Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Kültür | Sanat | Edebiyat > Türk Edebiyatı

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 07.01.11, 06:06   #1
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)



Kutsal İsyan / Hasan İzzettin DİNAMO

Tekin Yayınevi
5 Cilt

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları'na,
Afyonkarahisar, Dumlupınar büyük meydan savaşında zâlim ve mağrur bir ordunun asıl unsurlarını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ederek büyük ve soylu ulusumuzun fedakârlıklarına değer olduğunuzu isbat ediyorsunuz. Sahibiniz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş meydanındaki beceriklilik ve fedakârlığınızı yakından gözlüyor ve izliyorum. Ulusumuzun, hakkınızdaki değerlendirmelerine aracılık etmek ödevini durmadan ve sürekli olarak yapacağım. Başkumandanlığı önerilerde bulunulmasını cephe kumandınına buyurdum. Bütün arkadaşlarımın Anadolu'da daha başka meydan savaşları verileceğini göz önüne alarak ilerlemesini ve herkesin us güçlerini, yiğitlik ve yurtseverlik kaynaklarını yarışma ile göstermeyi sürdürmesini isterim. İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

“ Kutsal İsyan, gerek belgelere gerekse Kurtuluş Savaşı'nı yaşamış kişilerin anılarına dayanılarak yazıldığı için çok kapsamlı ve gerçeklere dayanan bir destandır. Atatürk’ün hayatını da kapsamlı şekilde ele alan, Tanzimat’tan Kurtuluş Savaşı'na ve Yunan ordusunun Ege’den denize dökülüşüne dek en ince ayrıntılarıyla anlatan kitap dizisidir. Kahramanları gerçek yaşamda yer almış, çoğu asker kişiler...Yazar sadece olayları aktarmıyor bize, roman kahramanı kişileri asker yanları ve yaptıkları kadar insan yanları, duygu ve düşünceleriyle de anlatıyor. Sıkı bir örgüyle olayları birbirine bağlarken bir roman anlatımıyla ilgiyi ve merak ögesini diri tutarak kitapların bir solukta okunmasını sağlıyor. Mutlaka okunması ve kitaplığımızda bulunması gereken görkemli bir yapıt..." (tanıtımdan)

Hasan İzzettin Dinamo'nun Milli Kurtuluş Savaşı'nın gerçek hikayesini romanlaştırdığı bu dev eseri, ilk kez 1966-67 yılları arasında May Yayınları tarafından sekiz cilt olarak basıldı, günümüzde ise beş cilt olarak yeni baskısı yapıldı.


- İlk basım:
May Yayınları, 1966
8 Cilt






**********
Hasan İzzettin DİNAMO kimdir?




- Yaşamı:
1909 yılında Akçaabat/Trabzon'da doğdu.

Ailece önce İstanbul'a sonra Samsun'a yerleştiler.
Babasının I. Dünya Savaşı'nda şehit düşmesinden sonra Darüleytam'da (Yetimler Yurdu) büyüdü.

Bir süre Malatya ve Adıyaman'da öğretmenlik yaptı.
Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü son sınıfındayken örgüt kurmaktan yargılanıp hüküm giyince öğrenimini tamamlayamadı. Cezaevinden çıktıktan sonra askerlik hizmetini yaparken bu kez "Yeni Edebiyat" dergisinde yayınlanan şiirleri nedeniyle suçlandı. Sıkıyönetim mahkemesince 1 yıl hapse mahkum edildi.

Yaşamını özel ders vererek, çevirmenlik, fotoğrafçılık ve yazarlık yaparak kazandı.
6-7 Eylül olayları sırasında tutuklandıysa da bir süre sonra salıverildi.

İlk şiiri 1925 yılında Giresun’da çıkan "İzler" dergisinde yayımlandı.
Başlangıçta hece ölçüsü ile Faruk Nafiz Çamlıbel etkisinde bireysel şiirler yazan Dinamo, Nazım Hikmet şiirleriyle tanışınca kendisine toplumcu bir çizgi çizdi.

Nazım'ın yanında, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz ve A. Kadir gibi şairlerle birlikte çalıştı.

"Kutsal İsyan" ve "Savaş ve Açlar" gibi önemli yapıtlara imza attı.
1977 yılında, "Kutsal Barış" adlı romanıyla, Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazandı.

Genellikle savaş dönemini anlatan romanlarının yanında şiir kitapları ve bir de öykü kitabı bulunmaktadır.

Hasan İzzettin Dinamo, 20 Haziran 1989 günü yaşama veda etti.

