Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 22.09.12, 17:24   #1
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Kölelikten Gelen Memlûk Sultanlığı | Kökeni | Siyasi Tarihi

Memlûk Sultanlığı




- Bayrağı -


Memlûk Sultanlığı ya da Memlûk Devleti, (Arapça: سلطنة المماليك Saltanat al-Mamālīk ya da دولة المماليك Dawla al-Mamālīk) Bir ulus devleti olmayan ve kölelikten gelen memlûklerin bugünkü Mısır ve Suriye'de kurduğu bir askeri aristokrasi devleti. Memlûk sözcüğü Arapçada köle demektir. Bu nedenle devlet Kölemen Devleti olarak da bilinir. Bazı kaynaklarda adı Dawla al-Turkiyya olarak geçer.

Kökeni

Halkının çoğu Arap olan bu devlette iktidar Arap olmayan ve kölelikten yükselen askerlerin elindeydi. Memlûk Sultanlığı'nın kökeni, Eyyubi Devleti'nin 1174 yılında Selahaddin Eyyubi tarafından kurulmasına kadar uzanmaktadır. Diğer sultan ve amirlerin olduğu gibi Selahaddin Eyyubi'nin de Bahriler adında kendine özel bir askeri birliği vardı. Bahriler, Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlardan ele geçirilen köle Kıpçak Türklerinin arasından seçiliyordu.[5]. Bahri birlikleri 800-1000 atlıdan oluşmaktaydı. Bahri kelimesi, deniz veya büyük ırmak anlamına gelen Arapçadaki bahr (بحر) kelimesinden gelir zira Bahrilerin kışlaları Nil'deki Rawda adasında bulunmaktaydı. Kahire'deki garnizonlarda ise Çerkez ve Gürcü kökenli köle askerler bulunur ve bunlara da Memalik-i Çerakise denirdi.





1279'da Memlûk Devleti



Siyasi Tarih


1159 yılında Mısır'da yönetimi ele geçiren Selahaddin Eyyubi, ordusunda kölelerden oluşturulan birliklere, Abbasi halifelerinin bu geleneğine giderek ağırlık vermiştir. Memlûk Sultanlığına adını veren ve Mısır ordusunun süvari bilirliklerini oluşturan Memlûk Atlı birlikleridir. Bu birliklerin komutanlığını elinde bulunduran kimseler zaman içinde devletin başına geçmişlerdir. Moğol İmparatorluğu'nun istilası sonucunda esir düşen ve Mısır Devletine satılan köleler Memlûk askerleri olarak yetiştirilirdi. Çoğunlukla Türkler (Kıpçaklar), Çerkezler, Gürcüler gibi Arap olmayan müslümanlardan oluşturulmaktaydı.

Daha sonraları, orduda köle unsurların kullanılması uygulamasına devam edilmiş, giderek bu unsurlara ağırlık verilmiştir. İçlerinden yetenekli olanlar, üst düzey kamu görevlerinde de çalışmışlardır.

Kendilerini, bir bakıma kölelikten kurtaran devlete ve orduya karşı ölümüne bir bağlılık içinde olan bu askeri birlikler, hafif süvari tarzında örgütlenmişlerdir ve savaş tarzları da, sıkı disiplinli kütlesel hareketlere dayanmakla birlikte, bireysel atılganlığı öne çıkaran bir tarzdır.

Bu köle askerler iki kışlada eğitim görürlerdi. Bazı (özellikle Batı) kaynaklara göre bu garnizonlardaki askerler iki etnik kökenden geliyordu. Kahire yakınlarındaki, Nil nehri üzerideki Ravda adasındaki garnizonda çoğunlukla Kıpçak Türkü askerler bulunur ve bunlara Memalik-i Bahriye (deniz köleleri) denirdi. Yine Kahire'deki başka bir garnizonda ise Çerkez ve Gürcü kökenli askerler bulunur ve bunlara da Memalik-i Çerakise denirdi.


