Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Kültür | Sanat | Edebiyat > Türk Edebiyatı > Türk Edebiyatı Ustaları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 26.11.14, 21:46   #1
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3668
Mesajlar: 17,708
Ettiği Teşekkür: 72253
Aldığı Teşekkür: 66399
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Fazıl Hüsnü Dağlarca | (1914 - 2008)








26 Ağustos 1914 doğumlu şair 15 Ekim 2008 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.

Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey'in oğludur, ilköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, ortaöğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde 1933 yılında tamamladı. Aile, Ataç, Çağrı, Devrim, İnkılapçı Gençlik, Kültür Haftası, Türkçe, Türk Dili, Türk Yurdu, Varlık, Vatan, Yeditepe, Yücel, Yenilik, Yön, gibi dergi ve gazetelerde şiirlerini yayımladı. 1935'te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı'nda iş müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da 'Kitap' kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Ocak 1960-Temmuz 1964 yılları arasında dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. İlk yazısı 1927'de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933'te çıkan 'Yavaşlayan Ömür' adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından 'En iyi Türk Şairi' seçilmişti. Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu üyesiydi. Dil Devrimine ilişkin düşüncelerini Türk Dil Kurumu Koçaklaması'nda şöyle dile getirmiştir:

'Türk Dil Kurumunu kurarken
Mustafa Kemal’in
Tek mutsuzluğu vardı
Türkçeyi sevdiğini
Daha Türkçe söyleyememek
Kimilerinin
Şimdi
Tek mutluluğu var
Türkçeyi sevdiklerini
Daha Osmanlıca söylemek....'

Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler:
“ Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir. ”

Türkçeye bakışını ise 'Türkçem, benim ses bayrağım' diyerek Türkçe Katında Yaşamak adlı şiirinde sergilemiştir.





'Türk şiirinin büyük şairi' olarak tanımlanan Dağlarca, 94 yaşında zatürre tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy'de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi'ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi'ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunmuştu. 20 Ekim 2008'de Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir.








ŞİİR:

  • Havaya Çizilen Dünya (1935)
  • Çocuk ve Allah (1940)
  • Daha (1943)
  • Çakırın Destanı (1945)
  • Taş Devri (1945)
  • Üç Şehitler Destanı (1949)
  • Toprak Ana (1950)
  • Aç Yazı (1951)
  • İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya (1951)
  • İstiklal Savaşı- İnönüler (1951)
  • Sivaslı Karınca (1951)
  • İstanbul-Fetih Destanı (1953)
  • Anıtkabir (1953)
  • Asu (1955)
  • Delice Böcek (1957)
  • Batı Acısı (1958)
  • Mevlana’da Olmak (Gezi) (1958)
  • Hoo’lar (1960)
  • Özgürlük Alanı (1960)
  • Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961)
  • Aylam (1962)
  • Türk Olmak (1963)
  • Yedi Memetler (1964)
  • Çanakkale Destanı (1965)
  • Dışarıdan Gazel (1965)
  • Kazmalama (1965)
  • Yeryağ (1965)
  • Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966)
  • Kubilay Destanı (1968)
  • Haydi (1968)
  • 19 Mayıs Destanı (1969)
  • Vietnam Körü (destan-oyun) (1970)
  • Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970)
  • Malazgirt Ululaması (1971)
  • Kınalı Kuzu Ağıdı (1972)
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973)
  • Horoz (1977)
  • Hollandalı Dörtlükler (1977)
  • Çukurova Koçaklaması (1979)
  • Nötron Bombası (1981)
  • Yunus Emre’de Olmak (1981)
  • Çıplak (1981)
  • İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985)
  • Uzaklarda Giyinmek (1990)
  • Dildeki Bilgisayar (1992)

ÖDÜLLERİ

  • 1946 CHP Şiir Yarışması üçüncülüğü
  • 1956 Yeditepe Şiir Armağanı Asu kitabıyla1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü ***ice Böcek kitabıyla
  • 1966 Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Şiir Armağanı ***ice Böcek ile
  • 1977 Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü Peride Celal ile bölüştü, Horoz şiir kitabıyla
  • 1967 International Poetry Forum (Uluslararası Şiir Forumu, Pittsburg
  • Amerika) tarafından "En İyi Türk Şairi" seçildi
  • 1974 Struga (Yugoslavya) Şiir Festivalleri’nde Altın Çelenk ödülü
Kaynak





ŞİİRLERİNDEN SEÇKİLER


MUSTAFA KEMAL' İN KAĞNISI


Yediyordu Elif kağnısını

Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Herbir heceden heceden

Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden

İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı
Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.




SAMSUNDAN ANKARA'YA


- Ordunun silahları alınmış
ve alınmakta

Atım acından hasta, çalmışlar kılıcımı,
Üşürüm.
İçimde silah sesleri,
Sabaha kadar, tövbe tövbe,
Gecelerle dövüşürüm.

Kabzelerim vardı parıl parıl,
Altın elmas.
Getirmiştim ta Orta Asyadan,
Ta batı Avrupa hayran olmuştu,
Kalmış ağırlıklarınca avuçlarımda yas.

