Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Müzik > Grup ve Müzik Adamlarının Biyografileri > Yabancı Grup ve Müzik Adamları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 16.04.11, 00:36   #1
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36948
Aldığı Teşekkür: 24766
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810 - 1849)




Günün gündüzle geceye bölünmesi gibi Chopin'in hayatı da ikiye bölünmüştür. Annesi Polonyalı, babası Fransız'dı. Kırk yıla yakın süren ömrünün yarısı Polonya'da ikinci yarısı Fransa'da geçti. Yirmi yaşına kadar canlı hareketli bir çocuktu, Fransa'ya gittikten sonra durgun, küskün ve hastalıklı bir insan oldu. Kişiliği de ikiye bölünmüştü. Bir halk çocuğuydu ama kibar çevrelerde oraya aitmiş gibi davranmak için kendini zorlardı. Duyguluydu, sıkılganlığından dolayı acılarını belli etmemeye çalıştı ve bu nedenle büyük acılar çekti. İç dünyasını sadece piyanosu ve besteleriyle ortaya çıkarıyordu. Bir müzik tarihçisinin dediği gibi o piyanoca konuşuyordu. Duyguları derindi, ateşi yangın değil, bir kor parçasıydı. Bütün sanatını, yaratıcılığını piyanonun üzerinde toplamıştı. Chopin bir hasret bestecisiydi. Memleketindeyken müziğini dünyaya duyuracağı günlerin özlemiyle başka ülkelerin hasretini çekerdi. Bir akşam saatinde memleketinden ayrılmak zorunda kaldı, kısacık yaşamı boyunca memleket hasreti ile yanıp tutuştu.




* * *



Frederic Chopin, 5 Mart 1810'da doğdu. Orta sınıftan bir ailenin çocuğuydu. Babası Fransızca dersleri vererek geçimini sağlıyordu. İlk piyano derslerini annesinden aldı. Kısa sürede çocuğun ünü çevreye yayıldı ve Polonya'nın Mozart'ı olarak anılmaya başlandı. Lise eğitimiyle birlikte özel dersler alıyor, konservatuvarda eğitimini daha üst noktalara çıkarıyordu. Küçük yaşlarda besteleriyle dikkat çekmiş, nota basımevleri onu "Kuzey Yıldızı" olarak tanıtmaya başlamışlardı. Babası ise onu yüksek müzik eğitimi için Viyana'ya göndermeye karar vermiş para biriktirmeye başlamıştı. 19 yaşında Chopin, Viyana'da ilk konserini verdi. Avrupa onu tanımaya başlamıştı. Ardından Varşova'da verdiği konserlerle ünü iyice yayıldı. Chopin, o güne kadar piyano virtüözlerinin gürültülü, gösterişli çalışlarına karşın farklı bir teknik ve duygu ile özellikle sanatçıların ve kadınların ilgisini çekiyordu. Delikanlı, Varşova'da ilk büyük aşkını da yaşayacak Konstantia'ya tutulacak ancak genç kız onu bırakıp zengin bir adamla evlenecek, Chopin'in yaşadığı bu karşılıksız aşkın ardından hüzün adeta kimliğinin bir parçası olacaktı.



2 Kasım 1830'da Chopin, doğduğu köye vedaya gitti. Köylüler ona gümüş bir kupa içinde bir avuç toprak verdiler ve yurdunu unutmamasını istediler. Bu toprak her zaman Chopin'in yanında kaldı. Genç müzisyen konserler vermek ve Polonya'nın adını duyurmak için kendi ülkesi dışındaydı artık. Kısa süre sonra Polonya işgal edilince arkadaşlarının yanında olmak için ülkesine dönmek istedi ama ailesi dostları onun Polonya'nın bağımsızlık savaşını savaşarak değil, eserleriyle vermesi gerektiğine inanıyorlardı. Genç adam o günlerde günlüğüne şöyle yazıyordu:
"Şehirler, kasabalar yanmış, yıkılmış. Dostlarım, Titus, Matuszynski ölmüş olsa gerek.... Hey Ulu Tanrım . Neredesin, öc almayacak mısın? Cinayetlere doymadın mı? Yoksa sende mi Moskofsun?"


