Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 06.09.13, 23:13   #11
... Cliff 'Em All...

Cliff Durden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 108
Mesajlar: 1,521
Ettiği Teşekkür: 1103
Aldığı Teşekkür: 6485
Rep Derecesi : Cliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura about
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Cevap: 6-7 Eylül Olayları

Birileri şu konuda bile kelime oyunu yapmaya çalışmış da hadi neyse.. açık açık derse kapışacaz söz.

Neyse.. tarihimizin kara lekesini, bu iğrençliği yapanları nefretle ''yad'' ediyorum.
__________________
Yerli dizilerle ilk tanışmam TV'de değildi. 12 yaşındaydım, bir ilçede arkadaşlarla geyik yapıyorduk. Arkadaş bir diziden bahsetmişti:

''Abi şimdi bir adamın yengesi var ona yürüyor, yenge de çocuğa yürüyor, amca teyzeye yürüyor...''

Ana fikir açık, basit ve doğruydu. En sonunda Cem Yılmaz ve diğerlerinin öğrendiği şeyi öğrendim;

Bahçevan aşçıya, aşçı evin büyük oğluna, büyük oğul yengeye, sonra hep beraber uşağa

Kurt Sutter bazılarının neyine la, bu imza yeter. He bu suç değildir inşallah.
Cliff Durden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Cliff Durden'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.09.13, 23:54   #12
Yasaklı Üye

ala'turka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2012
Konular: 15
Mesajlar: 1,364
Ettiği Teşekkür: 2110
Aldığı Teşekkür: 3866
Rep Derecesi : ala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmedeala'turka muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 6-7 Eylül Olayları

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Tntcool Mesajı göster
''İstanbul'daki Rum azınlığın ev, işyeri ve ibadet yerlerine yönelik bu saldırılarda emniyet pasif bir tutum sergiledi'' diyor yukarıda. Yani sizin polisler bugünün eli sopalı ve palalılarına gösterdikleri hoşgörüyü o gün de göstermişler. Demek ki bunlar çapulcular değil, sizin eli sopalı ve palalılar grubunun dedeleri...
Ciddimisin, sonra utanma ha
ala'turka isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz ala'turka'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.09.13, 00:03   #13
Kelebek gibi uçar, arı gibi *******...

Tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2012
Konular: 99
Mesajlar: 4,470
Ettiği Teşekkür: 13391
Aldığı Teşekkür: 20511
Rep Derecesi : Tntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisiTntcool muhteşem birisi
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 6-7 Eylül Olayları

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ala'turka Mesajı göster
Ciddimisin, sonra utanma ha

Demek ki o zamanki yandaşlarda Atatürk ve bayrak sevgisi henüz kaybolmamış...
Tntcool isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Tntcool'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.09.13, 03:04   #14
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36956
Aldığı Teşekkür: 24729
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları

Utanç verici bir olay. Kara değil kapkara iki gün...
***

6-7 EYLÜL’ÜN BİLANÇOSU

6-7 Eylül 1955’te, Türkçe basına göre 11, bazı Yunanca kaynaklara göre 15 kişi öldürüldü.. Akademisyen Dilek Güven’e göre, ölü sayısının ‘az’ oluşu, gruplara “ölü olmasın” emri verilmesi sebebiyledir. Resmî rakamlara göre 30 kişi, gayriresmî rakamlara göre 300 kişi yaralandı. Yine Güven’e göre resmi rakamlara göre 60 olan tecavüze uğrayan kadın sayısının, 400’e yakın olduğu tahmin edilmektedir.

Aynı gün ve gece, 4.214 ev, 1.004 işyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul, yüzlerce mezar ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5.317 mekân saldırıya uğradı.

***


"Beyoğlu’nda ne kadar gayrimüslim varsa hepsinin dükkânlarına, evlerine daldık."

6-7 Eylül 1955’te yağma olaylarını katıldığını söyleyen ‘Eski İstanbul kabadayısı’ Mikdat Remzi Sancak o geceyi anlattı.





