Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi > Türk Tarihinde Yer Alanlar

Türk Tarihinde Yer Alanlar Türk tarihinde yer alan olay ve portreler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 27.01.17, 09:36   #1
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Şark Fatihi | Kazım Karabekir








Hayatımda bana zevk veren hayli başarılarım vardır:

En zevklisi binlerce bakımsız çocuğun hayat ve geleceğini kurtarmak olmuştur"





Ailesi


Şark Cephesi komutanı, Milli Mücadele Kahramanı ve Siyaset Adamı Kazım Karabekir Paşa 1882 yılında İstanbul Kocamustafapaşa’da doğmuştur.

Ailesi Karaman’ın Gafariyat (şimdiki ismi ile Kazım Karabekir İlçesi) kasabasındandır. Babası, Kırım Savaşı’na 16 yaşında gönüllü olarak yazılmış, Silistre ve Sivastopol Muhaberelerinde bulunmuş ve yaralanmış Mehmed Emin Paşa'dır.


Mehmed Emin Paşa, binbaşı iken Kastamonu Alay Beyliği ve yarbay iken de İskilip Kaymakamlığı görevlerinde bulunmuştur. Sonra sırasıyla Hakkari, Van ve Harput’ta görev almış, en son Mekke’de vali vekaleti görevinde iken kolera salgınında vefat etmiştir.

Kâzım Karabekir Paşa’nın annesi ise Hacı Havva Hanım’dır. Mehmet Emin Paşa’nın 1893’te Mekke’de ölmesi üzerine Havva Hanım İstanbul’a dönmüş ve beş erkek çocuğuna hem annelik hem babalık ederek onları en iyi şekilde yetiştirmeye çalışmış, 1917 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

Karabekir beş erkek kardeşin en küçüğüdür , diğerleri sırasıyla Hamdi, Hilmi, Şevki ve Hulusi beylerdir.


Okul Yaşamı

Okul hayatına babasının görevi sırasında doğu illerinde mahalle mekteplerinde başlamıştır. Daha sonra Fatih Askeri Rüşdiyesinden ve Kuleli Askeri İdadesinden mezun olmuştur. 1900 yılında Pangaltı Harbiye Mektebi’ne girmiştir. Burada Almanca ve Rusça dersleri almış, 6 Aralık 1902 günü “Piyade Teğmeni” rütbesiyle, sınıf birincisi olarak mezun olunca Kurmay Sınıfı’na ayrılmıştır. Erkan-ı Harbiye Mektebi’ne ( Harb Akademisi’ne ) devam eden Karabekir, 1905 yılında bu okuldan da birincilikle mezun olmuştur ve “Altın Maarif Madalyası” ile ödüllendirilmiştir. Okul idaresi gösterdiği başarı nedeniyle kendisinden öğretmen olarak okulda kalmasını istemiştir ancak Karabekir Paşa bunu kabul etmeyip iki yıllık stajını görevlendirildiği 3. Ordu süvari topçu ve piyade bölük komutanlığı hizmeti olarak Manastır’da yapmaya başlamıştır. Burada birçok kere Rum ve Bulgar çeteleriyle uğraşmak zorunda kalmıştır. Bulgarlarla yapılan büyük bir çarpışmadan sonra Kolağası (Ön Yüzbaşı) rütbesine yükseltilmiştir.


1906 Manastır



1907 yılında İstanbul Harbiye Mektebi tabiye muallim muavinliğine tayin edilmiştir. Manastır ve İstanbul’da İttihad ve Terrakki Cemiyetlerinin ilk merkezlerinin kuruluşunda bulunmuştur. Meşrutiyetin ilanından sonra Edirne’de 3. Fırka erkanı harpliğine getirilmiştir.

31 Mart olayı üzerine Hareket Ordusu ile İstanbul hareketine katılmış, Yıldız'ın işgalinde bulunmuştur. 1910 Arnavutluk isyanının bastırılmasından sonra kolordunun hareket şubesi şefi ve kısmen de erkanı harp reis vekili olarak bulunmuştur. 1912 de binbaşılığa terfi etmiştir.

Kâzım Karabekir, mağlubiyetle sonuçlanan Balkan Savaşı sırasında Edirne 10. Tümen Kurmay Başkanı idi. Bulgarların Edirne’yi kuşatmaları sırasında ordu kumandanı Şükrü Paşa ile birlikte büyük fedakarlıklarla uzun süre düşmana karşı koymuştur. Fakat, açlık ve cephanesizlikten dolayı 22 Nisan 1913 günü esir düşerek Sofya’ya gönderildi. 21 Temmuz 1913’te Edirne’yi geri alışımızdan sonra Bulgaristan ile imzalanan İstanbul Antlaşması’yla Sofya’daki esaretten kurtulup İstanbul’a gelmiştir.



I. Dünya Savaşı’ndaki Faaliyetleri

1914’te başlayan 1. Dünya Savaşı’na iştirak eden K. Karabekir'in,
Çanakkale Savaşında tümenini üstün bir askeri bilgiyle yönetmesi onu, Çanakkale’deki Kereviz Dere çarpışmalarının muzaffer kahramanı konumuna getirmiştir. Düşmanla 3,5 ay boyunca dişe diş savaşan Karabekir’in bu başarısını Almanlar, ünlü Kılıçlı Nişanı (Kron Dö Braş) ile ödüllendirdiler. Çanakkale muharebesinde Fransızlara karşı Kerevizdere’de kazandığı başarı üzerine Miralaylığa (Albaylığa) terfi etmiştir.

