Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Sosyal Bilimler

Sosyal Bilimler Sosyoloji, felsefe, hukuk


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 22.07.12, 17:39   #1
Yeni Üye

Dr.Reid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Konular: 2
Mesajlar: 10
Ettiği Teşekkür: 6
Aldığı Teşekkür: 45
Rep Derecesi : Dr.Reid Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

PSİKOKRİMİNOLOG MICKI PISTORIUS
ve NORMAN SIMONS





Yer Güney Afrika, yıl 1994. Johannesburg Emniyet Müdürü, Pretoria Üniversitesi’ne başvurarak bir “psikokriminololog”un yardımını ister. On yılda 21 çocuğu önce boğarak öldürüp ardından ırzına geçen ve kurbanlarını hep Mitchell’s Plain tren istasyonu çevresinden seçen, kimliği tespit edilemeyen, dolayısıyla yakalanamayan “istasyon canavarı” bir gün önce 22’nci yavru canı almıştır. Üstelik katil, her cinayetinden sonra gönderdiği mektuplarla polisin acziyle alay etmektedir. Genç psikokriminolog Pistorius, emniyet müdürlüğünün önerisini kabul eder etmez, son cinayetin işlendiği çöl bölgesine götürülür. Polis, Micki gelene değin ceset dahil hiç bir şeye dokunmamıştır.

Ceset, 11 yaşıda bir oğlan çocuğuna aittir: Elroy Van Rooi. Micki, olay yerinde yalnız kalmak ister. Saatlerce cinayetin işlendiği yerde dolaşır, en küçük ayrıntıları bile kocaman kanıtlarmış gibi inceler. Onun cinayet mekanında dolanmasını, rüzgara kulak vermesni, gözlerini ufka dikmesini seyreden polisler gülüşmekte, genç kadınla dalga geçmektediler. Yanıldıklarını çabuk anlarlar.

Micki, raporunda “İstasyon Canavarı”nın psikolojik profilini “Katil siyah ırktan bir eşcinsel. Otuzlarında, öğretmen, polis memuru ya da bir hayır kurumu çalışanı. Çok düzenli biri ve hala ailesiyle aynı evde yaşıyor. Çocukluğunda, ırzına geçilmiş. Akıl hastanesinde tedavi görmüş...” diye tarif eder. Bu kanıya nereden varmıştır genç psikolog? Çünkü... Güney Afrika’da ve Mitchell’s Plain istasyonu çevresinde, siyah ırktan olmayan biri, göze batmadan 22 çocuğu kaçıramaz. Canilerde öldürmek arzusu 25 yaşlarında patlamaktadır. Ve İstasyon Canavarı on yıldır cinayet işlediğine göre, otuzlu yaşlarında olmalıdır. Eşcinselliğinin kanıtı, öldürdüğü oğlan çocuklarına tecavüz etmesidir ve bu eylemi, temeldeki ruh travmasını, kendisinin de çocukken ırzına geçildiğini ele vermektedir. Zaten cinayet nedeni de budur. Kendisine yapılan kötülük sürecini tersine çevirmek ve kötülük yapılan yerine kötülük yapana dönüşerek güçlü olduğunu göstermek. Ailesiyle aynı evde yaşıyordur, çünkü kendi evi olsaydı, kubanlarını oraya götürürdü. Hastalık derecesinde düzenli biri olduğu, cinayet sahnesini en ince ayrıntısına kadar planlamış olmasından bellidir. Polise gönderdiği mesajlar, bu düzenliliğinin bir başka kanıtıdır. Ve nihayet, öğretmen, polis memuru ya da hayır kurumu çalışanı olması gerekir, çünkü konuştuğu çocuklara güven verebilmelidir. Kendisini korkmadan izlemelerini sağlamaktadır. Üstelik çocukları kaçırdığı saatler, bu mesleklerin değişken çalışma saatlerine uygundur.

Micki’nin katil profili dağıtıldıktan birkaç gün sonra, bir akıl hastanesi hemşiresinden gelen telefonla, 22 çocuğun katili Norman Simons, ana-babasıyla oturduğu evde tutuklanır. İtiraflarını yazılı olarak yapar. Hem öğretmendir, hem kilisenin hayır derneğinde çalışmaktadır, hem de polislik başvurusu vardır. Sekiz yaşındayken ağabeyi tarafından ırzına geçilmiştir. Çıkardığı katil profilinde Micki’nin yanıldığı tek nokta, Norman Simons’un akıl hastanesinde tedavi gördükten sonra değil, akıl hastanesine aralıklarla yattığı sırada cinayetlerini gerçekleştirmesidir. Katil, cinayeti işledikten sonra kendi isteğiyle hastaneye dönüp tedavi talep etmekte ve böylece hiç aranmayacağı bir yerde gizlenmektedir.



