Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Müzik > Türkülerimizin Hikayesi

Türkülerimizin Hikayesi Türkülerimizin hikayesi, sözleri


Bumerang - Yazarkafe

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 16.04.09, 00:51   #1
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2615
Mesajlar: 30,351
Ettiği Teşekkür: 163499
Aldığı Teşekkür: 179287
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Hey Onbeşli, Onbeşli Türküsünün Hikayesi

Hey Onbeşli Onbeşli Türküsünün Hikayesi ve Sözleri




"Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı... Fotoğrafın üzerinde bir not... "Gönüllü Bombacı"
Başka bir bilgi düşülmemiş... Duruşuyla, kararlığıyla, gözlerinden okunan özgüveniyle "Gönüllü Bombacı"... Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?"



"Vatan borcunu ödeme zamanı, sağlıcakla kalın. Dua edin çocuklarınız için. Döner gelirsem, ahdimdeyim, çift davullar çaldırıp toy yaparım"



Hey Onbeşli Türküsünün Hikayesi
Taş döşeli dar yollardan şakırtılı at arabalarının gelip geçtiği demlerde, adı gibi Haktan Hediye, üç eteği sırma işleme, başı Tokat işi yazmalı, yazmasının ucu pembe oyalı. Endamı fidandan narince, boyu gül ağacı misali küçücük, alımlı, edalı bir kızcağız. Tokat eşrafından kendi halinde bir ailenin evdeki tek çocuğu.

Tokat bir dağ içindeyken
Gülü bardağ içindeyken
Yüzü kaleye bakan ahşap evlerden
birinin şenliğiydi Hediye

Kınalı Kazova üzümlerinin toplanıp pekmez yapıldığı, içi sırlı küplere asma yaprağı basıldığı aylarda Tahtoba köyünün saygın ailelerinden birinin oğlu Hüseyin görüverdi onu. Tenhada buluştular, iki gencin yüreciği birbirine ısındı. Çok geçmedi aradan, Tahtoba'dan dünürcüler geldi Hediye kızın evine. Köy ağası babanın biricik oğlu Hüseyin'e istediler onu. "Yaşı küçücek," dedi anası. "Baba ekmeği yemedi doyuncaya dek." Bekleyeceklerini söyledi oğlan tarafı. "Bizim oğlumuz da yeni yetme... Söz edelim, aht verelim, bekleyelim. Gül yanaklı Hediye bu yaz gelinimiz olur."
Tez büyür kuzu misali kız kısmı da, yuvadan kuş misali kanatlanıp tez uçanı makbuldür. Hele talibi Tahtoba'nın efendilerindense, bol haneye gelin gidecekse, anasının babasının adını saydıracaksa fırsat kaçırılmaz. "Oldu," dedi büyükleri. Hediye'nin ak ellerini bu bahar kınalayacaklardı. Madem insan evladıydı isteyen, hayır işte acele etmek en güzeliydi. Verdiler Hediye'yi bıyıkları yeni terlemiş Hüseyin'e. Şerbetini içtiler, sözünü kestiler. Tahtoba'nın ağası koçlar kurban etti, Hüseyin, endazesi on yedi kuruşa mor kadifeden fistanlık kumaş aldı Hediye'ye. İpek bürüğe bürüdüler genç kızı. Boynuna gümüş hamaylılar, alnına Hamidiye paralar taktılar. Nişan gecesi Tokat'ın kadınları toplandı kız evinde, bakır tepsilerin arkasını tıkırdatarak oynadılar.
Kış gelmeden yaprak küpleri basıldı, erik ezmeleri, tarhanalar, sebze kuruları, setikler, yarmalar hazırlandı. Bahar başında toplanıp yazıda kurutulmuş madımaklar çıkınlandı. Kasım yağmurları Yeşilırmak'ı coşturmadan tahtaları kararmış ahşap evlerin dış kapıları kapandı. Baba evinde artık misafir muamelesi gören Hediye çeyiz telaşına düştü. Kış boyu kafesli pencerenin önündeki sedirde oturup yoldan geçen herkesi "Belki Hüseyin'dir" ümidiyle süzerek küçük ellerinin ak parmaklarındaki iğne ile al yazmaları renk renk, çiçek çiçek oya ile çevirdi.
Kiraz ağaçları tomurcuğa dururken ürkütücü, korkutucu bir haber yayıldı ortalığa. Ateş düşmedik ocak bırakmayan seferberlik, memleketin her köşesinden yine delikanlıları istiyordu. Bu kez sıra yaşı on sekize yeni basmış delikanlılarda... Şehirden şehire, köyden köye haber uçuruldu. Sırtını kayalara dayamış Tokat da titredi bu havadisle. Bin üç yüz on beş doğumlular kışlada toplanacaklar. Karayağız Türkmen delikanlıları kalktı geldi, kara zıpkalı Karadeniz uşakları, ince yapılı dil bilmez Çerkes gençleri beşer onar gruplar halinde akın etti çevre köylerden. Kimini Çanakkale'ye yazdılar, kimini Filistin'e, Yemen'e. İllerini, köylerini bırakıp bilinmedik diyarlara doğru sürdüler atlarını. Kara tren vagonlarına doluştular. Gözü yaşlı duacı analarla sabırlı yavuklular kaldı geride. Ardından bir maşrapa su döktükleri delikanlıları için yanaklarından süzülen gözyaşlarını yazmalarının ucundaki gül oyalarına sildiler. Geride kalan kalbi kırık yavuklular içlerindeki yangını türkü yaptı, on sekizlik yiğitlerin ardından ağlayarak söylediler.

