Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Tarihteki Soykırımlar | Tarihsel Katliamlar

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 08.11.12, 14:46   #21
Tam Üye

Haziran__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 17
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 364
Aldığı Teşekkür: 1409
Rep Derecesi : Haziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Haziran__ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Aslında sorun sadece bir din sorunu değildir. Din çoğunlukla egemen sınıfın eylemlerini meşrulaştıran bir araçtan öte geçmemiştir. Bu noktada asıl üzerinde durulması gereken kimin dini sorusudur. Katoliklik nasıl aristokrasinin, derebeyliğin dini bakışını barındırıyorsa, protestanlık da, gelişen burjuvazinin dini yorumunu benimser. Protestanlığın gelişimi ve kapitalizmin siyasal egemenliğini ilan etmesiyle birlikte, yine katliamların devam ettiğini, işkencelerin gelenekleştiğini tarih bize göstermektedir ve yukarıdaki tarihlere bile dikkatlice baktığımızda bunu anlamak olanaklı olacaktır.

Yukarıdaki makalede belirtilenler sadece batı dünyasının sorunu veya hristiyanlığında sorunu değildir, bütün egemenler ve onların dine bakışı ve dinin meşrulaştırma görevi tamamen evrensel bir sorundur.
__________________
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne

Haziran__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Haziran__'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.11.12, 14:54   #22
Her şey aşk için...

Zeynep Sappho - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2012
Yaş: 27
Konular: 21
Mesajlar: 904
Ettiği Teşekkür: 4079
Aldığı Teşekkür: 4487
Rep Derecesi : Zeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura aboutZeynep Sappho has a spectacular aura about
Ruh Halim: Saygin
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Sayın Haziran,

Martin Luther'i anlatmıştım sanırım bu konuya değinmeyceğim. Fakat protestanlığın olusumu geliminde burjuvazinin hangi dini yorumunu benimsemiştir? Bir protestan olarak merak ediyorum doğrusu?
__________________
Hayat seninle sen yeterki iste
Zeynep Sappho isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Zeynep Sappho'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.11.12, 16:39   #23
Tam Üye

Haziran__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 17
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 364
Aldığı Teşekkür: 1409
Rep Derecesi : Haziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Haziran__ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Zeynep Sappho Mesajı göster
Sayın Haziran,

Martin Luther'i anlatmıştım sanırım bu konuya değinmeyceğim. Fakat protestanlığın olusumu geliminde burjuvazinin hangi dini yorumunu benimsemiştir? Bir protestan olarak merak ediyorum doğrusu?
Önsöz
Böyle bir soruyu bir kaç cümleyle özetlemek sorunun ağırlığına yakışmazdı doğrusu. Ben de bu nedenle yanlış yapmamak adına, sorumluluk duygusu ile doğru bir biçimde yanıtlamak istedim. Doğaçlama olarak vereceğim yanıtın barındıracağı, bilgilerdeki eksiklik, yanlış kavram kullanma veya hatalı kurgu hem tarihsel sürecin yanlış algılanmasına yol açabileceği gibi, diğer yandan da yeni tartışmalara da yol açabilirdi. Bu nedenlerden ötürü bu konuda görüşlerine aynen katıldığım, Yetkin Bilim Adamı Server Tanilli'nin Say yayınlarında çıkan ''Yüzyılların Gerçeği ve Mirası, İnsanlık Tarihine Giriş III XVI ve XVII yüzyıllar'' adlı kitabının BÖLÜM IV ESKİ DİNDEN YENİ DİNE konu başlığınından olduğu gibi aktarmayı uygun gördüm.

