Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi

Ülkemiz ve Dünya Gündemi Ülkemizde ve Dünyada yaşanan gelişmelere dair haberler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 03.06.16, 21:26   #1
«.. Sıla Yolcusu..»

CeMKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 945
Mesajlar: 8,719
Ettiği Teşekkür: 80053
Aldığı Teşekkür: 37301
Rep Derecesi : CeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Bitkin
Standart Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap


Prof. Dr. Türkkaya Ataöv geçmişiyle yüzleşme polemiğine açıklık getirdi. Ataöv, Ermeni lobisinin iddialarını ve Alman Meclisi'nin aldığı kararı 18 maddede çürüttü. İşte Ataöv'ün o yazısı.


Birtakım yabancı ülkelerin meclisleri kabul ettikleri yasalar ya da kararlar ve açıkladıkları bildirilerle bize "Ey Türkler, artık geçmişinizle yüzleşin!" iletilerinin altını çiziyorlar. Bunlar sözde "yüzleşme yürekliliğini" gösterebilmemiz için bize bir anlamda yardımcı olacaklarını da ekliyorlar. Yanıtımız: Peki, yüzleşelim! Ancak, önce bunun ne demek olduğunu biz de bilelim, onlar da öğrensin. Şöyle ki:

l. Önce, geçmişle yüzleşmek bir tarih sorunudur. Geride kalmış olayları aydınlatacak belgelerin kapsamlı, eksiksiz, doğru, yansız ve dengeli biçimde ortaya konması gerekir. Bu uğraş bilimin görevidir. Geçmişte ne olduğunu belirlemenin ilk koşulu siyasilerin kararlarını bir yana itmektir. Bilimsel gerçek yalnız bir görüşü yayma amacıyla yürütülen bir kampanyanın malzemesi yapılamaz. Bilimin görevi ortaya geçmişte ne olduysa onu yan tutmadan yansıtan, kanıt değerinde belgelere dayalı ve doğruluktan ayrılmayan bir kütük çıkarmaktır. Yöntemi genel olarak bilimsel araştırmalarda, özel olarak da tarihte kullanılan belgeci yaklaşımdır.

2. İncelenen konu, anlaşmazlığa taraf olanlardan biri ya da birkaçı için bir kin ve öç kaynağı olamaz. Hele egemen olmaya özenen görüşün doğruluğunu sorgulayan ikinci görüşlerin eşit olarak dinlenmediği, savunulamadığı, dikkate alınmadığı, hatta yasak olduğu, üstelik sözü edildiğinde para, tutukluluk ve hapis cezalarının geçerli sayıldığı kurullarda, ortamlarda ve ülkelerde siyasal amaçlar için kullanılamaz. Yabancı meclislerin özgür araştırma kapılarını sımsıkı kapayıp yalnız tek bir yorumu geçerli sayması, skandal ölçüsünde bir saptırmadır. Bir tarih yorumu iç siyaset yapısının kendine özgü koşullarında iyi örgütlenmiş varlıklı baskı kümelerinin desteğine kavuşmak, bu yoldan oy toplamak ve maaşa ek olarak birçok yönden yüksek gelirli temsil mesleğini sürdürme tasarısına tutsak edilemez. Böylelerinin bildiri, karar ya da yasaklarının "son söz" olacağı asla kabul edilemez.

3. Dünyanın uzak bir köşesinde, yüz yıl önce yer almış olaylar başka bir ülkedeki günümüz iç iktidar savaşımında yerel baskı örgütlerinin buyruğunda yorumlanamayacağı gibi, ulusal düzeyde siyasetin ya da uluslararası güç dengesinde bir çıkar arayışının da aracı olamaz. Her ülkenin dışa karşı ulusal ve başka ulus-devletler topluluğu içinde kendine bir yer arayışı olacaktır. Ancak, başka ulusların tarihi herhangi bir ulusun dış dünya önünde topluca konumunun bir malzemesi durumuna sokulamaz. Tarihi incelemede, başka bir deyişle geçmişle yüzleşmede "sebep-sonuç" ilişkisinden, yani bilimsellikten, iyi niyetten ve onun parçası olan yansızlıktan vazgeçilemez.

4. Bir tarih olayını ele almaya çalışanlar, kimi ulusları ya da halkları önyargılı bir biçimde "iyi" ya da "kötü" diye ikiye ayıramazlar. Tarih dersi vermeye kalkanlar, aynı düzeye yerleştirdikleri, hem Tanrıya hem şeytana inanan Zerdüştlükten doğma mezhepler örneği ayrı ayrı toplumları bıçakla keser gibi ikiye bölüp birine iyi, ötekine kötü işlem uygulayamaz. Değişen yorumlara göre iyi ya da kötü kişiler ve yöneticiler vardır, ama iyi ya da kötü ulus ve halk ayrımı yapılamaz. Yoksa o tavrın kaynağı ancak ırkçılık olur. Tarihçilik özelliklerini taşımayan kimi Batı meclislerinin savcı edasıyla ortaya atılmaları ancak ırkçılıkla tanımlanabilir. Siyaset pazarından gelen bu kişilerin davranışı kökeni Haçlı Seferlerinde olan "Müthiş Türk" simgesini canlandırıp günümüze oturtma ve bunun armağanını cebe indirme çabasıdır. Ne var ki, böylesine çıkarcı oyun insanlığın uzun birikimine de ters düşer.

5. Bilimin kendinde tüm belgeleri inceleme, öne sürme ve gerçek olanları sahtelerinden ayırma gereği vardır. Özellikle "Ermeni sorunu" nda Osmanlı belgelerini yok saymak değil, tam karşıtı, onlara özel önem vermek gerekir. Eğer konu Osmanlı devletinin 1915 yılı ve dolaylarında ya da herhangi bir zamanda Ermenilere ilişkin siyasetinin ne olduğunu saptamaksa, bunun yanıtı önce ilk elden kanıtlar olan Osmanlı belgeliklerindedir. Başka devlet belgelerine de karşılaştırma amacıyla kuşkusuz bakılabilir. Ancak, gerçekte Osmanlı resmi tavrını belirleyecek olan ilk elden belgeler orada bulunur. Diyelim, Britanya'nın Waterloo Savaşı'ndan önce Napolyon' a ilişkin siyasetinin ne olduğunu belgelere dayalı olarak anlamak için ilk önce (Alman ya da Japon değil) Britanya arşivine bakmanın kaçınılmaz olması gibi, Ermenilere ilişkin Osmanlı siyasetinin anahtarları da Osmanlı tarih hazinesindedir. Üstelik, birbiriyle bağlantılı bu belgeler ülkemizde taranmış, birçoğu yayımlanmış, filme alınmış ve dünyanın önemli kütüphaneleriyle araştırma merkezlerine yıllar önce armağan edilmiştir.

