Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi > Türk Tarihinde Yer Alanlar

Türk Tarihinde Yer Alanlar Türk tarihinde yer alan olay ve portreler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 27.03.10, 22:18   #1
Kum Saati
Ziyaretçi
Kum Saati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Sultan II. Abdülhamit / Son Evrensel Hükümdar / Siyaset Öğretmeni

Sultan II. Abdülhamit

Siyaset Öğretmeni ;






II. Abdülhamid (Arapça: عبد الحميد ثانی `Abdü’l-Hamīd-i sânî)(d. 21 Eylül1842 – ö. 10 Şubat1918). 34. Osmanlıpadişahı ve 98. İslamhalifesidir.
Sultan Abdülmecid'in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecid'in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi Abdülhamid'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid'in eğitimiyle de yakından ilgilendi. Abdülaziz1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid'i de beraberinde götürdü.
Amcası Abdülaziz'in 1876'da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat'ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla görevden alınarak Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos1876'da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Eyüp'te kılıç kuşandı.[1] Ağabeyinin yerine tahta geçirildikten sonra, her iki saltanat değişiminin mimarı olan Mithat Paşa'yı sadrazam yaptı.
33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan1909’da tahttan indirildi, 3 yıl Selanik'te Alatini köşkünde ev hapsinde tutulduktan sonra 1912'de İstanbul'a Beylerbeyi Sarayına getirildi. 10 Şubat1918’de de İstanbul’da vefat etti. Büyükbabası için Divanyolu'nda yaptırılmış Sultan II. Mahmut Türbesi'inde yatmaktadır.

Toprakları elde tutma dönemi [değiştir]

