Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi > Türk Tarihinde Yer Alanlar

Türk Tarihinde Yer Alanlar Türk tarihinde yer alan olay ve portreler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 01.07.11, 22:51   #1
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82600
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Seyyah-ı Âlem | Evliya Çelebi (1611 - 1682)

Seyyah-ı Âlem
Evliya Çelebi (1611 - 1682)




Evliya Çelebi (d. 25 Mart 1611, İstanbul - ö. 1682, Mısır), 17. yüzyılın önde gelen gezginlerindendir. Kırk yılı aşkın süreyle Osmanlı topraklarını gezmiş ve gördüklerini Seyahatnâme adlı eserinde toplamıştır.

25 Mart 1611'de İstanbul'un Unkapanı semtinde doğdu. Babası Derviş Mehmed Zilli, I. Süleyman’dan I. Ahmed’e kadarki padişahların kuyumcubaşılığında bulunmuş ve seferlere katılmıştır. Çelebi ailesi aslen Kütahyalı olup, fetihten sonra İstanbul'a yerleşmiştir.

Evliya Çelebi, çok iyi bir öğrenim gördü. Önce mahalle mektebine gitti. Daha sonra Şeyhülislam Hamit Efendi Medresesi'ne girdi. Burada yedi yıl okuduktan sonra saraya özgü bir okul olan Enderun'a devam etti.



Okul öğreniminin dışında özel hocalardan Kur'an, Arapça, güzel yazı, musiki, beden eğitimi ve yabancı dil dersleri aldı. Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu.

Evliya Çelebi, öğrenimini bitirdikten sonra sarayda görev aldı. Yaptığı işlerle padişah ve devlet ileri gelenlerinin beğenisini kazandı. Bu yüzden çok yüksek görevlere getirilmesi düşünülüyordu.

Evliya Çelebi'nin düşünceleri ise çok farklıydı. Daha küçük yaşlarından itibaren içinde müthiş gezi arzusu vardı. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu. Bu yüzden sarayda fazla kalamadı. Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı.
Gördüğü rüya şöyledir. Rüyasında İstanbul'da Yemiş İskelesi civarında Ahi Çelebi Camii'ndedir. Orada muazzam bir cemaat vardır. Dikkat eder, Hz.Muhammed(sav)'i baş tarafta görür. Dört sadık halifesi ve diğer ashabı da hep oradadır. Hz.Muhammed (sav)'in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır. Ama bir türlü cesaret edip de gidemez. En sonunda bir cesaretle gidip "Şefaat ya Resulallah" diyeceğine, "Seyahat ya Resulallah" der. Böylece, 70 yaşına kadar sürecek ve çeşitli tehlike, sıkıntı ve hadiseler geçirmesine rağmen vazgeçmeyeceği seyahati başlar.



Evliya Çelebi'nin İlk Gezisi
İlk gezisini, İstanbul ve çevresine yaptı. Daha sonra İstanbul dışına çıktı. Artık, gezileri birbirini izliyordu. Tam elli yıl boyunca durmadan gezdi. Gezdiği yerler arasında o zamanki Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan hemen hemen bütün yerler vardı.

Evliya Çelebi, bu gezileri sırasında çok ilginç yerler gördü. Yeni insanlarla tanıştı. Birçok olayla karşılaştı. Karşılaştığı ilginç olayları okuyucuya anlatarak kitabına renk kattı. Gezileri sırasında birçok kez ölümle burun buruna geldi. Savaşlara katılarak hem savaşları hemde o yerleri anlattı. Gezmek için gittiği son yer Mısır oldu. 1682 yılından sonra vefat etti.

Evliya Çelebi'nin bugün bile önemini taşıyan Seyahatnamesi işte bu gezilerin ürünüdür.



Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Evliya Çelebi - Nil Nehri Haritası


Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan çok ünlü bir gezi kitabıdır. 10 ciltten oluşur.

Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı deyimler çokça kullanılmıştır.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Evliya Çelebi'nin 10 ciltlik Seyahatnâmesi, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahiptir.

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.07.11, 23:26   #2
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82600
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Seyyah-ı Âlem | Evliya Çelebi (1611 - 1682)

Anadolu, Ortadoğu ve Balkanlar’da her şehir kendi tarihini Evliya Çelebi’den öğrendi.

Edirne’de Çeşme Meydanı.

