Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 19.05.19, 19:17   #1
Üye

ecevit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2019
Konular: 7
Mesajlar: 22
Ettiği Teşekkür: 55
Aldığı Teşekkür: 51
Rep Derecesi : ecevit Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cennetteki Araziler Satılıkmı?

Cennetteki araziler satılıkmı?



Martin Luther, Roma Katolik Kilisesi’nin Cennet’ten arazi sattığını duyunca, Papa X. Leo’ya 31 Ekim 1517’de bir mektup yazarak, “Cennet’teki arazilerin satılık olup olmadığının onayını” ister. Papalık, arazilerin satılık olduğunu bildirir Martin Luther’e. Bu kez Luther, arazilerin fiyatını sorar. Kilise rahatsız olmuştur, ama uyduruk ancak pahalı bir liste çıkararak Luther’e gönderir. Listeye göre arazilerin büyüklüğü, konumu ve “şarap musluklarına” yakınlığına göre fiyatları değişmektedir.

Luther bu kez üşenmez, aynı şekilde Cehennem’in arazilerinin de satılık olup olmadığını sorar.

Roma Kilisesi mektubun altında bir hinlik olduğunu düşünmektedir, ama ne olduğunu bir türlü çözememektedir. Uzun tartışma ve toplantılardan sonra, “madem Cennet arazileri satılık, o halde Cehennem arazileri de satılık olabilir,” kararına varırlar. Kardinallerden biri, “nasılsa oradaki araziler ucuz, talep de yok. Yollayalım gitsin mektubu,” der. Zarf hazırlanır, Luther’e Cehennem arazileri ile ilgili mektup gönderilir:

“Sayın Martin Luther,

Saksonya Rahibi

Sn. Luther, Papalığa bir başvuruda bulunarak, Cennet arazilerinin satılık olup olmadığını sorduğunuz mektubunuza olumlu yanıt verdiğimizi hatırlatırız. Ancak ikinci bir mektupla, bu defa Cehennem’deki arazilerin satılık olup olmadığı sormuşsunuz.

Tıpkı Cennet arazileri gibi, elbette Cehennem arazileri de satılıktır. Ancak, neredeyse hiç talep olmadığından, bugüne kadar Cehennem arazilerinden bir satış gerçekleşmemiştir. Cehennem arazileri son derece ucuz olup, neredeyse hiç para etmemektedir.

Bilgilerinize,

İsa’nın gölgesi üzerinizde olsun

Papa X. Leo"

TÜM CEHENNEMİN TAPUSUNU O ALDI

Katolik Kilisesi’nin cevabı tam da Luther’in istediği cevaptır. Ertesi gün bütün Saksonya’yı dolaşır, toplayabildiği kadar para toplar. Saksonya Dükü III. Frederick de yüklüce miktarda bağışta bulunur. Paraları toplayan Martin Luther, afaroz edilmeyi de göze alarak soluğu Roma’da alır. Türlü tartışma ve pazarlıklardan sonra tüm Cehennem’in tapusunu üzerine geçirerek Saksonya’ya döner.

Ertesi gün elinde bir pankart vardır:

“Değerli Hristiyan cemaati. Roma Katolik Kilisesi’nin satışa çıkardığı Cehennem’e ait tüm arazileri satın almış bulunuyorum. Satın alır almaz, kapısına dev bir asma kilit vurdum ve anahtarı da cebimde. Artık bundan sonra Cehennem’e gitmek yok, zira orası kapalı.

Bana gelin, bana katılın ve artık Katoliklikten kurtulun!”

SERT KINAMA ÇÖZÜM MÜ

Ermeni soykırımı hikayesi iskambil kağıtlarının üstüste devrilmesi gibi tüm dünya tarafından tek tek kabul ediliyor ve Türkiye sıkışıyor. Ne yapsın bizim yöneticiler, çaresiz iç kamuoyunu rahatlatmak için “kınama” demeçleri veriyorlar. Elbette bütün dünya teyakkuza falan girmiyor ve mesela Erdoğan ve Davutoğlu’nun “sert açıklamalarını” bizim dışımızda pek ipleyen yok.