Berlin Kongresi Doğu Anadolu'daki Ermenilerin Rus himayesine yönelmelerine engel olmak amacıyla, Osmanlı Devleti'nden bu bölgedeki Ermenilerin durumunu düzeltmeye yönelik bir dizi reform yapmasını talep etti. Abdülhamid yönetiminin bu reformları ertelemesi ve bölgedeki Kürt aşiretlerini muhtemel bir Ermeni isyanına karşı silahlandırma yoluna gitmesi üzerine Ermeniler arasında devrimci ve milliyetçi örgütler güç kazandı. 1887'de Maraş'a bağlı Zeytun'da, 1891'de ise Siirt'e yakın Sason'da Ermeni devrimci örgütlerince desteklenen direniş hareketleri başlatıldı. 1895'te bu olayların ülke çapında bir ihtilale dönüşmesi olasılığının doğması ve İstanbul'da Ermeni örgütlerinin Kumkapı'da Batı kamuoyunu etkilemeye yönelik bir ayaklanma düzenlemesi üzerine Kâmil Paşa hükümeti tarafından Anadolu'da Ermeni topluluklarına yönelik sert bastırma tedbirleri alındı. IV. Ordu Komutanı Müşir Zeki Paşa Ermeni isyanını bastırmakla görevlendirildi. Doğuda Kürt aşiret reisleri Hamidiye Alayları adı altında düzensiz milis birliklerinde örgütlendi.
1895 yazında tüm Anadolu taşrasında gerçekleşen kanlı olaylar Batı kamuoyunda genellikle "Ermeni katliamı" olarak değerlendirildi; liberal Avrupa basınında Abdülhamid aleyhine şiddetli bir kampanya başlatılmasına sebep oldu. Fransız Akademisi üyesi tarihçi Albert Vandal, ilk defa Abdülhamid hakkında Le Sultan Rouge (Kızıl Sultan) lakabını kullandı.
1897 yılında, Girit'in Yunanistan'a ilhakını isteyen Yunan hükümetinin Tesalya sınırında ihlallere girişmesi üzerine Meşhur tabirle “barut kokusu” artık duyulmaya başlamıştı. Bunun üzerine vükela meclisi Mâbeyne çağrıldı. Padişah tarafından, durumun müzakere ve bir neticeye bağlanması için emredildi. Meclis ara vermeden 56 saat durumu konuştu. Herkes Yunanlılara harp açılmaması yolunda fikirler ileri sürdü. Bunu söyleyenler, durumumuzun iyi olmadığını izah ederek: -Harbe girmek hata olur, diye rey veriyorlardı ki, ilk bakışta haksız da görünmüyorlardı. Bu fikrin baş müdafii İzzet Paşa idi. Zaman zaman dışarı çıkarak Padişahın yanına gidiyor, müzakereler hakkından bilgi veriyordu. Harp aleyhinde Padişahı da kandırmaya çalışıyor ve muhtemelen bu uğurda bazı yanlış ve kötümser malumat da veriyordu. Fakat Rıza Paşa ve birkaç cesur devlet adamı, eğer Yunanistan’a karşı korkak bir tavır içine girilirse, bütün Rumeli’nin parçalanacağını ve belki de İstanbul’un tehlikeye düşeceğini savundular ve Sultan II. Abdülhamid Han ile gizlice görüşerek bu fikirlerini ona bildirdiler. Zaten padişahda savaş taraftarıydı ve hemen hazırlıkların yapılmasını istiyordu. İşte tam bu sırada harekete geçen Yunan ordusu Alasonya’ya saldırdı. Hazırlıksız bulunan Yanya’daki tümenimiz, Yunan birlikleri önünden ric’at etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine İstanbul’daki I. Ordu, Umum Kumandanı Ethem Paşa kumadasında Yunanistan üzerine harekete geçti. Bir kaç gün içinde Yenişehir’i (Tesalya) ele geçirdi. Daha sonra Atina yolu üzerindeki Milona geçitlerine geldi ve burasını savunan Yunan ordusunu, 23Nisan 1897 günü büyük bir mağlubiyete uğrattı. Milona Meydan Savaşı ile, Avrupalıların, geçilemez de dikleri bu geçitleri aşan ordumuz, güneye çekilen Yunan ordusu ise, Atina ile Tesalya arasındaki Dömeke’de yeniden karşılaştı. Yunanlıların son müdafaa hatları olan Dömeke’de, 25 bin kişilik Yunan ordusu perişan edildi ve bir daha toparlanamadan darmadağın edildi. Bu muharebede Abdülezel Paşa şehid düştü. Ordumuz hızla ilerleyerek birkaç saat içinde Atina'ya girdi. Bu sırada Vükela Meclisi toplantı halindeydi ve henüz zafer haberleri İstanbul’a ulaşmamıştı bütün vekiller, bu muharebeden galibiyetle çıkılacağından endişeliydiler ve hüzün içinde bekleşiyorlardı. Zafer haberini telgrafla öğrenen Rıza Paşa meclise giderek müjdeyi verince hepsi sevinçten ağlamaya başladılar. Hatta Şurayı Devlet Reisi (Anayasa Mahkemesi Başkanı) Said Paşa, onun eteklerine sarıldı. Padişahın Özel Kalem Müdürü olan Faik Bey de zafer haberini Sultan Abdülhamid Han’a ulaştırınca: -Ömrüm oldukça kahraman kumandan askerimizin bu gayret ve sadakatlerini ve memleketine ve vatanına ettiği hizmetleri kemiklerim dahi unutmayacaktır...diye sevinç ve şükranlarını bildirdi. 15-17 Mayıs tarihinde Dömeke'de yapılan muharebede Yunan ordusu kesin bir yenilgiye uğradı. Avrupa devletlerinin müdahalesi ile mütareke yapıldı. Osmanlı lehine Tesalya sınırındaki bazı küçük değişiklikler dışında savaştan önceki sınırlara dönüldü. Yunanistan Osmanlı Devleti'ne 4 milyon lira savaş tazminatı ödemeyi kabul etse de bu tazminat tahsil edilemedi. Oysa buna karşılık Girit'e özerlik verilmişti.[3]


İttihatçılar tarafından Abdülhamid dönemine "İstibdat Dönemi" (devr-i istibdâd) adı verilir.
Tedbir Dönemi [değiştir]

