Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 03.12.14, 00:31   #11
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler


Birçok internet sitelerinde; "Bu masada 32 Kral 66 Cumhurbaşkanı var ! Ama içlerinden sadece biri duruşu ile kendini anlatıyor." diye fotoğrafa açıklayıcı bilgi düşülür.

Evet, doğru, içlerinde sadece 'O' duruşu ve bakışlarıyla kendini anlatıyor ama masada 32 Kral 66 Cumhurbaşkanı yoktur, 07.11.1927 tarihinde Rusya Büyükelçiliği binasında düzenlenen bir davettir.

Fotoğraftakiler: Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Başbakan İsmet İnönü, SSCB’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Y.Z.Surits ve diplomatlar...

__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.12.14, 00:48   #12
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler




Türkiye Cumhuriyeti Her Manası İle Büyük Türk Milletinin Öz ve Aziz Malıdır...
...''Biraz sustuktan sonra devam etti:

-Şimdi konunun asıl ince noktasına geliyorum. Beyefendi, içeride ve dışarıda şahsıma karşı suikastlar tertip edilmesinin sebep ve hikmeti nedir, hiç düşündünüz mü? Bu tertiplerin peşinde koşanların benimle şahsi bir alıp verecekleri mi vardır? Hayır! İntikam hissiyle mi hareket ediyorlardır?

O da değil...

O halde neden beni ortadan kaldırmak istiyorlar? Cevap vereyim; çünkü, inkılapçı Türkiye Cumhuriyeti’nin benimle kaim olduğuna, ben gidince yıkılacağına, bu suretle haince emellerine kavuşacaklarına inanıyorlar da ondan...

Sizin sözlerinizin de onların sakat muhakemesine uygun olduğunu bilmem fark ediyor musunuz? Çok rica ederim Beyefendi... Eğer samimi iseniz; bu fikri kafanızdan çıkarınız. Hatta böyle düşünenlere rastlarsanız, onlara da aynı şeyi ihtar ediniz. Herkes milli vazife ve sorumluluğunu bilmeli ve ülke sorunları üzerinde o zihniyetle düşünüp çalışmayı itiyat edinmelidir.

Sonra sofradakilere döndü:

- Efendiler, dedi; size şunu söyleyeyim ki, inkılapçı Türkiye Cumhuriyeti’ni benim şahsımla kaim zannedenler çok aldanıyorlar, Türkiye Cumhuriyeti her manası ile, büyük Türk milletinin öz ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, ebediyen payidar olacaktır...

Mustafa Kemal Atatürk
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.12.14, 01:00   #13
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

Muhteşem bir konu olmuş.

Ellerine sağlık @ReaL
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.12.14, 02:25   #14
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 985
Mesajlar: 10,470
Ettiği Teşekkür: 46006
Aldığı Teşekkür: 39565
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Çankaya Köşkü’nün İlk Sahibi Ermeniydi | Soner Yalçın

Çankaya Köşkü’nün İlk Sahibi Ermeniydi




Tarih: 16 Mayıs 1921. Gazeteci Ruşen Eşref (Ünaydın), Mustafa Kemal’i Çankaya sırtlarına at gezintisine davet etti.


Gezintisi sırasında, Mustafa Kemal, birbuçuk dönüm içerisindeki iki katlı bir bağevini çok beğendi. "Kasapyan Bağevi" olarak bilinen bu mekán, zamanla Türkiye Cumhuriyeti’nin simgesi Çankaya Köşkü’ne dönüşecekti. İşte Çankaya Köşkü’nün mimari tarihi...

Tarih 13 Mayıs 1921. Mustafa Kemal gün doğarken uyandı. Halbuki yatalı bir iki saat ancak olmuştu; dışarıdaki gürültüye uyanmıştı. Pencereyi açtı; gürültü çıkaranları seyretmeye başladı. Ankara Garı bitişiğindeki iki katlı istasyon şefi lojmanını hem ev hem de çalışma ofisi olarak kullanıyordu.

Tren istasyonu, son dönemlerde olduğu gibi, o gün de asker ve cephane nakillerinden birine tanıklık ediyordu.