6. Ancak, bunlardan yararlanmak için Türkçe ve Osmanlıca bilmek gerekir. Ayrıca, kimileri bugünkü dile, hatta yaygın yabancı dillerden İngilizceye bile çevrilmiştir. Bunlara "ne olacak, Türk belgeleri!" deyip bakmayanlar, bu tarih konusunu incelemeye yetkili değillerdir. Tarihçilerin son birkaç kuşaktır yaptıkları Osmanlıca, Arapça ve Farsça öğrenip eski Batılı yazarların yanlışlarını düzeltmek, önyargılarını açıklamak ve boşlukları doldurmaktı. Günümüz yabancı siyasetçileri şimdi eskinin dengesiz sunumlarına yeniden özeniyorlar. Özellikle, Osmanlı belgeleri soykırımın varlığını kanıtlamıyor, ama başka gerçekleri ortaya çıkarıyor ve yabancıların beğenisini bu nedenden ötürü kazanamıyorlarsa, önyargılı bu tavrın bilimsel değerlendirmede yeri yoktur. Türkçe ve Osmanlıca öğrenip uzun yıllar Doğu araştırmalarında deneyim kazandıktan sonra, buyursunlar, 200.000 dosyalık Babıâli Evrak Odası'na girsinler, 224 ciltlik Meclis-i Vükelâ Mazbataları'na, 117 ciltlik Tezakir-i Seniye ve 46 ciltlik İradat-ı Seniye dosyalarına, ardından Harbiye, Dahiliye ve Maliye sicillerine baksınlar, Mesail-i Mühimme yazanaklarını ve Gayrimüslim cemaatlere ait defterleri ve daha birçok şeyi incelesinler, il salnamelerine de insinler, ancak ondan sonra ahkâm kesmeye aday olsunlar. Amerikalı hiç İngilizce bilmeyen ve hiçbir Amerikan belgesine elini sürmeden ABD'yi anlatmaya koyulan birinin değerlendirmesini baş tacı ediyor mu? Gerçek şu ki, Osmanlı yönetiminin soykırım tasarladığını ve uyguladığını gösteren tek bir güvenilir belge yoktur.

7. İleri sürülen sorun "soykırım"ın varlığı ya da yokluğu ise -ki odur- kimi Ermeni ya da kimi Türk ve Müslüman ailelerinin başlarına gelenler (acılı olmakla birlikte) bu çerçevenin dışında kalır. Ancak, sorun kişisel boyutta da ele alınabilir. Ama konu o zaman soykırım incelemesinin dışına çıkar. Kişisel boyutta kalsa bile, Türklere yapılanların da eksiksiz incelenip gereği gibi değerlendirilmesi gerekir. Doğu Anadolu yalnız kurşunlanarak ve süngülenerek değil, görülmemiş yöntemlerle boğazlanmış çeşitli Müslüman kümelerini örten çok sayıda toplu gömütlüklerle doludur. Bu gömütlükler tanıklar huzurunda birer birer açılıyor. Kaldı ki, yabancı tarihçilerin, giderek kimi Ermeni yayınlarında da bu gerçeklere göndermeler vardır. Birtakım yabancı siyasetçiler bunlardan habersizseler derslerini iyi çalışmadıkları anlaşılır. Ama biliyor ve susuyorlarsa, aktörelerinden kuşku duyulur.

8. Tarih olaylarının sunumunda zaman zaman sahte "belgeler" in öne sürüldüğüne rastlanıyor. Bu konuda Ermeni tarafı bu yanıltmacı olanağa çok ve sürekli olarak başvurmuştur. Seçtikleri örnekler sıradan kişiyi hemen kazanacak nitelikte, yani duygusallığı ağır basan düzmecelik türündendir.
Örneğin, Vasili Vereşçagin adlı bir Rus ressamının 1871′de yaptığı yağlıboya (üstelik oldukça iyi bilinen) ve kurukafalardan oluşmuş tepeyi gösteren bir tablo "barbar Türklerin 1915′te öldürdükleri Ermenilerin kafataslarından oluşup Anadolu'yu kaplayan tepeler" diye sunulmuş, bu düzmece Almanca, Fransızça, Farsça, İspanyolca ya da Bulgarca yazılmış çeşitli kitapların kapağında, yazı içlerinde ve kartpostallarda yer almıştır. Gene örneğin, Mustafa Kemal Atatürk' ün göreceli olarak az bilinen bir fotoğrafının altına ve ayaklarının dibine (aslındaki dört köpek yavrusu silinerek) basit bir foto-kurguyla bir (sözde Ermeni) çocuk cesedi yerleştirilmiştir.
Araştırma yapma ya da kitap okuma alışkanlıkları ve vakitleri olmayan yabancılar bu çarpıcı örneklerle hemen etkilenmekte ve "Ermeni sorunu" nun özünü kavradıklarını sanarak Türkleri bir sözcükle "barbarlık" la suçlamaktadırlar. Türk tarafı bu konuda dünya kamuoyunun önüne bir tek düzmece bile sürmemiştir.
Gene Ermeni tarafının "Ararat" ya da "Musa Dağı'nda Kırk Gün" benzeri çok sayıda filmin ardında aynı yanıltma amacı vardır ve uzun araştırmalar yapmak yerine göze hitap ettiği için kısa süre içinde yandaş kazanmaktadır.


9. Bir suç söz konusuysa ve suçu işleyen(ler) saptanmış ve yaşıyorsa, kınama ve cezalandırma söz konusu olabilir. Ancak, suçlama ve ceza yalnız bir taraf için uygulanamaz.
Sanıklar ve suçlular tarih ve yargı önünde eşittirler, kişilerden kimileri belirli topluluk, halk, ulus ya da devletten diye ayrıcalıklı durumda olamazlar. Yalnız Osmanlı belgelerinde değil, üçüncü taraf yayınlarında, hatta Ermeni ordularının eski komutanlarının anı kitaplarında ve savaş tarihini inceleyen Ermeni yazarlarının kitaplarında Ermenilerin neden olduğu kıyımların kanıtları bulunmaktadır.
Yurtdışındaki günümüz Ermenilerinin çerçeve dışına çıkardıkları şu önemli gerçekler var: Silahlı ayaklanmalar, Müslüman kıyımları, Osmanlının savaş düşmanı Çarlık Rusyası, İngiliz, Fransız ve Yunanlılarla işbirliği, Türklere karşı savaşlar, 1914-18 arasında bir düzine savaşa katılmaları, salgın hastalıkların neden olduğu ölümler ve yerleri değiştirilenlerden büyük çoğunluğunun yeni yerlerine varmaları, tehcirin kalkmasıyla birçoğunun eski yerlerine dönmeleri ve bunlardan kimilerinin geniş kıyım yaptıkları gerçeği. Amerikalı Protestan ve Fransız Katolik din yayıcılarına göre, İsa'nın sevgili kulları olan bu kişiler yakıp yıkma, öldürme ve tecavüz gibi bol acımasızlık örnekleri verdiler mi? Evet! Ermeni yayınları (örneğin bugün"Agos" gazetesi) bunlara gereği gibi yer veriyor mu? Hayır! Ermenilerin suçlu olanları hiçbir yargı yerinde bu yaptıklarının hesabını verdiler mi? Hiçbir yerde!