Evliya Çelebi 1652 yılında yanında bulunduğu Melek Ahmet Paşa ile birlikte Edirne’ye gelmiş ve paşa hastalanınca 20 gün Edirne’de konaklamıştı.



Çelebi’miz Almanca ve Farsça kelimeler üzerindeki benzerlikleri not ederek işe başlar. Her halükarda bir İndo-Avrupa lisan grubundan bahsedecek değildir. Evliya’mızın Doğu Anadolu’daki Kürtçe vokabüler üzerindeki kayıtları dikkate değerdir. Ve bu kayıtların bugün için hâlâ önemli olduğunu belirtmek gerekir. (Evliya Çelebi, Diyarbakır Editör: Martin van Bruinessen). Bu kitapta Bosforth’un makalesi Evliya’nın filolojik değerini ustalıkla irdeleyen bir çalışmadır. Dankoff ve diğer uzmanlar Evliya’nın Kafkas dilleri üzerindeki kayıtlarını dikkatle takip ediyorlar. Hassaten artık kaybolduğu söylenebilecek Ubuhçadan devşirdiği kelimeler kayda değerdir. Evliya’nın Kafkaslar üzerindeki kayıtları bu kavimler için bir şanstır. Ve seyyahımızın dehasının bir işaretidir. 10 ciltlik kitabının birincisi İstanbul ve civarı; ikincisi Anadolu, Kafkasya, Girit ve Azerbaycan’dan söz eder. Dedik ya Evliya bir ilginç dehadır; zamanında henüz çok tahrip olmayan Girit’in Minos uygarlığına ait eserlerini ve duvar resimlerini tetkik etmiş, bu kavimle Mısır arasında bağlantı kurmuştur. Evliya’nın keskin zekâsı ve gözünden Mısır’ın ve Girit’in zenginlikleri kaçmamıştır. Yaptığı mukayeseler bugün adeta doğrulanır gibidir. Üçüncü cilt Suriye, Filistin, Kürdistan, Ermenistan bölgeleri; dördüncü cilt Doğu Anadolu, Irak ve İran; beşinci cilt Rusya ve Balkanlar; altıncısı Macaristan’a yapılan ve bizzat katıldığı seferler; yedincisi çok erkenden Almanca’ya çevrilen Avusturya, Kırım ve bazı Kafkas bölgelerinin tasviri; sekizincisi Yunanistan, Kırım ve Rumeli; dokuzuncusu Mekke’ye yaptığı hac ziyareti ve onuncusu da Mısır ve Sudan seyahatleridir.


Münif Fehim – Hürriyet Arşivi


42 yılda yapılan bu seyahatler muhteşem bir eseri meydana getirmiştir. Avusturya Viyana seyahatnamesi, Beylerbeyi Karamanlı Kara Mehmet Paşa’nın sefaret heyetiyle yapılmıştır. Evliya Çelebi, Vestfalya diplomatik usullerini henüz tanımayan Osmanlı’nın Avusturya ile sefaret heyetinin kabulü ve ağırlanması üzerindeki münakaşa ve müzakerelerini oldukça canlı ve dikkatli tasvir eder.