Chopin'in Avrupa konserlerinde son durağı Paris oldu. Bu büyülü kent, genç besteciyi de etkisi altına almakta gecikmedi. Bundan sonraki yaşamı Paris'te geçecekti. Kısa süre içinde Liszt ve Mendelsshon'la çok iyi dost oldu. Paris onu kucaklamakta gecikmedi. Ondan ders almak, onunla tanışabilmek için herkes birbiriyle yarışıyordu. Kadınların başını döndürüyor, erkekleri kıskandırıyordu. Sürekli ders verdiği için iyi para kazanmasına rağmen elinde pek bir şey kalmıyordu. Çünkü süslü giysiler, faytonlar onun zengin sınıf arasında küçük düşmemesi için kendince gerekli harcamalardı ve parasını sürekli bu anlamsız gösteriş için harcıyordu.



Chopin'in Paris'teki aşk hayatı Kontes Delfina Potocka ile başladı. Genç Polonyalı kontes beş çocuk doğurmuş, çocukları ölmüş, kocasından çok çekmişti. Tek başına Paris'te yaşıyordu. Chopin'le aralarında güzel bir beraberlik yaşandı ancak kontes onu incitmeden bu birlikteliği noktalamayı bildi. Chopin'in ünü artık Avrupa'ya yayılmıştı. Notaları tüm Avrupa'da basılıyordu. 1835'te Chopin ailesiyle buluşmak için Karlsbad'a gitti. Dönüşte Polonyalı kontes Teresa Wodzinska'nın davetlisi olarak Dresten'de kaldı. Kontesin 16 yaşındaki kızı Maria'ya aşık olmakta gecikmedi. Aşkına karşılık da bulmuştu. Paris'e gelince bu aşkın da gücüyle daha yoğun çalışmaya başladı ama ciğerlerinden hastaydı, bir ara öldüğüne dair söylentiler bile çıktı. Yaz aylarında Maria'yı babasından istemeye gittiğinde aile hastalığını yüzüne vuracak, ona tedavi olmasını önereceklerdi. Chopin genç kızın öğüt veren sözlerinden rahatsız olmuş kızdan soğumuştu. Dönüşte Leipzig'e uğradı ve Schumann'la görüştü. Chopin onu pek beğenmezdi ama Alman besteci ona hayrandı. Eserlerini dinledikten sonra hayranlığını bir kez daha tekrarladı:

"Kuzeydeki baskıcı hükümdar Chopin'in eserlerinin pek basitgörünen o mazurkaların kendisi için ne korkunç birer silah olduğunu bilse çalınmasını yasaklar. Chopin'in besteleri çiçekler içine saklı toplar gibidir."


Chopin, Paris'e geldiğinde hastalığı yoğun çalışması nedeniyle ağırlaşmaya başladı. Maria'dan gelen mektupların azalması da onu olumsuz etkiliyordu. 1837 yılının kış aylarında Chopin öksürük krizlerine tutuluyor giderek kötüleşiyordu. Düzelmesi umuduyla Londra'ya gitti ancak burada gördüğü yoğun ilgiye karşın şehrin rutubetli havası onu daha kötü hale getirdi. Dönüşünde ise Paris onu coşku ile karşıladı. Genç besteci kalabalıklar önünde konser vermekten kaçınır, küçük topluluklar önünde çalardı. 1838 şubat ayında Kral Louis Philippe ve saray ileri gelenleri önünde Tuileires Sarayında konser vermeyi kabul etmesi Gazette Musicale tarafından şöyle yorumlanmıştı:

"Chopin bulunmaz dehasını hep beş, altı kişilik dinleyici grupları saklardı. Bugün kalabalıklara karşı beslediği çekingenliği yenmiş görünüyor. Dileriz ki, bu bir dönüm noktası olsun. Büyük besteci bencillikten kurtulursa, en başta gelen piyanist kim, sorusuna dünya 'Hayır Liszt ya da Thalberg değil, Chopin' diye haykırarak yanıt verecektir."



Chopin'in yakın dostlarından Liszt, Kontes d'Agoult ile birlikte yaşıyordu. Kontes besteci sevgilisi için çocuklarını terk edip, kocasından boşanmış, birlikte yaşamaya başlamışlardı. Kontes sevgilisinden dört yaş büyüktü ve gözü yükseklerde olan, fikir ve sanat alanında isim yapmak isteyen bir kadındı. Daniel Sterne adıyla felsefe yazıları yazıyordu. Kontesin en yakın arkadaşlarından biri de onun gibi erkek adıyla yazan, erkek kılığında gezen ünlü romancı George Sand'dı. Liszt, Kontes ve George Sand, Chopin'i de aralarına almak istiyorlardı ama, genç bestecinin aklı hala 16 yaşındaki sevgilisi Maria'daydı. Ayrıca erkeksi George Sand hiç ilgisini çekmemişti. Sand, birkaç kez onu Nohat'daki çiftliğine çağırdı ama besteci bunları geri çevirdi. Ta ki, Maria'dan kesin olarak ayrıldığı gün geçirdiği krize kadar.




