Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi

Ülkemiz ve Dünya Gündemi Ülkemizde ve Dünyada yaşanan gelişmelere dair haberler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 23.04.17, 15:50   #1
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2599
Mesajlar: 29,877
Ettiği Teşekkür: 160209
Aldığı Teşekkür: 176676
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Kılıçdaroğlu'nun 23 Nisan TBMM Konuşması: Meclis'i Satıyorsunuz

Kılıçdaroğlu: Meclis'i Satıyorsunuz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması sırasında Meclis'te yine tansiyon yükseldi. Konuşması sırasında AKP'li sıralardan sesler yükselmesi üzerine Kılıçdarolu, "Beni dinlemek zorundasınız. Milli irade, milli irade diyorsunuz. Milli iradeye saygı göstermiyorsunuz. Vidanınız rahatsız ama beni dinleyeceksiniz. Ben bu milli iradenin hakkını savunmak zorundayım. Meclis'i satıyorsunuz" diye tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması sırasında Meclis'te yine tansiyon yükseldi. Kılıçdaroğlu'nun Meclis'in Cumhurbaşkanı'na teslim edildiğini söylemesi üzerine AKP'li sıralarda sesler yükseldi. Bunun üzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Beni dinlemek zorundasınız. Milli irade, milli irade diyorsunuz. Milli iradeye saygı göstermiyorsunuz. Vidanınız rahatsız ama beni dinleyeceksiniz. Ben bu milli iradenin hakkını savunmak zorundayım." dedi. Kılıçdaroğlu, kendisine tepki gösteren vekillere "Meclis'i satıyorsunuz" diye çıkıştı.

Kılıçdaroğlu’nun kürsüden inmesinin ardından TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Kılıçdarolu'na cevaben “Cumhurbaşkanı yurtdışına çıkarsa Meclis başkanı değil, atanmış vekalet” edecek eleştirisine, “Mevcut uygulamada da milletvekili olmayan bakanlar oldu, vekalet etti” yanıtını verdi ve ekledi: “Bana hitaben söylediğiniz birkaç cümle var kısa da olsa dokunmak istiyorum.

Sayın genel başkan bana bir sualde tevcih buyurdular. Kuvvetler ayrılığının birbirine karışmaması demokrasinin esaslarındandır. Bendeniz meclis başkanı olarak yürütmenin de içinde bulunmuş olmanın verdiği sıkıntıları bilirim. Ben yasamanın başındayım yürütmenin değil. Sadece bu noktadaki arzımı ifade ettim.” dedi.

"Bu Milli İradeye Darbedir, Nokta"

İsmail Kahraman’ın sözlerinin ardından kürsüye tekrar gelen Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

Ben Türkiye'nin milli iradeyle iş başına gelenlerin yönetmesini isterim. Seçilmiş Cumhurbaşkanı'na seçilmiş bir milletvekili olarak, siz vekalet ediyorsunuz. Biz bunun yine böyle olmasını istiyoruz. Ancak yeni sistemde milli iradeyi temsil etmeyen bir kişi, Cumhurbaşanı'na vekalet edebilecek. Bu ancak, darbe dönemlerinde olur. Bu milli iradeye darbedir. Nokta.

Yıldırım Yanıt Verdi

Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine ise Kahraman, bir gençlik anısını anlatarak yanıt verdi.

Kahraman’ın ardından Başbakan Yıldırım da ikinci kez kürsüye gelerek, Kılıçdaroğlu’nun eleştirileri üzerine söz aldı. Yıldırım, şunları söyledi: “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 97. Yıldönümünü idrak derken böyle bir tartışmanın içinde olmak istemedikçe ancak bazı doğruların bilinmesi adına söz aldım. Bir kere Sayın Başkan, başkan yardımcısının vekalet etmesini demokratik bulmadığını ifade ediyor.

Bu hali hazırda bizim anayasamızda da mevcuttur. Sayın Numan Kurtulmuş başbakan yardımcısı olarak tayin edildiğinde milletvekili değildi ve başbakana vekalet etti. Seçilmemişti. Milletvekili değildi vekalet etti. Bizim anayasamızda bakanların meclis içinden olabileceği gibi meclis dışımdan da atanabileceğine yönelik açık hüküm vardır. Vekalet meşruiyet aslından cumhurbaşkanın seçilmesiyle oluşmuştur.

Yürütme görevini yapan cumhurbaşkanı vekaletini istediği çalışma arkadaşlarından birine verebilir.