"Gece de gayrimüslimlerin yaşadığı Adalar’a vapur kaldırdılar, insanlar doluşup oralara da gitti yağmacılık etmeye, ben gitmedim ama. Aldıklarımı teknenin altındaki mazgala gazeteye sarıp sakladım. Aldıklarımı diyorum ama aslında çaldıklarımı demem lazım, çünkü tekneye gidince yaptığımın hırsızlık olduğunu düşündüm. Niye aldım diye biraz pişman oldum. Sabah olunca baktım teknenin biraz ilerisinde bir kese altın, başka bir yerde üç tane beşibiryerde reşat. Aldım onları da…"

***

Mikdat Remzi Sancak’ı, Zaman gazetesinin 4 Eylül sayısındaki söyleşisi vasıtasıyla tanıdık. “Eskiden herkesi silahıyla karşılardı şimdi hurma ve zemzemle uğurluyor” başlıklı haberde, bir “Eski İstanbul kabadayısının” portresi çiziliyor, Sancak’ın geçmiş maceraları anlatılıp, bugün ne kadar dinibütün bir hayat yaşadığına dikkat çekiliyordu. Haberin kenarına iliştirilmiş küçük bir kutuda ise Sancak’ın 6-7 Eylül katliamı sırasında yaptıkları sıkıştırılmıştı. Gazetenin özel bir önem atfetmediği bu bilgi, bizim için fevkalade değerliydi, çünkü belki de ilk kez, 6-7 Eylül 1955 gecesi İstanbul sokaklarında yağma ve şiddet eylemlerine katılan bir kişi, yaptığı talanı açıksözlülükle anlatıyordu. O gün İstanbul’da olup, gayrimüslim komşusunu koruduğunu söyleyenler dışında ilk kez bir ‘gayrı-gayrimüslim’, işlediği suçu itiraf niteliğinde sözler sarf ediyordu. Hemen aynı gün, Sancak’tan telefonla randevu istedik ve birkaç saat sonra da kapısını çaldık. 6-7 Eylül’ü ve daha fazlasını anlattı.
***

Sohbetimiz sırasında öğrendik ki, Mikdat Sancak’ın dedesi, Ermeni kıyımında ciddi rol oynayan çeteci İpsiz Recep’in en has adamlarındanmış. Karadeniz’in iki yakası arasında kaçakçılık yapan resmi tarihin kahramanlarından İpsiz Recep, 17 Ermeni’yi komitacı oldukları gerekçesiyle öldürdükten sonra, hapis yatmaktan kurtulmak için Milli Mücadele saflarına katılmıştı. Suça bilimum suça bulaşmış elemanlar gibi ona da cezasına münasip bir rütbe verildi.100 yıl üstündekiler subay, 15 yıl üstündekiler çavuş, 5 yıl üstündekiler ise er olarak Teşkilat-ı Mahsusa’ya alınırken, İpsiz Recep başarılarından dolayı yüzbaşı olarak onurlandırıldı. İşte bu İpsiz’in en has adamlarından birisi olan Hacıdedeoğlu Seyit, 70’lerin meşhur kabadayısı, 6-7 Eylül’de sokaktaki yağmaların katılımcısı Mikdat Bey’in dedesi. Milliyetçi bir ‘kabadayı’nın hikâyesinin, Türkiye’nin karanlık tarihiyle olan bağı için ‘tesadüf’ denilebilir mi sizce?
Geçtiğimiz yıl umreye, bu yıl da hacca giden ve imanlı bir Müslüman olduğunu her fırsatta dile getiren Sancak, “Trabzon Sürmele’liyiz. Yedi göbekten Türk’üz. Ben biraz Rumca bilirim ama Laz değiliz. Kanımız, soyumuz belli. Sancak ailesi olarak sadece İstanbul’da 500 aile var. Yani bizim sülaleyi toplasan bir ilçe olur. Mütareke yıllarında haber gönderdi Atatürk. Ne kadar adam çıkartabilirsiniz dedi. İş fena tabii. Topal Osman ‘beş bin tüfekliyle emrindeyim’ dedi. Başkası ‘üç bin adam getirim’ dedi. İpsiz Recep’e sordu, ‘kaç kişi’ dedi. O dedi ki, ‘ben işimi bilirim, bir tüfeğim bir ben yeterim. Sonra benim dedem de katıldı Recep’in ekibine. En has adamı oldu. Biz böyle bir köklü aileyiz işte. İpsiz Recep’in torunlarıyız bir anlamda.”

