Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Kültür | Sanat | Edebiyat > Türk Edebiyatı > Türk Edebiyatı Ustaları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 24.02.13, 16:28   #1
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Halikarnas Balıkçısı
Cevat Şakir Kabaağaçlı
(1890 - 1973)







Cevat Şakir Kabaağaçlı veya tanınan adıyla Halikarnas Balıkçısı (17 Nisan 1890, Girit – 13 Ekim 1973, İzmir), Bodrum'a olan aşkı ile tanınan ünlü roman ve hikâye yazarı.





Hayatı

17 Nisan 1890 tarihinde, Osmanlı'nın son köklü ailelerinden Şakir Paşa Ailesine mensup babasının yüksek komiser olarak görev yaptığı Girit'te doğdu. Babası Girit ve Atina'da sefirlik ve valilik yapan Mehmet Şakir Paşa, annesi Giritli Sare İsmet Hanım; amcası II. Abdülhamit devri sadrazamı Cevat Şakir Paşa, dedesi Şurayı Askeri Dairesi Reisi Miralay Mustafa Asım Bey'dir. Kendisine, iki evliliğinden de çocuğu olmayan ve onu kendi çocuğu gibi seven amcasının ismi verildi.





Cevat Şakir, altı çocuklu ailenin en büyük evladıydı. Ailesinin tüm fertleri sanatta yetenekliydi. Sırasıyla dünyaya gelen Hakkiye, Ayşe, Suat, Fahrelnisa ve Aliye adlı kardeşlerinden Fahrelnisa resim alanında, Aliye gravür alanında üne kavuştu; Hakkiye’nin kızı Füreya Koral, ilk Türk kadın seramikçi oldu; Fahrelnisa’nın çocukları Nejad Devrim ressam; Şirin Devrim ise tiyatrocu oldu.


Cevat Şakir, çocukluk hayatının ilk yıllarını babası Şakir Paşa’nın elçi olarak bulunduğu Atina’da geçirdi. İlköğrenimini Büyükada'da, orta ve liseyi 1907'de Robert Kolej'de tamamladı. İlk yazısı aynı yıl İkdam Gazetesi’nde yayımlandı. Bu, İngilizce’den tercüme bir yazıydı. Lise öğreniminden sonra İngiltere’de denizcilik öğrenimi yapmak istediyse de ailesinin ısrarı ile Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördü. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya’da kaldı, resim öğrenimi gördü.






İstanbul'a döndüğünde gazete ve dergilerde yazılar yayınlamaya başladı. Aile, 1914 yılında maddi sıkıntı içine girmiş ve babası Mehmet Şakir Paşa Afyon’daki Kabaağaçlı çiftliğine yerleşmişti. Babasının çiftlikte bir tartışma anında Cevat Şakir’in silahından çıkan kurşunla vurulması üzerine Cevat Şakir cinayet iddiasıyla yargılandı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Cezasının yedi yılını çektikten sonra baş gösteren verem hastalığından ötürü tahliye edildi.


1925 yılına kadar geçimini haftalık dergilerde tercümeler, yazılar yayınlayarak, resim ve yeni tarz tezhipler yaparak, karikatür yaparak, karikatür çizerek ve renkli dergi kapakları hazırlayarak temin etti. Türk basınında kapakçılığın gelişmesinde katkısı vardır.






Dört asker kaçağının kadersizliğiyle ilgili olarak Hüseyin Kenan takma adıyla kaleme aldığı 13 Nisan 1925 tarihli "Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Giderler" başlıklı öyküsünden ötürü İstanbul İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı. ‘Memlekette isyan bulunduğu sırada, askeri isyana teşvik edici yazı yazmak’ tan suçlu bulundu. Mahkeme başkanı Ali Çetinkaya tarafından idama mahkûm edilmek istendiyse de, Kılıç Ali Bey'in önerisiyle kalebentlikle Bodrum'a sürüldü. 3 yıllık sürgünlüğünün yarısını Bodrum'da tamamladı.

Cezasının son yarısını İstanbul'da tamamladıktan sonra, çok sevdiği insanları ve doğal güzellikleriyle kaynaştığı Bodrum'dan uzak kalamadı ve Bodrum'a yeniden dönüp yaklaşık 25 yıl kaldı.


