PHP User Warning: Invalid argument supplied for foreach() in ..../includes/functions_post_thanks.php on line 222
Tiyatronun poetikası ve politikası(bir teatral tarih irdelemesi) - Forum Gerçek

Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Görsel ve İşitsel Sanat Yapıtları > Tiyatro Haberleri


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 24.01.09, 08:15   #1
oneyouu
Ziyaretçi
oneyouu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Tiyatronun poetikası ve politikası(bir teatral tarih irdelemesi)

Öncelikle şunun ayrımına varmamız gerekli, tiyatro kurallarını kuramcılar değil; sistemler belirler. Bu da demektir ki, tiyatro ve yönetim sistemleri birbirinden bağımsız değil, aksine iç içedir. Bu yadsınamaz bir gerçektir. Böyle olması doğru mudur? Kesinlikle yanlıştır. İçinde bulunduğumuz kapitalist ekonomik sistem, kendi belirlediği "aydın" ve "entelektüel" kesime hitap eden oyunları hoş görmektedir.

Bu sınırların dışına çıkanlar Bertolt Brecht örneğinden bildiğimiz üzere, sürgüne gönderilmektedir. Brecht döneminde sürgün edilen aydınlar günümüzde tiyatrosuzlukla cezalandırılmaktadır. Bu sanatçı bireye saldırı olarak gerçekleşmenin dışına çıkar. Tiyatro top yekûn saldırılara maruz kalır. Tiyatro salonları kapatılır, Şehir Tiyatroları'na ihale usulü oyuncu alınır. Salon kapatmak ortaçağdan gelen bir gelenek, bunu anlamak zor değil, tiyatro tarihsel geçmişinden kaynaklı bunlara alışık. Peki, ihale ile oyuncu alımı? Buna cevap vermek gerçekten zor. Sistem tiyatroyu bir işletme gibi görmektedir. Yeni rant kapıları da bununla birlikte açılacak, çok yakında taşeron firmalar ortaya çıkacaktır. Tam da burada, Ernst Fischer'in dediğine katılmamak olanaksız, ne diyor Fischer "Kral Midas dokunduğu her şeyi altına çevirmişti: kapitalizmde her şeyi "meta"ya çevirdi."

Dönemine Göre Metinler
Geçmişten günümüze tiyatro metinlerini dönemlerine göre incelememiz gerekir. Antik Yunan tragedyalarına baktığımızda, "erdemli ol", "ölçülü ol", tanrıların isteklerini ancak bu şekilde yerine getirebilirsin. İnanmıyor musun? Bak Oidipus'a, bak Antigone'ye onlar tanrıların koyduğu kuralları çiğneyerek cezalandırıldılar. Ey seyirci, sakın ha sende bu "yanlışlıkların" içine düşme, sonun böyle olur! Antik Yunan tragedyaları seyircisini "korku ve acılardan" bu şekilde arındırılıyordu. İşin aslının bu olmadığı aşikar, işin aslı yönetim vatandaşlarını bu şekilde terbiye ediyordu. Bu terbiye şeklini kuramlaştırmakta Aristoteles'e kalmıştır. O da Poetika adlı eserinde "katharsis" kavramını bu şekilde açıklamıyor mu? Tiyatronun günümüze kadar gelen ilk kuramsal kitabı Poetika, bununla yetinmemiştir, çünkü sistem bununla yetinmedi. Tragedya karakterlerini halk kesiminden seçmiyorlardı. Nedeni ise "tragedya kahramanının ortalamanın üzerinde" olması gerekliliğiydi. Ortalamanın üzerindeki karakterin yıkımı her zaman daha etkilidir. Bu teorim belki ilginç olacaktır ama yine de açıklamaya çalışacağım. Psikolojik olarak her zaman yüksek kademedeki insanların yıkımı daha etkili olur. Bir köle'nin yıkımı mı etkilidir, yoksa bir kralın mı? Bu sorunun cevabı açıktır… Seyirci "bir kralın başına bunlar geliyorsa, bizim başımıza neler gelmez" bu kabaca bir tabir olabilir; ancak "alt tabaka" insanların terbiyesi için her zaman etkili yöntemlerden biridir.

Karanlık Dönem
Ortaçağ karanlığında da bu değişmemiştir. Bu karanlık dönemde, kilise önceleri tiyatroyu günah saymış, sonra da kilisede tiyatro oyunları sahneletmiştir. Bu kilisede sahneleme olayı "tiyatro aslında çok güzelmiş, biz ne yanlış yapmışız" gibi bir düşünceden kaynaklı değildir. Tiyatronun etkileme gücünün farkına varan din adamları, tiyatro oyunları ile "inananları" daha çok etkilemek için, mucize oyunları, ibret oyunları vb. gibi oyunlarla terbiye etmişlerdir. Oynanan bu oyunlar, gün geçtikçe daha kalabalık kitlelere sahnelenmiş ve artık kilise localara sığmaz olmuştur. Bu oyunlar meydanlarda gösterilmeye başlanmıştır. Özellikle İsa'nın doğum günü olarak kabul edilen yılbaşında bu kalabalık daha da artmaktadır. Günümüzde insanların hala yılbaşını meydanlarda kutlaması o günlerin bir yansıması olabilir mi? Bu dönemde kilise dışı oyunlar yasaklanmıştır. Cizvit papazları din dışı oyunlara amansız bir savaş açmıştır. Bu yasağın dışına çıkanlar aforoz ediliyor ya da çarmıha gerilme gibi çeşitli cezalara çarptırılıyorlar. Hatta daha da ileri giderek idam ediliyorlardı. Dönemin "Mimus" oyuncuları bu cezalandırılmalardan en çok nasiplenenlerdendir. Mimus oyuncularının sahneledikleri oyunlar, kaba güldürü üzerine kurulmuş olsa da çıkış olarak kilise karşısında politik bir duruştur…