10. Bununla bağlantılı olarak, suç kanıtlanmışsa, onun sorumlusu ortaklaşa olarak tüm halk ya da ulus değildir. Bir suç belirli bir ırktan, etnik kökenden, dinden ya da dilden olanların tümünü kapsamaz. Suç ve ceza yalnız suçu işleyen kişi için geçerlidir. Yakın tarihlerde (2003′te) yayımlanan ( "Birinci Dünya Savaşı Sözlüğü" başlıklı) önemli İngiliz kitabında bile (Britanya belgelerine dayalı olarak) "Türkler daha seferberlik hazırlıkları içindeyken Ermeniler doğuda Ermeni olmayan 120.000 kişiyi boğazladılar, Van'ı ele geçirip devletten ayırdılar, Rus ordularının koruması altında orada bağımsızlıklarını açıkladılar ve 50.000 kişi daha öldürdüler" diye yazmasına (s. 34-35) karşın, savaş sonunda hiçbir Ermeni yargılanmamış, yalnız Türkler ceza yemiştir. Bu uygulama "yenginlerin adaletini" simgeler ve yenilenin hakkını işgalci durumundaki güçlü devletin buyurganlığına bırakır. 1918′den sonra Türklere yapılan buydu. Oysa, bu durumda, hak güçlünün olur; sözde hukuk yenginden yana çıkar.

11. Suç ve ceza, olayla ilgili olmayan yeni kuşakları da içine alamaz. Öyle olursa, kimi ulusların yurttaşlarının, başkalarından farklı olarak, toptan ve istisnasız biçimde, sanki bir günahla doğmakta oldukları onaylanmış olur. Böyle bir yaklaşım metafizik, doğaötesi ve akıldışı bir yorumu geri getirmek anlamına gelir. Ne Türklerin, ne Ermenilerin ve ne de başka bir ulusun bir suç yüküyle dünyaya geldikleri saçma düşüncesi kabul edilemez.

12. Bununla bağlantılı olarak, suçlama ve cezalandırma geriye, diyelim, yüz yıla ya da yüzlerce yıl geriye götürülemez. Tarih incelenir, olaylar saptanır ve değerlendirmeler yapılır. Yalnız tek bir olayda, üstelik tek bir yan suçlanarak hesap sormak gibi bir yaklaşım seçicilikten de öte bir önyargı örneğidir. Geçmiş olayların tümü içinde birini, aradan geçen uzun süreyi de dikkate almayarak başkalarından ayıklayıp öne çıkarmak, tarih yönteminin onaylamayacağı bir yanlıştır. En başlara gidersek, hele sırasıyla İspanya, Hollanda, Britanya, Fransa, Rusya, Almanya, Amerika ve Japonya'nın büyüme dönemleri yanlış aktarılan efsanelerle doludur. Gerçek olan ise, acımasızlık, kan dökümü, kıyım, eşkıyalık, hırsızlık, gaddarlık, yabanıllık ve sömürü tarihidir.

13. Bu yanlışlar art arda yapılarak konunun siyasal atışmaya dönüştürülmesi beklenen açıklık yerine karmaşa getirir. Eğer tarihte olanları kimi yabancı devletlerin meclisler gibi iktidar kurumları karara bağlayacaksa, o zaman Amerika, Fransa, İsviçre ve Almanya gibi ülkeler açıkça "gerçek bakanlığı" adıyla bakanlıklar da kursunlar. Bugün yaptıkları da adını koymadan aşağı yukarı budur. Bizler de tüm gerçekleri o merkezden öğrenelim(!). Batı dünyası hızla böylesine yalın bir buyurganlığa doğru yol alıyor. Ekonomiyi ondan soruyor, onların kültür kasırgasına hedef oluyoruz. Şimdi de sıra geri kalanını da onlardan öğrenmekte mi? Tarihsel gerçek araştırması bu yoldan kurban edilemez.

14. Ayrıca, biliyoruz ki, Türkiye'yi sınamak, onu sanık sandalyesine oturtup gene bir daha yargılamak isteyen yabancıların kendi geçmişleri yoğun, görülmemiş ve uzun sömürü tarihi, hatta ondan da öte, insan haklarını yüzyıllarca çiğneme tarihidir. Asya'da, Afrika'da ve bugün Amerika denen Yeni Dünya'da hem uzak hem de yakın geçmişte uluslararası hukuku ve insancıllığı görülmemiş biçimde ayaklar altına alıp koca anakaraların çeşitli ve milyonlarca halklarına kıymış ve türlü acılar çektirmiş olanlar Türkiye'nin karşısına yargıç ya da savcı gibi çıkamazlar. Amerika, Asya, Afrika ve Avustralya tarihleri Kızılderililere, siyahlara, Çinlilere, Filipinlilere, Magriplilere, Çingenelere, İnuitlere, Güney Afrikalılara, Orta ve Güney Amerikalılara, Avustralya yerlilerine ve Balkanlar'dan Kafkasya'ya Türklere ve öteki Müslümanlara yapılanlar eksiksiz anlatılmadıkça yazılamaz. Yüzyılları kapsayan bu gaddarlıkların yeni halkaları çevremizde bile bugün de sürüyor.