Yakın dönemde kaybettiğimiz hocamızı, saygıyla selamlıyorum.
__________________
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne

Haziran__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Haziran__'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.11.12, 16:43   #24
Tam Üye

Haziran__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 17
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 364
Aldığı Teşekkür: 1409
Rep Derecesi : Haziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Haziran__ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

‘’Orta Çağda kitle duygularını dinsel bir gıdayla besliyordu; böylece, coşkun

bir harekete yol açmak için,kendi çıkarlarını dinsel bir rüküşlükle karşısına çıkması gerekiyordu.’’ Engels
ESKİ DİNDEN YENİ DİNE : REFORM
Avrupa da Reform yüzyılıdır aynı zamanda. Reform deyince Avrupa’nın büyük bir bölümünü Papalığın egemenliğinden çıkaran ve Protestan Kiliselerinin kurulmasına yol açan dinsel hareket anlaşılır.
Nereden kaynaklanıyordu bu?
REFORMUN KAYNAKLARI
Buradan konuya girmeli.
KAPİTALİZM VE REFORM
Gerçekten Reform, Burjuvazinin feodaliteye karşı ilk başkaldırı eylemi oldu. Başkaldırı olayının, ilkin, bütünüyle manevi bir alanda olması da çok iyi gösteriyor ki, tarihsel ilerlemeyi temsil eden sosyal sınıflar, artık geçerliğini yitirmiş yerleşik düzenin kendilerine dayattığı engellerden kurtulmak için, bu düzene yaptırım kazandıran ideolojiyi yıkmakla işe başlıyorlar, kaçınılmaz olarak. Nitekim Reform içinde böyle olmuştur. Ezilen sınıflar, haksızlığın ve akıldışı oluşumun bilincine varmadıkları sürece Feodalizm devrilemezdi.
Reformun sadece ideolojik bir çerçeveye sıkışıp kalmaması, genişliğine sosyal bir hareket oluşu da, karşısına çıktığı Orta Çağ ideolojisinin ayırıcı özellikleriyle açıklanır. Batı Avrupa’ da feodalizm, bilindiği üzere, ideolojik temelini, gerekçesini, Katolikte buluyordu.

Oysa Kilise, feodal rejimin yalnızca manevi kalesi değildi; yaşamın _istisnasız- bütün görüşlerine sızan ve onlara mührünü basan, evrensel bir sosyal kurumu da temsil ediyordu aynı zamanda. Katolik Kilisesi, öte yandan Avrupa’nın en büyük toprak mülkiyetine sahipti; haksızlıkları bütün sosyal sınıfların çıkarına zarar veriyordu. Öyle olunca da, kiliseye takınılacak tutum, yaptıklarını ayıplamadan ibaret kalmayacaktı yalnız; birikmiş bütün hınçlar, er geç ortaya dökülecekti.
Açıktan açığa başkaldırı kaçınılmazdı.

Katoliklik, yükselen burjuvaziye mutlak olarak uygun değildi; tersine onu felce uğratıyordu. Burjuvazi istediği gibi davranmakta serbest kalıp, karışanı edeni olmasın istiyordu. Oysa bir malın maliyet fiyatını akla uygun artırmakla yetinilmesini isteyen Katolikliğin ‘’adil değer kuramı,’’ kazançları hissedilir biçimde kırpıp azaltıyordu. Aslında tefecilerin ustaca önünü kestikleri faizli ödünç yasağı, bu tür zenginliklerin üzerine Tanrısal bir leke sürüyordu. Girişim ruhuyla çalkalanan burjuvalar, birbirini izleyen dinsel bayramlara ve tanrısal görevlere, değerli zamanı gözü kapalı harcama konusunda karşı çıkıyorlardı. Ama daha önemlisi, din uğruna harcamak zorunda bırakıldıkları yığınla anlamsız para bir yerde hasisçe bağlı oldukları keselerine dokunuyordu. Kilise, çeşitli bahanelerle, müminlerden hatırı sayılır servetleri alıp iç ediyordu; oysa başlarda ilkel birikim hırsına tutulmuş insanların elinde yeterince de yoktu böylesi zenginlikler. Dinsel hizmetler için ödemeler, çeşitli sungu ve bağışlar, zorunlu sadaka ve özellikle öşür, ulusal servetlerin büyük bir bölümü yanlış yerlere aktarılıyordu; burjuvaların gözünde ise, bunlar daha üretken biçimde kullanılabilirdi. Yığınla servet hesaba gelmez bir papaz ve rahip güruhunu beslemeye, ayin için pahalı şeyleri satın almaya ve Kilisenin süslemesine ayrılıyordu.