Memlûk Askeri




Tarihçiler Memlûk egemenliğini, biri 1250-1382 öteki 1382-1517 arasını kapsayan iki döneme ayırırlar.. Batılı tarihçiler askeri birliklerin siyasal önem kazanma durumlarına bakarak birincisine "Bahri", ikincisine "Burci" derler. çağdaş İslam tarihçileri ise, etnik kökenlerde farklılığa ve bu farklılığın devletin gelişimine yansımasına dikkat çekmek için aynı dönemlere "Türk" ve "Çerkez" adını verirler.


1249 yılında kanlı bir ayaklanmayla, Eyyubi hanedanlığının son sultanı Turan Şah'ın, ordu ve devlet yönetiminde giderek etkin olmaya başlayan bu köle unsuralara karşı kesin tavır alması üzerine, şahı öldürerek iktidarı ele geçiren bu unsurlar, eski sultanlardan Melik Necmettin Salih'in dul karısı Şecer-üd-Dürr'ü sultan ilan ettiler. Ordu komutanlığına ise bir memluk komutanı olan Muizzüddin Aybeg getirildi. Kısa bir süre sonra Şecer-üd-Dürr, Aybeg'le evlenerek sultanlığı ona devredecektir. Böylece 250 yıldan fazla sürecek bir memluk (köle asker, köle kamu görevlisi) hanedanı başlamış oldu.

Memluk hanedanlığının, tarihte üç önemli etkisi olmuştur. Askeri planda, Haçlı ordularının bölgeden atılması ve Moğol akınlarının durdurulmasıdır. Her iki olay da Arap - İslam devletini kaçınılmaz bir yıkımdan kurtarmıştır. Memluk hanedanlığının üçüncü etkisi ise toplumsal ve ekonomik alanda olmuştur, bir dizi düzenleme getirmeleri, askeri ve politik anlamda bölgede bir istikrar oluşturmaları sonucu, Mısır yeniden önemli bir ticaret yolu haline gelmiştir.

1260 yılında, Bağdat'ı alarak Halifeyi öldüren Moğol orduları Ortadoğuda hızla ilerlemişler ve Mısır sınırlarına dayanmışken, Memluk sultanı Sultan Kutuz, emrindeki memluk ordusuyla Moğol akınını karşılamak üzere harekete geçmiştir. Ayn Calut denilen bölgede karşı karşıya gelen iki ordunun çatışması, Moğolların bozguna uğramasıyla sonuçlandı.

Ayn Calut Muharebesi'nda öncü birliklerin komutanı olan Baybars, Sultan Kutuz'u öldürtüp kendi hükümdarlığını 1260 yılında ilan ettikten sonra 1261 yılında El-Muntasır'ı halife ilan etmiştir. Böylece halifelik, Bağdat'dan Kahire'ye geçmiş olmakta, Memluk devletinin himayesine girmektedir.

1265 yılında Suriye'deki halen Haçlıların elinde olan kaleleri ele geçiren Sultan Baybars, 1268 yılında ise bugünkü Antakya'ya saldırarak, Haçlı prensliğine son vermiştir.

Anadolu'da Moğol hakimiyetini sürdüren İlhanlı Devletinin etkisinden kurtulmak isteyen bazı Selçuklu beylerinin yardım talebi üzerine 1277 senesinde Anadolu'ya bir sefer düzenleyen Baybars, İlhanlı ordusunu Elbistan ovasında yenerek Kayseri'ye kadar ilerlemiş, bu kentde bir hafta kadar kalmıştır. Ama Anadolu Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'nin İlhanlı yanlısı siyaseti yüzünden Anadolu'dan ayrılmak zorunda kaldı.