DR. JAMES A. BRUSSEL ve
GEORGE METESKY





16 Kasım 1940 günü, Manhattan semtindeki (New York City) Consolidadet Edison binasında bir pencerenin kenarında bulunan patlamamış bir bomba, en uzun süreli ve olağandışı suç dalgasının başlamasına neden oldu. Bombanın üstündeki kağıtta el yazısıyla yazılmış bir not vardı: “CON EDİSON SOYGUNCULARI – BU SİZLER İÇİN”.

Çalışanlar bombayı bulmuş ve bomba ekiplerine haber vermişlerdir. Bomba ekibindeki uzmanlar kabaca yapılmış olan bu aygıtın üzerinde ne bir parmak izi ne de bir kanıta rastlamışlardır. Not konusunda ise kuşku duyulmuştur, çünkü eğer bomba patlasaydı not da yok olacaktı. Dedektifler bombacının bu notla ne demek istediğini anlamaya çalışmışlardı. Bombacı daha sonra olacaklarların haberini mi veriyordu, ya da bomba patladığında notun yok olacağını farketmemiş miydi ya da bombayı bilerek mi patlatmamıştı? New york’un elektiriğini sağlayan şirkete karşı hıncı olan birinin bu amatör bombayı yaptığına inanan polisler dosyayı kapattı.

1941 Eylül ayında, 19. Cadde’nin köşesinde yine patlamamış bir bomba bulundu; bu kez üzerine bağlı olan çalar saat kuurlmamıştı. Pearl Harbor baskınından üç ay sonra, Manhattan’daki polis merkezine, Westchester Beldesi damgalı garip bir mektup geldi. “SAVAŞ SÜRESİNCE BİR DAHA BOMBA YAPMAYACAĞIM. VATANSEVERLİK DUYGULARIM BU KARARI ALMAMI SAĞLADI. AMA CON ED FİRMASINI CEZALANDIRACAĞIM. ALÇAKÇA DAVRANIŞLARININBEDELİNİ ÖDEYECEKLER... F.P.” Önceki mektup gibi bu da düz beyaz kağıda mürekkeple yazılmıştı.

1941-1946 yılları arasında gazetelere, otellere, büyük mağazalara ve hatta Con Ed firmasına on altı tane benzer mektup gönderildi. Ve 29 Mart 1950 günü, üçüncü bomba Grand Central İstasyonu’nun alt katıda ortaya çıktı. Bu da patlamadı, ama üretiminde bir gelişme olduğu görüldü. Bombacı yeni güçlü bir bombayı 9 yıl boyunca edindiği yeni becerilerle yapmıştı. 24 Nisan 1950 günü, New York Halk Kütüphanesi’nin telefon kulübesine yerleştirilen bomba ise patladı. Bundan sonra birkaç bomba daha bulundu ve içlerinden birkaçı patladı ve bir tanesi bir tiyatro koltuğunun altına bırakılmış olmasına karşın şans eseri yaralanan bile olmadı. Kamuoyunun korkusunu bastırmak için yetkililer ombacının yaptıklarının üerinde durmuyormuş gibi göründüler. Ve bu davranışın sonucunda yazdığı mektuplarda öfkesinin arttığı, özellikle tiyatrolara saldırmakla tehdit ettiği öğrenildi.

1951 ve 1952 yıllarında patlayan dört bomba, Çılgın Bombacı adı verile kişinin eylemlerinin gizlenmesine olanak vermedi. Ertesi yıl dört tane daha bomba patladı. 1954 yılında, bir sinema salonunda patlayan bomba ikisi ağır olmak üzere dört kişinin yaralanmasına neden olu. 1955’teki altı bombanın ikisi, patlamadan önce yerleştirildikleri sinema koltuklarının altında ele geçti. Gönderilen mektupların dili gittikçe acımasızlaştı. Herald Tribune gazetesine gönderilen mektupta, “ŞİMDİYE DEK 54 BOMBA YERLEŞTİRİLDİ, 4 KEZ TELEFON EDİLDİ. CON EDİSON CEZASINI BULANA DEK BOMBALAMA EYLEMLERİ SÜRECEK” yazısının altında yine imza olarak “F.P.” harfleri vardı.

Kamuoyunun öfkesi gittikçe artıyordu. 2 Aralık1956 günü, Brooklyn’deki Paramount tiyatrosunda patlayıp altı kişiyi yaralayan bomba, o ana kadar bulunanların en güçlüsüydü. Çılgın bombacıyı bulmak için geniş çaplı bir araştırma başlatıldı. Müfettiş Howard E. Finney, New York Eyaleti’nin akıl sağlığı komisyonu üyesi olarak da çalışan Dr. Jamess A. Brussel’dan yardım istedi. Dr. Brussel herhangi bir olayın ayrıntılarını inceleyip doğru sonuçlara varabilmesiyle ün yapmıştı. Kendisi de adli psikiyatri diplomasına sahip olan Finney, bombacının yazdığı mektupları elde bulunan diğer bilgilerle birlikte Brussel’a teslim etti.