6-7 Eylül: "Galeyana geldik"

O sıralar denizcilikle uğraşan Mikdat Remzi, muhallebi yerken ‘rastgelir’ 6-7 Eylül güruhuna. Ve tıpkı dedesi gibi, canhıraş bir şekilde yerini alır milli davada: “Ben o sıralar İstanbul’da yeni sayılırım. Denizciydim. Mal taşırdım. Haydarpaşa Garı’ndan Eminönü haline. Tesadüfen, o gün memleketten gelen bir arkadaşla Tophane’de muhallebi yiyorduk. Baktık insanlar koşuyor. Ortalık karıştı. Duyduk ki Atatürk’ün evine bomba atmışlar. Millet galeyana geldi tabii. Dükkânların camlarını kırıp içerde ne var ne yok alıyorlardı. Polisler de vardı ‘kırın, saldırın!’ diye bağırıyorlardı. Biz de katıldık, napalım?

Ne kadar Rum, Ermeni, Süryani, Musevi varsa hepsinin dükkânlarına girdik, evlerine daldık. Öyle bir kargaşa vardı ki, İstiklal caddesinde iki gün tramvay çalışamadı. Yola kumaşlar, perdeler, eşyalar atılmıştı. Bir ara baktım bir kuyumcu dükkânına saldırıyorlar. Ben de karıştım aralarına, vitrinde ne var ne yoksa doldurdum koynuma. Küpe, müpe, altın… Epey bir süre sonra gece 12 civarı asker geldi, biz kaçıştık. Gece de gayrimüslimlerin yaşadığı Adalar’a vapur kaldırdılar, insanlar doluşup oralara da gitti yağmacılık etmeye, ben gitmedim ama. Aldıklarımı teknenin altındaki mazgala gazeteye sarıp sakladım. Aldıklarımı diyorum ama aslında çaldıklarımı demem lazım, çünkü tekneye gidince yaptığımın hırsızlık olduğunu düşündüm. Niye aldım diye biraz pişman oldum. Sabah olunca baktım teknenin biraz ilerisinde bir kese altın, başka bir yerde üç tane beşibiryerde reşat. Aldım onları da…

Öyleydi, bir kargaşa olmuştu ki herkes ne çarptıysa kaldırdı. Düşün, o zaman tramvaylar 3 kuruş. Yozgatlı bir köylü vatmana bilet parası vermek için elini cebine atıyor. Bir tane binlik çıkartıyor. Vatman, ‘bozamam’ diyor. Adam tekrar elini atıyor, cebine bir binlik daha çıkartıyor. Köylü adam, bilmiyor ki parayı. Bir kere daha, bir kere daha, bitmiyor. Vatman polis çağırdı. Adamın üzerinden 40 tane binlik çıktı. Aslında olanlar olacak iş değildi.”
SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.09.13, 03:07   #15
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36956
Aldığı Teşekkür: 24729
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları



Çorum katliamı ve ASALA ‘temizliği’!

