Forum Gerçek

Forum Gerçek (http://www.forumgercek.com/)
-   Serbest Kürsü (http://www.forumgercek.com/serbest-kursu/)
-   -   MEB’den Atatürk Hamlesi! (http://www.forumgercek.com/serbest-kursu/137571-meb-den-ataturk-hamlesi.html)

Canan 02.09.18 22:38

MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
MEB’den Atatürk Hamlesi!


Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan kapsamlı değişiklikler dün yayımlanan Resmi Gazete ile yürürlüğe girdi...

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan kapsamlı değişiklikler dün yayımlanan Resmi Gazete ile yürürlüğe girdi. Yönetmelik değişikliğinin en önemli adımı İsmet Yılmaz’ın bakanlığı döneminde yönetmelikten çıkarılan Atatürkçülüğün yeniden öğretmenlerin gündemine alınması oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle de daha önce yönetmelikten çıkarılan Cumhuriyet Bayramı, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ve mahalli kurtuluş günleri yeniden kutlama çizelgesine eklendi.

ATATÜRKÇÜLÜK GÜNDEMDE

Bakanlık, ders yılı başlamadan önce, ikinci dönem başında ve ders yılı sonunda yapılan ‘‘Öğretmenler Kurulu’’ toplantısı gündeminde “Atatürkçülükle ilgili konuların derslerde işlenişi ile öğretim programlarının uygulanmasına yönelik hususlar” maddesi yeniden eklendi. Eğitim kurumunda aynı sınıfı okutan veya alanı aynı olan öğretmenlerden oluşan ve ders içerikleri ile dönemin görüşüldüğü zümre toplantılarının gündemine de “Atatürkçülük” getirildi. Cumhuriyet'ten Ozan Çepni'nin haberine göre, bu kapsamda öğretmenlerin planlarının başına yeniden Atatürk getirilerek madde, “Atatürkçülükle ilgili konuların üzerinde durularak çalışmaların buna göre planlanması ile öğretim programlarının incelenmesi, programların çevre özellikleri de dikkate alınarak amacına ve içeriğine uygun olarak uygulanması, yıllık plan ve ders planlarının hazırlanması ve uygulanmasında konu ve kazanım ağırlıklarının dikkate alınması” şeklinde değiştirildi.

EĞİTİM KAMPUSLARI

Yönetmelik değişikliği ile ayrıca liselerde okuyan ve devamsızlık yapmayan öğrencilerin ödüllendirilmesi, nakillerin düzenlenmesi, okullarda düzenlenen yıl sonu sınavlarının kaldırılması gibi değişiklikler de yapıldı. Değişiklikler içinde dikkat çeken bir diğer nokta ise yeni sisteme alınan “Eğitim Kampusları” oldu. Öğrenim süresi dört yıl olan yatılı ve/veya gündüzlü olarak eğitim ve öğretim veren kurumları başlığı altına ‘Eğitim Kampusları’ ibaresi eklendi.

Devamsızlık süresi özürsüz 10 günü, toplamda 30 günü aşan öğrenciler, ders puanları ne olursa olsun başarısız sayılacak ve durumları yazılı olarak velilerine bildirilecek. Ancak sağlık durumları nedeniyle üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri veya tam teşekküllü hastanelerde kontrol kayıtlı sürekli tedaviyi ya da organ naklini gerektiren hastalığı bulunanlar, sosyal hizmet, emniyet ve asayiş birimlerinin resmi raporları doğrultusunda koruma ve bakım altına alınanlar ile tutuklu öğrencilerin özürsüz devamsızlık süresi 10 günü geçmemek kaydıyla toplam devamsızlık süresi 60, tam zamanlı kaynaştırma, bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ve özel eğitim meslek liselerine kayıtlı olan öğrencilerin özürsüz devamsızlık süresi 20 günü geçmemek kaydıyla toplam devamsızlık süresi 70 gün olarak uygulanacak.

ORTAK SINAV YAPILACAK

Örgün ve açıköğretim kurumları arasındaki nakil ve geçişlere daha fazla imkân sağlandı. Bu kapsamda, açıköğretim lisesi, mesleki açıköğretim lisesi veya açıköğretim imam hatip lisesinden örgün ortaöğretim kurumlarına geçişlerin, eğitim yılının birinci döneminde Ekim ayının sonuna kadar, ikinci döneminde ise dönemin ilk iş gününden Şubat ayı sonuna kadar yapılabilmesinin önü açıldı.