15. Kaldı ki, kimi Batılı ülkeler kazandıkları savaşlardan sonra mahkemeler de kurmuş, başkalarının tartışmalı ilişkilerinde kendi çıkarlarına uyan yanı desteklemişlerdir. Örneğin, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşturulan Nürnberg ve Tokyo mahkemelerinde savcılar ve yargıçlar kazananlardan, suçlananlar da yeniklerdendi. Oysa, örneğin, Nazi Alman savaş uçaklarının Londra'yı bombalaması gibi Müttefik hava kuvvetleri de Alman sivil yerleşim bölgelerinde taş üstünde taş bırakmamışlardı ve ilk iki atom bombası da Hiroşima ve Nagazaki'de sivillerin başlarında patlamıştı. Tokyo Mahkemesi'nin kuruluş belgesine göre, mahkemenin kararını yenik Japonya'daki Amerikan işgal güçleri komutanı tek başına değiştirebilirdi. Daha sonra, Yugoslavya'da, Sierra Leone'de, Kamboçya'da ve benzeri yerlerde farklı ölçüler kullanıldı. Ayrı ayrı örneklerdeki uygulamalar da değişik olamaz. Değerlendirmelerde çifte ölçülere bağlı kalınamaz. Doğruyu bulmak için yapılan bilimsel araştırmada ve son değerlendirmede hangi yöntemlere başvurulması gerekiyorsa, anlaşmazlıkların aydınlığa kavuşmasında da aynı yöntem kullanılır. Tarih araştırmasında da, bilimin her dalında olması gerektiği gibi, siyaset dışında bağımsız değerlendirme vazgeçilmez koşuldur.

16. Hele yabancı bir siyasal iktidar ya da onun parçası, birtakım dış merkezler, onların bilgi yoksulluğu önyargılarıyla yarışan kurulları ve geleceklerini güçlü baskı örgütlerinin acımasına bağlamış görünen siyaset kişileri ulusların tümünü ilgilendiren anlaşmazlık konularını bir pazarlık konusu yapamazlar. Tarih anlaşmazlığa taraf olanlardan birinin günümüzdeki çıkarlarına hizmet edecek biçimde değiştirilemez. Hele "Ermeni sorunu" gibi bir konu Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılması için önde gelen önkoşullardan biri gibi açıkça ya da gizli olarak ileri sürülemez.

17. Yalnız Türkiye ya da herhangi bir devlet tek başına "günah keçisi" gibi seçilemez. Geçmişle ve tarihle yüzleşme gerekiyorsa, bu, tüm ülkeler için uygulanabilir olmalıdır. Sayıları iki yüze yaklaşan tüm dünya devletlerinin eksiksiz her biri kendi tarihiyle yüzleşecek olursa, biz de aynını yapalım. Yabancılara ve onlar gibi düşünen kimi yurttaşlarımıza söylemek isteriz ki, aynı süreçten tümümüz geçelim. O zaman, bizi suçlamaya kalkanlar ilk önce kaçan devletler olacaklar. Daha da öte, böyle bir yüzleşmeye hiçbiri yanaşmayacak. Örneğin, ABD yeni kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne katılmamış, kendi asker ve sivil görevlilerinin başkalarınca hiçbir biçimde yargılanamayacağını duyurmuş, bunun için özel yasalar geçirmiştir. “Savaşı kazananın ya da güçlü olanın kendi tarihiyle yüzleşmesi gerekmez" diye bir şey olamaz.

18. Kendi çıkarları için Türkiye'yi suçlama yolunu seçen hiçbir yabancı devlet böyle bir sınamayı göze alamayacaksa da, buna razı olduklarını bir an için düşünsek bile, Amerika, Fransa, Almanya ya da her hangi bir başkası geçmişinin ipoteği altına sonsuza değin konamaz. Böylesine bir sınamaya herkesle birlikte bizim de razı olduğumuzu bir an için düşünelim. O zaman, Türklerin geçmişi, en beyaz çıkan bir kaçının içinde yer alacaktır.

Kaynak
__________________

CeMKaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz CeMKaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.06.16, 22:48   #2
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 292
Mesajlar: 10,847
Ettiği Teşekkür: 131036
Aldığı Teşekkür: 42518
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Halk Arenasinda simdilik Interesan konusmalar yapiliyor.
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.06.16, 00:16   #3
Uzman Üye

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 435
Mesajlar: 2,858
Ettiği Teşekkür: 8500
Aldığı Teşekkür: 10084
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Bu konuda Teşkilât-ı Mahsusa'nın rolünü yabana atmamak gerek.
Teşkilât-ı Mahsusa Enver Paşa'ya bağlı bir gizli örgüttür o günün MİT'i diyebiliriz...
Teşkilât-ı Mahsusa'ya ilişkin tek akademik çalışma, Dr. Philip Stoddard'ın 1963 tarihli doktora tezidir o her ne kadar Ermeni tehcirinde Teşkilât-ı Mahsusa'nın rolü yok dese de ben var olduğuna inanıyorum daha önce bir yerde okumuştum evet tehcir kararında rolü olmayabilir ama tehcir sırasında Ermenilere saldırıp katleden gurupların ardında Teşkilât-ı Mahsusa'nın parmağı olduğu biliniyor.
Örgütün ilk başkanı olan Hüsamettin (Ertürk) Bey Teşkilât-ı Mahsusa'nın kuruluş amacını şöyle tanımlıyor:

"Bu teşkilatın gayesi, bir taraftan bütün İslamları bir bayrak altında toplamak, bu suretle Panislamizme vasıl olmaktır. Diğer taraftan da Türk ırkını siyasi bir birlik içinde bulundurmak, bu bakımdan da Pantürkizmi hakikat sahasına sokmaktır. Enver Paşa'nın bir yandan Emiri Efendi'nin İttihat ve Terakki programındaki panislamizminden, diğer taraftan da Ziya Gökalp'in pantürkizminden ilham aldığı muhakkaktır."

Bana öyle görünüyor ki tıpkı bugün olduğu gibi sistemin içinde farklı amaçları olan bir takım odaklar olayları kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmiş, belki de sırf bugün Türkiye'yi soykırım ile suçlayabilmek için batılı güçlerin o gün gerçekleştirdikleri bir operasyondur tıpkı bugün de MİT'in içinde yuvalanan kompradorlar gibi...
Tayyip Erdoğan, bugün Ermeni soykırımını tanıyan Almanya'yı eleştirirken, o Almanya'nın bu kararı almasınıı sağlayacak sebepleri yaratanların kendi zihniyetinin temsilcileri olduğundan bile haberi yok...
Belki de verdır, kim bilir!..
__________________

Yağmur komünisttir; çünkü herkese eşit yağar,
Rüzgar ise kapitalisttir, zayıf olanı yıkar.
Ernesto Che Guevara
Rosebud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.06.16, 00:55   #4
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 622
Mesajlar: 3,492
Ettiği Teşekkür: 57546
Aldığı Teşekkür: 8111
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

CeMKaN;
Bu güzel bilgiler için çok teşekkür ederim...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.06.16, 01:28   #5
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 292
Mesajlar: 10,847
Ettiği Teşekkür: 131036
Aldığı Teşekkür: 42518
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Simdi Ezbere bildiklerime geceyim.

Bildigin gibi, eski sinirlarimiz Balkanlardan Yemen´e kadar giderdi.