Odasında bitkin yatarken içeriye George Sand girdi. Chopin yataktan kalkamıyordu, aşk mektuplarını ona gösterdi ve bir anne gibi ondan destek istedi. Sonra dalıp gitti, uyandığında yanında yine George Sand vardı. Aralarında her ikisinin de alışık olmadığı ulvi bir sevginin ışıkları doğmaya başlamıştı. George Sand, çocukları, Lizst, Kontes, Chopin Nohat'taki cennet gibi çiftlik evinde bir araya gelmişlerdi. İlk günler çok iyi geçti. Gündüz ormanda geziler yapılıyor, sohbetler ediliyor, iki müzisyen odalarına çekilip yeni besteler üzerinde çalışıyorlar, akşam yemeğinden sonra ise Liszt ve Chopin piyano başında en yeni eserlerini birbirlerine dinletiyorlardı. Temiz hava ve huzurlu bir ortam hasta Chopin'e iyi gelmişti. Ancak kısa bir süre sonra Liszt'in sevgilisi Kontes d'Agoult'un George Sand'ı kıskanması ve Chopin'le aralarını açmak için yaptığı çeşitli dedikodular bestecinin canını sıktı. Paris'e döndü. Ancak artık George Sand'ın anaç sevgisine ve kendisine sunduğu aile ortamına alışmıştı. Kış aylarında Sand ve ailesiyle birlikte Güney'in sıcak Majorca adalarına gittiler. Amaç Chopi'in sağlıydı. Düşüncede hoş olan bu seyahat, o kış yağmurlu ve soğuk geçen Majorca'da Chopin'in iyice hastalanmasına neden oldu. George Sand, iki çocuğu ve Chopin'le zor bir kışı atlatabilmek için hayli çaba sarfetti ama, Chopin Palma'da sığındıkları manastırda hayaller görmeye ve ölümün kendisine iyice yaklaştığına inanmaya başladı. Bu zor günlerin tek kârlı yanı ise acı çeken bestecinin en güzel aserlerini ünlü prelüdlerini bu ortamda bestelemesiydi.



Chopin'in bundan sonraki yaşamı giderek hastalığın ilerlediği ve kan kusmaya başladığı ancak en güzel eserlerini yazdığı günler oldu. Majorca dönüşü George Sand'la kimi zaman Paris'te, kimi zaman onun çiftliğinde bir araya geldiler. 1947 yaz aylarında ise basit bir tartışma ile ayrıldılar. Ayrılık Chopin'i yıkmıştı ancak yaşam tersine çalışıyordu. Bundan sonraki yıllar içinde Chopin'in yıldızı parlarken, George Sand'ın sanat kariyeri gerilemeye başladı. Chopin, yalnızlığını unutmak için sürekli çalışıyor, konserler veriyor başarısı gün geçtikçe daha büyüyor, ünü daha da yaygınlaşıyor ama sağlığı giderek bozuluyordu. 12 Şubat 1848 akşamı Pleyel Konser Salonu'nda sanat yaşamının en büyük konserlerinden birini verdi. Paris onu son kez alkışlıyordu. 21 Nisan 1848'de konserler vermek için Londra'ya gitti. George Sand'dan ayrıldığı Paris onun için karanlık bir kent olmuştu artık.



Londra'da Kraliçe Victoria'nın önünde çaldı. İngiltere onu bağrına basmıştı, yaşaması için şatolar tahsis edilmişti ancak Chopin burada kendini yabancı hissediyor ve beste yapamıyor, "Aklıma tek bir melodi bile gelmiyor" diyordu. Ne olursa olsun Paris'e dönmeye kararlıydı. Paris'i tepeden gören ve Nohant'a benzeyen bir eve taşındı. Zaman zaman hastalığına rağmen Paris'te toplantılara katılıyordu. Evinde ise sürekli çaldığı eser, Majorca'daki en verimli günlerinde yazdığı ve halen bir bölümü Cenaze Marşı olarak bilinen Opust 35 Sonat'tı. Dinleyen herkes bunun bir veda eseri olduğunu biliyordu. Chopin, ne zaman dinletilerinde bu eseri çalsa, ne kadar alkışlanırsa alkışlansın piyanonun kapağını kapar ve sahneyi terkederdi.