- Yapıtlarından:
Adsız Kitap 1931 Şiir
Deniz Feneri 1937 Şiir
Karacaahmet Senfonisi 1960 Şiir
Kutsal Isyan 1966-1967 Roman
Ateş Yılları 1968 Roman
Savaş ve Açlar 1968 Roman
Özgürlük Türküsü 1971 Şiir
6/7 Eylül Kasırgası 1971 Anı
Kutsal Barış 1973-1976 Roman
Öksüz Musa 1973 Roman
Mapusanemden Şiirler 1974 Şiir
Musa'nın Mapusanesi 1974 Roman
Sürgün Şiirleri 1975 Şiir
Koyun Baba 1976 Roman
Gecekondumdan Şiirler 1976 Şiir
Musa'nın Gecekondusu 1976 Roman
Kavga Şiirleri 1977 Şiir
Açlık 1980 Roman
Türk Kelebeği 1981 Roman
Çoban Şiirleri 1982 Şiir
Adalet Sıtması 1983 Roman
2. Dünya Savasından,Edebiyat Anıları 1984 Anı
Anadolu 'da Bir Yunan Askeri 1988 Roman
Sübyan Koğuşu 1988
TKP Aydınlar ve Anılar 1989 Anı
Nazım'dan Meltemler 1989 Şiir
Tuyuğlar 1990 Şiir

(derleme)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz şövaLye'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.01.11, 22:50   #2
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)

Kutsal isyan'ı bende okudum. 5 ciltti ama hiç sıkılmadan okumuştum.
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 11.01.11, 14:21   #3
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Yeşil Gece / Reşat Nuri GÜNTEKİN

İnkılap Kitabevi, 1998
222 Sayfa

"Toplumsal yönü ağır basan ve o dönemde var olan -günümüzde yeniden filizlendirilmek istenen- çağ dışı görüş ve uygulamalara dikkat çeken yorumuyla roman, medresede yetişen, ancak sonra öğretmen okulunu bitirerek Anadolu'daki bir kasabada, gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle savaşan, idealist bir gencin yaşadıklarını anlatıyor.Atatürk Devrimi'nin o coşkulu havası içinde, çok güçlü sezgi ve gözlemlerle kaleme alınmış bu kitapta, toplumumuzun o günkü bütün büyük sorunları, yürekli biçimde tartışılıyor. Romanın kahramanı Şahin Hoca'nın kişiliğini oluşturan nitelikler, mücadelesi ve uğradığı yenilgilerin öyküsü sayılabilir." (tanıtımdan)

"...'Yeşil Gece’nin Şahin Hoca'sı edebiyat tarihimizin karakter olabilmeyi başarabilmiş ender roman kahramanlarından biridir. Reşat Nuri Güntekin, onun acısını, acısından çıkan olgunluğunu, kişisel dönüşümünü öyle başarıyla verir ki, bu 'Yeşil Gece'yi bir roman olarak da başarılı bir yapıt yapmaya yeter bir ölçüttür. Oysa materyalizmden, idealizme geçişin ışık hızıyla yaşandığı günümüzde ne kadar güzel bir karakterdir Şahin..." (Nihat Ateş)

"Yeşil Gece", büyük ozan Nâzım Hikmetin değerlendirmesiyle en önemli on Türk romanından biridir.





**********
Reşat Nuri GÜNTEKİN kimdir?



1889 yılında İstanbul’da doğdu.
Annesi, Erzincan valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım, babası ise askeri tabip Nuri Bey'dir.

İlköğrenimine Çanakkale'de başladı.
Babasının, mesleği gereği değişik illerde bulunması nedeniyle Reşat Nuri öğrenim yaşamını değişik okullarda tamamladı.

1912 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi ve Bursa’da öğretmenliğe başladı. Değişik okullarda öğretmenlik yaptı. Milli Eğitim müfettişiliği, Çanakkale milletvekillliği (1933-43), Paris Kültür Ateşe'liğinde bulundu. 1954 yılında emekli oldu.

Yazı yaşamına 1917 yılında başladı.
İlk yapıtı, uzun öykü türündeki "Eski Ahbap" aynı yıl basıldı.
Daha sonra tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlarken bir yandan da Şair Dergisi, Nedim Dergisi, Büyük Mecmua'da öyküler yazdı.

"Çalıkuşu"nun 1922 yılında Vakit gazetesinde yayınıyla büyük bir ün kazandı.
İdealist ve aydın Feride’ yi anlatan roman, az okumuş ve aydın iki sınıfı doğal ve canlı diliyle etkiledi.

Kahramanları genelde tek yönlü olan yazar, olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığı, eserlerinden anlaşılır. Hemen hemen bütün romanlarında dekor olarak taşra kasaba veya kentleri ve sorunlarıyla Anadolu ortamı görülür. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir.Yapıtlarına konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Romanlarında sosyal ve duygusal konuları işleyen yazar, küçük öykülerinde bunların yanına gülmeceyi(mizah) de eklemiştir.

