Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Sosyal Bilimler

Sosyal Bilimler Sosyoloji, felsefe, hukuk


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 14.10.11, 00:19   #1
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 12,382
Ettiği Teşekkür: 83930
Aldığı Teşekkür: 79530
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Türban

Türban


17. yüzyılda Babür imparatoru
Şah Cihan



Türban, genellikle pamuklu veya ipek kumaştan yapılmış, başa veya fes, kavuk gibi bir iç şapkanın üzerine sarılan uzun baş örtüsü. Sih ve müslüman toplumlarında, genellikle Asya ülkelerinde yaygındır. Fes veya kavuk üzerine sarılan türban Türkçe'de sarık olarak anılır.


Türban kelimesinin kökeni Farsça dulband sözcüğüne dayanır. Türkçe'de tülbent olarak kullanılan kelime Fransızca'ya turban olarak geçmiştir.
Kullanımı
Bugün özellikle Batı'da türban kavramı Sihlerle yakından ilişkilendirilmiştir.
Sihlerde türban

Türban takan bir Sih erkeği.


Vaftiz olmuş Sihler inanışları gereği saçlarını kesemezler. Türban takmak zorunlu değildir ancak türban uzun saçı toplamak için çok kullanışlıdır. Zamanla saçı uzun olmayanlar da bu geleneksel başlığı takmaya başlamışlardır. Özellikle Batı'da Sihler için türban kimlikleriyle ilgili bir öğe haline de gelmiştir. Sihler taktıkları türbanı, daha çok, Pencapça "türban" anlamına gelen ve daha saygın bir isim olduğu kabul edilen dastār (ਦਸਤਾਰ) olarak anarlar. Hintçe'de türban için kullanılan sözcük pagṛī`dir.
Müslüman toplumlarda türban

Afganlarda türban


Dünyanın farklı yerlerindeki Müslüman toplumlarda türban çeşitli şekillerde kullanılır. Sarılma şekli, rengi vs. ülkeden ülkeye ve toplumdan topluma farklılık gösterebilir.


Sudan'da takılan beyaz türban "toplumsal statü" göstergesidir.

Türban Arap Yarımadası'nda yüzü ve başı doğrudan güneş ışığından korumak için geleneksel olarak takılır. Nitekim türbanın Arap geleneklerinde farklı bir yeri vardır. Eski Arap kültüründe bir kişinin türbanını atmak, düşürmek hakaret olarak kabul edilirdi.

Türban Şii liderler arasında da yaygındır.

Türban Türkler arasında yaygınlaşmamıştır. Sarık ise Osmanlı Devleti zamanında Osmanlı sultanları ve din büyükleri tarafından takılırdı. Osmanlılarda başlık olarak Sarık kullanılırdı. Osmanlı padişahları da başlangıçtan II. Mahmud dönemine kadar sarık takmışlardır.

Türban, baş örtüsü ve tesettür kavramları ile karıştırılmamalıdır.



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01.11.13, 23:24   #2
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Türban

İlk Türban Nerede Kullanıldı?
Türbanın Bilinmeyen Tarihi

Tarhan Erdem’in yaptığı bir araştırmanın sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, türban yeniden gündemimizin ilk sıralarına yerleşti.

Önce peşinen söyleyeyim: Kimsenin ne giydiğine karışmak gibisinden bir âdetim yoktur, herkesin canı istediği gibi giyinmekte serbest olması gerektiğine inanırım ama türbana, daha doğrusu bugün “türban” dediğimiz örtünme biçimine içim maalesef bir türlü ısınamıyor.

Zira, bu model bana yaratıcılıktan ve estetikten uzak geliyor. Örtünme konusunda asırlar boyunca zarif bir çizgide kendi modasını kendisi yaratmış olan Türk kadınını,n bizde bundan 25-30 sene öncesine kadar vârolmamış bir örtüye bürünerek giyimde estetik deformasyon yaratması hem göz zevkimi, hem de hissiyatımı artık maalesef rahatsız ediyor.

Merak edenler için, “türban” sözünün nereden geldiğini anlatayım: Bu kavram, 18. asrın sonlarında Fransa’da, Osmanlı İmparatorluğu’nun Paris elçisi Moralı Esseyid Ali Efendi’nin sarığının Fransız hanımlara verdiği ilhamla ortaya çıktı.

