Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi > Türk Tarihinde Yer Alanlar

Türk Tarihinde Yer Alanlar Türk tarihinde yer alan olay ve portreler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 18.10.11, 01:06   #1
Uzman Üye

İlya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 30
Mesajlar: 1,492
Ettiği Teşekkür: 6276
Aldığı Teşekkür: 6598
Rep Derecesi : İlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa

GAZİ TOPAL OSMAN AĞA



-1884 Yılında Giresun'un Hacıhüseyin Mahallesinde doğdu.

-1912 Yılında Balkan Harbine gönüllü katıldı. Sağ dizinden yaralanarak sakat kaldı ve 'TOPAL' lakabı ile anılmaya başlandı.

-30 Kasım 1915'te gönüllü olarak Doğu Cephesinde Ruslara karşı savaştı.

-Şubat 1918'de Giresun Belediye Başkanı oldu

-Şubat 1919 Yılında Muhafazai Hukuk-u Milliye Cemiyeti Giresun Şubesini kurdu.

-1919 Yılında İstanbul Hükümeti hakkında tutuklama kararı çıkardı, Tutuklanmamak için Keşap ve Şebinkarahisar yöresine kaçtı.

-29 Mayıs 1919'da Atatürk ile Havzada gizli olarak buluştu.

-5 Haziran 1919'da Arkadaşları ile Pontusçu Rumlar'ın Giresun'daki Rum Mektebine Astıkları Pontus bayrağını indirdi.

-8 Temmuz 1919'da hakkındaki tutuklama kararı Padişah Vahdettin tarafından kaldırıldı.

-Temmuz 1919 'da giresuna geri döndü ve tekrar belediye başkanı ve muhafazai Hukuk-u Milliye Cemiyeti başkanı oldu.

-Temmuz 1919'da Osman Ağaya Kaymakam Baki bey tarafından başarısız bir suikast düzenlendi.

-Şubat 1920'de 'GEDİKKAYA' gazetesini yayınlamaya başladı.

-Eylül 1920'de Giresunlu gönüllüler ile Ermeni harekatını bastırmak üzere Kars'a gitti.

-12 kasım 1920'de Giresun usakları ile birlikte Ankara'da Atatürk'ün muhafızlığına başladılar.

-12 Kasım 1920'deOsman Ağa ve 47. Gönüllü Alayının Koçgiri İsyanını bastırmaları.

-5 Ağustos 1921'de Komutasındaki 47. Giresun Gönüllü Alayı Ankara'ya geldi.

-Ağustos 1922'de 42. ve 47. Gönüllü Alayları
Başkomutanlık, Sakarya Meydan Muharebesine katıldılar.

-2 Nisan 1923, Osman Ağa 'nın ölümü ve Cumhuriyet Şehidi olması.

-Nisan 1923, Osman Ağa 'nın Giresun kalesine gömülmesi.

-Mart 1925, Osman Ağa'nın naaşı anıt mezara taşınmıştır.




Osman Ağa Kimdir

Osman Ağa, Giresun'un Hacıhüseyin mahallesindeki Ferudunzadeler ailesindendir. Babası Hacı Mehmet Efendi, Annesi Zeynep hanım olup ailesi ticaret ile uğraşmakta idi. 1912 yılında balkan savaşı başladığına Osman Ağa ticaret işi ile uğraşmakta idi, babası askerlik bedelini ödemesine rağmen O gönüllü birlik oluşturarak savaşa katıldı. Savaşta göstermiş olduğu başarılarından dolayı Yarbaylık rütbesine kadar yükseldi. Bu savaşlarda sağ dizinden yaralanarak Gazi ünvanını aldı. Giresuna döndükten sonra 1.Dünya savaşına katılmış,Batum ve Harşit çayında Ruslara karşı savaşarak, Rusların Harşit çayını geçmelerini engelleyerek Tirebolunun işgalini önlemiş.

Mondros Mütarekesinden sonra Belediye başkanı olmuş, Uzun yıllar bereber yaşayan Ermeni ve Rum işgalci çetelerinin belini gönüllüler kurarak kırmış. Bu Rum ve Ermeni işgalci çeteler,Osmanlı hükümetine Osman Ağa'yı şikayet ederek hakkında tutuklama kararı çıkarttırmışlar, Bunun üzerine Osman Ağa, Şebinkarahisar bölgesine yerleşmiş.

8 Mayıs 1919 tarihinde Yunan Kızılhaç heyetini taşıyan bir Yunan gemisi Giresun'a gelir. Heyet 11Mayıs 1919 tarihinde Taşkışla'ya beyaz renkli Yunan Kızılhaç Bayrağını asar, 5 Haziran 1919 Tarihinde ise Pontus bayrağını asarlar. Bu olaylar üzerine Osman Ağa , Harekete geçerek arkadaşları ile birlikte işgalcilerin bayraklarını indirip, yerlerine Türk bayrağını asarlar.

Osmanlı hükümeti tarafından affedilen Osman Ağa; İzmir ilinin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, 17 Mayıs 1919 tarihinde Giresun'da büyük bir miting düzenleyerek işgalci devletleri ve göz yumanları protesto etmiştir.

29 Mayıs 1919 tarihinde Havza'da Mustafa Kemal Atatürk ile gizlice buluşmuş. Bu buluşmadan sonra Atatürk'den aldığı emirler doğrultusunda hareket etmiş, ayrıca bu emirler kendisine güç verdiği için daha rahat hareket etmeye başlamış.

