Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 09.02.13, 01:03   #1
Yeni Üye
Balyoz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 5
Mesajlar: 5
Ettiği Teşekkür: 10
Aldığı Teşekkür: 27
Rep Derecesi : Balyoz Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Ben Deniz Kurmay Albay M.Koray Eryaşa

Ben Deniz Kurmay Albay M.Koray ERYAŞA, “Askeri Casusluk” ve “Balyoz” Adlı iftiralardan dolayı 21 yıl hüküm giydim.

Askeri Casusluk davasında kullandığım bilgisayarın adı “feryasa”, Balyoz Davasında kullandığımda bilgisayarın adı “M.Koray ERYAŞA” olduğu iddia edildi. Artık Allah beni yeni bilgisayar isimlerinden korusun diye dua ediyorum çünkü her yeni bilgisayar adı benim için yeni bir iftira davası anlamı taşıyor.


Askeri Casusluk nedeniyle 25 Ekim 2010 tarihinde evim arandı. Evimden el konulan harddisklerin içinde 1999 yılından, aramanın yapıldığı tarihe kadar yazdığım yazı, mail ve bilgisayarlarım tarafından oluşturulmuş milyonlarca dosya mevcut. Ancak yapılan incelemelerde bir tane bile dosya “feryasa” ya da “M.Koray ERYAŞA” adlı bir bilgisayarda hazırlanmamış. Yani Balyoz ve Casusluk davasında iddia edilen adda bir bilgisayarım olmamış. Bunun yanında benim evimden el konulan bilgisayar dosyalarından hiç biri davaların suç delilleri arasında bulunan dosyalardaki yazılara benzemiyor. Yani suç delilleri ile aramda hiçbir bağlantı yok. Olması da mümkün değil, çünkü her iki davada benim hazırladığım iddia edilen dosyaları benim hazırlamış olmamın fiziken, mantıken mümkün olmadığı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi belgeleri ile ispatlanmaktadır. Buna rağmen Özel Yetkili Mahkemelerce hakkımda ceza hükmü verildi.

Size Balyoz Davasının gerekçeli kararında hakkımdaki iddiadan bahsetmek istiyorum. Suga Harekât Planı çerçevesinde Jandarma tarafından tutuklanacak kişilerin, Yassı Ada ve İmralı Ada’ya sevki ile ilgili yapılan çalışmalar kapsamında Komutanı olduğum TCG KILIÇ ile 5-7 Kasım 2002 tarihleri arasında İmralı Ada’ya Ön Keşif İcra ettiğim iddia edilmektedir.

İleri sürülen sözde delilleri tarih sırasına dizdiğinizde;

1 Kasım 2002 Dz.K.K.lığı Suga Harekat Planı kapsamında Ön Keşif Emri verdi,

3 Kasım 2002 Genel Seçimler Yapıldı,

5-7 Kasım 2002 İmralı Ada’ya Ön Keşif icra edildi,

18 Kasım 2002 Hükümet Kuruldu,

2 Aralık 2002 Balyoz Darbe Planı Hazırlandı,

3 Şubat 2003 Suga Harekat Planı Hazırlandı,

Daha yazılmamış harekât planları kapsamında, daha kurulmamış bir hükümeti Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs Ettiğime hükmedilmesi ne kadar akla ve mantığa uygundur, değerlendirmesini size bırakıyorum.

Bilindiği üzere darbe iddiaları Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından da soruşturulmuştur. Soruşturmada Askeri Savcılığın atadığı bilirkişinin hazırladığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 14 Ocak 2011 tarihli Bilirkişi raporunun EK-D 8. sayfasında, “Kendilerine 05-07 Kasım 2002 tarihlerinde Yassıada ve İmralı Ada’ya keşif görevi verildiği belirtilen 6 adet hücumbotun (TCG KILIÇ, TCG RÜZGAR, TCG MARTI, TCG YILDIZ,
TCG KARAYEL VE TCG MIZRAK) resmi gemi jurnali kayıtları incelenmiş ve anılan gemilerin belirtilen tarihlerde böyle bir görev icra etmediği jurnal kayıtlarından tespit edilmiştir.” ifadesi ile Komutanı olduğum TCG KILIÇ’ın İmralı Ada’ya ve Mudanya’ya gitmediği, böyle bir görev icra etmediği, açık, kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmiştir. (5-7 Kasım 2002 tarihleri arasında İmralı Ada’ya gitmek üzere görevlendirildiği iddia edilen TCG KARAYEL ise uzun süredir İstanbul Tersanesinde bakımdadır yani görevlendirilmesi imkansızdır.)