Burjuvazi; Kilisenin rahatsız edici ve yıkıcı vesayetinden kurtulmadıkça ve daha doğrusu onu kendi gereksinmelerine uydurmadıkça, soylulara karşı siyasal bir zafer umamayacağı gibi, durmuş oturmuş bir iktisadi üstünlük de sağlayamazdı. Öyle olduğu içindir ki, burjuvazinin XVI yüzyılda reform çevresindeki düşüncelerin tercümanı olmasında şaşılacak bir şey yoktur.

SOYLULAR VE REFORM

Bununla beraber, çökmekte olan Orta çağın öteki sosyal sınıfları da, reformcu düşüncenin uzağında kalmadılar. Yığınla soylu buna; kent halkının ve kırsal kesimin aşağı tabakaları da. Soylular için, Kilisenin manevi tekelinin ağır bir yük olmadığını söyleyebiliriz; zaten soylular kim destek sağlayacaktı Kiliseye? Fazla olarak, Kilise makamlarında en çok kazanç getiren yerlerde yer alanlar genç soylulardı. Çoğu kez de ailenin en genç oğulları. Oysa, Reformun en gayretli savunucular, Almanya, Güney-Batı Fransa, İngiltere, İsveç ve kimi öteki ülkelerin soyluları arasında çıktı. Bu ayrılığın nedenini, ideolojik alanda aranmamalı; maddi yaşamın kendisinden doğmuştur bu. Soylular, reformcu düşüncelerin özüne bile girmeden, doğmakta olan sosyal hareketlerden, kendi sosyal çıkarları adına yarar sağlamanın derdine düştüler.

Burjuvazi, yeni bir ilahiyat, insanın Tanrı karşısındaki tutumuna ilişkin bir öğreti, yani yeni bir ahlak gereksinmesi içindeyse soylularda, Kilisenin elindeki hesapsız servetleri, özellikle de toprakları ele geçirmek için bir bahane arıyorlardı. XVI. Yüzyılın soylularının büyük çoğunluğuyla, eski zenginlikleri yoktu artık; öyle olduğu için de, yanında yöresinde alabildiğine kırpılmış topraklarını kuşatan o hesapsız Kilise mülklerine çevirmişlerdi gözlerini. Burjuva reformu, Kilisenin mallarını dinden bağımsızlaştırıp dünyalaştırmayı isterken, soylular omuz verdiler buna; ve böylesi bir reform, göründüğü kadarıyla, feodal toplumun temellerini de tehlikeye atmıyordu. Son olarak, soylular ve krallık iktidarı, burjuvazinin, Kilisenin cismani iktidarına karşı giriştiği mücadeleye hoş bir gözle bakabilirlerdi. Kiliseyi, yalnız ve yalnız öte dünya yaşamıyla uğraşır duruma getirmek; Avrupa monarşilerinin her gece gördükleri düştü bu.