Erzurum Kongeresine Dr Ali Naci DUYDUK ve İbrahi Hamdi Bey'i temsilci temsilci olarak göndermiş. Giresun Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Alpaslan ve Jandarma Komutanı Hamdi Bey ile anlaşarak,Eylül 1920'de Giresun gençlerinden oluşan 'GİRESUN GÖNÜLLÜLER TABURU'nu kurmuştur.

Kurulan bu tabur ilk önce Ermeni saldırılarında görev almış. 12 Kasım 1920'de Osman Ağa Mustafa Kemal ATATÜRK ile tekrar buluşmuş, Atatürkün korunması içi önce yanındaki on kişiyi, Daha sonrada Giresundan topladığı 100 kişilik muhafız gurubunu Ankara göndermiş. Bu şekilde Atatürkün ilk muhafız birliği Giresunlulardan kurulmuş.

Giresun'da GEDİKKAYA isimli bir gazete çıkartarak, Milletin milli şuurun'un oluşmasını sağlamaya çalişmiş. Bu çalışmaları art niyetli kişiler tarafından engellenmeye çalışılmış.

Giresun Müdafa-i Milliye Başkanı ve Belediye Başkanı sıfatıyla Kasım 1920'de Ankaraya gitmiş,Gerakli emirleri aldıktansonra Giresuna dönerek, 12 Ocak 1921 tarihinde 42. ve 47. Gönüllü Alayların kurulması çalışmalarını başlatmış.

Mart 1921'deki Koçgiri ayaklanması Topal Osman Ağa komutasındaki 47. Gönüllü Alayının büyük katkıları ile bastırılmıştır.

Çorum-Merzifon-Tokat ve Samsun havalisinde Rum ve Ermeni çetelerini tamamen kaldıran Osman Ağa , komutasındaki Gönüllü Alyı ile birlikte Sakarya savaşına katılmıştır. Bu savaşta 42. Alay, Tirebolu'lu Binbaşı Hüseyin Avni Bey Komutasında büyük kahramanlıklar göstermiştir, Taşlıtepe sırtlarını kanlarının son damlasına kadar savunmuşlar.Bu alayın tamamını şehit veren Osman Ağa, Mangaltepe sırtlarında büyük kahramanlıklar göstermiştir.

Trabzon milletvekili Ali Şükrü beyin ölümünden sorumlu tutulmuş, 2 Nisan 1923'de çıkan bir çatışmada 40 yaşında iken vefat etmiş

Mezarı Giresun Kalesindedir.

İlya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz İlya'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.01.13, 11:49   #2
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa

Topal Osman Ağa, Giresun daki ahşap evi hala korunan, heykeli dikilen, işgale uğramayan Giresundan alay sayılabilecek kadar asker toplayıp savaşa katılan M. Kemal Atatürk'ün bizzat korumalığını yapan şerefli zaat.

Birde Giresunlulardan dinlemek gerekir Topal Osman Ağa'yı kimin öldürdüğünü ve o şerefli ölümün Cumhuriyet tarihi için ne anlama geldiğini.

Tarihin unutmayacağı özellikle Giresunluların unutturmayacağı isim Topal Osman Ağa.

__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.01.13, 14:34   #3
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21563
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cevap: Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa

Cumhuriyet kuruluşundan önce yurtsever insanlar lokal olarak kendi yörelerinde Milis gücü adı altında, Asker olarak Mustafa Kemal komutası altında nasıl birleşmişler ve vatanı işgalci güçlerden kurtarmışlarsa, bizlerde bu gün aynı anlayış ile Atatürk'de birleşmenin bu birleşmenin hangi çatı altında olacağına karar vermek ve gerçekleştirmek durumundayız.

Türkiye pazarlamacıların elinde komisyonlar alınarak satılıyor. Satılan ve sıtratejik askeri öneme sahip olan tesislerin yanında milli olarak kalması gereken bir yığın kuruluş pazarlanarak satılmıştır. Ülkeyi idare ettiğini sanan aklı evvel bilgi yoksunu zat, Türkiye'yi Nato toprakları olarak ilan ettiğinden ve bu anlayıştan cesaret alan emperyal güçler Patriot denilen füze bataryalarını ülke sınırlarına kurdular yönünü Suriye'ye çevirmiş durumdalar. TGB ve diğer yurtsever vatandaşlar Ne ABD ne AB diye haykırıyorlar, Yurt sevemeyenler ise Türkiye'yi Nato taoprakları olarak ilan ettiler.


Kürecikte ve sınır boylarında konuçlanacak asker ve silahların izni TBMM sinden alınmadan sadece AKP hükümeti ve başbakanı izni ile gelmiş ve konuçlanmıştır.

Kürecik askeri tesislerine milletvekili ünvanı olan CHP liler bile sokulmadılar tesislere giremediler. Türkiye'de durum vahim!
__________________
Mustafa Akten Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 12.12.13, 21:41   #4
«.. Sıla Yolcusu..»

CeMKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 945
Mesajlar: 8,719
Ettiği Teşekkür: 80053
Aldığı Teşekkür: 37302
Rep Derecesi : CeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Bitkin
Standart Atatürk'ün Fedaisi Topal Osman Kimdir?

Topal Osman Kimdir. Nasil birisidir. Tarihteki yeri nedir?


Topal Osman Kimdir?

