Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Kültür | Sanat | Edebiyat > Türk Edebiyatı > Türk Edebiyatı Ustaları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 07.02.13, 07:17   #41
Ölümüne özgür, ölümüne demokrat..

Yunus Emre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Konular: 1
Mesajlar: 153
Ettiği Teşekkür: 516
Aldığı Teşekkür: 758
Rep Derecesi : Yunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerdeYunus Emre Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

Teşekkürler evrim.büyük ustanın bu şiirini bir kere daha okuduk sayende.
Nazımın büyüklüğünün çapını,en tutucu politikacılar onu okuyunca anladım.zaman zaman RTE de okuyor sanırım.
__________________
İyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler.
Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.

Yaşar KEMAL
Yunus Emre isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Yunus Emre'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.06.13, 22:43   #42
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2201
Mesajlar: 13,180
Ettiği Teşekkür: 84583
Aldığı Teşekkür: 81432
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

Nazım Hikmet'in 50. ölüm yıldönümü...

Saygıyla ve özlemle anıyoruz...
Ben bir ceviz ağaçıyım Taksim Parkı'nda diyerek.


Ruhun şad olsun büyük üstad.



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.10.13, 01:06   #43
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,995
Ettiği Teşekkür: 4174
Aldığı Teşekkür: 9689
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

Fakir Bir Şimal Kilisesinde Şeytan İle Rahibin Macerası

İlk önce yağmurla
sonra birdenbire açan güneşle başlamıştı sabah.
Henüz ıslaktı asfaltın solundaki tarla.
Harp esirleri çoktan iş başındaydılar.
Topraktan nefret duyarak
- halbuki köylüydü birçoğu -
tıraşlı ve korkak
çapalıyorlardı patatesleri.
Suluboya, solgun resimleri hatırlatıyordu insana
köy kilisesinden gelen çan sesleri.

Pazardı.
Kilisede erkeklerin hepsi ihtiyardı
kadınların değil,
içlerinde büyük memeli kızlar,
ve sarı saçlarına ak düşmemiş anneler vardı.
Maviydi gözleri.
Başları önde,
kalın, kırmızı ve harap parmaklarına bakıyorlardı.
Terliydiler.
Haşlanmış lahanayla günlük kokuyordu.
Kürsüde muhterem peder
"beyannameyi" okuyordu,
- gözlerini gizleyerek -.
Renkliydi pencere camlarından biri.
Bu camdan içeri giren güneş
duruyordu genç bir kadının bembeyaz ensesinde
eski bir kan lekesi gibi.
Ve hiçbir zaman
doğurmamış olan
göğüssüz ve kalçasız bir Meryem'in kucağında bir çocuk :
başı öyle büyük
o kadar inceydi ki kıvrılmış bacakları
hazin ve korkunçtu.
Önlerinde kandil yanıyordu
eski
sert
ve boyalı tahtayı aydınlatıp...

İki adam boyundaydı tahta heykel.
Şeytan saklanmıştı arkasına
- kaşları çekik, sakalı sivri,
Mefistofeles olması muhtemel,--
ve âlim bir tebessümle
dinliyordu muhterem pederi.
"- Avrupa'nın bekası,
(okuyordu beyannameyi muhterem peder)
Avrupa'nın bekası için harbediyoruz."

Dinliyordu Şeytan
sivri sakalında keder
ve âsi ve selîm aklına
dayanılmaz bir ağrı vermekteydi yalan.

Okuyordu rahip :
" Avrupa milletleri el ele verip
harbediyoruz,
ve mutlak imha edeceğiz
medeniyet için tahripçi bir unsuru."

Şeytan bir parça yana itti Meryem'in heykelini
ve havada sihirle efsun alâmetleri daireler çevirip
kaldırdı elini
rahibe doğru
- etsizdi, uzundu bu el,
hakikat gibi, kemikli ve kuru -.