Reşat Nuri Güntekin, tedavi için gittiği Londra’da 7 Aralık 1956 günü yaşama veda etti.

Öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan ve yapıtlarının tümü ölümünden sonra, eşi Hadiya Hanım tarafından bir külliyat halinde yeniden bastırılan Güntekin, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar:

"Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma olanağını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."

- Öykü kitaplarından:
Tanrı Misafiri (1927)
Sönmüş Yıldızlar (1927)
Leyla ile Mecnun (1928)
Olağan İşler (1930)

- Gezi yazılarından:
Anadolu Notları (1936 ve 1966)

- Oyunlarından:
Balıkesir Muhasebecisi (1953)
Tanrıdağı Ziyafeti (1955)

- Romanlarından:
Gizli El (1922)
Çalıkuşu (1922)
Damga (1924)
Dudaktan Kalbe (1925)
Akşam Güneşi (1926)
Bir Kadın Düşmanı (1927)
Yeşil Gece (1928)
Acımak (1928)
Yaprak Dökümü (1930)
Kızılcık Dalları (1932)
Değirmen (1944)
Miskinler Tekkesi (1946)
Kavak Yelleri (1950)
Kan Davası (1955),

(güven ankara tarafından derlenmiştir.)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
şövaLye'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 15.01.11, 19:45   #4
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Ankara, Mon Amour! / Şükran YİĞİT

İletişim Yayınları, 2003
167 Sayfa


"Ankara, Mon Amour! /
üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların /
cepli basma elbiselerin /
dualarla ekilen simit ağaçlarının /
üç tam bir paso’nun /
troleybüs hızında giden bir hayatın /
Zümrüt Pastanesi’nin ve Alemdar Sineması’nın /
sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /
ikindi sessizliklerinin /
'bir hatırası olmanın' /
'bir çay koyalımın' /
mavi ODTÜ otobüslerinin /
ciddiyetle Grundrisse okumaların /
Nisan Tezleri’nde aranan şiirin /
yirmi yaşında olmanın /
tiril tiril yeşil elbiseler giyen bir hayalin /
kaplumbağa soyunun /
en zor geçen o ilk altı ayın /
elinden kavuşanların sevinci,
ayrılanların hüznü alınan Ankara Garı’nın /
yani çocukluğun /
arkadaşlığın /
aşkın öyküsü... /
Bize vaat edilenler de bunlar değil miydi zaten?" (tanıtımdan)

İzmir'de başlayıp Ankara'ya kadar uzanan ve bir yasak aşkla sarsılan mutsuz bir yaşamın, sonu hüzünlü biten öyküsü...Şükran Yiğit'in etkileyici kalemi, yoğun kederi hissettirmeyi başarıyor.





**********
Şükran YİĞİT kimdir?



- Yaşamı:
1961’de İstanbul’da doğdu.

Ankara’da büyüdü.
ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi.
Romanları Ankara Mon Amour 2003, Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları 2004, Çatıkatı Aşıkları 2008 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı.

Yazmasının nedeni, kendi anlatımıyla, yazma takıntısı olduğundan değil, anlatmak istediği öyküler olduğunu sanmasıdır.

Yazar, halen Frankfurt’ta yaşamaktadır.

- Kendi kaleminden Şükran Yiğit:
"Frankfurt’a gelene kadar hayatımda iki önemli şehir vardı. İstanbul ve Ankara. İstanbul sokakların, Ankara evlerin şehriydi. İstanbul güzelliğin ve ihtişamın Ankara ise sadeliğin, mütevaziliğin şehriydi. İstanbul nereden geldiği belirsiz, aniden bastıran bir melankolinin, Ankara ise huzurun şehriydi. İstanbul’da hayat sokaklarda insanın karşısına çıkar, insanın başına gelir, Ankara’da ise hayat evden içeri kabul edilirdi. İstanbul’da ay Boğaz’ın üzerinde beklenen bir şenlikti, Ankara’da ise evinin penceresinden aniden görünüverirdi. İstanbul Led Zeppelin ise Ankara Jethro Tull’dı. İstanbul Polanski ise Ankara Godard’dı. İstanbul aşkın, Ankara arkadaşlığın şehriydi ve Frankfurt Westbahnof’taki o otelin balkonunda şehrin tüm hücrelerine kadar işlemiş yoğun sessizliği dinlerken, buraya gelmeden önce son yıllarımı geçirdiğim İstanbul’u değil, çocukluğumu geçirdiğim Ankara’yı düşünüyordum." (Wittgenstein'ın Yalnızlığı)

- Yapıtlarından:
Çatıkatı Aşıkları
Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları
Ankara, Mon Amour!