Oysa zeka böyle şehir efsaneleri yaratmak ve üstesinden gelinmesi zor sorunları Luther gibi aykırı ve çarpıcı yollarla çözebilmek. Şehir efsanesi veya değil, ama yöntem “sert kınamadan” çok daha zekice, çok daha etkili ve çok daha yıkıcı.

Nerede öyle zekâ, nerede öyle yaratıcılık...

Yakında muhalefet de iktidarın kuyruğuna takılıp, şiddetle kınama yoluna gider, herkes de tir tir titrer. Öyle olur, zira aynı muhalefet, Beşevler’deki AKsaray yapılırken, Danıştay kararına rağmen ses çıkarmamış, saray bittikten sonra “orada oturtmayız” nidalarıyla hükümeti ve Erdoğan’ı ciddi anlamda korkutmuştu(!). Dakikada binden fazla mermi atan makinalı tüfeğin “saraya” yerleştirilmesinin altında da zaten bu yatıyordu.

Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi demelerinin sebebi de bu.

Mümtaz İdil

Odatv.com


https://odatv.com/cehennemin-tapusun...804151200.html
__________________
ecevit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz ecevit'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 19.05.19, 19:19   #2
Üye

ecevit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2019
Konular: 7
Mesajlar: 22
Ettiği Teşekkür: 55
Aldığı Teşekkür: 51
Rep Derecesi : ecevit Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Cennetteki araziler satılıkmı?

MARTİN LUTHER’İN İSLAM VE TÜRKLER HAKKINDAKİ DEĞERLENDİRMELERİ

Martin Luther 10 kasım 1483 Almanya'nın Eisleben şehrinde doğdu.

21 yaşında Aziz Augustin Tarikatına bağlı bir manastıra yerleşen Luther, burada ilahiyat eğitimine başlamış ve aynı yıl rahip olmuştur. Wittenberg Üniversitesi'nde doktorasını tamamladıktan sonra din dersleri vermeye başlamış ve 1511 yılında Roma'ya gerçekleştirdiği seyahat tüm düşünce dünyasını değiştirmiştir. Orada türlü yolsuzluklar, papazların tahakkümü, dinin sömürülmesi ve günahların parayla bağışlanmasına dair örnekler gören Luther, hayal kırıklığına uğramış ve bu hayal kırıklıkları, Kilise ve Papa özelinde Katolik inanç ve uygulamalarını sorgulamasına neden olmuştur.

“Ruh, yaşamak için Tanrı’nın sözü dışında hiçbir şeye ihtiyaç duymaz; Tanrı’nın sözü olmadan ihtiyaçlarından hiçbiri karşılanmış olmaz.... Nasıl ruh yaşamak ve aklanmak için sadece söze ihtiyaç duyuyorsa, başka hiçbir çabayla değil, sadece inançla aklanabileceği de açıktır. Çünkü eğer başka bir vasıta ile aklanmak mümkün olsaydı, söze ve neticede inanca gerek kalmazdı...Sadece inanç aklanma sağlar, özgürleştirir ve kurtarır..

Bununla beraber dinde bireyi ön plana çıkaran ve arada üçüncü bir aktör olarak ruhban sınıfını ve Papalığı reddeden Reformcu, insanların gerçek iman yoluyla özgürlüğe ulaşabilmesi için Kutsal İncil’i mutlaka kendi dillerinde okuması gerektiğini vurgulamıştır.

Luther’e göre, teolojik düşüncelerin tamamı Kitab-ı Mukaddes’ten beslenmektedir. Bu yüzden Tanrı’nın sözü ve tek ilahî kaynak olan İncil’in herkesçe anlaşılması gerekmektedir. Reformcu, buna dayanarak İncil'i Almancaya çevirmiştir.

