Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 30.06.18, 19:19   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 6248
Mesajlar: 26,395
Ettiği Teşekkür: 101913
Aldığı Teşekkür: 143253
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç yazdı



Türkiye’de yapılan son seçimle birlikte Müslüman toplumlarda gerçek anlamda demokratik bir seçim yapmanın imkansızlığı bir kez daha deneyimlenmiş oldu. Bu deneyimlemeye rağmen elbette ki seçimlerden vazgeçilmeyecek. Daha ne seçimler göreceğiz! Ne var ki bundan sonraki seçimler de öncekiler gibi bir tekerrürden ibaret olacak. Zira toplumsal yapıya yön veren değerler noktasında ciddi bir değişim söz konusu değil. Bilimsel ve akılcı yaklaşım, laiklik, sekülerizm, toplumsal ahlak gibi değerlerin adları olsa da henüz kendilerinin yeterince mevcut olduğunu kimse söyleyemez.

1 MİLYAR 700 MİLYON CİVARINDA NÜFUSU OLAN İSLAM DÜNYASINDA OKUR YAZAR ORANI % 45’LER DÜZEYİNDE

Yalın hakikati bir kez daha ifade edelim; bu değerlerin yön verdiği bir toplum olma noktasından son derece uzağız. Aynı durum diğer Müslüman uluslar için de geçerli. Bu konudaki elîm halimizi göstermesi açısından ibret verici ve sarsıcı bir veri sunmak isterim:

Yaklaşık 1 milyar 700 milyon civarında nüfusu olan İslam dünyasında okur yazar oranı % 45’ler düzeyinde. Bu sadece okur yazarlık oranı. Tahsil düzeyi açısından ise doğal olarak daha da vahim bir haldeyiz. Söz gelimi Türkiye’de ortalama tahsil düzeyi ilkokul 4 seviyesinde. Böylesi bir toplumdan ne derece demokratik bir tutum beklenebilir ki!

Gerçek şu ki, demokrasi için laiklik ön koşuldur. Laikliğin yönetime egemen olmadığı ve toplumun belli ölçüde sekülerleşmediği ülkelerde seçimler; elbette ki başka etmenler de olmakla birlikte, daha ziyade dinsel tutumlar düzleminde cereyan ediyor. İnsanlar dünyevi gereksinimlerinden ziyade uhrevi korkuları yahut umutları üzerinden tercihlerde bulunuyor.

Cari İslam’ın yahut diğer bir ifadeyle muharref (Tahrif edilmiş, değiştirilmiş, kalem karıştırılmış) İslam’ın yön verdiği Müslüman toplumlarda dünyevi yaşam, ahiret inancı karşısında değersiz ve geçici addedildiğinden, uhrevi anlatıları yahut onunla ilintili söylemleri kimin daha güçlü ve vurgulu ise seçmen ona yöneliyor. Zira egemen ve muharref İslam, ertelenmiş mutluluklar üzerine bina edilmiş bir dindir. Buna göre bir Müslüman’ın bu dünyada mutluluk, eğlence, konfor ve haz peşinde koşması ahiretini tehlikeye sokan bir yöneliştir. Müslüman, bu dünyada çektiği sıkıntılar oranında öbür dünyada daha yüksek mutluluklara nail olacak; cennetin türlü çeşitli nimetleriyle ödüllendirilecektir.
Şu ayetlerin egemen ve muharref İslamî düşüncedeki yorumunu tefekkür ettiğinizde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız:

“Bu dünya yaşamı bir oyun ve eğlencen ibarettir. Ahiret yurduna gelince… İşte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!” (Örümce Bölümü 64. Söz / Ankebut Suresi 64. Ayet)

“Dünya hayatı bir oyundan ve eğlenceden başka nedir ki? Allah’tan sakınanlar için ahiret yurdu elbette ki daha iyidir. Hala akıllanmayacak mısınız?” (Hayvanlar Bölümü 32. Söz / En’am Suresi 32. Ayet)

“Ey insanlar, Allah’ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın…” (Yaratan Bölümü 5. Söz / Fatır Suresi 5. Ayet)

Kur’an’da benzer içerikte başka ayetler de var. Tüm bu ayetlerin muharref İslam’daki yorumu, dünya yaşamı için bir beklenti içerisinde olmamak gerektiği, ahirete hazırlanmanın temel gaye olduğu şeklindedir.