Osman Ağa, 1884 yılında Giresun Hacı Hüseyin mahallesinde doğmuştur. Babası Hacı Mehmet Efendi ve dedesi İsmail Kaptan, Giresun’un önde gelen eşrafları arasındaydılar. Kendileri deniz ticareti ile uğraşırlardı. Rus limanları ile Karadeniz limanları arasında taşımacılık yaparlardı. Ekonomik durumları oldukça iyiydi.

Osman da küçük yaştan beri ailenin işlerine yardımcı olurdu. Çok defa Batum’a Trabzon’a, Samsun’a Ordu’ya gidip gelmişliği vardı. Gençliğinden beri liderlik vasfına sahip birisiydi. İsmindeki “Ağa” ifadesi de bunun sonucudur.

Osman askerliği çok sevmesine rağmen, askeri okula gidememiştir. İsteğini savaşa, savaşmaya yöneltmeye çalışmış ve bunda da oldukça başarılı olmuştur.

Evlilik çağı gelince Osman Ağa, Panazoğlu Hacı İsmail Ağa’nın kızı Hatun Panaz Hanım ile evlenmiştir. Kayınpeder varlıklı biridir.





Osman Ağa bir süre sonra Rumlar tarafından Aksu Deresi ağzına kurulu kereste fabrikasına da ortak olur. Daha sonra oğulları, İsmail ve Mustafa dünyaya gelirler.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarındaki çöküş dönemi Giresun’u da etkiler; Rum, Sırp, Arnavut, Bulgar uluslarının Osmanlı’ya karşı bağımsızlıkçılık istemleri Karadeniz’deki Rum ve Ermeniler üstünde de etkili olur. Pontus’daki bu antik etnik gruplar bu ortamdan hareketle kıpırdanmaya başlarlar. Bu durumdan imparatorluğun egemen unsuru olan Türkler rahatsız olurlar. Bu durum karşılıklı heyecanlı hareketlerle istenmeyen olayların çıkmasına yol açar.

Derken, 1912 yılında Balkan Savaşı patlak verir. Seferberlik ilan edilir. Osmanlı yeni asker toplar. O sırada Osman Ağa da asker adayıdır. Ama bedelli askerlikte vardır. Osman’ın babası Hacı Mehmet Efendi oğlunu askere göndermek istemez. Askerlik şubesine gider, askerlik bedeli olan 54 sarı altın lirayı ödeyerek oğlunu cepheye gitmekten kurtarır.

Bu durumu duyan Osman çok üzülür. Babasına gidip bedeli alması için ısrar eder. Aksi halde gönüllü olarak arkadaşlarıyla birlikte askere gideceğini bildirir. Babası ikna olmayınca, isyan eder ve askere gönüllü olarak yazılır. 65 gönüllü arkadaşı ile Giresun’dan İstanbul’a hareket ederler.

Osman Ağa, Balkan Savaşı’nda Trakya-Çatalca önlerinde savaşırken sağ diz kapağından aldığı şarapnel parçasıyla ağır yaralanır. İstanbul-Şişli Etfal Hastanesi’nde tedavi olur. Ama bacak eski halini almaz. Osman Ağa Topal kalır. İşte Topal lakabı bu savaştan kendisine anı olarak kalmıştır. Giresun’lu gönüllülerin yarıdan çoğunun şehit olduğu bu savaştan sonra Osman Ağa Giresun’a Topal olarak değnekleri ile döner.

1914 yılında ise; Birinci Dünya Savaşı patlak verir ve Topal Osman’ın Ruslara kaşı savaşmak için gönüllü topladığını görülür. Giresun’dan topladığı 100 kadar gönüllüye Trabzon Cezaevi’nin kapılarını açarak 150 kişiyi de ilave edince Topal Osman gönüllülerin başında Batum önlerinde savaşa katılır.


Gönüllü taburu “Teşkilat-ı Mahsusa Alayı’na” bağlı olarak görev alır. Topal Osman savaş sırasında tifo hastalığına yakalandığında, Rus ordusu Bayburt önlerindeydi. Nisan 1916’da Rus Ordusu Trabzon’u işgal eder. Akçaabat bombalanır. Bu sırada Osman Ağa’nın gönüllülerinin sayısı 800’ün üstündedir. Gerilla savaşı yöntemleri ile gönüllüler Ruslara hayli kayıp verirler.

1917’de Rusya’da “Ekim Devrimi” gerçekleşince bu cephedeki savaş biter. Çünkü kurulan Sovyetler Birliği orduyu geri çeker.

Bundan sonra Topal Osman Ağa, Giresun’da azınlıklara karşı çeşitli şiddet içeren olaylara karışır. Azınlıkların İstanbul’a ihbar üstüne ihbar ederek hemen yakalanıp cezalandırılmasını istedikleri kişilerin başında da “Topal Osman” gelir.

Topal Osman kendisini kimseye danışmadan Belediye Başkanı ilan etmişti. Çünkü o günlerde Pontus sahillerinin tek hakimiydi.

Rum ve Ermeni Cemaati ileri gelenleri, gerek doğrudan İstanbul Hükümeti’ne gerek Patrikhane aracılığıyla İtilaf devletleri temsilcilerine Topal Osman’ı şikayet eden telgraflar çekip yakalanmasını vs. istemeye başladılar.

Duruma el koyan, İstanbul’da kurul Divan-ı Harp adı verilen “Olağanüstü Savaş Mahkemesi” Topal Osman’ın derhal yakalanarak İstanbul’a gelmesine karar verir.

