Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 11.02.20, 18:51   #1
Yasaklı Üye

trenci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2012
Konular: 40
Mesajlar: 148
Ettiği Teşekkür: 90
Aldığı Teşekkür: 578
Rep Derecesi : trenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevher
Ruh Halim: none
Standart Din ve Barış, Büyük Reformcu Martin Luther


Din ve barış
Büyük reformcu Martin Luther

Martin Luther ve Reformasyon’un Alman toplumunda günümüze uzanan büyük etkisi.


Martin Luther





Elma fidanı hikayesini örnek alalım: “Yarın dünyanın sonunun geleceğini bilseydim bile bugün bir elma fidanı dikerdim” sözü Martin Luther’e mal edilen pek çok özlü sözden biridir. Her ne kadar bu sözün ona ait olduğuna ilişkin ortada bir kanıt bulunmasa da insanlar bu ­deyişleri inanç ve sevinçle aktarır. En nihayetinde bu sözü bir doğa aşığı olan Luther’in söyleyip söylemediğinin bir önemi yok. Mühim olan reformcunun ­Alman toplumunda nasıl derin bir iz bıraktığını gösteriyor olması. Uzmanlar bu özlü sözün İkinci Dünya Savaşı sonrasında Luther’e mal edildiğini tahmin ­ediyor. İnsanlar aynı anda hem yeni umutlar ve derin bir umutsuzluk içinde yaşarken Luther’i hatırlamış. 95 tezini yayınlamasının üzerinden geçen 500 yılın ardından yeniden büyük reformcuyu düşünmenin ve hem yaşamının hem de çalışmalarının yarattığı ­etkilerin nasıl günümüze etki ettiğini hatırlamanın zamanıdır.
Martin Luther kimdi?

Martin Luther 1483 yılında Eisleben’de doğdu. 1505 yılında Erfurt’taki Augustiner Manastırına katılan Luther inançlı bir Hıristiyan ve entelektüel bir teologdu. Kilisenin öğretilerine giderek daha büyük şüpheyle yaklaşmaya başladı. Neden insanlar parayla günahlarından arınabiliyorlardı? Neden Papa’nın sözü İncil’den önce geliyordu? 1517 yılında teoloji profesörlüğü yaptığı dönemde kiliseyi eleştiren 95 tezini yayınladı. 1521 yılında afaroz edilen Luther’in V. Karl huzurunda Worms’da gerçekleşen imparatorluk kurultayında tezlerini inkar etmesi istendi. ­Luther baskılara boyun eğmedi. Matbaanın bulunmuş olmasının da katkısıyla zaten çok okunan bir yazar konumundaydı. Wartburg Kalesi’ne sığındı ve Yeni Ahit’i Almancaya çevirdi. Halk ve pek çok prenslik onun öğretilerini kabul etti. Luther’in hayatındaki dikkat çekici unsurlardan biri de Yahudilere karşı tutumuydu: Başlangıçta onları “doğru yola döndürebileceğine” inanan Luther daha sonra katı bir antisemite dönüştü. Luther 1525 yılında rahibe Katharina von Bora’yla evlendi ve 1546 yılında Eisleben’de hayata gözlerini yumdu.
Reformasyon nedir?