Daha sonra Alman Mareşali Graf Von der Gotz Paşa’nın kurmay başkanı olarak Irak’a gitmiş ve Maraşelin vefatından sonra 18. Kolordu komutanı olmuştur. Bağdat Muharebesinin sonuna kadar bu görevde kalmıştır.

1917 yılı başlarında Diyarbakır mıntıkasındaki 2. Kolordu komutanlığına naklolmuştur. Bu arada 2. Ordu Komutanlığı vekâletini yapmıştır.

Kazım Karabekir Paşa’nın asıl askeri başarıları Kafkas Cephesi’ndedir. Kafkas Cephesi’ndeki 1. Kolordu’nun komutanlığına atanan Kazım Karabekir, bir zamanlar babasının görev yaptığı bu yerlerde, büyük başarıların sahibi oldu. Genelde Ermeniler’in yoğunlukla yerleştikleri yörelerde görevini yaparken halka şefkatle yaklaşması, babasız kalmış çocukların barınması ve okutulması için gösterdiği olağanüstü çabaları, her zaman saygıyla anılmıştır.

1. Kafkas Kolordu Kumandanı olan Kâzım Karabekir elindeki az askere ve silaha rağmen 13 Şubat 1918’de Erzincan’ı, 12 Mart 1918’de Erzurum’u ve daha sonra da Sarıkamış ve Kars’ı Ermenilerden tamamen temizlemiştir.


B
u cephedeki başarıları, rütbesinin mirlivalığa (tümgeneral) yükseltilmesiyle ödüllendirildi. Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’nın genelkurmay başkanlığı önerisini kabul etmeyen bu “asker”, Tekirdağ’daki 14. Kolordu Komutanlığı’na, ardından da kendi ısrarıyla Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanlığı’na atandı.


Mustafa Kema
l’in Samsun’a çıkışından bir ay önce, 1919 yılının Nisan’ında Erzurum’daki görevine başladığında, Mustafa Kemal ile aralarındaki gönül ve düşünce birliği ülkenin kurtuluşu için çok önceden kurulmuştu.

Bu göreve başlamak üzere İstanbul’dan ayrılmadan önce Mustafa Kemal’i Şişli’deki evinde ziyaret etmiş; bu ziyarette belki de birkaç ay sonra birlikte yapacakları “vatan vazifeleri”ni görüşmüşlerdi.

Kazım Karabekir, Erzurum Kongresi’nin toplanmasına ve Mustafa Kemal’de simgeleşen bağımsızlık ve cumhuriyet düşüncelerinin üstün gelmesine yoğun bir çaba gösterdi. Edirne milletvekili olarak Birinci Meclis’e seçildiğinde, Doğu Cephesi komutanlığı görevini bırakmamış, bu görevle milletvekilliği görevini aynı anda yapmıştır.

Bu başarılarla da yetinmeyen Karabekir Paşa, 15 Mayıs 1918’de Gümrü şehrini işgal edip, Ermeni çete ve askerlerini çatışmalarda yenerek barışa zorlamış, sonucunda da Batum Antlaşmasını imzalatmıştır.


Ankara hükümetinin yaptığı ilk anlaşma olan Gümrü Antlaşması’nı 15 Kasım 1920 tarihinde Ermeniler’le yaptığı görüşmeler sonunda 2- 3 Aralık 1920'de imzalayan
Kazım Karabekir Paşa, bu görüşmelerdeki başarıları nedeniyle ferikliğe (korgeneral) yükseltildi.

Bundan sonra Tebriz’e hareket ederek İran Azerbeycan’ından İngiliz Kuvvetlerini çıkartmaya muvaffak olmuştur. Osmanlı Hükümetince bir çok harp nişanı ve madalyalarla taltif olunmuştur.

Mütarekeden sonra Erkan-ı Harbiye Umumiye Reisliği'ne İstanbul’a çağrılmıştır.



__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.01.17, 09:36   #2
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir




İstiklal Savaşı


Karabekir, İstanbul’da görev alarak pasif hale gelmenin, vatanın karşılaştığı felakete seyirci kalmak demek olduğunu ve genç komutanların Anadolu’ya ordularının başına gönderilmesi zaruretini ve kendisinin de doğuya tayin olunmasını, ilgililere telkin ve teklif etmiştir. Bu arada, Milli Mücadeleye girişmek isteyen Mustafa Kemal Paşa ile Şişli’deki evinde yaptıkları görüşmeler, büyük tarihi değer taşımaktadır.

Vatan kurtuluşunda müspet bir hizmet başarabilmenin ancak hep birlikte Anadolu’ya geçmekle mümkün olacağına inanan Karabekir, tayin edilmiş olduğu Tekirdağ’daki 14. Kolordu Komutanlığından doğudaki orduya verilmesini sağlanmıştır.

Kâzım Karabekir, 24 Şubat 1919’da Erzurum’daki 15. Kolordu’nun başına geçmesi gerektiği emrini almış ve amacına kavuşmuştur. Bunun üzerine 12 Nisan 1919 yılında Gülcemal adlı bir yolcu vapuruyla Trabzon’a doğru yola çıkmıştır. 19 Nisan’da buraya varınca Muhafaza – i Hukuk Heyeti üyeleriyle görüşmüş ve onların kendisine bağlanmalarını sağlamıştır.