“Bombacı paranoyak, kırk elli yaşlarında, içine kapanık bir erkek. Evlenmemiş, yalnızlığına düşkün, belki de kendinden yaşça büyük bir kadın akrabası ile birlikte yaşıyor. Son derece düzenli, titiz ve iyi tıraşlı. Yabancı kaynaklı iyi bir eğitim almış. Yetenekli bir teknisyen, aletleri iyi kullanıyor. Kadınlara ilgi göstermiyor. Slav asıllı. Dindar. İş yaşamında eleştirildiği zaman ani olarak öfkeleniyor. Ya işten atılmış ya da cezalandırıldığı için bu eyleme kalkışmış. Kendini, onu eleştirenlerden daha üstün görüyor. Hissettiği hayal kırıklığı gittikçe artıyor. Gerçi mektupları Weschester damgası taşıyor ama yaşadığı yerden postalayacak kadar aptal değil. Herhalde eviyle New York City arasında gidip gelirken postalıyor. Polonyalıların en yoğun olarak yaşadığı bölge Bridgeport, Connecticut’dır ve buradan New York’a gelmek için Wenchester’dan geçilir. Kalp rahatsızlığı gibi ciddi bir hastalığı var.” Brussel bu raporu hazırladıktan sonra, “Onu yakaladığınız zaman üzerinde düğmeleri sıkıca ilikli kruvaze bir takım elbise olacaktır” diye eklemişti.

Brussel, bu kuramların yayımlanmasının dikkat çekmek için çırpınan bombacının ortaya çıkmasını sağlayabileceğini öne sürünce, bir New York gazetesi bu görevi üstlenip, teslim olması halinde derdini anlatması için bir panel düzenlenebileceğini bildiren bir çağrı mektubu yayımladı. Gazeteye arka arkaya hepsi de Con Ed firmasını suçlayan üç mektup geldi. Bir tanesi, “YAŞAM BOYU ÇEKTİĞİM ACI VE ISTIRAP İÇİN BİR TEK KURUŞ BİLE ALMADIM. YALNIZCA KÖTÜ MUAMELE GÖRDÜM” diye yazıyordu. Bir başkasında, yazarı böylesine çılgına çeviren olayın tarihi 5 Eylül 1931 olarak belirtilmişti. Con Ed firmasının arşivlerinin araştırılması sonuç verdi. 1937’den bu yana mühürlü duran dosyada, işten çıkarılmış eski bir çalışanın, bombacının kullandığı ifadeyi andıran sözlerle şirketi suçlayan bir mektubu bulundu. Mektup 5 Eylül 1931 tarihinde, bir kazanın patlamasıyla yaralanan George Metesky adlı işçiden gelmişti. Gerçi o zamanlar çeşitli sancıları ve baş ağrıları olduğunu söylemişti, ama doktarlar hiçbir rahatsızlığını bulamamışlardı. On iki ay boyunca Metesky’ye hastalık parası ve sigortanın ön gördüğü tüm ödemeler yapılmış ve sonunda işten kovulmuştu. Con Ed’i dava etmek istediği zaman ise çok geç kaldığını öğrenmişti. Tazminat davalarının kazayı izleyen iki yıl içinde açılması gerekiyordu. Yıllarca uğradığı haksızlığı düşünen Metesky sonunda çevreye bomba yerleştirmeye başlamıştı.


PROFİL GERÇEĞİ YANSITIYOR

21 Ocak 1957 günü, Waterbury’deki evinde Metesky’yi yakalayan dedektifler, garajda bir bomba imalathanesi buldular. Karşılarına düzgün vücutlu, 54 yaşında, Polonya asıllı, evlenmemiş, iki ablasıyla beraber yaşayan ve kruvaze ceketinin düğmeleri dikkatle iliklenmiş bir adam çıktı!

Psikolojik profil çıkarma işlemi inanılmaz bir başarıya ulaşmıştı.

Meteskey, Çılgın Bombacı olduğunu itiraf etti. Ve “F.P.” harflerinin Fair Play (tarafsızlık) anlamına geldiğini açıkladı. 18 Nisan 1957’de, akıl sağlığının mahkemeye çıkamayacak kadar bozuk olduğu anlaşıldı ve suçlu hastaların yatırıldığı Matteawan Hastanesi’ne gönderildi. 1973 yılında, düzeldiği belirtilerek hastaneden çıkartıldığı zaman, hakkındaki tüm suçlamalardan vazgeçilmişti.