Reformasyon kilisenin yenilenmesi hareketiydi. ­Neredeyse Avrupa’nın tamamını etkisi altına alan bu hareket sonunda Batı Hıristiyanlığının Protestan ve Katolik mezhepleri olarak ayrışmasıyla sonuçlandı. Bu yenilik hareketi çok merkezli bir değişimdi: Almanya’nın yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinde Luther ve öğretileri baskın hale gelirken diğer ülkelerde Johannes Calvin (Fransa/İsviçre) ve Ulrich Zwingli (İsviçre) gibi Reform Kiliseleri olarak adlandırılan hareketi başlatan diğer reformcuların fikirleri ön plana çıkıyordu. İngiltere’de de Anglikan Kilisesiyle birlikte yeni bir ulusal Protestan kilisesi kurulmuş oldu. Bütün Protestan akımlarının ortak paydası o dönemde Papalık Kilisesi olarak adlandırılan geleneğin reddi, İncil’in merkezi referans olması ve ­“rahmaniyet öğretisi”ydi. Bu öğretiye göre insanların kurtuluşu sevaplarıyla değil yalnızca Tanrı’nın lütfuyla gerçekleşebilir. Martin Luther’in 1517 yılında 95 tezini yayınlaması Reformasyon’un kilometre taşlarından biri oldu. Bu tezlerin en önemli yönü kilisenin günahların affı ticaretine yönelik eleştirilerdi. Luther müminlerin para karşılığı günahlarından kurtulmak yerine günahlarından arınmak için samimi bir pişmanlık göstermesi gerektiğini savunuyordu. İlerleyen aşamalarda eski Kilise ve yenilikçiler arasındaki farklar giderek keskinleşti ve reform hareketini oluşturan çeşitli mezhepler Katolik Kilisesi’nden tamamen ayrıldı. Avrupa’nın ortasından artık bir mezhep sınırı geçiyordu. Bu ayrım 1618-1648 yılları arasında sürecek Otuz Yıl Savaşlarının patlak vermesine ve toplumda evliliklerin yalnızca kendi içinde gerçekleştiği iki farklı kümeleşmenin oluşmasına neden oldu. Nitekim farklı mezheplerden iki kişinin evlenmesi büyük bir istisna haline geldi. Bazı tarihçi ve sosyologlar Protestan anlayışının modern ekonomik dinamiklerin gelişiminde önemli rol oynadığı ve bu nedenle Avrupa’daki Katolik ülkelerin ekonomik açıdan geri kaldığı görüşünü savunuyor.
Protestanlık ve Katoliklik arasındaki fark ne?

Protestanlar, Katolik inancında kilisenin geleneksel olarak sahip olduğu üstün ­rolü reddeder. Burada kastedilen yalnızca en tepesinde papanın yer aldığı hiyerarşik yapının reddi değildir. Protestanlar “her müminin bir rahip” olduğu anlayışını temel alır. Bundan kasıt vaftiz edilmiş her kişinin Tanrı’yla arasında dolaysız bir bağ olduğu ve ona ulaşmak için bir rahibe ihtiyacı olmadığı inancıdır. Katolik Kilisesi de 20. Yüzyıldan itibaren bu anlayışı kısmen adapte etti. Protestanlar için önce İsa’nın İncil’de yer alan sözleri gelirken Katolikler için uzun yıllar Papa ve konsillerde alınan kararlar belirleyici olmuştur. Bir diğer farksa sakramentlerin (kutsayıcı ayinler) sayısıdır. Katolik Kilisesi’nde yedi sakrament vardır: Vaftiz, kuvvetlendirme, evharistiya, günah çıkarma, son yağlama, ruhbanlık ve evliliktir. Protestanlarsa yalnızca vaftiz ve evharistiyayı kabul eder. Ayrıca Evharistiya’nın anlamı da iki mezhep için farklıdır: Katolikler için ekmek ve şarap İsa’nın etine ve kanına dönüşürken Protestanlar için bu ayin İsa’nın ayindeki temsili varlığıdır ve kendini kurban edişinin anılmasıdır.
Reformasyon Almanya’yı nasıl değiştirdi?