Ayetlere ilaveten bir de hadis nakledelim:

“Yoksullar cennete zenginlerden beş yüz sene önce girerler.” (Tirmizi, Zühd, 37.)

KENDİLERİ LÜKS YAŞAM SÜRERKEN SEÇMENLERİNE YOKSULLUKLARI İÇİN ŞÜKRETMEYİ ÖĞÜTLEMEKTE

Ayetlerin muharref (Tahrif edilmiş, değiştirilmiş, kalem karıştırılmış) yorumuyla değersizleştirilen dünya yaşamında yaşanılacak yoksulluk, yukarıdaki uydurma hadisle de kutsanmaktadır. Böylece Müslüman, hem dünyayı önemsemeyecek hem de dünyadaki yoksulluğunu ahirette, cennete daha önce girebilmenin müjdecisi olarak görecektir.

İşte böylesi inançlarla kendini ölüm sonrasına adamış kitlelerin içinden çıkan kurnaz Müslüman politikacılar, kendileri lüks yaşam sürerken seçmenlerine yoksullukları için şükretmeyi öğütlemekte, onları ahirette büyük ödüllerin beklediğine inandırmaya çalışmaktadır.

Muharref İslam’ın Müslüman seçmeni için yoksulluk, yokluk ve hatta açlık bir şikayet konusu olmaktan çıkıp dünyevi bir imtihan meselesi haline gelmektedir. O şikayet etmekle değil şükretmek, sabretmek ve kanaat etmekle yükümlüdür. Zira ancak bu şekilde ebedi ahiret yurdunu kazanabilir. Eğer şikayet eder, isyan eder ve kendisine dünyevi zenginlik ve dünyevi imkanlar vaat edenlere yönelirse günaha girmiş olacak ve ahiretini mahvedecektir. Zira dünyevi zenginlik, bir fitne aracı olarak nitelenen mal çokluğuna dayanmaktadır. Zenginlik, kişiyi ibadetlerinden alıkoyabilecek, dünyevi zevklerin peşinden koşup ahireti unutmasına sebep olabilecek bir günah kaynağıdır.

İşte bu nedenle laikliğin egemen olmadığı Müslüman bir toplumda halka zenginlik vaat etmenin oya dönüşebilirliği kesinlikle sınırlıdır. Muharref ve egemen İslam’daki sadaka ve zekat uygulaması dahi yalnızca bir ibadet olmak bakımından manalıdır. Maddi bir rahatlık, geçim derdinin azalması gibi bir fonksiyon sadaka ve zekatta asıl unsur değildir. Ümmetin içinde mevcut olan az sayıdaki zenginler ise sadaka ve zekat ibadetinin icrası için gerekli bir kitle olmak bakımından bulunması lazım gelen kişilerdir. Bu nedenle muharref egemen İslam’ın yoksulluğu ortadan kaldırmak gibi bir amacı asla yoktur. Tam tersine yoksulluk ve yoksullar var olmalı ki zenginler onlara sadaka ve zekat vererek ibadet edebilme imkanlarını yaşayabilsinler.

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ÖZÜ İTİBARİYLE LAİK BİR HAREKETTİR

Türkiye’de ve İslam dünyasında yoksulların çoğunluğunun sağcı, dinci ve faşist siyasi oluşumlara ve dikta eğilimli liderlere destek vermesi muharref İslam’ın doğurduğu patolojik bir vakıadır. Bu patolojinin tedavisi muharref İslam’la ve özellikle de onun dejenere edilmiş ahiret inancıyla mücadele etmekten geçiyor.