Delil Klasörlerinde yer alan diğer 5 geminin jurnallerinde 5-7 Kasım 2002 tarihinde Çanakkale NARA İskelesinde 10 hücumbotun olduğu ve fırtına nedeniyle Ege Denizinde planlı olan eğitimlerine katılamadığı yazmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Avukatım Murat ERGÜN’ün verdiği yanıtta 5-6-7 Kasım 2002 tarihinde Marmara Denizi ve İmralı Ada çevresinde Poyraz fırtınasının hakim olduğu yazmaktadır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ise fırtınalı havalarda hücumbotların harekât icra edemeyeceğini bildirmiştir. Yani 5-7 Kasım 2002 tarihlerinde İmralı Ada’ya ve Mudanya İskelesine Keşif Seyri icra edilmesi doğa şartları nedeniyle de mümkün değildir.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının resmi yazıları da TCG KILIÇ’ın 5-7 Kasım 2002 tarihinde Nara Çanakkale’de olduğu teyit etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendisine ait olan harp gemilerinin her hareketinden sorumludur ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı harp gemilerinin bütün faaliyetlerini dikkatle takip etmektedir. (Osmanlı İmparatorluğunun Almanya’dan satın aldığını ilan ettiği ve personelinin tamamı Alman olan YAVUZ Zırhlısının Sivastopol’u bombalaması sonucu 1. Dünya Savaşına katıldığını unutamayız.)

Hiçbir harp gemisi Deniz Kuvvetleri ve Filo Komutanının bilgisi olmadan gizli bir seyir icra edemez. Gemilerin bütün faaliyetleri hareket ettikleri andan itibaren harekât merkezlerinden izlenir, gidecekleri limanlar ve varış saatleri bütün makamlara bildirilir. Gemilerin Komuta Kontrol Sistemleri de GPS’den aldığı mevki bilgilerini kayıt eder ve arşivlenir. Personelin bu kayıtlara müdahale etmesi teknik olarak da imkânsızdır.

Gerekçeli kararda mahkeme heyeti benim savunmama itibar etmediğini belirtmiş. Mahkemeye sunduğum belgeler benim savunmam değil, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kendisine ait olan harp gemisinin (TCG KILIÇ) 5-7 Kasım 2002 tarihleri arasında İmralı Ada’ya gitmediğini ilan ettiği belgelerdir.

Size 19 Ocak 2012 tarihinde mahkemede anlattığım bazı hususları belirtmek isterim.

“Türk denizcilik tarihinde ilk defa bir harp gemisi kendi devletine karşı suç işlemekle suçlanmaktadır. Bu da iddianamenin ithal olduğunun önemli bir delilidir.

Bütün meslek yaşantım boyunca böyle saçma bir ön keşif emri almadım. Böyle mantıksız, askerlik adabına aykırı “Ön Keşif” adlı bir sonuç raporu yazmadım. Bu bana yöneltilmiş bir hakarettir.

Hücumbot gibi değerli bir harp gemisine bir keşif emrini vermek, cama konan sivrisineği balyoz ile öldürmeye çalışmaktır.

Mahkeme heyeti herhangi bir mevzuat bilgisine ulaşmak istediğinde, görevliden mevzuatın olduğu kitabın kütüphaneden getirilmesini ister ya da, önündeki bilgisayardan UYAP programına girer, mevzuatlar kısmından ilgili sayfayı açar.

Bir kamyon sürücüsü hiç gitmediği bir yere giderken karayolları haritasına bakar. Bir vatandaş arabasıyla hiç gitmediği bir şehre gitmek isterse, o da karayolları haritasını açar veya arabasında varsa navigasyon cihazını kullanır. Ama ne kamyon sürücüsü, ne de bir yere ilk defa arabasıyla gidecek biri önceden gidip ön keşif yapmaz.

