Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 04.11.09, 08:07   #1
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Eski Türklerde Ad Koyma



Eski Türkler çocuklarına ad koymayı çok önemli bir olay kabul ederlerdi. Çocuğun adı ile alın yazısı arasında bir bağ olduğuna, sanki çocuğun ismi, onun ruhu gibi bir şey sayıldığına inanılırdı.

Genellikle isim koyma eski Türklerde bir törenle yapılırdi. Çeşitli kabile ve boylara değişiklik gösteren bu törenlerden bazıları şöyledir:


Yenisey kıyılarında yaşayan Shaman dinine bağlı, Beltir ve Kaybol


Yemekten sonra çocuğun babası, ya da ebesi; misafirler arasındaki boy başkanına, saygıdeğer tanınmış bir misafire veya boyun dini lideri olan Shamanına dönerek çocuğa bir isim vermesini rica ederdi. Böylece çocuğun ilk adı konulmuş olurdu. Çocuğa konulacak bu isimde, koyan kisi uğurlu ve yakışan bir isim olmasına dikkat ederdi. Nitekim çocuk sürekli hastalanırsa Türklerinde isim koyma töreni çocuğun doğumundan bir kaç gün sonra yapılırdı. Baba akrabalarına, yakınlarına ve dostlarına kendi durumuna göre bir ziyafet şenliği düzenlerdi. Bu şenlikte çocuğun ebesi de bulunur ve ev sahibi gibi davranarak misafirlere yiyecek ve içeceklerini o dağıtırdı.’’ADI AĞIR GELDi ‘’ diye du isim değiştirilirdi. Adı değiştiren kimseye de; mendil, çevre, peşkir ve bunun gibi başka nesneler hediye edilirdi.


İsim koyma işi bittikten sonra ebe, birer birer misafirlere önünden geçerek,
onların çocuğa getirdikleri ‘’diş’’ ismi verilen hediyeleri toplar ve götürüp beşiğin üstüne koyardı.

Altay Türklerinde
çocuğun adını babası verir ve bu ad çoğu kez, doğumdan sonra eve ilk giren misafirin adı olurdu. Çocuğa ad olarak doğumdan hemen sonra söylenen ilk sözün verildiğide görülmüştür. Balta, Kilic, Konuk ya da Güvercin vs. gibi.

Altay ve Yenisey Türklerinin bir dönemde özel adlar taşımadıkları anlaşılmaktadır. Bunlar bu dönemde ya kabilelerin adını taşıyorlar veya çocuk adsız gezerdi. Bir diğer deyimle çocuğun adı ‘’ ADSIZ’’ olurdu.



Ancak üstün yetenek ya da bir savaşta yararlık göstermiş olanlar özel ad taşımak ayrıcalığı kazanabilirlerdi.


Bu durum Dede Korkut Öykülerinde de açıkça görülmektedir: Dede Korkut hikayelerinde kahramanların adını veren Korkut atadır. Ana ve babanın verdiği isim gerçek ad değildir, geçici addır. Kahraman gerçek ismini avda veya savaşta bir yararlık, bir kahramanlık gösterdikten sonra alır. Dirse Han oğlu, karşısına çıkan bir boğa ile dövüşüp onu öldürdükten sonra ‘’Bogaç’’ adını almıştır. Bamsi Beyreke ,
bezirganların malını soygunculardan kurtarması üzerine bu ad verilmiştir.

Çocuğun yaptığı kahramanlığın, isim almasını hak ettirecek şekilde büyük bir yiğitlik olup olmadığının herkesçe kabul edilmesi şarttır. Oymağın reisi veya kami tarafindan verilen bu gerçek ismi alan yiğit, boyun üyesi ilan edilirdi.

Türk destanlarından anlaşıldığına göre, boyun yiğitleri, savaş atını da bu isim alma töreninde alıyorlarmış. İşte bu sebepten dolayı bindiğimiz ve bildiğimiz ‘’at’’ kelimesi ile, isim anlamındaki ‘’ad’’ aynı kelimenin değişik anlam ve söyleniş biçiminde kullanılmasıdır. Nitekim destan kahramanları, hep atlarıyla birlikte anılmaktadırlar. Bozaygurlu Bamsi Beyrek, Konuratlu Salur Kazan, Akatlu Ay Bagatur vs. gibi.


Yakut Türkleri
nde isim koyma konusunda eski geleneklerini az çok değisik biçimde sürdürmektedirler. Bunlar çocuğa ilk ve iğreti adını doğumdan üç ay sonra, asıl adınıda çocuk yay başıp ok atmaya başlayınca verirler.

Kırgızlar
la Kazaklarda çocuğun ismi on beş günlük olunca verilirdi. .Çoğu kez ad, doğum sırasında geçen bir olaydan, yapılan bir işten kaynaklanarak seçilir veya eve ilk gelen misafirin adı verilirdi: Konukgeldi, Kıpçakgeldi, Cuci gibi adlar böyle verilmiş adlardandır.

Eski Türkler
de çocuklarına doğdukları sırada gördükleri nesnelerin veya o günlerde olup biten önemli bir olayın adını verdikleri de görülürdü.