Bu noktada ilaveten belirtelim ki Türkiye’de politik arenada milliyetçilik ve din birbirinden kesin hatlarla ayrılmış alanlar değildir. Dahası Türkiye’deki güncel ve egemen milliyetçi düşünce, dinciliğin farklı bir versiyonundan başka bir şey değildir. Cari veya muharref İslam gibi cari ve muharref milliyetçilik de merkezine milleti değil ümmeti koyan, bu nedenle de politik anlamda son derece sorunlu bir yönelimdir. Gerçek milliyetçilik için de laiklik ön koşuldur. Laik olmadan milliyetçi olmak imkansızdır. Türk milliyetçiliği özü itibariyle laik bir harekettir. Ne var ki günümüzde iğdiş edilmiş ve dinselleştirilmiştir. Güncel Türk milliyetçiliği Türk milletine ümmetin bir parçası olmak bakımından değer atfedecek kadar bağımsız Türklük kimliğinden uzağa savrulmuştur. Oysa büyük Atatürk’ün dediği gibi; “Türk milleti İslam’dan önce de büyük bir millet idi.”

İşte bu noktada muharref ve egemen İslam’a karşı devrimci Muhammedî İslam’ın tebliği, Türkiye ve İslam dünyasındaki görece laik muhalif siyasi hareketlerin üzerinde durması gereken çok önemli bir meseledir. İslam dünyasındaki görece laik yönetimlerin iktidara gelişleri hiçbir zaman demokratik seçimlerle olmamıştır. Türkiye’de de laiklik, bir halk oyuyla değil devrimci kadrolar eliyle egemen olmuştur. Zira geniş halk kitlelerinin, laikliği talep etmelerine yol açacak bir toplumsal değişim ve dönüşüm serüveni yaşamadıkları malumdur.

İSLAM, ÇIKIŞI İTİBARİYLE SOL BİR HAREKETTİR

Türkiye’de 1950’den beri neredeyse bütün seçimleri sağın açık ara kazanması ve solun hiçbir zaman tek başına iktidara gelememesinin sosyolojik analizi; din, yoksulluk, ahiret inancı ve siyasal tercih arasındaki iddiamızı kanıtlayan çok güçlü veriler sunmaktadır.

1950’lelerde “Arapça ezan” diyerek iktidara gelen sağ, askeri müdahalelerle nispeten dizginlenebilmiş, süreç içerisinde; “dinsiz” komünizmle mücadele retoriği, ardından imam hatipler, Kur’an Kursları, başörtüsü gibi dinsel söylemler üzerinden oy devşirmiş, Türkiye yoksullarını dünyevi varsıllık ve mutluluk yerine uhrevi cennet vaadiyle aldatagelmiştir. Son seçimde dahi bu söylemlerin hala çok etkili olduğunu gördük. Türkiye yoksulları ve çoğunlukla düşük eğitimli kitleler uhrevi beklentiler üzerinden dünyevi saadetlerini bir avuç sağ sömürgene gönül rahatlığı içinde kurban etmişlerdir. Bu arada bir de küçük bir sadaka almışlardır. Bin liralık ikramiye, imar affı, erzak yardımı vb… Seçim sonuçları bir bakıma, alınan bu küçük sadakaya teşekkür gibidir.

Türkiye solu, Türk toplumunun dinsel ve sosyolojik gerçeklerini doğru tahlil etmeden başarı kazanamaz. Siyasal mücadelenin en önemli belirleyicisi konumuna gelen seçimlerde başarı kazanmak için dinsel söylemlere başvurmaktan başka çare yoktur. Sol; sosyal adaleti, toplumsal eşitliği, hakça paylaşımı öğütleyen infak ayetlerine dayalı, ihtiyacından fazlasını dağıtma anlayışı üzerine kurulu gerçek zekat emrini esas alan ve uhrevi beklentiden önce dünyevi mutluluğun gerekliliğini anlatan bir retorikle, dindar Türkiye yoksullarını ikna etmeyi denemelidir.