Bir gemi komutanı da herhangi bir iskeleyle ilgili bilgiye ihtiyaç duyarsa, Seyir Astsubayından iskelenin portolonlarını, iskandil planlarını ve iskeleler kılavuzunu getirmesini ister, yarım saat içinde istediği her bilgiye ulaşır. Ama KILIÇ Komutanı olarak ben beklemekten nefret ettiğimden yarım saat beklemez, kamaramda oturduğum yerden kalkar, 5 adımda köprüüstüne çıkar, 1 adım sonra seyir yayınları dolabını açar ve 2 dakika içinde bu neşriyatlara bakarım. Bu deniz haritaları gizli değildir. Parasını veren her tekne sahibi Seyir Hidrografi ve Oşinografi (SHOD) Dairesi Başkanlığından satın alabilir. Yani bir Avustralyalı aile Marmara Denizinde yatlarıyla seyir yapacaksa, ilgili haritalarını satın alarak bu iskeleler hakkında bilgi sahibi olur. Bunların sayısal haritaları da internette satılmaktadır.

Komutanı olduğum TCG KILIÇ Kasım 2002 tarihinde donanmamızın en modern, en hızlı, vuruş gücü en yüksek 3 gemisinden biri aynı zamanda Akdeniz’de benzeri olmayan bir hücumbottur.

Sadece KILIÇ değil aynı özellikte olan MIZRAK ile beraber 6 hücumbot yani toplam değeri 1,5 milyar doları bulan, kaybedildikleri takdirde yerine yenilerinin konulması 10 yılı bulan çok değerli 6 gemiye verilen göreve bir bakalım. Toplam boyu 100–150 metre olan üç iskelenin ön keşfi için 5–6–7 Kasım, yani 3 günlük süre verilmiş, sonucunda hazırladığım iddia edilen hilkat garibesi sonuç raporuna bir bakın, 7 satır yazı. Gitmeden iskele kılavuzu aynen yazılsa 4 sayfa rapor olur, iki sayfa fotokopi iskele portolonunu koyulsa 6 sayfa olur.

Daha önce belirttiğim gibi bir mevzuat bilgisine UYAP’tan 3 ya da 5 yıldır ulaşılabilmektedir. Ancak, TCG KILIÇ’ın Komuta Kontrol Sistemlerinde, yani geminin bütün savaş sistemlerinin kontrolünü sağlayan bilgisayar sisteminde, bahse konu iskelelerin sayısal haritaları 15 yıldır mevcuttur. Yani iskeleleri incelemek için İmralı Ada’ya gitmek yerine, Komuta Kontrol Sisteminin ekranında ilgili sayfanın açılması yeterlidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yasal mevzuatına göre bir iskele inşa edileceği zaman ilgili bakanlıklar yolu ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bilgi verilir, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı da bu iskeleler ile ilgili olarak mesaha (derinliklerinin ölçülerek haritaya işlenmesi) çalışmaları yaparak deniz haritalarına işlemektedir. Yani denizlerimizdeki bütün iskelelerle ilgili her türlü bilgi zaten Deniz Kuvvetleri Komutanlığında ve harp gemilerinde mevcuttur, bunlar için ön keşif yapılmaz, ilgili haritalara bakılarak karar verilir ve seyir planlamaları yapılır.

Dünya denizcilik tarihinde önemli bir yeri olan, kendisinden önce yaşamış denizcilerin hazırladığı haritaları inceleyip, hatalarını düzettikten sonra çizdiği dünya haritasından bir parçası elimizde kalan Piri Reis’in kemikleri bu iddianame ile sızlamıştır. Gitmediği ve yaşadığı dönemde daha keşfedilmediği sanılan Antarktika ve Güney Amerika kıtaları dahi çizdiği haritada mevcut olan bu denizci, kendisinden beş yüz yıl sonra dünyanın herhangi bir yerine harita okumasını bilen birinin elini kolunu sallaya sallaya gidebileceğini bilmeyen torunlarının olduğunu duysa “Ben kellemi sizler için niye feda ettim” diye lanetlerdi. Eğer böyle bir ön keşif icra etseydim, ben de lanetlenenlerin arasında olurdum.”