Kuzeni Fikriye, ayak sesinden Mustafa Kemal’in uyandığını anlayıp, her sabah kendi eliyle pişirdiği orta şekerli kahveyi odasına götürdü. Sivas’tan beri Mustafa Kemal’in hizmetinde olan Ali Çavuş da gazetesini getirdi.

Bugün, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nden konukları gelecekti. İnönü zaferi ve Türk Ordusu’nun son durumu hakkında röportaj yapacaklardı.

Birkaç saat sonra, başta Ruşen Eşref (Ünaydın) olmak üzere gazeteciler geldi. Kahveler içildi; röportaj yapıldı. Ancak Ruşen Eşref’in dikkatini Mustafa Kemal’in yorgunluğu çekti.

Mesele anlaşıldı; Mustafa Kemal sabaha kadar çalışıyor; uykuya daldığı sırada tren garının gürültüsüyle uyanmak zorunda kalıyordu. Ruşen Eşref’e göre, ulusal kurtuluş savaşını organize eden "beyin"in dinlenmesi gerekiyordu. Ama o günlerin Ankara’sında ev bulmak kolay değildi.

Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldiğinde, savaş karargáhına dönüştürülen Ziraat Mektebi’nin küçücük bir odasında kalmıştı. Ulusal mücadeleye destek için, başta İstanbul olmak üzere birçok şehirden Ankara’ya gelenlerin en büyük sorunu, barınacakları ev bulmaktı. 20 bin kişilik Ankara ihtiyaca cevap veremiyordu...

Röportajdan üç gün sonra...

Ruşen Eşref, Mustafa Kemal’i Ankara’nın yazlık bağevlerinin bulunduğu Çankaya sırtlarında atla dolaşmaya ikna etti. İşte bu at gezintisi, Çankaya Köşkü’nün doğmasına neden olacaktı...

Çankaya Köşkü (1932)






  • Kasapyan Bağevi
Kente hákim yeşil bir tepe üzerindeki Çankaya’da, büyük bağlar ve meyve bahçeleri vardı. Bağ ve bahçelerin içine tek katlı gösterişsiz evler yapılmıştı. Ruşen Eşref, en azından yaz ayını bu evlerden birinde geçirebileceğini teklif etti.

Mustafa Kemal kabul etti. Beğendiği bağevini gösterdi: İki katlı, moloz taşlı, döşemeleri ve çatısı ahşap binanın üzeri kiremitle örtülü bir evdi burası.

Zemin katındaki taşlığın her iki yanında, birisi daha küçük iki oda vardı. Küçük odanın arkasındaki merdivenden üst kata çıkılıyordu. Üst kat, zemin kat planının aynısıydı. Ayrıca çıkma iki balkonu vardı. Evin tuvaleti dışarıdaydı.

Ankara’ya hákim bir tepede yeşillikler içinde bulunan bu bağevinin beğenilmesinin en önemli nedeni, arazi içinde üç evin olmasıydı. Dolayısıyla bunlar da korumalar, yaverler ve yardımcılar için kullanılabilecekti.

Beğenilen ev, bölgede "Kasapyan Bağevi" olarak biliniyordu; Ankaralı bir Ermeni tüccar tarafından yaptırılmıştı. Zengin kuyumcu ev sahibi, savaş sırasında kenti terk ederken, bağevini de eşyalarıyla birlikte Ankara’nın tanınmış ailelerinden Bulgurluzadeler’e satmıştı.

Mustafa Kemal’in bağevini beğendiğini öğrenen Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı, Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) Efendi, hemşerilerinden topladığı paralarla evi, Bulgurluzade Tevfik Efendi’den 4 bin 500 liraya satın aldı ve Mustafa Kemal’e hediye etti.

O da evi tek şartla kabul etti; bağevini Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağışlayacaktı. Aynı yıl tescil işlemi Milli Savunma Bakanlığı adına yapıldı.

Kasapyan Bağevi’nin sahibi Mehmetçik’ti. Adı "Ordu Evi" oldu, kiracısı ise Mustafa Kemal’di...

