Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 01.05.20, 16:31   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 8692
Mesajlar: 30,429
Ettiği Teşekkür: 104142
Aldığı Teşekkür: 160673
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Ali Erbaş Ramazan'a Girerken O Sözü Neden Etti

Ali Erbaş Ramazan'a Girerken O Sözü Neden Etti






Erich Fromm “dinler kurumsallaştıkça özünden uzaklaşır” der. Öyledir ve biz bunu yaşadığımız güncel pratiklerden de görürüz. Din adına hareket ettiğini söyleyen nice dernek, cemaat ve vakfın zaman içerisinde nasıl şirketleştiği, şeyhlerin, başkanların nasıl iş adamlarına dönüştüğünü biliyoruz. Zaten adı üzerinde kurum; hedefleri, misyonu, üyeleri, gelir-gider hesapları olacak. İşte bu hesapların nereye uzanacağı, nerede başlayıp, nerede biteceği pek belli olmuyor. Dediğimiz gibi amaçları var; bu amaçlara kim kol kanat gererse, kurum da istikametini ona göre çiziyor. [i]


Hiç kuşku yok ki ülkemizdeki en büyük Dini kurumlardan biri de “Diyanet İşleri Başkanlığı.” 130 bine yakın personeli var, dile kolay aileleri ile dört yüz, beş yüz bin kişi eder. Tabi sadece personel sayısı böyle olunca bütçesini de esirgemiyor, toplumca üstleniyoruz. 2020 yılına göre kurumun bütçesi 11,5 milyar olarak belirlenmiş, bu rakam tam sekiz Bakanlığın bütçesinden fazla. Kim belirliyor peki bu bütçeyi; siyasi irade yani iktidar. Zaten Diyanet İşleri Başkan’ını atayan da aynı irade. Dolayısıyla hem mali hem de idari açıdan Diyanet’in siyasete bir bağlılığı var ve hepimizin bildiği üzere Diyanet İşleri Başkanlığı bir kamu kurumu. Bu bilgileri akıldan çıkarmamak lazım, nitekim tartışmalı dönemlerde kavganın fitili ateşleyen de bu bilgiler oluyor.

ERBAŞ NEDEN ELEŞTİRİLİYOR

Diyanet bahsinde bu tartışmalı dönemleri yer yer yaşıyoruz. Mesela en son başkan Erbaş, hutbede zina ve eşcinselleri gündemine taşıdı, dinen bu olguların kabul edilemeyeceğini söyledi; hastalıklardan dem vurdu, ailenin önemine vurgu yaptı ve sonunda anmış olduğu bu “haramlara” karşı insanları topyekun mücadeleye çağırdı. Bu söyleme karşı gösterilen tepkiler ve Ankara Barosu'nun bu minvalde yaptığı açıklama ile de tartışmalar başka bir boyuta taşındı.
Niye hep böyle oluyor peki? Taraftarlarının ifadesi ile “İslam’ın kabullerini açıklayan” Erbaş neden eleştiriliyor? Gelin bu sorulara yukarıda aktardığımız bilgiler eşliğinde yanıt verelim.

Birincisi, Diyanet İşleri Başkanlığı halkın tüm kesiminin -örneğin eşcinseller- ödediği vergilerle faaliyetlerini sürdüren bir kamu kurumu. Hal böyle olunca halka dair yaptığı tüm açıklamalar, doğrudan muhatapları nezdinde bir yanıt hakkı doğuracaktır. Zira halkın bir kesimi, kendisine rağmen yapılan açıklamaları cevaplamak isteyecek ve yaşadığı rahatsızlığı dile getirecektir. Konu bu yanıyla politiktir ve tartışmalara sebep olan meseleler de politik yanıyla ele alınmalıdır; çünkü “dini” olan gün yüzüne çıkıp toplumsallaşmış, söylemlerini halk ile paylaşmıştır. O vakit şunu söyleyebiliriz; bir kamu kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı her açıklama ile halkla karşıya gelecektir, çünkü halk kendi adına yapılan açıklamalarla ilgili söz hakkını kullanmaktadır. Öte yandan Diyanet tarafsız ve hatta bağımsız bir kurum da değildir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi gerek kuruma ayrılan bütçe payı gerekse de idari görevlendirme ile siyasi iktidara bağımlıdır; bu yanıyla Diyanet bir yerde dinin değil, iktidarın sesidir.