(sukranyigit.net)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
şövaLye'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 20.01.11, 14:28   #5
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Kurtuluş Savaşında İşbirlikçiler / İlhami SOYSAL

Bengi Yayınları, 2008
232 Sayfa

"...İlhami Soysal bu kitabında,1919 - 1923 yılları arasındaki Kurtuluş Savaşında, ulus bir ölüm kalım kavgası verirken, düşmanla işbirliği eden kimi azınlıkların, kimi kendimizden olan işbirlikçilerin, kendilerini unutturmayı başarmış bir bölümünü adları ve eylemleriyle ortaya koyuyor.

Gazete yazarlığı yanında, yaptığı araştırma ve incelemelerle de dikkati çekmiş olan İlhami Soysal'ın bu eseri, birçok çalışmaya kaynaklık etti..." (tanıtımdan)






**********
İlhami SOYSAL kimdir?



Gazeteci, araştırmacı, yazar.

1928 yılında Ereğli’de doğdu

Bursa Erkek Lisesi'ni bitirdi.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okudu ancak öğrenimini bitirmeden gazeteciliğe başladı.

Pazar Postası ve Son Havadis gazetelerinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı (1953-1957).

Kim, Milliyet, Akşam gazetelerinin Ankara temsilciliğini, Türk-İş, Hareket, Akşam, Vatan dergi ve gazetelerinin yayım müdürlüklerini yürüttü.

Ankara Gazeteciler Derneği ve Ankara Gazeteciler Sendikası Başkanlığı ve Kurucular Meclisi’nde basın temsilciliğinde bulundu. Akşam, yeni Ortam, Vatan gazetelerinde fıkralar yazdı.

Sosyal Adalet, İmece, Yön, Türk Solu, Kim, Devrim, Demokrat dergi ve gazetelerindeki siyasal makaleleri; Güney, Pazar, Akşam Postası, Seçilmiş Hikayeler ve Dost dergilerinde yayınladığı sanat ve edebiyat ağırlıklı yazılarıyla tanındı.



1960'lı yıllarda Akşam Gazetesi'nde, yüksek rütbeli komutanlar için lüks köşkler yapılmasını eleştirdiği için bir albay ve iki astsubay tarafından kaçırılıp dövüldü.

Buna ve diğer birçok tehdide karşın susmadı; düzenin bozukluğu veya yaşanan sivil ve askeri yolsuzluklar karşısında her daim sesini yükselten birkaç yazardan biri oldu.

İlhami Soysal 1992 yılında yaşama veda etti

- Yapıtlarından:
Sıfıra Sıfır Elde Sıfır (1969)
20. Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi (1973)
Günün İçinden, (1976)
Dünyada ve Türkiye'de Masonlar ve Masonluk (1980).
150'likler (1985)
Kurtuluş Savaşında İşbirlikçiler (1985)
Demokrasi Diye Diye (1992)

(derleme)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 28.01.11, 07:42   #6
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




İşbirlikçiler / Ümit ZİLELİ

Dharma Yayınları, 2006
400 Sayfa


"İşbirlikçilik ve işbirlikçi…
Sözlük,'İşbirlikçilik' için kısa bir tanım yapar:
'İşgalci düşmanla, etkin işbirliği siyaseti...'
Bu siyaseti yürütenler de işbirlikçi olur.
Tabii, işbirliğinin de, işbirlikçinin de baş şartı çıkar temin etmektir.
Tanım doğru ama, eksik; işbirliği mutlaka o ülke işgal altındayken yapılmaz çağımızda…
Çağımızın işbirlikçisi kültür işbirlikçisidir, onun arkasında top, tüfek, tank yoktur ama, gazeteler, dergiler, televizyonlar vardır. Malzemeler ve cephanesi yalandır. İftiradır, hayâsızca ulusal değerlere saldırmaktır, bu değerleri yaralar, zedeler, en önemlisi kafalarda kuşku uyandırmaya çalışır.

Ümit Zileli, bu kitabında, bunları bize tanıtıyor..." (Hasan PULUR)





**********
Ümit ZİLELİ kimdir?



Gazeteci, yazar.

1959 yılında doğdu.

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitirdi.
1978 yılında Anadolu Ajansı'nda gazetecilik yaşamı başladı.
Günaydın, Ankara Ekspres ve Barış gazetelerinde çalıştı.
1982'de yeni kurulan Güneş gazetesinin ABD-Los Angeles muhabirliğini yaptı.
Türkiye'ye döndükten sonra Güneş, Nokta, Son Havadis, Bulvar ve Milliyet'te çalıştı.