Ulaştığı inanılmaz başarı karşısında son derece alçak gönüllü davranan Brussel, bunun tümdengelim mantığına, deneyime ve yüzde hesaplarına dayandığını söyledi. Paranoyanın ortaya çıkması on yıl gibi üzün bir süre aldığı için ilk bombayı 1940’da yerleştiren adamın hastalığının 1930’larda başlamış olması gerekirdi ve bu nedenle de 1956 yılında orta yaşa ulaşmalıydı. Paranoyak olduğunu niçin düşünmüştü? Çünkü bu tip hastalar en uzun süre kin besleyen, kendilerini zeka açısından herkesden üstün gören, titiz, tutkulu ve hata konusunda çok duyarlı olan bir yapıya sahiptirler. Mektuplardaki el yazısının çok düzgün olması ve kruvaze ceket tahmini buradan çıkıyordu.

Mektupların içeriği, okumuş biri olduğunu gösteriyordu ve hiç argo sözcük kullanmıyordu. New York’un yerel halkı “The Con Edison” yerine adeta ingilizce tercüme edilmiş gibi bu firmanın ismini “Con Ed” olarak kullanıyordu. Ayrıca “alçakça davranışlar” tanımı, yazarın yabancı kökenli olduğuna işaret ediyordu. Peki Slav asıllı oluşu nereden çıkmıştı? Bombacı Salv’dır ve büyük olasılıkla Romen bir katolik’tir. Tarihe bakınca kültürel olarak bombaların genellikle Orta Avrupalılar tarafından kullanıldığı görülebilirdi. Slavların çoğu Katolik’tir.

Düzgün vücutlu olduğu fikri de Alman psikiyatrist Ernst Kretschmer’in bir insanın anatomik yapısı ve kişiliği ile ruhsal hastalığı olduğunu gösteren araştırmasına dayanıyordu. Kretschmer paranoyakların %85’inin atletik yapılı olduğunu ortaya çıkarmıştı ve Brussel de yüzde hesaplarına başvurmuştu.

Bekar olduğunu nasıl tahmin etmişti? Bombacının ödipal kompleksi vardır. Diğer pek çok ödipal kompleksi olanlar gibi evli değildir ve annesi olmayan, bekar bayan yakınlarından biri ile birlikte yaşamaktadır. Brussel, bu sonucu bombacının fallik yapısından çıkarmıştır; büyük bir özenle yazılmış büyük harflerin içinde yalnızca W harfi sanki iki U harfinin birleşmesinden oluşmuş gibiydi ve kadın göğsünü andırıyordu. Bu yazım biçimi kişinin cinsel açıdan bir sorunu olduğunu ve belki hiç evlenmediğini belirtiyordu.

Brussel’in tek hatası kalp rahatsızlığı konusundaydı, ama yine de fazla uzağa gitmiş sayılmazdı. Çılgın Bombacı verem geçirmişti.



ROBERT RESSLER ve RUSS VORPAGEL ve RICHARD CHASE



23 Ocak 1978 Pazartesi günü, Sacramento (California) kenti tarihinin en acımasız cinayetlerinden birine sahne oldu. Akşamüstü işten dönen David Wallin evine girince, yirmi iki yaşındaki karısı Theresa’nın yatak odasında doğranmış cesediyle karşılaştı. Çığlıklar atarak evden çıkarken, gördüklerini anlatamayacak kadar korkmuştu. Cinayet masası ekipleri de aynı duyguyu paylaştılar, böyle bir vahşet sahnesiyle daha önce hiç karşılaşmamışlardı. Theresa Wallin’in bedenindeki akıl almaz yaraların dışında; yanı başında duran bir yoğurt kasesi, katilin kanını içmek için kullandığını gösteriyordu. Bu cinayetin içinden kendi olanaklarıyla çıkamayacaklarını algılayan dedektifler, FBI’ın Ouantico, Virginia’daki Davranış Bilimleri Bölümü’nden yardım istediler.

Uzun süredir suçlu profili çıkarma konusunda ders veren Robert Ressler, California’lı meslektaşı Russ Vorpagel ile işbirliği yaparak, ellerindeki çok az bilgiye dayana bir profil çıkarttı.

25-27 yaşlarında, beslenme bozukluğundan dolayı sıskalaşmış, beyaz erkek. Yaşadığı ev son derece bakımsız, pis ve işlediği suçun kanıtlarını barındırıyor. Uzun süreden beri ruhsal bozukluğu var, bir ara uyuşturucu kullanmış. Kadın ya da erkeklerle anlaşmayı başaramadığı için tek başına yaşayan ve zamanının çoğunu evinde geçiren bir insan. Çalışmıyor ve belki de sakat yardımı alıyor. Eğer biriyle beraber yaşıyorsa, herhalde bu kişi annesi ve babasıdır ama bu olasılık çok düşük. Askerlik yaptığı konusunda kayıt yok; ortaokul ya da liseyi bitirmeden bırakmış. Paranoya olarak tanımlanan ruhsal hastalığın bir yada birkaç tipini sergiliyor.