Mikdat Remzi hayatın doğru yolla çalışarak kazanamayacağına karar verir ve kendi deyişiyle “faili meçhul” işlere girer.1980 darbesinin ardından uyuşturucu kaçakçılığı suçundan hapse girer. Kendi deyişiyle hapse girer ama mahpusluk yaşamaz. Çünkü, 27 Mayıs 1960 darbesini yapan subaylardan Kurmay Binbaşı Ahmet Yıldız çok yakın “dostudur” Sancak’ın. Bir de bir tuğgeneralden bahsediyor Sancak, ismini vermeden. Çorum katlimı sırasında Çorum’dadır. Tıpkı 6-7 Eylül olaylarında olduğu gibi hikayeleştiriyor bu katliamı da: “Galeyana geldik, 105 kişi öldü.”
Yeraltı dünyasının önemli isimlerinden biri haline gelmiş zamanla. Ama mesele hiçbir zaman sadece mafyavari işlerle sınırı kalmıyor. ‘Milli’ meselelerle olan ilişki de hiç kopmuyor: “Dündar Kılıç bizim elimizde büyüdü, her şeyi bizden öğrendi. Ağansoy, Çakıcı bizim yanımızda kumarhanede kapı açan çocuktu. Hükümet birer bant verdi, bunlara. Bazı görevler verdi, vatan için ve ‘Eğer muvaffak olmadan yakalanırsan seni tanımayız’ dedi. Yurt dışında bizim konsolosları, elçileri öldürüyorlardı, o zamanlar. Devlet ne yapacak? Çete gönderecek, resmi askerini polisini gönderemez ya. Bunlar toplanıp gitti. Yunanistan’da İran’da kampları temizleyip geldiler, Ermenileri duman ettiler. Ermeniler demeyelim ASALA diyelim. Bütün Ermenilere mal edemem ASALA’yı. Neyse, hallettiler işi bizimkiler, hiçbir zayiyat da vermediler üstelik. Sonra ne yaptı devlet, kelleyi koltuğuna almış vatan için savaşmış bu adamları kaldırıp attı. Sonra sahip çıkmadı devlet bunlara. Bunlar da kendi işlerine baktılar. Yolarını buldular… Ben seksen darbesinde içeri alındım. İftira ettiler. Uyuşturucu kaçakçılığından yattım. İftira ama benim bazı faili meçhullerim vardı. Allah verdi bence o cezayı bana. Kestiler 14 yıl ceza. Ama yattım diyemem, rahattım. İstediğim vakit içeri girer, istediğim vakit çıkardım. Kimse karışamazdı bana. Çıkarken dışarı gardiyan falan vermezlerdi yanıma. Cezaevi müdürü falan yalan yani. Bir başsavcı vardı benden yukarda, gerisi hikâye... Çünkü bizim çok yakın bir akrabamız generaldi. Çorum olayları sırasında da Çorum’daydım. Bir sürü Alevi insan öldürüldü. ‘Aleviler camiyi yaktı’ diye duyduk, galeyena gelindi sonra 105 Alevi öldürüldü. Ben severim Alevileri, bizim Sünnilere göre daha açık kafalı, daha akıllıdırlar. Kadınları bizimkiler gibi yobaz değildir. İşte o zamanda bir sürü insanı öldürdüler. Yine bizim halk galeyana geldi. Aleviler iyi insanlar. Kürtler de iyidir ama üzüyorlar bizi. Ben de bir kitap var ‘28. İsyan’ diye. Yani bu mesele öyle yeni bir mesele değil. Bu ayrı gayrılık seksen yıllık hikâye. Kıyım olmadan altından kalkamayız bu işin… Neyse, darbeden sonra cezaevlerine Atatürk büstleri konması ve özlü Türk sözleri yazılması kural oldu. Çorum’da yoktu bu işi yapacak zanaatkar adam. Ben yaptım cezaevindeki Atatürk büstünü. Altına da ‘Türk, Öğün, Çalış, Güven’ diye yazdım.”

"Kocası gayrimüslimdi, kaçırdım!"


Mikdat Remzi Sancak dört evlilik yapmış. Daha doğrusu üç kadın kaçırmış. Bu üç kadının ortak özelliği Türk olmamaları. Sancak’ın dördüncü eşi, Stalin’in iktidarında Kremlin Sarayı’nda kalan Anna Simonovna Sakalova’nın kızı. Sakolova ise İnönü zamanında Sümerbank fabrikalarının kurulması için 65 genç arasındaki Ata İpekyılmaz’a aşık olup Türkleşen Yüksel İpekyılmaz.
Sakolova’nın aşk hikâyesini 2001 tarihli Hürriyet gazetesi şöyle anlatıyor: “Hayri Bey (Sümerbank Genel Müdürü) bizim için İsmet İnönü ve Politbüro üyesi Kalinin’in buluşmasını sağladı. Kalinin, bana ‘Evlenecek başkasını bulamadın mı?’ diye sordu. İnönü ise epey caydırmaya çalıştıktan sonra, ‘Seninle başa çıkılmaz. Tek şart koşuyorum, Müslüman olacaksın’ dedi. Kabul ettim. İnönü Türkiye’ye girmem için gereken belgeyi Kremlin’de imzalayıp verdi.”