Bodrum'un antik çağdaki adı olan Halikarnas'ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum'da balıkçılık dahil çeşitli işlerde çalıştı. Edebiyat sahasına giren eserlerinin büyük kısmını da Bodrum’da yazdı. İkinci evliliğini dayısının kızı Hamdiye, üçüncü evliliğini Hatice Hanım’la yapan Cevat Şakir'in üç evliliğinden beş çocuğu oldu. Çocuklarının ortaöğrenim çağına gelince, o yıllarda bu kasabada ortaokul bulunmaması sebebiyle ailesini İzmir’e nakletti. Yaşamını yazarlık ve turist rehberliğini sürdürdü, rehberlik kurslarında da ders verdi. 13 Ekim 1973'te İzmir'de kemik kanserinden vefat etti. Vasiyeti üzerine Bodrum'a gömüldü. Kabiri Bodrum-Gümbetteki Türbe Tepesinde manevi oğlu Şadan Gökovalı ile seçtiği yerde küçük bir müzesi ile birlikte Halikarnas Balıkçısı Müzesi adı altında bulunmaktadır.








Edebi hayatı

1926'dan sonra deniz hikâyeleriyle tanındı. Konularını Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi kıyı ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkardı. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve gemileri zengin bir terim ve mitologya hazinesinden güçlenerek, denize karşı sonsuz bir hayranlıktan gelen şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir anlatımla hikâye ve romana geçirdi.

Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Halikarnas Balıkçısı'na Kültür Bakanlığınca 1971 Devlet Kültür Armağanı verilmiştir.


Cevat Şakir Bodrum'da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk Mavi Yolculuk fikirini ve uygulamasını gerçekleştirmişlerdir. Bu mavi yolculuklarda yanlarına aldıkları şeyler: Peynir, su, istanköy peksimeti, tütün ve rakı idi. Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi. Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir. Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı. Oysa ki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur. Bu yolculuklar yazarın edebî eserlerini de büyük oranda etkilemiştir.


Geniş bibliyografyası Yeni Yayınlar dergisinin Ekim 1974 sayısındadır.


Kızı İsmet Kabaağaçlı Noonan , Oğulları, Dr. Sina Kabaağaç ve Suat Kabaağaçlı'dır.


Kaynak
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.02.13, 16:40   #2
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Eserleri








LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.02.13, 18:14   #3
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Karikatürleri








"Ali Kemal Bey Hücre-i Mesaisinde." Güleryüz dergisi (sayı 35, sayfa 1, 29 Aralık 1921). Milli Mücadele aleyhtarı olan Ali Kemal Bey, bir oturak içinde gösterilmektedir.







"Anadolu’daki nisbetsiz (boks) müsabakalarının son safhası:Kulaktan tutup oyundan dışarı fırlatmak ameliyesi." (Güleryüz dergisi, sayı 23, sayfa 1, 6 Ekim 1921) Sakarya Muharebesi'nden üç hafta sonra yayımlanmıştır .







"Senebaşı münasebetiyle Anadolu’nun Yunanistan’a senebaşı hediyesi." (Güleryüz dergisi, sayı 34, sayfa 8, 22 Ekim 1921) Sakarya Muharebesi'nden bir ay sonra yayımlanmıştır.
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.02.13, 19:14   #4
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5429
Mesajlar: 24,465
Ettiği Teşekkür: 97404
Aldığı Teşekkür: 135826
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Cevat Şakir Kabaağaçlı, bildiğimiz basit bir balıkçı değil çok yönlü bir kişiliğe sahip. Eserlerinin çoğunu bilmiyordum. Üstelik, aile fertleri de önemli konumlardaymış.

Ünlü Halikarnas balıkçısının tanıtımı için emeklerine sağlık LaLe.
__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.02.13, 19:24   #5
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Halikarnas Balıkçısı'nın annesi;

Fahrünnisa Zeid (Fahr el Nissa Zeid)
- 1901 - 1992 | Türk Kadın Ressamımız için

TIKLAYIN


Kız kardeşi ressam Aliye Berger için TIKLAYIN
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.02.13, 01:28   #6
Dönersen Islık Çal..

Sevda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Konular: 784
Mesajlar: 6,388
Ettiği Teşekkür: 28194
Aldığı Teşekkür: 33967
Rep Derecesi : Sevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Kendisini bazı eserlerinden tanıyordum. Daha sonra köklü bir aileye sahip olduğunu, ünlü sanatçılar ile çok yakın akraba ve kardeş olduğunu ise Ayşe Kulin'in kitabından öğrendim.

Kendi tabancasından çıkan kurşun ile babasının ölmesi ise çok çok trajik.

Teşekkürler Lalecim.
Sevda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Sevda'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.02.13, 18:04   #7
Kahraman Tazeoğlu

AFiLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Yaş: 25
Konular: 641
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 5305
Aldığı Teşekkür: 13588
Rep Derecesi : AFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura about
Ruh Halim: Eglenceli
AFiLi - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Edebiyatın çınarlarından ve okumaya değer bir isim
Teşekkürler
__________________
Bütün şairler sana mı aşıktı ki,
Okuduğum her şiirde sen varsın..