Küçük bir onarımdan sonra, Mustafa Kemal haziran ayında, Fikriye ve diğer yardımcılarıyla bu bağevine taşındı...

Köşk, Fikriye Hanım’ın zevklerine göre döşenmişti. Çankaya Köşkü’nün ilk "first lady"si Fikriye Hanım’dı...

Atatürk ve İsmet İnönü Çankaya Köşkü'nde






  • Eşyalar Psaldi'den
26 Ağustos 1922.

Büyük taarruz başladı. Türk Ordusu, 9 Eylül’de İzmir’e girdi. Beş gün sonra, Mustafa Kemal İzmir’de sıradışı bir kadınla tanıştı: Latife. 29 Ocak 1923’te evlendiler.

Latife Hanım, 20 Şubat’ta Ankara’ya geldi.

İzmir’in tanınmış zengin ailesinin konaklarda büyümüş, Avrupa’da okumuş kızı; yollarının çamur deryası olduğu, kuyu suyunun kullanıldığı, soğuk, harap ve her türlü konfordan yoksun bu bağevine çok şaşırdı.

Ulusal kurtuluş stratejisinin, kül ve toz yığınları içindeki bu evde planlandığına inanamadı.

Latife Hanım, bağevini yeni yaşamına uygun hale getirmek için kolları sıvadı. Öncelikle ev, mekán olarak büyütülecekti.

Görev, Mimar Vedad (Tek) Bey’e verildi.

Mustafa Kemal ve Latife Hanım, geçici olarak yine Çankaya’da üç odalı bir eve taşındılar. Bu evin damı akıyordu; bunun üzerine bağevinin inşaatı bitene kadar İzmir’de kalmaya karar verdiler.

Mimar Vedad Bey, eski binanın güney yönüne 6.5 metre eninde tüm bina boyunca uzanan iki katlı yeni bir yapı ekledi.

Eklenen bölümün alt katında büyük bir yemek odası ve küçük servis ofisi vardı. Eski yemek odasını çalışma odasına dönüştürmüştü.

Yatak odaları, salonlar, banyolar, kütüphane yeniden tasarlandı. Binaya bir kule eklendi ve bunun alt katının bir bölümü radyo, bir bölümü de sigara odası olarak ikiye bölündü. Üst kat çalışma odası yapıldı.

Ceviz rengi ahşap lambri paneller, sivri kemerli renkli vitray pencereler gibi değişikliklerle bağevi yepyeni hale getirildi. Evin dekorasyonu da yenilendi; İstanbul Psaldi’den oval aynalar, neo barok büfeler, yeni mobilyalar alındı.

İnşaatı ve iç tasarımı bittikten sonra Latife Hanım, heyecanla evi Mustafa Kemal’e gösterdi. Latife Hanım’ın beklemediği oldu; Mustafa Kemal evi beğenmedi.

Beğenmemesinin nedeni, Latife’nin özellikle Fikriye Hanım’ın yaptıklarını çöpe atmasıydı!

Bir de ağaçların kesilmesine kızmıştı...

Atatürk’ün Çankaya Köşkündeki Çalışma Odası





  • Köşkte Tadilat
Mustafa Kemal aslında yeni evden hoşnuttu; hemen her gece arkadaşlarını yemeğe davet ediyordu.

Köşk’ün geleni gideni çoktu. Latife Hanım tüm bunları düzene sokmak istedi ve Çankaya Köşkü’nün ilk protokol kurallarını devreye soktu.

Mustafa Kemal bu uygulamalardan rahatsız oldu.

Ardından, Almanya’da Sanatoryum’da tedavi gören Fikriye’nin Köşk’e gelip bir-iki gün kalmasına Latife Hanım’ın sert tepki göstermesi; Fikriye’nin intihar etmesi ve benzeri olaylar üzerine; 5 Ağustos 1925’te Mustafa Kemal ile Latife Hanım boşandılar.

Köşk kadınsızdı artık...

Latife Hanım’ın Çankaya Köşkü’nden ayrıldıktan sonra Mustafa Kemal’in öğrenimlerine yardım ettiği dört manevi kızı ve öğretmenleri İsviçreli Madam Baver Köşk’te yaşamaya başladı.