Ve ne olduysa o anda oldu işte.
Renkli camın altındaki kadın
çırılçıplak göründü kıpkırmızı güneşte.
Memeleri ağırdı
ve sarı ipek gibi parlıyordu karnının altında tüyler.
Düşürdü kâadı muhterem peder
ve Şeytan'ın iğvasıyla hakikati bağırdı :
"- Karşı koymak günü geldi en büyük tehlikeye.
Harbediyoruz,
fuhşun bekası için,
kerhane kapıları kapanmasın diye.
Ve sen orda, arkada
içinde beyaz entarisinin
bir erkek çocuğu gibi duran,
sen orospu olacaksın kızım.
Sana firengi ve belsoğukluğu verecekler
büyük şehirlerimizden birinde.
Baban dönmeyecek
Yatıyor şimdi yüzükoyun
çok uzak bir toprağın üzerinde.
Şimdi kan içindedir
etli, kalın kulaklar
ve ince kollarının dolandığı boyun.
Yattığı yerde yalnız değil.
Hareketsiz duran tanklarla, terk edilmiş toplar sahada."

Kendi sesinden ürkerek
sustu rahip.
Orda, arkada, beyazlı kız ağlıyordu.
Kadife ceketli bir erkek
- ihtiyar orman bekçisi civar çiftliğin -
bir şeyler söylemek istedi.
Sivri sakalını kaşıdı Şeytan,
rahibe : "Devam et," - dedi.
Ve muhterem peder
başladı tekrar konuşmaya :
"- Harbediyoruz :
pazar ve mal nizamının bekası için.
Kömür, lâstik ve kereste,
ve kendi değerinden fazla yaratan iş kuvveti
satılmalıdır.
Patiska, benzin
buğday, patates, domuz eti
ve taze gümrah bir sesin içindeki cennet
satılmalıdır.
Güneşli bahçesi ve resimli kitapları çocukluğun
ve ihtiyarlığın emniyeti
satılmalıdır.
Şan, şeref ve saadet,
ve
kuru kahve
topyekun pazar malı olup
tartılıp, ölçülüp, biçilip satılmalıdır.
Harbediyoruz :
harbi bitirdiğimiz zaman
aç, işsiz ve sakat
- harp madalyasıyla fakat -
prü altında yatılmalıdır..."

Yine sustu muhterem peder.
Şeytan emretti yine :
"- Naklet onun macerasını,
o ne idi, ne oldu, anlat..."

Ve anlattı rahip :
"- Onu hepiniz hatırlarsınız,
toprağın içindeki bir patates tohumu gibi
fakir,
çalışkan
ve neşesiz geçti çocukluğu.
Sonra uyandı birdenbire
on yedi yaşına doğru.
Yine fakirdi, çalışkandı.
Fakat aylarca gidip
bulutsuz bir denizde
altında sönük yelkenlerin
sanki çok sıcak bir sabah ufukta apansızın
yeni bir dünya keşfeder gibi buldu neşeyi...
Mahallede sesi en güzel olan insandı
ve en güzel mandolin çalan.
Hatırlıyorsunuz değil mi
size doğru gelen dostluğunu kocaman, kırmızı elinin
ve mavi kurdelesini
mandolininin?..
İçinizde kimin kalbini kırdı,
kime yalan söyledi,
sarhoş olduğu vaki midir,
ve kiminle dövüştü?
Çocuklara saygısını
ve ihtiyarlara şefkatini inkâr edebilir miyiz?
Belki biraz kalın kafalı
fakat kalbi bir balık yavrusu gibi temiz
onu geçen sene harbe gönderdik.
Şimdi gerilerinde cephenin
işgal altındaki bir köyün odasındadır.
Baygın bir kadının ırzına geçmekle meşgul
bir tahta masanın üzerinde.
Beli çıplak
pantolunu dizlerinde
başında miğfer
ve ayaklarında kısa, kalın çizmeler.
Yerde iki çocuk ölüsü yatıyordu
direkte bağlı bir erkek.
Dışarda yağmur yağıyor
ve uzaktan uzağa motor sesleri.
Kadını masadan yere iterek
doğrulup çekti pantolonunu...
Halbuki hepiniz hatırlarsınız onu,
hatırlıyorsunuz değil mi
size doğru gelen dostluğunu kocaman, kırmızı elinin
ve mavi kurdelesini
mandolininin?"