Reformasyon Almanya’da iki yönden etkili oldu: ­Birinci olarak iki mezhebe ayrıldı. Oysa diğer pek çok ülkede nüfusun büyük çoğunluğu iki mezhepten birine bağlıydı. Katolik ve Protestanlar arasındaki bu ayrılık Alman tarihinde uzun süre önemli bir rol ­oynadı. İkinci olarak Protestanlık düşünce ve eylem biçimiyle pek çok ve ciddi ardıl etkiyi de beraberinde getirdi. Örneğin Luther’in İncil çevirisi ortak bir üst yazılı ve sözlü dilin oluşmasına katkıda bulundu. Ayrıca Protestan bölgelerde okuma kültürünün gelişmesini de sağladı. Modern eğitim o dönemde her şeyden önce okuma üzerinden yürüdüğü için bu ­bölgeler eğitim alanında izleri 20. Yüzyıla kadar hissedilen bir eğitim atağı yapmış oldu. Fakat plastik ­sanatlarda durum tersineydi. Katolik Hristiyanlık ­aynı zamanda bir resimler kültürüyken Lutherci mezheplerde resimler ikincil önemdeydi. Reform ­Kiliselerindeyse bu kültür tamamen terk edilmişti. Luther kendisi de ilahiler bestelediğinden Müzik konusunda önemli görüşleri vardı ve böylece Protestan müziğinde muazzam koraller bestelendi. Protestanlık ve (siyasi) özgürlük ilişkisiyse biraz daha karmaşıktı. Almanya’da 16. Yüzyılda en çok basılan kitap Luther’in “Bir Hıristiyanın Özgürlüğü” adlı eseriydi. Bu kitapta her şeyden önce dini özgürlük işleniyordu. Alman çiftçileri siyasi özgürlük mücadelesi için ayaklanıp Luther’i referans verdiğindeyse reformcu onları sert bir şekilde yargılamış ve kınamıştı. Fakat Luther ve diğer reformcuların izledikleri yol modern siyasi özgürlüğe giden yolu da açtı. Reform hareketinin öncüleri İncil’i en yüksek otorite olarak kabul ederek papalığı hedef almışlardı ama aynı zamanda siyasi otoriteyi de saldırılara açık hale getirmişlerdi. Öte yandan Lutherci Kilise’nin gelişimi ülkeyi yöneten güçlerle yakın ilişkiler içerisinde gerçekleşti. ­Günümüzde dahi Luther’in kimilerince Almanlara atfedilen otoriteye boyun eğme mentalitesiyle ilişkilendirilmesinin nedeni budur.
Reformasyon dünyayı nasıl etkiledi?

Reformasyon ilk aşamada Avrupa’nın kuzey bölgelerinde etkili olurken Polonya ve Litvanya gibi güneydeki ülkeler ağırlıklı olarak Katolik nüfusa sahipti. ­Protestanlık Avrupa’dan dünyaya yayıldı. Günümüzde dünya üzerinde çeşitli Protestan mezheplerine bağlı yaklaşık 400 milyon insan var. Amerika Birleşik Devletleri’nin şekillenmesinde Baptistler, Adventistler ve Quakerlar gibi birbirinden farklı Protestan mezhepleri çok büyük rol oynadı. Bu hem gündelik yaşamı hem de ekonomiyi etkiledi. Evanjelizm gibi radikal Protestan mezhepler günümüzde ABD’de aşırı muhafazakar politikalar benimsenmesini talep ediyor. Evanjelistler günümüzde Güney Amerika’da ağırlıklı olarak Katolik olan ülkelerde de aktif. Ayrıca Sahraaltı Afrikası’nda da temelleri kolonyalizmle atılan büyük bir Protestan nüfusu mevcut. Örneğin güneyde Güney Afrika ve Zimbabwe, doğuda Tanzanya ve Uganda, batıdaysa Gana bunlara örnek. Asya’daysa Güney Kore ­görece büyük bir Protestan nüfusuna sahip.
Reformasyon’un yıldönümü nasıl kutlanıyor?