Seçimde yarışan taraflardan biri her türlü dinsel söylemi hoyratça ve dejenere edilmiş bir biçimde kullanırken öbür tarafın bundan imtina edip kampanyasını dinsel unsurlardan yalıtması sosyolojik realiteye aykırıdır. Sağ siyaset dini kendi perspektifinden yorumlayıp politik bir mücadele unsuru olarak kullanırken solun da kendi politik amaçları doğrultusunda bir dinsel yorum geliştirmesi elzemdir. Kaldı ki sol bu konuda daha münbit bir alanla karşı karşıyadır. Ne var ki çoğunlukla bundan habersizdir. Muharref ve egemen İslam’a karşı Muhammedî İslam’ın ilkeleri sol politik söylemle koşut bir mahiyete sahiptir. Gerçek şu ki İslam, çıkışı itibariyle sol bir harekettir. Buradaki sol tabirinin 18. ve 19. Yüzyılın politik terminolojisinden daha geniş bir mana taşıdığını belirtmeliyim. Bu cümleden olarak, Hz. Muhammed’in mücadelesinin aslında sınıfsal bir mücadele olduğunu idrak etmek ve bu idrak üzerinden güncel politik bir retorik geliştirmek, solun kronikleşmiş seçim yenilgilerine son verecek yegane yoldur. Sol, devrimci Muhammedî İslam çizgisinde başlatıp iktidara taşıyacağı politik söylemini ele geçireceği yönetsel erkle birlikte daha ileriye; yani gerçek bir sosyal demokrasiye, laik ve çağdaş bir toplum inşasına yöneltebilir.

Neticeten bir kez daha ifade edelim ki, dine karşı laiklikle, uhrevi cennet vaadine karşı dünyevi varsıllık vaadiyle seçim kazanmak, muharref İslam’ın egemen olduğu bir toplumda imkan dahilinde değildir. Sol, öncelikle çarpık ve yaşamsal realiteye aykırı olan ve ölüm sonrasına hasredilmiş dinsel eskatolojiye dünyevi bir mana kazandırmak zorundadır. İslam eskatolojisinin dünyevileştirilmesi, ahiret inancının, insanlığın bu dünyadaki geleceği olarak yeniden yapılandırılmasıyla mümkündür. Yapılması lazım gelen şey bellidir: “Dine” karşı din!

Evet, Dr. Ali Şeriatî’nin ifadesiyle her peygamber var olan dine karşı yeni bir din tebliğ etmiştir. Ve peygamberlerin tebliğ ettiği dinlerin tümünün ortak noktası tevhid mücadelesidir. Tevhid, Allah’ın birliği retoriği üzerinden halkın / insanların / toplumun birliği ve eşitliğini savunma hareketidir.

Gerçek şu ki solun sosyal adalet ve sosyal demokrasi söylemi bir tevhid mücadelesidir. Sol, söylemlerini dinsel terminoloji ile güçlendirmelidir. Bu cümleden olarak belirtelim ki, tevhidin karşısında yer alan şirki deşifre etmek, aslında bir nevi emek sömürüsünü deşifre etmek demektir.

Emeği hunharca sömürülenlerin büyük bir çoğunluğu sömürgenlere oy verirken, solun sömürüyü deşifre etme noktasındaki başarısızlığı ve emekçileri iknada gösterdiği yetersizlik, aslında kökü on yıllara dayanan bir kibrin yansımasıdır. Bu kibir, politik mücadelede dinsel söylemlere başvurmayı bayağılık ve çağdışılık sanma yanılgısından kaynaklanıyor. Oysa bilinmelidir ki, din; tepeden tırnağa bir siyasi mücadeledir. Müslüman bir toplumda dine dayanmadan politik başarı kazanılamaz. Türkiye solunun 1970’lerde % 40’lara dayanan oy oranı merhum Bülent Ecevit’in; “inançlara saygılı laiklik” söylemi sayesinde gerçekleşmiştir. Bugün daha fazlasına ihtiyaç vardır. Artık inançlara saygılı laiklik söylemi de sadra şifa olma vasfını kaybetmiştir. Bugün, şirki deşifre eden ve tevhidi politik mücadelesinin merkezine koyan bir sol anlayışa ihtiyaç vardır.