Trabzon’dan ayrıldıktan sonra ise Erzurum’a geçen Karabekir, buradaki Müdafaa – i Hukuk Heyeti’nin üyeleriyle görüşmüştür. Müdafaa– i Hukuk Heyeti onun emirlerinden çıkmayacağını belirtince halka moral kazandırmak ve durumdan haberdar etmek için mitingler ve görüşmelerde bulunmuştur. Bu görüşmelerde üzerinde önemle durduğu konular şunlardır: tüm şartları zorlayarak silahlanmayı sağlamak ve yurttan düşmana kesinlikle silah veya cephane yardımı yapılmasını engellemek; Ermeni propagandalarına inanmamak; Erzurum’da Doğu illeri temsilcilerinden oluşan büyük bir kongre toplamak. İzmir’in işgali ile beraber kongre önerisi kabul edilmiş ve 30 Mayıs 1919’da her tarafa davetiyeler yazılmıştır.

Bu sıralarda Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştır ve hemen Kâzım Karabekir ile temasa geçmiştir. Erzurum Kongresi’nin toplanma kararını öğrenen Mustafa Kemal bunu takdir ettiğini Kâzım Karabekir’e telgraf ile bildirmiştir. Ayrıca 22 Haziran’da Amasya Genelgesi’ni yayınlayarak kongrenin toplanacağını yurdun dört bir yanına bildirmiştir. Böylece kongre yöresel değil de ulusal önem kazanmıştır. Bu olay üzerine, Mustafa Kemal’in Anadolu’daki eylemlerinden çekinen İstanbul Hükümeti (İngilizlerin baskıları sonucu), Paşa’yı İstanbul’a çağırmıştır. Bu emre Mustafa Kemal’in şiddetle karşı çıkması üzerine İstanbul Hükümeti kendisini tutuklamak için Kâzım Karabekir Paşa’yı görevlendirmiştir. Bunun sonucu ulusun geleceğini etkileyen çok önemli bir olay yaşanmıştır:

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı günden tam 52 gün sonra, 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece İstanbul hükümetinden Mustafa Kemal Paşa’ya gönderilen telgrafta, ona “Bütün yetkilerinin elinden alındığı” bildiriliyor; aynı gecenin aynı saatlerinde valiliklere ve ordu komutanlıklarına gönderilen telgraflarda ise, “Mustafa Kemal’i hemen tutaklamaları” emri yer alıyordu.

Kendisine gönderilen telgrafı okuduğu an Mustafa Kemal Paşa, “Askerlik mesleğinden istifa ediyorum” diyor, sırtından üniformasını çıkarıyor ve “Ulusun şefkat ve mertliğine güvenip vicdani görevini” sivil kimliğiyle sürdürmek kararını o an uygulamaya başlıyordu.

Aynı saatlerde “Mustafa Kemal’i hemen tutuklayın” emrini alan komutanlardan biri ise, üniformasının düğmelerini ilikliyor, karargâhındaki subayları yanına alıyor ve Mustafa Kemal Paşa'nın yanına gidiyor.

Mustafa Kemal tutuklanmayı beklemektedir. Karabekir Paşa odaya girerek Mustafa Kemal Paşa’yı saygıyla selamlar ve şunları söyler :

- Kumandamda bulunan zabitan ve efradın hürmet ve tanzimlerini arza geldim. Siz bundan evvel olduğu gibi bundan böyle de muhterem kumandanımsınız. Kolordu komutanına mahsus araba ile maiyetinize bir takım süvari getirdim. Hepimiz emrinizdeyiz.”

Mustafa Kemal, Karabekir’in boynuna sarılarak bu eski arkadaşını birkaç kez öper. Kurtuluşun yıldızı o gün Erzurum’daki tarihi konakta parlamıştır. Bu olaydan sonra da Kâzım Karabekir ile Mustafa Kemal arasındaki haberleşme düzenli olarak devam etmiştir.

10 Temmuz’da toplanan Erzurum Kongresi’nin Türk Milli Mücadelesi’ndeki yeri ve önemi çok büyük olmuştur. Bu kongrenin Temsil Heyeti’ne seçilen Karabekir, Sivas Kongresi çalışmalarını da yakından takip etmiş ve kongrenin aldığı kararları desteklemiştir.

Milli Mücadele hareketi boyunca Edirne Milletvekili ve Doğu Cephesi Komutanı olarak görev yapmıştır. 1920’de Ermenilerce işgal edilen doğu illerini geri aldıktan sonra 31 Ekim 1920’de Ferikliğe (Korgeneralliğe) yükseltildi. 2- 3 Aralık 1920’de Ermenilerle Gümrü anlaşmasını imzaladı. Rus ve Kafkasya Hükümetleri ile yapılan Kars Antlaşmasına ait görüşmeleri Ankara Hükümeti Murahhas Heyeti Başkanı olarak başarıyla sonuçlandırdı.

Doğudaki başarının ardından Batı Anadolu’daki Orduların başarılarını sağlamak üzere, doğudaki ordunun büyük kısmının askeri güç ve mühimmatını Mustafa Kemal’in ordusuna sevk etti.