Hey on beşli, on beşli
Tokat yolları taşlı
On beşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı

Tahtoba köyünden bölüğe çağrılan gençlerin arasında Bey oğlu Hüseyin de vardı. Al atını topuklayıp ayrıldı köyünden yaşıtlarıyla birlikte. Tokat'ta, Örtmeliönü'ndeki kararmış tahtalarla kaplı evciğin kapısını çaldı önce. Sözlüsünün ana babasının elini öptü. Göz ucuyla baktı utançtan yüzü kızaran Hediye'ye "Vatan borcunu ödeme zamanı, sağlıcakla kalın. Dua edin çocuklarınız için. Döner gelirsem, ahdimdeyim, çift davullar çaldırıp toy yaparım" dedi onlara. Sonra helallik dileyip ayrıldı Hediye'nin evinden. Başını çevirip tekrar tekrar ardına bakarak sürdü atını.

Gidiyom gidemiyom
Seni terk edemiyom
Sevdiğim pek küçücek
Koyup da gidemiyom

Boynunu büküp asker yolu bekleyen bir sürü genç kızdan biriydi artık Hediye. Her gece dua ederek baş koyduğu yastığını sabaha kadar gözyaşlarıyla ıslattı. Günleri saya saya, aylar sonra yerine varabilen sarı zarfların içinden bir hayır haber alma ümidiyle bekleyerek geçirdi mevsimleri. Hasretini nakış nakış döktü iğne oyalarına, dantel perdelere, kilim tezgahlarında dokunan cecimlere. Tokat'ın çıplak dağlarını bembeyaz karlar örttü önce, sonra karlar çağıl çağıl eridi, kuru ağaçlar canlandı, tomurcuklandı, yapraklandı. Asmalar gözyaşı gibi salkım salkım üzümlendi. Kah Batmantaş Köyü'ne bir ateş koru gibi kara haber düştü, kah Yatmış'a, kah Hanpınarı'na... Salavatlarla uğurladıkları delikanlılarının toprağa düştüğü haberini alan kara bahtlı analar, kara çatkılı yavuklular, dul kalan tazeler maşrapalarla su döküp ıslattıkları kapı önlerini gözyaşlarıyla ıslattılar.
Memlekette yangın düşmedik ocak kalmadı.
Eli yüreğinde uyandı her sabah Hediye. Komşu kadınlara rüyalarını tabir ettirdi. Mahzun mahzun yollara bakıp bir haber bekledi kara yağız Hüseyin'inden. Uçup giden turnalardan haber umdu. Sabah esen serin rüzgara selam asıp yolladı.