Zileli 1991'den itibaren çeşitli televizyon kanallarında programlar gerçekleştirdi.
Özel radyoların yayına geçtiği 1993'te ilk sabah haber-yorum programını başlattı.

Türkiye P.E.N. Yazarlar Derneği üyesi olan Zileli 1997'den bu yana Cumhuriyet Gazetesi'nde yazılar kaleme almaktadır.

- Kitapları:
Vur Emri / Bir Asteğmenin Tunceli Anıları
Karanlığa Karşı Yazılar / Irkçı, Mandacı Kuşatma
İşbirlikçiler
Aydın İhaneti
Vurgun Demokrasisi
Cumhurun Trajedisi / Karşıdevrimin Kısa Tarihi

(derleme)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
şövaLye'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 06.02.11, 10:05   #7
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Latife ve Fikriye / İki Aşk Arasında Atatürk
Yazan: İsmet BOZDAĞ

Truva Yayınları, 2005
230 Sayfa

".....
Atatürk'ü seven iki kadın...
Fikriye ve Latife Hanımların Atatürk'ün hayatındaki yerleri ve seyirleri...
Biri, Kurtuluş Savaşı öncesinden beri onunla olan Fikriye Hanım...
Diğeri İzmir yangını sırasında Paşa'yla tanışan Latife Hanım...
Latife Hanım'dan Atatürk'e gönderilen mektuplar...
Latife Hanım'ın evlilikle değişen mizacı...
Fikriye Hanım'ın Avrupa'dan zamansız dönüşü...
Latife Hanım'la tanışması...
Çankaya'ya alınmamasıyla birlikte acı intiharı...
Mustafa Kemal Paşa'nın en yakın arkadaşlarından biri ve başyaveri olan Salih Bozok'un anıları...
Ve onun gözünden Atatürk'ün özel hayatından bilinmeyen kesitler..." (tanıtımdan)





* Salih BOZOK ve İsmet BOZDAĞ hakkında :


- Salih BOZOK



Atatürk'ün yaveri ve milletvekili.

1881 yılında Selanik'de doğdu.

Mustafa Kemal'in mahalle ve okuldan arkadaşıydı.
Harp Okulunu aynı yıl bitirdiler. Salih Efendi jandarma sınıfına seçildi, Mustafa Kemal ise Akademiye devam ederek, kurmay oldu.

Mustafa Kemal, Milli Mücadeleyi başlatmak üzere Anadolu'ya geçmeden önce Suriye Cephesi'nde bulunduğu sırada kendisini başyaver olarak yanına getirtti. Sürekli beraberlikleri böyle başladı.

Mustafa Kemal Meclis Başkanı iken Meclis Başkanlığı Yaverliği, Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Cumhurbaşkanlığı Yaverliği yaptı.

Yarbaylıktan emekliye ayrıldıktan ve TBMM 2. Dönem'de (o dönemdeki adı Bozok olan Yozgat'tan) milletvekili seçildikten sonra da Mustafa Kemal'in yakınında kaldı. 1939 yılına kadar Yozgat ve en son olarak Bilecik milletvekili seçildi.

Atatürk'ün ölümü üzerine, kalbine kurşun sıkıp intihara teşebbüs ettiyse de kurtarıldı. Ardından Yalova'da köşesine çekildi.

Salih Bozok, 25 Nisan 1941 günü İstanbul'da yaşama veda etti.



- İsmet BOZDAĞ



Araştırmacı, yakın tarih yazarı.

1916 yılında Bursa'da doğdu

İÜ İktisat Fakültesi, Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi.
Çalışma hayatının ilk dönemlerinde memuriyet, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. Yazdığı oyunlar Ankara Radyosu’nda yayınlandı.
Daha sonraki dönemlerde araştırmacılığa yöneldi.

Bilgi birikimlerini kitaplaştırarak önemli yapıtlar meydana getirdi.
Kitapları daha çok tarih felsefesi, sosyal antropoloji ve yakın tarih alanındadır. Bazı eserleri İngilizce, Arapça, Urduca ve Çinceye çevrildi.