İmralı Ada’ya keşif seyri emri verilmesinin saçmalığını ortaya koyan gerçek bir olayı da belirtmek isterim.

Terörist başı Abdullah ÖCALAN 1999 yılında İmralı Adasına TCG POYRAZ hücumbotu ile götürüldü. O tarihte hücumbotlar Marmara Denizinde eğitim yapmaktadırlar ve TCG POYRAZ’a bir fırkateynin üzerine aborda olması ve alacağı heyeti emredilecek bir iskeleye götürmesi emri verilir. Fırkateyne yanaşılır, ancak alınacak kişilerin kim olduğunu ve nereye götüreceği bilinmemektedir. Gemi Komutanı Subay Salonunda Abdullah ÖCALAN’ı görünce heyetin kimliğini öğrenir ve kendisine İmralı Adasına yanaşması emri verilir. Bu komutan daha önce hiç İmralı Adasına gitmemiştir. Köprüüstüne çıkar, Seyir Astsubayına İmralı Adasına rota çizmesi emrini verir, gider İmralı Adasına yanaşırlar ve heyeti bıraktıktan sonra adadan ayrılır. 1999-2001 yılları arasında da hücumbotlar bu adanın korunmasında görevlendirilmişlerdir. Yani bu adaya keşif emri verildiğini iddia etmek kadar saçma bir düşünce olamaz.

Özel Yetkili Mahkemenin tarafsız olmadığı ve adil yargılama düşüncesi taşımadığının en önemli delillerinden biri 06 Ağustos 2012 günü tahliye dilekçemi verdikten sonra yaşananlardır. (06 Ağustos 2012 tarihli duruşma tutanağı sayfa 14, 15 ve 16)

Mahkeme Başkanı: “Sanık Mehmet Koray Eryaşa’nın tahliye talepli dilekçesi şu anda geldi… Kısa bir ara vereceğiz ve o aradan sonra duruşmaya devam edeceğiz. O nedenle tekrar talep almayı düşünmüyoruz. Çünkü periyodu kesmiyoruz ancak tutuklamayı değerlendireceğiz… Evet sanıkların tutukluluk durumları ile ilgili İddia Makamından görüşü soruldu.”

Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan: “Yapılan yargılamada tutuklu sanıkların tutuk hallerinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet az önce de belirttiğimiz gibi gelinen bu aşamada Mahkemenin yargılamanın tıkanmasını aşma amaçlı ara kararını Mahkememiz Hâkimlerinden Murat Üründü açıklayacak. Buyurun Hâkim Bey.”

Mahkeme Başkanının tutukluluk durumlarını kısa bir aradan sonra değerlendireceklerini söylemesine rağmen, Üye Hâkim bu durumu unutarak tutuklulukların devamı ile ilgili ara kararı da okudu. Yani tutuklulukların devamı ile ilgili karar çok önceden yazılmıştı.

Dilekçemde sunduğum, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurumlarından alınmış ve mahkemeye ilk defa verilen toplam 45 sayfa, 5 belge, mahkeme heyeti tarafından hiç incelenmedi. Tutanakla da sabit olduğu gibi mahkeme heyeti ve savcı mahkemeye sunulan yeni belgeleri hiç incelemeden tutukluluk halimin devamı kararını verdiler.

Anayasaya aykırı olduğu için görevine son verilen bir mahkemenin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal kuruluşları olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Donanma Komutanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı bağlısı Meteoroloji Genel Müdürlüğünün belgelerine itibar etmemeye hakkı yoktur.

Özel Yetkili Mahkeme Türkiye Cumhuriyeti Devletinin mührünü taşıyan imzalı belgelere itibar etmeyerek, Adli Bilişim Uzmanı olarak atanmış Uzman Kişilerin raporlarıyla sahteliği belgelenen 1 sayfa imzasız dijital yazıya itibar ederek hakkımda
16 yıl hapis cezasına hükmetti.