Bu arada Köşk’te mimari açıdan yapısal sorunlar çıkıyordu.

İstanbul Haydarpaşa Garı gibi birçok yapıyı gerçekleştiren Alman Holzmann firmasının uzmanları, Köşk’teki müteahhitlik sorunları için Ankara’ya davet edildi.

Alman uzmanların yaptığı incelemeler sonucu, Vedad Bey’in üst kattaki Şark Salonu’nu oluştururken yaptığı bölme duvarın, ahşap döşemede önemli bir sarkma meydana getirdiği görüldü.

Ayrıca, zemin katta yapılan duvarlar, üstten gelen yüklerle kamburlaşmıştı.

Almanların raporu üzerine mimar Arif Hikmet (Koyunoğlu) ve inşaatçı Erzurumlu Nafiz Bey, Köşk’ün tadilatıyla görevlendirildiler.

Onarım sırasında, kışın bir türlü ısınmayan Köşk’e, merkezi ısı donanımı da yapıldı; yani kalorifer döşendi.

İnşaatın maliyeti 8 bin lirayı bulmuştu. Ama sorunlar ileriki yıllarda da ortaya çıkmayı sürdürdü. Mustafa Kemal artık bıkmıştı bu sonu gelmeyen onarımlardan. Aynı arazi içine yeni bir bina yapılmasını istedi. Bu binanın mimarı yabancı olacaktı: Prof. Dr. Clemens Holzmeister...

Ve yıl 1930’du...




  • Çankaya Köşkü'nü Nazilerden Kaçan Bir Mimar Yaptı
Çankaya’daki bağevine eklemeler yapıldı; onarımlarda bulunuldu; tadilatlar yapıldı ama ihtiyaca yeterli hale getirilemedi.

Bağevi arazisi büyütülerek buraya yeni bir bina yapılması için, Mayıs 1930’da Prof. Dr. Clemens Holzmeister görevlendirildi.

Prof. Holzmeister, dünyaca ünlü bir mimardı. Uzmanlığı, Roma döneminden 20. yüzyıla kilise mimarisiydi.

Aynı zamanda Krim Kilisesi, Dornback Kilisesi, Vogelweidplatz Kilisesi ve Brezilya’da Belo Horizonte Katedrali’ni inşa etmişti.

Gerici çevrelerin, Atatürk’ün oturduğu Çankaya Köşkü’nü kilise çanlarıyla özdeşleştirip "Çan-Kaya" adını vermelerinin nedeni, köşkün mimarı Prof. Clemens Holzmeister’ın kilise ve katedral yapması mıydı acaba?

Sanmam. Onlar, Batılılaşmaya karşı oldukları için kelime oyunu yapıyorlardı.

Clemens Holzmeister sadece mimariyle ilgilenmiyordu; resim ve heykel yapan çok yönlü bir sanatçıydı. Öyle ki, 1929’da yaptığı Sehlageter Anıtı, Adolf Hitler tarafından yıktırılacaktı.

Türkiye, Naziler’den kaçan birçok bilim adamına olduğu gibi, Prof. Clemens Holzmeister’e de kapısını açtı.

Kızı dünyaca ünlü artist Judith Holzmeister, Nazi kampından canlı çıkmayı başaran nadir isimlerden biriydi...

Prof. Holzmeister "Sürgün Yılları" adlı kitabında, Hitler yüzünden ülkesinden uzakta geçirdiği yılları yazdı...






  • İnşaat 1,5 Yılda Bitti
Avusturyalı mimar Holzmeister, Çankaya Köşkü’nün tasarımını beş günde hazırladı.

27 Temmuz’da, Atatürk Yalova’da kaplıcada dinlenirken projenin kesin planını ve maketini takdim etti.

Projeye göre, yeni bina bodrum katı üzerine iki kat çıkılarak inşa edilecekti. Giriş katı çalışma ve kabul salonu; üst kat ise ikametgáh olacaktı.

Proje aslında biraz eklektikti; geleneksel Türk ev stili ile Batı yaşam tarzının rahatlığı birleştirilmişti.