- Yapıtlarından:
Gönderilmemiş Mektuplar (Şiir)
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
Atatürk ve Eşi Latife Hanım
Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri
Demokrat Parti ve Ötekiler
Atatürk'ün Evrensel Boyutları
Sovyet Marksizmi, Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri
Osmanlı Devlet ve Toplum yapısı,
Bir Darbenin Anatomisi / 27 mayıs İhtilali,
Bilinmeyen Yönleriyle Celal Bayar
Değişim Şafağı
Mustafa Suphi'yi Kim Öldürdü?
Kültür İhtilalimiz
Gazi ve Latife
Latife ve Fikriye / İki Aşk Arasında Atatürk

(derlemedir)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 15.02.11, 01:48   #8
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Denizin Bittiği Yer / Gültekin BEKDEMİR
Su Yayınları, 2008
160 sayfa

"...Bu kitap, 1980 öncesi yeraltı maden işçilerinin direnişinden, 12 Eylül sonrası, Fransa'daki politik sürgün günlerine ve oradan tekrar Türkiye'ye uzanan bir anı-romandır...Denizin bittiği yer neresidir? Ufuk mudur? Yani denizin gökyüzüne kavuştuğu çizgi, Yoksa bir karaya vuruş mudur? Yani dalgaların kırıldığı kayalık bir kıyı..." (tanıtımdan)

"Denizin Bittiği Yer... Neresidir?
Kitabın adı Denizin Bittiği Yer.
Gültekin Bekdemir'in anı-romanı Su Yayınları'ndan yeni çıktı.

Gençler tanımıyor olabilir ama Gültekin Bekdemir 12 Eylül öncesinde Devrimci Yeraltı Maden-İş Sendikası'nın örgütlenme sekreteri olarak çalıştı, dönemin işçi mücadelesinde önemli görevler üstlendi.

Asıl mesleği avukatlıktı.
Bekdemir bu mücadele dönemini kaleme aldığı 'Denizin Bittiği Yer' anı romanda sivil ve alternatif tarihin örneklerinden birini ortaya koymaya çalışıyor. Anı roman bir başka yanıyla da dönemin isimsiz kahramanlarından biri olarak, hiçbir engel karşısında teslim olmayışı yansıtıyor.

Çünkü Bekdemir bu kitabında beyin damarını tıkayan bir pıhtıyla gelen "inme"nin bile önünde uzanan ufkun ve umutların seyredilmesine engel olmasına izin vermiyor.

1980 öncesi yeraltı maden işçilerinin direnişinden Fransa'daki politik sürgün günlerine uzanıyor ve felç olmuş yalnızlıklarını, Ayvalık sahillerinde, denizin öyle ya da böyle bittiği bir yerde yeniden kalabalıklaştırabileceğini kanıtlıyor. Kitap aynı zamanda bir hastalığa teslim olmayışın da öyküsü.

Yazar "Denizin bittiği yer neresidir? Ufuk mudur; yani denizin gökyüzüne kavuştuğu çizgi. Yoksa bir karaya vuruş mudur; yani dalgaların kırıldığı kayalık bir kıyı" diye soruyor. Bekdemir'in romanında Yılmaz Güney, Can Yücel anıları da hayat buluyor." (Deniz SOM, Cumhuriyet)





**********
Gültekin BEKDEMİR kimdir?





1949 yılında Amasya'da doğdu.
Annesi İsmet Hanım*, babası Ahmet Bey'dir.

Konya Erkek Lisesi'ni ve AÜ Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
1980 öncesinde Yeraltı Maden İş Sendikası'nın avukatlığını yaptı.
12 Eylül 1980 faşist darbesinin ardından yurt dışına çıktı.
Uzun süre Fransa'da kaldı.
1990'lı yıllarda Türkiye'ye döndü.
Halen Ankara'da yaşamaktadır.

* İsmet Hanım hakkında:
Artık yaşamayan anne İsmet Bekdemir, 12 Eylül 1980 faşist darbe döneminde hapishanelerde yatan tüm siyasal mahkumlara verdiği desteğinden ötürü "Hapishanelerin Anası" adıyla anıldı.

Diğer oğlu yazar Melih Bekdemir, Dev Yol davası sanıkları arasındaydı; ağır işkence tezgahlarından geçti ve uzun yıllar hapishanede yattı.

İsmet Hanım, İnsan Hakları Derneği kurucu üyeleri arasında da yer aldı.

(derlemedir)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 24.02.11, 01:23   #9
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Gülünün Solduğu Akşam / Erdal ÖZ
Can Yayınları, 2010
288 Sayfa