Chopin'in son günlerini Franz Liszt şöyle anlatıyor:

"Öleceğini biliyordu. Ancak bir teslimiyet içinde değildi. Öksürük nöbetleri geçtiği zaman yapmak istediklerinden, planlarından söz ediyordu. Daima aklı başında konuşuyordu. Yalnız bir ara Bellini'nin yanına gömülmek istediğini söyledi. Onu görmeye gelenler ölümün geldiğini yüzünden anlıyorlar ama yüzüne yerleşen o apayrı güzelliğin ona daha da yüce bir hava kattığına inanıyorlardı."



Cenaze töreninde Mozart'ın Requem'inin çalınmasını, bitmemiş eserlerinin hepsinin imha edilmesini ve yayımlanmamasını, yakılıp ortadan kaldırılmasını istedi. Ancak bu sözü yerine getirilmedi. Bitmemiş eserleri arasında bugün hayranlıkla dinlenen pek çok çalışması bulunmaktadır.

Lizst, Chopin'in son dakikalarını şöyle anlatıyor:
"16-17 Ekim gecesi yarı uyku, yarı uyanıklık halinde sabaha kadar kıvrandı. Saat 2'ye doğru can çekişmeye başladı. Alnından oluk gibi terler geliyordu. Bir ara kendine gelir gibi oldu ve yanında kimin olduğunu sordu. Kendisine destek olan Gutmann'ın elini öptü ve son nefesini verdi. Kapının önü insan doluydu. Sabaha kadar hıçkırarak başında beklediler. Çiçeği çok sevdiği biliniyordu, ertesi gün o kadar çok çiçek geldi ki, odanın her yanı rengarenk olmuştu. Çiçekli bir bahçede yatıyordu sanki... Yüzüne gençlik, saflık ve güzellik gelmişti. "


Cenaze töreninde isteği üzerine Mozart'ın Requem'i çalındı. Öldükten sonra kalbinin çıkarılarak Polonya'ya gönderilmesini vasiyet etmişti. Vasiyeti yerine getirildi. İkinci Dünya Savaşı'nda kalbin bulunduğu müze bombalanınca, isteği tam anlamıyla gerçekleşti.

Büyük bestecinin kalbi kül olup, memleketinin toprağına karıştı.





Eserleri:





Mazurkas

Mazurka in F# m, Op.6 Nº.1
Mazurka in C# m, Op.6 Nº.2
Mazurka in C, Op.6 Nº.3
Mazurka in Bb, Op.7 Nº.1
Mazurka in A m, Op.7 Nº.2
Mazurka in B m, Op.30 Nº.2
Mazurka in D, Op.33 Nº.2
Mazurka in B m, Op.33 Nº.4
Mazurka in Ab, Op.59 Nº.2
Mazurka in C# m, Op.63 Nº.3
Mazurka in G, Op.67 Nº.1
Mazurka in G m, Op.67 Nº.2
Mazurka in A m, Op.67 Nº.4
Mazurka in A m, Op.68 Nº.2

Nocturnes

Nocturne Nº.1 in Bb m, Op.9 Nº.1
Nocturne Nº.2 in Eb, Op. 9 Nº.2
Nocturne Nº.3 in B, Op.9 Nº.3
Nocturne Nº.4 in F, Op.15 Nº.1
Nocturne Nº.5 in F#, Op.15Nº.2
Nocturne Nº.6 in G m, Op.15 Nº.3
Nocturne Nº.7 in C# m, Op.27 Nº.1
Nocturne Nº.8 in Db, Op.27 Nº.2
Nocturne Nº.9 in B, Op.32 Nº.1
Nocturne Nº.10 in Ab, Op.32 Nº.2
Nocturne Nº.11 in G m, Op.37 Nº.1
Nocturne Nº.12 in G, Op.37 Nº.2
Nocturne Nº.13 in C m, Op.48 Nº.1
Nocturne Nº.14 in F# m, Op.48 Nº.2
Nocturne Nº.15 in F m, Op.55 Nº.1
Nocturne Nº.16 in Eb, Op.55 Nº.2
Nocturne Nº.17 in B, Op.62 Nº.1
Nocturne Nº.18 in E, Op.62 Nº.2
Nocturne Nº.19 in E m, Op.72 Nº.1
Nocturne in C# m "Lento con gran expressione", Br.49
Nocturne in C m, Br.108


