Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 03.12.14, 10:03   #1
Alea İacta Est

ZeZe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Konular: 219
Mesajlar: 2,121
Ettiği Teşekkür: 11284
Aldığı Teşekkür: 9993
Rep Derecesi : ZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyor
Ruh Halim: none
Standart Ön Türklerin Ortaya Çıkışı

Ön Türklerin ortaya çıkışı ile Dünya Tarihi yazılmaya başlandı. Asya steplerinde ortaya çıkan bu toplum, tarihin sonraki evrelerinde Dünya medeniyetini inşa edecektir.







Ön Türk’ler!
Yani Türk’lerin Ataları


Türk Tarihinde henüz son 100 yılda gün yüzüne çıkartılabilmiş ve günümüz teknik imkanlarıyla ana hatlarına ve kısmen de olsa detaylarına vakıf olabildiğimiz Ön Türkler dönemi tarihimiz açısından fevkalade öneme sahiptir.

Öncelikle Ön Türk ifadesini netleştirmemiz gerekiyor. Ön Türkler, Türk olarak tanımladığımız etnik kimliğin kökenlerini teşkil eden unsurlardır. Bu unsurlara tam anlamıyla Türk’tür diyemeyiz. Çünkü bu toplum kendilerine henüz “Türk” dememektedir. Kendilerine Türk sıfatını koymaları binlerce yıl sonra gerçekleşecektir.

Bunun yanında Türk değildir dememizde mümkün değildir. Zira Türk kimliğini oluşturan genetik, etnik, kültürel, dini ve toplumsal temeller Ön Türk’ler döneminde inşa edilmiş ve günümüze kadar Türk’ler tarafından miras olarak kabul edilerek yaşatılmıştır.

Bu değerleri Türk’ler dışından sahiplenmiş ve yaşatabilmiş başka bir toplum bulunmadığından, aynı zamanda genetik olarak da mirasçı kabul edildiğinden, ifade olarak Ön Türk’ler dememiz doğru olacaktır.

Öncelikle Ön Türk’lerin genetik soy ağacını incelememiz gerekiyor.

  • Ön Türkler;
1. Derecede Esas Irk’lardan olan Beyaz Irk ile
2. Derecede “Melez” Irk’lardan olan Amerind’lerin akrabalık bağı neticesinde ortaya çıkmış
3. Derecede “Türemiş” bir Irk’dır.

Ön Türk varlığını tarih sahnesine çıkartan bu akrabalık bağı, tespitlere göre Taş Çağı olarak adlandırdığımız, buzul çağının sona ermesinden kısa bir süre sonra gerçekleşmeye başlamıştır.

Bilindiği üzere Milyonlarca yıl önce başlayan Buzul Çağı, -100.000’lerde etkisini azalttı, -18.000’lerde Zirve noktasına ulaştıktan sonra hızla etkisini yitirerek -10.000’lerde tamamen sona erdi.

Asya’da iklimsel ve coğrafi zorluklar nedeniyle zor bir yaşam sürdürmeye çalışan İnsanoğlu, Buzul Çağı’nın son bulmasıyla hızla çoğalmaya ve İnsanlık Tarihinin temellerini oluşturmaya başladılar.

Bu oluşum süreci içerisinde Ön Türk olarak tanımladığımız toplumlar ortaya çıkmış, önce genetik olarak ayrışmış, sonrasında kültürel değerlerini ve toplumsal yaşayış şekillerini edinerek kendisine “Türk” adını vererek örgütlenmiştir.

Ön Türk’leri oluşturan unsurlardan biri olan “Beyaz Irk”, insanoğlunun Afrika’dan Asya’ya göç hareketine giriştiği -70.000’li yıllardan beri Asya kıtasını mesken edinmiş, - -40.000’lerde genetik olarak diğer Irk’lardan ayrı nitelikler kazanarak burada yayılmış kadim Irk’lardan biridir. Günümüzde çekik gözlü insanlar hariç beyaz ten rengine sahip tüm insanların bu Irktan türediği kati bir gerçektir. Beyaz Irk, Asya’daki varlığını devam ettirirken ilk resimleri çizerek bu resimlere anlamlar yüklemiş, sonrasında damgalara ve yazıya dönüştürmüştür.

