Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 21.04.13, 02:11   #11
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,267
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32316
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: NATO'nun Gizli Virüsü: GLADİO

Gladio'nun Ruhu

Ahmet Taner Kışlalı'nın esrarengiz bir suikast sonucu öldürülmesi uzunca bir süredir gündemimizde olmayan bir konuyu yeniden gündeme getirdi.

Bombanın sadece hedefi tahribe yönelik olması ve patlamada otomobilin büyük hasar görmemiş olması suikastin tam bir uzmanlık işi olduğunu gösteriyordu.

1996'nın 3 Kasım günü Susurluk'ta meydana gelen kaza ile Türkiye kendini hummalı bir tartışmanın içinde buldu. Yakın tarihin belki de en fazla tartışılan, yorum yapılan, hakkında en fazla söyleşi ve panel düzenlenen olayı, farklı çıkar odakları ve dezenformasyon çeteleri sayesinde işin içinden çıkılmaz bir hâl alıyordu. Susurluk kazasıyla birlikte ortaya çıkan neydi? Sıradan bir polisiye vaka mı, yoksa uluslararası ilişkiler kapsamında düşünülmesi gereken, hükümetler deviren, darbeler yapan Gladyo mu?

Türk kamuoyu 'Gladyo' kelimesini ciddi bir şekilde ilk defa Susurluk'ta duydu. Devlet içerisinde devlet gibi çalıştığı anlaşılan bu olgu aslında 1990 yılında İtalya'da büyük bir skandalla ortaya çıkmıştı. İtalya'da son 20—30 yılın tüm kuşkulu terör ve suikast olaylarının ardında CIA tarafından örgütlenmiş "GLADIO" adını kullanan bir yeraltı örgütünün bulunduğu savcı Felice Casson tarafından ortaya çıkarılmıştı.

Türkiye bütün bir yıl bu minval üzere devam eden tartışmalara sahne oldu. Susurluk'la ortaya çıkan gerçeklerin basit bir kriminal vaka olmadığı kısa süre sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Meclis Araştırma Komisyonunun raporlarından ortaya çıktı. Raporun en can alıcı noktalarının devlet sırrı oldukları gerekçesiyle 'sansürlenmesi' iddiaları daha da güçlendiriyordu.

Kısa süre sonra İstanbul Barosu'nun Alternatif Susurluk Raporunda, İstanbul DGM'nin devletteki karanlık ilişkiler ağıyla ilgili "çete" tespiti yetersiz bulunarak "Çete değil, Gladyo" deniliyordu Avukat Ergin Cinmen, Suat Parlar, Cem Alptekin, Osman Ergin, Emcet Olcayto, Mebuse Tekay, Akın Atalay ve Kemal Keleşoğlu'ndan kurulu İstanbul Barosu Susurluk Çalışma Grubu, 500 sayfalık raporunu tamamlamıştı. Raporda, Susurluk'taki kazayla ortaya çıkan ilişkilerin "aysbergin suda görülen en küçük parçası" olduğu belirtilerek, devlet içinde ABD bağlantılı ve NATO kapsamlı bir yapılanma olduğu öne sürülüyordu. Raporda bu yapılanmanın 1952'de Milli Savunma Yüksek Kurulu kararıyla oluşturulan Seferberlik Tetkik Kurulu'nun daha sonra Özel Harp Dairesi'ne dönüştürülmesiyle başladığı belirtiliyordu.

Özel Harp Dairesi'nin esas mevzuatını belirleyen Sahra Talimnamesi'nde (ST— 31/15) "gayri nizami kuvvetlere karşı alınacak önlemlerin" belirlendiği ve "yeraltı grupları sabotaj, istihbarat ve cinayet görevlerini üstlenmiş olurlar" ifadesinin yer aldığının kaydedildiği raporda, "Özel Harp Dairesi, NATO ülkelerinde komünizmle mücadele için kurulan CIA bağlantılı Gladio'nun Türkiye'deki temsilcisidir" deniliyordu. Raporda, ABD'yle kurulan ittifaklarla devlet içindeki bu gizli yapılanmanın geliştiği kaydediliyordu.