Paris sosyetesi, şıklığıyla dillere destan olan Osmanlı elçisini davet edebilmek için birbiriyle yarışır olmuştu. Ali Efendi davetleri hiç reddetmiyordu, hanımlara karşı gösterdiği nezaket dillerdeydi ve hanımlar, Ali Efendi’nin başındaki sarığına, elindeki çubuğuna, yürümesine ve etrafı selâmlamasına hayrandılar.


Derken, Parisli hanımlar 1790’ların sonunda Ali Efendi’nin sarığına benzer şapkalar takmaya, saçlarını kıymetli kumaşlarla sarmaya başladılar ve bu yeni moda “türban” adını aldı. Sarıkta kullanılan, bugün “tülbent” dediğimiz ve Farsça aslı “dülbend” olan kelime Fransızca’da “turban”a dönüverdi!

Ali Efendi, Paris’in giyimini-kuşamını değiştirmişti ama meslekî bakımdan gayet başarısız oldu. 1802 Temmuz’unda azledilip İstanbul’a çağırıldı, daha düşük vazifelere tayin edildi ve nihayet 1808 Temmuz’unda İkinci Mahmud’un fermanıyla kellesini cellâdın satırına teslim etti. Ali Efendi’nin Avrupa’da “türban” adını alan sarığını sardığı kellesi, gövdesinden ayrı olarak şimdi İstanbul’da, Mahmud Paşa Mezarlığı’nda bulunuyor.

Ama, İslamî terminolojideki ismi Arapça’da “bakışlardan gizlenmek” ve “saklanmak” demek olan “hecebe” kökünden gelme “hicab” sözünün karşılığında kullanılan günümüzün “türban”ı, bizde bundan 25-30 sene öncesine kadar hiçbir zaman vârolmadı. Türk kadını, başını örtmek maksadıyla asırlar boyunca “yaşmak”, “kadın fesi”, “ferace”, “maşlah”, “tepelik”, “hotoz”, “tandırbaş”, “kundak yemeni”, “salma yemeni” yahut “felek tabancası” isimleri verilen birbirinden farklı ve herbiri gayet şık biçimde değişik vasıtalar kullandı ama bugünün türbanını hiçbir zaman bilmedi.

Daha önce de defalarca yazdım: Günlük tartışmalarımızın hem ayrılmaz parçası, hem de bitmek tükenmek bilmeyen kavgası haline gelen “türban” dediğimiz baş örtme biçimi bize ait değildir! Bu model, 1970’li yılların başında Lübnan’da yaşayan İranlı bir din adamı, Hüccetülislam Musa Sadr tarafından yaratılmıştır. Hüccetülislam’ın böyle yeni bir örtünme modeli ortaya koymasının sebebi ise, Güney Lübnanlı Şii kadınları bölgeye hâkim olan Filstinli gerillaların tacizinden koruyabilme çabasıdır.

Lübnan’da 1940’lı senelerde azınlıkta olan Şiiler, 1970’lerde ülkenin güneyinde çoğunluk haline gelmişlerdi ama bölge Filistinli gerillaların kontrolü altındaydı ve Kral Hüseyin’in Ürdün’den kovduğu gerillalar, sivil Filistinlilerle beraber Güney Lübnan’a yerleşmişlerdi. Askeri bakımdan zayıf olan Lübnan hükümeti ise, topraklarındaki bu silâhlı gruplara karşı birşey yapamıyordu.

İşin askeri yönünden başka bir de sosyal boyutu vardı: Şii Lübnanlılar ile Filistinli gerillalar arasında her an bir gerilim çıkıyordu, artan ekonomik sıkıntılara ilâve olarak gerillaların Şii kadınları taciz etmeleri gibisinden günlük rahatsızlıklar da vardı.

Bugünün türbanı işte böyle rahatsızlıklardan, özellikle de Şiiler’in sık sık uğradıkları tacizlerden doğdu. Modelin yaratıcılığını Lübnan’da yaşayan İranlı yüksek seviyedeki bir din adamı, Hüccetülislam Musa Sadr yaptı ve kısa bir müddet sonra hemen bütün Şii kadınlar türban takarak bir örnek giyinir oldular.