Şirk; sömürünün dinsel terminoloji açısından ifadesi olup haramdır, günahtır!

Tevhid ise hakkın birliğinde halkın birliğini, sosyal adaleti, sosyal demokrasiyi egemen kılma mücadelesi olarak herkesin üzerine farz olan bir cihattır.

EY YOKSULLAR, KUR’AN’IN ANLATTIĞI AHİRET MUHARREF İSLAM’IN AHİRETİ DEĞİLDİR

Buraya kadar yazdıklarımızın ışığında Türkiye’nin seçmen profiline baktığımızda, görece gelir durumu orta ve üstü olan kitlelerin sol siyasetten yana tercihte bulundukları görülürken, dar gelirlilerinse tam bir tenakuz içerisinde sağ siyaseti yeğlediklerini görmek ve teşhis etmek savlarımızı doğrulayan bir gösterge değil midir?

Gelir durumu arttıkça insanların genel olarak dünyevileştikleri, uhrevi cennet vaadinin peşinde koşmak yerine dünyevi mutluluğu, rahatı ve konforu daha çok önemsedikleri çok net bir biçimde ortadadır.

Bu durum aslında şöyle bir dinsel ve sosyolojik gerçeği gözler önüne seriyor:

Varsıllaşanlar cennet hülyalı ahiretlerini bu dünyada yaşıyorlar ve ölüm sonrasına ilişkin anlatıları yaşamsal gerçeklik karşısında fazla önemsemiyorlar.

Yoksullar ise çaresizlik içerisinde kendilerini yegane bir umutla ölüm sonrasındaki muhayyel cennet mutluluğuna hazırlıyorlar.

O halde İslam eskatolojisinin yeniden inşası elzemdir.

Ey yoksullar,

Kur’an’ın anlattığı ahiret muharref İslam’ın ahireti değildir. Ahiret, bu dünyadaki geleceğimizdir. Geleceğinizi öldürmeyin! Seçimlerde oy kullanırken tercihiniz muhayyel ahiretten yana değil gerçek ahiretten yana olsun.

Cemil Kılıç

Odatv.com
__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.06.18, 20:37   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1221
Mesajlar: 12,585
Ettiği Teşekkür: 52273
Aldığı Teşekkür: 45559
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

Cemil Kılıç, Yaşar Nuri ekolünden gelen ama maalesef halen deistleşme konusunda fazla gelişmemiş bir insan. Ha o da neticede er veya geç deist olacaktır. Bunu da bir kaç sene içinde göreceğiz.

İlk karşı çıktığım şey şu: İslam dininin sol ile uzaktan yakından hiç bir ilgisi yoktur. Zaten sol ile ilgisi olsa, dünyanın her yanında sağcılar toplumun en dindar kesimlerini oluşturmazdı.

Ve hele ki solun da aynı dinci siyasi hareketler tarzında din üzerinden siyaset yapması sadece ve sadece dinci kesimlerin işine yarayacağı gibi toplumdaki laiklik anlayışını silip süpürür.

Düşünebiliyor musunuz; her siyasi parti Allah, Muhammed ve Kuran üzerinden siyaset yapıyor... O toplum biter, tükenir. Yani Cemil Kılıç' ın söylediği ''solun dini terminoloji ile güçlendirilmesi '' solu da bitirir; solu sol olmaktan çıkarır.

Dinde sol terminolojiyi güçlendirecek hiç ama hiç bir şey yoktur. Tersine sol, Türkiye halkını dinsel sefillikten kurtarmıştır.