Sancak ise işte bu Sakolova’nın kızı Müjgan’ı kaçırışını şöyle anlatıyor: “İlkinde Siirt’li bir Arap kızını kaçırdım. 16 yaşındaydı. Bir yıl falan sürdü. Sonra bir Arnavut’la evlendim. O da kısa sürdü. Üçüncüsünde amcamın kızını aldı. O da bir buçuk yıl kadar sürdü. Ama esas hanım benim başkaydı. Kırk bir yıl sürdü onunla evliliğim. Bir gün bizim lunaparka bir kadın geldi. Ama ne kadın! Çok güzel, kültürlü de üstelik. Yeşilköy güzellik yarışmasında birinci olmuş, yüzücü falan. Kadın evli, kocası gayrimüslim, iki de çocuğu var. Kadın da ecnebi, Rus. Benim kayınpeder Kremlin’den kaçırmış kayınvalideyi. Ben de kızını kaçırdım Yeşilköy’den. Evli, mevli ama kim takar? Kocasının maddi durumu yoktu. Kocası bir şey yapamadı tabii. Nasıl karşı gelecek bana. O zaman bütün Yeşilköy benim kontrolümdeydi. Burada bir lunapark vardı benim. Oraya her gün çuvallarla para taşırdım. Çekip gitti, adamcağız. Tamam, ben yaptığımın doğru olduğunu söylemiyorum, ama gençlik. Dinen de yasak ama Allah affeder.”
‘Gayrimüslimler bana sığındı’


“Ben geldiğimde buraya bir tane Türk Müslüman adam yoktu. Hepsi ecnebiydi. 5 tane araba vardı. Biri Madam’ın arabası, bir jipti… Yeşilköy’de beni herkes tanır, sever. Gayrimüslimler daha çok sever. Yeşilköy’deki Katolik kilisesinin inşaatında bile emeğim vardır. 1974 yılında Kıbrıs çıkarması oldu. O zaman Polat sitesi ünlüydü. Orada oturuyorum. Eve gittim. Hanımın bütün Rum arkadaşları korkmuşlar, bize gelmiş, Remzi abinin evinde bize bir şey yapamazlar diye düşünmüşler. Doğruydu da, buraların asayişi benden sorulurdu. Karakol benden sonra gelirdi. Herkesi misafir ettik, kapıya da silahlı bir adam diktim. Kaldılar bir süre. Sonra sürdüler kimilerini, Yunanistan’a falan gittiler işte.”

"O da bu kalabalığın arasındaydı."

Katliamın yaşandığı gece, İstanbul sokaklarında on binlerce kişiden oluşan bir kalabalık, gayrimüslimlere ait ev, işyeri ve kurumlara saldırdı. Mallar yağma ve talan edildi, cinayetler işlendi, kadınlara tecavüz edildi. Atatürk’ün Selanik’te doğduğu eve bomba atıldığı iddiasıyla başlayan olaylar sonrasında, binlerce gayrimüslim, Türkiye’de kendileri için yaşama imkânı kalmadığına inanarak, binlerce yıllık memleketlerini terk etmek zorunda kaldı.
Atatürk'ün Selanik'teki evine bombayı attığı belirlenen Selanik Üniversitesi Siyasal Bilgileri öğrencisi Oktay Engin, Türkiye’de bürokraside görev aldı. 22 Şubat 1992-18 Eylül 1993 tarihleri arasında Nevşehir Valiliğine getirildi. Olaylar sırasında Seferberlik Tetkik Kurulu’nda görevli olan, 1988-1990 yılları arasında MGK genel sekreterliği yapan Sabri Yirmibeşoğlu, gazeteci Fatih Güllapoğlu'na verdiği röportajda 6-7 Eylül olayları hakkında, “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı” demecini verdi.