Olayların akışı içinde bu profilin ne kadar gerçekçi olduğu kanıtlanacak ve gözlemlerin her birinin sağlam temellere oturduğu anlaşılacaktı. Gerçi genç kadına tecavüz edilmemişti ama uzmanların deneyimleri bu cinayetin cinsel dürtüsü olduğunu söylüyordu. Belirlenen her profilin temelinde suç istatistikleri yatmaktadır. Bu olayda da yılların birikimi olan veriler, cinsel dürtüyle hareket eden canilerin kendi ırklarına mensup insanları öldürdüğünü gösteriyordu. Yani zenciler zencileri, beyazlar ise beyazları öldürüyordu. Cinsel dürtüyle cinayet işleyenlerin büyük bir çoğunluğunu yirmi-otuz yaşlarında beyaz erkekler oluşturuyordu. Böylece katilin ten rengi ve yaşı kolayca çıkarılmıştı. Ayrıca Wallin ailesi genelinde beyazların oturduğu bir semtte yaşadığı için, çevrede dolaşan bir zenci derhal dikkat çekerdi.

Katilin olası görünümü ve evi konusundaki bilgi cinayet yerinin resimleriyle polis raporlarına dayanıyordu. Katillerin çoğu düzenli ve düzensiz olarak iki sınıfa ayrılırdı ve düzenli olanlar daha zeki oldukları için işleyecekleri cinayetleri önceden planlarken, düzensizler sonuçlarının ne olacağına hiç aldırış etmeden adeta tepkisel olarak adam öldürürlerdi. Bu cinayet hakkında bilinen her şey rasgele işlenmiş olduğunu gösteriyordu.

Therasa’nın bedenindeki yaralar, saldırganın uzun yıllardır çektiği ruhsal hastalığın en son devresine girmiş olduğuna işaret ediyordu. İnsan kanı içmek fikri birdenbire ortaya çıkmaz ve belirtiler çok önceden kendini göstererek tedavi edilmesi gerektiğini anlatır. Uzmanlar böyle bir insanın sağlığına ve temizliğine dikkat etmeyeceğine, doğru dürüst yemek yemeyeceğine inanarak sıska olabileceğini ve giysilerinin pis olacağını belirtmişlerdi. Bu varsayımdan yola çıkınca katilin pislik yuvası sayılacak bir evde yaşadığına karar vermek güç olmadı. Aynı nedenle iyi bir işi olmayacağı ve devletten işsizlik parası almakta olduğu da ileri sürülebilirdi. Görüldüğü gibi bir psikolojik profil çıkarmak adeta bir yap boz bilmeceyi tamamlamaya benzer, ama uzmanların elinde yol gösterecek bir resim yoktur, yalnızca deneyimlerinin birikimlerine dayanarak mantık yürütürler. Uzmanların ısrarla üzerinde durdukları nokta ise yakalanmadığı taktirde katilin başka bir cinayet işleyeceğinin kesin oluşuydu.


DÖRTLÜ CİNAYET

Üç gün sonra uzmanların tahmini gerçekleşti. Wallin’lerin evinden ancak bir mil kadar uzakta, otua altı yaşındaki Evelyn Miroth, altı yaşındaki oğlu Jason ve aile dostu elli iki yaşındaki Daniel J. Meredith öldürüldü ve Evelyn’nin yeğeni Michael Ferreira katil tarafından kaçırıldı. Kanlar içindeki oyun parkı, bebeğin yaşamından umutlanmamaları gerektiğini bildirdi. Cinayet yerindeki üç cesetten yalnızca Evelyn Miroth saldırıya ve tecavüze uğramıştı. Katilin yine kurbanın kanını içtiği belliydi. Tatmin olduktan sonra Meredith’in kırmızı Ford steyşın arabasıyla kaçmış ve yakın bir yerde terk etmişti.

Bu cinayetin koşulları, Ressler ile Vorpagel’in hazırladıkları profili biraz daha ayrıntılı hale getirmelerine yardımcı oldu. Katilin giysilerinin kan içinde olması büyük bir olsılıktı, ama yine de gün ortasında arabayı terk ederek yürüyüp gitmeyi göze alabilmişti. Bu davranış katilin ruhsal durumunun sanıldığından daha kötü olduğunu gösteriyordu. Herhalde kısa bir süre önce bir akıl hastanesinde tedavi görmüştü. İstatistikler katilin daha önceleri fetiş soygunları yaptığına işaret ediyordu. Katilin peşinde olan dedektifleri ilgilendiren en önemli nokta is uzmanların, arabayı terk ettiği yerin yakınında oturduğunu ileri sürmeleriydi.