ErIch Prokosch’un 17. Yüzyılın İkinci Yarısında Kahire adlı eseri Evliya’nın muhteşem Mısır seferi için başvurulacak en ciddi çalışmalardandır. Burada Nil’deki hayvanat cinslerinden bahsetmekle yetinmeyip Mısır’ın fellahlarının timsahlarla kurduğu garip bağlantılardan da bahseder. Fantezi eseri olduğu gibi gerçek de olabilir. Kimselerin dilinden düşmeyen Evliya Çelebi’nin doğum tarihini ve yerini kendi söylüyor; İstanbul Unkapanı. Babasının adı malum. Mesleği ve içtimai statüsü, soyu sopu, anası ve akrabaları malum; imparatorluğu yöneten kişiler… Evliya’nın babası Derviş Mehmet Zılli sarayın kuyumcubaşısı, seferlere de katılmış. Aslen Kütahyalı olan bu ailenin 15. asırdan beri İstanbul’da yerleştiği kaydediliyor. O zamanki Unkapanı gözde bir semtti. Evliya Çelebi mükellef bir evde müreffeh bir İstanbul ailesinin çocuğu olarak yaşamına başladı. Mahalle mektebinin yanı sıra mutlaka babadan ve etraftan eğitim desteği gördü.
Seyyah Charles Texier’nin gravüründe Konya Kalesi’ndeki Pazar Kapısı. Evliya Çelebi zamanında Konya İç Kalesi tamamen sağlam durumdaydı.
Padişahların kuyumcubaşısının oğlu, mahalle mektebinden sonra Hamit Efendi Medresesi’ne girdi. Yedi yıl kadar bu medresede okudu. Ama asıl Evliya’yı şekillendiren yer, Saray-ı Amire’nin Enderun’udur. Evliya Çelebi devşirme değildi. Saraydaki akrabaları ve ricalin sayesinde padişah sarayına takdim edilmiştir. Birkaç yıl kaldığı Enderun’da hüsnühat, musiki, spor, Arapça ve Farsça gibi dersler ve asıl önemlisi hafız-ı Kuran gibi yeni kabiliyetlerle sivrildi. Enderun onun devrinde henüz parlak bir Osmanlı mektebi sayılır. Orada yetişenlerin dili hakikaten Osmanlıcadır. Ve adabımuaşeret bilirler, çok şeyden anlarlardı.





Evliya Çelebi’nin Enderun’da bulunduğu
dönemdeki Sultan IV. Murad.

Evliya buradan tımarlı olarak çıktı. Göze batan ve uzun yıllarını orada geçiren bir Enderunlu değildi şüphesiz. Lakin Evliya diplomatlık yapacak derecede devlet müzakere ve yazışmalarına vâkıf oldu. Enderun, Evliya Çelebi’nin kıvrak kaleminde, musiki bilgisinde etkin bir mektep oldu. Babasının muhiti sayesinde âlimler ve sanatkârlar arasında dostlar edinebildi. Bu onun ufkunu açmıştır. Büyük bir mu*****inas değildir. Böyle bir şair de tanımıyoruz. Belki de devrin tezkirelerinde (biyografi mecmuası) Evliya’dan bahsedilmemesi ona bir haksızlıktır.



J. Carne
Syria, The Holyland
- Asia Minor (1836)


William Henry Barlett’in gravüründe Hatay Antakya’da Ulu Cami. Memluklar döneminden kalan cami şehrin en eski camisidir.

Tam ismini bilmiyoruz. Niye bilmiyoruz? Sözlü kültürle yaşadı. Kendi yazdığı olmasa muhtemelen İstanbul’dan ağızdan kulağa nakledilen meşhur isimlerinden olacaktı. Ve eriyip gidecekti. Anasının akrabaları ise devletlulardı. Kafkasyalı anne sayesinde Melek Ahmet Paşa’nın maiyetine bile girdi.

Ulema ve meşayih meclislerinin etkisiyle bir muharrem gecesi rüyasında Resulüekrem Hazretlerini gördüğü, “Şefaat ya Resulullah” yerine “Seyahat ya Resulullah” deyip kendisine sağlık ve seyahat bahşedildiği hep söylenir. Bu vakanın haftasına akraba davetiyle Bursa’ya giden bir gruba katıldı. Görev delisiydi. Ardından seferlere katıldı, savaşlara katıldı, ülkelerden geçti. Elçilik heyetlerine katıldı. Viyana’ya kadar gitti. Tüccar kervanlarına katıldı. Hacca gitti. Gezmeyen bir milletin tek gezgini oldu. Bu uzun seyahatlerdeki emniyet ve konforu toplumun seçkin idareci sınıfına olan ünsiyeti ve tanışıklığıyla sağladı. Gerçekten hoşsohbet olmalıydı. Herkes ona her şeyi anlattı ve herkes onu yanında istedi. Görüp duyduklarını değerlendirecek irfana sahipti. Evliya Osmanlı toplumunun seçkiniydi. Ve gelecek nesillere o imparatorluğu en çok tanıtan ve sevdiren kişi oldu.

Sevimli, rahat bir dili vardı. Lügatten kaçınırdı. Hiç şüphesiz abartı dediğimiz latifeler, kendine has masumane şişirmeler onun üslubunun bir parçasıydı. Ama ciddi bilgilerden ayırt etmek kolaydır. Nihayet Evliya Çelebi Baron Münchhausen tarzında bir edebiyat yapmıyordu.