Nazan Bekiroğlu
AFiLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz AFiLi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.09.13, 12:27   #8
Okunuşu: Simirna

Smyrna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 625
Mesajlar: 8,411
Ettiği Teşekkür: 37276
Aldığı Teşekkür: 38692
Rep Derecesi : Smyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzel
Ruh Halim: Enerji Dolu
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Şakir Paşa, Afyon'un eski bir ailesine mensuptu. Dedeleri arasında din bilginleri ve meşhur hattatlar vardı. Ağabeyi Ahmed Cevat Paşa, İkinci Abdülhamid'in sadrazamlığını yani başbakanlığını yapmıştı.

Ağabeyiyle beraber askeri okuldan mezun olduktan sonra Erkánıharp Mektebi'ni yani o zamanın Harp Akademisi'ni de bitirerek kurmay subay oldular. Sonra vazife icabı imparatorluğun dört bir yanını dolaştılar. Bir yandan askerlik yapıyor, bir yandan da ardarda kitap çıkartıyorlardı. Zamanla her ikisi de ‘‘Paşa’’ oldu, ağabey 1891'de sadrazamlık koltuğuna oturdu ve kardeşini Atina'ya büyükelçi olarak gönderdi.

Şakir Paşa, Girit'te bulunduğu sırada Sare İsmet adında bir hanımla evlendi ve ikisi erkek dördü kız, altı çocuğu oldu. Ağabeyi Sadrazam Cevat Paşa bu arada Abdülhamid'in gözünden düşmüş, sadrazamlıktan alınmış, askeri vazifelerle İstanbul'dan uzaklaştırılmış, derken Şam'a yollanmış, İstanbul'a dönebilmesine Şam'da verem olması üzerine izin verilmiş ve 1900 senesinde henüz 49 yaşındayken hayata veda etmişti.

Ağabeyinin bu acı kaderi Şakir Paşa'yı derinden etkiledi. Sarayla bütün alákasını kesti, görevlerinden ayrıldı ve ailesiyle beraber Büyükada'daki köşküne çekildi. Vaktini artık sadece kitap yazmakla geçiriyordu.

Paşa, 1914 Haziran'ında bir gün yanına iki oğlunu, Cevat ile Suat'ı alarak Afyon'a gitti. Afyon'da vaktiyle bir çiftlik satın almış ama senelerdir görmemişti. Hem ne vaziyette olduğunu görecek, hem káhyalarla oturup hesap-kitap yapacaktı. Alacağı parayı dönüşte kızlarından birinin düğün masrafına harcamayı planlıyordu.

Ama Şakir Paşa İstanbul'a bir daha dönemedi. Aslında ‘‘İstanbul'a dönemedi’’ değil, ‘‘İstanbul'u göremedi’’ demek daha doğru olur, zira Afyon'dan Büyükada'ya Paşa'nın cenazesini getirdiler. 28 yaşındaki oğlu Cevat'la bir gece kimselerin bilmediği bir sebep yüzünden tartışmaya başlamış, tartışma kavgaya dönmüş ve Cevat siláhını çekip kurşunları babasının üzerine boşaltmıştı.

Cevat ile babasının arasının iyi olmadığı, Cevat'ın Oxford'da okuma uğruna Paşa'nın servetini harcamasına rağmen okulunu bitiremediği bilinmekteydi. Üstelik, İtalya'da hamile bıraktığı Aniesi adında bir kızı nikáhına alıp İstanbul'a getirince babası küplere binmişti.

Derken, ortalığa bir başka söylenti yayıldı: Şakir Paşa ile İtalyan gelin Aniesi arasında bir yasak ilişki vardı, Afyon'da baba ile oğul arasındaki tartışmanın sebebi buydu ve Cevat, paşa babasını bu yüzden kurşunlamıştı.

Paşa'nın oğlu Cevat 14 seneye mahkum oldu. Cezasının yarıdan fazlasını çektikten sonra afla çıktı ama 1925'te yeniden tevkif edildi. Bir gazetede çıkan yazısı yüzünden İstiklál Mahkemesi'ne verildi, bu defa üç sene kalebentliğe mahkûm edildi ve Bodrum'a sürüldü. Cezasını tamamladıktan sonra oradan bir daha ayrılmadı ve hayatının sonuna kadar Bodrum'da yaşadı.