Osmanli Imparatorlugu zamaninda Yemen´dede Asleri birligimiz oldugunda, Orient Expresle Arkeri yardim ve Maaslar oralara gönderilirdi.

Hindistani sömüren Askeri birlikler Hindistan Okyanusundan, Sinirlarimizi tehdit ederken, Simdiki Suriye topraklarindan Fransizlar, Yünanlar Italyanlar ilerliyordular.

Cübbeli Topcu Kislasinin Komsularinin organizasyonuyla, hem Askeri yardimlar ve Askeri Maaslari tasiyan Trenlerin haberlerini daha evvel sizdirilip, Hashasiler tarafindan Cetelerle bu Trenlere düzenli saldirilar yapilip, soyuluyordu.

Iste tarihte denilen Ermeni hazineside bu sekilde toplanmisti!.

Herkesin haberi vardi bunlardan!.

Sadece bazilari duyduklari halde Serefi ve Namusu üzerine, Komsularinin böyle Hain olduklarini kabül edemiyorlardi!.

Ayni simdiki zamanimizdaki gibi degilmi?.

Bu kararsizlikla zaten, Taksimde olanlar dagitilip sürgün edildi!.

Almanlara siginan Ermeniler, Hazinesini Almanlara birakirken, Suriye topraklarina yerlestirilmeye baslanmisti!.

Tabiki bu sefer, kendi kurduklari ceteler, bunlara saldirip, beraber caldiklari Hazineyi almaya calisiyorlardi!.

Halbuki, burada AKP´nin Dedeleri coktan Ermeni Ganimetini Berline tasimis bulunup, Dogu Anadoluya yerlestirilen Ermenilerin Gebertirilmesini seyrettiler!.

Bir taraftan Fransizlarin, Godoslarini yari yolda biraktigini anlatarak, Fransizlari sucladilar, öbür taraftan Ermeni hazinesini Berlinde saklayip, bunlardan haberdar olanlari Dogu Anadoluda gebertmeye basladilar.

Ikinci Dünya savasi olmasaydi, halen Ermeni hazinesi Berlinde olacakti!.

Ikinci Dünya savasinda Hitlerin Mahzeninde Ermeni Hazinesini bulan Ingilizler, hemen bütün bölgeyi kapatip, acele olarak Ermeni hazinesini Ingiltereye tasidilar!.

Kaydet
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.06.16, 01:43   #6
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Ermeni meselesi yalanı emparyel devletlerin bir oyunu dur. Asıl amaç Türkleri ve Türkiyeyi zayıflatmak, oyalamak ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilmektir. Dün ASALA diye bir örgüt vardı, Türk diplomatlarını yurt dışında öldürüyor du, şimdi ise PKK var. Aslında PKK denilen örgüt, bal gibi ASALA'nın devamı bir ermeni örgütüdür. Zaten kurucu tabakasıda Ermeni dir.