Değişiklikle, haftalık ders saati sayısına bakılmaksızın her dersten en az iki sınav yapılması esas olacak. Yazılı sınavlar, gerektiğinde okul, eğitim bölgesi, ilçe, il ve ülke genelinde ortak sınavlar şeklinde yapılabilecek.

Hamile öğretmenlere, hamileliğin 24’üncü haftasından itibaren ve doğumdan itibaren bir yıl süre ile nöbet görevi verilmeyecek. Engelli öğretmenler ile engelli çocuğu bulunan öğretmenler nöbet görevinden muaf tutulacak.

MİLLİ BAYRAMLAR ÇİZELGEDE

MEB’in Atatürk ile ilgili bir diğer adımı ise sosyal etkinliklere yönelik oldu. 8 Haziran 2017’de yönetmelikten çıkarılan milli bayramlara yönelik iktidara yakın yöneticilerin bulunduğu okullardaki özensizlik ile başlayan tartışmaların ardından bayramlar zorunlu etkinlik takvimine alındı.

Eski adı “kutlu doğum” yeni adı Mevlid’i Nebi ile Kut-ül Amare Zaferi’nin olmasına karşın milli bayramların, ‘’Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi’’nde olmaması büyük tepkiye neden olmuştu.
ABC

külüstür 12.10.18 01:40

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
http://image.cdn.iha.com.tr/Contents...09/1542564.jpg

Sabah, denizde bir gemi, iki direkli, gezi gemisi. Türk bayraklı, demek ki Türk gemisi. Adı, Lycain Pearl. Likya İncisi diyecek, diyememiş, kendi dilini küçümsemiş, elinkine yapışmış. Gezdirdikleri de Türk, bari yabancı olsalar. Bu bir şey mi dediğinizi duyar gibi oluyorum, her eğlence yerinin adı artık yabancı dilden. Daha geçenlerde bilgi ağında gördüm: “Vodafone Park’ta ikinci gol geldi.” yazmışlar. Kent statlarının adı Atatürk’se, stat, onarıma alındı deniyor, ardından adı değiştiriliyor. İstanbul’a yeni bir havaalanı yapılıyor, eskisini kapatacaklar, doğal olarak yenisinin adı “Yeni Atatürk Havaalanı” olacakken bu ad söylenmiyor bile, “Üçüncü Havaalanı”ymış. Belli, adı değiştirilecek, ne ad takılacağı da daha temel atılmadan belirlendi, herkesçe biliniyor ama aptala yatmak yeni bir moda ülkemizde… Atatürk adı, en büyük kentimizin, en tanınmış havalimanından kaldırılacak. Köylerde okul yok, taşımalı sistemle öğretmenler köylerden alınmış, Andımız kaç yıldır kalkmış. Marşlarımız unutturulmuş… Askerlerin geçit törenleri geçmişte kalmış, bandolarını dinlemeyeli, bayramlar bayram gibi kutlanmayalı saymadık kaç yıl olmuş…

Küçükten büyüğe İngilizcenin egemenliğine boyun eğmişiz. Milli Eğitim de her gün bir skandal haber. Sarıklı cüppeli ders anlatan birinin haberi daha çok yeni. Arap ve Amerikan kültürü boğazımıza basmış, bize soluk aldırmıyor. Söze bakarsan, “onların dolarları varsa bizim de Allahımız var”mış. Sonra da, Amerikan danışmanlık şirketine ekonomi yönetimini teslim ettik duyurusu…

TDK (Türk Dil Kurumu, kuruluşu 1932) belgeliğinde Türk Dil Bayramı kutlanırken, alay edercesine art arda şunlar yazılmış:

“Arap Harfli Türkçe Yazma Eserler Özel Sayısı için başvuru süresi uzatıldı.

Türk Dil Kurumunun kuruluşunun 86. yıl dönümü kutlu olsun.

Türk dili değil sanki Arap dili, hizmet ettikleri. Eski yazı (Arap harfli yazı) yeniden kullanılsın, Türk Dil Devrimi de “Kılık Kıyafet Devrimi” gibi tarih olsun isteniyor.

TTK (Türk Tarih Kurumu, kuruluşu 1931), geçen hafta bir skandalla anılmış. Yeni sistemle işlevi değiştirilen Meclis’e, kurumdan, TTK’nin, son yıllarda, her yıl değil de artık dört yılda bir yaptığı, beş gün sürecek (1-5 Ekim) etkinlikleri için hafta başında davetiye gönderilmiş. Davetliler önce Anıtkabir’e gidecek, Atatürk’ün huzurunda saygı duruşunda bulunulacak, sonra da yakındaki bir otelde (“The Green Park” Oteli) toplantıyı açacak, çalıştayı başlatacaklar. (Onca üniversitenin toplantı salonu dururken adı İngilizce bir otel seçilmiş.) Böyle olmamış, iki gün sonra gönderilen davetiyeler iptal edilmiş, etkinliklerdeki Anıtkabir ziyareti programdan kaldırılmış, toplantı da saraya (?) alınmış.