Almanya’daki Protestan Kilisesi Reformasyon’un 500. yılı şerefine on yıla yayılan kutlamalar organize etti. Luther On yılı olarak adlandırılan bu devre 2008 yılında başladı ve her yıl Reformasyon’a dair belli bir konuya yoğunlaşıldı. Örneğin 2015 yılında İncil ve resim, 2014’te Reformasyon ve politika, 2012’de Reformasyon ve müzik gibi. Ayrıca 2017 yılında 31 Ekime denk gelen Reformasyon Günü ilk defa tüm ülke çapında resmi tatil olacak. Yıldönümü çerçevesinde pek çok etkinlik ve sergi de düzenleniyor. “Tüm Şiddetiyle Reformasyon” üst başlığını taşıyan üç özel ulusal sergi de bu tarihi sürecin farklı yönlerine ışık ­tutuyor: Berlin’de Reformasyon’un tüm dünyaya yayılan etkisi (“Luther Etkisi”), Wıttenberg’de genç Luther’in insanlar üzerinde bıraktığı izler (“Luther! 95 Hazine – 95 İnsan”) ve Eisenach’ta Alman Reformcuya ilişkin imgenin tarih boyunca nasıl değiştiğini (“Luther ve Almanlar”) görmek mümkün.


© www.deutschland.de

https://www.deutschland.de/tr/topic/...-martin-luther
trenci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz trenci'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.02.20, 18:53   #2
Yasaklı Üye

trenci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2012
Konular: 40
Mesajlar: 148
Ettiği Teşekkür: 90
Aldığı Teşekkür: 578
Rep Derecesi : trenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevhertrenci işlenmemiş cevher
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Din ve barış, Büyük reformcu Martin Luther

Cehennemin tapusunu o isim neden satın aldı

Örneği pek bol da, bir tanesini vereyim: 5 Mart 2012’de gazetelerde şöyle bir haber vardı; Antalya, Hatay, Kırıkkale, Çankırı ve Ankara’da eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda aralarında doktorların da bulunduğu kişiler, “Cennet'ten arazi satmak” suçuyla gözaltına alınmıştı.

Zanlıların, 2 yılda Cennet’ten arazi satışı yoluyla 11 kişiyi 5 ila 6 milyon lira dolandırdığı ortaya çıkmıştı.

Bu aklıma, Protestan mezhebinin kurucusu Martin Luther’le ilgili “şehir efanesi” olan öyküyü aklıma getirdi. Öykü öylesine kurnazca kurgulanmış ki, gerçek olmasını çok isterdim.

16. yüz yılın başlarında Roma Katolik Kilisesi, Papa X. Leo’nun liderliğinde cennetten arazi satmakla meşguldü ve Luther de bu işe yaman bozuk atıyordu. Hıristiyanlık için ciddi bir reform şarttı.

Martin Luther’in düşüncelerini ve neden Roma’ya baş kaldırdığını burada uzun uzun anlatacak değilim. Onu, “Google Amca”ya sorduğunuzda on beş saniyede önünüze getiriyor. Gerisi sizin okuma hızınıza bağlı.

Gelelim şehir efsanesine: Martin Luther, Roma Katolik Kilisesi’ne karşı baş kaldırdığında, Papa X. Leo, Luther’i 15 Haziran 1520 tarihinde afaroz etti. Buna neden, Luther’in Roma Katolik Kilisesi’ne yazdığı mektuplar ve ardından da elinde pankartla dolaşmasıydı.

CENNET'TEKİ ARAZİLER SATILIK MI

Martin Luther, Roma Katolik Kilisesi’nin Cennet’ten arazi sattığını duyunca, Papa X. Leo’ya 31 Ekim 1517’de bir mektup yazarak, “Cennet’teki arazilerin satılık olup olmadığının onayını” ister. Papalık, arazilerin satılık olduğunu bildirir Martin Luther’e. Bu kez Luther, arazilerin fiyatını sorar. Kilise rahatsız olmuştur, ama uyduruk ancak pahalı bir liste çıkararak Luther’e gönderir. Listeye göre arazilerin büyüklüğü, konumu ve “şarap musluklarına” yakınlığına göre fiyatları değişmektedir.

Luther bu kez üşenmez, aynı şekilde Cehennem’in arazilerinin de satılık olup olmadığını sorar.