Sol, halka kalkıp miras hakkında kız çocuklarına mirasın kendi hakkına düşen paydan erkek kardeşi lehine geri durma ''hakkını'' mı savunacak? Sol kalkıp ganimetin ümmete Allah' ın armağanı olduğunu mu anlatacak? Sol, insanlığa bir erkeğin dört eşli olabileceğini mi anlatacak? Sol, halka kızlar ve kadınların savaş ganimeti olduğunu mu anlatacak? Sor sor bitmez...

Kuran ayetleriyle sol termionoli asla ama asla güçlenmez. Tersine sol da dinciler gibi din üzerinden siyaset yapmaya başlarsa insanlar din bataklığında boğulur.

Cemil Kılıç din bezirganlarının yoluna karanfiller döşemesin!
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.06.18, 22:15   #3
Müdavim

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 609
Mesajlar: 4,410
Ettiği Teşekkür: 13274
Aldığı Teşekkür: 15159
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

Başlığı gördüğümde solun ayağa kalkması ilahiyatçılara kaldıysa yandık demiştim kendi kendime, dostum @Aristo endişemin içini doldurmuş zaten, bana söyleyecek söz kalmamış.
__________________
Sonsuz bir varlık kendisini sınırlayacak mekanda ve zamanda bulunamaz. Öyleyse hiç bir yerde değildir, hiç bir yerde olmayan şey de yok demektir.

Gorgias
Rosebud Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.18, 01:03   #4
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 109
Mesajlar: 1,924
Ettiği Teşekkür: 4562
Aldığı Teşekkür: 6821
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

"sosyal adalet ve sosyal demokrasi söylemi bir tevhid mücadelesidir." Alıntı
Tevhid,birlik, birlemek demektir. Bir müslüman için ise Allah'ın varlığını, birliğini, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmaktan ibarettir.
Geçmişte sosyalist İslam düşüncesi ilk karmetiler de görülmüştür. Bugünkü Bahreyn bölgesinde 150 yıl ayakta kalabilen, zamanın abbasi halifelerinin zulmüne karşı gelişen bir isyanla doğan eşitlikçi bir toplumsal düzenin kurucuları olarak tarihe geçmiş olan bu toplumda kadın-erkek eşitliği ortak üretim ve ortak paylaşım esastır. (bkz.İslam asi çocukları, komüncüleri: Karmatiler - Cumhuriyet Türkiye Haberleri ).
Daha sonraları 14. yy'da yaşayan Şeyh bedrettin, insanların eşit olarak doğmaları gerekirken eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada ve adaletten tümüyle uzak bir toplumsal düzen içinde yaşamıştır. Özel mülkiyetin sorgulanmasının bile akla gelmediği bir dönemde özel mülkiyeti tümüyle ortadan kaldırmak için yola koyulmuştur. Bedreddin’in talebesi Börklüce Mustafa şeyhinden öğrendiklerini şu sözlerle özetler; “ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmesin. Kadınlar hariç bunların hepsi hepimiz içindir ve hepimizin ortak malıdır” (bkz. Şeyh Bedreddin:).
Ayrıca, bırakın sol'un İslamla bağdaşıp bağdaşmadığını bundan 100 yıl önce Melamiler, “Balkan Sosyalist Melami Federasyonu” kurmak için çok çaba harcamışlardı (bkz. Hangi tarikat sosyalizmden yanaydı - Soner YALÇIN ).
Şimdi, "ne yani k. Marks'a hacı karl marks mı diyecez?" diye sorabilirsiniz. Bence işin özü Marks'dan çoookk öncelerine, hatta burnumuzun dibine dayanıyor.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.18, 01:22   #5
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1221
Mesajlar: 12,585
Ettiği Teşekkür: 52273
Aldığı Teşekkür: 45559
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi alkanaga Mesajı göster
"sosyal adalet ve sosyal demokrasi söylemi bir tevhid mücadelesidir." Alıntı
Tevhid,birlik, birlemek demektir. Bir müslüman için ise Allah'ın varlığını, birliğini, tüm yetkin niteliklerin kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmaktan ibarettir.
Geçmişte sosyalist İslam düşüncesi ilk karmetiler de görülmüştür. Bugünkü Bahreyn bölgesinde 150 yıl ayakta kalabilen, zamanın abbasi halifelerinin zulmüne karşı gelişen bir isyanla doğan eşitlikçi bir toplumsal düzenin kurucuları olarak tarihe geçmiş olan bu toplumda kadın-erkek eşitliği ortak üretim ve ortak paylaşım esastır. (bkz.İslam asi çocukları, komüncüleri: Karmatiler - Cumhuriyet Türkiye Haberleri ).
Daha sonraları 14. yy'da yaşayan Şeyh bedrettin, insanların eşit olarak doğmaları gerekirken eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada ve adaletten tümüyle uzak bir toplumsal düzen içinde yaşamıştır. Özel mülkiyetin sorgulanmasının bile akla gelmediği bir dönemde özel mülkiyeti tümüyle ortadan kaldırmak için yola koyulmuştur. Bedreddin’in talebesi Börklüce Mustafa şeyhinden öğrendiklerini şu sözlerle özetler; “ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmesin. Kadınlar hariç bunların hepsi hepimiz içindir ve hepimizin ortak malıdır” (bkz. Şeyh Bedreddin:).
Ayrıca, bırakın sol'un İslamla bağdaşıp bağdaşmadığını bundan 100 yıl önce Melamiler, “Balkan Sosyalist Melami Federasyonu” kurmak için çok çaba harcamışlardı (bkz. Hangi tarikat sosyalizmden yanaydı - Soner YALÇIN ).
Şimdi, "ne yani k. Marks'a hacı karl marks mı diyecez?" diye sorabilirsiniz. Bence işin özü Marks'dan çoookk öncelerine, hatta burnumuzun dibine dayanıyor.
Çok şık bir paylaşım.