Arabayı merkez olarak kabul edip yarım mil yarıçapında bir daire içindeki her yeri arayıp herkesi sorguya çekmeye, olağandışı bir şey görüp görmediklerini öğrenmeye çalıştılar. Kırk sekiz saat bile geçmeden, genç bir kadın lise yıllarından tanıştığı biriyle karşılaştığını söyledi. Adeta erimiş gibi görünüşü, içeri çökmüş gözleri, kanlı gömleği, ağzının çevresindeki kalın sarı kabuktan dolayı ilk önce onu tanıyamamıştı. Adamın isminin Richard Trenton Chase olduğunu bildirdi.

Kayıtlar Chase’ın terk edilen arabadan bir blok kadar uzakta oturduğunu ortaya çıkardı. Polisler eve baskın yapınca Chase elinde karton bir kutuyla kaçmaya kalkıştı. Üzerine atıldıkları zaman kutuyu onlara doğru attı ve içinden kanlı kağıtlar, bezler, Michael Ferreira’nın bezini tutturan çengelli iğne ve bebeğin beyin dokularının parçaları ortalığa saçıldı. Sonunda yakalanınca üzerinde dolu bir tabanca ve Daniel Meredith’in Cüzdanı bulundu.

Tahmin edildiği gibi Chase’in evi pislik yuvasıydı. Kanlı bezler, pislikler her tarafa saçılmışt. Buzdolabındaki yarım galonluk bir kabın içinde ceset parçaları ve beyin dokuları vardı. Mutfaktaki üç blander’ın içindekiler Chase’ın kan içme isteğini karşılamaya çalıştığını gösteriyordu. Kısa bir süre sonra Michael Ferreira’nın parçalanmış cesedi yakınlarda bulundu.

Chase gözaltına alınınca, Therasa Wallin’in ilk kurbanı olmadığını açıkladı. 28 Aralık 1977 günü, süper marketten dönen Ambrose Griffi, paketlerini evine taşırken Chase yanından kamyonuyla geçmiş ve iki el ateş etmişti. Kurşunlardan biri göğsüne saplanan Griffin olay yerinde ölmüştü. Kurşun incelenince Chase’in tabancasından çıktığı anlaşıldı.

GARİP BİR GEÇMİŞ

Dedektifler Chase’ın Geçmişini araştırınca, uzmanların çıkardığı profilin gerçeğe ne denli yakın olduğu daha iyi anlaşıldı. Yirmi yedi yaşındaki beyaz erkek, uzun yıllardır cinsel sorunlar yaşıyordu, fetiş soygunları yapmış ve uyuşturucu kullanmıştı. Ayrıca alışılmadık yaşam biçimi bir işe girmesine olanak vermediği için evinde tek başına yaşıyor ve sosyal güvenlik parasıyla geçiniyordu.

İç organlarının sürekli hareket ettiği ve kanını toz haline getirdiği fikrine takmıştı kafasını ve bunu önlemek için başkalarının kanını içmesi gerektiğine karar vermişti. Böylesine garip davranışları sonucunda bir akıl hastanesine kapatılmıştı ve bahçedeki kuşların kafalarını koparıp yediğini gören iki görevli korkuyla istifa etmişti. Chase’i iyi tanıyan insanların sürekli ısrarı sonunda bir psikiyatrist yatmadan tedavi görmesini önerince, 1977’de hastaneden çıkmış ve birkaç ay sonra cinayetler işlemeye başlamıştı.

Dava sırasında Chase olup bitenle hiç ilgilenmedi ve altı kez birinci derece cinayetten suçlu bulunup ölüme mahkum edildi ve San Quentin Hapisanesi’ne gönderildi. Kendisi gibi idamlarını bekleyen diğer mahkumların alay ve eziyetleri sonucunda aklının geri kalanını da kaçırdı. “Psikotik, deli, sürekli olarak ehliyetsiz” olduğuna karar verilince akıl hastası suçluların tedavi gördüğü Vacaville’deki hastaneye yatırıldı. Hastalığı gittikçe kötüledi ve 1980 Noeli’nde günlük ilaçlarından biriktirdiği sakinleştiricilerin hepsini birden yutarak kendisine eziyet eden şeytanları susturdu.
__________________
''Bence okullarda uyuşturucu dersi olmalı,ırkçılık hakkında ders olmalı,polis vahşeti hakkında ders olmalı,neden insanların aç kaldığı hakkında dersler olmalı ama yok onun yerine beden eğitimi var,hadi voleybol oynamayı öğrenelim.''
TUPAC
Dr.Reid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Dr.Reid'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 17:49   #2
Hotantu Kabilesinden