İkinci husus meclisin feshedilmesi meselesidir. Kampanya boyunca böyle bir şey olmadığını karşılıklı seçimleri yenilemek meselesi olduğunu anlattık. Bu kadar açıktır. Bu meclis 2 sefer feshedilmiştir. Biri 1960 diğeri, de 1980’de. 15 temmuzda ‘da feshetmeye çalıştılar derslerini aldılar. Çünkü milli irade onlara geçit vermedi.”

Kılıçdaroğlu'ndan Binali Yıldırım'a Yanıt

Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'a cevaben tekrar söz aldı. Kılıçdarolğu şunları söyledi:

Başbakan'ın yaptığı açıklamayı tekrar dinledim. Sayın Başbakan Numan Kurtulmuş'u örnek veriyor.

Hükümet parlamentoya geldi ve güven oyu aldı. Hükümetin parlamentodan güven oyu almasında sorun yok. Kim olursa olsun. Gücünü milli iradeden almıyorsa reddediyoruz. İki Meclis'in feshi. Adalet Bakanı açıklama yaptı. Meclis tutanaklarına bakın. Şimdi siz kalkmış fesih yetkisi yok diyorsunuz. Çocuk mu kandırıyorsunuz acaba. Bal gibi fesih yetkisi var.

Kılılçdaroğlu'nun konuşmasının tam metni şöyle:

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Ekranları başında bizi izlemekte olan değerli yurttaşlarım,

Sevgili çocuklar…

Hepinizi saygıyla selamlıyor, bayramınızı içtenlikle kutluyorum.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920’de… 97 yıl önce bugün… Bu saatlerde, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin Ulus’taki ilk binasına adımını attığı anda hissettiklerini şöyle anlatır:

"23 Nisan cuma günü, öğleden sonra takriben saat ikide meclis binasının kapısından girerken, günlerden ve gecelerden beri bütün mevcudiyetimi işgal eden efkar ve duygusallık içinde bulunuyordum. Ancak, içeriye girip meclis salonunu dolduran milletvekillerinin, emniyet ve itimat eden bakışlarıyla bana yönelmiş olduklarını gördüğüm zaman teşebbüsümüzün, milletin amaçlarına tamamen uygun olduğunu bir kere daha idrak ettim. Ve artık benimle fikir ve amaçta ortak, milletimizi temsil eden bu kader arkadaşlarımla beraber çalışacağımdan dolayı bahtiyardım."

Çünkü, Mustafa Kemal Atatürk için 23 Nisan "Türkiye millî tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktası... Bütün bir cihan-ı husumete karşı kıyam eden Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisini vücuda getirmek hususunda gösterdiği harika…"dır…

Evet, hepimizi çatısının altında toplayan bu Gazi Meclis, Türkiye milli tarihinin başlangıcı ve bizzat Türkiye halkının vücuda getirdiği bir harikadır…

Ayrıca, 23 Nisan 1920’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklarımıza armağan edilmesi, aynı zamanda cumhuriyetimizin de her zaman bir çocuk kadar saf, temiz ve yalın kalacağına duyulan inancı ifade eder.

Milletimizin, Türkiye Cumhuriyeti’ne duyduğu sevgi ve bağlılığın kaynağında da bu inanç vardır.

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri…

Milli Mücadeleyi yönetmesi nedeniyle dünyada “Gazi Meclis” unvanına sahip tek parlamento olan Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğu ilk günden itibaren hükümetin denetlenmesi görevini kararlılıkla sürdürdü.

TBMM’nin değerli üyeleri, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik dönemlerinde dahi denetim sorumluluklarından ödün vermedi.

Örneğin, Sinop Mebusu Şerif Bey’in, “Bakanlıklardaki bazı memurların görevlerinden azledilmeleri hakkında” verdiği “İstizah Takriri” yani Gensoru Önergesinin 5 Temmuz 1920 tarihindeki görüşmelerinde bazı İç Ege kasabaları Yunanlılar tarafından işgal ediliyordu. Ki Şerif Bey, en yaşlı üye sıfatıyla 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılış konuşmasını yapan kişidir. Bu Gazi meclisin kutsal çatısının altında yankılanan ilk nutuk, Sinop Mebusu Şerif Bey’in nutkudur.

Haziran 1920’de Saruhan Mebusu Refik Şevket Bey, Ankara Erkek Öğretmen Okulu’nun başka bir yere nakledilmesiyle ilgili sözlü soru önergesini dönemin Milli Eğitim Bakanı’na yönelttiğinde, aralarında İsmet İnönü’nün de bulunduğu bazı milli mücadele kahramanları hakkında İstanbul’da kurulan Harp Mahkemesi idam kararı almaya hazırlanıyordu.