Komünizm tehlikesinin ortadan kalkmasıyla, CIA'nın mevzuat değişikliklerinin uygulamaya geçirildiği belirtilen raporda, bugün MGK'nin kriz yönetmeliği ve düşük yoğunluklu savaş tespitinin bu mevzuat değişikliklerinin bir parçası olduğu öne sürülüyor ve bu oluşumun belirlenen yeni düşman konseptine göre yeniden konuşlandırıldığının altı çiziliyordu.

Kısa süre sonra dış dünyadaki olaylara paralel olarak Türkiye'de Milli Güvenlik Siyaseti Belgesinin ve Milli Askeri Stratejik Konseptin (MASK) değişmesi iddiaların ciddiyetini artırıyordu.

Emekli Kurmay Yarbay Talat Turhan da Gladyo'nun Türkiye'deki bir çok gizli kalmış olayda parmağının bulunduğunu düşünüyor. Turhan "Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla" adlı kitabında şöyle diyordu:

"Özel Harp Dairesi"

"Gladio, Yunanistan, İtalya, Belçika gibi ülkelerde ortaya çıkarılmasına rağmen, ülkemizde varlığı bile tespit edilemedi." Talat Turhan yine aynı kitabında Türkiye'de Gladio Özel Harp Dairesi'dir diyor. (s.14)

Talat Turhan, "Bir ülkede siyasi cinayetler işleniyor da failleri bulunamıyorsa, fail büyük bir olasılıkla istihbarat örgütleridir. Bu iç istihbarat örgütlerinden biri veya birkaçı olabileceği gibi, dış istihbarat örgütleri de olabilir. Ya iç ve dış istihbarat örgütlerinin ortak kararıyla gerçekleşen bir eylem şeklinde de gerçekleşebilir" diyor. (S. 2)

Yazarın bir başka dikkat çekici tespiti var:

"Bir ülkede bu tür eylemlerde fail bulunmuyorsa eylemler artarak devam edecektir."(S. 3)

Başbakan Bülent Ecevit Türkiye'deki Gladyo tartışmalarını başlatan ilk siyasetçi oldu. Bülent Ecevit'in 28 Kasım 1990 tarihinde Milliyet Gazetesi'ne verdiği demeç Gladyo ile ilgili imaları gözler önüne seriyordu:

"1974'deki Başbakanlığım sırasında, zamanın Genelkurmay Başkanı rahmetli Orgeneral Semih Sancar, Başbakanlığın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için, birkaç milyon lira istedi. O yıllarda milyonlar büyük paraydı ve benden istenen miktar da örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı. Üstelik ben, örtülü ödeneği ancak sosyal yardımlar için kullanıyordum ve mecbur olmamakla birlikte, bu kaynaktan yapılan tüm ödemeleri belgelere bağlatıp, Başbakanlık Müsteşarı'nın kasasında saklatıyordum. Onun için Genelkurmay'dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım.Özel Harp Dairesi için dediler. O güne kadar böyle bir dairenin adını bile duymamıştım. Duyduklarım karşısında kaygılanmam son derece doğaldı."

1 mayıs 1977, 16 mart katliamı, bahçelievler katliamı, maraş katliamı, çorum katliamı, abdi ipekçi cinayeti, disk genel başkanı kemal türkler'in öldürülmesi gibi 12 eylül'e giden yolun kilometre taşlarında ecevit'in sözünü ettiği özel harp dairesi'nin başrol oynadığı sır değildi. giderleri 1974'e kadar abd tarafından, 1974'ten sonra başbakanlığın örtülü ödeneğinden karşılanan özel harp dairesi'nin sivil uzantılarının mhp ve ülkü ocakları militanları olduğu, bizzatt o dairede görev yapmış bir general tarafından, 12 eylül'den birkaç sene önce ecevit'e gayet sıradan bir bilgi olarak söylenebilen bir vakaydı.

İtalya'da nasıl ortaya çıktı?