Etudes

Etude in C, Op.10 Nº.1
Etude in A m, Op.10 Nº.2
Etude in E, Op.10 Nº.3 *
Etude in C# m, Op.10 Nº.4
Etude in Gb, Op.10 Nº.5
Etude in Eb m, Op.10 Nº.6
Etude in C, Op.10 Nº.7
Etude in F, Op.10 Nº.8
Etude in F m, Op.10 Nº.9
Etude in Ab, Op.10 Nº.10
Etude in Eb, Op.10 Nº.11
Etude in C m, Op.10 Nº.12
Etude in Ab, Op.25 Nº.1
Etude in G# m, Op.25 Nº.6
Etude in C# m, Op.25 Nº.7
Etude in Gb, Op. 25 Nº.9
Etude in A m, Op.25 Nº.11
Etude in C m, Op.25 Nº.12
Etude Nº.1 in F m from "Trois Nouvelles Etudes", Br.130


Waltzes

Waltz in Eb, Op.18
Waltz in A m, Op.34 Nº.2
Waltz in Ab, Op.42
Waltz in Db, Op.64 Nº.1 ("Minute")
Waltz in C# m, Op.64 Nº.2 *
Waltz in Ab,Op.69 Nº1 ("L'Adieu")
Waltz in B m, Op.69 Nº.2
Waltz in F m, Op.70 Nº.2
Waltz in E m, Br.56


Ballades

Ballade Nº.1 in G m, Op.23
Ballade Nº.2 in F, Op.38
Ballade Nº.3 in Ab, Op.47
Ballade Nº.4 in F m, Op.52

Preludes

Prelude in C, Op.28 Nº.1
Prelude in Am, Op.28 Nº.2
Prelude in G, Op.28 Nº.3
Prelude in E m, Op.28 Nº.4
Prelude in D, Op.28 Nº.5
Prelude in B m, Op.28 Nº.6
Prelude in A, Op.28 Nº.7
Prelude in F#, Op.28 Nº.8
Prelude in E, Op.28 Nº.9
Prelude in B, Op.28 Nº.11
Prelude in Db, Op.28 Nº.15
Prelude in Bb m, Op.28 Nº.16
Prelude in C m, Op.28 Nº.20
Prelude in F, Op.28 Nº.23
Prelude in D m, Op.28 Nº.24*
Prelude in C# m, Op.45

Scherzos

No.1 in B-, Op.20
No.2, Op.31
Nº.3 in C# m, Op.39



Sonatas


Piano Sonata Nº.2 in Bb m, Op.35:

Mov.1 "Grave"
Mov.2 "Scherzo"
Mov.3 "Marche Funebre"
Mov.4 "Presto"


Piano Sonata Nº.3 in B m, Op. 58:

Mov.1 "Allegro"
Mov.2 "Scherzo"
Mov.3 "Largo"
Mov.4 "Presto"

Polonaises

Polonaise in A, Op.40 Nº.1
Polonaise in C m, Op.40 Nº.2
Polonaise in Ab, Op.53
Polonaise in G m, Br.1
Andante spianato and Grande Polonaise Brilliante, Op.22 (74k)
Polonaise in Eb-, Op.26 No.2 (35k)
Polonaise in F#-, Op.44 (53k)
Polonaise-Fantaisie, Op.61 (55k)
Polonaise in Bb, Op.posth.
Polonaise in D, Op.posth.71 No.1
Polonaise in B, Op.posth.71 No.2 (35k)
Polonaise in F-, Op.posth.71 No.3

Other Piano Works

Berceuse in Db, Op.57
Barcarole in F#, Op.60
Fantaisie-Impromptu in C# m, Op.66
Krakowiak, Op.14 (106k)
Allegro de Concert, Op.46 (84k)
Fantasy in F-, Op.49 (57k)
Impromptu, Op.51





PIANO CONCERTOS

No.1 in E-, (Op.11)

1.Allegro maestoso (159k)
2.Romance: Larghetto (43k)
3.Ronde: Vivace (124k)

No.2 in Fmin, (Op.21) Robert Finley

1st. Movement (101k)
2nd. Movement (77k)
3rd. Movement (82k)

Les Sylphides Ballet

The dances are:

1.Prelude in A, Op.28, No.7 (extended version)
2.Nocturne in Ab, Op.32, No.2
3.Waltz in Gb, Op.70, No.1
4.Mazurka in D, Op.33, No.2
5.Mazurka in C, Op.67, No.3
6.Prelude in A, Op.28, No.7
7.Waltz in C#-, Op.64, No.2
8.Grande Valse Brilliante in Eb, Op.18

Chamber music

Introduction et Polonaise Brillante for violoncello and piano in C, Op.3 (57k) (C.Vallejo).