Köşk’ün iç mekánlarını Viyana Güzel Sanatlar Akademisi tasarlamıştı.

Atatürk projeyi çok beğendi. Yapımla ilgili kararları Prof.Holzmeister’a bıraktı. Ama tek isteği vardı; ağaçlar korunacaktı. Kasım başında yer belirlendi; yeni bina eski bağevinin hemen yanına yapılacaktı. Yapı ve malzemelerin tümü Avusturya’dan getirildi.

  • 1931 Yılı Başında İnşaat Başladı
1932 yılı Haziran ayında Çankaya Köşkü inşaatı bitti. Binanın dış cephesi, Atatürk’ün sevdiği pembe renge boyanmıştı. Bu nedenle bina "Pembe Köşk" olarak adlandırılacaktı.

Bugün hálá Çankaya kompleksinin rengi "pembe"dir... Yeni Köşk’ün tüm mobilyaları Viyana’dan getirildi. Ne yazık ki Ankara’nın iklimi bu mobilyalara iyi gelmedi, çabuk çürüyüp kullanılmaz hale geldiler.

Atatürk 1921 yılından beri oturduğu bağevinden ayrılıp -bugün sadece ikametgáh olarak kullanılan- Çankaya Köşkü’ne taşındı.

Eski bina, bugün "Müze Köşk" adıyla kullanılmaktadır.

  • Kız Kardeşi'ne Camlı Köşk
Çankaya Köşkü zamanla çok büyüdü; 438 dönüme ulaştı.

Eski binalara eklemeler yapıldı; yeni binalar oluşturuldu.

Örneğin, Atatürk’ün 1921’de bağevinde yaverlerin kullanımına verdiği "Yaveran Odası", eklemelerle "Başyaverlik Binası" haline getirildi.

Bağevinde hizmetkárların oturduğu ev büyütülerek, "Genel Sekreterlik Binası" oldu.

Her iki binayı da Türk mimar Seyfi Arkan (1904-1966) yaptı.

Vedad Tek’in öğrencisiydi. İstanbul Florya Deniz Kulübü gibi binaları yaparak Atatürk’ün güvenini kazanmıştı.

Atatürk, Mimar Arkan’ı Çankaya Köşkü’nde yeni bir bina yapmakla görevlendirdi. Bu mekán "Camlı Köşk"tü.

Atatürk bu köşkü kız kardeşi Makbule Atadan için yaptırdı.

1936’da yapımı bitirilen "Camlı Köşk", bugün yabancı misafirleri konuk etmek için "Devlet Konukevi" olarak hizmet vermektedir.

Büyük kurtarıcı Atatürk, 10 Kasım 1938’de vefat etti. Çankaya Köşkü’nün yeni ev sahibi, Milli Şef İsmet İnönü’ydü.

  • İsmet İnönü, Oturmak İstemedi
Ancak başta Mevhibe Hanım olmak üzere İnönüler, Çankaya Köşkü’ne taşınmaya sıcak bakmadı.

İsmet İnönü, cumhurbaşkanlığı görevini ikibuçuk ay evinde yürüttü. Ama pratikte bunun mümkün olmayacağını anladılar.

Taşındılar. Alışılmış ev boyutlarını aşan büyüklüğüne zamanla alıştılar...

İnönü döneminde Köşk büyüdü; 1940 yılında sığınaklar yapıldı. Malum o yıllar savaş dönemiydi.

Köşk’ün 50 metre arkasındaki sığınakta iki oda, banyo, tuvalet vardı. Kapısı çeliktendi. Masanın üzerine kuru çiçekler konmuştu!...

Çankaya Köşkü, yıllar içinde birçok cumhurbaşkanına ve ailelerine ev sahipliği yaptı.

Zaman içinde yeni binalar yapıldı. Son olarak 29 Ekim 1999’da kokteyller ve basın toplantısı için "Piramit Salon" hizmete açıldı...

Soner Yalçın
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.12.14, 05:08   #15
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

Soner Yalçın, Çankaya Köşkü ile ilgili araştırmalarından derlenen bilgileri kısaca bir televizyon kanalında açıkladıydı. Burada da tamamını okuma şansı buldum..

