Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 22.05.16, 22:26   #1
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Türkiyede Siyasal İslam

Türk İslam sentezinin temelleri Osmanlı Devletinin son dönemlerinde atılmıştır. Osmanlı’nın son zamanlarında dönemin entelektüellerinin ve bürokratlarının Batı’da ortaya çıkan modern ideolojilerden etkilenerek Osmanlı’nın kurtuluşuna dönük formüle etmeye çalıştıkları özgün düşünce akımlarının Türk-İslam sentezi fikrinin özünü etkilediği söylenebilir.

Osmanlıcılık, Türkçülük, İslamcılık gibi imparatorluğun mirasını ve bütünlüğü nü korumaya yönelik olarak geliştirilmeye çalışılan formüller Osmanlı’nın kaderini değiştiremese de Cumhuriyet rejiminin ideolojik inşası sürecine farklı düzeylerde etki ve katkı sağlamıştır. Kemalizm bu akımların etkisinde kalarak kendi resmi ideolojisini kurmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde imparatorluk mirasını muhafaza etmeye yönelik her biri kendi içinde dönemsel olarak son derece geçerli dayanaklara sahip düşünce ve siyaset akımları olan Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük bugünün dahi düşünce dünyasını ve siyasetini dolaylı olarak etkilemeyi sürdürmektedir. Din ve siyaset ilişkisi insanlığın var olma süreciyle kendini göstermiş ve ortaya çıktığı andan itibaren gerek din siyasetin yapısında köklü değişikliklere sebep olmuş, gerekse siyaset dinin değişim ve dönüşümlerine etki etmiştir. Din ve siyaset ilişkisi insanlığı bireysel, sınıfsal ve toplumsal olarak çok yakından ilgilendirmiş ve hayatlarını derinden etkilemiştir. Siyasal İslam İslam’ın derin tarihsel birikiminin oluşturduğu temelde, dönemin siyasal, sosyal sorunları ve gelişmeleri çerçevesinde şekillenmiştir.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.05.16, 22:30   #2
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam


19.yüzyılda Batı toplumlarıyla İslam toplumlarının ilişkilerinin artması ve İslam toplumlarının aldığı savaş yenilgileriyle Batı'nın gücü altında ezilmesiyle, ilk olarak “devleti kurtarma” fikriyle ortaya çıkmış ve ortaya çıktığı tarihten itibaren dönemin siyasal koşullarına göre değişim ve dönüşüm içerisinde olmuştur. Osmanlı devletinin son döneminde ortaya çıkan bu akım ilk olarak imparatorluğun uzak bölgelerinde kendisini göstermiştir. Osmanlı imparatorluğu tarafından da devleti ayakta tutacak bir siyasi aygıt olarak da kullanılmıştır. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte rejimi kuran kadroların laik uygulamaları ve sert yaptırımları yüzünden sistem içerisinde kendisine yer bulamamış ve tek partili sürecin sonuna kadar yer altına çekilerek cemaat ve tarikatlar bünyesinde, merkezden uzak bölgelerde varlığını hissettirmiştir. Cumhuriyet Türkiye’sinde siyasal İslam’ı etkisiz kılan Atatürk devrimleri, sadece halifeliği kaldırmakla kalmamış, bunun devamı olan ve mevcut toplumdan yeni bir topluma ulaşmayı amaçlayan modern projeleri de hayata geçirmiştir. Bu projeleri hayata geçirirken de rejime uygun bir din yaratmaya çalışmıştır. Siyasal İslam’ın mevcut duruma en önemli tepkisi kendisini toplum içinde gizleyerek örgütleyerek büyütmesi olmuştur. CHP 1940-1950 arasında attığı adımlarla ‘Atatürkçü laiklik anlayışı’na ilk darbeyi vuran parti olmuştur aslında. Bu yıllar içerisinde Kemalist rejim tarafından adeta ‘gayri-meşru’ ilan edilen dinsel taleplerin kamusal alanda tekrar dile getirilmeye başladığı zamanlardır.