Roma Kilisesi mektubun altında bir hinlik olduğunu düşünmektedir, ama ne olduğunu bir türlü çözememektedir. Uzun tartışma ve toplantılardan sonra, “madem Cennet arazileri satılık, o halde Cehennem arazileri de satılık olabilir,” kararına varırlar. Kardinallerden biri, “nasılsa oradaki araziler ucuz, talep de yok. Yollayalım gitsin mektubu,” der. Zarf hazırlanır, Luther’e Cehennem arazileri ile ilgili mektup gönderilir:

“Sayın Martin Luther,

Saksonya Rahibi

Sn. Luther, Papalığa bir başvuruda bulunarak, Cennet arazilerinin satılık olup olmadığını sorduğunuz mektubunuza olumlu yanıt verdiğimizi hatırlatırız. Ancak ikinci bir mektupla, bu defa Cehennem’deki arazilerin satılık olup olmadığı sormuşsunuz.

Tıpkı Cennet arazileri gibi, elbette Cehennem arazileri de satılıktır. Ancak, neredeyse hiç talep olmadığından, bugüne kadar Cehennem arazilerinden bir satış gerçekleşmemiştir. Cehennem arazileri son derece ucuz olup, neredeyse hiç para etmemektedir.

Bilgilerinize,

İsa’nın gölgesi üzerinizde olsun

Papa X. Leo"

TÜM CEHENNEMİN TAPUSUNU O ALDI

Katolik Kilisesi’nin cevabı tam da Luther’in istediği cevaptır. Ertesi gün bütün Saksonya’yı dolaşır, toplayabildiği kadar para toplar. Saksonya Dükü III. Frederick de yüklüce miktarda bağışta bulunur. Paraları toplayan Martin Luther, afaroz edilmeyi de göze alarak soluğu Roma’da alır. Türlü tartışma ve pazarlıklardan sonra tüm Cehennem’in tapusunu üzerine geçirerek Saksonya’ya döner.

Ertesi gün elinde bir pankart vardır:

“Değerli Hristiyan cemaati. Roma Katolik Kilisesi’nin satışa çıkardığı Cehennem’e ait tüm arazileri satın almış bulunuyorum. Satın alır almaz, kapısına dev bir asma kilit vurdum ve anahtarı da cebimde. Artık bundan sonra Cehennem’e gitmek yok, zira orası kapalı.

Bana gelin, bana katılın ve artık Katoliklikten kurtulun!”

SERT KINAMA ÇÖZÜM MÜ

Ermeni soykırımı hikayesi iskambil kağıtlarının üstüste devrilmesi gibi tüm dünya tarafından tek tek kabul ediliyor ve Türkiye sıkışıyor. Ne yapsın bizim yöneticiler, çaresiz iç kamuoyunu rahatlatmak için “kınama” demeçleri veriyorlar. Elbette bütün dünya teyakkuza falan girmiyor ve mesela Erdoğan ve Davutoğlu’nun “sert açıklamalarını” bizim dışımızda pek ipleyen yok.

Oysa zeka böyle şehir efsaneleri yaratmak ve üstesinden gelinmesi zor sorunları Luther gibi aykırı ve çarpıcı yollarla çözebilmek. Şehir efsanesi veya değil, ama yöntem “sert kınamadan” çok daha zekice, çok daha etkili ve çok daha yıkıcı.

Nerede öyle zekâ, nerede öyle yaratıcılık...

Yakında muhalefet de iktidarın kuyruğuna takılıp, şiddetle kınama yoluna gider, herkes de tir tir titrer. Öyle olur, zira aynı muhalefet, Beşevler’deki AKsaray yapılırken, Danıştay kararına rağmen ses çıkarmamış, saray bittikten sonra “orada oturtmayız” nidalarıyla hükümeti ve Erdoğan’ı ciddi anlamda korkutmuştu(!). Dakikada binden fazla mermi atan makinalı tüfeğin “saraya” yerleştirilmesinin altında da zaten bu yatıyordu.

Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi demelerinin sebebi de bu.

Mümtaz İdil

Odatv.com


https://odatv.com/cehennemin-tapusun...804151200.html
trenci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz trenci'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
barış, büyük, luther, martin, reformcu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.