HALK KİTLELERİ VE REFORM

Reformcu harekette, halkın aşağı-tabakaları önemli rol oynadılar: Reform lehine çoşkun bir halk akımı oluştu. Burjuvazinin başlattığı Reform karşısında ezilen kitlelerin tutumu, bir bütün olarak ne oldu? Hali vakti yerinde kentlilerle aynı sınıfa giren aşağı halk tabakası, Reformun itici gücü oldu. Şurası gerçektir ki, halk kitleleri halk kitleleri kendi ilahiyatlarını bir formüle kavuşturduklarında, Reformun yaydığı düşüncelerin pek uzağındaydı düşündükleri. Öyle de olsa; bu kitleler, Reforma hemen her zaman destek oldular, özellikle de başlarda. Şaşmamalı buna. Halkın aşağı tabakası çoğunlukla burjuvazinin çektiği acıları çekiyordu. Ucuza gelecek bir kilisenin kurulması, dertlerini büyük ölçüde hafifletecekti onların da.
Köylülüğün tutumu çok daha karmaşık oldu. Yerel adetlerin sürmesinde yararları bulunduğu hallerde, köylüler, reformun uzağında kaldılar. Çünkü, Kilisede yapılacak yeniliklerin, toprak mülkiyeti ile rant ilişkileri konusunda yerleşik adetleri sarsacağı korkusu içindeydiler. Buna karşı, soylularla Kilisenin senyörleri rant ve toprak için köylülere karşı mücadeleye başladıklarında, bir başka değişle, toprak sahibi sınıflar, yerleşik tarım rejimini kendi yararlarına bozmayı istediklerinde, köylüler, halkçı reforma etkin olarak katılmaya hazırdılar; çünkü, geleneksel haklarını daha iyi savunabilmek için, onda ideolojik bir destek bulacakları umudundaydılar.

REFORM VE HUMANİZM

Hümanizma, zaman bakımından Reformdan öncedir ve özü bakımından da. Bunlar burjuva çağının sahnesinde ortaya çıkmış iki ideoloji biçimiydi ki, karşılıklı olarak birbirini etkilemiş ve XVI. Yüzyılda Avrupa halklarının manevi yaşamına damga vurmuşlardır. Denilebilir ki, Reform, hümanist düşüncelerin geleneksel düşünce ve kalıplarına alışkın halk kitlelerinin anlayabileceği ses perdesine aktarılmasıydı.

Gerçekten bu düşüncelere verilecek biçim, o devirde, dinsel olabilirdi ancak.Başka bir değişle, Reformun dili, tutkuları ve düşleri, hümanist ideolojinin ileri sürdüğü aynı sosyal ve ahlaki amaç ve görüşleri saklıyordu örtüsü altında. Kısacası, reformcular ve hümanistler, aynı düşünsel gelişmeyi tanımamış kitlelere güveniyor ve bunu yaparken de, kendine özgü bir dil ve simgeye başvuruyorlardı. Kimi kutsal kitaptan alıyordu bunları, kimi de eski Yunan ve >Roma’nın pagan mirasından.

Hümanizma bir çok görünüş altında reformu hızlandırdı. Basımcılığın yayılması, kitapları, geniş kitlelerin eline verdi. XVI. Yüzyılda, basel ‘ de 16 basımevi vardı. Ausburg’da 20, Kolonya’da 21, Nurenberg’ de 24. Çeşitli ülkelerde hümanistlerin halk diline kazandırdıkları Kutsal Kitap çevirileri, Hıristiyan kuralların bilimsel eleştirisine girişmek olanağı verdi. Git gide daha fazla mümin İncil’i anlayabiliyordu. Ama aynı zamanda yeni yorumlarda baş gösterdi, doğal olarak kuşkularda.

Son olarak, hümanistlerin, İncil’in saflığından uzaklaştığından dolayı, Kiliseye yönelttikleri saldırılar; bilgisizleri, ahlaksızlıkları, dünya işlerine dalmaları, sözlerindeki skolastik böbürlenme, giderek boş inançlara inanmalarından dolayı din hizmetlerine karşı yapılan suçlamalar, müminlerin gözünde saygınlıklarını büyük ölçüde azaltmıştı hepsinin; o kadar ki, müminler, yeni bir kilise vazedenlerin sözlerine kulak vereceklerdir çok geçmeden.