Trablus kuşatması (1289)




1280 li yıların ortalarına kadar İlhanlıların karşı saldırılarıyla başetmek zorunda kalan Memluklar, bu akınlar durulduktan sonra yeniden Haçlılarla savaşmaya başladılar. 1291 yılında Akka'yı Haçlılardan geri aldılar. Akka'nın düşmesinden sonra Haçlılar Suriye kıyılarında fazla direnemediler ve tümüyle Ortadoğu'yu terk etmek zorunda kaldılar.

İzleyen 90 yıllık barış dönemi, çok genç yaşta hükümdar olan ve sık sık değişen sultanların devridir. Deneyimsiz bu sultanların döneminde devlet ileri gelenlerinin nüfuzu giderek artmıştır.

1382 yılında Çerkez kökenli Berkuk'un, devrin sultanını öldürerek iktidarı ele geçirmesiyle Türk asıllı Memlukların devri de kapanmış oldu. Bu tarihten itibaren Çerkez asıllı sultanlar ülkeyi yönetmiştir.

1461 yılına kadar Memluklarla Osmanlı Devleti arasında yakın ilişkiler hüküm sürmüştür. 1461 yılından itibaren etki alanları yönünden gerginleşen ilişkiler, 1468 yılında Sultan Kayıtbay zamanında açık rekabete dönüşmüş, 1485-1490 yılları boyunca Çukurova'da yapılan savaşlarda iki taraf da önemli kayıplar vermekle birlikte kesin sonuç alamamıştır (bkz.Osmanlı-Memlük Savaşı)

Giderek gerginleşen ilişkiler 1516 yılında tarafların Mercidabık'da savaşa tutuşmalarına yol açmıştır. Memluk ordusunun yenildiği bu savaşın ardından Osmanlı son darbe olarak Ridaniye'de Memluk ordusunu ikinci kez yenilgiye uğratmıştır. Her iki savaş da savaş tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bir açıdan, kitle halinde yönetilen disiplinli süvari birliklerinin, Falanks düzeninde muharebe eden piyade birliklerince önlenebilirliğinin kanıtlandığı savaşlardır bunlar. Diğer açıdan ise dönemin ateşli silahları olan sahra toplarının etkinliğini vurgulamaktadır. Askeri tarihçiler Memluk ordusunun yenilgisini genellikle Osmanlı ordusunca etkili bir biçimde kullanılan sahra toplarına bağlamaktadırlar.

"Mızrak ya da kılıç darbeleriyle yapılan saldırılardan hiçbirimiz kaçmayacaktık, çünkü biz bu insanları [Osmanlılar] tanıyorduk. Onlardan korkmamız için bizden daha iyi binici, daha cesur olmaları gerekirdi. Bize zarar veren tek şey, ateş etseniz devirecek olan bu ateşli silahlar, bu mermiler, bu toplardır."

Bu iki zaferin ardından Osmanlı ordusu Kahire'ye girerek 267 yıllık Memluk devletini ortadan kaldırmıştır. Osmanlı açısından bu zaferlerin parlaklığı, İslam dünyasının hem askeri-ekonomik, hem de Halifeliğin Osmanlı Devleti'ne aktarılmasıyla politik hakimiyetinin Osmanlı Devletine geçmesinde yatar.

Aybek Dönemi

Devletin kurucusu olan Aybek, Eski bir köledir. Daha sonraları satın alındığı Mısır'da eğitilerek Memlûk askeri olarak yetiştirilmiş ve kumandanlığa yükselmiştir. Eyyubi Devleti'nde yaşanan iç karışıklardan yararlanarak Eyyubi devletini yıkmış ve Memlûk devletini kurmuştur. Bu dönemde Mısır'da yaşanan Şii kökenli Arap isyanları bastırılmış ve Suriye Eyyubilerine son verilmiştir. Memlûkler 1250 ile 1382’ye kadar Bahr-i Memlûkler, 1382’den 1517’ye kadar Burci Memlûkler olarak adlandırılmışlardır.