Hepsi bir başka biçimdeydi,
Ama kardeşti tüfekle yay.
Onlarla yaşamam hızlanırdı,
Duyulurdu suyun ekmeğin lezzeti daha hoş,
Daha kolay.

Çalmışlar kılıcımı,
Vaktim bir ateşle kızıllaşır önce.
Sonra tarihler tarihler döğer içimizdekileri,
O kadar hafif, o kadar yalın,
Kılınç olur düşünce.




KIZILIRMAK KIYILARI

Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.

Çamı bitmiş, kavağı azalmış,
Gamla örtülü bayırlar, çıplak değil.
Yedi ay kıştan sonra,
Yeşeren senin yaşamındır,
Yaprak değil.

Yersin, içersin sofrasından, üç yüz senedir,
Kuvvetlisin ama kuvvet hak değil.
Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan,
Mevsimler soğumus, sular azalmış,
Buğday, Selçuklulardan kalan başak değil.

Parça parça yarılmış öküz ardında,
Parmağı üç pare, tırnağı ak değil.
Utanır elin ayağın,
Korkarsın yakından görsen,
Eli el değil, ayağı ayak değil.

Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar,
Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil.
Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna,
Uyandırmazsan,
Uyanacak değil.

Dertle, sefaletle yüklü,
Siyah leşlerle kararmış, berrak değil.
Çağlayan ne,
Akan kim,
Kızılırmak değil.

Kardaş, görmüyorum ama hala duyabiliyorum,
Geçmiş zamanlar gelecek zamanlardan parlak değil.
Vakte şahadet edercesine yükselmiş,
Akşam parıltısından, bütün zaferler üzerine,
Dağlar dalgalanmakta, bayrak değil.


FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
__________________
Redwine Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.01.15, 00:40   #2
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca | (1914 - 2008)

Gerçekten de Türk Şiiri'nin büyük şairlerinden Fazıl Hüsnü.

Mekanı cennet,ruhu şad olsun.

Teşekkürler.
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.10.16, 21:30   #3
Uzman Üye

Tura - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Konular: 41
Mesajlar: 4,266
Ettiği Teşekkür: 21855
Aldığı Teşekkür: 22921
Rep Derecesi : Tura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardırTura şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Fazıl Hüsnü Dağlarca | (1914 - 2008)



Kainatın Akşam Yoklaması

Bir an, akşamın fikirden geçmesi,
Çık insandan son insana kadar, daima.
Kendimi ve herkesi boşlukta hissediyorum;
Dairemsi bir müddet iniyor ruhuma.

Bir an, coğrafyanın dışında,
Ve bütün sathı, atmosferin.
Sevgilerin en samimi olduğu saat;
En çok düşünceye benzedigi vakit, çiçeklerin

Bir an, zamanın gölgesi yüze değer.
Ve aralığı hayatın ölümün aralığı.
Bembeyaz bulutlar gibi geçer göklerden,
Kör bir adamın bahtiyarlığı.

Bir an; bütün anaların şefkati,
Ve maviliklerde rüyasI, bütün genç kızların.
Merhametin büyük varlığı gibi silik,
Kalpteki ışığı gibi uçan yıldızların.

Bir an, kaybolmuş sonsuzluğu göz yaşlarının,
Hatıraların kaybolmuş mesafesi.
Bir misafirliğin ilk manzaraları kaplar,
Ve gurbet kaplar, herkesi.

Bir an, hayalden hendeseler dünyasında,
Kürelerin mesafelerindeki ahenk.
Bütün sessizliğiyle hayatın uzunluğu,
Denizlerden, gözlerde mazi olan renk.

Bir an üstümüzde elbise,
Kızını okşayan bir adamın avuçlarındaki sıcaklık.
Ve bütün atomları kaplar habersiz,
Gençlikleri ölümden uzaklık.

Bir an, bir an ki her şey farkında.
Her gün aynı vakit semadan geçer.
Ve susar bir insan gibi hüzünle,
Taşlar, bulutlar, ışıklar, fikirler.

Bir an ki cesaretin büyük sessizliği,
Hissin ve aklın sonsuz memleketinde.
Allaha mevcut veriliyor,
Kainat hazır ol vaziyetinde

Fazıl Hüsnü Dağlarca
__________________
Tura isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Tura'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
1914, 2008, dağlarca, fazıl, hüsnü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fazıl Hüsnü Dağlarca | Anıtkabir Işığı YakupCemil Atatürk'ün Anıları | Atatürk Şiirleri 6 23.06.16 05:52
Soner Yalçın'a Polis Baskını Insanlikarayan Diğer Köşe Yazıları 5 27.10.14 01:27
Deniz Gezmiş’in Merak Ettiği Çocuk: FAZIL SAY | Soner Yalçın Canan Diğer Köşe Yazıları 0 26.10.14 12:10
Necip Fazıl da "Çapulcu" Demişti! ReaL Ülkemiz ve Dünya Gündemi 1 09.06.13 14:21


WEZ Format +3. Şuan Saat: 16:10.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.