Susurluk'ta ortaya çıkan gerçeklerin çok daha büyükleri aslında 1990 yılında İtalya'da ortaya çıkmıştı.

Olay şöyle gelişmişti. 3 Mayıs 1998 günü üç İtalyan jandarması Kuzey Sagrola yakınlarında Pateano köyünde, kuşkulandıkları bir araçta arama yapmak için bagajı açtıklarında, arabada meydana gelen patlama sonucu ölmüşlerdi. Kuzey İtalya'da yapılan bir dizi operasyonun ardından, kırsal alanlarda toprağa gömülü 127 silah, tahrip kalıbı ve patlayıcı madde ortaya çıkarılmıştı.

Savcı Felice Casson, bulunan silah ve patlayıcı madde depolarının İtalyan gizli servisi SISMI'nin denetiminde olduğunu tesbit etti. Jandarmaların ölümüne sebep olan üç kişiyi ömür boyu hapse mahkum ettirdi. Ancak bir generalle bir yarbayın soruşturmayı saptırmaya çalıştıklarının farkına varınca, İtalyan Başbakanı Andreotti'ye gizli servis arşivlerini incelemek için başvuru yaptı ve başvuru belgesinin bir kopyasını da Parlamento Güvenlik Komisyonu'na gönderdi.

Başvuruya uzun bir süre cevap alamayan Felice Casson, işin peşini bırakacak gibi değildi. Nihayet 20 Temmuz 1990'da Andreotti ile görüşerek İtalyan İstihbarat servisinin arşivine girmeyi başardı. Yaptığı araştırma sonucunda "GLADIO" adında bir örgütün 1956'nın Kasım ayında İtalyan ve Amerikan gizli servisleri tarafından Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı'ndan gelecek bir istila olasılığına karşı, bir direniş örgütü çekirdeği oluşturmak için kurulduğunu tesbit etti. İtalyan Anayasası'na göre uluslararası anlaşmaların meclisler tarafından onaylanması zorunlu olduğu halde, 26 Kasım 1956'da CIA ile İtalyan Gizli Servisi elbirliğiyle üsler ve silah depoları oluşturulması, anti komünist kritere göre seçilen yüzlerce kişinin eğitilmesi amacıyla gizli ve yasadışı bir örgüt kurulmuştu. 1956'da asker—sivil karışımından meydana gelen bu örgütün eğitim kampları ve üsleri Sardunya adasında bulunuyordu.

Söz konusu örgütün başında P2 adında bir Mason locası bulunuyordu. Aralarında parti yöneticileri, askerler, gizli servis yöneticileri, polis şefleri, sanayiciler, bankacılar, yayıncılar ve gazetecilerin de bulunduğu bir örgüttü. O zamanki P—2 mensuplarının bilgilerine göre, üstad Gelli gizli servis yöneticilerinden ve soruşturmanın şefinden sürekli olarak, olup bitenlerin en son durumu hakkında bilgi alabiliyordu.

Peki Gladyo belirtilen misyonun dışında ne gibi işler yapmıştı? Yüksek gizli servis yöneticilerinin darbe hazırlıklarının sürekli gerçekleşmemesi "Gladyatörler" için çok cansıkıcı görünüyordu. Aksi halde Gladyatörler hangi rolü oynayacaklardı? Onlar gerçekte işgal durumunda sadece gerillaydılar. Ya da göz yumulduğu zamanlarda komünistlerin legal bir hükümete katılmalarına karşı engellemede bulunmaktı. O zaman "Gladyatörlerin" ve kuruluşun "gerilla stratejisi" denilen stratejiye az ya da çok niçin hizmet ettiği, yetmişli yıllardan beri gizli servislerin mahkemece kanıtlanan sonuçlarını güçlendiriyordu. Partilere ve demokratik kurumlara darbelerin yardımıyla, bombalı terör eylemleriyle, sendika gösterilerindeki provokasyonlar gibi genel güvensizlik ortamıyla güçlü devlete çağrıyı hedefliyordu. Ya düzenli darbe yapılabilmesini ya da tehlikeli durumların yardımıyla demokrasinin rafa kaldırılabilmesini hedefliyordu.