Ön Türk’lerin atalarından bir diğeri de Amerind’ler yani Kızıl Derililer olarak tanımladığımız Amerikan yerlilerinin atalarıdır. Amerindler, Kuzey bölgelerinde yaşayan “Sarı Irk” ile Beyaz ve beklide bir miktar Siyah Irk’ın akrabalık bağları neticesinde oluşmuş ilk Melez Irk’dır. Amerindler -25.000’li yıllarda ortaya çıkarak bir bölümü kuzeyden Bering Boğazı üzerinden Amerika’ya göç etmiş, diğer bir kısmı Asya’da kalarak varlığını devam ettirmiştir.

-18.000 de Zirve noktasına ulaşan Buzul çağı nedeniyle güney bölgelerine doğru göç etmiş ve Asya toplumları ile karışmıştır. Ön Türk’lerin oluşum süreci bu iki Irk’ın akrabalık bağları karışması ile ortaya çıkmıştır.



Amerika’nın Norveçli Türkler Tarafından keşfi , Kâzım Mirşankëgdesi






Avrasyalı Ön Türk’ler
Beyaz Irk ve Amerind’lerin ilk akrabalık bağı -8.000’lerde gerçekleşir. Buzul Çağının sona ermesiyle birlikte yeryüzünün daha yaşanabilir bir yer olmaya başlar ve akarsular, göller, dereler yani hayatın kaynağı SU yeryüzündeki yaşanabilir mekanların temellerini oluşturmuştu.

Bu dönemde Aral gölü, yoğun insan popülasyonuna sahip bir yerleşke durumundadır. Bu bölgenin yerlileri olan Beyaz Irk, Aral gölü civarında varlıklarını devam ettirmekteydiler. Kuzey bölgelerinde yaşayan Amerind’lerin bir bölümü, -8.000’lerde güney bölgelerine doğru göç hareketi başlatmışlardı.

Bu göç hareketi ile Aral gölüne kadar inen Amerind toplulukları, bölgede yaşayan Beyaz Irk ile muhatap olarak aynı coğrafyayı paylaşırlar. Bu paylaşım zaman içerisinde evlenmelerle akrabalık bağına dönüşmüş ve iç evliliklerle genetik olarak müstakil bir hal almıştır. İlerleyen yüzyıllarda dış toplumların etkenlerine maruz kalmayarak iç evlilikler ile akrabalık bağını güçlendiren bu toplumlar artık birbirinden ayrı iki Irk değil birbirlerine benzeyen tek bir toplum haline gelirler.

Bu akrabalık bağı ilk Ön Türk kolunu meydana getirir. Bu kol hem Beyaz Irk’ın hem Amerind’lerin sosyal yaşantısı, dini inançları ve genetik özelliklerinin bir karışımı halinde yeni bir Etnik yapı oluşturur.

Ön Türk tarihindeki en derin izler bu yeni toplumun eseridir. Bu kol, tarihin sonraki evrelerinde Sümerler, Sakalar, Tirikler, Hurriler ve Etrüskler olarak karşımıza çıkartacaktır. Bu sebeple bu kola Avrasyalı Ön Türk’ler diyoruz.












Asyalı Ön Türk’ler
İkinci akrabalık bağının gerçekleşmesi -2.000’lerde Asya steplerinde gerçekleşti. Asya’nın kuzey bölgelerinde varlıklarını sürdüren Amerind’ler, bir kolları Aral gölüne göç etmişse de bütünlüklerini korumuş ve yoğun dış etkilere maruz kalmadan varlıklarını devam ettirmişlerdi.

-8.000’ler küçük bir kolu Aral’a geç eden Amerindler, göç hareketine devam ederek Baykal Gölü ile Tanrı Dağları arasında bulunan geniş coğrafyada yerleştiler. Binlerce yıl bu bölgede varlıklarını devam ettiren Amerindler artık Tanrı dağlarının yerlileri haline geldiler. Daha önce Aral Gölünde akrabalık bağı kuran bu iki ırk, bu kez Tanrı dağlarında bir araya geldiler. Asya içlerinde varlıklarını sürdüren Beyaz Irk’ın bir kolu Kuzey bölgelerine doğru göç hareketine girişti.