Rönesans dönemini incelediğimizde karşımızda yine kilise vardır. Kilise eski gücünü yitirmiştir. Bu gücü yitirmesinin başlıca nedeni, yeni bir sınıf olan burjuvazinin ortaya çıkışıdır. Burjuvazi Protestan propagandası yaparak, kiliseyi ikiye bölmeyi başarmıştır. Bunun nedeni, dini kaygılar değildir. Tek bir nedeni kilisenin banka gibi bir işleve sahip olması, bu da burjuva sınıfının gelişimi engellemekteydi. Bu ekonomik durum ve güç dengelerinin mücadelesi arasında tiyatro yeniden canlanmaya ve kilisenin koyduğu kuralların dışına çıkmayı başarmıştır. Din görevlileri tiyatroları basarak seyirci ve oyuncuları aforoz etmekle tehdit ediyorlardı. Ancak kilise bu konuda geç kalmıştır, çünkü artık Rönesans insanı yani, "düşünen ve sorgulayan insan" vardır. Saray çevresi, tiyatroya daha fazla önem vermeye başladı. Bu önem verme sadece sanatsal açıdan değildi kuşkusuz. Öncelikle İngiltere'de tiyatro altın çağını Elizabeth döneminde yaşamıştır. Elizabeth döneminde, İngiliz tiyatrosu karşıt etkilere açık durumdaydı: Bir yandan Protestan kilisesinin etkisini kırmak için Corpus Christi Yortusu'nu kutlamak yasaklanmış, bu da mucize ve ibret oyunlarının gerilemesine yol açmıştır. Bunun nedeni aslında güçlenen burjuva sınıfının önünü kesme çalışmalarıydı. Saray Katolik'ti ve hala Aforoz yetkisi ve taç giydirme törenleri Papa tarafından yapılıyordu. Saray ve Kilise, burjuvaziye pastadan pay vermek istemiyorlardı. İngiliz tiyatrosunun karşıt etkileri demiştik, bu etkinin diğeri, saray tiyatroyu İngiliz ulusal kimliğinin çıkarlarına kullanmak istiyordu.

Klasik Dönem
Klasik dönemde de politika ve sanat iç içe gelişir. Bu dönemde monarşi vardır. Kral güçlenmiştir. Kilise Rönesans yenilgisini üzerinden atamamıştır. İktisadi alanda burjuvazi güçlenmektedir. Tiyatro biçimsel olarak Antik Yunan'la benzerlikler gösterir. Yalnızca bir fark vardır aralarında, o da klasik dönemde yaratımın önünü kesmiştir. Antik Yunan kuramlarının tartışılmaması kural haline gelmiştir. Hatta kuramcılar Shakspeare gibi yazılmaması gerekliliğini de kurallaştırmışlardır. Descartes'in düşüncesi döneme etkilemiştir. "Düşünüyorum öyleyse varım!" Bu söylem tiyatro düşüncesini de etkiler. "seyirci düşünecek, ancak kuşkulanmayacak" metinler sade ve anlaşılır olacak. Burjuva sınıfı yıllarca kullandığı tiyatroyu bu dönemde "gereksiz" gördüğü için ilgilenmemekte, ilgi duyanları da acizlikle suçlamaktadırlar.

Günümüz Tiyatro Konsepti ve İktidarların Hırsı
Günümüze tiyatro anlayışı da değişik değildir. Günümüz tiyatro metinleri olsun, sahnelenen oyunlar olsun yaşadığı dönemin politik duruşundan farklı değildir. Çoğu oyun yazarı bir dramatik tasarıma başlarken sistemi üzmemek kaygısı güder. Bu oyun yazarının kişiliksizliğinden kaynaklı değildir. Çünkü o da farkındadır "sistemin belirlediği" kuralların dışına çıkarsa, piyasadan aforoz edilecek, ya da yazar için çarmıha gerilmekle aynı gördüğüm seyirci ile buluşturulmama ile cezalandırılacaktır. Mutlaka bunun aksine hareket eden yazarlarımız da var ama emin olun, onların adına rastlamamak başarısızlıklarından kaynaklı değildir. Olsa olsa sistem onları "ölçüsüzlükle" suçlayarak "piyasanın" dışında tutmayı başarmıştır…

Peki, iktidarın müdahale edemediği tiyatrolar yok mu? Mutlaka vardır. Ödenek almayan tiyatrolar, politik tiyatrolar bunlara örnek gösterilebilir. Ancak anti-iktidar olmak, farklı bir iktidar arayışıdır. Onlarda özlemini duydukları iktidar için sanat yapmaktadır. Yani bu da demektir ki, onlarda kendi inandıkları yönetim anlayışının propagandası peşindedirler. İşin özü her dönemin iktidarı kendi kuralları koyar, kuramcılarda bu kuralları kaleme alarak sistemleştirir. Her dönemin iktidarı tiyatronun asıl yönetmeni olmayı ne yazık ki başarmıştır.
  Alıntı ile Cevapla
'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
irdelemesi, poetikası, politikasıbir, tarih, teatral, tiyatronun


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tiyatro Nedir & Tiyatronun Gelişimi oneyouu Tiyatro Haberleri 1 29.04.16 22:08
Tarih Dersi Ve Felsefe oneyouu Sosyal Bilimler 0 29.01.09 04:19
Tarih Dersi Ve Felsefe oneyouu Sosyal Bilimler 0 29.01.09 01:04
Ermeni Sorunu, İddialar, Gerçekler Kartal Türk Tarihi 29 26.01.09 04:21


WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:34.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.