Bu örnekleri şunun için veriyorum… En zor koşullarda bile TBMM, Hükümeti denetleme görevini yapmış ve hiç kimse kürsüye çıkıp, “Memleket savaş halinde siz bu soruları niçin soruyorsunuz?” ya da “bu gensoruyu niçin veriyorsunuz?” diye sormamıştır…

Çünkü bu onurlu milletvekilleri, Hükümet üzerinde denetim görevlerini yaparak Parlamentoya saygınlık kazandırmışlardır.

Milletvekillerinin sözlü ve yazılı soru önergeleri ile gensoru önergeleri yoluyla denetim yetkilerini kullanmaları, küçük bazı tartışmalar dışında sorun edilmemiş; asla “Ayak bağı” olarak nitelendirilmemiştir.

Bugün gelinen noktaya bakalım sayın milletvekilleri…

YSK tarafından meşruiyeti tartışılır hale getirilen “Mühürsüz Seçim”le bizler, yani biz milletvekilleri bu kürsüye çıkıp, bir bakana bir sözlü soru dahi soramayacağız…

Soruyu sorsak dahi, sayın bakan bu kürsüye çıkıp, bizlerin sorularına cevap verme tenezzülünde dahi bulunmayacaktır… Yaratılan bu acı tablodan vicdanı sızlamayan var mı acaba?

Değerli Milletvekilleri,

Bu bağlamda, Milli Mücadele’nin hemen sonrasında müzakerelerine başlanan yeni anayasa tartışmalarını da hatırlamakta fayda görüyorum.

23 Mart 1924’de TBMM’de görüşmelerine başlanan Kanunu Esasi’nin 25. Maddesi, “Meclisin kendiliğinden seçimlerin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Cumhurbaşkanı da hükümetin değerlendirmesini aldıktan sonra, gerekçesini Meclise ve millete bildirmek şartıyla seçime karar verebilir” şeklindeydi.

Dönemin milletvekilleri, “Hükümetin değerlendirmesini almak ve gerekçesini” meclise ve millete açıklama zorunluluğuna rağmen, fesih yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesine karşı çıktı.

Örneğin Saruhan (Manisa) Mebusu Reşat Bey:

“Gazi Paşa hazretleri katiyen emin olsunlar ki millet yine kendi tabir ve tavsiyeleri veçhile hâkimiyetlerinden bir zerresini ismi ve makamı ne olursa olsun ve kim olursa olsun hiç bir makama, ferde tevdi ve teslim etmeyecektir” diyordu.

Mahmut Esad Bey’in düşüncesi ise şöyleydi:

“Dünyanın hangi köşesinde, hangi devlet teşkilatında hâkimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu anlayışının tecellisi meclis feshedilebilmektedir. “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” diyoruz sonra bu kadar büyük bir kuvveti cumhurbaşkanı feshedebilmektedir.”

Saraçoğlu Şükrü Bey de “Bize tarih, hukuk, ihtilal açıkça gösteriyor ki bugün Millet Meclisi’nin kişiliğinde toplanmış haklarından hiçbir şey geriye doğru dönemez” sözleriyle Mustafa Kemal Atatürk’e “veto” adı altında verilen fesih yetkisine karşı çıkıyordu.

Sonuç 25. madde yani cumhurbaşkanına fesih yetkisi veren madde reddedilmiştir.

Tarih böyleyken, Türkiye Büyük Millet Meclisi köklü geçmişine, kurucu değerlerine sahip çıkmak yerine Meclisi fesih yetkisini, bir kişiye üstelik hiçbir gerekçe göstermeden verilmesini istemiştir…
Bu anlayış “milli irade” üzerine düşen en büyük gölgedir ve milli iradenin reddidir.

Tarih, milletin egemenliğini bir şahsa teslim etmenin yolunu açan milletvekillerini elbette unutmayacaktır.

Sayın Başkan,

Sayın Cumhurbaşkanı yurt dışına çıktığında veya görevinden geçici olarak ayrıldığında O’na zatı âliniz vekâlet ediyordu…

Çünkü siz seçimle gelen bir milletvekilisiniz. Ayrıca TBMM Başkanlığına da seçimle geliyorsunuz… Milli iradenin kalbi olan TBMM’ni temsil ediyorsunuz. Aynı zamanda tüm Parti gruplarına karşı da tarafsızlığınızı korumak durumundasınız.