II. Abdülhamid Meclis'i kapatarak yönetimi kendi eline aldıktan sonra Osmanlı tarihinde ilk defa geniş kapsamlı bir polis ve istihbarat örgütü kurdu. 1880 yılında Yıldız İstihbarat Teşkilatını kurdu[4]. Çok sayıda hafiye'den oluşan bu örgütün amacı Abdülhamid'in siyasi rakipleri hakkında bilgi toplamak ve Abdülhamid'e karşı hazırlanan darbe veya ayaklanma girişimlerini önlemekti. Hafiyeler sadece kendi başlarına bilgi toplamakla kalmıyor, halk arasında çok sayıda kişiye maaş bağlayarak geniş bir istihbarat ağı oluşturuyorlardı. Jurnalci adı verilen bu kişiler Abdülhamid yönetimine karşı olabilecek faaliyetleri bildiriyorlar, böylece vatana vemilete zararlı olabilecek her türlü hareketin önü önceden kesilmiş oluyordu.[kaynak belirtilmeli]
Abdülhamid'in sıkıyönetim dönemi bazı uzmanlarca[kaynak belirtilmeli] Osmanlı Devleti'nin ömrünü 30-40 yıl daha uzatmış olduğu ileri sürülmüştür[kaynak belirtilmeli]:
  • Düvel-i Muazzama'nın bu meclisin açılmasını demokrasi ve insan hakları için değil, kendi adamları olan milletvekilleri eliyle iç idareye daha rahat karışabilmek için istediği öne sürülmüştür.[kaynak belirtilmeli]
  • İcrayı baskı altında tutan bir meclis vardı.[kaynak belirtilmeli]
  • Azınlık milletvekilleri, her bir grup arkasına bir Avrupa Devletini alarak, üyesi olduğu bağımsız devletler kararı çıkarmak için uğraşmaktaydılar. Girit, Teselya ve Yanya'nın Yunanistan'a bırakılması gerektiğini ifade eden vekiller çıkmıştır.[kaynak belirtilmeli]
  • 240 üyeden sadece 60-70 kadarının Türk asıllı olduğu düşünülürse, gayrimüslimlerin bu meclis üzerindeki etkileri daha iyi anlaşılabilir.[kaynak belirtilmeli]
II. Abdülhamid, 13 Şubat1878'de Meclisi feshetti.
Durumdan rahatsız olan İngiltere, V. Murat'ı Padişah, Mithat Paşa'yı sadrazambaşbakan yapmak için Genç OsmanlılardanAli Suavi 'yi tahrik ederek tarihe Çırağan Baskını olarak geçen başarısız darbeyi yaşattı. 23 ihtilâlcinin ölümü ile sonuçlanan bu sonuçsuz darbe, II. Abdülhamid'in hafiyye denilen gizli teşkilâtını kurarak daha sıkı idareyi ele almasına mecbur etti.


İkinci Meşrutiyet [değiştir]

Ana madde: İkinci MeşrutiyetAbdülhamid’in örfi yönetimine karşı muhalefet de giderek güçlendi. 1889'da İttihat ve Terakki Cemiyeti kuruldu. 1908'de İttihat ve Terakki yanlısı bazı subaylar Manastır ve Selanik kentlerinde ayaklandılar. Bu baskıların üzerine, Abdülhamid 24 Temmuz1908'de anayasayı diye yeniden yürürlüğe koymak zorunda kaldı ve II. Meşrutiyet ilan edildi. Yapılan seçimlerle oluşturulan yeni meclis 17 Aralık1908’de açıldı.
Artan huzursuzluklar ve İttihat ve Terakki karşıtlarının baskıları sonucunda, 13 Nisan1909’da İstanbul’da ayaklanma çıktı. Rumi takvimle 31 Mart günü patlak verdiği için bu ayaklanma 31 Mart Olayı olarak bilinir. Selanik’te kurulan Hareket Ordusu 23/24 Nisan gecesi İstanbul'a girerek ayaklanmayı bastırdı.
İkinci Meşrutiyet dönemi ağırlıklı olarak İttihat ve Terakki hükümetlerinin yönetiminde geçti. Devlet yönetiminde İttihat önderleri Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa etkili oldular. Bu dönemde Osmanlı Devleti, Trablusgarp, I. ve II. Balkan Savaşları ve I. Dünya savaşlarına girdi. I. Dünya Savaşı’nın hemen ardından VI. Mehmet, İtilaf Devletleri’nin baskısıyla 21 Aralık1918’de parlamentoyu kapattı.
31 Mart Ayaklanması ve tahtan indirilişi [değiştir]