"...THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) adlı devrimci örgütün önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve arkadaşlarıyla Ankara'da, Mamak Askeri Cezaevi'nde karşılaşmıştım. Kimini önceden de tanırdım: Hüseyin İnan, Sinan Cemgil gibi. Kimini de cezaevinde tanıdım: Deniz Geçzmiş, Yusuf Aslan gibi, Deniz Gezmiş'in isteği üzerine, onlarla konuşacak, gerekli birikimi sağlayacak, sonra da oturup onların romanını yazmaya çalışacaktım. Heyecan verici, müthiş onurlu bir çalışma başlıyordu benim için. Kimi gizli, kimi açık buluşmalarda bir kısmıyla konuştum. Durmadan sorduğum sorulara aldığım yanıtlar, gerekli ayrıntıları yakalamak içindi. Bir roman için ayrıntılar kaçınılmazdı. Bu tasarı çok iyi başladı, ama ne yazık ki yarıda kaldı. Tam işin içindeyken, hiç beklemediğim bir anda cezaevinden salıverildim. Elimdeki notlar, bir roman için yetersizdi. O güzel insanlar-kimi asılarak, kimi kurşunlanarak - öylesine vahşice yok edildiler ki, bende kalan bu değerli notları artık kendime saklayamazdım. Yıllar sonra oturdum, bu kitabı yazdım, Gülünün Solduğu Akşam, serüven dolu bir roman gibi de okunabilir, ama acı yüklü, hüzün yüklü bir kitap olduğu bilinmelidir. Anı, belge karışımı bir anlatı olarak ortaya çıkan bu kitabımı okuduğunuz zaman, dilerim, sizde bırakacağı hüzün kalıcı olsun... " (Erdal ÖZ)


İlk basım: 1986




"Gülünün Solduğu Akşam" yazar Erdal Öz'ün 1986 yayınlanan anı-roman türündeki eseridir. Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz. Anıların, kurgusal ve gerçekçi öykülerin, mektupların ve günlüklerin birleşiminden oluşan türler arası bir eserdir. Adını Turgut Uyar'ın dizelerinden alır. Bu dizeler kitabın girişinde de verilmiştir:
Herkes ne zaman ölür
elbet gülünün solduğu akşam

Yazar Erdal Öz, 12 Mart 1971 Muhtırasından sonra tutuklandı ve içeride Deniz Gezmiş ve Yusuf Arslan gibi devrimcilerle tanıştı. Onların öykülerini dinledi; günlük ve notlar tuttu. Bu eser o tuttuğu günlük ve notların derlemesidir. Yazar, idam edilen, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'a ek olarak Mehmet Asal, Mustafa Yalçıner, Mete Ertekin, Sinan Cemgil, İrfan Uçar ve 1968 kuşağının diğer devrimcilerinin hikâyelerine de yer vermektedir. Ayrıca anılarından derlediği bir öykü şeklinde yazdığı romanında asılan devrimcilerin avukatlarından notlar, son istekleri ve son mektuplarına da yer vererek romanını belgelemiştir. Tahliye olunca roman projesi yarım kalan Öz, yazdıklarını hem adı geçen kişilerin istekleri doğrultusunda, hem de kendi isteğiyle ve farklı bir bakış açısından geçirerek yeniden düzenledi.





**********
Erdal ÖZ kimdir?



- Yaşamı:
1935 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde doğdu.

1953'te Tokat Lisesi'ni bitirdi.
1969'da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.
Türk Dil Kurumu Yayın Kolu’nda görev aldı.
Türk Sinematek Derneği Ankara Şubesi’nde çalıştı.
1
2 Mart 1971 sonrasında üç kez tutuklandı. Yargılama sonucu aklandı.
Tutuklu olduğu sürede Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan gibi devrimci gençlerle tanıştı ve onların öykülerini yazdı.

Cem Yayınevi’nin çocuk kitapları dizisini yönetti.
1980 yılında Can Yayınları’nı kurdu.

Erdal Öz, 6 Mayıs 2006 günü yaşama veda etti.

- Sanatı:
Edebiyat yaşamına şiirle girdi. Rasgele isimli ilk şiiri İstanbul’daki Kaynak dergisinde 1952’de yayınlandı. Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, Varlık, Yenilik, Yeditepe, Pazar Postası, a, Değişim, Emek, Cumhuriyet gibi dergi ve gazetelerde şiirlerinin yanısıra öykü ve eleştirileri de yayınlandı. "a" dergisinin kurucuları arasında yer aldı.

Eserlerinde toplum yaşamının bireylerin iç dünyasına etkilerini duygusal bir üslupla yansıttı. 1970 sonrasında toplumsal gerçekçi çizgiye yöneldi. 12 Mart döneminde hukuk dışı uygulamalarla karşılaşan tutukluların yaşamlarından yalın kesitler verdi. Baskı karşısında bireylerin yalnızlığını, direncini, umudunu etkin bir duyarlılıkla işledi.