Çocuk Davası

1923 Erzincan




Karabekir doğuda bulunduğu sürece yalnız askeri ve siyasi alandaki eğitim sahasında da çok büyük hizmetler yapmıştır. Ermenilerce katledilen ailelerin yetim yavrularına gerçek bir baba olmuş 4000 Erkek 2000 Kız evladı sefaletten kurtarmış ve vatana faydalı meslek sahibi bireyler haline getirmiştir. Çocukların eğitiminin yanı sıra halkın eğitimi ile de uğraşmıştır. Erzurum ve Sarıkamış’ta okullar kurmuştur.

21 Kasım 1923'de "Milli Mücadelemizde Siyasi ve Savaş Yararlılığı" görülenlere verilen yeşil ve kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.



Zafer’den sonra 1. Ordu Müfettişliğine tayin olunmuş, Meclisin 2. devresinde İstanbul Milletvekili olarak bulunmuştur. 1924 yılında, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez ve arkadaşları ile Cumhuriyet Devrinin ilk muhalefet partisi Terrakki Perver Cumhuriyet Fırkasını kurmuşlardır. Karabekir Partinin başkanlığına seçilmiştir. Ancak adı geçen parti bir süre sonra kapatılmıştır.

Kâzım Karabekir Paşa, ertesi yıl 22 Haziran 1926’da İzmir suikastında rolü olduğu ileri sürülerek Ankara’da tutuklanıp İzmir’e götürülmüştür. Suikastı araştırmak amacıyla kurulan İstiklâl Mahkemesi’nde idamla yargılanmıştır. Fakat 23 Temmuz’da söz konusu olayla bir ilgisi olmadığı anlaşılarak, mahkeme üyelerinin oy birliği ile beraat etmiştir.


1927’de emekli edilen Kazım Karabekir 1938 yılına kadar Erenköy’deki bugün müze olan köşkünde inzivaya çekilmiştir. Yakın tarihimize ışık tutan eserlerini bu dönemde kaleme almıştır. Aydın eşrafı Cemal Bey’in kızı İclal Hanımla 1924 yılında evlenmiştir. Bu evliliğinden 1927 yılında ikiz kızları Hayat ve Emel, 1941 yılında da 3. kızı Timsal dünyaya gelmiştir.

1938 yılı sonunda İstanbul Milletvekilliğine seçilmiş 6.,7. ve 8. dönemlerde İstanbul Milletvekilliği yapmıştır. 5 Ağustos 1946 tarihinde TBMM Başkanlığına seçilmiş 26 Ocak 1948’de bu görevdeyken vefat etmiştir.





kazimkarabekirvakfi.org.tr
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.01.17, 09:36   #3
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir


Kazım Karabekir Müzesi

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde, Bağdat Caddesi’nin iki paralelinde bulunan bir tarih hazinesi, kültür mirası Kazım Karabekir Müzesi’nin varlığından kaçımız haberdarız?



Bugün müze olarak kullanılan köşk, Sultan II. Abdülhamid’in Maarif Nazırı Antepli Münif Tahir Paşa tarafından yaptırılmış. Bahçesinde bulunan ve Rodin tarafından yapılan dev bir zürafa heykeli nedeniyle “Zürafalı Köşk” olarak da bilinen köşkün hikayesi çok enteresan.

1930 yılında köşkü bir yıkıcıdan almak isteyen Kazım Karabekir Paşa’ya bu köşkün perili olduğu söylenir, sebebi de bahçeden evden sürekli kaybolan eşyalar. Vatandaş tarafından yapıldığını bilse de kimseyi rencide etmek istemeyen Paşa, tüm perilerin zürafanın başına yuva yaptığını söyleyerek tek çarenin kafasını kırmak olduğu konusunda karar bildirir ve zürafa heykeli yıkılır. Bugün Sunay Akın’ın Oyuncak Müzesi girişindeki dev zürafa heykelinin de ilham kaynağı işte bu heykelmiş.

15 Kasım 1930 yılında Kazım Karabekir tarafından satın alınan köşk 1948 yılına yani paşanın ölümüne kadar önce yazları sonra da yaz kış oturdukları ev olur. Yazın sofraların kurulduğu, tüm ailenin bir arada olduğu zamanları anlatan Timsal Hanım, babasının şu sözü sık sık hatırlattığını söylüyor:

“ Eş dost akraba bir arada olabilmeli, temas olursa muhabbet olur”


Kazım Karabekir Paşamızın küçük kızı Timsal Hanım (ortada), müze ziyaretçilerine bilgi verirken.

Müzede; Kazım Karabekir’in çalışma masası, kitapları, silahları, madalyaları, ailesi, çocukları, torunları ve fotoğrafları, gelinlikler, kahve fincanları, ısındıkları soba dahil olmak üzere görülmesi gereken pek çok özel eşyası görülebilir.








Bu bir pasaport.

Bu pasaport ne, diyorsunuz şimdi.





Mondros Ateşkes Mütarekesi'nden sonra, Mustafa Kemal’in İstanbul’dan Anadolu’ya geçebilmesi için İngilizler tarafından verilen izin belgesi.

Yani bu ne demek?

Kendi ülkemizde İngiliz’in esareti altındayız.