Üzülerek ifade edeyim ki, yeni tek adam rejiminde siz Cumhurbaşkanına vekâlet edemeyeceksiniz… Daha acı olanı ise, Sayın Cumhurbaşkanına vekâleti seçimle gelen bir kişi değil atama ile gelen bir Başkan yardımcısı yapacaktır… Bizim tarihimizde bu durum, darbe dönemlerine özgü bir uygulamadır… Bu acı gerçeğin unutulmaması gerek…

Değerli Milletvekilleri,

Bu Meclis kuruluşunda, liyakate dayalı bir devlet yönetiminin, Türkiye’nin Bekası açısından ne kadar önemli olduğunu bilen bir Meclistir. Yani ülkeyi yönetenlerin işi ehline vermeleri kuralını öngörmüştür.

Devlette liyakat sisteminin kurallarını –keyfi uygulamalara yol açmaması için- hep bu Meclis belirlemiştir. Yürütme organı da bu güne kadar, bu kuralları esas alarak atama yapmıştır. Şimdi üzerine YSK tarafından şaibe düşürülen “Mühürsüz Seçim”le bu yetki de TBMM’nin elinden alınmıştır. Böylece devlet yönetiminde liyakat değil, keyfi yönetim anlayışının egemen olmasının yolu açılmıştır.

Üzülerek ifade edeyim ki, bugün TBMM büyük bir itibar kaybına uğramıştır. O kadar ki, YSK dahi TBMM’nin çıkardığı kanuna açıkça uymamayı kural edinmekte, kanunsuzluğu meşru hale getirmektedir. Bir Parlamentonun bu duruma düşmesi gerçekten de çok dramatik bir tablodur.

Değerli Milletvekilleri,

Bu Meclisi yaralayan, milli iradeyi sakatlayan bir başka gerçek de uygulanan yüzde on seçim barajıdır. Yüzde 10 seçim barajı, milli egemenliği hiçe sayan, yurttaşlarımızın tercihlerini görmezden gelerek temsiliyet haklarını çalan ve iktidarda kalmak için her şeyi reva gören çarpık bir zihniyetin ürünüdür. Darbecilerin getirdiği bu düzenlemeyi savunanların darbecilerle aynı paralelde olduklarını da unutmamak gerekir.

Değerli Milletvekilleri,

Saygı değer yurttaşlarım,

Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşme tarihi, TBMM’nin milletimiz adına kullandığı yetkilerini savunma ve genişletme tarihidir. Biz darbecileri dahi aratacak anti demokratik tüm düzenlemelere bugüne kadar hep karşı çıktık ve karşı çıkmaya da devam edeceğiz… İnsanlık tarihi, demokrasiyi katledenleri değil, demokrasiyi geliştirenleri ve savunanları onurlandırmıştır…
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 24.04.17, 11:33   #2
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 529
Mesajlar: 2,770
Ettiği Teşekkür: 21460
Aldığı Teşekkür: 11209
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cevap: Kılıçdaroğlu'nun 23 Nisan TBMM Konuşması: Meclis'i Satıyorsunuz

Kılıçtaroğlu'nun meclis konuşması siyasi muarızlarının müstehzi gülmelerinden başka bir işe yaramamışa benzer. Eğer atıfta bulunduğu kişiler, beni dinlemek zorundasınız dediği güya siyaset adamı, milli iradeyi satanlar, eğer haysiyetle, şerefle, ettikleri yemine bağlı kalarak Kılıçtaroğlu'nu dinlemiş olsalardı, sabahına bir çoğunun kendini evinde tavana asarak öldürmüş olması gerekirdi.. Maalesef böyle şeyleri duymadık görmedik. Japon'ya da olmuş olsaydı şimdiye kadar harakiri yapmış olanların haberi gelirdi.
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 24.04.17, 15:51   #3
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 285
Mesajlar: 10,523
Ettiği Teşekkür: 129353
Aldığı Teşekkür: 41632
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Kılıçdaroğlu'nun 23 Nisan TBMM Konuşması: Meclis'i Satıyorsunuz

Alıntı:
Yürütme görevini yapan cumhurbaşkanı vekaletini istediği çalışma arkadaşlarından birine verebilir.
Cemaatle kac sene Gerdekteydiler?.

2015 Senesinde Ermeni acilimi!.

PKK ile Gerdege girmeler.

Bu Seref Magdurlarinla el ele verene, bu Yetki verilirmi yahu?.

Alıntı:
Japon'ya da olmuş olsaydı şimdiye kadar harakiri yapmış olanların haberi gelirdi.
Japonyada, Seref ve Namus anlayislari bir baska türlü.

Burada, bir seferden birsey olmaz Politikasi gündemde!.

O Bademlenmis Cocuklarin büyükleri, simdi Parlamentoda, Bademlenmisligini savunuyor!.
__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
konuşması, kılıçdaroğlunun, meclisi, nisan, satıyorsunuz, tbmm


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:24.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.