CadII - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 230
Mesajlar: 5,070
Ettiği Teşekkür: 17727
Aldığı Teşekkür: 26836
Rep Derecesi : CadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzel
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Teşekkürler Dr. Reid. İlgiyle okudum.
Dip Not: Beden Eğitimi dersi son derece önemli bir derstir. Haftalık ders saatinin daha fazla olması gerekir. Bu derste, öğrencilerin beyin vücut koordinasyonları gelişir, beyne oksijen gider, enerjilerini harcarlar, disipline olurlar, mutlu olurlar ve daha yüzlerce kazanımları olur. Bu sayede ders başarısı da artar, algıları da gelişir, hayata karşı duyarlı bireyler olmaları da sağlanır. Bu ders olmasaydı, çocukların tamamı mutsuz olurdu. Mutsuz birey olmak, ardından başarısızlığı, robotlaşmayı, insan ilişkilerini sıfırlamayı ve pek çok olumsuzluğu beraberinde getirir. Bilmem anlatabildim mi?
__________________
Bu güzel ülkede elbette özgürlük türküleri söylenecektir. Ve yine kardeşçe paylaşım olacaktır. Görsek de, görmesek de...

H.
CadII isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz CadII'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 18:17   #3
Yeni Üye

Dr.Reid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Konular: 2
Mesajlar: 10
Ettiği Teşekkür: 6
Aldığı Teşekkür: 45
Rep Derecesi : Dr.Reid Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Dip Not: Beden Eğitimi dersi son derece önemli bir derstir. Haftalık ders saatinin daha fazla olması gerekir. Bu derste, öğrencilerin beyin vücut koordinasyonları gelişir, beyne oksijen gider, enerjilerini harcarlar, disipline olurlar, mutlu olurlar ve daha yüzlerce kazanımları olur. Bu sayede ders başarısı da artar, algıları da gelişir, hayata karşı duyarlı bireyler olmaları da sağlanır. Bu ders olmasaydı, çocukların tamamı mutsuz olurdu. Mutsuz birey olmak, ardından başarısızlığı, robotlaşmayı, insan ilişkilerini sıfırlamayı ve pek çok olumsuzluğu beraberinde getirir. Bilmem anlatabildim mi?

Dip notundan anladığım şey beden eğitimi öğretmeni olduğun Şaka bir yana haklısın ama asıl anlatmak istediğim beden eğitimiyle ilgili olmadığını anladığına eminim
__________________
''Bence okullarda uyuşturucu dersi olmalı,ırkçılık hakkında ders olmalı,polis vahşeti hakkında ders olmalı,neden insanların aç kaldığı hakkında dersler olmalı ama yok onun yerine beden eğitimi var,hadi voleybol oynamayı öğrenelim.''
TUPAC
Dr.Reid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Dr.Reid'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 18:29   #4
Hotantu Kabilesinden

CadII - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 230
Mesajlar: 5,070
Ettiği Teşekkür: 17727
Aldığı Teşekkür: 26836
Rep Derecesi : CadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzel
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Dr.Reid Mesajı göster

Dip notundan anladığım şey beden eğitimi öğretmeni olduğun Şaka bir yana haklısın ama asıl anlatmak istediğim beden eğitimiyle ilgili olmadığını anladığına eminim
Beden Eğitimi öğretmeni değilim Asıl anlatmak istediğini anlamadığımdan emin olabilirsin. Algılarım düşüktür de biraz
__________________
Bu güzel ülkede elbette özgürlük türküleri söylenecektir. Ve yine kardeşçe paylaşım olacaktır. Görsek de, görmesek de...

H.
CadII isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz CadII'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 18:45   #5
Yeni Üye

Dr.Reid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Konular: 2
Mesajlar: 10
Ettiği Teşekkür: 6
Aldığı Teşekkür: 45
Rep Derecesi : Dr.Reid Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Anlatmak istediğim onca sorun varken ve insanlara öğretilmesi gereken onca şey varken öğretilmesi gerekenler kadar önemli olmayan şeylerin neden öncelikli olduğunu anlamadığım.İnsanların mutlu ve sağlıklı olmasını haftada 2 ders beden eğitimi vererek sağlayamayız.Uyuşturucu kullanan birini 2 ders spor yaptırmak ne işe yarar ki? Bilmem anlatabildim mi?
__________________
''Bence okullarda uyuşturucu dersi olmalı,ırkçılık hakkında ders olmalı,polis vahşeti hakkında ders olmalı,neden insanların aç kaldığı hakkında dersler olmalı ama yok onun yerine beden eğitimi var,hadi voleybol oynamayı öğrenelim.''
TUPAC
Dr.Reid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Dr.Reid'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 19:00   #6
Hotantu Kabilesinden

CadII - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 230
Mesajlar: 5,070
Ettiği Teşekkür: 17727
Aldığı Teşekkür: 26836
Rep Derecesi : CadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzel
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Dr.Reid Mesajı göster
Anlatmak istediğim onca sorun varken ve insanlara öğretilmesi gereken onca şey varken öğretilmesi gerekenler kadar önemli olmayan şeylerin neden öncelikli olduğunu anlamadığım.İnsanların mutlu ve sağlıklı olmasını haftada 2 ders beden eğitimi vererek sağlayamayız.Uyuşturucu kullanan birini 2 ders spor yaptırmak ne işe yarar ki? Bilmem anlatabildim mi?
Konuların altına yaptığımız yorumlarda, konunun dışına çıkmak konusunda ( üç tane konu kelimesi geçti ) üstümüze yok ama yazmam gerek. Yapacak bir şey yok. Silerler zaten bir süre sonra

1. Bence bahsettiğiniz sorunlar ders olarak ele alınamaz. Ancak her derste müfredata uygun bir şekilde işlenirse, bireylerde farkındalık yaratılabilir.