İşte bu Cumhuriyet’i anlatan en güzel belgedir ve hayatı savaşta geçmiş atalarımızın ruhunun rahat olması için, her Türk evladının bilmesi, görmesi gereken bir belgedir.


Karakedi Bombası



Kazım Karabekir’in Çanakkale’de çadırına düşen bomba parçası. Paşa, çadırda olmadığı için tesadüfen kurtulmuş, yoksa üzerindeki deliklere bakınca, denk gelseydi yaşaması mümkün değilmiş.

Köşkün bu kısmındaki parçaların her biri gerek doğuda gerek Çanakkale’de paşanın karargahındaki eşyalar. Tüyleriniz diken diken olup, gözleriniz yaşlarla doluyor.

Bu vatan ne şartlarda kazanılmış ve bize emanet edilmiş. Her bir karış toprağına kadar korumak hepimizin borcu.

Kaynak: banunundunyasi.com


Kazım Karabekir Paşa Müzesi, Salı ve Perşembe günleri 9:30-16:30 arasında ücretsiz ziyaret edilebilmektedir. Dip Not: Bu bölümü oluştururken, yazısını ve fotoğraflarını kullanmama izin veren Banu Hanım'a teşekkür etmek boynumun borcudur.

- Banu Hanım, sitenizden bu bilgileri kullanmama izin verdiğiniz için teşekkür ederim ..

Emeğinize sağlık..


Timsal Hanım ve Banu Hanım

__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 29.01.17, 13:11   #4
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir





Kurtuluş Savaşı sırasında Doğu Cephesi'nde oldukça önemli işlere imza atan ve savaşın kazanılmasında önemli rol oynayan Kazım Karabekir'in tek önemli özelliği komutanlığı değildi. Aynı zamanda büyük savaşlardan çıkarak neredeyse tamamı yıkılmış olan bir ülkenin yetim kalan çocuklarıyla da özel olarak ilgilenip çalışmalar yapıyordu.

Kazım Karabekir Doğu Cephesi'ne geldiği ilk günden itibaren sosyal, kültürel ve eğitim anlamında çalışmalar yapmaya başladı. En çok üzerinde durduğu konu ise savaşlarda ailelerini kaybeden binlerce yetim ve öksüz çocuğun tekrar hayata kazandırılmasıydı.

Erzurum'a geçerken Bayburt'ta yol üstünde karşılaştığı kimsesiz çocukların Erzurum'a nakledilmesi emrini vermişti. Böylece bu büyük projenin ilk adımı atılmış oldu. Bu projenin esas önemli olan kısmı ise Erzurum'da gerçekleşecekti.





Kazım Karabekir Doğu Cephesi'ne geldiği ilk günlerde yaptığı çalışmalarla 50 bine yakın bakıma muhtaç çocuk olduğunu rapor etmişti. Bu çocuklar sokaklarda, ağaç kovuklarında, mağaralarda, ağaç yaprakları ve ot yiyerek hayatta kalmaya çalışan sersefil halde çocuklardı.

4 bini erkek 2 bini kız olmak üzere sadece Erzurum civarında 6 bin yetim ve öksüz çocuk Kazım Karabekir tarafından sokaklardan ya da bakamayacak durumda olan akrabalarının yanından toplatılmıştı ve bu çocuklara temsili olarak Gürbüz Çocuklar Ordusu ismi verildi.





Bu çocuklara kayak dersi de dahil olmak üzere verilen askeri eğitimlerin yanı sıra birçok alanda zanaat eğitimi de verildi.

Kazım Karabekir 'Çocuk Davam' dediği konudaki ciddiyetini göstermek ve Mustafa Kemal'in desteğini alabilmek için çocukların bir kısmını Ankara'ya götürdü.

Tarihçi Cemal Kutay, Atatürk'ün bu çocuklardan çok etkilendiğini söyleyerek şunları belirtiyor:

“Atatürk, Kırklareli Milletvekili Dr. Fuat Umay’ı bizzat bu çocukların eğitimi ve sağlığıyla ilgilenmesi için görevlendirdi.

Latife Hanım ise bu çocuklarla ilgilenmeyi ulvi bir görev kabul etti; eğitimleri ve bakımlarıyla bizzat ilgilendi.

Karabekir Paşa, bu çocukları
Ankara’ya Paşa’nın huzuruna getirirken amacı, tüm ülkedeki yetimlere ve kimsesiz çocuklara dikkat çekerek onların eğitimini sağlayacak okullar kurdurtmaktı.

Amacına ulaştı. Onun kurduğu sanayi mektepleri şimdiki meslek lisesi."





Koruma altına alınan 6 bin çocuğun arasında sadece Türk çocukları yoktu. Kimsesiz kalmış Ermeni çocukları da koruma altına alınmıştı. Hatta bazı yetenekli Ermeni çocukları Türk ailelerin çocuklarıymış gibi gösterilerek askeri okullarda öğrenim gördü iddiaları ortaya atıldı.

Prof. Dr. Mete Tunçay konuyla ilgili şöyle diyor:

"I. Dünya Savaşı sonrası doğuda yetim çocukları toplayan Kazım Karabekir Paşa onlara üniforma giydirerek çeşitli mesleklerde yetiştirdi. Çocuk sevgisi paşanın karakterinin en yüce yanıydı.