Cumhuriyetimizin kurucusu yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu iki önemli kurumun en yeni haberleri böyle.

Diyanet, geçenlerde vitrinine Atatürk düşmanı bir derginin tanıtımını koymuş. Atatürk düşmanı olduğu belgeli kişiler kamuda terfi alıyorlar haberleri kimseyi şaşırtmıyor. Kılık kıyafet devrimimiz işlevini yitirmiş, yürürlükten çoktan kaldırılmış. Cumhuriyetle kapatılan “Medreseler” bile hortlatılmışken… Siyasal İslamcıların hedefinde olan “Atatürk heykelleri”, bu günlerimizde hem de, bir televizyon kanalında inanılmaz bir şekilde hedef gösterilmiş. “Ulusalcı” bilinen bir yazar, bildiğimiz hep iktidar muhalifliği yapar, çıkmış bir televizyona; “Başbakan olsam, son 40 yılda yapılan Atatürk heykellerini yıkar atarım.” demiş.

Aklımıza, bunları duyunca, Rize Belediye Başkanı’nın (Başkan Kasap) yaptığı (2016) yıkım gösterisi geliyor. Otuz yıl önce yaptırılmış bir Atatürk heykeli. Meydanı düzenleyeceğiz diye heykeli kaldırıp bir kamyonetle taşıdılardı. Çoğu aydın, o ünlü, “Yıkın Heykellerimi” şiirini anımsayıp ağıt yazılar yazmıştı olayın ardından. Sonrasında böyle bir sürü düzenleme duyduk, gördük, heykeller taşındı, kaldırıldı, paravanların ardına gizlendi, yenilenen meydanlara bir daha getirilmediler…

Siyasi İslamcıların ekmeğine yağ sürüldü. Yobazlığa, değer bilmezliğe, sorumsuzluğa karşı yazılan “Yıkın Heykellerimi” şiirinde denilenlerin gerçekleşeceği günlere geldik.

Atatürk heykelleri yıkılıp atılamaz. Belki son yıllarda yapılanlar içinde iyi olmayanlar (sanat değeri ve malzeme yönünden) varsa, daha iyisiyle değiştirilebilir. O da bilim kurullarının onayıyla. Yıkıp atmadan, özenle. Eskilere ise, tarihimize mal olmuş eski eserlerimize ise yan gözle bile bakılamaz.

Atatürk heykelleri çok hassas bir konudur. Önemlidir. Anıtlar bir ulusun hafızasıdır. Gelecekle bağıdır.

Yok, eğer bu sözler, “Siyasal İslam”ın bir yeni isteğine yol açmaksa, sözün bittiği yerdeyiz demektir.

Gerçeği göremeyenlere, bakan körlerimize, geçmiş olsun!

Aristo 13.10.18 00:30

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Beni o ya da bu iş yerinin adının ingilizce olması fazla ilgilendirmiyor... Arapça olmasın, sadece ona razıyım da...

Ha mesela dünyada tek bir dil olsa ve de o dil ingilizce olsa... Ona da razıyım. Dünyada egemen olan dilin tüm dünyanın ortak dili olması, hiç bir ulusa ulus olma özelliğini kaybettirmez. Bu eskidendi...

Ama Atatürk düşmanlığı...

Türklerin dili mesela dünyanın ortak dili ingilzce de olsa, gerçek türkler Atatürk' ü savunur. Çünkü Atatürk her dilde savunulur ve her dilde Atatrükçü olunur.

Yani işi kısa yoldan bağlamak istersem...

Muhalefet olmayınca, iktidar her pohu nasıl istiyorsa öyle yedirir...

Biz hep iktidarın yaptıklarından yakınıyoruz da...

Ya o iktidarın yaptıklarını muhalefete yediren muhalefet bozuntuları?

...

Muhalefet yoksa yaparlar!