Bu göç hareketi neticesinde Tanrı Dağları civarında yerleşik bulunan Amerind’ler ile sosyal bir karışım içerisine girdiler. Amerindlerin çoğunlukta, Beyaz Irk’ın azınlıkta olduğu bu toplum zaman içerisinde iç evlilikler ile müstakil bir topluluğa dönüşerek tek bir toplum haline geldiler.

Bu topluluk, ağırlıklı olarak Amerind’lerin, azınlıklı olarak Beyaz Irk’ın genlerini taşımaktadır. Az da olsa Çekik gözlü olmaları bundandır. Amerindler’in Beyaz Irk ile karışan toplumları Asya Türkleri olmuş, Beyaz Irk ile karışmayan Amerindler ise Tanrı Dağlarının doğusuna doğru ilerleyerek burada Sarı Irk ile karışıp Moğolların, Sienpilerin, Tibetlilerin v.b. Asya halklarının ataları olan toplumları inşa ettiler.

Bu kol, tarihin sonraki evrelerinde Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Karahanlılar v.b. İlk Türk Devletleri ile karşımıza çıkacaktır. Bu sebeple bu kola Asyalı Ön Türk’ler diyoruz.

1.500 lü yıllarda Asyalı Ön Türk kolu ayrı bir Irk haline gelmiş, 8.000’lerde Aral Gölünde ortaya çıkan Avrasyalı Ön Türk kolu ise 3.500’lerde Sümer Devletini kurmuş, Sümerlerin 2.000’lerde yıkılmasıyla sonraki yüzyıllarda Asya’ya göç ederek takriben yine 1.500’lü yıllarda Asya’da bulunan Ön Türk kolu ile birleşip karışarak Türk kimliğini ortaya çıkartmıştır.

Burada dikkat edilmesi gereken ve muhtemelen bir soru işareti olarak beliren bir husustan bahsetmek gerekecektir. 1 nci ve 2 nci Ön Türk kolları olarak bahsettiğimiz iki ayrı bölgede, binlerce yıl arayla ortaya çıkan Etnik yapılar nasıl olur da aynı Etnik Köken ile ifade edilebilir?

Şunu anımsamak gerekir ki; her iki toplumda aynı atadan yani Amerind’ler ile Beyaz Irk’ın akrabalık bağı neticesinde ortaya çıkmıştır.

Bunun yanında her iki toplumda da aynı Dini ve Kültürel değerler, aynı Yazı ve Dil, aynı yaşayış tarzı hakimdir.
Bu da aynı kültürün iki farklı coğrafyada iki farklı şekilde tezahürü olarak adlandırılabilir.

Hem genetik, hem kültürel hem de etnik olarak birbirlerinden çok az farkı olan bu toplumların bir araya gelmesiyle “Türkler” ortaya çıkmıştır ki buda “Türk” kimliğini oluşturan bu iki kola “Ön Türk” dememizi fazlasıyla açıklar.


Kaynak
__________________

Hükümetlerin icraatı olumsuz olupta millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.

Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim altında bulundurulmaya layık olur..
Mustafa Kemal ATATÜRK




Benim dinim adalet, hak, vicdan.
Buna göre yaşayanlarla aynı dindeniz.
Kendinize ne derseniz deyin, kim olursanız olun.
Genç evli çifti üç ay kira ödemedi diye
sokağa attıran hacı ile cennette olmaktansa,
kediye ağlayan ateistle cehennemde yanmaya razıyım.

İhsan Eliaçık
ZeZe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz ZeZe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.12.14, 10:08   #2
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,914
Ettiği Teşekkür: 14441
Aldığı Teşekkür: 15352
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ön Türklerin Ortaya Çıkışı

Bilgi paylaşımınız için teşekkürler..@ZeZe
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.12.14, 16:17   #3
Alea İacta Est

ZeZe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Konular: 219
Mesajlar: 2,121
Ettiği Teşekkür: 11284
Aldığı Teşekkür: 9993
Rep Derecesi : ZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyor
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ön Türklerin Ortaya Çıkışı



Hiung-nular
Kökenleri:
"Çok eski çağlardan beri, kuzeyli göçebeler Çin'e akınlar düzenlerler. Türkler'in kesin biçimde bu akınlarda ne zaman yer aldıkları bilinmez. Ama ilk kez Hiung-nular birliği içinde bu akına katıldıkları sanılır.