Büyük Doğu, Sebilürreşat, Hür Adam, İslam Dergisi, İslam Dünyası, Selamet gibi dergiler İslamcı söylemleri kitlelere yayarken, Temmuz 1945’ten Mayıs 1950'ye kadar kurulan 24 partinin hemen hepsi programlarında dinsel konulara özel yer vermişlerdir. Oy ve Popülizm adına CHP muhalefetle baş etmek için din konusundaki tutumunu daha da esnetmiş ancak ‘Tek Parti’ döneminin yılgınlığı ile II. Dünya Savaşı’nın kemer sıkma politikaları ginbi nedenlerle, 14 Mayıs 1950 seçimlerini Demokrat Parti’nin (DP) kazanmıştır. DP’nin hükümeti 16 Haziran 1950’de dini konuları içeren bir dizi kanunu onaylamıştır. Örneğin; Arapça ezan okunması, radyoda haftada üç kez Kuran okunması, okullarda dini eğitim verilmesi, imam hatip okulları ve Yüksek İslam Enstitüsü’nün kurulması mümkün olmuş ve yaklaşık 15000 yeni cami yapılmıştır. Ayrıca temeli 1950 li yıllara uzanan ABD’nin SSCB ve doğu bloku ülkeler ile yaşanan soğuk savaş döneminde Sovyetleri engellemek ve kontrol amacıyla yürüttüğü yeşil kuşak projesi Türkiye’de de ılımlı İslam ve siyasal İslam’ın oluşturulmasında önemli bir temel taşı olmuştur (Ticanilik gibi tarikatlar bu yıllarda fırtına gibi esmişlerdir).
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.05.16, 22:33   #3
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam


Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte ayrıca İslamcı düşünce üzerindeki baskı azalmış ve daha rahat gelişme olanağı bulmuştur. Cumhuriyet tarihinde ilk kez siyasi yapıda İslamcı ideolojinin rahat hareket ettiği görülmektedir. Çok partili döneme geçiş, tarikat ve cemaatlerin diğer muhalefet odakları gibi, Demokrat Parti etrafında toplanmasına yol açtı. Demokratların 1950’de seçimi kazanması özellikle İslam’ın topluma göre düzenlenmesine ve siyasal İslam’ın kurumsallaşmasına da temel olmuştur. 1960 yılında yaşanan ihtilal sonrasında hazırlanan 1961 Anayasası içerisinde dernek, kurs, vakıf kurma özgürlükleri nedeni ile pek çok İslami düşüncede dernek, vakıf kurulmuştur. Bunlar siyasal İslam’ın gelişmesine destek sağlamışlardır. 1970 yılında İslami görüşü benimseyen MNP kurulmuş ve böylelikle Türk siyasal yaşamına damgasını vuran milli görüş hareketi siyasal İslam’ı siyaset sahnesine taşımıştır. Çok partili dönemin sağladığı rahatlık ortamında ilk siyasal İslamcı parti denemeleri yapılsa da kurumsallaşmaya dönük ilk siyasi parti için 1970 yılı beklenmiştir.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.05.16, 22:38   #4
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam


Necmettin Erbakan Konya Bağımsız Milletvekili olarak parlamentoya girdiğinde, Millî Görüş Hareketi de siyasi arenada boy gösterdi. Yıl 1969'du. Kısa bir süre sonra Erbakan artık bağımsız bir milletvekili değil, Millî Nizam Partisi'nin kurucusuydu. Ancak Erbakan'ın kurduğu ilk partinin ömrü kısa oldu ve 20 Mayıs 1971'de kapatıldı. Bundan sonraki süreçte Türk siyasal hayatı içerisinde, siyasal İslam’ı temsil eden ana akım Milli Görüş çatısı altında toplanmış ve örgütlenme faaliyetlerini bu çatı altında temellendirerek yaymaya başlamıştır. Millî Görüş, Türkiye'nin kendi insan ve ekonomik gücü ile kalkınabileceğini, öz değerlerini koruyarak, arkasına tarihinin, dinin verdiği kuvveti de alarak daha hızlı adımlarla yürüyebileceğini savunur. 1 Ekim 1972'de ise Erbakan yeni bir partinin kurucusuydu. Bu kez Mili Nizam gitmiş, Millî Selamet gelmiştir. İslamî motifleri ağır basan parti, Bülent Ecevit'le birlikte CHP-MSP koalisyonuna katılarak iktidar denkleminde yer aldı. Ancak bu ortaklık bir süre sonra bozuldu. Millî Görüşçüler, 1975'te Adalet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile koalisyona katılmıştır.. Bu hükümete Milliyetçi Cephe (MC) adı verilmiştir. Bir süre sonra koalisyon bozulduğunda birinci MC hükümeti geride kalmıştır. Ancak iktidara taşınan MSP 1977'de yeniden bir koalisyona gitmiş ve diğer partiler gibi 80 ihtilali sonrası kapatılmıştır.