Aslında doğu da bir ermenistan ve kürdistan planları sevr de de vardır. Milli mücadele ile bunu alt ettik ama adamlar sabırla devam ediyorlar.
Yusuf Halacoğlu bakın bu konuda ne diyor;
"Batılılar TÜRK’e ve MÜSLÜMAN’a düşmandır!.. Onları hizaya getirmeden TÜRKİYE’de terörün sona ermesi zordur! Üstelik bunlar “Kürtler’e Özgürlük” derken terör örgütlerinde Ermeniler’i ve Süryaniler’i kullanırlar. Kim ki “TÜRK’ÜM” demekten kaçınır, .. bilin ki, ya Yahudi dönmesi, ya da kendini gizlemiş Ermeni-Rum kırmasıdır.
Ermeniler’de görülen Türk adları ve özellikle “Türk” soyadları, kendilerini gizlemek için alınmıştır. O yüzden dedelerin adlarını veriyoruz, babalar-analar takma Türk adları taşımaktadır.
Özgür Gündem gazetesinin dağdaki 300 eşkiya arasında yaptığı ankette, “dinî önder” olarak %34′ünün Zerdüşt, %34′ünün İsâ, %11 ‘inin Mani, %10′unun Muhammed, %7′sinin Musa ve %4′ünün İbrahim dedikleri ortaya çıkmıştır. Bundan da anlaşıldığı gibi, eşkiyanın ancak % 10′u müslümandır:
PKK 35 bin kişinin kanını ellerinde taşıyan PKK lideri Artin Agopyan (APO) ermenidir.
“Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık, Ermeni’dir. Nenesinin Ermeni olduğunu kendisi açıklamıştır.
Bölücü Kürt partisi milletvekili Sırrı Sakık Ermeni’dir.
Bölücü Kürt partisi sözde “eş başkanı” Emine Ayna, katıksız bir Ermeni’dir.
PKK’nın önderlik ettiği, şimdi pek adı duyulmayan “sürgünde Kürdistan hükümeti” delegesi, 1959-Silvan doğumlu Semra Bakır, Ermeni’dir. Semra’nın kardeşi Orhan Bakır’ın asıl adı Armenak’tır. Ermeni terör örgütü TİKKO mensubu idi, Örgütün merkez komitesine kadar yükselen Orhan Bakır, güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldürülmüştür.
1977-Silvan doğumlu Bülent Bakır Ermeni’dir.
“Sürgündeki hükümet” delegesi Meryem Tabaş Ermeni’dir. Dedesi Hokar, nenesi Haykanuş’tur.
“Zazan Bertin” kod adlı 1980-Silvan doğumlu Ruşen Tapancı Ermeni’dir. Dedesinin adı Ohannis’tir. “Mavi Çarşı”nın yakılması eylemine katılmıştır.
1975 doğumlu Yusuf Cihangir Ermeni’dir. Dedesinin adı Vartan’dır.
1965-Karakaçan doğumlu Adnan Dizin Ermeni’dir. Dedesinin adı Kirkor’dur.
1970-Siirt doğumlu Nihat Türksoy, hiç de TÜRK soylu değildir, Ermeni’ dir. Dedesinin adı Serkis, nenesinin adı Zerdo’dur.
1977-Bozova doğumlu Mehmet Güzel Ermeni’dir. Dedesinin adı Mıgırdıç, nenesinin adı İlsevik’tir.
“Cihan” kod adlı, 1974-Pertek doğumlu Akif Yadigâroğulları Ermeni’dir. Büyük dedesi Apkar, nenesi Maryam’dır.
1973-Ömerli doğumlu Metin Gümüş Ermeni’dir. Büyük dedesi Artin, ninesi Dihram’dır.
1948-Palu doğumlu Zülküf Demirtaş Ermeni’dir. Bu hıristiyan herif, “HADEP İmamlar Birliği” üyesi olmuştur!..
1978-Silvan doğumlu Sidar Şimşek Ermeni’dir. DEHAP ilçe teşkilatında görev yapmıştır. Büyük dedesi Bedros, nenesi Luşin’dir.
1977-Diyarbakır doğumlu Mehmet Sami Geniş Ermeni’dir. Uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Yakalanıp, 11.12.2002 tarihinde İstanbul; 6.
DGM mahkemesinde CK/405 ve CK/403: Uyuşturucu madde ticaretinden yargılanarak 6 yıl 8 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştır. Büyük dedesi Serkis, nenesi Şuşi’dir.
1975-Afşin doğumlu Özgür Erbil Ermeni’dir. Sahte belgeler ile yurtdışına çıkmıştır. Almanya’da, uyuşturucu tâciridir. Büyük dedesi Akup (agop), nenesi Lüsye’dir.
1977-Silvan doğumlu Orhan Olsen Ermeni’dir. Büyük dedesinin adı İliyo, nenesinin adı Mari’dir. Sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.
1968-Muş doğumlu Kutbettin Akşula Ermeni’dir. 1992 yılında Muş ilinde PKK terör örgütüne maddî yönden destek sağlamak amacıyla silah kaçakçılığı yapmaktan tutuklanmıştır Büyük dedesi Vartan, nenesi Zelha’dır. Sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.
1979-Yurtbeyi doğumlu Barış Başak Ermeni’dir. Büyük nenesinin adı Kotine’dir. DTP kurucu üyesidir.
1953-İdil doğumlu Abdülaziz Özdemir Ermeni’dir. Dedesi Yusuf, ninesi Kazo’dur. 21.2.1991 günkü çatışmada ölü ele geçirilmiştir.
1972-Siverek doğumlu Levent Kayadağ Ermeni’dir. Dedesi Migdat, ninesi Havuş adındadır. 16.10.1993 günü çatışmada ölü ele geçirilmiştir.
1954-Beştüşşebap doğumlu Mehmet Öztunç Ermeni’dir. Dedesinin adı Musa, nenesinin adı Miran’dır. PKK’ya yardım ve yataklıktan tutuklanmış, daha sonra HADEP Antalya İl Kurulu’na seçilmiştir.
1977-Karayazı doğumlu İdris Sefil Ermeni’dir. Terörden hapis yatmış, sonra bir ara Konya HADEP Gençlik Komitesi üyeliği yapmıştır.Sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.
İdris’in akrabası Ersin Sefil de Ermeni’dir. Kuzey ırak’ta çatışmada öldürülmüştür.
1974-Hazro doğumlu Haci İçer’in hacılıkla hocalıkla alâkası yoktur, Ermeni’dir. Dedesi Ali, nenesi Gule’dir. HADEP Hazro İlçe Yönetim Kurulu üyesi idi. O da sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.
1973-Yaylayanı doğumlu Dilâver Öncü Ermeni’dir. HADEP Konak Şubesi Yönetim Kurulu üyesi idi. Izmir’de misyonerlik faaliyetinde bulunmuş, kilisede vaaz vererek hıristiyanlık propogandası yapmıştır.
1965-Firke doğumlu Edip Yıldız Ermeni’dir. Büyük dedesi Gaço, nenesi Rihan’dır. HADEP Parti Meclisi üyesi idi. PKK’lı suçluların avukatlığını yapmaktadır. Nevşehir E tipi cezaevinde yatan PKK terör örgütü mensubu Nimet Can’ın avukatlığını yapmıştır.
1964-Benek doğumlu Haşim Benek Ermeni’dir. Büyük dedesinin adı Şiho, nenesinin adı Kitro’dur. 16.03.1985 günü Şırnak ilçesi Dereler Köyü civarında, Eşek Mağaraları mevkiinde güvenlik kuvvetleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada sağ olarak ele geçirilmiş ve Diyarbakır mahkemesinde CK/ 1 68 : yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan yargılanmıştır. Hapis yatmış, sonra DEP Antalya-Muratpaşa Belediye Encümeni adayı olmuştur.
1954-Kamberşeyh doğumlu Mahmut Hakkı Eşiyok Ermeni’dir. Büyük dedesinin adı Hokar, nenesinin adı Haykanuş’tur. HADEP İstanbul il teşkilatı sekreterliği yapmıştır.
1959-Urfa doğumlu İzzettin Kalaycı Ermeni’dir. 11.7.1986 tarihinde Diyarbakır 1. As. mahkemesinde CK/168 : Yasadışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan yargılanmış 8 yıl 8 ay hapis yatmış, sonra Şanlıurfa HADEP il teşkilatında görev almıştır. 23.06. 1 996 tarihinde Ankara’daki HADEP 2. olağan kongresinde Türk bayrağının indirilerek PKK bayrağı asılması olayına karışmıştır.
1948-Kölük doğumlu Mehmet Cantekin Ermeni’dir. Büyük dedesi Bedros, nenesi Meryem’dir. Diyarbakır merkez Kayapınar Belediye başkanlığı yapan Mehmet Cantekin, 1 995 tarihli milletvekili seçimlerinde Diyarbakır HADEP Milletvekili adayı olmuştur. Mehmet Cantekin Kulp Karpuzlu da köy koruyucularını yönlendirerek terör örgütü PKK’ya lojistik destek sağlamaktadır. 2003 yılında PKK’nın 1978′de kurulduğu Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde DEHAP ve Göç-Der yöneticileri ile birlikte ‘barış ağacı’ adı altında ağaç dikmek töreni düzenlemiştir. Törende bölücü başı Öcalan’ı övücü sloganlar atılmıştır.
1953-Siirt doğumlu Maruf Altın Ermeni’dir. Büyük dedesi Ohanis, ninesi Pori’dir. Ama babasının dönme adı Hüseyin, anasının dönme adı Nafiye’dir. Böylece pek çok kişinin yaptığı gibi Ermeni olduklarını gizlemişlerdir. DEP İzmir-Konak ilçe teşkilatı üyesi idi. 23 Eylül 1998 tarihinde TCK 1 68 : Yasadışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan 1 2 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştur.
1973-Urfa doğumlu Mehmet Sait Yalçın Ermeni’dir. Dedesi Girbuş, ninesi Varti’dir. Ancak babasının dönme adı Mehmet Kerim, anasının dönme adı Mevlude’dir. 1997′deki Bodrum bombalı saldırısının sorumlusudur. Müebbet hapse mahkûm olmuştur.
1975-Hazro doğumlu Zanamazak Yezidî’dir.
1973-Nusaybin doğumlu Mehmet Zeki Şaşmaz Yezidî’dir.
1971-Nusaybin doğumlu Abdullah Şaşmaz, kendini hiç de ALLAH’ın kulu saymaz, Yezidî’dir.
1975-Hazro doğumlu Nevzat Tedik Yezidî’dir. Halit-Revzete’ den olma Nevzat Tedik’in nenesi Hüsna Tedik Diyarbakır il teşkilatı HADEP üyesi de olan PKK’nın gençlik örgütlenmesi içinde yer alan Nevzat Tedik, 11 Ekim 2001 tarihinde TCK 1 68: Yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştır.
PKK’nın Avrupa’daki kasası Nuriye Kesbir Yezidî’dir. Aynı zamanda Kongra-Gel PKK’nın cephe örgütü Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK) sözde meclis üyesidir. Eylül 200 1 ‘de Hollanda’ya yasadışı yollardan girmek isterken yakalanmıştır.
1980-Midyat doğumlu Şevkiye Atalan Yezidî’dir.
1966-Midyat doğumlu Fahrettin Şahin Yezidî’dir.
Adana’da yakalanan PKK’lı canlı bomba Hatice Arat Yezidî’dir. Dedesi Hasso, nenesi Meryem de Yezidî’dir.
1955-Beşin doğumlu Osman Ergin Yezidî’dir. DTP Merkez Yönetim Kurulu üyesidir.
Batılılar’ın aleyhimize kullanmak için sözüm ona “Türkler” arasından seçtirdiği, Avrupa Parlamentosu üyesi Feleknaz Uca, Yezidî’dir.
Feleknaz’ın babası Abdullah Uca, “Yezidî Kürdistan Birliği” başkanıdır, Elbette o da Yezidî’dir. Televizyonlarda boy gösteren Metin Uca nedir, size kalmış… Çünkü bu bölücü-militanların yumuşak uzantısı tüm medya, bürokrasi, parlamento ve hatta asker içindedir.
1971 -Midyat doğumlu Seyithan Alpar Süryânî’dir, yani SEYYİT Peygamber torunu) falan değil, düpedüz Hıristiyan’dır.
1976-Midyat doğumlu Metin Kesenci Süryânî’dir. “Beth Nehrin” adlı Süryânî ve Asurî örgütünün kurucusudur.
1975-Midyat doğumlu Adnan Kesenci Süryânî’dir.
1983-Nusaybin doğumlu Bilal Yürek Süryânî’dir.
1980-Pervari doğumlu Salih Boğdu Süryânî’dir.
1937-Ceylanpınar doğumlu Şemsi Emen Süryânî’dir. HADEP üyesi idi.
1969-Kurtalan doğumlu İhsan Kaya Süryânî’dir. Romanya’da PKK insan, silah, ve uyuşturucu kaçakçılığı yapmaktayken sahte pasaport ve kimlikle yakalanmıştır. Büyük dedesi Görgis, nenesi Şemuni’dir.
1962-Siirt doğumlu Basri Kaysi Süryânî’dir. Büyük dedesi Gorgis, ninesi Şemuni’dir. İHD Siirt Şubesi üyesi, ve DEHAP Siirt il teşkilatı delegesi idi.
1980-Siirt doğumlu Ayhan Kaysi Süryâni’dir. Büyük dedesi Gorgis, ninesi Şemuni’dir. Pek çok olaya karışmış, 1997′de teslim olmuştur.
Itirafçı olmuş, 1999′da tahliye edilmiştir.
1952-Nusaybin doğumlu Mehmet Zeki Kanşiray Süryânî’dir. Büyük dedesi Zeytun, ninesi Meryem’dir. İzmir Köy Hizmetleri soygununa katılmıştır. 16.7.1990 günü Bornova Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Personeli maaşlarının silah zoruyla gasp edilmesi olayında tutuklanmıştır. Hapis yatmış, sonra HADEP Gaziemir İlçesi Yönetim Kurulu üyesi olmuştur.
1968-Derik doğumlu Fethi Oktay Süryânî’dir. Dedesi Turnas, nenesi Mennuş’tur. 1 997′de yakalanmış, müebbed hapse mahkûm olmuştur.
1948-Palu doğumlu Zülküf Demirtaş Ermeni’dir. Büyük dedesi Kinkos, ninesi Nazlı’dır. Ikisi de Ermeni idi." Bkz.