Yine birdenbire sustu muhterem peder.
(Susabilmek bir hünerdir
insanın ağzından çıkan sözler
kendine ait olmazsa.)
Fakat tahta Meryem'in arkasından
yine emretti Şeytan :
"- Rahip, devam et," - dedi.
Ve devam etti rahip :
"- Harbediyoruz.
Çalıştırılan insan yığınları
birbirine devrederek zinciri,
karanlık ve ağır,
beton künklerin içinde akmalıdır.
Ve sen kocakarı
- ön safta, solda, diz çöküp
yüzü eski bir kâat gibi buruşuk olan -
seni temin ederim ki
kilise kapısında oynayan torunun
- beş yaşında,
başı altın bir top gibi yuvarlak -
dedesi,
senin kocan,
babası,
senin oğlun
ve komşuların gibi
kömür ocaklarında çalışacak.
Hiçbir şeyi
ümit etmemeyi
öğrensin.
Bu maksatla
uçuyor bombardıman birliklerimiz
tasavvur edilmeyecek kadar çok ölüm taşıyıp
iki gergin kanatla.
Ve motorlarına benzinle beraber
belki bir parça keder dolarak
(öldürenlerde tevehhüm edilen keder gibi bir şey),
uçuyor av kuvvetleri himayesinde olarak
bombardıman birliklerimiz
birbiri ardından giden dalgalar halinde...
Harbediyoruz :
öldürdüklerimizin sayısı
- bizden ve onlardan
aralarında meme çocukları da var -
şimdilik
beş altı milyon kadar.
Harbediyoruz :
kundak bezinin çeşidiyle belli olmalı herkesin yeri.
Harbediyoruz :
parlasın edebiyen diye sabah güneşlerinde
hapisane demirleri..."

Hakikat çok taraflıdır.
Fakir bir Şimal kilisesinde
- Şeytan'ın iğvasıyla da olsa -
fakir bir papaz
onu o kadar uzun anlatamaz.
İnzibat kuvvetleri aldı haberi
- kadife ceketli orman bekçisinden -
gelip indirdiler kürsüden muhterem pederi.
Ve asfalt yolun üzerinde
arasında silâhlı iki adamın
giderken muhterem peder
Şeytan baktı arkasından :
çekik kaşlarında ümit
ve sivri sakalında keder.

12.9.1941

Not :
Alamanya yıkıldı.
Temerküz kampından kurtarıldı muhterem peder.
Ve yine Şeytan'ın iğvasına uymasaydı eğer
önemli Alaman demokratlarından biri olurdu bugün
Anglo-sakson işgal bölgelerinden birinde.
Halbuki yine uydu Şeytan'a.
Ve yine bir pazar günü ve aynı kilisede yine
batılı müttefikleri meth ü sena edeyim derken
41 yılında söylediklerinden bazı fasılları tekrarladı aynen
bilhassa mal nizamına ait olanları.
Ve Katolik bir Amerikan subayının emriyle
(tevkif edilmediyse de bu sefer)
kovuldu kiliseden muhterem peder.
Yine arkasından baktı Şeytan :
çekik kaşlarında biraz daha çok ümit
sivri sakalında biraz daha az keder...

1946 Şubat 17
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.01.14, 11:42   #44
...> Ata'm İzindeyiz <...

Türkü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 16
Mesajlar: 3,221
Ettiği Teşekkür: 31230
Aldığı Teşekkür: 18821
Rep Derecesi : Türkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

İyi ki doğdun mavi gözlü dev.
__________________
Türkü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Türkü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.01.14, 11:55   #45
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 387
Mesajlar: 3,833
Ettiği Teşekkür: 14101
Aldığı Teşekkür: 14995
Rep Derecesi : Deniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisiDeniz muhteşem birisi
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

Meydan yerinde kampana vurdu.
Nerdeyse koguşlarin kapilari kapanir.
Bu sefer hapislik uzun sürdü biraz:
8 yil...
Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim.
Yaşamak: Seni sevmek gibi ciddi bir iştir. ..