Durumu öğrenen Topal Osman silahlı adamlarının da yardımıyla dağa çıkar. topladığı gönüllülerle birlikte o yıllarda Sivas’a bağlı Sebinkarahisar’a yerleşir.

Topal Osman ise bu gelişmelere misilleme olarak Keşap ve Karahisar çevresindeki Rum köylerine ard arda baskınlar yapar.

Bu şartlar Haziran ortalarında “Taş mektep’e” ayrılıkçı Rumların Pontus bayrağını çekip Türk esnafa saldırmasıyla oluşur. Topal Osman yanında 20 atlı ile şehri basar, bayrağı indirir. Bu olaydan sorumlu sayılan Rum doğramacı ustasını da yanına alarak gider. Baskın sonrası doğramacının öldürüldüğü duyulunca Rumlar paniğe kapılır. Bu durumu iyi değerlendiren Osman ağa Rum ileri gelenlerine baskı yaparak İstanbul hükümetince bağışlanmasını sağlamaya çalışmıştır.

Gerek bu durum gerek Cemiyet yönetiminin girişimleri sonucunda, bir ay içinde Topal Osman İstanbul’un “Affı Şahanesi” ile bağışlandı. Topal Osman yasal olarak Giresun’a döndü ve Hacı Kadıoğlu İsmail Efendi’den Belediye Başkanlığı görevini devraldı. Kısa bir süre sonrada Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Giresun Şube Başkanı oldu.

Topal Osman çevresine topladığı gönüllülerle Rum çetelerini temizlemeye çalışırken, Mustafa Kemal de 9. Ordu Müfettişi olarak Rumları ve Ermenileri Türk çetelerinden korumak için padişah tarafından görevli olarak 16 Mayıs 1919’da Samsun’a gönderildi. Mustafa Kemal ve 21 arkadaşı 19 Mayıs 1919 günü Samsun Limanı’na ayak basarlar.

Yani Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkınca yapacağı işler arasında Topal Osman’ı ve çetesini yakalayıp etkisiz hale getirmesi de vardır.

Ancak, Mustafa Kemal’in daha önce Topal Osman ile bağlantılı olduğu ve Samsun’a çıkar çıkmaz, Havza’da kendisi ile görüştüğü de çeşitli kaynaklarda belirtilir.

Mustafa Kemal’in Topal Osman’la görüşme isteği kendisine ulaşınca, Topal Osman yanına yakın arkadaşı Temoğlu İsmail Ağa’yı, Dalgaroğlu Bilal’i ve Çavraklı Kara Ahmet’i yanına alarak Havza’nın yolunu tutar.

Topal Osman’ın Mustafa Kemal’le tanışmasını sağlayan bu ilk görüşme 29 Mayıs 1919 günü Havza’da gerçekleşir.

İki lider arasında uzunca süren gizli bir görüşme yapılır.

Mustafa Kemal özetle şöyle der:

“- Görüyorum ki, vatansever duygular taşımaya gençliğinde başlamışsın. Senin bugünkü yolun, o günkü açtığın çığırdan gelmektedir. Memleket kurtuluncaya kadar, içinde bir tek dış ve iç düşman kalmayıncaya kadar çarpışmak zorundayız. Sen, Karadeniz köy ve şehirlerini koruyacaksın. Çetin derme çatma bir kuvvet olmaktan çıkaracaksın. Bir alay teşkil edeceksin. Bu alayın kumandanı olacaksın. Sana genç ve atak subaylar vereceğiz. Pontuscular hangi usulleri kullanıyorsa, siz de o usulleri çekinmeden kullanın. Vatanı kurtarmakta bu son şansımızdır. Bu mücadeleyi kaybedecek olursak, tarihten siliniriz”.

“- Pontus belasının temizlenmesini tamamıyla senin tecrübeli ellerine bırakıyorum.

Giresun Beldesi seni destekliyor hiç durma teşkilatını yap. Git reislik makamına otur. Şehir bir fiil senin ve adamlarının işgalinde bulunsun. Sen kaçıp dağa çekileceğine Pontuscular ve Rumlar kaçsın. Onlar bir kere kanunsuz yola adım atar göründüler mi zamanla hepsini temizleriz” der.

Mustafa Kemal ile Topal Osman’ın tanışması ve bundan sonraki birlikteliğini Giresun’lu araştırmacı Mustafa Dağ şöyle yorumluyor;

“Topal Osman Ağa artık bu dakikadan itibaren fikirleriyle, canıyla, malıyla, adamlarıyla ve her şeyiyle Mustafa Kemal’in yayındaydı. Onun için canını her an vermeye hazırdı. Mustafa Kemal’e ve onun hareketine engel olmak isteyen ve onun muhalif göründüğü herkes Osman Ağa’nın artık en büyük düşmanıydı. Topal Osman Ağa’nın Mustafa Kemal’e bu yürekten bağlılığı ölünceye kadar devam etti. Nitekim canını da bu uğurda verdi”.