Musa Sadr, Şah dönemi İran’ının en büyük gazetesi “Kayhan”ın başında bulunan Emir Tahirî’ye 1975 yılında Beyrut’ta verdiği demeçte modeli bizzat hazırladığını anlatacak ve “İlhamımı Batı dünyasının kilise resimlerinden ve Lübnan’daki Katolik rahibelerin kulladıkları başörtülerden aldım” diyecekti. Sadr’a göre Lübnanlı Şii kadınlar bu yeni örtünme biçimi sayesinde diğer dinlerden ve mezheplerden olan hemcinslerinden apayrı bir görünüm kazanırlarken tacize ve tecavüze uğrama ihtimalleri de asgariye inmişti; zira yeni oluşmaya başlamış olan silâhlı Şii hareketinin de koruması altına girmişlerdi.

Oralardaki ismi “hicab” olan türban, Lübnan’dan İran’a ihraç edildi ve Şah’ın gidişini hazırlayan olayların başladığı 1977 sonbaharında Tahran’da yönetim aleyhinde yapılan gösterilerde sembol gibi kullanılır hâle geldi. Şah karşıtı kadınlar hızla hicaba bürünüyorlardı. Şah’ın devrilmesi üzerine 1979’da sürgünden dönen İmam Humeyni’yi Tahran’ın Mehrâbâd havaalanında karşılayan yüzbinlerce İranlı kadının arasında çok sayıda hicablı kadın da vardı.
Bu yeni tip başörtüsü, İslam Devrimi’nden sonra önce İran’da, hemen ardından da bütün İslam dünyasında siyasallaştı ve bir kimlik alâmeti oldu. İran Devrimi’nin fikri temellerini ortaya koyanlardan biri olan Ayetullah Murtaza Mutahhari, Şah karşıtı ayaklanmalar sırasında yayınladığı “Hicab-ı İslamî”, yani “İslami Örtünme” isimli kitabında Kur’an’ın “Nur” ve “Ahzab” surelerinde emredilen örtünme biçiminin omuzlara kadar uzanan başörtüsü olduğunu yazacak, Hüccetülislam Musa Sadr’ın yarattığı modelin de en doğru hicab biçimi olduğunu söyleyecekti.


Ayetullah Mutahhari’nin dini özelliklerini bu şekilde belirlediği hicab, İran’da 1981’de yayınlanan “Kadınlar İçin İslami Giyim Yönetmeliği”ne de girdi. Yönetmelikte çarşafın ve Musa Sadr’ın modelinin İslam’a en uygun örtünme biçimi olduğu söyleniyordu ama kadınlara çarşafa bürünmek yahut yüzü kapatmak mecburiyeti getirilmedi, sadece yüzlerinin açıkta kalacak şekilde kapanmaları emredildi.

Şehirli kadınlar genellikle çenenin altından düğümlenen ve asırlar boyunca bizde de kullanılan normal başörtüsünü tercih ettiler; devrim yolunda çaba gösteren kadınlar ise türbanı kullandılar, kırsal kesim ise eskiden olduğu gibi çarşaflı kaldı. İran’da çarşaf yahut omuzları kapatan türban mecburiyeti hiçbir zaman vârolmadı.

Bugün hiç durmadan tartıştığımız türban işte böyle doğdu, İran Devrimi sırasında kazandığı popülarite zamanla ideolojik sembol ve siyasi kimlik vasıtası olarak İslam dünyasına yayılıp bize kadar geldi.

Murat BARDAKÇI

Kaynak


Demek ki neymiş?

Bazılarının atıp-tutmaya çalıştığı gibi türban geleneklerimizde kültürümüzde yokmuş.

Baş örtüsünün modernizeye dönüşmüş hali deyip, hiç olmamış bir şeyi olmuş gibi göstermeye çalışmak, kendi fikrini kabul ettirmek için, haklı çıkmak için bu yola başvurmak tam bir cahil-cühela işi.


O değil de; nasıl bir cesarettir, kişinin bilgisinin olmadığı konuda fikir söylemek.. ??

Ciddiye alınacak bir tarafı olmamasına rağmen, kişinin yanlış bilgilendirme ve yönlendirme yapabileceği varsayılarak, Murat Bardakçı'nın yazısını paylaşma zorunluluğu hissettim..

__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.11.13, 23:42   #3
Yasaklı Üye

ala'turka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2012
Konular: 15
Mesajlar: 1,245
Ettiği Teşekkür: 2045
Aldığı Teşekkür: 3793
Rep Derecesi : ala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Cok Sinirli
Standart Cevap: Türban

Alıntı:
Demek ki neymiş?

Bazılarının atıp-tutmaya çalıştığı gibi türban geleneklerimizde kültürümüzde yokmuş.

