Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 23.04.17, 13:23   #1
Tam Üye

Tuco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2016
Konular: 136
Mesajlar: 401
Ettiği Teşekkür: 279
Aldığı Teşekkür: 1334
Rep Derecesi : Tuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Yalniz
Standart Türkiye’nin Yönetim Sistemi Değişmiştir

Erdoğan: Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ’’İster kabul edilsin ister edilmesin. Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun hukuki çerçevenin anayasal olarak kesinleştirilmesidir’’ dedi.

Bugüne dek Türk anayasası, genellikle askeri darbelerden sonra değiştirildi. 1961’deki darbeyle gelen özgürlükçü anayasa, sonraki her darbede azar azar budandı. Ama yine de parlamenter rejime dokunulmadı. Çoğu asker olan cumhurbaşkanları, Atatürk’ten kalan köşkte, sembolik bir görev üstlendiler; partiler üstü konumda, arabulucu pozisyonda kaldılar. Sistemin güçlü aktörü başbakandı.

Erdoğan, başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına geçince birden yetkisiz kaldı. Sisteme uyacağına, sistemi kendine uydurmaya karar verdi.

Önce Atatürk’ün mütevazı köşkünden, kendisi için yaptırdığı görkemli saraya taşındı. Anayasayı bir kenara iterek parti başkanı gibi davranmaya başladı. Bakanlar Kurulu’nu sarayında topladı. Muhalefete sataştı. Medyaya, yargıya, üniversitelere doğrudan müdahale eder oldu.

Kuvvetler ayrılığının, kendisi için bir engel olduğunu söylüyor, bütün gücü elinde toplamak istiyordu. Yanında birinin Başbakan taklidi yapmasına, Meclis’in ayağına dolaşmasına tahammülü kalmamıştı.

2 yıl önce bir yaz günü Türkiye, onun "Yönetim sistemi fiilen değişmiştir" demesiyle uyandı. Artık sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı vardı. Ancak bu, anayasaya aykırıydı. Ne gam! Aykırıysa değişecek olan Erdoğan değil, anayasaydı. Ama nasıl? Yeni anayasayı halkoyuna sunmak için 330 milletvekili gerekiyordu, oysa onun 317 vekili vardı. Nihayet Erdoğan’ın imdadına, 39 milletvekilli milliyetçi MHP yetişti. Sistemin otoriterleşmesinden yana olan MHP lideri, Putinesk bir yönetim arzulayan Erdoğan’la uzlaştı. Ve iki parti bir anayasa taslağıyla ortaya çıktı.
Taslak, özünde Erdoğan’ı yürütme ve yargı gibi iki "ayakbağı"ndan kurtarıyor. Artık tarafsız değil, partili olacak. Daha önce hükümeti denetleyen Meclis, devre dışı kalacak. "Başkan", olağanüstü hal ilan edip ülkeyi kararnamelerle yönetebilecek. Hâkim ve savcıların tayinlerine karar veren kurulu da Başkan ile çoğunluk partisi oluşturacak.

Parlamenter rejimden, başkanlık sistemine geçen bir demokratik ülke yok. Afrika’da bunu deneyen birkaç örnek de diktatörlükle sonuçlanmış. 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra devreye sokulan Olağanüstü Hal rejimiyle, Meclis’in ve yargının devre dışı olduğu bir rejimin provası yapıldı.

Türkiye'de şu anki tablo bir ölçüt niteliğinde. 20 binden fazla kişi, hâkim, savcı ve kamu personeli görevden uzaklaştırıldı hatta tutuklandı. Medya ve üniversitelerden bunun arkasının geleceği de şüphesiz. Erdoğan yönetimindeki Türkiye, hâlihazırda parlamenter bir örtüye bürünmüş tek adam otokrasisine doğru giderek deforme oluyor. Buna sözde halkın iradesi olarak gösterilen idam cezası da dâhil. Erdoğan'ın meclise ihtiyacı yok, arkasında halk var. En azından buna inanıyor. Her halükarda imamların arkasında olduğu ortada. İşte bu yüzden de Atatürk'ün laik cumhuriyetinin Erdoğan'ın İslamcı diktatörlülüğüne dönüşebileceği ihtimali göz ardı edilemez.

Geriye dönüp bakıldığında darbe girişimi maskaralıktan öte bir şey değil: Hava Kuvvetleri meclisi bombalıyor ama Cumhurbaşkanı'nın tatil yerini bulamıyor. Acemi darbeciler devletin yayın organını işgal ediyor ama özel yayın kurumlarını etmiyor. Haberleşme ve iletişim kanallarını kesmiyor, bırakıyor. Darbe oyunu sabaha karşı kentin henüz uykuda olduğu bir zamanda değil de -İstanbul'un hafta sonuna yelken açtığı- gecenin erken saatlerinde sahneleniyor. Darbenin başında hava kuvvetlerini yöneten isimlerin olduğu öne sürülürken, devrilmeye çalışılan cumhurbaşkanı tatil yerinden İstanbul'a uçabiliyor. Ve burada kendi adamları tarafından karşılanabiliyor. Darbeye karışan en alt seviyedeki askerlerin bir kısmıysa bir askeri tatbikatta olduklarına inanıyor. Bu gerçek bir askeri darbeye hiç benziyor mu? Asla.