Topal Osman’ın çetesi Karadeniz sahillerinde sürekli artıyordu. Her gün yeni gönüllüler katılıyor, giderek gönüllü birliğinin masrafları da artıyordu. Gönüllü milislerin yedirilmesi, giydirilmesi, silahlandırılması ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması için önemli bir bütçeye gereksinim duyuluyordu. Bu ise halkın bağış ve katkıları ile gerçekleşiyordu. Halktan toplanan paralardan şikayetçi olanlar da yok değildi. Çünkü Osman Ağa zorunlu olarak varlıklı kişilerden, daha fazla maddi katkı bekliyordu. Bu isteği yerine getirmeyenlerin ise canını şu veya bu şekilde yakabiliyordu. İşte kendisinden yardım istenen, vermek istemeyen bir kısım eşraf el altından İstanbul ve padişah yanlısı Trabzon Valisi Kara Galip’e sürekli şikayetlerde bulunuyorlardı.

Bu şikayetlerin ulaştığı yer sadece Trabzon ve İstanbul Hükümeti ile sınırlı kalmamış, I. TBMM’den sonra da Ankara Hükümeti’ne de sık sık şikayetler ulaşmıştır.

Erzurum Kongresi

Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi’nin yapılacağı ve Giresun’u temsilen iki kişinin gönderilmesini Topal Osman’a bildirir. Giresun’daki cemiyette, ili temsil edecek okumuş iki temsilciyi Erzurum’a göndermeye karar verir. Bunlar Giresun’un yetiştirdiği iki aydın temsilci Dr. Ali Naci Duyduk ile Mühendis İbrahim Hamdi Bey’dir. Giresun delegeleri büyük bir törenle uğurlanır. 10 Temmuz 1919’da yapılması düşünülen Erzurum Kongresi çeşitli engellemeler sonucu 23 Temmuz 1919 ‘da başlar. Kongre Trabzon ve Giresun delegelerinin açtığı canlı tartışmalara tanık olur.

Topal Osman Ağa, merkez üssü Giresun olmak üzere Karadeniz sahillerinin en etkin Kuvayi Milliye komutanı idi. O, Osmanlı’nın son döneminde katıldığı savaşlardan olan Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’na Giresun yöresinden binlerce gönüllü toplayıp katılmakla kalmamış, Kurtuluş Savaşı için Karadeniz’de oluşan milli güçlerinde çekirdeği olmuş. Giresun’da dur durak tanımadan Laz uşaklarından oluşan birlikler kurarak cepheden cepheye koşmuştur.

Kara Zıpkalılar sadece Karadeniz’de kalmamışlar, onlara nerede gereksinim duyulmuşsa yönlerini o hedefe çevirmişlerdir.

1920 yılı Eylül ayında Kars’ta Ermenilere karşı güç anlar yaşayan Kazım Karabekir’in 15. Kolordusu’na Giresun uşakları yetişmiş ve dört ay Karabekir Paşa’nın emir ve komutasında önemli yararlılıklar göstermişlerdir.



TBMM. Açıldıktan Sonraki Olaylar

İç isyan dalgalarının Ankara Hükümeti’ni salladığı günlerde Mustafa Kemal, Kazım Karabekir’den inanç ve iradesine tam güvenebilecek disiplinli, herhangi bir yerde patlayacak bir ayaklanmayı anında bastırabilecek balyoz gibi davranabilecek, 1000 kadar kişiden oluşan bir kuvvet ister. Karabekir’in bir iki önerisi yetersiz bulunur. M.Kemal ve İsmet Paşa’nın kafasındaki kuvvet “Lazistan uşakları”ndan oluşan Topal Osman çetesidir. Buna da Karabekir Paşa karşı çıkar sonuçta “Osman Ağanın” bölgede kalmak koşulu ile bu kuvvetin oluşturulması kabul edilir.

Hazırlıklarını tamamlayan Topal Osman adamları ile birlikte Ekim 1920 sonlarında Giresun’dan hareket eder. 12 Kasım’da Ankara’ya varır doğrudan Mustafa Kemal’in buyruğuna giren ve yerel giysileri ile görevlerini sürdüren Topal Osman birliğinin resmi adı ise; “Giresun Gönüllü Laz Müfrezesi” olur. Önce 10 kişiden oluşan birliğin sayısı daha sonra 250’ye kadar yükselir.

Mustafa Kemal ile Başyaver Salih Bozok vasıtasıyla tanıştırılıp göreve başlayan müfrezeyi o günlerde Osman Ağa karşısına alır ve şu öğütte bulunur:

“Mustafa Kemal Paşa’nın hayatı ve muhafazası size, yalnız size aittir. O’ nu her yerde siz koruyacaksınız. Şayet Mustafa Kemal Paşa’ya bir şey olursa kendinizi yok bilin. Hatta memlekette bıraktıklarınızı da yok bilin”.

Osman Ağa tekrar bölgeye döner. Orada bugün de hayli tartışılan bir konu olan; 47. Alay tarafından “Koçgiri İsyanı” adı verilen Kurtuluş Savaşı dönemindeki ilk “Kürt İsyanı” olarak nitelenen isyanın bastırılmasına katılır.
Topal Osman Ağa komutasındaki 47. Alay Pontusçuların çok önemli direniş merkezlerinden olan Havza’ya geldiğinde hayli “iş” başarmıştır. Samsun havalisini de Rum çetecilerinin etki alanından çıkaran Osman Ağa Ankara’dan gelen yeni bir emirle Ankara’ya hareket eder. Oradan da vakit geçirmeden Sakarya cephesine yönelir.