İşte çok tanıdığımız, çok bildiğimiz sanki her akşam görüşmüş kadar aşina olduğumuz ama hakkında en basit bilgilere bile kesinlikle sahip olamadığımız Evliya’mız. Üstelik onun yeteneklerini ve katkısını değerlendirirken onlarca sene ne kadar laubali ve saygısızdık. Bir bakıma her şehir kendisini onunla tanımıştır. Küçük kasabalarda bile birtakım okuması yazması olanlar onun seyahatlerinden beldeleri ile ilgili istinsah (kopya) etmişler ve etraftakiler “Falan bey veya amcada bir yazma eser var. Burası böyleymiş” diye konuşurlardı. Bugün bütün milletlerin filologları Evliya Çelebi tetkiklerine başvuruyor. Bu tarafına birkaç yıl evveline kadar el değmemiştir. Ama Evliya’nın kitabından birtakım latifeleri onun ciddi raporu gibi ele alıp uydurukçu diye tasvir edenler okul kitaplarına kadar girmiştir.


16. yüzyılda Viyana.
Mıchel Wolgemut – Nuremberg Chronicle


Evliya Çelebi, Osmanlı elçisi ile Viyana’da: Bu şehri öyle süpürürler ki bal döksen yalanır.

Evliya Çelebi’nin seyahat hatıralarından en önemlilerinden biri Viyana’da gördükleridir. Çelebi,Viyana’da hem elçinin siyasi temaslarını hem de bir Avrupa şehrinde tanık olduğu farklılıkları tüm detaylarıyla anlatır.

Evliya Çelebi 1663 yılında yani ikinci Viyana kuşatmasından tam 20 yıl önce elçi Rumeli Beylerbeyi Kara Mehmed Paşa ile birlikte bu şehre gitmişti. Elçilik heyeti şehrin dışındaki meşhur bir sayfiyede bir hafta dinlendi. Sıra şehre girmeye geldiğinde hemen bazı güçlükler çıkarılmaya başlandı. Evliya Çelebi, Kral I. Leopold’un, elçinin şehre girerken Osmanlı sancak, bayrak ve alemlerini açmasını, mehterin çalmamasını ve kendi subaylarının ve saray görevlilerinin elçinin önünde yürümesini isteğini belirttikten sonra Kara Mehmed Paşa’nın bu taleplere verdiği yanıtı şöyle anlatır: “Baka kâfirler… Sizin beni burada bir hafta oturtmanızın aslı ve sonu buna mı çıktı? Sizin kanununuz böyle ise o dinsiz, kâfirin kanunsuz batıl ayinleridir. Ben Rumeli Beylerbeyisiyim. Mazul da olsam, vazifede de bulunsam dava dinleyip suçluları katl ve siyaset ederek ve yedişer kat mehterhanemi çalarak alay ederim ve alayıma ecnebiden adam koymam. Eğer girerse vur ederim. Ben padişahın elçisi olayım da niçin peygamber sancağını açmayayım ve niçin alayımın içine kâfirleri koyup borularını, davullarını ve deccallerini çaldırayım. Ben bu teklifle sizin krala varmam. Osmanoğulları kanununu bozmam. Beni öbür elçilerle kıyas etmeyin.”


Evliya Çelebi Viyana’da iken tahtta bulunan
Habsburg hanedanı üyesi ve
Kutsal Roma İmparatoru Leopold I.


Evliya Çelebi kralın Kara Mehmed Paşa’nın binmesi için gönderdiği sekiz atlı arabayı da paşanın “Ben arabaya binmem. Biz Osmanlı’yız. Bizim âdetimiz küheylan atlara binmek, cirit oynayıp gazalara gitmektir. Bizim İstanbul’da böyle arabalara avratlar biner” diyerek reddetiğini aktarıyor.

Elçi ile şehre giren Evliya Çelebi, o günlerin Viyana’sını da şöyle anlatır: “Sokakları cümle hendese üzerine satrançvari açılmıştır, pak ve temiz kaldırım döşelidir. Bu şehre attan başka havyan giremez. At gezip kirletse hemen dükkân veya ev sahipleri gelir temizler, öyle mücella süpürürler ki bal döksen yalanır. Çarşı ve pazarı cümle bin beş yüz dükkândır. Öyle bakımlı ve süslüdür ki Mısır hazinesi gibi mal vardır.