Hunlar, Asya'nın ilk büyük göçebe hanlığının kurucularıdır. M.Ö. üçüncü yüzyılda Altay'ın doğusunda, bugünkü Moğolistan'da bozkır imparatorluğu kurulur. İmparatorluk, daha sonra ortaya çıkacak tüm bozkır imparatorlukları gibi, kendini önce klanına, daha sonra da yavaş yavaş, önemli sayıdaki boylar topluluğuna kabul ettirmeyi başaran bir insanın enerjisi sayesinde doğmuştur. M.Ö. 210 yılında ölmüş olan bu bu kişinin yalnızca adının Teoman, sanının ise Şan-yu yazılışı bilinmektedir. Klanı ve çevresindekiler üzerine hiçbir bilgi bulunmaz. Ardı sıra gitmiş boylar ise çeşitli halklardan olmalıdır. Kuşkusuz Türkler de bu boylar arasında bulunuyorlardı.
Güneye doğu akan bu birlik, kuzeyli göçebelerin ilk önemli birlikleridir. Gerçekte irili ufaklı kimi göçebe boyların, büyük çölü daha önce de geçtikleri olmuştur. Uzun ya da kısa süreli aralıklarla Çin'i tedirgin ettikleri bilinen bir olaydır. Ama bu geliş pek öncekilere benzemez ve kalıcı sonuçlar vereceği açıktır.


Hiung-nular'ın kim olduklarından çok, onları kimin yönettiği, onları oluşturan çeşitli halkların oranları merak konusudur. Çinliler onları şöyle tanımlar: Kısa boylu, kalın gövdeli, yuvarlak ve büyük başlı, geniş yüzlü, çıkık elmacık kemikli, geniş burun kanatları olan, kalın kaşlı, çekik gözlü insanlardır. Tüm bu tanımlar, onların Asyalı olduklarını göstermektedir. Ama hangi Asya halkından oldukları yine büyük bir bilmece gibidir.





Hiung-nular, Teoman'dan sonra yönetime geçen Mao-tun döneminde güçlerinin doruklarına ulaşmışlardır. Mao-tun, bir mektubunda 'yay germesini bilen bütün boylar birleşti' diye yazar. Batıda Yü-ençilerle çarpışır. Onları Kansu'ya sürer. Görkemli han, Çin'in kuzeyindeki tüm ülkelerin kendine bağlı olmasıyla övünür. Yirmi altı beylik, Hun bayrağı altında bir araya gelmiştir. Avar, Sabir ve Bulgar gibi Türk Dilli halklar da bu birliğe girmişlerdir. Kore'den Aral'a dek uzanan çağın en görkemli hanlığı kurulmuştur. İlk kez bütün Türk boyları bir birlik altında toplanmıştır. Birliğin merkezi Moğolistan'ın kuzeyindeki Orhun ve Selenga ırmakları bölgesindeki, sonraları Türkçe Ötüken adını alacak bölgedir.




M.Ö. 209-174 yılları arasında yaşayan Hun hanı Mao-tun'un yaşamı, Türk insanı arasında efsaneleşir. Çok sonraları yazıya geçen destandaki adı Oğuz Kagan'dır. Babası Türk söylencelerinde Karahan adı ile anılır. Güzel üvey anası tahtı öz oğluna bırakmak için Oğuz'a iftira eder. Kendine iliştiğini söyler. Onu öldürtmek ister. Büyük uğraşlardan sonra Oğuz bir ordu kurar. Üvey anası ile kardeşini yener, ülkenin başına geçer.

Bundan sonra Çin ile yüz yüze gelir. Bu sırada Çin en gönençli dönemlerinden birini yaşamaktadır.

Hiung-nular'la Çinliler çağlar boyunca boğuşup durur. Savaş arabasına alışık, uzun giysiler içinde rahat hareket edemeyen Çinliler, bu kasırga hızıyla kendilerine çarpan ve yine ortadan yiten atlı savaşçılara karşı başlangıçta gerçekten ne yapacaklarını bilememişlerdi. Ne var ki çok geçmeden kendilerini topladılar. Bu düşmanı ancak kendi savaş yöntemleriyle yenebileceklerini anladılar. O zaman,bu saldırgan atlılara karşı yavaş yavaş karışık bir savunma sistemi düşündüler. Kuzey eyaletlerinin elden çıkmasından korkan Çin imparatorları doğudan batıya doğru sınır boyunca korkunç bir duvar çektiler. Bunu birbirinden belli uzaklıklarda kalelerle ve karakollarla desteklediler. Yapımı binlerce tutsak ve sürgünün yaşamına mal olmuş Çin duvarları böyle oluştu.