Sakarya Meydan Savaşı, 22 gün 22 gece sürer. 42. Alay’ın komutanı Hüseyin Avni Bey dahil tümü şehit olur. Osman Ağa’nın komutasındaki 47. Alay’dan ise 285 kişi sağ kalmıştır. Yani gönüllü olarak Ankara’ya gelen 6000 civarındaki Giresun’ludan yaklaşık 400 kişi geri dönebilmiştir. 5550’ü aşkın Giresun’lu şehit olmuştur.

Sakarya Meydan Savaşı kazanıldıktan sonra Giresun Gönüllü Alaylarının görevi sona erer ve dağıtılırlar. Osman Ağa ise, Sakarya’dan sonra önce Ankara’ya sonra İstanbul’a arkasından Giresun’a gider. Osman Ağa gittiği yerlerde bir kahraman gibi sevgi ve coşku ile karşılanır.

Osman Ağa, Gülnihal Vapuru ile 21 Aralık 1922 Perşembe günü Giresun açıklarında görününce yer yerinden oynar. Tüm Giresun halkı sahile iner. Yüzlerce davul, zurna çalar ve bombalar, fişekler patlar. Lav mavzerlerinin neşeli uğultusu adeta yeri görü inletir olmuştur. Karaya yanaşan kayıktan inen Osman Ağa doğruca Belediyeye gider.

Topal Osman Giresun’a döner ama bu sırada Giresun uşaklarından oluşan gönüllü Laz müfrezesi de Ankara’da Mustafa Kemal’i gölge gibi izlemektedir. Gönüllü birliğin görevi sadece Mustafa Kemal’i değil, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni de korumak olmuştur. Tabi sayısı da arttırılıp 250’yi bulmuştur.



Topal Osman Ankara’da


Karadeniz’deki çetesinden gönüllü alayları oluşturduğu sırada yarbaylığa kadar yükselen Topal Osman Ağa artık meclis Muhafız Birliği’nin de komutanı olmuştu. Ankara’da kaldığı günlerde kullanılması ve birliğin komutanlığı için Ayrancı civarında “Papazın Köşkü” denilen yer kendisine tahsis edilmişti.

Lazistan uşaklarından oluşan Topal Osman Ağa’nın çetesi özel giysileri olan aba, zıpka ve başlıklar içinde Mustafa Kemal Paşa’nın ve TBMM’nin Özel Muhafız Taburu olarak görevini sürdürüyordu. Başlarında ise okuma yazması bile olmayan Kuvayi Milliye’nin Milis Yarbayı Osman Ağa bulunuyordu.

Topal Osman Ağa, Millet Meclisi’nde kendisine ayrılan özel kısımda silahlı adamlarıyla oturur ve oturumları dikkatle izlerdi.

I. TBMM oldukça hareketli geçer, Mustafa Kemal’i değişik konularda eleştiren bir dizi milletvekili bulunurdu. Konuşmaları ve eleştirileri dikkatle izleyen Topal Osman, Mustafa Kemal’e yönelen eleştirilere hiç tahammül edemez, eleştiri sahiplerine kızgınlıkla bakarmış. Osman Ağa, meclisin her şeyinin kendisinden sorulduğu kanaatindedir.



Mecliste Gruplar ve Ali Şükrü Bey’in Ölümü


I.TBMM kurulup çalışmalara başlayınca çeşitli konuların tartışılmasında meclis üyeleri arasında görüş ayrılıkları belirlemeye başlar. Bu ayrılıklar giderek türdeş grupların oluşmasına yol açar. İşte I. TBMM’de; 1. Grup ve 2. Grup diye adlandırılan gruplarda bu oluşumun sonucudur.

Bunlardan Mustafa Kemal’in etrafında oluşanı I. Grup , Mustafa Kemal’in en güçlü muhaliflerinin oluşturduğu grup ise 2. Grubu oluşturur.

İkinci grupta çoğunluk muhafazakar unsurlardan oluşmasına rağmen çeşitli nedenlerle Mustafa Kemal’in karşısında yer alarak bu grupta kalmış olanlar da vardır.

Hüseyin Avni (Erzurum), Albaş Selahattin (Mersin) , Ali Şükrü (Trabzon), Müfit Hoca (Kırşehir), Mehmet Şükrü (Afyon), Celalettin Arif (Erzurum) ikinci gruptaki milletvekillerindendir. Ali Şükrü Bey Meclisteki bazı tartışmalar sırasında çok ateşli konuşmalar yapmış ve bir çok kere M. Kemal ile karşı karşıya gelmiştir (2).

M. Kemal bu durumdan hoşnut değildir; meclisteki “Islahat”, “Müdafaa-i Hukuk”, “İstiklal Grubu” ve “Halk zümresi” gibi gruplar arasındaki çekişmelerden dolayı, “Mecliste hükümeti tutmak ve herhangi bir iş yürütmek imkansız hale geldi” demektedir. (Nutuk. Aktaran:1)

Ona göre bu çekişmelerden dolayı, hakim olan şey ise, “düzensizlik ve anarşi” dir. “Şu halde iki yoldan birinin seçimi kesin bir şekil aldı: Ya bu meclis ile katiyen görüşülmeyeceği gerçeği üstüne yeni tedbirler almak, veyahut yaptığımız gibi bir çoğunluk grubu meydana getirmek.”

Mecliste Mustafa Kemal’e muhalefetin kıyasıya yapıldığı bir dönemdir. Meclisin esas olarak iki gruba bölünmüş olduğu bu dönemde, İkinci Grubun lideri Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey 26 Mart 1923 günü akşamından sonra aniden ortadan kaybolur.