Çok mu uzaktı bu Yemen dedikleri yer?

Şu çıplak dağların ardına gitse bulur muydu yarini?

Buluverse al kanlı yarelerini sarar mıydı pembe çevirmeli ipek mendiliyle?

Gece gündüz binbir kuruntuyla içi içini yedi. Bir o değil, koca Anadolu'nun anaları, yavukluları vakti belirsiz bir dönüşün ümidiyle dua edip bekliyordu. Bekleyiş derde dönüştü. Gelen her şahadet haberiyle kavuşma ümidi biraz daha kırıldı. Analar, askere gitmiş babalarını soran bebelerine "Az kaldı dönecek" derken ciğerleri sızım sızım sızılar oldu.

Seneler geçiverdi yüzlerde çizgi bırakarak. Yiğitsiz kalmış evleri bekleyen köpekler yabancıya ürümez olmuştu artık. Dağlarda eşkıyalar peydahlandı. Asker kaçakları, arsızlar, hırsızlar kol gezmeye başladı ortalıkta. Bir gün falanca köyden baskın haberi geldi, bir gün filanca köyden. Ansızın uğratmışlar evleri. Para eder her şeyi toplamışlar, cepheye gitmiş yiğidinin yasını tutan taze gelinleri dağa kaldırmışlar, ıssıza çökertmişler. Hükümet baş edemiyormuş artık onlarla. Şehirlerde kasabalarda kimse kimsenin selamını almaz olmuş. Güven diye bir şey kalmamış.
Hediye'nin anasıyla babası yanlarına çağırdı kızlarını. Utana sıkıla açtılar endişelerini ona.

"-Kara yazgılı kızım, bilirim beklediğin var ama işte seneler geçti. Dört kış, dört yaz bitti bir haber yok Tahtobalı Hüseyin'den. Böyle susup beklemekle olmaz. Haberini alıyoruz, nice yiğitler de şehit oldukları halde evlerine haber uçurulmazmış. Kim gitti de geri geldi ki bu Yemen denilen ilden? Devletimiz her gün il il geri çekilirmiş. Askerden hayır haber beklemenin manası yok. Biz artık kocadık, sana sahip çıkamayız, namusundan endişeliyiz. Yazma ustası Emin Efendi sana talip oluyor. Erkeğin yaşlısı olmaz. Emin Efendi zengin bir tüccardır. Oğlu uşağı yok, koca evde bir fidai başın olacak. Biz gitmenden yanayız. Git evini ocağını kur. Yuvanı bil sen de. Dönüp dönmeyeceği bilinmeyen bir yavukluyu beklemekle olmaz."
Bahtsız Hediye yaşın yaşın ağlayarak çıkardı parmağındaki söz yüzüğünü. Ana babasının isteğine olmaz diyecek kız yoktu ya o zamanlar, kötü yazgısını kabullenip oturdu Hediye. Birkaç hafta sonra sessiz bir törenle Dimorta Hanı'nda yazmacılık yapan altmışına gelmiş Emin Efendiyle nikâhladılar onu. Son güne kadar Hüseyin'in döndü haberini alma ümidiyle bekledi kızcağız. Türküler mırıldanıp pencere kafeslerinin önünde ağladı, ağladı.

Gidiyom işte ben de
Bir arzum kaldı sende
Ayva oldum sarardım
Din iman yok mu sende

Çifte davullu toy hayallerine yandı Hediye. Gelin kınası görmemiş küçücük elleriyle sildi gözyaşlarını. Yüzünü birkaç kez görüp yüreğine nakşettiği Hüseyin'in yasını tutmasına fırsat olmadan, sırma işlemeli al bindallı giymeden gelin olup Emin Efendi'nin evine girdi.