REFORM ÖNCESİNDE ROMA KİLİSESİ

Katolik Roma Kilisesinin, Avrupa feodalizminin siyasal sistemi içindeki durumu, XV. Yüzyılın sonuna doğru köklü biçimde değişmişti. Onun, feodal parçalanma dönemi boyunca Avrupa dünyasının üstünde kendisine bir yer sağlamış olan merkezi niteliğinin, zamanla merkezileşmiş monarşilerin güçlenişinde ciddi bir engel olduğu ortaya çıktı. Bununla beraber Papalık, ne Kilisenin başı olmaktan vazgeçmeyi düşünüyordu, ne de Avrupa’da en üstün senyör rolünü oynamaktan. Öyle olduğu içinde, ülkelerin iç ve dış siyasal işlerine karışıyordu. İngiltere ve Fransa, papalığın iddialarına az-buçuk karşı koymayı becerebilmişlerdi; parçalanmış Almanya ve İtalya ise, istediği zaman pençesine alacağı birer ülke olarak duruyorlardı.

Papalığın geçmişteki büyüklüğü, otoritesinin tartışılmaz niteliği, canlılığını yitirip silikleştiği ölçüde, Vatikan’la piskoposluk dairelerinde, insanların gözüne git gide daha batan şeyler vardı: Ahlaksal çürümüşlük, dinsel konularda sömürüp çıkar sağlama, eş-dost ve hısım akraba kayırıcılığı. Katolik Kilise, dev bir mali örgüt haline gelmişti ve müminlerin saflığını sömürmek için fır dönüyordu. Vatikan ‘da işlemler öylesi hünerle yapılıyordu ki, onu pek de yerinde olarak Avrupa’lı bankerlerin ilk okulu olarak gösterebiliriz. Tüm Katolik dünya, bucaklara ayrılmış ve her birinin başına da Papalığın gelirlerini toplayan tahsildarlar geçirilmişti.

Avrupa ülkelerinin Kilisece soygunu, en kaba boyutlarına ulaştı. Para sızdırmak için her bahaneye başvuruluyordu; gün geldi inançlar tiksinti verecek biçimde kullanılır oldu. Ayin, gerçek bir ticaret işletmesi olup çıkmıştı. Papanın maliyecilerinin utanmazlığı, en açık biçimiyle, günahların Kilisece bağışlanması (indulgence)ticaretinde gösteriyordu kendisini; devrin en hayasız aldatmacası bu idi. Birbiriyle kıran kıranayarışan çeşitli manastırlar ve tarikatlar arasında ermişlere tapma öylesine boyutlara ulaştı ki, İsa bile unutuluyordu. Ermişlerden arta kalan artıkları ululamaya gelen müminleri kendine çekmek için, manastırlar arasında gerçekten bir yarış başladı. Saksonya’da Ermiş Anne manastırı 5000 kalıntı toplamıştı elinde; bunların arasında ‘’ İsa’nın doğduğu zaman içine konulduğu yemlikten gelen saman’’ ‘’Bakire Meryem’in Sütü’’ ‘’gerçek haçtan bir parça’’… da vardı.

Hümanizmanın doruğuna çıktığı bir sırada, böylesi uygulamalar, pek doğaldır ki, tiksinti uyandırıyor ve protestolara yol açıyordu. Kilise, geçmişteki manevi egemenliğini yitirmişti. Skolastik öğreti büyük bit bunalım geçiriyordu. İmanı akılla haklı çıkarmak, giderek bilmeyi sınırlandırmak, yerine XVI. Yüzyılın başlarından başlayarak, akıl imanın karşısına çıktı, zincirlerinden kurtuldu ve en azından bu dünya ile ilgili işlerinde bağımsızlığını ileri sürdü. Kilise, boş inançların yığınıydı artık; aylak aylak dolaşan, cahil ve açgözlü, bir papaz güruhunun barınağıydı bu. Yeni bir çağın dayattığı sınavın üstesinden gelemezdi. Bir reform, egemen sınıf bakımından bile kendisini dayatıyordu.
__________________
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne

Haziran__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Haziran__'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.11.12, 16:44   #25
Tam Üye

Haziran__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 17
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 364
Aldığı Teşekkür: 1409
Rep Derecesi : Haziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Haziran__ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Not: martin Luther'in reform görüşlerini ayrıca ele alacağım.
__________________
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne

Haziran__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Haziran__'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.02.14, 02:54   #26
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Okuduklarımıza bakar mısınız? Tek bir kişiden yada on kişiden yada bin kişiden bahsedilmeyen bir konu belki toplasanız milyar insanın katledildiğini anlatıyor. Kendi kendime soruyorum bir insana kıyabilir miyim ? Bırakın tek kurşunla hemen bir cana kıymayı, yakmaktan, kavurmaktan, diri diri aç köpeklere atmak kadar canice olaylardan bahsediliyor. Bunu bir insan yapabilir mi?

Okuduğum gördüğüm en psikopat katil en iğrenç infazlardan bile daha beter bunlar. Binlerce insana yapılıyor. Erkek, kadın ve çocuk ayırt edilmeden. Kim binlerce milyonlarca masum ve savunmasız insana bunu yapabilir? Nasıl bu vahşete ortak olunur? Ben bir yavru köpek bile görünce içim el vermiyor bir lokma yemek biraz da şefkat göstermeden yanından geçemiyorum.


Beni bilen bilir ne çok dindar nede çok inançtan uzak bir insanımdır. Ben önce insan olmaya sonra müslüman olmaya çalışırım. Ha ne kadar müslüman olurum ayrı mesele ama insanlığımdan da bir şikayet almadım henüz.

Şunu anladım dün başka diyarlarda yaşananlar, bugün başka diyarlarda yaşanıyor. Zalimliğin dini, rengi, ırkı, cinsiyeti, makamı veya sıfatı yok.
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.02.14, 05:30   #27
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 294
Mesajlar: 10,885
Ettiği Teşekkür: 131157
Aldığı Teşekkür: 42574
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Subutay Mesajı göster
Okuduklarımıza bakar mısınız? Tek bir kişiden yada on kişiden yada bin kişiden bahsedilmeyen bir konu belki toplasanız milyar insanın katledildiğini anlatıyor. Kendi kendime soruyorum bir insana kıyabilir miyim ? Bırakın tek kurşunla hemen bir cana kıymayı, yakmaktan, kavurmaktan, diri diri aç köpeklere atmak kadar canice olaylardan bahsediliyor. Bunu bir insan yapabilir mi?

Okuduğum gördüğüm en psikopat katil en iğrenç infazlardan bile daha beter bunlar. Binlerce insana yapılıyor. Erkek, kadın ve çocuk ayırt edilmeden. Kim binlerce milyonlarca masum ve savunmasız insana bunu yapabilir? Nasıl bu vahşete ortak olunur? Ben bir yavru köpek bile görünce içim el vermiyor bir lokma yemek biraz da şefkat göstermeden yanından geçemiyorum.


Beni bilen bilir ne çok dindar nede çok inançtan uzak bir insanımdır. Ben önce insan olmaya sonra müslüman olmaya çalışırım. Ha ne kadar müslüman olurum ayrı mesele ama insanlığımdan da bir şikayet almadım henüz.

Şunu anladım dün başka diyarlarda yaşananlar, bugün başka diyarlarda yaşanıyor. Zalimliğin dini, rengi, ırkı, cinsiyeti, makamı veya sıfatı yok.

Sadece burada Okuduklarimiza bakarak, Tarihteki yanlislar olarak, Pembe gözlükler takarsak, halen birseyler ögrenemedigimizin kanisina varabilirim.

Halen bu tarihimize kadar Faaliyetini gösteren, Temeli Kuzey amerika olan katolik aleminin Cocuk tecavüzcü ekibi, bu günümüze kadar Faaliyetlerini sürdürmekte!.