Muhalefet olmadığı sürece de yapmaya devam edecekler.

alkanaga 13.10.18 12:40

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Evimin etrafında üç imam hatip Ortaokulu, üç de İmam hatip lisesi var ama bir tane Anadolu lisesi yok.
Bu imam hatipler "ölü yıkayacak adam kalmadı memlekette" denilip açılmamış mıydı? Şimdi de imam hatiplilerden Doktor olmalarını bekliyorlar sanırım. Zira Memleket İmam hatip ile dolduruldu.

http://www.youtube.com/watch?v=WL4cD5NbHZk

Cimcimecik 14.10.18 01:32

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi Aristo (Mesaj 931141)
Beni o ya da bu iş yerinin adının ingilizce olması fazla ilgilendirmiyor... Arapça olmasın, sadece ona razıyım da...

...

Neden? Bütün diller eşittir.

Aristo 14.10.18 02:34

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi Cimcimecik (Mesaj 931189)
Neden? Bütün diller eşittir.

Bütün diller o dili konuşan toplumlar açısında diğer dillere göre eşit olabilir; ki öyledir...

Benim bahsettiğim bu değil.

Arapça sadece ve kendi başına bir dil değil. Arapça din ve Kuran' ın dili. Bizim hiç bir zaman anlamadığımız Türklere yabancı bir kültürün dili.

Bir topluma arapçayı sokmadan o toplumu araplaştıramazsınız.

Arapça, araplar açısından masum bir toplumsal anlaşma aracı olabilir ama bizim açımızdan dincileşme ve araplaşma aracıdır.

Bir toplumda Kuran dahili arapça ne kadar yayılıyorsa, o toplum o kadar araplaşır...

İşte karşımızda Türkiye.

Gringo 14.10.18 03:57

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi Canan (Mesaj 928937)



Cimcimecik 14.10.18 11:45

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi Aristo (Mesaj 931190)
Bütün diller o dili konuşan toplumlar açısında diğer dillere göre eşit olabilir; ki öyledir...

Benim bahsettiğim bu değil.

Arapça sadece ve kendi başına bir dil değil. Arapça din ve Kuran' ın dili. Bizim hiç bir zaman anlamadığımız Türklere yabancı bir kültürün dili.

Bir topluma arapçayı sokmadan o toplumu araplaştıramazsınız.

Arapça, araplar açısından masum bir toplumsal anlaşma aracı olabilir ama bizim açımızdan dincileşme ve araplaşma aracıdır.

Bir toplumda Kuran dahili arapça ne kadar yayılıyorsa, o toplum o kadar araplaşır...

İşte karşımızda Türkiye.

O zaman ingilizceyi alınca da ingilizleşiyoruz, o yüzden ingilizceyi de almayalım, öyle mi? Yoksa ingilizleşmekte sakınca yok mu?

İslamiyeti öyle veya böyle, bir kere benimsemişiz ve yüzyıllardır bunu yaşıyoruz. Bu gerçekliği yok sayabilir miyiz, tersine çevirebilir miyiz? Bu bir olgu.

Arapça da olacak. Önemli olan kendi benliğimizi temelde koruyabilmek. Bunu da yüzyıllar boyunca başarmışız. Arapça olan Kuran'ı başucumuza koymamıza rağmen, islamiyeti Farslardan aldığımız için pek çok islam terimimiz arapça değil, farsça. Oruç, namaz, abdest, vb...

Ezanı Türk usulü okuyagelmişiz. Arap usulü okuyan arap hayranları da olmuş ama bu tutmamış. Biz islamiyeti bile kendi yapımıza uydurmuşuz, hatta anadolu aleviliğini çıkarmışız.

Olmasın demekle olmaz. Maalesef giderek köksüzleşiyoruz. Bu da bir kısmımızın arabîleşmesine, bir kısmımızın da ingilizleşmesine yol açıyor. Veya ruhsuz, karaktersiz, temelsiz varlıklar çıkıyor.

Suriyeli mülteciler olgusu var mesela. Bunlar nedeniyle arapça tabelalar olan dükkanlar çıkmıştı. Bu arapça tabelalar yasaklandı. Marifet mi şimdi bu! Tamamen saçmalık! İngilizce tabela serbest, ama arapça yasak...

alkanaga 14.10.18 19:08

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 
Allah Türkçe bilmiyor mu? Ezan sadece davettir. Davetin Arapçasının ne kutsallığı var? Arapça semitik dillerden bir dil, Aramice, İbranice gibi dillerle de akrabadır.

Ama Türkiye'nin resmi dili Türkçedir. İnsanlar Türkçe konuşur, Türkçe anlaşırlar.

Gringo 14.10.18 19:09

Cevap: MEB’den Atatürk Hamlesi!
 


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:57.

Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker