Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 14.01.19, 01:09   #1
Müdavim

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 679
Mesajlar: 5,326
Ettiği Teşekkür: 15636
Aldığı Teşekkür: 18031
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Şeyleşen Türkiye

(Bu yazıyı faşist bir baskı olmaksızın, Mozart dinleyerek yazmış olmakla birlikte, eğer okumak sizde faşist bir baskı oluşturuyorsa lütfen okumayınız. Saygılarımla...)
Twitter’daki takipçi kardeşim yazmış:
“Abi ne zamandır Twitter’da aktif değilsin. Atarlı, ayarlı, herkesi hizaya çeken mesajlarını özledik.”
Yazalım güzel kardeşim. Her gün atarlı, ayarlı, hizalı tweet atalım.
Sonuç?
Atarlandığın, ayar verdiğin, güya hizaya çektiğin bir sanal ortamda, ne atarlanılan, ne ayar çekilen, ne de güya hizaya getirilenin durumdan zerre haberi yok. Yüzler olmuş kayış gibi, sen hala atarlı mesaj derdindesin.
Timoty Bewes’in “Şeyleşme-Geç Kapitalizmde Endişe” adıyla Türkçeye çevrilen ve Metis Yayınları’ndan piyasaya sürülmüş bir kitabı var. Okuyup anlamak epey bir sabır istiyor.
Önsözün ilk cümlesini sizlerle paylaşıyorum. Sen de oku Twitter’daki takipçi kardeşim:
“BU KİTAP insan deneyiminin şeysel niteliği hakkındadır: karşılaştığımız haliyle dünyanın (ki bu dünya bizi ve emeğimizin ürünlerini de kapsar) kolayca bizden uzaklaştırılması ve karşılarında saygı, kayıp ya da nefret hislerine kapılabileceğimiz bir dizi nesneye dönüştürülmesi ile ilgilidir. ...”
Önsözü böyle başlayan ve 341 sayfa boyunca şeyleşmeyi inceleyen kitabın ilk basımı 2002 yılında yapılmış. Basım tarihinin Türkiye’nin şeyleşme süreciyle aynılığı belki yazılanları sizin açınızdan da ilginç hale getirebilir. Her ne kadar bu makalede ele alınan Türkiye’ye özgü şeyleşmenin, bahse konu kitapta ele alınış şekliyle tam örtüşmediği aşikar ise de, durumumuzu anlaşılabilir kılacak daha yerinde bir kavram olmadığından bu tercihte bulunulmuştur.