Avrupada olan Cocuk tecavüzcü Katolik Kilisesi, burada Medyanin gözü altina geldiginde, Piyasaya Kuzey Amerikada olan kollari bile meydana cikip, tam cümbüs baslamisti.
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.01.15, 17:47   #28
Moderator

Ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2011
Konular: 1175
Mesajlar: 8,990
Ettiği Teşekkür: 30790
Aldığı Teşekkür: 40437
Rep Derecesi : Ekin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Konu tek kelime ile mükemmel.

Bunların bizim gibi insan mı ?
Hangi canlı kendi cinsine böyle adice şiddet uygular ?


Hristiyanlığı yaymak adı ile onun arkasına sığınarak yapılan işkenceler...

Ve şimdi bu millet insan hakları diye basbas bağırır.

Nasıl ki bir zamanlar hristiyanlığı yaymayı amaç edindiklerini dile getirip asıl istedikleri olan dünyaya sahip olma , herşeye hakim olma isteklerini o yüzyıllarda din ile kurmuşlar şimdide insan hakları diye diye yapacaklar.

Sözde insanları koruyorlar. Onlar kendi çıkarlarından başka hiçbirşeyi korumazlar.

Çok düşündükleri ırak , suriye ve diğer yerlerdeki insanların ellerinden var olan haklarınıda aldılar.

Teşekkürler.........



__________________



Ekin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Ekin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.01.15, 18:01   #29
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Ekin Mesajı göster
Konu tek kelime ile mükemmel.

Bunların bizim gibi insan mı ?
Hangi canlı kendi cinsine böyle adice şiddet uygular ?


Hristiyanlığı yaymak adı ile onun arkasına sığınarak yapılan işkenceler...

Ve şimdi bu millet insan hakları diye basbas bağırır.

Nasıl ki bir zamanlar hristiyanlığı yaymayı amaç edindiklerini dile getirip asıl istedikleri olan dünyaya sahip olma , herşeye hakim olma isteklerini o yüzyıllarda din ile kurmuşlar şimdide insan hakları diye diye yapacaklar.

Sözde insanları koruyorlar. Onlar kendi çıkarlarından başka hiçbirşeyi korumazlar.

Çok düşündükleri ırak , suriye ve diğer yerlerdeki insanların ellerinden var olan haklarınıda aldılar.

Teşekkürler.........



Bugünün örneklerine gelirsek Fransa da : İslam hakkında karikatür çizmek fikir özgürlüğü Yahudilik hakkında stand-up yaparak eleştirmek ise ırkçılıktan hapis cezasıdır.
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.01.15, 19:05   #30
Yasaklı Üye

Slower - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Yaş: 27
Konular: 122
Mesajlar: 2,787
Ettiği Teşekkür: 14240
Aldığı Teşekkür: 8657
Rep Derecesi : Slower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisi
Ruh Halim: Cok Dertli
Standart Cevap: Hristiyanlığı Yaymak İçin Yapılan Kilise İşkenceleri

İşte medeniyet !

Çok bilmişlerde çıkar islam öldürün diyor der..

Tarihte en büyük katliamları kimler yapmış iyice araştırılsın.

Konu için teşekkürler.
Slower isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Slower'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
hristiyanlığı, için, işkenceleri, kilise, yapılan, yaymak


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rize'yi Herşeyi ile Tanıyalım Kartal Karadeniz 40 09.08.17 16:54
Güzelyurt (Aksaray) ReaL İç Anadolu 17 26.05.16 00:21
İstanbul’da Camiye Çevrilen Kiliseler Basakca Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar 14 09.01.16 02:09
LPG'yi Ruhsata İşlemek - LPG Montajı Yapılan Araçlarda Ruhsata İşletme Kartal Eğitim - Sigorta - Maliye 0 26.01.09 03:12


WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:48.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.