Saygılarımla

M Koray Eryaşa
Askeri Ceza Evi Müdürlüğü
Hadımköy/İstanbul



Kaynak
__________________
Forum Gerçek Türkiyeli'nin Resmi Forumu
Balyoz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Balyoz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.13, 10:49   #2
...Çevre dostu...

Muradyum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 31
Mesajlar: 737
Ettiği Teşekkür: 1917
Aldığı Teşekkür: 4350
Rep Derecesi : Muradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ben Deniz Kurmay Albay M.Koray Eryaşa

Allah kurtarsın Albayım;elimizden başka bir şey gelmiyor.
Senin Genel Kurmay Başkan'ın biraz kıpırdasaydı ya...



*
__________________
Muradyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Muradyum'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.13, 12:26   #3
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cevap: Ben Deniz Kurmay Albay M.Koray Eryaşa

"Kurulmuş bir hükümeti Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye"

Kimler yetkilidir biliyormusunuz? Atatürk'ün "Gençliğe Hitabesinde yer bulan" muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur, tarifinde anılan "GENÇLİKTİR". Hangi gerekçe ile ? Bu günkü gibi Türk milleti yaşamında yer almış olan ve 11 yıldır devam (Gaflet, delalet, ve hatta hıyanet) tanımlamasının hayata geçmesi ile.

Peki böyle bir görev Atatürk tarafından başka bir yerde verilmişmi? Evet lütfen Bursa Nutku'nu unutmayalım oradaki gençlik tarifini unutmayalım.

Mektup yazarı, M.Koray ERYAŞA, bir TSK mensubudur. TSK Cumhuriyeti korumak ve kollamakla görevlidir. Ne zaman? İRTİCA Atatürk ilkeleri yerine yaşam içinde idari nizam olarak Türk milletine datyatıldığında, BOP eşbaşkanlığı gibi Anayasal suç ile bir başka devletin görevlisi olmayı kabullenmekle, mandacı olmakla ve işbirlikçi olarak gaflet, delalet, hıyanet kelimelerinin tam manası ile Türk milleti hayatında gelişmesi ve oluşması ile. Bu haller oluşmuşsa mevcut hükümet resen ve fiilen ıskat edilir. Önemli olan Vatan ise gerisi teferruattır.

Kaldı ki, ERYAŞA komutanımız böyle bir olaya diğer komutanlarımız gibi ne teşebbüs etmiş nede teşebbüs edilmiş, nede nakıs kalmıştır.

Hepsi düzmece iddialar, CD'ler uydurma yalancı şahitler ile görülmüş sonuçlanmış dava ve sonuçlandırılmaya çalışılan benzer davalar!

Sizler hiç merek etmeyiniz ERYAŞA komutan ve diğer komutanlarımız. Türk milleti sizi biliyor, suçsuzluğunuza inanıyor.. Türk milleti bünyesinde kaygı ile bakılan karar mahkeme kararı olarak addedilmiyor ve geçersizdir diyor.

Sizler esir konumda tutuklu olsanızda şerefiniz ile Türk milleti hayatında yer almaya devam edeceksiniz.

Sizlere bu acıları yaşatanlar hesap günü geldiğinde başlarına geleceği şimdiden düşünmelilerdir.
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
albay, balyoz davası, deniz, dz kurmay albay, eryaşa, imralı, kasım, koray eryaşa, kurmay, m.koray


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dalış Sporu Hakkında Detaylı Bilgiler - Tarihçesi - Malzemeleri -Her Türlü Kartal Avcılık 7 13.09.15 16:44
Zıpkın ile Balık Avcılığı - Dalış Riskleri - Dalış Teknikleri Kartal Balık Avcılığı 27 07.08.14 16:34
Suikastler Tarihi Kartal Dünya Tarihi 15 01.02.09 00:32
Ölü Deniz Yazmaları oneyouu Dünya Tarihi 0 25.01.09 06:36
Hitler'e Suikast ! oneyouu Dünya Tarihi 0 25.01.09 04:22


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:07.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.