Böyle söylüyoruz zira yalnız bugün değil tarih boyunca siyasi iktidara bağlı olan dini kurumlar, iktidara aykırı söylemlerde bulunmadıkları gibi onları desteklemiş, dini yönden onay makamı haline gelmişlerdir. Yakın tarihin Şeyhülislamlık makamı bile bu yönde oldukça doyurucu bilgiler sunar bize. Bu bağlamda dini kurumlar tek başına “ilahi emirleri” tebliğ eden, açıklayan kurumlar gibi gösterilemez. O kurumlar esasta siyasetin çıkarlarına dokunmayan, onu incitmeyen ve dolayısıyla halkı sorgulamaya yöneltmeyen ilahi emirleri açıklar sadece. Örneğin döneminin en muktedir uleması Şeyhülislam Ebusuud Efendi, yaşanan politik kargaşalardan dolayı Alevilerle (Kızılbaş) ilgili en kıyıcı fetvaları kaleme alıp, Yunus Emre’nin dörtlüklerinden küfür çıkarırken, öbür taraftan Para vakıfları bağlamında faizin caiz olduğunu söyleyebilmiştir. Çünkü dönemin ruhuna, politik gündemine uygun olan odur. Kızılbaşlar kafir, Faiz caiz!

UNUTMAMAK GEREKİR Kİ...

Yine Demokrat Parti iktidarı döneminde emperyalist çıkarlar için Kore’ye asker gönderilirken savaşın dinsizler ile imanlılar arasında yaşandığını, hülasa şer ile hayrın karşı karşıya geldiğini ve dolayısıyla savaşa katılmanın farz, bu harpte ölenlerin de şehit olduğunu biz yine dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki’den öğrendik. Din bir kez daha iktidarın sesi, ideolojinin sözcüsü olmuştur. Tarihin makarasını daha da geri sararsak Sıffın’da mızrakların ucuna takılan Kur’an sayfalarının dini değil politikayı temsil ettiğini biliyorduk elbette. Nitekim daha sonra kurulan saltanat düzeni de bunu gösterdi.

Onun için Diyanet’in bugün temsil ettiği politik misyonu ve onun söylemlerini dünden biliyoruz biz. Tam da bu nedenle konunun itikadi değil, politik olduğunu, Diyanet’e verilen yanıtların da bu zemin üzerine şekillenmesi gerektiğini söylüyoruz. Aksi durumda din-iktidar birlikteliğini ve siyasallaşan dinin temsil ettiği “görevi” bırakıp, “ilahi-itikadi” olanı tartışmaya başlarız ki, işte en vahim hata budur. Çünkü burada muhatabımız “din” değil bir kamu kurumunun söylem ve eylemleridir. Unutmamak gerekir ki, hedefinden sapan her ok boşa gittiği gibi, ulaştığı yerde hem bir yara hem de yeni bir cephe açabilir. Onun için böyle zamanlarda hedefin kendisi kadar nişancının durumu ve tavrı da önemlidir.

Gelelim Diyanet’in “ilahi emirleri” açıkladığı söylemine.
İslam Peygamber’inden iki hadis:

- "Meks (haksız alınan bir tür gümrük vergisi) alan

kimse cennete giremez, bu kişi cehennemdedir"

- "Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez." (Buhârî, Savm 8)

Ve bir ayet:

“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine de olsa adaletten asla ayrılmayan, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın.” (Nisa 135)

Ayet ve hadisleri çoğaltabiliriz. Fakat burada mühim olan nokta şu: Diyanet bu ve benzeri dini açıklamaları hangi görünürlükte ve hangi dozda konuşup, hutbe olarak bizlerle paylaşabilir? Örneğin yolsuzluk, kamu kaynaklarının yağmalanması, sömürü, hukuksuzluk, zulüm gibi olguları gündemine ne şekilde ele alabilir; bu sorunları ailenin ve toplumun çözülmesi biçiminde ifade edip, dikkatleri bu noktaya çekebilir? Gördüğümüz o ki, Diyanet bu noktada hiçte “duyarlı” değil. Bağımlı ve bağlı olması onu bu duyarlılıktan alıkoyuyor. Diyanetin iktidara paralel olarak gelişen “duyarlılığı” ise haliyle halkta başka bir tepkinin doğmasına neden oluyor ve “Sayıştay raporlarında, usulsüz ihalelerde ve benzeri yolsuzluklarda gözükmeyen Diyanet, burada da karşımıza çıkmasın” deniliyor. Haksız da sayılmazlar değil mi?