Funda TOSUN


(Bu söyleşi 9 Eylül 2011 tarihinde Agos’ta yayımlanmıştır.)

Kaynak
SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.10.13, 10:33   #16
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 32
Konular: 1408
Mesajlar: 7,027
Ettiği Teşekkür: 29513
Aldığı Teşekkür: 31586
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları

Annemin dede tarafı istanbulu zamanında terkedip izmir tarafına geçmeseydi şu an ben yoktum belkide..

Bu olayların bilinçli olarak çıkarıldığı kesin zaten.. Hükümet kanadının sessiz kalması bunun büyük kanıtıdır.

Acı bir olaydır ne diyeyim..
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.10.13, 19:47   #17
Üye

Sagay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2013
Yaş: 50
Konular: 2
Mesajlar: 55
Ettiği Teşekkür: 104
Aldığı Teşekkür: 232
Rep Derecesi : Sagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerdeSagay88 Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları

Yuzlerce kadinin irzina gecildi bu olaylarda!

Bu tezgaha alet olmayi gorev bilen soysuzlarin ellerinde iki resimle yuruduklerini ve saldirdiklarini bir radio programinda dinledim.
Bunlardan biri Gazi Pasa'nin resmi digeri ise Fatih Sultan Mehmet'in resmi.
Keske bu asagilik insanlar biraz olsun tarih bilselerdi de ikisinin de
kazandiklari zaferlerden sonra maglup olanlarin malini, irzini, namusunu
nasil koruduklarini bilselerdi.

Gonulde sevgi olamayinca...
__________________
Sagay88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Sagay88'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.02.14, 22:34   #18
Dönersen Islık Çal..

Sevda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Konular: 784
Mesajlar: 6,369
Ettiği Teşekkür: 28036
Aldığı Teşekkür: 33857
Rep Derecesi : Sevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları

Yakın geçmişimizin utanç verici olaylarından. Her satırını ilgiyle okudum.

Konu hakkında detaylı bilgilendirme için teşekkürler Başakça.
Sevda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Sevda'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.09.14, 00:06   #19
Dönersen Islık Çal..

Sevda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Konular: 784
Mesajlar: 6,369
Ettiği Teşekkür: 28036
Aldığı Teşekkür: 33857
Rep Derecesi : Sevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardırSevda şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları


6-7 Eylül 1955. Utancın 59. yıldönümü...

Bir provokasyon sonucu galeyana getirilen sürü psikolojisinin ve vandallığın en acımasız görüntülerini yaşadı İstanbul.

Geride ise gitmek zorunda kalanlar ve bu utanç fotoğrafları kaldı.

Sevda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Sevda'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.09.14, 20:54   #20
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 32
Konular: 1408
Mesajlar: 7,027
Ettiği Teşekkür: 29513
Aldığı Teşekkür: 31586
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Altı - Yedi Eylül Olayları

Atsız görüşünden giden faşistlerin saldırılarıdır bunlar. Vatan millet sakarya sloganı atan zehirlenmişlerin saldırılarıdır.

Hiçbir millet hiçbir ırk hiçbir ulus şu dünyada ne üstündür nede alçaktır. Hepside aynıdır eşittir.

Bir yukardaki yorumumda yazmışım aynen geçerli. Anne tarafım eğer ordan zamanında göçmeseydi bugün belki ben yoktum.
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
1955, 1955’te, altä±, altı, eylã¼l, eylül, olaylarä±, olayları, oldu, yedi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
9 Eylül 1922 | İzmir'in Kurtuluşu ReaL Türk Tarihi 86 09.09.17 20:17
Nutuk Ekin Atatürk Kimdir? 27 11.10.15 13:04
Dokuz Eylül Üniversitesi Smyrna Üniversitelerimiz 14 23.07.14 02:23
Ermeni Sorunu, İddialar, Gerçekler Kartal Türk Tarihi 29 26.01.09 03:21
11 Eylül 2001 Saldırıları ReaL Dünya Tarihi 0 25.01.09 06:38


WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.