Hatta, çocukları toplayan askerler, ‘Paşam bazı çocukların Türk mü Ermeni mi olduğunu anlayamıyoruz. Bazıları da Ermeni çocuklar, onları ne yapalım’ diye sormuşlar. Paşa, ‘Hepsini alın’ diye emir veriyor.

Paşa, bu nedenle daha sonra, ‘Ermeni Çocukları Türkleştirdi’ şeklinde eleştirildi. O çocuklar, Karabekir Çocuğu olarak biliniyor.

Askerliğimi yaparken bizzat şahit oldum, bazı milliyetçi kesimler, Karabekir’in asker çocuklarını Ermeni olarak nitelendiriyor ve ordunun Türk yapısını bozduğunu iddia ediyordu."



Dönemin tanığı tarihçi Cemal Kutay ise şu açıklamayı yapıyor:

"Din ve milliyet farkı gözetmeden tüm yetimleri topladı ve Türk üniforması giydirdi. Kızlı erkekli tüm yetimleri
aydın, bilgili, ülkesini seven birer vatan evladı olarak yetiştirdi.

Onlar sadece orduda yer almadılar, müspet meslek sahibi olmaları için meslek okulları açtı."

Sözlerine devam eden Cemal Kutay:

"Beşeri tarafı ağır basan bir askerdi. Dört bin çocuğa babalık eden, o çocuklar için heyecanlanıp gözleri yaşaran bir asker.

Bu konuda da en büyük destekçisi ona her zaman çok güvenen Mustafa Kemal Atatürk’tü. 1908-1919 yılları arasında 10 yıl boyunca üç büyük
savaş gören ülkemizde, Anadolu adeta yoksullar ve yetimler memleketi olmuştu. Sokakta nerdeyse erkek kalmamıştı.

Karabekir Paşa, kurduğu okullarda yetişen çocuklardan en az iki kişinin köylere giderek aynı ruhu taşıması ve diğer köylüleri de eğitmesini istemişti. Köy enstitülerinin fikir temelini o oluşturmuştu."
diyor.





Her ne kadar kimsesiz çocuklara sahip çıkılıp onları hayata entegre etme gibi bir amacı olsa da bu uygulama birçok kesime göre bir asimilasyon politikası olarak nitelendiriliyor.

Ermeni çocuklarının kimliklerinin kaybettirilip Türk olarak yetiştirilmesi ve asimile edilmesi kabul edilemez ve hiç de masum olmayan bir politika olarak değerlendiriliyor.

Birkaç sene evvel Hürriyet Gazetesi'yle bir röportaj gerçekleştiren Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir ise şu açıklamalarda bulundu:

"Kazım Karabekir için bu çocukların hangi ırktan olduğu değil 'evlat' olmaları önemliydi. Bununla birlikte bugünleri görerek Ermeni çocukları asla Türkler'in arasına katmamıştır. Gürbüz Çocuklar Ordusu'na alınan çocukların secereleri bellidir."

"Ermeni çocuklar da sokaklara terk edilmiş, onlara da sahip çıkılmıştır. Onlar, Trabzon'da ABD tarafından açılan yetiştirme yurduna gönderilmiştir. Trabzon'da en iyi şekilde bakılan yaklaşık 5 bin Ermeni çocuk da Kazım Karabekir'i bir baba olarak görmüştür. Ermeni çocukların yaptığı ve altına 'Yetimler babası, Kahraman Kazım Karabekir Paşa Hazretleri... Trabzon Ermeni yetimleri tarafından, 9 Eylül 1919' yazarak kendisine gönderdiği karakalem resim bugün müzemizde sergilenmektedir. Bu resim belki de yalanlara en güzel cevap niteliğindedir."

Yine Hürriyet Gazetesi'ne verdiği röportajın devamında Timsal Karabekir şu sözleri dile getiriyor:

"İnanması gerçekten güç ama o günün koşullarında sinemacılık, şimendifer, buhar makinesi tamiri, sıhhiyecilik eğitimleri dahi veriliyordu.

Hatta çocuklar küçük çaplı ameliyat yapabilecek duruma gelmişti. Orduya potin, kıyafet dikerek de yarar sağlıyorlardı. Bugün bile yaygın olmayan spor dallarında eğitim alıyorlardı."








Timsal Karabekir'in 2000 yılında Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan sözleri ise şöyle:

“Babamın üç kızı ve yanı sıra binlerce çocuğu vardı. Son nefesine kadar onlarla yazıştı, dertlerine, sevinçlerine ortak oldu. Milletvekilliği sırasında, sokak çocukları ile ilgili kanunu meclisten geçirmeye çalışırken kalp krizi geçirerek yaşama veda etti. Onun çocuklarla ilgili çalışması, bugün yaşadığımız çocuk sorunlarını çözecek nitelikte."


__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 29.01.17, 17:04   #5
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir








Birinci Cihan Harbi
Birinci Cihan Harbine Neden Girdik?

Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik?

Birinci Cihan Harbini Nasıl İdare Ettik?