Araştırmalar Gladyo'nun soğuk savaşın temellerinin atılmasıyla kurulduğunu ortaya çıkarmıştı. Tüm NATO ülkeleri bir saldırı durumunda varlıklarını koruyacaklardı. Genel bir askeri strateji doğrultusunda ağlar ve bağlantılar, depolar ve gereçler de ayrıca hazırlanmıştı. İlgili ülkelerin savunma anlaşmalarının ve silahlı kuvvetlerinin devreye girmesi de kayıt altına alınmıştı. Sınırlar ötesinde işbirliği yapacaklar ve ortak savunmaya gireceklerdi.

İlgili ülkelerin çoğu hükümetleri 1990 sonbaharında skandalın patlamasıyla bu konuyla ilgili bilgilerin saklanması için yoğun bir çaba sarfettiler. Ama durum hiç de uygun değildi. Gladyo çok özel 'milli' isimler altında faaliyet gösteriyordu ve hatta gizli servislerin içine bile sızmıştı. Devletin hemen her biriminde güçlü durumdaydı.

Doğal olarak demokrasi ve egemenliğin kullanımı gibi kavramların herhangi bir anlamı yoktu. Dahası Gladyo iç politikayı da belirlemeye çalışıyordu. Gladyo'nun sol partilere karşı başvurduğu yöntemlerle ilgili belgeler bir bir ortaya çıktı. Bu belgelerle birlikte üst düzey askeri yetkililer ve gizli servis yöneticileri bir bir deşifre edildi. Ardından ABD arşivlerindeki yeni ifşaatlar da ortaya çıktı. National Security Council'in 3 Ocak 1951 tarihli bir belgesiydi bu. Belge bu tarihten önce İtalya ve öteki NATO devletleriyle imzalanan bir sözleşme metniydi. Sözleşmede şöyle deniyordu:

"Komünistlerin legal yoldan hükümete gelmeleri ve hükümeti kontrol etme tehlikesinin olduğu durumda, ya da hükümetin dış komünist tehdit gibi içerden gelecek tehdite karşı direnişte en azından kararlı bir güç olarak görülmesi durumunda ABD önlemler almak zorundadır."

Böylesi anlaşmalar dolaylı olarak savaş sonrası dönemle sınırlı değildi ve tümüyle bilinçli olarak egemenliği gözönüne alan demokratik temel kuralları zedeliyordu. Altmışlı yılların ortasından bir diğer belge de, tarihçi Roberto Frenza'nın bulduğu "Freedom of Information Act" adı altında kayıtlıydı:

"Planın en büyük amacı, komünist partilerin gücünü, onların maddi temelini İtalyan ve Fransız hükümetleri ve özellikle sendikalar üzerindeki etkilerini gidermek, İtalya ve Fransa'da komünizmin kök salması tehlikesini ve böylece tehlikenin ABD çıkarlarını tehdit edişini en aza indirgemek için İtalya'da ve Fransa'da komünistlerin iktidarını kırmak için nihai bir amaçtır ve bunun için her araç kullanılır."

İlk aşama çoğu NATO ülkelerinde "Gladyo" yapılarının kurulmasıydı. İkinci aşama ise "Gladyo" yapılarının saklanmasının ve biçimlenmesinin yanında, etkin politikacıların rüşvetle susturulması ve elde edilmesiydi. Üçüncü aşama ise "etkin ajanların" eğitilmesi ekonomide ve siyasette, ama özellikle medyada lider kadroları sıkıştırmak ve Amerikan yanlısı politikaya yöneltmek ve bunu talep etmekti.

Aksiyon Dergisi

30 Ekim 1999 / AYDOĞAN VATANDAŞ
SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.04.13, 02:35   #12
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,267
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32316
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Nato'nun Gizli Virüsü: Gladio

Özel Harp Dairesi'ni (ÖHD) 1971-74 arası yöneten Org. Kemal Yamak'ın kitabı (Doğan Kitap) kontrgerillayı yeniden gündeme getirdi.