Her esnafı ayrı yolda olup saatçiler, kuyumcular, kitap basanlar, berberler ve terzilerin çarşıları Çin resimhanesi gibi süslüdür. Belli zamanlarda çalan, ayı ve günü anlatan, güneşin hareketlerini gösteren asma saatler yaparlar.

Demirden dört ayak üzerinde çarkları var, yelpazeye benzer. Tirşe deriden ya da güderiden yelpazelerdir. Bunun çarklarını kurup şiddetli sıcakta yanına koysan o döndükçe oda içinde rüzgârdan oturulmayıp kürk giymek gerekir.

Evliya Çelebi’den Boğaziçi: Kazakları görünce ateş yakıp haber verirler
Bulunduğu Kerç (Yenikale) şehri. Çelebi uzunluğu bin adım olan Kerç Kalesi’nin içinde Sultan Bayezid Veli Camii’nin dışında 200 kâgir yapı, bir hamam, on iki dükkân ve bir adet kilise bulunduğunu belirtiyor.


19. yüzyılda Boğaziçi’nde bir kahvehane.


Beşiktaş: Havası gayet latif, lebi deryada vasi fezalarda alçak bayırlar üzerine kat kat bağlı bahçeli altı bin kadar yalı ve evleri muhtevidir. Kaptan Cafer Paşa, Kaptan Kazım Paşa yalılarında ikişer yüz oda, üçer hamam, birer cami vardır.

Ortaköy: Eskiden Hıristiyan yatağı imiş. İki yüze yakın olan dükkânı vardır ki çoğu meyhanedir. Han, imaret, medresesi yok ama bağ ve bostanları çoktur.

Arnavudköyü: Lebi deryada bin kadar bağlı bahçeli mamur haneleri vardır. Rum ve Yahudiye mahsus olup cami, mescid, medrese, imaret yoktur. Ekmeği ve peksimedi pek beyazdır. Rum Hıristiyanların ekseri kavmi Laz’dır. Cemaati Müslimini gayet azdır.

Rumelihisarı: Lebi deryada dar yerde olup bağsız ve behçesiz kayalar üzerinde kat kat bin altmış kadar hanedir. Üç camisi, on bir mescidi, bir mektebi sibyanı, bir hamamı, iki yüz dükkânı vardır. Halkı balıkçı, kale neferi, kayıkçı ve sair esnaftır.

Yeniköy: 3 bin haneli bağlı bahçeli bir şehirdir. Halkı Trabzonlu olduklarından kavgacı insanlardır. Medrese, bedesten gibi imaretleri yoktur ama tüfenk endaz askeri çoktur. Zira bir tarihte bayram günü Kazaklar Karadeniz boğazından üç yüz şayka ile gelip bin adam esir ve beş Mısır hazinesi mal alıp gitmişlerdir.

Yoroz Kalesi: Kavak kasabasının kuzeyinde, siyah renkli kaledir. Fatih Sultan Mehmed tamir edip içine asker koydu. Halkı odunculardır. Bu kale halkı Karadeniz’de Kazak şaykaları görünse ateş yakıp etraf köylere haber verirler.

Çubuklu: II. Bayezid şehzadesi Selim’i Trabzon’dan getirtip kızıp burda şehzadeye 8 çubuk vurmuştur ki 8 sene hilafetine işarettir. Kızılcığı meşhurdur.

Anadolu Hisarı: Hisarın taşra varoşu bin seksen hanedir. Bu kasabada asla kefere yok, ahalisi hep Müslümandır. Kale Camii’nden başka birkaç mescidi vardır. Halkı ehli zevk, garip dostu adamlardır.
Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.07.11, 00:20   #3
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82600
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Seyyah-ı Âlem | Evliya Çelebi (1611 - 1682)

Evliya Çelebi’nin Mezarı Nerededir?