HER ŞEYİN TEK BİR ŞEYE DÖNÜŞMESİ

Kanaatimce Türkiye’ye özgü şeyleşme, kitapta bahsedilenden farklı bir durum olarak ele alınmalıdır. 2002 yılında başlayan ve hepimizin yavaş yavaş alıştırıldığı bu süreç özü itibariyle; sözcüklerin/kavramların anlamını yitirmesinin/içlerinin boşaltılmasının çok daha ötesinde, insan aklının sınırlarını zorlayan ve açıklanması bilinen sözcüklerle mümkün olmayan olay ve durumların ortaya çıkmasıdır. Kısaca sözlüklerde yer alan tüm kelimelerin tek bir ortak paydada toplanarak her bir durum, olgu, isim ve benzerini tanımlayan tek bir kelimenin, yani şeyin elimizde kalması, yani her şeyin tek bir şeye dönüşmesidir.
Çok karışık gelmesin. Değerli sanat insanı Sayın Metin Akpınar’ın Yasaklar oyunundaki gibi tanımlamaya çalışalım: “Tek başına bir anlam ifade etmeyen ama cümle içinde her anlama gelen bi şey” şeydir. Ancak Türkiye’ye has şeyleşme süreci şey kelimesini de başlı başına yutmuş, anlamsızlaştırmıştır.
Madem Sayın Akpınar’dan başladık, oradan devam edelim. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz fakat sanatçı olamazsınız,” sözünün üzerinden 100 yıl dahi geçmeden aynı ülkenin hali hazır cumhurbaşkanı sanatçı unvanını gerçekten hak etmiş birine “sanatçı müsveddesi” dediğindeki durumu tarif edecek sözü hiç bir sözlükte bulamazsınız.
Bu durumda, sözün sahibi de bahse konu durum da artık şeyleşmiştir. Yine aynı durumda sanatçıyı müsvedde ilan edenlerin, yargıya talimat verircesine “hesabını verecek” beyanının hemen ardından Sayın Akpınar hakkında adli işlem başlatılıyorsa, bunun adına; “talimat alan hukuk, kontrol altında yargı, yargı bağımsızlığının ortadan kalkması” da diyemezsiniz. Bu durum da ancak hukukun şeyleşmesi ile açıklanabilir ki, yarın öbür gün bu şeyin kime şey edeceği de hiç belli olmayacak bir şeydir.
Sanatçıdan başladık siyasetçiden devam edelim. Ülkemizin siyasi hayatında en önemli görevlerde bulunmuş, tek adam düzeni öncesinin son Başbakanı ve hali hazırda Türkiye Büyük Millet Meclisinin başı olan kişi; “Seçim siyasi bir faaliyet değildir” cümlesini kurduğunda ortaya çıkan durumu tarif eden kelimeyi de sözlüklerde bulamazsınız. Bu durumu en iyi tarif eden ve hayatımızda artık iyiden iyiye yer eden kelime elbette yine şeyleşmiş bir siyasetçi, şeyleşmiş bir siyasettir.
Anayasa gereği TBMM Başkanlığı görevindeyken aynı zamanda mahalli seçimlere giremeyecek bir kişinin, üstüne üstlük bir de; “Hukukun olduğu yerde etik konuşulmaz. TBMM Başkanlığı’ndan istifa etmeme konusundaki kararımda değişiklik yok” demesi üzerine ülkenin tamamının ayağa kalkması gerekirken, hiç değilse meclisteki muhalif partilerin bir iki kelam etmesini beklemek hakkımızdır. Hal böyleyken iki muhalefet liderinden biri; “Gerek yok. Zaten tekrar gelecek buraya, Ankara’ya” öteki de; “Ben İstanbul’u kaybedeceğini gördüğüne inanıyorum” derse, bu durumda Türkiye’deki muhalefetin de şeyleştiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirsiniz.


25 KURUŞLUK POŞETE OLAN İSYAN DA MAALESEF “ŞEYLEŞME” İLE AÇIKLANACAK BİR DURUM

Defalarca seçim kaybeden, ısrarla iktidar olmamak için elinden geleni yapan bir parti liderinin makamını aynı ısrarla terk etmemesini de ancak şeyleşmeyle açıklayabilirsiniz. Ülkenin umudu olarak herkesi kucaklayacağını söyleyen, üzerimize vatanseverlik gömleği giydik diye halkımızdan oy isteyen merkezlik iddiasındaki bir partinin, sonunda çıka çıka var olan bir başka partinin bir boy ufağı olduğunun anlaşılması durumu da “umudun şeyleşmesinden” başka bir şey değildir.
17 senedir her türlü ekonomik sıkıntıya katlanan, gittikçe fakirleşen bir halkın, milletin a.sına koyanların hala itibar gördüğü yerde olana bitene sesini çıkarmayıp, 25 kuruşluk poşete olan isyanı da maalesef ancak şeyleşme ile açıklanacak bir durumdur.
Aynı konuya güya birbirinden habersiz kelimesi kelimesine aynı başlığı atan, sadece iktidarı destekleyen, tek bir muhalif söz sarf etmeyen ülke medyası da şeyleşenler kervanında çoktan yerini almış, adı medya değil çoktan şey olmuştur. Sizinle iddiaya giriyorum açın bakın sözlüğe, bu insanların yaptıklarını, yapmaya çalıştıklarını, neyin peşinde olduklarını izah edecek, şeyleşmeden, şeylikten başka bir tek uygun kelime bulamazsınız.
Ve son olarak, ruh ikiziyle birlikte bıkmadan usanmadan her gün daha da şeyleşen bir şeyin yazdığı; “Özgür Özel ve avanesi, FET֒cü askerlerin darbesi başarılı olduğu takdirde Kemalist darbecilerin desteğiyle Meclis’e el koyacaklardı” cümlesini hangi ruh haliyle ve hangi vicdanla yazdığını tanımlayacak bir sözcüğü de hiçbir sözlükte rastlayamazsınız. Düne kadar kanlı bir terör örgütünün çanak yalayıcısı şeylerin, beraber çanak yaladıkları öteki şeyler cezaevindeyken hangi gerekçeyle hala özgür kalabildiklerini anlayamıyorsanız, emin olun bu da şeyleşen Türkiye’nin acı hakikatlerinden sadece biridir.
Bugün Türkiye ne yazık ki akılla izah edilemeyen durumların sıradanlaştığı, kavramların, sözcüklerin anlamlarını yitirmelerinin çok ötesine geçtiği, şeyleşmiş bir ülke haline gelmiştir. Bu şeyleşmeden kurtulmanın, şeyleşmeye sebep olan şeylerin ülkemizin geleceğinde daha fazla etkisi olmasını engellemenin ilk ve en önemli yolu korkmamaktır. Korkmamak, sevgili takipçi kardeşimin hoşuna gittiği gibi sosyal medyada ona buna sabah akşam ayar vermek de değildir. Daha önce Odatv’de defalarca haklarında yazdığım, o zaman bir şey olduğu düşündüğüm ancak bugün aslında bir şey dahi olmadıklarını gördüğüm şeyler hakkında daha fazla düşünmek ya da yazmak da değildir. Bu şeyleri ciddiye almak ancak bizleri de şeyleşmekten öteye götürmeyecektir.
Korku kültürünün yaygınlaştırılmaya çalışıldığı, kişiler ve değerler üzerinden şeylerin ve şeyleşenlerin arttığı, şeyleştirmenin sıradan bir şey haline geldiği ülkemizde elbette korkmamalı ve her gün, her dakika, düşünerek, yazarak, çizerek, konuşarak, tartışarak şeyleşme canavarına bir taş atmalıyız. Günü geldiğinde Türkiye’yi şeyleşmekten kurtaracakların, ancak bugün şeyleşmemeyi başaranlar olacağının bilincinde olarak, ülkemizi değerler düzeninde, akıl ve bilimin ışığında bir Türkiye haline getirene kadar mücadeleye devam etmek tarihe de ülkemize de en büyük sorumluluğumuzdur.
Ali Türkşen


Odatv.com
__________________
Hiç kimse, bir çocuğa yardım etmek için eğildiğindeki kadar uzun boylu duramaz.

Abraham LİNCOLN

Rosebud Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.01.19, 01:54   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1369
Mesajlar: 12,909
Ettiği Teşekkür: 54044
Aldığı Teşekkür: 46850
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Şeyleşen Türkiye

Şeyleşme!..

Bu ''şeyleşme'' aslında ''n'eyleşme''dir?

Tabi Ali Türkşen' in imalarını anlamamak mümkün değil ama...

Bu ülkeye çok uzun yıllar Türk olmayan milyonlarca unsur yığıldı... Sadece suriyelilerden bahsetmiyorum...

Bunların önemli bir bölümü gerek Balkan kökenli, gerek Yakın asya kökenli olsun; hani derler ya, bulgar türkü, boşnak, arnavut, çeçen, çerkez, gürcü, adige falan... Hepsini saysam sayfalar tutar...

Hepsi değil ama bunların önemli bir kesimi bu ülkeyi hala birilerinin kendilerini beslediği bir mülteci kampı sanıyor...

Sonradan gelmelerin önemli bir çoğunluğunda bir Suriyeli mülteci mentalitesi hakim...

50 sene önce gelmiş, 100 sene önce gelmiş ama hala bugün bir Suriyeli mültecinin mentalitesi ile aynı yerdeler...

Bir daha tekrarlıyorum... Hepsi değil; ama önemli bir bölümü...

Zaten ''ulusal devlet'' olmak meselesidir bu memleketin asıl meselesi...

Kendini Türk saymayanla da ulusal devlet olunmadı, olunmuyor ve olunmayacak...
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 14.01.19, 02:28   #3
Müdavim

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 679
Mesajlar: 5,326
Ettiği Teşekkür: 15636
Aldığı Teşekkür: 18031
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Şeyleşen Türkiye

Senin saydığın aidiyetlerden birisine mensup olan komşum da bana aynen böyle söyledi: Ben Türk değilim...
Hayatı boyunca Türkiye'de yaşamış, bu ülkenin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, Suriye'li kadar Türk(!)
Nerelisin peki!
Sorsan müslümanım der.
__________________
Hiç kimse, bir çocuğa yardım etmek için eğildiğindeki kadar uzun boylu duramaz.

Abraham LİNCOLN

Rosebud Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
türkiye, şeyleşen


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:11.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.