Ana madde: 31 Mart Ayaklanması12 Nisan13 Nisan'a bağlayan gece, Taksim Kışlası'ndaki Avcı Taburu'na bağlı askerler subaylarına karşı ayaklanarak kendilerine önderlik eden din adamlarının peşinde Heyet-i Mebusan'ın önünde toplandılar ve ülkenin şeriata göre yönetilmesini istediler. Hüseyin Hilmi Paşa hükümeti ayaklanmacılarla uzlaşma yolunu seçti ve hükümet üyeleri tek tek istifa etti.
Abdülhamid, olayların başlama sebebini hatıratında şu şekilde anlatır:
Vekâyi'ın(olayların) ve acemi bir idârenin hergün bir sûretle izhâr ettiği mevâdd-ı müşte-ıle(tahrik edici hususlar) elbette infilâk edecekti. Hatta 31 Mart'a kadar te'hîri bile şâyân-ı hayrettir. Hiçbir kimseye hesap vermek mecburiyetinde bulunmadığım bir zamanda, ma'a'l-kasem(yemin ederek) te'mîn ederim ki ben bir fenalık olmamasına elimden geldiği kadar çalıştım. Tehlikenin te'ehur-i vuku'unda(gerçekleşmesinin gecikmesinde) bu mesâ'î-i hayır-hâhânenin dahli bulunduğunu zannederim.[5]

Ayaklanma Heyet-i Mebusan üzerinde de etkili oldu. O gün İttihat ve Terakki üyesi mebuslar, can güvenlikleri olmadığı için meclise gitmediler. Bazıları İstanbul'dan uzaklaşırken, bazıları da kent içinde gizlendi. Bu arada ayaklanmacılar İttihatçı subaylarla mebusları buldukları yerde öldürüyorlardı. Hükümetin ve meclisin etkisiz kalmasıyla, II. Abdülhamid yeniden duruma egemen oldu. Ayaklanmayı başlatan muhalefet ise, herhangi bir programdan yoksun olduğundan önderliği elde edemedi.
İstanbul'da denetimi elinden kaçıran İttihat ve Terakki asıl güç merkezi olan Selanik'teki 3. Ordu'yu harekete geçirdi.Böylece ayaklanmayı bastırmak üzere Hareket Ordusu kuruldu.Ayaklanmacılar 23 Nisan24 Nisan'a bağlayan gece İstanbul'a girmeye başlayan Hareket Ordusu'na başarısız bir direniş çabasından sonra teslim oldular. Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan da bir gece önce Yeşilköy'de toplanarak Hareket Ordusu'nun girişiminin meşruluğunu onaylamışlardı.

Alatini Köşkü (Selanik, sürgün edilen Abdülhamid'in kaldığı köşk)