Baş örtüsünün modernizeye dönüşmüş hali deyip, hiç olmamış bir şeyi olmuş gibi göstermeye çalışmak, kendi fikrini kabul ettirmek için, haklı çıkmak için bu yola başvurmak tam bir cahil-cühela işi.


O değil de; nasıl bir cesarettir, kişinin bilgisinin olmadığı konuda fikir söylemek.. ??

Ciddiye alınacak bir tarafı olmamasına rağmen, kişinin yanlış bilgilendirme ve yönlendirme yapabileceği varsayılarak, Murat Bardakçı'nın yazısını paylaşma zorunluluğu hissettim..
Geleneklerimizde olduğunu iddia etmedim zaten, sadece zamanla değişime uğradı dedim
Dinin emrine uygun olduğunuda söylemedim,
Kimseyi yönlendirmeye çalışmıyorum, sadece konuyu tartışıyoruz,

Herkesin doğruları kendine, ortaya mahkeme kurmadıkki, kişileri yargılayalım,
haklı çıkmak gibi bir derdim yok, bu çok saçma,
Kişinin iyi veya kötü yaptığı kendi yorumları benim için değerlidir, ben cahillik olarak değerlendirmem,

Murat bardakçının yorumu değilde kendin iki satır yazmış olsa idin bu daha kıymetliydi benim nazarımda,
ala'turka isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ala'turka'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 01.11.13, 23:58   #4
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2658
Mesajlar: 31,056
Ettiği Teşekkür: 170830
Aldığı Teşekkür: 184761
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Türban

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ala'turka Mesajı göster

Murat bardakçının yorumu değilde kendin iki satır yazmış olsa idin bu daha kıymetliydi benim nazarımda,
Alaturka, artık iyice şaşırdın sen ha.
Uzak tarihi birebir yaşayamayacağımıza göre tarihçilerden öğreneceğiz değil mi?

İlla muhalefet yapacağım diye saçma sapan yazmaya başladın..
Silkelen kendine gel artık yahu..
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.11.13, 01:20   #5
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1468
Mesajlar: 14,020
Ettiği Teşekkür: 58539
Aldığı Teşekkür: 50403
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Türban

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ala'turka Mesajı göster
Geleneklerimizde olduğunu iddia etmedim zaten, sadece zamanla değişime uğradı dedim
Dinin emrine uygun olduğunuda söylemedim,
Kimseyi yönlendirmeye çalışmıyorum, sadece konuyu tartışıyoruz,

Herkesin doğruları kendine, ortaya mahkeme kurmadıkki, kişileri yargılayalım,
haklı çıkmak gibi bir derdim yok, bu çok saçma,
Kişinin iyi veya kötü yaptığı kendi yorumları benim için değerlidir, ben cahillik olarak değerlendirmem,

Murat bardakçının yorumu değilde kendin iki satır yazmış olsa idin bu daha kıymetliydi benim nazarımda,
Senin derdin zaten kadınların her ne pahasına olursa olsun başlarını kapatmaları...

Dinin emri olsa nee, olmasa ne; sana göre...

1400 yıllık İslam tarihinde şu başörtüsü son 20 senede mi ''değişime uprayacak'' sana göre?

Ayrıca sen hiç merak etme, kadınlar ve erkekler var oldukları sürece her zaman iklim şartları nedeniyle başlarını örtmüşlerdir de açmışlardır da...

Ama siz güneşi bile kadına haram ettiniz...

Yazın 40 derece sıcağı...

Kadıncağız sarmalanmış upuzun bir pardesü benzeri giysiye...

Başında bone, üzerinde kulakları bile kapatan bir örtü...

Bırakın kadınlar da biraz D vitamini alsın be!

Bırakın yaz sıcağında terden perişan olmasınlar artık...

Siz işkencecisiniz ha...
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.11.13, 11:10   #6
Müdavim

Tura - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Konular: 80
Mesajlar: 5,727
Ettiği Teşekkür: 26768
Aldığı Teşekkür: 29565
Rep Derecesi : Tura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Türban

Ben başka bir yönden almak istiyorum...
Bu da Turks Turban...

( Bir tür kabak, kayıtlarda Turks Turban diye geçer )









Turâ; mizah sever forum kişisi.
__________________
Tura isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Tura'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
türban


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"Özgür Kadın" Heykeline Türbanlı Bir Grup Kadın "Ucube" Eylemi Düzenledi. SerseriGezgin Serbest Kürsü 97 23.03.15 13:50


WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.