- Ödüllerinden:
1975 Orhan Kemal Roman Armağanı, Yaralısın
1998 Sait Faik Öykü Armağanı, Sular Ne Güzelse
2001 Sedat Simavi Öykü Armağanı, Cam Kırıkları

- Romanlarından:
Odalarda (1960)
Yaralısın (1974)
Deniz Gezmiş Anlatıyor (1976)
Gülünün Solduğu Akşam (1986)
Defterimde Kuş Sesleri (2003)

- Öykülerinden:
Yorgunlar (1960)
Kanayan (1973)
Havada Kar Sesi Var (1987)
Sular Ne Güzelse (1997)
Cam Kırıkları (2001)

- Gezi Yazıları:
Allı Turnam (1976)
Bir Gün Yine Allı Turnam (1998)

- Çocuk Kitapları:
Dedem Korkut Öyküleri (1979)
Alçacıktan Kar Yağar (1981)
Kırmızı Balon (1990)
Babam Resim Yaptı

(tr.wikipedia.org)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 05.03.11, 09:27   #10
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Türk Edebiyatı)




Milli Mücadelede Çamlıca'nın Üç Gülü / Hıfzı TOPUZ

Remzi Kitabevi, 2002
287 sayfa

"Biz Çamlıca'nın üç gülüyüz,
Aşk bahçesinin bülbülüyüz,
Dillerde gezer söyleniriz,
Gamsız yaşarız eğleniriz..."

Yesâri Âsım Arsoy'un bu ünlü şarkısına konu olan Çamlıcalı üç kız kardeş, Milli Mücadele yıllarında İstanbul'daki gizli direniş örgütleriyle işbirliği yapmışlar; İngilizlerden ve Fransızlardan önemli bilgiler sızdırarak, düşman kontrolünde bulunan silah depolarının boşaltılıp Anadolu'ya silah sevk edilmesinde görev alarak, direnişe büyük katkıda bulunmuşlardı.

Hıfzı Topuz, romanında bu üç genç kızın gizli kalmış heyecan dolu yaşamlarını ve aşklarını gün ışığına çıkarıyor. Anılara ve belgelere dayanarak kaleme aldığı romanda yazar, Çamlıcalı kızların yaşadıklarından yola çıkarak, Kurtuluş Savaşı'nın çok az değinilen yeraltı örgütlerini ve ajanlarını, gerçek bir halk hareketinin unutulmuş kahramanlarını anlatıyor..." (tanıtımdan)






**********
Hıfzı TOPUZ kimdir ?




Gazeteci, yazar.

1923 yılında İstanbul’da doğdu.

Galatasaray Lisesi’ni (1942), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1948) bitirdi. Strasbourg Üniversitesi’nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans (1957-59) ve yine Strasbourg Hukuk Fakültesi’nde gazetecilik alanında doktorasını yaptı (1960).

1947-58 yılları arasında Akşam gazetesinde önce istihbarat şefi, sonra yazı işleri müdürü olarak çalıştı. İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Paris’te Unesco Genel Merkezi’nde Özgür Haber Dolaşımı şefi olarak çalıştı (1959-1983). Uluslararası gazetecilik örgütleri arasında mesleksel işbirliği, basın ahlâkı, gazetecilik eğitimi ve gazetecilerin korunması projelerini yönetti.

Afrika ülkelerinde, Hindistan’da, Filipinler’de gazetecilik eğitimi seminerleri düzenledi. Kara Afrika'da kırsal basın projesini oluşturdu. 1962 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin, o zamanki adıyla Basın-Yayın Yüksek Okulu’nun kuruluşu için, Paris’te Unesco’nun merkezinde ilk projeleri hazırladı.

TRT’de Radyolardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’nda bulundu (1974-75). 1986’da halen başkanlığını sürdürdüğü İletişim Araştırmaları Derneği’ni (İLAD) kurdu. Vatan, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleriyle çeşitli dergilerde diziler ve inceleme yazıları yazdı. Anadolu Üniversitesi, Galatasaray ve İstanbul Üniversiteleri iletişim fakültelerinde basın, radyo-televizyon tarihi, uluslararası iletişim ve siyasal iletişim dersleri verdi.

Hıfzı Topuz, 1998 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.

- Yapıtlarından:
Kara Afrika(1970)
Uluslar arası İletişim(1985)
İletişim’de Karikatür ve Toplum (1985)
Paris’li yıllar(1994)
Türk Basın Tarihi(1996)
Meyyale(1998)
Taif’te Ölüm(1999)
Paris’te Son Osmanlılar(1999)

(derlemedir)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
kitaplığımdantürk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sakarya Üniversitesi | Adapazarı Minerva Üniversitelerimiz 25 25.07.14 01:28
Ege Üniversitesi Smyrna Üniversitelerimiz 2 23.07.14 03:17
Asla okuyamayacağınız kitaplar oneyouu Vitrindeki Kitaplar 2 24.03.09 17:29
Türk Edebiyatı oneyouu Türk Edebiyatı 1 27.01.09 04:08
Tiyatro Türleri oneyouu Tiyatro Haberleri 0 24.01.09 04:38


WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:31.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.