BODRUM SÜRGÜNÜNÜN SEBEBİ

Buraya kadar yazdıklarım, sıradan bir aile faciasını andırmaktadır. Bir yanda devletine küsmüş bir Osmanlı paşası, öbür tarafta Avrupalar'da epey gezmiş haşarı ve çapkın bir oğul, orta yerde de memleketini bırakıp hiç bilmediği bir diyara gelmiş ama kayınpederiyle arasında birşeyler geçmiş İtalyan bir gelin yeralmaktaydı.

Ama hiç de sıradan değil, oldukça önemli bir aileydi Paşa'nın ailesi. Baba katili olan Cevat'ın tam ismi Cevat Şakir Kabaağaçlı idi, yani meşhur ‘‘Halikarnas Balıkçısı’’... İlk mahkumiyetinin de ikincisi gibi siyasi olduğu söylenirse de, 14 senelik cezasının sebebi babasını öldürmesiydi. Sonra talih garip bir cilve yaptı, ikinci mahkumiyetinden sonra Bodrum'a sürülmesi hem bugünün Bodrum'unu, hem de Türk Edebiyatı'nın büyük isimlerinden birini, ‘‘Halikarnas Balıkçısı’’nı yarattı.

HARİKA ÇILGINLAR AİLESİ

Şakir Paşa ailesini sakın ola ki bu cinayet çerçevesinde değerlendirmeyin! Mensupları arasından çok sayıda sanatçının çıktığı çok önemli bir ailedir, bu aileden gelen ve yandaki sütunda yeralan isimler, modern Türk sanatının yüz akı olmuşlardır.

Bundan senelerce önce, Şakir Paşa ailesinin çok meşhur bir sanatçı mensubuyla sohbet ediyorduk. Belki şeytanın dürtmesiyle ama ciddi şekilde çekinerek ‘‘Merhum pederinizin o hadisesinde asıl sebep ne idi?’’ diye sormuştum. ‘‘Aniesi...’’ demişti sadece... İşte bu yüzden cinayetin gerisinde Paşa ile gelini arasındaki yasak ilişkinin yattığını rahatça yazıyor ama bana bunu söyleyen o kişinin zarif hatırasına hürmeten anlattıklarının ayrıntılarına girmiyorum.

Çocukları ve torunları birinci sınıf sanatçıydı

FÜREYA: Şakir Paşa'nın büyük kızı Hakkiye Hanım'ın çocuğuydu. 1910'da Büyükada'da doğdu, Fransız okulunda okudu, İstiklal Mahkemeleri'nin ünlü ismi Kılıç Ali ile evlenip Ankara'ya yerleşti ve Mustafa Kemal'in yakın çevresine girdi. Seramikle, tedavi için gittiği İsviçre'de ve oldukça geç bir yaşta tanıştı. Türkiye'nin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya'nın öyküsü, Ayşe Kulin'in geçen sene çıkan ve 50 küsur baskı yapan aynı isimli romanıyla daha da ölümsüzleşti.

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI: Paşa'nın 1890'da doğan oğlu ve katiliydi. Sürgüne gittiği senelerde küçük bir balıkçı köyü olan Bodrum, onun sayesinde bugünkü meşhur konumuna geldi. ‘‘Halikarnas Balıkçısı’’ adıyla çok sayıda eser verdi. İlk karısı Aniesi'den sonra iki evlilik daha yapan Cevat Şakir 1973'te öldü ve Bodrum'a hákim bir tepeye defnedildi. Sağlığında Bodrum'un bir caddesine isminin verilmesine ‘‘Caddeden geçen hayvanlar üzerime pislerler’’ diyerek karşı çıkmıştı.

ALİYE BERGER: Paşa'nın en küçük kızıydı. 1903'te o da Büyükada'da doğdu ve 1974'de ayn yerde öldü. Sevgilisi Karl Berger'le 23 yıllık beraberlikten sonra evlendi ama kocası altı ay sonra bir kalp kriziyle hayata veda etti. Düştüğü bunalımdan kurtulmak için resme başlayan Aliye Berger yağlıboya, desen ve gravürün unutulmaz isimlerinden oldu. Sanatını anlatırken ‘‘Aşkla yaşadım, ne yarattımsa aşkla ve sevgiyle yarattım’’ diyordu.

FAHRÜNİSA ZEYD: Şakir Paşa'nın ortanca kızı, Halikarnas Balıkçısı'nın kızkardeşiydi. 1901'de Büyükada'daki köşkte doğdu, 1991'de Amman'da öldü. İlk evliliğini yazar İzzet Melih Devrim ile yaptı, bu evlilikten doğan iki çocuğu, Nejad ile Şirin de anneleri gibi sanatçı oldular. Daha sonra Irak Kralı Birinci Faysal'ın küçük kardeşi Prens Zeyd ile evlendi. Birçok memlekette sergiler açan Fahrünisa Zeyd, modern Türk resminin en büyük ustalarından sayılır.