Saygıyla ve özlemle anıyoruz ruhu şad olsun büyük üstad..
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.01.14, 12:50   #46
Yeni Üye
Badlanfear - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2014
Konular: 0
Mesajlar: 3
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 8
Rep Derecesi : Badlanfear Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Paranoyak
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

Alıntı:
Belli ki kardeşim darılmış yine
İşte ak yüzünden üç damla kaydı
Eş olmak istedim ben elemine
O bana küserek bin sebep saydı
Dedim ki yüzünde yine yaşlar mı
Küçücük hanımlar hiç ağlar mı
Dediki ağlar mıydım hiç şüphe var mı
Benimde yanımda anam olaydı
Nazım usta
Ezbere bildiğim ender şiirlerden biri
__________________
Beni çakemeyen anten taksın
Her Hakkim Saklidir®™
| l | lllll| lll||ll || lll | l | lllll| lll||ll || lll
²¹°¹ ³²¹³ °¹²¹³ ¹³ ²¹°¹ ³²¹³ °¹²¹³ ¹³
Badlanfear isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Badlanfear'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.02.14, 23:15   #47
#HAYIR#

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3497
Mesajlar: 16,990
Ettiği Teşekkür: 70085
Aldığı Teşekkür: 63662
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)


KARIMA MEKTUP


Bir tanem!
Son mektubunda:
“Başım sızlıyor,
yüreğim sersem!”
diyorsun.


“Seni asarlarsa,
seni kaybedersem;”
diyorsun;
“yaşıyamam!”Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.


Ölüm,
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzım’a!


Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim..

Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer,
bana fanile bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı…


Nazım Hikmet Ran
__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.02.14, 23:24   #48
#HAYIR#

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3497
Mesajlar: 16,990
Ettiği Teşekkür: 70085
Aldığı Teşekkür: 63662
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)


SEVİYORUM SENİ


Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan bir şeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

Nazım Hikmet Ran



AŞK MÖNÜSÜ



Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında,
beni unutma.
Ah! Saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin.
Şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
sen memleketim kadar güzelsin,
ve güzel kal…

Nazım Hikmet Ran

__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.03.14, 21:39   #49
Süper Üye

Hasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Konular: 153
Mesajlar: 2,508
Ettiği Teşekkür: 8750
Aldığı Teşekkür: 12897
Rep Derecesi : Hasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzelHasat gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)



Bakmayın siz benim kuru bir yaprak gibi sallandığıma...
Köküm sağlamdır sarsılsam da kopmam dalımdan...
Öyle kolay değil, rüzgarın önüne kapılıp gitmem...
Son ana kadar `vazgeçmem` yaşamaktan...
Ne fırtınalar koptu, benim hayat dallarımda...
Hiç birinde vazgeçmedim umutlarımdan...
İçimde kıyametler kopsa da.
Ben baharıyım yarınlarımın,
Çiçek açarım her kışın ardından!

- Nazım Hikmet -






Kafamı çıkarıp dolaba kilitlesem bir haftalığına,
karanlığına boş bir dolabın...
Omuzlarıma bir çınar diksem kafamın yerine
uyusam gölgesinde bir haftalığına...

-Nazım Hikmet Ran- (Son Şiirleri)
__________________
Bazen su olmak lazım sessiz sakin ...!!! Bazen sel olmak lazım öfkeli ve hırçın...!!!
Bazen mum alevi olmak lazım; sabırla tükenmeyi bekleyen, bazense volkan olmak lazım; önüne gelen herşeyi hızla tüketen...!!!
Kimine SU oLacaksın, kimine SEL ...!!! Kimine MUM olacaksın, kimine VOLKAN ...!!! Ama kimseye asla ve asla KUL oLmayacaksın... !!!
Hasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Hasat'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.06.14, 01:31   #50
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2545
Mesajlar: 29,341
Ettiği Teşekkür: 157579
Aldığı Teşekkür: 174063
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Nazım Hikmet Ran | (15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)

Ölümünün 51. yılında büyük usta Nazım Hikmet'i saygıyla anıyoruz.
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
(15 ocak 1902), (3 haziran 1963), 1963, haziran, hikmet, nazım, nazım hikmet, nazım hikmet ran


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya'nın Büyük Aşkları DAMLA Duygularımız 4 25.01.12 23:18


WEZ Format +3. Şuan Saat: 16:20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.