Rengarenk Tokat bezlerine tahta kalıplarla desen vuran yazma ustalarındandı Emin Efendi. Uzun beyaz sakallı, yün papaklı, vaktinden önce çökmüş bir koca esnaftı. Yamrı yumru elleriyle yazmaları desenledikten sonra Meydan Camisinde namazını eda etmeden evine gelmeyen bir yalnız adam... Önceki evliliğinden olan çocuklarının her birinin şehitlik haberi gelmişti çeşitli cephelerden. Değil Hediye kızın tazeliğini, dünyayı armağan etseler içinde ölen yaşama sevinci dirilesi değildi.

Hediye kız bu kocamış erin evinde vakitsiz ayazlarla çiçekleri dökülmüş bir kiraz ağacı gibi mahzun ve kederli Hediye kadın olup çıkıverdi.

"Hayalde gör, düşte gör hele bir de düş de gör" demiş ya eskiler. İnsanın işi bir kez ters gitmeye görsün, nasıl da yağar başına belalar yağmur misali. Yüzünü güzel yaratmıştı Mevla ama talihi kötüydü Hediye kızın. Yaşlı da olsa kadrini kıymetini bilen, başına kapak olan, namusuna sahip çıkan erini Azrail alıp götürdü çok geçmeden. Daha evleneli bir yıl olmadan dul kaldı Hediyecik. Aniden uçuverdi Emin Efendi.

Bir öğle üzeri kapıyı çalan kalıpçı çırağı "Yenge, Emin Emmi öldü!" diye haber getirdiği zaman felaketi bir çığlıkla karşıladı. Tokat'ın örfüydü ya, cenazeyi hemen hazırlayıp bekletmeden defnettiler.



Türkünün Sözleri

Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı

Aslan yarim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye

Gidiyom gidemiyom
Az doldur içemiyom
Sevdiğim pek gönüllü
Koyup da gidemiyom

Gidiyom gidemiyom
Sevdim terkedemiyom
Sevdiğim pek gönüllü
Gönlünü edemiyom

Aslan yarim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye

Giderim ilinizden (elinizden)
Kurtulam dilinizden
Yeşil baş ördek olsam
Su içmem gölünüzden

Aslan yarim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye


ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.10.09, 16:56   #2
Müdavim

**EMEL** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2009
Konular: 404
Mesajlar: 3,954
Ettiği Teşekkür: 13327
Aldığı Teşekkür: 14489
Rep Derecesi : **EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Pisman
Standart Cevap: Hey Onbeşli Onbeşli | Kubat’ın Yorumuyla

Ne acıklı türkü ama şıkıdım şıkıdım oynuyoruz valla duyunca te allahım yaa geçendede lafı olmuştu bunun sitede işte bir örneği daha ...

Teşekkürler ReaL

valla çok hüzünlendim artık eskisi gibi ayağım gidermi bu türküde oynamaya bilmem
__________________
Hayat dediğiniz 1 çay
İnsan ise sadece 1 şeker
Karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın
Oysaki;
Hayatın seni erittiğini çay bitince anlarsın..




**EMEL** isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz **EMEL**'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.02.10, 15:24   #3
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36949
Aldığı Teşekkür: 24751
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Hey Onbeşli Onbeşli | Kubat’ın Yorumuyla

Cidden çok hazin bir hikayesi varmış. Neden böyle hikayelere böyle kıpır kıpır türküler yapılır ki...
SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.11.11, 17:57   #4
Müdavim

Öykü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2010
Konular: 20
Mesajlar: 3,454
Ettiği Teşekkür: 49609
Aldığı Teşekkür: 15732
Rep Derecesi : Öykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Hey Onbeşli Onbeşli | Kubat’ın Yorumuyla

Türkü'nün öyküsü hüzünlü. Teşekkürler Real.
__________________
Öykü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Öykü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.11.11, 19:47   #5
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,831
Ettiği Teşekkür: 88518
Aldığı Teşekkür: 127845
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Hey Onbeşli Onbeşli | Kubat’ın Yorumuyla

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi California Mesajı göster
Hey onbeşli onbeşli oyun havası değildir.