Sonata for violoncello and piano in G-, Op.65 - 2.Scherzo (Allegro con brio-L'istesso tempo-Tempo primo) (C.Vallejo).

3 variations after a theme of "La Cenerentola", for flute and piano (C.Vallejo).

Grand Duo Concertant, for violoncello and piano in E, Op.Posth. (68k) (C.Vallejo).

19 Polish Songs for Voice and Piano, Op.74

1.The Wish;
2.Spring;
3.The Sad River;
4.Merry Making;
5.What She Likes;
6.Out Of My Sight;
7.The Messenger;
8.Handsome Lad;
9.Melody;
10.The Warrior;
11.The Double End;
12.My Darling;
13.I Want What I Have Not;
14.The Ring;
15.The Bridegroom;
16.Lithuanian Song;
17.Hymn From The Tomb;
18.Enchantment (op.posth.);
19.Reverie (op.posth.). (S.Mokkie)


Trois Nouvelles Etudes

No.1 (J.Segor)

No.2 in Ab (N.Martinez)
No.3 in Db



Kaynak 1

Kaynak 2








SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.11, 02:23   #2
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,991
Ettiği Teşekkür: 27525
Aldığı Teşekkür: 40399
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810-1849)

Hayatıyla ilgili birçok şeyi biliyordum. Gazeteden kupon biriktirmiştik dünyaca ünlü bestekarların hayatıyla ilgili cdleri almıştım. Türkan Şoray'la Kadir İnanır'ın filminde de küçükken tanımıştım.

Sadece müziği dinledim şuanda. Çok iyi geldi. Eline sağlık canım.

__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.11, 17:28   #3
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,383
Ettiği Teşekkür: 85347
Aldığı Teşekkür: 82950
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810-1849)

İç dünyasını bestelerine yansıtmış bir hayat...Yanlızlığınu sürekli çalışarak unutmaya çalışması, unutmaya çalıştıkça da içinde sinsice alevlenen korlar...
Pek yabancı gelmedi.


Dün akşam konuyu açtığını görmüştüm sabah işe gideceğimden bekleyememiştim.Yanlızlığın acısını çeken bir biyografi ve harika sunum... Ellerine sağlık, teşekkürler Sultan...
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.11, 17:48   #4
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2645
Mesajlar: 31,052
Ettiği Teşekkür: 168406
Aldığı Teşekkür: 182845
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810-1849)

Şopen'in yani Chopin'in ilginç ve oldukça da hüzünlü bir hayat öyküsü varmış...

Detaylı sunum olmuş, ellerine sağlık teşekkürler Sultan..
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.11, 17:54   #5
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 492
Mesajlar: 11,800
Ettiği Teşekkür: 44803
Aldığı Teşekkür: 76284
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810-1849)

Anlatım dili çok güzel. Biyografiden çok bir roman havasında olmuş...


Teşekkürler Sultan...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.11, 18:28   #6
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2491
Mesajlar: 21,877
Ettiği Teşekkür: 88861
Aldığı Teşekkür: 128247
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810 - 1849)

Aynen Banemin'e katılıyorum, anlatım çok güzel.


Birçok eski yazarlar, bestekarlar genç yaşta hep hastalıktan ölmüşler. En verimli yaşlarında.



Ellerine sağlık Sultan.
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.11, 18:30   #7
Uzman Üye

Umit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 67
Mesajlar: 1,583
Ettiği Teşekkür: 5966
Aldığı Teşekkür: 7929
Rep Derecesi : Umit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmedeUmit muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: En Büyük Romantik: Frederic Francois Chopin (1810 - 1849)

Güzel sunumun için teşekkürler arkadaşım.
__________________
Umit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Umit'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
chopin, chopin besteleri, chopin eserleri, chopin hayatı, chopin nocturne, frederic, şopen


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri Kartal Atatürk Kimdir? 25 30.06.16 01:22
Atatürk ve Spor - Atatürk'ün İlgilendiği Spor Dalları Kartal Atatürk Kimdir? 13 16.06.16 14:12
İngiliz Sömürge Stratejileri - İngiltere'nin Sömürgecilik Tarihi Kartal Dünya Tarihi 1 20.01.16 18:20
Atatürk Hakkında Dünya Basınının Yazdıkları Kartal Atatürk Kimdir? 4 29.01.15 15:12
Dünya'nın Büyük Aşkları DAMLA Duygularımız 4 25.01.12 23:18


WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:11.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.