Halep'ten bir Memlük




Kutuz Dönemi


Kutuz döneminde Moğol tehlikesine karştı Türk ve İslam dünyasını savunmuşlardır. 1258’de Abbasilere son veren Moğolları 1260 Ayn Calut Muharebesi’nde yenilgiye uğratarak ilerlemelerini durdurmuşlardır. Suriye, Hicaz ve Mısır Moğol istilasından kurtulmuştur

Baybars Dönemi

Baybars dönemi en güçlü dönemdir. Halifeliğin merkezi Mısır’a taşınmıştır. Baybars Bey, din ve devlet işlerini birbirinden ayırmıştır. 1276’da Anadolu beyliklerine yardım etmeye gitmiştir. 1277 yılında Anadolu Türkleri safında savaşarak Elbistan’da Moğolları 2. kez yenmişlerdir. Fakat Anadolu beyliklerinin yardımı kesmesi sebebiyle savaş sonuçsuz kalmış; Moğol hakimiyeti devam etmiştir.

Ölümünden sonra yerine sırasıyla oğulları geçmiştir. Büyük oğlu Berke Han, uygunsuz kararlar aldığı için kumandanların kararıyla kendini fesh etmiştir. Berke Han, bu kararı kabul etmek zorunda kalmıştır. Berke Han'dan sonra devletin başına el-Adil Sülemiş geçmiştir. Sülemiş'in yedi yaşında olması diğer kumandanları harekete geçirmiştir.


Kalavun Dönemi

Bundan sonra devleti El-Mansur Seyfeddin Kalavun yönetmeye başlamıştır (1279-1290). Kalavun, Haçlılarla mücadeleye devam etmiş ve Suriye'deki son Haçlı kalıntısına son vermiş, Antakya'daki Haçlıları da uzaklaştırmıştır.

Osmanlı Devleti ile Savaş ve Memlûk Sultanlığı'nın Sonu

Hicaz su yolları sürtüşmesi ve Dulkadiroğulları Beyliği'nin kimin olacağına yönelik sürtüşmeler sonucu, 24 Ağustos 1516 yapılan Mercidabık Savaşını Kansu Gavri yönetimindeki Memlûk ordusu kaybetti ve Kansu Gavri öldü. Yerine sultan olan Tomanbay 22 Ocak 1517 tarihli ikinci bir Osmanlı-Memlûk savaşı olan Ridaniye (Reydaniye) Savaşını da kaybetti. Yavuz Sultan Selim komutanlığı altındaki Osmanlı ordusunun Kahire'yi ve Mısır'ı fethi ile Memlûk devleti son buldu.


Kahire'deki Memlûk mezarları. (Pascal Sebah, 1880-1886)



Memlûk Ordusu


Memlûk kara ordusu birkaç kaynaktan oluşturuluyordu. Sultanın memlûklerden oluşan, Kahire'ye yerleştirilmiş bir daimi ordusu vardı. Her komutanın kendi memlûkleri de olabilirdi. Ayrıca, göçmenlerle memlûklerin oğullarından toplanan özgür doğmuş (memlûk olmayan) süvari sınıfı vardı. Zaman zaman Türkmen, Kürt, Bedevi aşiretler destek verirdi; eyaletlerin de kendi garnizonları bulunurdu. Tüm memlûkler at sırtında savaşmak üzere eğitilir ve donatılırlardı, yeğlenen silahlar mızrak ile yaydı; memlûkler iyi silahlanmış, özellikle hafif süvari ile savaşmaya hazırlanmış orta ağırlıkta süvariydi. Özgür doğmuş süvariler ayrı bir birlik oluşturuyordu. Bunların içerisinde Moğol göçmenler, memlûk olarak hizmet edemeyen ancak özgür doğmuşlar içerisinde seçkin bir yeri olan memlûk oğulları vardı. Memlûk ordusunda piyadenin yeri süvariye göre çok daha önemsizdi. Var olan piyade daha çok yerel nüfustan toplanıyordu. Mısır'ın denizlerde güçlü olmaması Memlûklerin genişlemesini engelledi. Mısır, uzun mesafeli ticaret için iyi bir merkezdi ama sürekli kereste eksikliği olması deniz ticaret gemiciliğinin gelişmesini önlemiş gibi görünmektedir. Kereste Türkiye'den, Hindistan'dan, Doğu Afrika'dan getirtiliyordu. Hatta hindistan'dan bitmiş gemi bile alınıyordu. Birkaç istisna dışında Mısır gemileri Akdeniz savaşlarına karışmadı; daha çok Hint Okyanusu'nda faaliyet gösteriyorlardı, ancak Portekizliler'in ayarında olmadıkları 1500'lerde kanıtlandı. 1509'da Gucerat Sultanlığı ile birlikte Portekizliler'e karşı savaştılar. Memlûk-Gucerat donanması Diu'de yenildi ve yok edildi.