Ali Şükrü bey, üç günden beri eve gelmemiştir. Soruşturmuşlar, aramışlar, bulamamışlardır.

Edindikleri bilgiye göre, en son Karaoğlan çarşısında Kuyulu kahvede nargile içerken Topal Osman Ağa’nın adamlarından Muhafız Bölüğü kumandanı Mustafa Kaptan’ın yanına geldiği ve beraber kalkıp gittikleri ama başka da hiçbir haber alınmadığı yönündedir.

Rauf Orbay devamını şöyle anlatıyor:
“Şevket Bey’e otur dedim. Ve derhal gereken emirleri vererek aratmaya başladım. Aynı zamanda Osman Ağa’nın adamıyla kahveden gittiğinden bu ağayı da aratıyordum. Fakat Ali Şükrü Bey gibi, o da meydanda yoktu. “

Olayın yankısı derhal meclise yansır. Başbakan Rauf Orbay’ın ve meclis başkanı Ali Fuat Cebesoy’un da bulunduğu meclis oturumunda Ali Şükrü Bey’in en yakın arkadaşlarından ve İkinci Grubun liderlerinden Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Bey, 29.3.1923 günkü meclisin oturumda söz alır, kürsüye çıkar ve konuşmaya başlar:

“- Efendiler, bu şerefli kürsü bugün açıklı bir duruma sahne oluyor. Bu şerefli milletin mebusları bugün kalpleri ağlamış birer zavallı, birer çaresiz gibi birbirlerine bakıyorlar. Ey milletin kabesi ! Sana da mı saldırı? Ey milletin reyi, sana da mı saldırı ? Ey milletin mukaddesatı, sana da mı saldırı ? (Lanet sesleri) (Bu millet ölmez, fikir ölmez, zihniyet ölmez sesleri..).

- Bir mebusun ağzı, kalemi o milletin namusudur. Bu namusa saldıran eller kırılsın. Mebus, bu milletin namusudur. Saldırı arkadaşımıza değil, milletin namusunadır. Böyle namussuzlar yaşamamalı, kahrolmalı!

- Ali Şükrü Bey, iki günden beri kayıptır. Memleketin sahibi, çok büyük bir tarihin sahibi, bir mebus kayboluyor, hükümet bulamıyor.

... Ya siyasi ise? Demek ki bu memlekette herhangi bir düşüncenin başbuğu ölecektir. Hiçbir zaman ölmez!”

Meclis birbirine girmiştir. Konuşmacılar hükümete ateş püskürmektedirler. Başbakan Rauf Orbay ve Meclis Başkanı Ali Fuat Cebesoy meclisi yatıştırmaya çalışırlar. Muhalifler susmak bilmezler. Meclisteki tartışmalardan sonra olayın oluş biçimi birkaç gün sonra aşağı yukarı ortaya çıkar.


Başbakan Rauf Orbay anılarında şöyle yazıyor:

“Derhal arama emri verdim. Ankara Valisi Abdülkadir Bey, Jandarma Komutanı, Polis Müdür ve bütün güvenlik kuvvetleri seferber oldukları halde, hatta kendi arabamı da arama işlerine verdiğim halde iz bile bulunamadı”

Devamlı aramalar sonunda Çankaya yolundan geçen araba ekibine bağlı jandarmaların, ana yoldan ayrılan araba izlerini tarlada sürdürmeleri sırasında yeni kazılmış bir çukurda Ali Şükrü Bey’in ölüsüne rastlanır.

Ölünün avucundaki, sımsıkı tutulmuş bir sandalye hasırı parçasının da Topal Osman’ın evinde bulunan kırık sandalyeye ait olduğu tespit edilince, ele sağlam bir ipucu geçirilmiş oldu. Yakalanan Osman Ağa’nın adamı Mustafa Kaptan da Ali Şükrü Bey’i kendisinin Topal Osman’ın evine götürdüğünü söyledi. Ali Şükrü Bey’i orada ayakta duran Osman Ağa’nın karşısına oturtmuşlar. Ve verdikleri kahveyi içerken birdenbire üzerine atılarak boğmuşlar. Mustafa Kaptan’ın bu itirafı ile olay tamamen aydınlanmıştı. Bu haberi akşamüzeri meclisteki odamda çalışırken getirdiler”.

Daha önce edinilen bilgiler de olayın Topal Osman tarafından gerçekleştirildiğini göstermektedir:


Ali Şükrü Bey, Karaoğlan çarşısındaki kuyulu kahvede nargilesini içerken yanına Topal Osman Ağa’nın adamlarından Mustafa Kaptan gelir. Bir süre sonra Ali Şükrü hemşerisi ile kol kola kahveden çıkar. Osman Ağa, Mustafa Kaptan vasıtasıyla Ali Şükrü Bey’i evine davet etmiştir . Aynı akşam Osman Ağa’nın Samanpazarı’ndaki evinin üst katında komşular gürültülü sesler duyduklarını ifade etmişler. Sabahın erken saatlerinde de eşyayı nakletmek için evin kapısına bir arabanın geldiğini söylemişlerdir .

Bu bilgilerin ışığında gerekli işlemin yapılmasına sıra gelmiştir. O sırada M.Kemal ile Başbakan Rauf Orbay arasında şu konuşma geçer:

“Atatürk- Şimdi ne düşünüyorsun?