İyi de oldu.

Çünkü Org. Yamak, tarihe damgasını vurduğu halde bir türlü açığa çıkarılamamış bir örgütün ve ona atfedilen olayların yeniden tartışılmasına kapı araladı.

* * *

Yamak'a göre, ÖHD, 1952'de NATO'nun "örtülü harekât konsepti" çerçevesinde kurulmuş. ABD, her yıl 1 milyon dolar gönderiyormuş. Anlaşmazlık çıkınca ihtiyacın örtülü ödenekten karşılanmasına karar verilmiş. 1974'te Ecevit'e brifing vermek zorunda kalmışlar.

"O güne kadar bu daireden Başbakan'ın bile haberi yoktu" diyor Yamak...

Yani ÖHD, tam 22 yıl sivil otoriteden gizli tutulmuş.
Sonrasını Ecevit de "Karşı Anılar" kitabında (1991, DSP yayını) yazmıştır. Yamak'ın anılarını Ecevit'in "Karşı Anılar"ı ve Evren'in

"Hatıralar"ı ile birlikte okumakta yarar var.

* * *

Ecevit, 1974'te başbakan iken Genelkurmay Başkanı Org. Semih

Sancar'ın kendisine gelip "acil bir ihtiyaç için" örtülü ödenekten birkaç milyon lira istediğini anlatıyor.

O yıllarda "milyon", büyük para...

"Ne amaçla istiyorsunuz?" diye sorunca, "Özel Harp Dairesi için" yanıtını alıyor Ecevit:

" Bugüne kadar giderler nereden karşılanıyordu?"

" Amerika'dan..."

Ulusal güvenlikle ilgili bir devlet dairesinden Başbakan'ın bile haberdar olmaması Ecevit'i hayrete düşürüyor. Derhal bu konuda bir brifing istiyor.

"Brifingden önce Başbakanlık Konutu'nun duvarları, gizli mikrofon olasılığına karşı iyice tarandı" diyor Ecevit...

Brifingde Özel Harp'in, adı gizli tutulan bazı "vatansever gönüllüler"i ömür boyu görevlendirdiğini ve Türkiye'nin bazı yerlerinde gereğinde kullanmak üzere gizli silah depoları oluşturduğunu öğreniyor Ecevit ve "dehşete kapılıyor".

Brifingden sonra Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık'la, Özel Harp'in sivil uzantılarını ortadan kaldırmaya karar veriyorlar.
Araya Kıbrıs harekâtı giriyor. İş kalıyor.


* * *

Ecevit'in yeniden "Özel Harp"le ilgileniş tarihi 1 Mayıs 1977...

Taksim'deki katliamın, Özel Harp'in sivil uzantılarının provokasyonu olabileceğinden kuşkulanıyor. Bu kuşkusunu Cumhurbaşkanı Korutürk'e söylüyor. Korutürk, bunu yazılı istiyor ve Başbakan Demirel'e iletiyor. Sonra Ecevit "yıllarca içinde bir zehir gibi sakladığı bu acı devlet sırrı"nı İzmir mitinginde açıklıyor:

"Devlet içinde, fakat devletin bilgisi ve denetimi dışındaki bir örgüt"ten söz ediyor.

1978'de yeniden başbakan olunca kaygılarını bu kez Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren'e iletiyor.

Evren, kaygıları paylaştığını söylüyor ve Özel Harp Dairesi'ni açıklık rejimine uygun hale getirmeye söz veriyor.

* * *

Evren, anılarında (Milliyet Yayınları) 5 Mayıs 1980 günü Başbakan Demirel'le yaptığı görüşmeyi şöyle aktarır:

"(Demirel), Özel Harp Dairesi'ndeki personeli teröristlerle mücadelede kullanmamızı ve onlarla çete savaşı yaparak öldürmelerini, vaktiyle de bu teşkilatın böyle kullanılmış olduğunu söyledi. 1971'de Kızıldere'de kullanılan personeli kastediyordu".

Yamak ise anılarında Mahir Çayan ve arkadaşlarının öldürüldüğü Kızıldere'de Özel Harp'in görevli olmadığını öne sürüyor.