Diğer bir iddiaya göre 31 Mart ayaklanmasını İttihat Terakki, İngiltere ve Abdulhamid'e Filistin nedeniyle husumet besleyen Mason teşkilatları tertip ederek Abdulhamid'i tahttan indirmeyi amaçlamışlardır.[kaynak belirtilmeli] Nitekim Abdulhamid'in tahttan inmesiyle Yahudiler Filistin'de toprak satın alma izni almışlardır.[kaynak belirtilmeli] İttihad Terakki ise hiçbir etkisi olmayan padişah Vahidettin sayesinde yönetime tamamen hakim olmuştur. Abdulhamid'ten sonra imparatorluk hızlı bir parçalanma sürecine giderek İngiltere de istediğini elde etmiş oldu.[6]
Ayaklanmanın bastırılmasından sonra sıkıyönetim ilan edildi ve ayaklanmacıların önderleri divanıharpte yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldılar. Muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı. Ama en önemli gelişme, Meclis-i Umumi Milli adı altında birlikte toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan'ın 27 Nisan'da II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesini, yerine V. Mehmed'in geçirilmesini kararlaştırmasıydı.Ayrıca II. Abdülhamid'in İstanbul'da kalması da sakıncalı bulunarak Selanik'te oturması uygun görüldü. Divanıharp II. Abdülhamid'i yargılamak istediyse de, yeni kurulan Hüseyin Hilmi Paşa hükümeti bunu kabul etmedi.
Abdülhamid, Selanik'ten gelen Hareket ordusuna karşı herhangi bir direniş göstermedi. Kendi hatıratında bunu kardeş kanı dökülmesin diye yaptığını yazar. Oysa Osmanlı Paşaları bu toplama orduyu rahatlıkla geri püskürtebileceklerini padişaha arz etmişlerdi. [7]


Onun Hakkında Söylenen Sözler ;

Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır.
Atatürk Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 327 ,
Mustafa Armağan



Şadiye Osmanoğlu (Kızı )
Babam milletini delicesine severdi. Ahmetcik, Mehmedçik sözlerini kullandığı vakit öz evlâtlarından bahsediyormuş gibi yürekten gelen sevgisi derhâl yüzünden okunurdu. Babamın saltanatı zamanında bir tek harp hatırlıyorum. O da 1897 Yunan Harbidir. Bu benim çocukluk zamanıma rastlamıştır. Hatırladığıma göre Harem 'deki dairelere top top bezler getirilip dağıtılmıştı. Yaralı askerler İçin gecelikler dikilirdi.
Hizmetkârlarımızla beraber sabahın erken saatlerinde, gece uyku saatimize kadar dikiş makinelerimizin başında, bizden islenilen sayıda geceliği yetiştirmeye çalışırdık. Bu hummalı faaliyet, bütün muharebe müddetince devam etti. Ben de çamaşırlara düğme dikerdim. Aklımca büyük iş gördüğümü sanırdım.
Babam aramıza gelip:
Aferin evlâtlarım!
Allah vatanımızı düşmanlardan muhafaza buyursun! derdi. Biz bu sözlerden kuvvet ve şevk alırdık. Zaman kaybolmasın diye gözümüzü işimizden ve makinemizden ayırmaksızın onu dinlerdik... Vatan! Vatan !
- Babam bunu bizlere ne kadar da çok söylemişti...
Necip Fazıl Kısakürek , Ulu Hakan Abdülhamid Han , Büyük Doğu Yayınları , İstanbul 1994 , sf 317




Alman devlet adamı Bismarck’ın şöyle dediği rivayet edilir:
“Dünya siyaset ilminin %80´ini Sultan II.Abdülhamit biliyor... %10´unu ben, gerisini de diğer liderler biliyor"




Abdurrahman Şeref Efendi
Sima ve bünyesinde Osmanlı hanedanına mahsus alâmetler iyice görülürdü. Zeki ve hassas, tez anlayışlı, etrafını iyi gören bir adamdı. Mutat muamelesi çok nazik. sesi de halâvetliydi. Padişahlık ve halifelik makamının izzet ve vakarını tamamıyla korurdu. Tehdidini hakkıyla yerine getirmeye kadirdi. Lüzumunda şiddet göstermeyi ya da hiddetini teskin etmeyi de bilirdi. Bendegânını daima taltif etmiş, kendisi ile görüşen ecnebileri ise daima teshir etmiştir.
Reşat Ekrem Koçu ; Osmanlı Padişahları , İstanbul 2000 , s 561



Rıza Tevfik Bölükbaşı
Meşrutiyet'in ilanından beri maarifimiz ilerleyeceğine bilakis geriledi. Şimdi Sultan Abdülhamid ' in o beğenmediğimiz maarifi seviyesine yetişmek için hiç olmazsa on sene çalışmamız lazım. "
Hilmi Yücebaş , Filozof Rıza Tevfik , Dizerkonca Matbaası , istanbul 1957 , sf 38