Darbe sonrası, 1983'te Refah Partisi adıyla bu hareket yeniden sahneye çıkmıştır. Millî Güvenlik Konseyi 33 kurucu üyenin bulunduğu girişimi veto etmesiyle veto edilen Ali Türkmen'in yerine Ahmet Tekdal geçmiştir. 1987'deki referandumla birlikte siyasi yasağı kalkan Necmettin Erbakan ise 17 arkadaşıyla birlikte, tekrar partiye katılmış ve 2. RP Kongresi'nde ise genel başkan seçilmiştir.

Refah Partisi 1995 Genel Seçimlerinde birinci parti olmuştur. 1996'da Doğru Yol Partisi'yle koalisyon kuran Erbakan, Başbakan oldu fakat Necmettin Erbakan'ın başbakan, Tansu Çiller'in dışişleri bakanı olduğu 28 Şubat 1997'de olağanüstü toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı, ordu ve bürokrasi merkezli adı tarihe 28 Şubat geçen süreç yaşanmıştır. Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve bu kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan bir süreçtir. Yaşananlar, bazı aydınlar tarafından post-modern darbe olarak da adlandırılmıştır. RP-DYP Koalisyonu kurulmasının ardından bu dönemde yaşanan bazı olayların, 28 Şubat sürecini tetiklediği ve hızlandırdığı düşünülmüş, 2 Ekim-7 Ekim 1996 tarihleri arasında Başbakan Necmettin Erbakan sırasıyla Mısır, Libya, Nijerya'yı ziyaret etmiştir.

Libya'da, devrik Lider Kaddafi'nin bir çadırda Erbakan ile yaptığı görüşmede sarfettiği sözler muhalefet ve basın tarafından ağır bir şekilde eleştirilere neden olmuştur.. 6 Ekim 1996'da Ankara Kocatepe Camisi'nde "şeriat isteriz" diye bağıran sakallı, cübbeli ve asalı Aczmendiler gösteri yapmış ve 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta meydana gelen bir trafik kazasında mafya, siyasetçi, polis ilişkileri açığa çıkmıştır.. Başbakan Erbakan 'fasa fiso' demiş, adalet Bakanı Şevket Kazan ise, aydınlık için bir dakika karanlık toplumsal eylemi için "Mumsöndü oynuyorlar" diyerek alay etmiştir. Yine Kayseri'nin Refah Partili Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, 10 Kasım 1996 tarihli Refah Partisi İl Divan Toplantısındaki konuşmasında, Türkiye'de henüz gerçek demokrasinin olmadığını, hâkim güçlerin herkesi kendi görüşleri doğrultusunda hareket etmeye zorladığını söylemiş ve Karatepe konuşmasında 28 Şubat süreci içindeki kararları eleştirerek "Refah Partili olarak yeryüzünde tek başıma da kalsam, bu zulüm düzeni değişmelidir. İnsanları köle gibi gören, çağdışı bu düzen mutlaka değişmelidir. Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin. Bu bizim boynumuzun borcudur." demiştir. Ancak Karatepe bu konuşması nedeniyle 1 yıl hapis ve 420.000 lira ağır para cezasına mahkûm edilebilmiştir. Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, 11 Ocak 1997 günü, Başbakanlık Konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği vermiştir. Görüntüler kamuoyunda geniş yer bulmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) tepkiye neden olmuş ve komuta kademesi, Başbakan Erbakan ve yardımcısı Tansu Çiller'i eleştirmeye başlamıştır.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.05.16, 22:42   #5
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam


Ardından ise bu dönem başta muhafazakâr kesime karşı başörtüsü yasağı gibi uygulamalara sahne olmuş, başörtülü öğrenciler okullardan atılmış, ikna odaları kurulup başlarını açmaları için zorlanmış ve çok sayıda kamu personeli işinden irtaca nedeniyle atılmıştır. "İrticayla mücadele eylem planı" ile anılan bu süreçte verilen kararların ve yaptırımların uygulanıp uygulanmadığı denetlemek için Çevik Bir öncülüğünde Batı Çalışma Grubu kurulmuştur. 16 Ocak 1998 yılında Millî Görüş'ün siyasî arenadaki temsilcisi olan Fazilet, RP (yedek parti) kapatılmadan siyasette sahneye çıkmıştır. 17 Aralık 1997'de kurulan FP'ye, RP'nin birçok milletvekili ve belediye başkanı katılmış, ancak, bu parti de "RP'nin devamı olduğu gerekçesiyle kapatılma davası açılmaktan kurtulamamıştır. Anayasa Mahkemesi FP'yi de 22 Haziran 2001 tarihinde kapatmıştır. 4 Ağustos 2001'de AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) kurulmuş, kendilerini ANAP’ın devamı gibi lanse edip kendini muhafazakâr demokrat ilan etmiştir. Fakat Kurucuları ve önde gelen isimlerinden bir bölümü, eski Fazilet Partisine yakın ya da Fazilet Partisi kadrosundan olup bu partinin kapatılmasından sonra kurulan ve devam niteliğine sahip olduğu kabul edilen Saadet Partisine katılmayanlardır. 4 Ağustos 2001 tarihinde kurulan bu partinin kurucuları arasında Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin, Binali Yıldırım ve Bülent Arınç bulunur. Bünyesinde Millî Selamet Partisi-Refah Partisi-Fazilet Partisi (Millî Görüş), Anavatan Partisi (Turgut Özal'a yakın isimler) ve Demokrat Parti-Adalet Partisi-Doğru Yol Partisi (merkez sağ) kökenli isimleri barındırmaktadır.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.05.16, 22:53   #6
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam


3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde AKP en yüksek oy oranını almış (geçerli oyların %34,63'ü) ve Abdullah Gül başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti kurulmuştur. Aldığı siyaset yasağı nedeniyle kabine ve TBMM'de yer alamayan genel başkan Erdoğan'ın bu yasağı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin de desteklediği bir anayasa değişikliği ile kaldırılmıştır.. Erdoğan, 8 Mart 2003 tarihinde Siirt'te yapılan yenileme seçimlerinde milletvekili seçilerek meclise girmiştir (Jet Fadıl’ın milletvekilliği düşürüldü). Bunun üzerine Gül başkanlığındaki 58. Hükümetin 11 Mart 2003 tarihindeki istifasının ardından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den hükûmeti kurma görevini alan Erdoğan, 15 Mart 2003'te 59. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurmuştur. Aslında AKP; ABD tarafından geliştirilen "Büyük Ortadoğu Projesi" ve "ılımlı İslam" siyasetinin bir ürünü, Washington'da tasarlanmış ve Ankara'da yürürlüğe konulmuş politik bir proje gibi durmaktadır.

ABD Soğuk Savaş ve Yeşil Kuşak ’tan sonra bir değişiklikle başına dertler de açan militan İslam yerine, AKP gibi “değiştik” diyen kökten Batıcı, Şeriatçı bir yapıyı seçmiştir. Aslında ABD’nin dostu yoktur, sadece çıkarları vardır.
AKP döneminde düşük yoğunluklu ama süreklilik içerisinde başörtüsü yasağı kaldırılmış, tarikat ve cemaatler daha da güçlenmiş ve Türk siyasetinde daha önemli roller oynamaya başlamışlardır.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.05.16, 23:24   #7
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam

__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 23.05.16, 01:02   #8
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 986
Mesajlar: 10,472
Ettiği Teşekkür: 46007
Aldığı Teşekkür: 39568
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam

Şu bizim yahudilik, hıristiyanlık, müslümanlık olarak tabir ettiğimiz dinlerin hepsi ve hatta diğer Asya dinleri bile hep bir çıkar ortaklığı üzerinden örgütlenmiş ve yayılmıştır.

Dinler var oldukları her yerde kurumsallaşma ve bu kurumsallaşma üzerinden dini liderlere ve yakın çevrelerine ayrıcalık ve çıkar sağlama amacında olmuşlardır.

Tüm dinler böyledir. Her dinde daha önceki egemenlere ve onların dinine karşı bir çıkar tepkisi vardır. Her yeni din, toplumsal değerleri eski gaspçılarından alıp, kendilerine gasp eden bir özelliğe sahiptir.

Dinler; çıkar üzerinden girişilen en ahlaksız toplumsal örgütlenme biçimleridir.

İslam üzerinden gidersek... Din o zamanın egemenlerine yani Peygamber ve yakın çevresine egemenlik ve zenginlik sağlayan bir araçtı.

Bugün de böyledir...