Hikayesini okuyunca oyun havası demek mümkün değil de, müzik duyulduğu gibi oyun havası.
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.11.11, 19:59   #6
Üye

California - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 4
Mesajlar: 71
Ettiği Teşekkür: 195
Aldığı Teşekkür: 349
Rep Derecesi : California Karimasını arttırmak için doğru yerdeCalifornia Karimasını arttırmak için doğru yerdeCalifornia Karimasını arttırmak için doğru yerdeCalifornia Karimasını arttırmak için doğru yerdeCalifornia Karimasını arttırmak için doğru yerdeCalifornia Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Hey Onbeşli Onbeşli | Kubat’ın Yorumuyla

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi LaLe Mesajı göster
Hikayesini okuyunca oyun havası demek mümkün değil de, müzik duyulduğu gibi oyun havası.
Evet haklısın.. Ama bu bir ağıt(bu şekilde öğretseler keşke).. Ve oyun havası şeklinde kullanılmasına tahammül edemiyorum..
__________________
bir imzam youg..
California isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz California'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 19.03.13, 10:46   #7
Süper Üye

Smashmouth - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Yaş: 37
Konular: 79
Mesajlar: 2,267
Ettiği Teşekkür: 6268
Aldığı Teşekkür: 6166
Rep Derecesi : Smashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmedeSmashmouth muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Meskul
Standart Cevap: Çanakkale ( Hey onbeşli onbeşli ) Türküsü ve Hikayesi.

Geçen gün tiyatro da bu Türkü nün hikayesini anlattılar boğazım düğümlendi..
__________________
"Canın aşk yoluna vermeyen aşık mıdır?
Cehdeyleyüp ol dosta ermeyen aşık mıdır?
Dost sevgisin gönülde, can ile berkitmeyen
Tul-i emel defterin dürmeyen aşık mıdır?"
Yunus Emre
Smashmouth isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Smashmouth'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 19.03.13, 11:16   #8
...Çevre dostu...

Muradyum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 31
Mesajlar: 737
Ettiği Teşekkür: 1917
Aldığı Teşekkür: 4351
Rep Derecesi : Muradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmedeMuradyum muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Çanakkale ( Hey onbeşli onbeşli ) Türküsü ve Hikayesi.

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Smashmouth
Geçen gün tiyatro da bu Türkü nün hikayesini anlattılar boğazım düğümlendi..

Bizim boğazlarımızın düğümlenmesi çok normal Smashmouth kardeşim.

Önemli olan,bazı hayasızların da biraz utanması..


__________________
Muradyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Muradyum'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 19.03.13, 17:53   #9
Geciken gözyaşı hiçbir şey çözmez...

Liaaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2011
Konular: 591
Mesajlar: 5,101
Ettiği Teşekkür: 42286
Aldığı Teşekkür: 22009
Rep Derecesi : Liaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevherLiaaa işlenmemiş cevher
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Çanakkale ( Hey onbeşli onbeşli ) Türküsü ve Hikayesi.

Hareketli tarzda dinlemişliğim vardır.


Teşekkürler
__________________
Liaaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Liaaa'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 20.03.13, 16:56   #10
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,735
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34580
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Cevap: Çanakkale ( Hey onbeşli onbeşli ) Türküsü ve Hikayesi.

mükemmel bir türkü teşekkürler
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
türküsü


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allı Turnam Türküsünün Hikayesi ReaL Türkülerimizin Hikayesi 6 18.03.16 11:25
Sarı Gelin Türküsünün Hikayesi ReaL Türkülerimizin Hikayesi 15 28.11.15 19:53
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır Türküsünün Hikayesi ReaL Türkülerimizin Hikayesi 10 15.04.15 23:13
Burası Muştur Yolu Yokuştur Türküsünün Hikayesi ReaL Türkülerimizin Hikayesi 12 28.04.14 20:04
Şu Fırat’ın Suyu Akar Serindir Türküsünün Hikayesi ReaL Türkülerimizin Hikayesi 10 26.03.13 19:07


WEZ Format +3. Şuan Saat: 20:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.