Çelebi’nin seyahatlerini yaptığı dönemde tahtta bulunan ve
Avcı namıyla bilinen Sultan IV. Mehmed.
Padişahın Portesi – Türkiye İş Bankası


Evliya Çelebi çok sevdiği ve oturmaktan bıkmadığı Mısır’da 1682’de mi vefat etti? Mezarı orada mı? Bütün ömrünce bekârdı ama Mısır’da evlendiği söyleniyor, doğru mu? Yoksa bazılarının söylediği gibi İstanbul’a döndü ve 1684’te orada mı vefat etti? Meyitzade Kabristanı civarında aile kabristanında bulunduğu söyleniyor. Eğer öyleyse bu kabir nerede? 1950’lerin sonunda İstanbul’u modernleştireceğiz diye Kâtip Çelebi’nin Unkapanı’ndaki mezarını bile tarumar etmekten çekinmeyen zihniyet, Evliya’ya da mı musallat oldu? Bu kültür abidemizin yıldönümünde hangi kabri ziyaret edeceğiz?



Evliya Çelebi’yi Müteferrika Keşfetmeliydi.



Evliya Çelebi’nin dünyada eşi bulunmaz bir eser olarak nitelediği ve onarılmasını dilediği
Erzurum’daki Çifte Minare Medresesi
.

Edmund Ollier
Cassells Illustrated History Of The Russo – Turkish War (1890)

Türkiye ve çevresindeki ülkeler için eşsiz kıymetteki Seyahatname’nin sahibi Evliya Çelebi nasıl anılacak? Tarihçiler, dilciler, coğrafyacılar, edebiyatçılar, antropologlar, arkeologlar en fantastik öğretmenlerini yeniden keşfetmeye ve dünyayla buluşturmaya hazırlanıyor.
M. Sabri Koz


Evliya Çelebi’nin Mısır’da ziyaret ettiği
Ahmed İbni Tolun Camii.


UNESCO her yıl çeşitli ülkelerden 100’den fazla insanı anma listesine alarak ilan eder. 2011’de de doğumunun 400. yılı münasebetiyle Evliya Çelebi yer aldı bu listede. Ayrıca Avrupa Konseyi de benzer bir karar aldı. Sevindirici ve umut verici kararlar. Bir ö17. yüzyıl insanı olan Evliya Çelebi, büyüklüğü çok geç fark edilmiş bir gezgin ve yazar.


Nil Nehri’nde felukalar. Evliya Çelebi, 1672’de hac seyahatinden sonra Mısır’a gitti. Afrika’nın iç bölgelerine, Sudan ve Habeşistan’a kadar ulaşan Evliya Çelebi, yolculuğunda Nil Nehri hakında da notlar tuttu.





Osmanlı tarihinin uçmak için yaptıkları girişimleriyle tanınan iki ilginç şahsiyeti; Hezarfen Ahmed Çelebi ve Lagari Hasan Efendi ile ilgli bilgiler Evliya Çelebi’nin Seyahatname’siyle günümüze ulaştı.


Resimli Tarih Mecmuası



Evliya Çelebi Seyahatname’sinde “hoş havalı gönül alan” diye tarif edilen Tebriz şehri


Matrakçı Nasuh
Beyan-ı Menazil-i Sefer’i Irakeyn




Seyahatname’nin yazma nüshasından bir sayfa.
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Arşivi


__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.11.14, 00:18   #4
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20034
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Seyyah-ı Âlem | Evliya Çelebi (1611 - 1682)

Bu kadar güzel hazırlanmış konu, forumun tozlu sayfaları arasında unutulmuş kalmış..

@Basakca; çok beğendim konuyu. Verdiğin emekler boşa gitmemiş.
Evliya Çelebi'nin Avusturya seyahatine bayıldım bayıldım..

Konu için teşekkürler Basakca..

__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 15.11.14, 01:00   #5
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Seyyah-ı Âlem | Evliya Çelebi (1611 - 1682)

Evliya Çelebi olup bu coğrafyaya yüz sürmek var

"Seyyah vardır gördüklerini anlatır. Seyyah vardır, işittiklerini gördüklerine katar anlatır. Seyyah vardır, hem gördüklerini hem işittiklerini, hem de asla görünmeyenleri anlatır. Gidip de görülemeyeni, bakıp da görülemeyeni, hatta ve hatta var olup da görülemeyeni anlatır."
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
1611, 1682, âlem, çelebi, seyyahı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Evliya Çelebi'nin Kültür Tarihindeki Yeri oneyouu İcatlar - Mucitler | Keşifler - Kaşifler 0 28.01.09 21:40
Evliya ÇELEBİ Ve Anadolu Ağızları / Hasan EREN oneyouu Türk Edebiyatı 0 27.01.09 03:51


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:49.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.