Saldıran düşmanı yendikleri sırada doğan çocuklara:
YAGIBASTI , YAGIGELDi, KURTULMUŞgibi; güneş doğarken doğan çocuklara: Gündoğdu, Akkuyas, Akgün Kurt , Kurtbeg, Börübay Kurtgeldi gibi adlar koyulurdu.
Güngördü gibi; koyunların agılına kurt saldırdığı gece doğan çocuklara:
Bundan başka, çocukları yaşamayan aileler, gelenek olan bir , çocuğun ismi ile oyun hayatı ve kaderi, Binyaşar, Ölmez, Dursun, Durdu, Tavsan, Kurç (Çelik) gibi adlar verirlerdi.
arasında yakın bir ilgi olduğuna inandıklarından, çocuklarına: Yaşar
Yine kötü ismi olanlardan ölüm meleği nefret eder de gelmez düşüncesiyle kötü adlar koymak adetleri de vardı. Kazakların anlattığına göre, evladı yaşamayan Cepisbay Aga, oğluna, evimize Azrail gelmesin diye ‘’ Rus ‘’ ismini vermiştir.
Altaylar
da da önceki çocukları ölmüş olan aileler, yeni doğan çocuğuna mümkün mertebe kötü ad takarlardi: itgötü, Köpek, italmaz, Domuz, Balcık gibi.

Eski Türkleri
n bir başka adetine göre, çocuk yaşasın diye ebe tarafindan babasına satıldığı olurdu. Çocuk doğar doğmaz ebe çocuğu kucağına alarak dışarıya çıkarır ve onu güya babasına satardı. Babası da satın aldığı çocuğuna erkekse Satılmış, kız ise Satı adını verirdi.


Zamanımızda bu gibi isimler genellikle bir evliyaya adanmış ve satılmış olarak kabul edilen çocuklara konulduğu görülmektedir.
Başkalarıda satış bedeli olarak babanın ebeye, çocuğun ağırlığınca demir verdiği söylenir.
Bu gelenek Cuvas Türklerinde, ebe çocuğu Shamana verir ve çocuğu babasına Shamanın satması şeklinde olurdu. Shaman çocuğu alarak babasına gelir ve: Çöplükte bir çocuk buldum, satacağim, der. Baba, Shamanın istediğini vererek çocuğunu satın almış olur ve artık yaşayacağına inanırdı. Çocuğada süprüntüden gelme ‘’Süppü’’ ismi verilirdi.

Ünlü arkeoloji bilgini Kalksendi, MISIRda basılmış ‘’Subhul asas’’ isimli kitabında Türk adları hakkında şu bilgileri vermistir:

’’ Türkler gördükleri, bildikleri güçlü ve bahadır canlıların adlarını alırlardı. Bunları çocuklarına isim olarak seçerken özellikle beğendikleri Boğa adını çokça kullanırlardı. Boğa adının başına ve sonuna ekler veya başka adlar getirerek yeni adlar üretirlerdi. Eklendikleri ismin de bir hayvan adı olmasına çalışırlardı. Mesela Tayboğa gibi.
Boğa adına hayvan yerine bir tabiat olayı ya da nitelik gösteren bir sözcükde katılabilirdi: Yelboga, Benekliboğa gibi. Bir maden adı katılarak yapılan Gümüşboğa, Altunboğa, Demirboğa gibi isimler de bu türdendir.

Türkler
‘’Demir’’ adınıda sever. Belki Ergenekon Efsanesinden etkilenerek demirde adeta kutsallık ararlardı. Bu yüzden de Demir, isim olarak tek başına çok kullanılmaktan başka, önüne veya arkasına ekler ulayarak pek çok isim meydana getirilen kelimelerden biridir. Türkcede Demirle başlayan elliye yakın birleşik isim vardır. Arslan, Deniz, Gök gibi sözcüklerde Türklerin çok sevdikleri ve bileşik ad ürettikleri kelimeler arasındadır.

Arkeoloji bilgisini açıklamasına söyle devam ediyor:


Bilinmelidir ki coğu kez Türk askerinin ismi Seyfeddin, yani dinin kılıcıdır. Çünkü, Türklerdeki kuvvet ve şiddet ile kılıcın ilgisi vardır.


13. ve 14. yüzyıllarda Hindistanda egemen olan Türkler de isimle ilgili bütün geleneklerini korumuşlardır. Bu yüzyıllarda Türkler arasında en çok rastlanan isimlerin başında şunlar gelmektedir:
Kutlu, Aybeg, Alphan, Tugluk, Küçlü, Bugrahan, Tugrul Arslanatar ve iltutmus.

Eski Türklerde var olan bu geleneklerden bir çoğu zamanımızda halk arasında bilerek veya bilmeyerek devam etmektedir.
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
eski türklerde ad koyma!, koyma


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Eski Türklerde Ölüm ve Ölüm Gelenekleri Kartal Türk Tarihi 3 21.01.14 12:00


WEZ Format +3. Şuan Saat: 06:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.