Ellerine sağlık, teşekkürler @Aristo..

__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.12.14, 14:00   #16
Yasaklı Üye

Slower - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Yaş: 27
Konular: 122
Mesajlar: 2,787
Ettiği Teşekkür: 14240
Aldığı Teşekkür: 8657
Rep Derecesi : Slower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisiSlower muhteşem birisi
Ruh Halim: Cok Dertli
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

Alıntı:
Bunun üzerine Atatürk gazilere maaş bağlanmasını ilk kez burada emreder. Fakat Seyit Onbaşı bu maaşı kabul etmez ben bunu maaş için değil vatan için yaptım der.

Ama yinede İş Bankasında bir hesap açılır ve maaşı oraya yatırılır. Soyadı kanunuyla “Çabuk” soyadını alan Seyit Onbaşı Mustafa Kemal'den bir sene sonra 1939 da vefat eder. Ve öldüğünde bakarlar ki İş Bankasındaki hesabına yatan maaşından tek kuruş çekmemiştir..."
Helal olsun sana seyit onbaşının hikayesi beni çok etkiledi..




Osman hamdi beyin pozunada bayıldım. Biraz daha zorlasa selfie'yi ilk icad eden adam olarak tarihe geçebilirdi.

Teşekkürler ReaL.
Slower isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Slower'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.12.14, 23:43   #17
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler



Moda koyundayız. Sıcak bir yaz akşamı. Sakarya motoruyla bir deniz gezisine çıkmıştık. Mehtabın ilk günleriydi. Koyun manzarası Atatürk’ün çok hoşuna gitmişti.

Atatürk bize:

- “Buraya geldiğimizi kimse görmesin. Elektrikleri de söndürüp kendi kendimize rahat bir şekilde yiyip içelim. Mehtap da hazır” dedi.

Fakat daha on beş dakika bile geçmemişti ki, çevremizin sessiz sedasız sandallarla çevrilmekte olduğunu gördük. Atatürk sarıldığımızı görünce:

- “Karanlığın anlamı kalmadı. Elektrikleri yakın” dedi.
Ortalık ışıyınca beyaz yazlık elbiseleriyle gecenin içinde Atatürk’ün heybetli vücudu, bir heykel parlaklığıyla ortaya çıktı. O an denizin ortasında bir alkış sesi yükseldi. Bizim orada olduğumuzu öğrenen başka sandallar da kafileye katıldılar.

Atatürk, sevgi gösterisinde bulunan kalabalığa, sanki kendi konuklarıymış gibi sormaya başladı:

- “Size ne ikram edeyim, ne istersiniz?”

Sandallardaki kalabalık arasından sesler yükselmeye başladı:

- “Paşam seni isteriz.”

Görülecek manzaraydı bu. Atatürk bir ara eliyle beni çağırdı:

- “Rakı, şarap ne varsa hepsini halka dağıt. Bana da bir şişe bırak” dedi.

Ben de ne kadar içki varsa, orada bulunan herkese dağıttım.
Bağırış, çağırış gırla gidiyor. O zaman Atatürk, karşısında coşan, sevgi gösterisi yapan halka doğru kadehini kaldırarak şöyle konuştu:

- “Vatandaşlarım… Buna rakı derler. Vaktiyle padişahlar gizli içerlerdi. Ben açık içiyorum. Siz de benimle beraber içiyorsunuz. Neticede unutmayın ki, ben de sizin gibi insanım.”

(Atatürk’ün Uşağı Cemal Granda Anlatıyor / Kristal Kitaplar)

__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.12.14, 00:19   #18
Dönersen Islık Çal..

Sevda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Konular: 784
Mesajlar: 6,388
Ettiği Teşekkür: 28194
Aldığı Teşekkür: 33967
Rep Derecesi : Sevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

Süper bir konu olmuş. Çok zengin bir tarihe sahibiz. Bu konuda pek çok târihi kesit paylaşılacağına eminim.

Teşekkürler ReaL.
Sevda Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Sevda'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.12.14, 01:16   #19
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

Milli Mücadele Günlüğü - 4. Gün (22 Mayıs 1919)
• Alaşehir eşrafından Mustafa adlı bir genç, Kaymakam Bezmi Nusret Bey’e başvurarak gönüllülerden bir müfreze kurmak istediğini bildirdi.