Memlûkler ve Türkçe

Resmi yazışmalar Arapça olsa da askeri dil çoğunlukla Türkçeydi. Sultanlar adına pek çok Türkçe eser yazılmıştır. Memlûk sultanı Kansu Gavri, Türkçe ve Çerkezce yazdığı şiirleri ile tanınır. Bu zat, Firdevsi'nin Şehnamesi'ni Türkçeye çevirtmiştir.Ayrıca sultanların tamamının isimlerinin Türkçe olması da dikkat edilmesi gereken bir özelliktir.Aybeg,Baybars,Kayıtbay,Kansu,Tomanbay gibi.

Memlûk Medeniyeti

Memlûkler büyük bir medeniyet kurmuşlar, pek çok konuda Osmanlılar’ın önüne geçmişler ve onlara öncü olmuşlardır.

Memlûkler Moğol istilası sebebiyle Orta Asya’dan kaçan bilim adamlarını kabul etmişlerdir. Kahire, Halep ve Şamda büyük medreseler kurmuşlardır. Memlûkler ile birlikte Arabistana ve Mısıra her alanda damgasını vurmuşlardır. Mısır ve Suriye’de Memluk usulü eser olarak, Sultan Kalavun Camisi, Sultan Hasan Cami ve Medresesi, Sultan Berkuk Türbesi, Kahire Kalesi, Halep Kalesi örnek verilebilir. Memlûk mimarisinde çok renkli görünüm ve mineli cam örneği ön plandadır.


İslam Dünyasındaki Köle Kökenli Askerler |
Memlûkler



LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 23.09.12, 01:20   #2
« En Akıllı Bızdık »

Rukia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Konular: 177
Mesajlar: 2,225
Ettiği Teşekkür: 9714
Aldığı Teşekkür: 15796
Rep Derecesi : Rukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura aboutRukia has a spectacular aura about
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kölelikten Gelen Memlûk Sultanlığı | Kökeni | Siyasi Tarihi


Kölemen devleti olarak çok az yerde karşıma çıktı.


Teşekkürler
Lale.
Rukia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Rukia'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 23.09.12, 02:11   #3
Uzman Üye

Karagöz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 327
Mesajlar: 1,764
Ettiği Teşekkür: 1986
Aldığı Teşekkür: 8997
Rep Derecesi : Karagöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kölelikten Gelen Memlûk Sultanlığı | Kökeni | Siyasi Tarihi

Çok teşekkürler çok faydalı bir konu.

Dileyenler ve daha fazla bilgilenmek isteyenler; İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi'nde, 2011 yılında yayınlanan, Şehabeddin Tekindağ'ın: "Memlûk Sultanlığı Tarihine Toplu Bir Bakış" adlı makalesini indirebilir.
__________________
Karagöz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Karagöz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
arabistan, araplar, bahriler, çerkez kökenli, eyyubi hanedanlığı, halep, islam dünyası, kahire, kasu devri, köle kökenli askerler, osmanlı imparatorluğu, sultan baybars, turan şah, yavus sultan selim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:42.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.