NEJAD DEVRİM: Paşa'nın torunu ve Fahrünisa Zeyd ile Zeyd'in ilk eşi İzzet Melih Devrim'in oğluydu. 1923'te doğdu, Paris'te resim öğrendi ve Türkiye'nin ilk soyut ressamı kabul edildi. Son senelerinde Polonya'da yaşayan Nejat Devrim, 1995'te orada, Noy Sacz'da öldü.

ŞİRİN DEVRİM: Fahrünisa Zeyd'in kızı, Nejad Devrim'in kızkardeşi. 1926'da İstanbul'da doğdu. Çocukluk seneleri Berlin ve Bağdad'da geçti. İstanbul ve New York'ta okudu, Yale Üniversitesi'nin tiyatro bölümünü bitirdi. Türk tiyatrosunun önemli bir ismi oldu ve Amerika'da da sık sık rol aldı. Stanford, Carnegie-Mellon ve Wisconsin Üniversiteleri'nde profesörlük yapan Şirin Devrim, annesinin öyküsünü ‘‘A Turkish Tapestry’’ adıyla kitaplaştırdı ve kitap daha sonra ‘‘Şakir Paşa Ailesi-Harika Çılgınlar’’ ismiyle Türkçe olarak çıktı.

Murat Bardakçı / 02/12/2001


Babasını neden vurduğu bir çok yerde belirtilmiyor.
__________________
Smyrna isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Smyrna'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 12.09.13, 01:17   #9
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)

Alıntı:
Bundan senelerce önce, Şakir Paşa ailesinin çok meşhur bir sanatçı mensubuyla sohbet ediyorduk. Belki şeytanın dürtmesiyle ama ciddi şekilde çekinerek ‘‘Merhum pederinizin o hadisesinde asıl sebep ne idi?’’ diye sormuştum. ‘‘Aniesi...’’ demişti sadece... İşte bu yüzden cinayetin gerisinde Paşa ile gelini arasındaki yasak ilişkinin yattığını rahatça yazıyor ama bana bunu söyleyen o kişinin zarif hatırasına hürmeten anlattıklarının ayrıntılarına girmiyorum.
Doğruluk payı yüzde kaçtır bilinmez ama gerçekten bir evlat için acı verici durum.

Mahkümiyeti ve sürgünü ile Bodrum, ismi ile efsane olurken üretmiş olduğu eserleri ile edebiyatımızın ilk akla gelen isimleri arasında kitapları bu gün bile satış lıstelerinde ön plandadır.

Deniz Gurbetçileri isimli romanı tavsiye edilebilecek en güzel eserlerinden biri diyebilirim.



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.03.14, 17:41   #10
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3668
Mesajlar: 17,711
Ettiği Teşekkür: 72273
Aldığı Teşekkür: 66409
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Halikarnas Balıkçısı | Cevat Şakir Kabaağaçlı (1890 - 1973)










İtalya'yı gör de öl derler
Yok canım; Bodrum'la kıyılarını gör ve yaşa
Yokuşbaşına geldiğinde, Bodrum'u göreceksin
Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekilerde böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler
Bin metreden denize tepe takla inen uçurumlar mı istersiniz,
İrili ufaklı ada kümeleri mi istersiniz,
Altın renkli plajlar mı istersiniz? Ne isterseniz var burada
Gece yıldızları tek tük görünen mıymıntı şeyler değildir
Yıldız kalabalığına engin gece dar gelir.
Sanki pırıltıyla göğü sarsıp güderler
Hele ufukta ay bi görünekoysun evren peri masalına döner
Bodrum'da her tarafta mavi bir nurdur
Öyle mavi ki insan maviyi toplamak için
Avucunu göğe açacak ve elini yanaştırıp bakınca avucunun mavileşmediğine şaşıcak
Bodrum hem doğanın olağan üstü hem de tarihinin
Şanlı batıranlarını kendine toplayan ak pak bir Akdeniz Köşesidir


Cevat Şakir Kabaağaçlı

__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
aganta burina burinata, altıncı kıta akdeniz, anadolu efsaneleri, anadolu tanrıları, balıkçısı, cevat, cevat şakir kabaağaçlı, define adası, ege kıyılarından, egenin dibi, gülen ada, gündüzünü kaybeden kuş, halikarnas, halikarnas balıkcısı, imbat serinliği, kabaağaçlı, merhaba akdeniz, merhaba anadolu, nasrettin hoca, parmak adası, sonsuzluk sessiz büyür, turgut reis, şakir


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:53.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.