Çin Seddi karakollarında sürekli askerler bulunurdu. Gözcüler buralardan kuzeyin göçebelerinin her kıpırdanışını izlerdi. Verecekleri bir işaret üzerine askerler derhal silaha sarılırdı. Bu savunma düzeni,gittikçe daha sağlamlaştırıldı. Gerektiğinde destek birliklerini anında yollamak için, önemli sınır kalelerinden imparatorluğun içine yollar yapıldı. Bir yandan da, sınırı savunan askerlerin iaşesini kolaylaştırmak ve ucuzlatmak için sınır boyunda köyler kuruldu.




Bu uzun savaş döneminde Çinli savaşçıların giysileri ve donatımı da değişti. Ağır yol alan savaş arabaları bir yana bırakıldı. Çin askerleri de tıpkı karşıtları Hunlar gibi ata bindi. Keçeden ya da bezden yapılan eski pabucunu çıkararak atlı çizmesi giydi. Kuşkusuz bol, topukları döven ve hareketi güçleştiren Çin giysisini de çıkardı. Vücuda yapışan don, dar setri giydi. Bunu eskisi gibi bezden, beline sarıp önüne bağladığı kuşakla değil tokalı bir kayışla sıktı. Hatta başına da samur kuyruğu ile süslü göçebe kalpağı geçirdi.

Ama bu büyük duvar, Hiung-nular'ın Çin'e ardı ardına akınlar yapmalarına engel olamadı. Kuzeyli savaşçılar birkaç kez bugünkü Pekin'in bulunduğu bölgede istedikleri gibi at oynattılar."

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.13-15)
__________________

Hükümetlerin icraatı olumsuz olupta millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.

Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim altında bulundurulmaya layık olur..
Mustafa Kemal ATATÜRK




Benim dinim adalet, hak, vicdan.
Buna göre yaşayanlarla aynı dindeniz.
Kendinize ne derseniz deyin, kim olursanız olun.
Genç evli çifti üç ay kira ödemedi diye
sokağa attıran hacı ile cennette olmaktansa,
kediye ağlayan ateistle cehennemde yanmaya razıyım.

İhsan Eliaçık
ZeZe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ZeZe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.12.14, 18:48   #4
Alea İacta Est

ZeZe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Konular: 219
Mesajlar: 2,121
Ettiği Teşekkür: 11284
Aldığı Teşekkür: 9993
Rep Derecesi : ZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyor
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ön Türklerin Ortaya Çıkışı

Kayıp kıta MU'ya geçmeden önce Çin'de yapılan araştırmalar hakkında bilgi sahibi olan tarihçimiz Haluk Tarcan'ın videolarını izleyelim istedim.




__________________

Hükümetlerin icraatı olumsuz olupta millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.

Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim altında bulundurulmaya layık olur..
Mustafa Kemal ATATÜRK




Benim dinim adalet, hak, vicdan.
Buna göre yaşayanlarla aynı dindeniz.
Kendinize ne derseniz deyin, kim olursanız olun.
Genç evli çifti üç ay kira ödemedi diye
sokağa attıran hacı ile cennette olmaktansa,
kediye ağlayan ateistle cehennemde yanmaya razıyım.

İhsan Eliaçık
ZeZe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz ZeZe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
çıkışı, olarak, ortaya, türk, türklerin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türklerin Orta Asya'dan Çıkışı Ve Göçler oneyouu Türk Tarihi 1 11.01.16 13:12
Türk’lerin Müslüman Oluşu Aristo Türk Tarihi 2 30.09.13 16:20
Türkçenin Dünü, Bugünü, Yarını ve Çözüm Önerileri Gulbade Türkçe'miz 2 17.02.13 14:48
Almanyadaki Türkler oneyouu Sosyal Bilimler 20 20.01.13 02:12
Türklerin Aşk Röntgeni Çekildi Canan Her Konuda Kısa Bilgi ve Haberler 11 31.03.12 11:41


WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.