Kısaca Emparyel destekli bir kumpasın içerisindeyiz. Aklımızı başımıza devşirmemiz lazım...
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.06.16, 02:41   #7
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 292
Mesajlar: 10,847
Ettiği Teşekkür: 131036
Aldığı Teşekkür: 42518
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Alıntı:
Kısaca Emparyel destekli bir kumpasın içerisindeyiz. Aklımızı başımıza devşirmemiz lazım...


Biraz karisik oldugundan haberim vardi ama, bu durumda baglanti kurmam bilgiler fazla oldugu icin, biraz daha dikkatlice bölgeye bakmam lazim.

Öbür taraftan, Almanyaya kacan Uyusturucu PKK´lilari interesan buluyorum ama, simdilik onlara ayiracak zamanim yok.
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.06.16, 03:24   #8
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

PKK terörü sadece Ermenilerle bitmiyor. Ardında bölgesel planı olan Rusya, Avrupa, İsrail, ABD, İran gibi bir çok güç var.

Özellikle israil'in binlerce yıla dayanan megalo ideası olan arz-ı mevud hayalini gerçekleştirme amaçlı "her yolun mübah" olacağı sisteme pkk terör örgütüne destek etmesi ve bölge kürtlerini, özellikle aşiret liderlerini angaje etme çabaları vardır.
Zaten bazı kamplarda israillli subayların eğitim verdiği bilinmektedir ve İsrail Adalet Bakanı Ayelet Shaket İsrail'in PKK'yı neden desteklediğini açıklamıştır."İsrail ile iyi ilişkilere sahip bir bağımsız Kürdistan kurulmasını istemiştir".

İsrail'in ya da gayriresmi olarak mossad'ın pkk terör örgütüyle ilk teması yıllar önce bölgede konuşlandırdığı bu piyonları özellikle Barzani ailesi sayesinde olmuştur.Bu sayede PKK kuzey ırağa yerleşmiş, gelişip serpilmiştir.