AKLIMIZA GELEN KARELERDEN BİRİ DE...

Geldiğimiz noktada şunu da söylememiz gerekir; dini kurumlar, temsil ettikleri siyasi yapıdan, çıkar gruplarından ve ideolojik tercihlerden bağımsız okunamaz. Aksi takdirde bu kurumlara yönelik tepkilerin neden ortaya çıktığı ya da ilgili kurumların açıklamalarının neden tepki çektiği doğru tahlil edilemez. Unutmamak gerekir ki, Prof. Ali Erbaş deyince aklımıza gelen karelerden biri de Kadir Mısıroğlu’dur. Hani Mustafa Kemal'e zerre muhabbeti olan cenazeme gelmesin diyen meşhur tarihçi. İşte o tarihçiyi Diyanet İşleri Başkanı kimliğiyle ziyaret eden de Erbaş’tan başkası değildi.

Sonuç olarak gördüğümüz şu; din siyaseti ile anıldıkça bundan hem kutsal hem de toplum zarar görüyor. Konunun gözden kaçırılmaması gereken en önemli tarafı bu.
Bakın Diyanet İşleri eski Başkanlarından Ali Bardakoğlu konuya dair neler söylüyor: “Biz din ile siyaseti iç içe kıldık. Ve bundan en çok zarar gören dini değerler oldu. En başta belki dindarlar, siyasetle dinin iç içe geçmesinden dolayı dinin siyaset eliyle daha yaygın ve daha güçlü olacağını düşündüler. Ama din toplayıcı, siyaset ayrıştırıcıdır… Rabbim isteseydi insanlar hepsi tek bir inanç ve din üzerine olurdu. Ama öyle demedi. İnsanları dünyada serbest bıraktı. Herkes kendi yolunu kendi seçti. Dinler ideolojik hale geldiği vakit, yayılmacılık dinlerin çok temel bir hedefi olduğu vakit, artık dinin barışa katkısı yerine, dinin barışı dinamitlemesi söz konusu olabilir.”

Aydın Tonga
Odatv.com
__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.05.20, 16:41   #2
Moderator

Bursalı68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 191
Mesajlar: 1,859
Ettiği Teşekkür: 9518
Aldığı Teşekkür: 7195
Rep Derecesi : Bursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Ali Erbaş Ramazan'a Girerken O Sözü Neden Etti

Merhaba,

Aydın Tonga, çok güzel ve detayları önemli güzel bir yazı kaleme almış...Ayrıntıları da son derece önemli, konuyu iyi bildiğini gösteren kısımlardır benim için...

Teşekkürler @Canan, paylaştığın için...

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
Bursalı68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.05.20, 18:01   #3
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2670
Mesajlar: 30,877
Ettiği Teşekkür: 165293
Aldığı Teşekkür: 185292
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Ali Erbaş Ramazan'a Girerken O Sözü Neden Etti

Din'in olduğu yerde mantık pek aranmaz.
Yazar çok güzel tespit ve saptamalarda bulunmuş. Üzerine daha ne denilebilir ki? Okuyup bilgilenmek lazım.
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.05.20, 18:44   #4
WoodStock

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 727
Mesajlar: 9,634
Ettiği Teşekkür: 31251
Aldığı Teşekkür: 46370
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardırOkyanusunKalbi şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ali Erbaş Ramazan'a Girerken O Sözü Neden Etti

Ali Erbaş, Ramazan'a girerken o sözü neden söyledi bilmiyorum ama olan yine Ankara barosuna oldu. Şimdi o baronun başkanından tut, hepsini çıkarırlar.



__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.05.20, 19:53   #5
Moderator

Bursalı68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 191
Mesajlar: 1,859
Ettiği Teşekkür: 9518
Aldığı Teşekkür: 7195
Rep Derecesi : Bursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Ali Erbaş Ramazan'a Girerken O Sözü Neden Etti

Neden söyledi, yine gündem değiştirme...İktidarın, virüs salgını boyunca uyguladığı ekonomik tedbirler, maske dağıtımı, torpilli birinin uçakla yurtdışından alınması, Soylu'nun istifa ederek tekrar göreve gelmesi, belediyelerin yardım toplanması ve dağıtılmasına engel olunması, toplanan yardımların partilere göre ayrım yapılması gibi bir çok olumsuzluğa olan bakışı başka yöne çevirmek için kurduğu tezgah...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
Bursalı68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
erbaş, etti, girerken, neden, ramazana, sözü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:37.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.