Örneğin; Türkçe dersinde, kompozisyon yazılacaksa, bahsettiğiniz bir konu üzerine yazmaları istenebilir öğrencilerden.

Her derste de illa ki vardır bulunacak bir yol. Böylece zaten gündemde tutulur kazandırılmak istenenler. Çocuk her derste karşılaştığı için de, ister istemez kafa yorar. Kendi doğrularına ulaşır.

2. Uyuşturucu kullananların olduğu bir gerçek, evet. Ancak spor sayesinde, kötü alışkanlıklardan korunan öğrenci oranı oldukça yüksektir.

Bilmem anlatabildim mi?
__________________
Bu güzel ülkede elbette özgürlük türküleri söylenecektir. Ve yine kardeşçe paylaşım olacaktır. Görsek de, görmesek de...

H.
CadII isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz CadII'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 19:21   #7
Yeni Üye

Dr.Reid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Konular: 2
Mesajlar: 10
Ettiği Teşekkür: 6
Aldığı Teşekkür: 45
Rep Derecesi : Dr.Reid Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Anladım bu sefer karşı çıkmadan kabulleniyorum haklısınız Bu sözü yazarken Türkiye eğitim sistemini göz ardı etmiş olduğumu fark ettim Sonunda sizi anladım umarım kendimi anlatabilmişimdir Daha önce konudan bizim kadar sapan olmamıştır heralde
__________________
''Bence okullarda uyuşturucu dersi olmalı,ırkçılık hakkında ders olmalı,polis vahşeti hakkında ders olmalı,neden insanların aç kaldığı hakkında dersler olmalı ama yok onun yerine beden eğitimi var,hadi voleybol oynamayı öğrenelim.''
TUPAC
Dr.Reid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Dr.Reid'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 19:25   #8
Hotantu Kabilesinden

CadII - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 230
Mesajlar: 5,070
Ettiği Teşekkür: 17727
Aldığı Teşekkür: 26836
Rep Derecesi : CadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzel
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Dr.Reid Mesajı göster
Anladım bu sefer karşı çıkmadan kabulleniyorum haklısınız Bu sözü yazarken Türkiye eğitim sistemini göz ardı etmiş olduğumu fark ettim Sonunda sizi anladım umarım kendimi anlatabilmişimdir Daha önce konudan bizim kadar sapan olmamıştır heralde
Ben her zaman haklıyımdır Konudan her zaman saparız biz Allah yöneticilere sabır versin
__________________
Bu güzel ülkede elbette özgürlük türküleri söylenecektir. Ve yine kardeşçe paylaşım olacaktır. Görsek de, görmesek de...

H.
CadII isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz CadII'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 19:28   #9
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 493
Mesajlar: 11,602
Ettiği Teşekkür: 43938
Aldığı Teşekkür: 75323
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Bunu nasıl beceriyorsunuz anlamış değilim.

Fazla sapma yok ama burada kesin bari.


Konuyu kelimesi kelimesine okudum. İlginç ve ilginç olduğu kadar da konusuna hakim insanların ortaya çıkardığı gerçekler...

Teşekkürler Dr. Reid... (Raid yazmadım bak)
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.07.12, 19:30   #10
Hotantu Kabilesinden

CadII - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 230
Mesajlar: 5,070
Ettiği Teşekkür: 17727
Aldığı Teşekkür: 26836
Rep Derecesi : CadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzelCadII gerçekten güzel
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Cinayetler ve Katillerin Profil Analizleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Banemin Mesajı göster
Bunu nasıl beceriyorsunuz anlamış değilim.

Fazla sapma yok ama burada kesin bari.


Konuyu kelimesi kelimesine okudum. İlginç ve ilginç olduğu kadar da konusuna hakim insanların ortaya çıkardığı gerçekler...

Teşekkürler Dr. Reid... (Raid yazmadım bak)
Konunun ne kadar da renkli bir hal almasını sağladım ama bana teşekkür etmemişsin BaneminAşkolsun sana
__________________
Bu güzel ülkede elbette özgürlük türküleri söylenecektir. Ve yine kardeşçe paylaşım olacaktır. Görsek de, görmesek de...

H.
CadII isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz CadII'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
analizleri, cinayetler, katillerin, profil


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.