Tabii ki İsrail'i destekleyen bir de ABD var.1996 yılında başarısız bir CIA operasyonu sonrasında, Saddam tarafından Kuzey Irak'ta
sıkıştırılan ve Amerika tarafından buradan alınarak önce Guam'a sonra ABD'ye götürülen insanların çoğu Yahudi asıllıydı. Güçlü bir istihbarat çalışmasıyla bölgede yaşayan tüm Yahudiler önceden tespit edilmiş ve vakti geldiğinde de daha sonra bölgeye yönelik planlarda kullanılmak üzere Amerika'ya taşınmıştı. Hâlbuki o dönemde kamuoyu bu insanların bölgede çalışan NGO ların Batılı elemanları ya da onlara yardım eden Peşmergeler takımı olduğunu sanmıştır. Bkz. Milli Çözüm Dergisi

Bugün, Irak'ın kuzeyinde onlarca İsrail şirketi çalışmakta ve bu şirketler
aracılığıyla ülkeye her yıl 500 İsrailli girmektedir. İsrailliler, çifte kimlik taşımakta,kimliklerinde ÇAKMA isimler kullanılmaktadır. İsrailliler Irak'a özellikle tüccar, iş adamıve gazeteci sıfatıyla girmektedir. İsrail ayrıca Irak’ın kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı finansal alt yapı ve toprak satın alma girişimleri ile de gündeme gelmektedir. bkz.. hatırlarsınız vaktiyle bölgede tapu ve nüfüs kayıtları tahrif edilmişti...
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.06.16, 04:42   #9
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 292
Mesajlar: 10,847
Ettiği Teşekkür: 131036
Aldığı Teşekkür: 42518
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Fazla katkida bulunamasamda, Orta Dogu Projesinde, Iran PKK´si belirli bir pozisyonda kullandigini söyleyebilirim.

Böylelikle Iran Mosadi tarafindan, Iran Hükümeti ve PKK ile anlasmalari olup, Kuzey Iraktaki Kürtleri, Türkiyede ve Suriyedeki Kürtlerin haracini yedirip yönlendirildigi tespiti ortada.
Kisacasi ITIN yuvasi, Kuzey Irak degil, Iran Sinirlari altinda.

Sözü gecen Irak topraklarina sizdirilan Mosad-unsurlarinin Kod adlari, Tel-Avivdeki Serverde belirli.

Buna tesadüfen 2001 ve 2003 senelerinde rastlamistim.
O zamanlar Mosad Internet saldirilarindan usanmis, bunlari geri takibe gecmistim.

Böylelikle o tarihlerde Linux sistemiyle, Tel Avivdeki serverde, isim listesine ulasip, O tarihlerdeki sistemime indirmistim bile.

Halbuki sadece bu oyunu iki tarafli oynanabilinecegini ispatlama amacli, bu Maceraya girismistim.

Frankfurttaki Mosad´ta burada terlemeye baslamisti.

Miguel Adickesalle´deki mosadi biraz ugrastirdik.

Ucak bileti satan ajenta olarak dis görünüslü.

Ruslar bu arada Mosadin tekerlegine comagi sokup, Yahudistan Vatandaslarini paketleyip, Yahudistana geri yolladiginda, ilk planlari alt üst olmus olsada, Mosadin oyununa Rusya gelmeyip, Suriye ve Iran´in arkasinda durmaya basardi.

Iraktaki Mosad, burada Fransizlara cok kötü oyun oynadi.

'Körfez savasinda, Iraktaki olan Petrol kuyularina el koyup, Libyaya girerken, Fas´tan Fransizlara yardim edip, oradaki Petrol kuyularina el koyabilmelerinde yardimci oldu.

Sanki burada Misiri patlatmis, seyreder hissettim kendimi.
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.06.16, 11:15   #10
Yasaklı Üye

ugLy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2016
Konular: 1
Mesajlar: 332
Ettiği Teşekkür: 216
Aldığı Teşekkür: 969
Rep Derecesi : ugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmedeugLy muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kuskulu
Standart Cevap: Türkler, Artık Geçmişinizle Yüzleşin Diyenlere Cevap

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi alkanaga Mesajı göster
PKK terörü sadece Ermenilerle bitmiyor. Ardında bölgesel planı olan Rusya, Avrupa, İsrail, ABD, İran gibi bir çok güç var.

Özellikle israil'in binlerce yıla dayanan megalo ideası olan arz-ı mevud hayalini gerçekleştirme amaçlı "her yolun mübah" olacağı sisteme pkk terör örgütüne destek etmesi ve bölge kürtlerini, özellikle aşiret liderlerini angaje etme çabaları vardır.
Zaten bazı kamplarda israillli subayların eğitim verdiği bilinmektedir ve İsrail Adalet Bakanı Ayelet Shaket İsrail'in PKK'yı neden desteklediğini açıklamıştır."İsrail ile iyi ilişkilere sahip bir bağımsız Kürdistan kurulmasını istemiştir".

İsrail'in ya da gayriresmi olarak mossad'ın pkk terör örgütüyle ilk teması yıllar önce bölgede konuşlandırdığı bu piyonları özellikle Barzani ailesi sayesinde olmuştur.Bu sayede PKK kuzey ırağa yerleşmiş, gelişip serpilmiştir.

Tabii ki İsrail'i destekleyen bir de ABD var.1996 yılında başarısız bir CIA operasyonu sonrasında, Saddam tarafından Kuzey Irak'ta
sıkıştırılan ve Amerika tarafından buradan alınarak önce Guam'a sonra ABD'ye götürülen insanların çoğu Yahudi asıllıydı. Güçlü bir istihbarat çalışmasıyla bölgede yaşayan tüm Yahudiler önceden tespit edilmiş ve vakti geldiğinde de daha sonra bölgeye yönelik planlarda kullanılmak üzere Amerika'ya taşınmıştı. Hâlbuki o dönemde kamuoyu bu insanların bölgede çalışan NGO ların Batılı elemanları ya da onlara yardım eden Peşmergeler takımı olduğunu sanmıştır. Bkz. Milli Çözüm Dergisi

Bugün, Irak'ın kuzeyinde onlarca İsrail şirketi çalışmakta ve bu şirketler
aracılığıyla ülkeye her yıl 500 İsrailli girmektedir. İsrailliler, çifte kimlik taşımakta,kimliklerinde ÇAKMA isimler kullanılmaktadır. İsrailliler Irak'a özellikle tüccar, iş adamıve gazeteci sıfatıyla girmektedir. İsrail ayrıca Irak’ın kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı finansal alt yapı ve toprak satın alma girişimleri ile de gündeme gelmektedir. bkz.. hatırlarsınız vaktiyle bölgede tapu ve nüfüs kayıtları tahrif edilmişti...
Gerçekler ne kadar mantıklı ve bariz.Planlarda bir o kadar ine elenip sık dokunulmuş.
ugLy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz ugLy'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
artık, cevapkaynak, diyenlere, geçmişinizle, türkler, yüzleşin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 20:45.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.