İncil’in ulusal dillere çevrilmesi, devam eden yıllarda Protestanlığın Eski Kıta'da yayılmasına ve aynı zamanda milli kiliselerin doğmasına zemin hazırlamıştır. Bu durum Papalık makamının elindeki teolojik ve siyasi güce büyük bir darbe vurmuş, kısmen din ve devlet işleri birbirinden ayrılmaya başlamıştır. Luther'in din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılması yönündeki savları nedeniyle Avrupa’da sekülerleşmeye önemli katkılarının olduğu kabul edilmektedir.

Protestanlık neticesinde din, rasyonelleşmiş formda ve bireyler bazında varlığını sürdüren konuma indirgenmiştir. Avrupa’daki Reform hareketleri sonucu ve inancın bireyselleşmesine bağlı olarak Hıristiyan âleminin bütünlüğü düşüncesi yıkılmış ve dinsel unsurların yerini zamanla akıl ve bilim almıştır.

Avrupa zihin dünyasında derin izler bırakan ve ‘Kaçın Türkler geliyor!-Mamma li Turchi!’ korkusunun altın çağını yaşadığı Kuşatma yıllarında Almanya'da Papa ve Katolik Kilisesinin öğreti ve uygulamalarını protesto eden ve bir bütün olarak Hıristiyan Avrupa'da reform için mücadele eden Martin Luther, geleneği bozmayarak İslam ve Türkler hakkında yazmayı ihmal etmemiştir.

Reformcu’ya göre Türklerdeki şehvet düşkünlüğü temelde Hz. Muhammed’e dayanmaktadır. ‘Şeytanın hizmetçilerinden biri’ olduğuna inandığı Hz. Muhammed, Luther’e göre zalim bir vahşidir ve İslam da ürklerin iddia ettiği gibi vahye dayanmamaktadır (Luther, 1529, s. 44): “Muhammed yalancı bir ruha sahip olduğundan ve Şeytan da Kur’an’ı ile ruhları öldürdüğünden O’nun da yola koyulup kılıcını da alarak bedenleri öldürmek için saldırması gerekiyordu ve böylece Türk inancı vaazlarla ve mucizelerle değil, bilakis kılıç ve katliamlarla ilerledi..” Bir başka metinde ise Hz. Muhammed’in zulmü ön plana çıkarmak yoluyla insanlığa verdiğini iddia ettiği yıkımı şu şekilde betimlemektedir (Luther, 1529, s. 43): “Muhammed, insanların kılıçla idare edilmesi gerektiğini emreder ve onun Kur’an’ında çokça geçen kılıç kullanma işi en soylu iş olarak nitelenir. Bu nedenle Türk aslında katil ve eşkıyadan başka bir şey değildir.”

Protestanlık XVI. yüzyıl, Avrupa tarihi açısından dinsel bir reform çağını ifade etmektedir. Yıllar önce Ortodoks ve Katolik Kilisesi olarak ikiye ayrılan Hıristiyan dünyasında, Martin Luther öncülüğünde yeni bir ayrışma yaşanmış ve bugün Hıristiyan dünyanın ikinci büyük grubu olan Protestanlık doğmuştur.

XVI. yüzyıldan sonra Batı'da reformasyonu hoş karşılayan ülkelerle Endüstri Kapitalizmi’ nin başarılı kâriyer izlediği alanlar arasında pozitif ilişki vardır. Reformasyondan beri ekonomik bakımdan gelişmiş Batılıülkelerin hepsi Protestan’ dır: Hollanda, İngiltere, Amerika ve Almanya gibi.. Buna karşın, kalkınamamış ülkelerde Katolik nüfus yoğunluktadır: İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi. Oysa, kapitalizmin tamamlayıcışartlarımevcut olmasına ve hatta kapitalizmin başlangıç unsurları Katolik ülkelerde ortaya çıkmasına rağmen Endüstri Kapitalizm’i bu ülkelerde gerçekleşmemiştir.

Kaynak:
https://dergipark.org.tr/download/article-file/56012
__________________
ecevit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz ecevit'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
araziler, cennetteki, satılıkmı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.