Orbay- Bir şey düşündüğüm yok. Topal Osman’ı yakalamak gerek. Çankaya’nın arkasında, Ayrancı tarafında Papazın Bağı denilen yerde bulunduğu sanılıyor.

Atatürk- Nasıl yakalatacaksın?

Orbay- Meclis Muhafız Birliği ile

Atatürk- Meclis Muhafız Birliği’nde Topal Osman’la gelmiş Karadenizliler var, bunlar birbirlerine ateş etmezler, ne sen, ne ben, ne Ankara.. Bir şey kalmaz....

Orbay – Suçluları yakalatmak mutlak gerek.... Eğer Başkomutan olarak ve herhangi bir düşünce ile sizce buna gerek görülmüyorsa, benim bunu yarın mecliste anlatmam gerekecektir. “

Ali Şükrü’yü Osman Ağa’nın öldürüldüğüne dair yeterli delil vardır. Güvenlik önlemi olarak M.Kemal ve eşi Latife Hanım Çankaya’yı boşaltarak istasyondaki eve yerleşirler. Daha sonra da Muhafız Taburu Komutanı İsmail Hakkı Tekçe, Topal Osman Ağa’nın kaldığı evi sarar. 2 Nisan sabahının ilk saatlerinde çatışma başlar. Yarım saate yakın bir çatışmadan sonra Osman Ağa kasığından yaralı olarak ele geçer. Sedyeye konur, yolda giderken kan kaybından ölür. Çatışma sırasında 12 çete mensubu da öldürülür, birkaçı da yaralanır.

Böylece 26 Mart 1923’te Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Beyin kaybolması ile başlayan soruşturmada kapanmış olur. Kaynaklarda Ali Şükrü Beyin ölüm tarihi 27 Mart 1923 olarak verilmektedir.

Bu arada 1. TBMM’.de çıkan sert tartışmalar nedeniyle 1 Nisan 1923’ te kendini feshetmiştir. 2 Nisan 1923 ‘te Topal Osman’ın ölümü açıklanır. Bu ölümün ardından hem Ali Şükrü Beyin hem de Topal Osman’ın cenazeleri memleketlerine gönderilerek defnedilirler.

Cumhuriyet tarihinin bu ilk suikastına ilişkin kaynaklarda farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak, bu denli önemli bir olay ile ilgili olarak Mustafa Kemal yazdıklarında hiçbir yazılı belge bırakmamıştır.


Kaynaklar:

  1. Şener, CEMAL. “Topal Osman Olayı - I ve II”. Yeni Gün Yayıncılık. İstanbul.2001.
  2. Kandemir, “Cumhuriyet Devrinde Siyasi Cinayetler” . Ekicigil Yayınları –tarih serisi, No:4. İstanbul.1955.
  3. Aydemir,Ş.SÜREYYA.. “Tek Adam”. Remzi Kitabevi. İstanbul. 1966.
  4. Taçalan,N. Ve Etingu, TURGUT. “Büyük Ayaklanmalar ve Suikastlar Tarihi”. Milliyet Yayını. İstanbul.1973.
  5. Kocatürk,UTKAN. “Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronoloji” . Türk Tarih Kurumu Basımevi. Ankara.1988.

Kaynak
__________________

CeMKaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz CeMKaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.12.13, 17:47   #5
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5442
Mesajlar: 24,493
Ettiği Teşekkür: 97444
Aldığı Teşekkür: 135900
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa

Topal osman hakkındaki bilgiler için teşekkürler arkadaşlar...

Konuyu zenginleştirdiğin için ayrıca teşekkür CeMKaN
__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.04.16, 17:43   #6
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20034
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa



Bugün Topal Osman Ağa'nın ölümünün açıklandığı gün.

Kahpe siyaset..

Ruhun Şâd olsun Ağam..
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.04.16, 22:03   #7
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 627
Mesajlar: 3,509
Ettiği Teşekkür: 57561
Aldığı Teşekkür: 8137
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Cevap: Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa

Bu ulusun nasıl kazandığına inanmayan kitapsızlar, köpekler...Çanakkale'ye gidip o muhteşem Şehitliğimizi bir ziyaret etsinler...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.04.16, 22:41   #8
Uzman Üye

İlya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 30
Mesajlar: 1,492
Ettiği Teşekkür: 6276
Aldığı Teşekkür: 6598
Rep Derecesi : İlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardırİlya şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Topal Osman Ağa



Telefonuma gelen mesaj aynen bu şekildedir.

Belediye Başkanımız Sayın Kerim Aksu iştiraskı ile Atatürk'ün Alay Muhafız Komutanı Milis Yarbay Topal Osman Ağayı ölüm yıldönümünde saygı vede minnetle ile andık.

Mekanı cennete ruhu şad olsun.
__________________
İlya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz İlya'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
alay, fedaisi, komutanı, muhafız, osman, topal


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri Kartal Atatürk Kimdir? 25 30.06.16 02:22
Türk Resim Sanatı'nın Ustaları ReaL Türk Ressamların Biyografileri 29 19.04.16 23:57
Nutuk Ekin Atatürk Kimdir? 27 11.10.15 14:04
II. Osman - Genç Osman (1604 - 1622) ReaL Türk Tarihinde Yer Alanlar 3 29.02.12 03:51
Ermeni Sorunu, İddialar, Gerçekler Kartal Türk Tarihi 29 26.01.09 04:21


WEZ Format +3. Şuan Saat: 04:29.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.