Balıkesir'deki Kuvayı Milliye Öncüleri


•
Albay Bekir Sami Bey; Bandırma’da “dipçik, tüfek ve tokatla “ Yunan bayraklarını indirtti. Bir camide halka seslenerek, “Haydi silah başına. Bugün ne bir hükümet ne bir devlet kalmıştır. Devlet de, hükümet de sizsiniz.“ dedi.

• Aydın’da 57. Tümen Komutanı Şefik Bey, Yunan işgalinin yaklaşması üzerine, halk tarafından yağmalanması için silah kapısını kırdırarak nöbetçisiz bıraktı.

• Mustafa Kemal Paşa, İngilizlerin hükümetin varlığına önem vermeksizin memleket içerisine kuvvetlerini sevk ettiklerine dair Genelkurmay Başkanlığına gönderdiği telgrafta “ … Bir gün, her tarafta oldubittiler karşısında kalınmasının pek ziyade muhtemel olduğunu arz eylerim.“ dedi.

• Divanıharp, Trabzon eski Valisi Azmi Bey’i, Ermenileri göç ettirme ve kırma suçundan, gıyaben idama mahkûm etti.

Mehmet Cemal Azmi Bey
(d. 1868, Arapkir - ö. 17 Nisan 1922, Berlin)


Not: Gıyaben idama Mahkûm edilen Cemal Azmi Bey: I. Dünya Savaşı sırasında olağanüstü sivil ve askeri yetkilerle Trabzon valisi olarak görev yapan Cemal Azmi; savaştan sonra kurulan mahkeme tarafından Trabzon’da Ermeni kırımı yapmaktan suçlu bulunup idama mahkûm edilmiş ve Ermeni komitacıların düzenlediği bir suikast sonucu Berlin'de öldürülmüştür.

• İstanbul’da üçüncü miting. Tıbbiye öğrencilerinin çağrısına uyan 20 bin kişi sürekli yağan yağmur altında Kadıköy’de toplandı. Mitingde Münevver Saime, Hayriye Melek, Halide Edip Hanımlarla Fahrettin Hayri Bey konuştu.



• Kuruluş bildirisini önceki gün Hükümet’e veren İngiliz Muhipler Cemiyeti bir bildiri yayımladı ve programını ilan etti.

• Trabzon Muhafazai Hukuk-u Milliye Cemiyeti, İkinci Trabzon Kongresi’ni topladı. Kışkırtılmış azınlıkların hareketlerine ve muhtemel bir işgale silahla karşı konulması, bütün Doğu Anadolu’yu temsil edecek bir kongre toplanması kararlaştırıldı.

•Yunanlılar, İtalyanların boşalttığı Selçuk’u işgal etti.
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.12.14, 01:36   #20
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

1963 yılının son ayı içerisinde Belçika’ya çalışmaya giden Türk işçilerimiz.



Uçak içinde çekilmiş fotoğrafa bakıldığında, adeta bir bilinmeyene doğru yola çıkmış olan işçilerin içinde bulundukları karmaşık duyguları görmemek mümkün değil.


İnsanların gözlerinden akan korku, endişe, tereddüt, heyecan, umut hisleri…

__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
kesitler, mektubu, olarak, osmanlı, tarihten


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çanakkale Muharebelerinden Kesitler ReaL Türk Tarihi 52 15.09.15 16:37
SGK İşveren Teşvikleri | Sigorta Prim Desteğinden Yararlanma Şartları Mislina Sosyal Bilimler 0 01.10.14 15:53
6552 Sayılı Torba Yasa Resmi Gazete’de Yayınlandı Mislina Serbest Kürsü 8 18.09.14 14:17
Türk, Türklük, Ulus Devlet Tarihten Silinmek İsteniyor | Ali Eralp Canan Diğer Köşe Yazıları 1 09.02.13 23:26
Tarihten Geleceğe Türk Dili oneyouu Türkçe'miz 0 27.01.09 02:45


WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.