiyorlar. Etsel çekimli sevişmelerse ışıksız... Niçin böyle ? - Zaman ve mekan kavramları değiştiği zaman zengin duygular sevişmeler olabilir.... * Neler olabilir peki o zaman ? Tabular, yasaklar kalkar mı ? - Aslında kalkmalı. Eski kültürlerde var aslında. İki kardeş arasındaki cinsel ilişki Mısır’da, Roma’da var. * Veya anne - oğul, baba - kız arasında olan ilişkiler...- Tabii... Bunlar yeni teoriler değil. Bu benim fikrim değil. Özellikle araştırmacılar Amerika’da bunu araştırıyor. Birbirini bu kadar seven iki insanın mesela bir erkek kardeşle kız kardeşin, bir anne ile oğlun, bir baba ile kızın... Birbirini bu kadar çok seven insanların, kadınla erkek arasındaki sevginin son noktası olan sevişmeye ulaşmamalarında bir yanlışlık olduğunu iddia ediyorlar. Doğru olabilir...* Katılıyor musunuz buna ? - Benim cesaretimi mi deniyorsunuz. Sekste sınıra inanmıyorum. Evet... İki insan da istiyorsa her şey olabilir. * O zaman hayvanlarla da seks doğal...- Eğer insan istiyorsa... Eğer insan istediğini yaşamıyorsa çok acıklı.  Kaynak: HER TÜRLÜ SAPIKLIĞA TARAF
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.10.16, 21:38   #3
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 615
Mesajlar: 3,455
Ettiği Teşekkür: 57496
Aldığı Teşekkür: 7974
Rep Derecesi : nurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyornurideniz34 karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Altanlar Bunu Hep Yapıyor

Allah bildiği gibi yapsın...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
altanlar, bunu, yapä±yor, yapıyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 04:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.