Talat Paşa
Bazı yorumlara göre 31 Mart Hadisesi , bazı yorumlara göre de II. Abdülhamid ' i tahtan indirmekle ilgili söylediği bir söz : yanındaki bir hoca ya ;
" Hoca , bir halt yedik ; ağzımıza , burnumuza bulaştırdık. Felaket oldu " ( 1 )
1 -Rıza Nur , Hayat ve Hatıratım, Cilt 2 , s 41




Enver Paşa
Paşa, Beylerbeyi Sarayı’nda hapis olan sabık sultanı ziyaretten dönerken Talat Paşa’ya ağlaya ağlaya şu itirafta bulunur: “Başımıza ne geldiyse bu adama yaptıklarımızdan geldi ve daha ne gelecekse o yüzden gelecek.”




İlber Ortaylı
Dünyanın son hükümdarı , son evrensel imparator II.Abdülhamid Han ' dır.
İlber Ortaylı
( Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 285,
Mustafa Armağan )
  1. “Asker yaşatan Sultan” - Sivas yöresinden derlenen bir türkü
  2. Abdulhamid'i anlamak herşeyi anlamak olacaktır ! Necip Fazıl
  3. 100 gram aklın 90 gramı Abdulhamid Han'da, 5 gramı bende, 5 gramı da diğer siyasilerdedir ! Prens Bismarck
  4. Sen bir anne gibi tuttun ufukları(Sezai Karakoç)
  5. Dünyanın son hükümdarı,son evrensel imparator 2.Abdülhaid han'dır.(İlber Ortaylı)
  6. “Padişah Abdülhamid sayesinde Batı âlemi, bilhassa Dışişleri teşkilatları; Halifeye, İslâm âleminin Papası gözüyle bakıyorlardı. Onun bu sıfatla kullanabileceği nüfuzdan çekiniyorlar, hattâ korkuyorlardı.”(Wanbery)
Dünyanın yetiştirdiği en büyük hükümdar. O mükemmel bir lider o harika bir insan. Ona hayin diyenlerin zekasından süphelenirim.
  Alıntı ile Cevapla
'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 27.03.10, 22:32   #2
Müdavim

Öykü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2010
Konular: 20
Mesajlar: 3,454
Ettiği Teşekkür: 49616
Aldığı Teşekkür: 15722
Rep Derecesi : Öykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sultan II. Abdülhamit / Son Evrensel Hükümdar / Siyaset Öğretmeni

Paylaşım için teşekkürler Kum Saati.
__________________
Öykü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Öykü'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 27.03.10, 22:36   #3
Kum Saati
Ziyaretçi
Kum Saati - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Sultan II. Abdülhamit / Son Evrensel Hükümdar / Siyaset Öğretmeni

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi akdeniz Mesajı göster
Paylaşım için teşekkürler Kum Saati.

Rica ederim akdeniz.


Her Türk Evladının Abdülhamit'i tanıması gerekir. ama Hain olarak değil. Mükemmel liderlik vasfıyla..
  Alıntı ile Cevapla
'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 13.09.12, 23:23   #4
Yeni Üye
Ba'sü Ba'del Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2012
Konular: 0
Mesajlar: 9
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 43
Rep Derecesi : Ba'sü Ba'del Mevt Karimasını arttırmak için doğru yerdeBa'sü Ba'del Mevt Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sultan II. Abdülhamit / Son Evrensel Hükümdar / Siyaset Öğretmeni

Ulu Hakan, ruhun şad olsun.
__________________
Forum Gerçek Türkiyeli'nin Resmi Forumu
Ba'sü Ba'del Mevt isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ba'sü Ba'del Mevt'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
abdülhamit, hükümdar, sultan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlı, Padişahları'nın Eşleri Kartal Türk Tarihi 26 28.06.14 04:46
II. Osman - Genç Osman (1604 - 1622) ReaL Türk Tarihinde Yer Alanlar 3 29.02.12 03:51


WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.