Zihnine sağlık agam.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.18, 01:46   #6
Tam Üye

Bursalı68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 9
Mesajlar: 402
Ettiği Teşekkür: 1174
Aldığı Teşekkür: 1575
Rep Derecesi : Bursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Solun Seçim Yenilgilerine Son Verecek Tek Yol Budur

Merhaba,

Sanırım yazar Türkiye'deki " SOL " u, CHP'ye endeksleyerek bunları yazmış...Oysa ki CHP sol bir parti değildir...Solun, sosyalizmin davranışlarından uzaktır.Bu yüzdendir ki politikalarında inandırıcılığı yoktur.

Gerçek anlamda Türkiye'de SOL YOKTUR...Veya bitiktir...CHP solmuş gibi gözüküp veya bu görev CHP'ye yüklenip tutunmaya çalışıyor sadece...

Sol düşünceler, kendi toplumunu anlayamadıkları için, toplum yapılarını bilmekten uzak oldukları için söylem kısmında sol olsalar da teorik, insanlarda, toplumda anlamsızdır...Dünyada teorik anlamda mota mod sol nerede kaldı ki...?

Sorun sol ideolojiyi günümüz değişkenleri ve gerçeklerine uyarlayamamaktır...Teorik söylemi pratiğe uyarlayamamaktır...

Bu noktada da " din " üzerinde oynanan oyunlar solu daha da dibe göndermektedir.Çünkü toplumun büyük çoğunluğu koftiden inançlı olsa da, dinsizlik korkusundan dolayı sola uzak durur...

Bu sarmaldan kutulmanın tek yolu solun iktidara gelebilmesidir...Bu da ancak bu gidişatla, KIRMIZI KAR YAĞDIĞINDA olabilir...!

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
Bursalı68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
budur, seçim, solun, verecek, yenilgilerine


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:33.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.