Tüm dinci partiler, cemaaetler ve tarikatlerin örgütlenmelerindeki odak unsur çıkardır.

Hem de haksız çıkardır!

Bakın mesela Demokrat Parti iktidarına...

Bakın mesela Erbakan' a ve Selamet Partisi' ne...

Hepsine bakın...

Hepsinin ortak özelliği din üzerinden çıkar sağlamaktan ibarettir.

Mesela şimdiki AKP!

Çıkar odaklıdır ve din eksenlidir.

Toplumsal birikimleri ve yaratılan değerleri çalarlar. Liderler ve yakın çevresi çalınanların kaymağını yer... Diğerlerini ise azar azar kendilerine destek bulmak üzere toplumun diğer katmanlarına dağıtırlar ve egemenliklerini çaldıklarının kırıntılarını salaklara dağıtarak ve onların desteklerini alarak sürdürürler.

Ama dikkat!

Cebeloz ettikleri değerlerin hiç birini kendileri yaratmamıştır.

...

Dinler üretken toplulukların ürettiklerini ve yarattıklarını çalan pis bir sistemdir.

Hep böyle olmuştu, bundan sonra da böyle olacaktır.

...

Herif ve çevresi benim ürettiklerimden, yarattıklarımdan ve kazanırken verdiğim vergileri çalıyor...

Çünkü kendisinde üretecek, yaratacak, hakkı ile kazanacak akıl ve zeka yok.

Kafa ancak başkalarının yarattıklarını ganimet olarak görüp çalmaya çalışıyor... Gaspçılık! İsa zamanında da, Musa zamanında da, Muhammed zamanındada böyle oldu bu; şimdi de böyle...

Dinler bunun kutsanmış yani Allah adına yapılan halidir.

Nasıl mı?

İşte mesela sırf İslam dinini ele alsak aynen böyle:

İşte Kuran:

Alıntı:
Diyanet İşleri: Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Ahzab / 50 :

Alıntı:
Ey Peygamber, mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın ganîmet olarak sana ihsân ettiği ve senin de temellük ettiğin câriyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin, seninle berâber yurdundan göçen kızlarını helâl ettik sana. Bir de inanan bir kadın, kendisini Peygambere bağışlar da Peygamber de dilediği takdîrde onu nikâhla almak isterse bu, yalnız sana helâldir, başka inananlara değil. Sana bir güçlük olmasın diye onlara, eşleri ve sâhip oldukları câriyeleri hakkında ne farz ettiğimizi de gerçekten bildirdik ve Allah, suçları örter, rahîmdir.
Tabi bu rezilliğe uşaklık eden ümmete de ödülleri öteki dünyada verilmiş.

Bu dünyada ödül vermezler. Çünkü verecekleri ödül, kendi zenginliklerini kısıtlar...

Bu rezillikleri alkışlayanlara da bu dğnyada haram dedikleri birden helal oluyor ha!...

İşte böyle:

Kuran Nebe 31/34:

Alıntı:
Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
Bakın hiç alma, çalma, çarpma, cımbızlama, ekleme, çıkartma yok.

Bu din böyle.

Yani Tayyip ve çevresi ve onların destekçilerini düşünün...

Aynı şeyler 1400 yıl önce Peygamber ve çevresi için söz konusuydu.

...

Hadi şimdi yine kızın bana size dininizi anlattığım için.

...

Ama ben istiyorum ki, birileri de kızmak yerine çıkıp ''hayır sen yalan söylüyorsun, bizim kitabımızda bunlar yoktur'' desin.

Hadi desinler...

Ve ben de özür dileyim attığım yalanlardan (!) dolayı.

Ve en rezilide bu ganimetlerin ''ümette Allah' ın hediyesi'' olarak sunulmasıdır.

Yani senden olmayandan çaldığın sana Allah' ın hediyesi...

Biri bana yalan söylediğimi söylesin!
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 23.05.16, 02:39   #9
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 622
Mesajlar: 3,492
Ettiği Teşekkür: 57546
Aldığı Teşekkür: 8112
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Cevap: Türkiyede Siyasal İslam

Alkan ağa paylaşım için teşekkürler...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.05.16, 01:23   #10
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede Siyasal İslam

Din'i korkular üzerine kurılmış bir kurum gibi görür David Hume. Din, korkuları yönettiği sürece siyasetide yönetecektir...
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
islam, siyasal, türkiyede


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.