Peki hangi olaylarda görevliydi Özel Harp Dairesi ve onun depolarda gizli silahlarla donatılmış, "çete savaşı" tecrübeli sivil uzantıları?..

Türkiye'nin gerçek tarihi, bu sorunun yanıtında gizlidir.

Yamak'ın kitabında eksik olan bilgi de bu...

O eksiği kapatmak ve tarihi "derin"lerden çekip çıkarmak için kim ne biliyorsa açıklamalıdır.

Can Dündar -- 05.01.2006 tarihli " Kontrgerilla kontratakta" adlı yazısından..
SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.04.13, 10:15   #13
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 292
Mesajlar: 10,849
Ettiği Teşekkür: 131065
Aldığı Teşekkür: 42524
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Nato'nun Gizli Virüsü: Gladio

Gladio bir Virus degildi, bunun manasi, Ruslarin Orta Asyadan Avrupaya gecmemesi icin kurulan bir Örgüttü!.

Belki burada Gladioyla, PKK arasinda baglanti bile bulunabilinir.
Bu davaya biraz daha dikkatli bakilmasinda yarari olabilir.

Virus dedikten sonra, Süper Ispiyon Stuxnet ve Flame sadece aklima geliyor!.

Bunlar Amerika tarafindan Ziyonistlerle beraber Orta Asyaya atilmis, bayagi bir zaman ne oldugu bilinmesede, bayagi Iran Atom energisini etkilemisti.

Ziyonistler ac gözlülük yapipta, bunu dahada Modifize etmeselerdi, senelerce piyasaya cikmayacakti.

Ilk olarak farkina varildiginda, neye yaradigi tespit edilmemisti!.

Ama Zamanin en etkili Virüsü oldugu belli, Amerika bile burada, kendi gölgesininin üzerinden atlayip, direk Virüslerle saldiriya baslamisti.

Halbuki kendi agzinla, sayet, Amerikaya karsi böyle bir Virüsün kullanildigini fark ederlerse, bunu Savas nedeni olarak kullanacagini bile aciklamisti!.

Ilk olarak bundan haberim oldugunda, Türkiyede yapilan Elektron hislandirici projesinle iliskili bir yazida hemen yorumumu yapmistim.

Belki ayni zamana gelmis olabilir ama, hemen ardindan, bu Virüs, kendi kendisini öldürmeye baslamisti.
Virüsün icinde kendisini öldürmek icin Program olmus olsada, burada Amerika risikoya girmemis, Ziyonistlerede güvenmeyip, yeni bir Program yerlestirip, bunun kendi kendisini öldürmeyi garan´tilemisti!.

Sayet, bunu yapmamis olsalardi, Türkiyede yapilan Tesiste, su siyah deligi projesinde, etkileme tehlikesiyle karsi karsiya kalabilirlerdi.

Öyle bir Problemde, Dünyaya baska bir düsman lazim olmaz, Insan Oglu Kendi kendisini öldürmeye basarmis olurdu.

Microsoft´un Kodlarini kullanan Program burada, Microsoft´unda Belirli Lisanslari iptal etmesini saglamaya mecbur birakmisti.
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.04.13, 10:50   #14
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 982
Mesajlar: 10,450
Ettiği Teşekkür: 45973
Aldığı Teşekkür: 39535
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Nato'nun Gizli Virüsü: Gladio

Amerika maalesef Okyanus' un ötesinde yabancı bir devlet değil, 1950' lerden, hatta biraz daha da öncesinden beri bu ülkede içsel bir faktördür. Bu faktörü içimizden çıkarmadıkça asla ama asla demokratik bir Türkiye olmayacaktır.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
gizli, gladio, için, natonun, olarak, virüsü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Virüsleri Tanıyalım SerseriGezgin Bilgisayar Donanım | Yazılım 11 14.04.16 14:34
Osmanlı Devletini Paylaşma Tasarıları (Gizli Antlaşmalar) Ekin Türk Tarihi 2 28.11.15 00:20


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.