Laik Türkiye kuruluş idealine veda ediyor

Komplo teorilerine prim vermemeli ama ordunun içinde üst kademede -12 yıldan fazla bir süredir başbakan ve cumhurbaşkanlığı görevini yürüten -hiçbir Erdoğan ve AKP yanlısının bulunmadığını düşünmek mümkün mü? Ya da böyle bir kumpas girişiminin istihbarat servisinin haberi olmadan gerçekleşebileceği ihtimali var mı? Ve daha henüz darbenin sabahında Erdoğan'da görevden alınacak 3 bin kişilik bir hâkimler listesi nasıl oluyor da bulunabiliyor? Tüm bunlar aslında imkânsızdan da öte şeyler. Bu yüzden de darbeyi Erdoğan'ın kendisinin ayarlamadığı ortada. Ama darbeyi -karşıt görüşlü hâkim ve gazetecileri ve kuruluş ideali laik bir cumhuriyette birleşip ısrar eden herkesi- tasfiye etmek için, temizlik için kullandığı şüphesiz. Ve ülkesini "temizlerken" - Stalin'in 1930'lu yıllardaki temizlik hareketiyle karşılaştırıldığında- artık bir demokrat olmadığını, anayasanın gereklerine bağlı kalmaya niyetli olmadığını ortaya koyuyor. İdam cezasının yeniden gündeme gelmesi buna kesinlikle dâhil.

Nereye gidiyorsun Türkiye? Şu an için Erdoğan yönetiminde İslamcı bir diktatörlük yolunda olunduğu aşikâr. Her şeye hükmetme sevdası sadece içeriye yönelik değil dışarıya da dönük. Müttefiklerine hatta ABD'ye bile meydan okuyor; İncirlik Üssü'nün ancak ezeli düşmanı sürgündeki Gülen'in ABD'den iadesi halinde IŞİD'le mücadele için kullanılmasına devam edilebileceğini söylüyor. Ortada Gülen'e yönelik iddiaları destekleyen hiçbir delil yok. Ama Erdoğan kendisini güçlü, çok güçlü, en güçlü olarak görüyor. Kimseden korkmuyor, belki sadece Putin'den, zira ondan özür dilemişti.

***

AKP mesleğini “gerektiği” gibi yapan herkese düşman.

Kendilerine biat etmeyen herkesi susturmak istiyor.

AKP’nin yargıçları yargıç değil, AKP’nin gazetecileri gazeteci değil, bankacıları bankacı değil, öğretmenleri öğretmen değil, imamları imam değil.

Muhalefet eden gazetelerle televizyonlara yasadışı uygulamalarla “kayyım” atayıp hepsini batırdılar.

Türkiye’deki medya ile yargı, AKP'nin bütün suçlarının üstünü örttüyor ama gerçekler Amerika’da patladı.

ABD’de tutuklu yargılanan Reza Zarrab ve Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın davasında önemli bir gelişme ortaya çıktı. Zarrab’ın avukatı, ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı ve eski New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani’nin açıklanan yeminli ifadesi, geçen aylarda Giuliani’nin Tayyip Erdoğan’la yaptığı gizli görüşmenin içeriğini ortaya çıkardı. Giuliani mahkemeye verdiği yeminli ifadede, Türkiye’ye giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Zarrab’ın yararına olabilecek bir çözüm bulmak amacıyla “ABD ve Türkiye arasında, ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını ilgilendiren bir anlaşmanın parçası olarak görüştüğünü” kabul etti.

Güneş balçıkla sıvanmaz.
Amerika kendi çıkarlarları doğrultusunda bir antlaşma yapsa da bütün pislikler ortaya dökülecektir.
Üstelik daha arkası da gelecek.

Ancak Erdoğan bir daha seçilmeyeceğini biliyor. O bunu anladı. Bunu anladığı için fiilen sistemi değiştirdi.

Kuvvetler ayrılığı ortadan kalktı.bütün kuvvetler Erdoğan'a bağlandı,16 nisan referandumundan sonra artık Türkiye'de hiç bir güç Erdoğan'a dokunamaz,bunun adına başkanlık mı,dersiniz,diktatörlük mü dersiniz ne derseniz deyin,ama kesinlikle artık demokrasiden ve Cumhuriyetten bahsedemeyiz.

2023 hedefi ise İslam Devleti doğrultusunda rejimi değiştirmek.
Tuco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Tuco'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
değişmiştir, sistemi, türkiye’nin, yönetim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 13:11.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.