Birinci Cihan Harbini Nasıl İdare Ettik?
İstiklal Harbimiz

İzmir Suikastı

Çocuklara Öğütler

Hayatım

İttihat ve Terrakki Cemiyeti 1896-1909

Ermeni Dosyası

İngiltere, İtalya ve Habeş Harbi

Çocuk, Davamız

İstiklal Harbimizin Esasları

Sanayi Projelerimiz

İktisat Esaslarımız

İstiklal Harbimizde İttihad Terrakki ve Enver Paşa

İtalya ve Habeş

Sarıkamış-Kars ve Ötesi

Erzincan ve Erzurum'un Kurtuluşu

İstiklal Harbimiz, iki cild,Yapı Kredi Yayınları,Ocak 2008 İstanbul.

İnsan ve Asker Kâzım Karabekir; Yapı Kredi Yayınları,Mayıs 2008,İstanbul.

Hayatım, Yapı Kredi Yayınları,Aralık 2008,İstanbul

İttihat ve Terakki Cemiyeti, Yapı Kredi Yayınları,Mart 2009,İstanbul.

Günlükler (1906-1948),İki cild, Yapı Kredi Yayınları,Kasım 2009,İstanbul.

Edirne Hatıraları, Yapı Kredi Yayınları,Eylül 2009,İstanbul.

İstiklal Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkanı, Yapı Kredi Yayınları,Haziran 2010,İstanbul.




Uyan!

Ey Türk oğlu sen sessizsin herkes seni aldattı
Erdim diyen, döndüm diyen seni çemberinden atlattı

Çiftlik gibi mahsülünü senden alıp satarlar
Sen toprakta onlar kuş tüyünde yatarlar

Uzun sürdü saflığın altta üstte kalmadı
Hiç bir millet bizim gibi uykulara dalmadı



Bir Rüya


1926 Haziranı’nın 27’inci gecesi

Yerim İzmir polis dairesi
Her odada bir mevkuf, her kapıda çift polis
Etrafa da süngüler dizilmiş.
Odam pek loş
Ve bomboş
Bir hasta yatağı ve demir bir sedye
Bilmem hangi hastaneden hediye.
Bu ikrama pek şaşmıştım
Çünki Ankara polisinde yerde yatmıştım.
Benim gibi birçok paşalar ve beyler,
Ki bu millete çok hizmet etmiştiler,
Suikastla mazun imişiz birden
Fakat bilmiyorum kimdir ölen ve öldürülen.



İki Damla Gözyaşı


Yetmiş lira ile mütekait bir adam

İken, ikiz kızım da doğdu olduk tamam
Evet tamam! Çünkü herkes kaçıyor benden
Ve ben de sabahları erken
Yavruların hazırlıyorum sütlerini kaçıp gitti evdekiler
Parasız kim kimi bekler?

Tam bu sırada hastalık saldırdı bize
İki yavrumla anneleri diz dize
Sancılar içinde kıvranıyorlardı
Hayatın kalmamıştı artık tadı.
Kalmamıştı elimde hiç satacak
Peki! ya bu hastalara kim bakacak?
Vejetalin eritmek için sarılmışım kepçeye
Fakat doktor parası sığmıyor hiç bütçeye.

Satmışım elimde olanı
Yemiştik mazide kalanı.
Düşünüyordum, iki elimde başım,
Dalmışım, bunalmışım.

Seslendi refikam:
Paşam! paşam !
Nedir bu ye'sin? Nerde her günkü neşen?
Hastalığım artar seni böyle görürsem.
Bu günler de geçer, üzülme sakın?
Nerdeyse gelir doktorlar vakit yakın.

Doktorlar mı gelecek dedin?
Acı, pek acı bir şeyler söyledin!
Söylemeye bulamıyorum mecal
Verecek vizite param yok İclal!

Borç felakettir şuna buna
Girmem bu tehlikeli oyuna.
Yanıyordu ellerimde başım
Cevap verdi yüksek ruhlu arkadaşım:

Dedelerimden kalma yadigâr
Bir pırlanta ile bir saatim var.
Gönderin bedestene sattırın
Bu ağır yükü benden attırın.

Bu, yüksek ruhlu bir Türk kızıydı
Türk varlığının bir yıldızıydı.

Taşı, saati uzattı bana
Ben de gönderdim sat salonuna.
Birkaç yüz lira geldi geriye
Sıkıntıyı attık biz ileriye.

Fakat refikam:
Döndürürken duvara başını
Gördüm iki damla gözyaşını.
Dedim: Lanet olsun böyle geçime!
Artık düştüm ben de kendi içime:
Kulaklarım içimi dinliyor,
Her yerim inliyor.
Gözlerim içime bakıyor,
Ve gördüğü yeri yakıyor.

Kalbimi deldi o iki damla yaş
Haksız yereydi bu çetin savaş.

Bu düşüncelerim pek kısa sürdü
Çünkü vicdanım tamamen hürdü!

Arkadaşımla bakıştık
Ve gülüştük

Hemen topladık kendimizi
Ve düşündük köylü efendimizi:
Neler çekiyor asıl olan onlar
Yaşamıyor mu şerefiyle milyonlar...
Dedik ve karımla el ele verdik
Ve bu acı günleri pek ala yendik.




MİLLİ YEMİN

Yok…Yok…Yok…
Artık keyfi işler yok

Yok…Yok…Yok…
Artık gizli işler yok.
Hakimiyet milletindir,namına rey verme yok
Kontrolden men edip de,reyine el değme yok.
Siyasi ve içtihadi bahaneler icadla
Keyfi tevkif,keyfi hüküm,keyfi aramalar yok.

Hakaret,işkence yok
Gizli kızıl pençe yok.
Çalma yok,çırpma yok
İş kapatıp yağma yok
Namusa el atma yok

Yok…Yok…Yok…

Diyar diyar süründüren
Aileler söndüren
Entrikalar döndüren
Gizli gizli eller yok
Kanunlardan başka tarzda
Emredecek diller yok

Yok…Yok…Yok…

Bilgi ile emek haktır
İltimas yok,rüşvet yok
Adalet ve haktan başka
Emredecek kuvvet yok.

Yok olması lazım gelen şeyleri yaparsam
Şerefsizim, namussuzum
Bilir, görür, susarsam
Vatan sevmez bir hissizim

Yok…Yok…Yok…

Ölü gibi susmak yok
Hürriyeti kısmak yok
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 29.01.17, 18:33   #6
Müdavim

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 431
Mesajlar: 3,713
Ettiği Teşekkür: 18776
Aldığı Teşekkür: 20507
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir





TÜRK YILMAZ MARŞI

Cihan-Harbi yangınından, bağrı-yanık Vatan’a,

Türk’ü boğmak maksadıyla, girdi düşman askeri,
Kan ve yangın başlamıştır; ırz ve namus kalmıyor;
Tehlikeye düştü vatan, yas içinde her yeri.

Kahraman halk! Kalk, silahlan! Ahd ü peymân Tanrı’ya
Vur! Ve haykır! Türklük ölmez, Türk de yılmaz, ileri!



Çelik gibi kollu, tunçtan ayaklı,
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!


Göksü imanlı, temiz vicdanlı,
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!

Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!

Düşmana salsa, tek bile kalsa
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!



Söz ve Güfte: Kazım KARABEKİR




Ya İstiklâl Ya Ölüm!

Ya İstiklal, Ya ölüm! Ya İstiklal, Ya ölüm!

Vatanım, milletim, sancağım, evim
İstiklalsiz yoktur yerim
Zincir vurdurur mu Türkler boynuna?
Varlığı fedadır Vatan yoluna
Bu tarihin Türk dediği yılmaz milletiz
Hür yaşar, hür ölür, nurlu milletiz


Söz ve Güfte: Kazım KARABEKİR



Eğer zamanınız olursa bir gün.

İzlemenizi tavsiye ederim



__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 29.01.17, 19:15   #7
"Her Şey Güzel Oldu"

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3755
Mesajlar: 17,516
Ettiği Teşekkür: 73476
Aldığı Teşekkür: 67723
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir

Alıntı:

Uyan!

Ey Türk oğlu sen sessizsin herkes seni aldattı
Erdim diyen, döndüm diyen seni çemberinden atlattı

Çiftlik gibi mahsülünü senden alıp satarlar
Sen toprakta onlar kuş tüyünde yatarlar

Uzun sürdü saflığın altta üstte kalmadı
Hiç bir millet bizim gibi uykulara dalmadı



Kazım Karabekir Paşa sanki bugünleri görmüşte yazmış...

Onu sadece savaş kahramanlıkları ile tanıyordum... Oysa ki ne kadar farklı yönleri de varmış...

Yetim çocuklara yaptıklarını okuyunca gözlerim doldu... Gözümde ve gönülümde on kat daha büyüdü...

Nurlar içinde yatsın...

Ellerine sağlık Dilaver...

(Yine yapmışsın yapacağını, on numara konu hazırlamışsın)

Teşekkürler...
__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 29.01.17, 20:13   #8
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1640
Mesajlar: 9,568
Ettiği Teşekkür: 57490
Aldığı Teşekkür: 35938
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir

Şark Fatihi Kazım Karabekir Paşa'yı ayrıntıları ve güzel sunumunla ile birlikte çok güzel tanıtmışsın Dilaver modum. Okuyunca insan duygulanıyor, eskileri özlüyor.
Bu güzel konu için çok teşekkürler, ellerine emeklerine sağlık olsun...
__________________
Gülümsün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Gülümsün'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 29.01.17, 20:17   #9
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1481
Mesajlar: 14,195
Ettiği Teşekkür: 59089
Aldığı Teşekkür: 50825
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir

Çok güzel bir paylaşım. Teşekkürler Dilaver aga.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.01.18, 14:52   #10
"Her Şey Güzel Oldu"

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3755
Mesajlar: 17,516
Ettiği Teşekkür: 73476
Aldığı Teşekkür: 67723
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Şark Fatihi | Kazım Karabekir

26 Ocak'ta ölüm yıl dönümüydü geçte olsa anmadan geçmek olmaz... Sizlerin aslan gibi yüreğiniz ve vatan sevginiz olmasaydı, bizlerde olmazdık...

Nurlar içinde yatın... Allah rahmet eylesin...
__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
bir rüya, çocuk davamız, çocuklara öğütler, doğu cephesi komutanı, ermeni dosyası, gürbüz çocuklar ordusu, iki damla gözyaşı, karabekir, karabekir fotoğrafları, kazım karabekir, kazım karabekir belgesel, kazım karabekir hayatı, kazım karabekir müzesi, kazım karabekir şiirleri, kitapları, marşlar, meclis başkanı karabekir, milli yemin, timsal karabekir, türk yılmaz marşı, uyan, ya istiklal ya ölüm marşı, şark fatihi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.