Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Sosyal Bilimler > Yaşamıyla İz Bırakanlar


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 10.08.14, 23:41   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7874
Mesajlar: 29,291
Ettiği Teşekkür: 107642
Aldığı Teşekkür: 155812
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları

Jacques Dessalines
(1806)
Haiti İmparatoru




Jean-Jacques Dessalines (d. 20 Eylül 1758 - ö. 17 Ekim 1806), Haiti Devriminden sonra 1804'te ülkesinin bağımsızlığını ilan eden Haiti imparatoru.

Köle ayaklanmaları


Batı Hint Adalarındaki Fransız sömürgesi olan Saint-Domingue'ye (Haiti) köle olarak getirildi. Siyah olan efendisinin yanında tarım işçisi olarak 1791'e değin çalıştıktan sonra, Fransız Devrimi'nin doğurduğu kargaşadan yararlanarak başlatılan köle ayaklanmasına katıldı. Sonraki 10 yıl içinde, Fransa'daki devrimci hükümete bağlılığını bildirerek kendini Saint-Domingue genel valisi ilan eden siyah önder Toussaint L'Ouverture'ün yardımcılığına getirildi. Sömürgeyi yeniden ele geçirmek amacıyla Napolyon Bonapart'ın gönderdiği Fransız birlikleri 1802'de Toussaint'i devirince Dessalines yeni yönetime boyun eğdi. Ama 1803'te Napolyon'un, 1794'te Konvansiyon'da alınan bir kararla kaldırılan köleliği yeniden kurmak istediğini ilan etmesi üzerine, öteki siyah ve mulatto (Avrupalı-Afrikalı karışımı) önderlerle birlikte Fransız yönetimine karşı mücadeleye girişti. İngilizlerin de yardımıyla Fransızların Saint-Domingue'dan atılmasından sonra, Dessalines genel vali oldu ve 1 Ocak 1804'te Saint-Domingue'nin bağımsızlığını ilan ederek ülkenin Aravak dilindeki adı olan Haiti'yi benimsedi. Aynı yılın eylül ayında I. Jacques adıyla kendisini imparator ilan etti.




İmparator

Dessalines, Toussaint'in izlediği politikaların çoğunu olduğu gibi sürdürdü. Bu arada, ülkenin yeniden geçimlik ekonomiye dönmemesi için plantasyonlarda uygulanan angarya sistemini de korudu. Beyazlara karşı, Toussaint'den çok daha acımasız davrandı; beyazların topraklarına el koyarak mülk sahibi olmalarını yasakladı.Belki de olası bir Fransız istilasında beyazların beşinci kol işlevi göreceğinden korktuğu için, binlerce kişinin yok edildiği operasyonlar düzenledi. Bu kırımlar, beyazların mülk sahibi olmasını yasaklayan ve yüzyılı aşkın süre yürürlükte kalan yasalarla birlikte, nüfusun yüzde 80'ninden çoğunu oluşturan beyazların siyahlar üzerinde egemenlik kurmasını engelledi. Melez önderlere karşı da ayrımcı bir tutum sergileyen Dessalines, bunlardan Alexandre Sabes Petion'un başını çektiği bir ayaklanmayı bastırma girişimi sırasında öldürüldü. Ölümünden sonra Haiti, Petion ile siyah önder Henri Christophe arasında paylaşıldı.



Spencer Perceval
(1812)
İngiltere Başbakanı



Spencer Perceval (d. 1 Kasım 1762 - ö. 11 Mayıs 1812), İngiliz hukukçu ve devlet adamı. Suikast sonucu yaşamını yitiren tek Birleşik Krallık başbakanıdır.

2. Egmont kontunun oğluydu. Harrow Okulu'nda ve Cambridge'deki Trinity College'da eğitim gördü. 1786'da, hukuk eğitimi veren bir kuruluş olan Lincoln's Inn'in kararıyla baroya kabul edildi. 1796'da kralın danışmanı oldu. Aynı yıl Parlamento'ya girdi ve William Pitt ile ilişkileri sayesinde hızla yükseldi. 1801'de Henry Addington başkanlığında yeni bir hükümet kurulduğunda başsavcı yardımcılığına atandı. 1802'de başsavcı oldu ve bu görevi 1806'ya değin sürdürdü.
Mart 1807'de 3. Portland William Henry Cavendish başkanlığındaki hükümette maliye bakanlığına getirildi. 4 Ekim 1809'da Portland dükünün yerine başbakan oldu. Kendisinden önceki hükümetlerin yıkılmasına yol açan dinsel hoşgörü politikasını terk eden Perceval hükümete karşı kişisel bir şikayette bulunmak için kendisine başvuran ve yanıt alamayan John Bellingham adlı bir akıl hastası tarafından Avam Kamarası'nda vurularak öldürüldü.





Yannis Kapodistrias
(1831)
Yunanistan Devlet Başkanı




Yannis Kapodistrias (d. 11 Şubat 1776 – ö. 9 Ekim 1831) Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazanan Yunanistan'ın ilk devlet başkanıdır.

Yannis Kapodistrias 11 Şubat 1776 tarihinde o zamanlar Venedik Cumhuriyeti'nin bir parçası olan Korfu adasında doğdu. İtalya'da Padova Üniversitesi'nde tıp, hukuk ve felsefe dallarında öğrenim gördü. 1809 yılında Rus çarı I. Aleksandr 'ın hizmetine girdi. 1813 yılında Rusya'nın temsilcisi olarak İsviçre'nin 19 kantondan oluşan tarafsız bir Avrupa ülkesi halinde kurulmasında rol oynadı. 1815 yılında Napolyon Savaşları sonrasında Avrupa ülkeleri arasında yapılan Viyana Kongresinde Rusya'yı temsil etti. Bu başarıları sonucu I. Aleksandr tarafından Rusya'nın dışişleri bakanlığına getirildi.




Yunanistan'ın bağımsızlık sürecindeki rolü

Kapodistrias ilk defa 1821 yılında Mora Yarımadasında Osmanlı Devleti 'ne karşı çıkan isyanların üzerine Yunan siyasetine de karıştı. 1822 yılında Rusya'nın dışişleri bakanlığından ayrıldı. 1827 yılında Mora'daki isyancıların kurduğu Yunan meclisi Kapodistrias'ı Avrupa'da en iyi tanınan Yunan asıllı diplomat olması nedeniyle Yunanistan'a vali (Yunanca:Kivernitis) olarak seçti. Yunanistan henüz Osmanlılardan bağımsızlığını kazanmadan önce 1828 yılı Ocak ayında Kapodistrias Mora yarımadasına ayak basarak bu görevi üstlendi. Fakat henüz Yunanistan'ın bağımsızlığı uluslararası düzeyde tanınmadan bir suikaste uğradı ve hayatını kaybetti.






Barbu Catargiu
(1862)
Romanya Başbakanı




Barbu Catargiu (d. 1807 - ö. 20 Haziran 1862, Bükreş), Rumen siyaset adamı ve gazeteci.

Prens Alexandru Cuza döneminde, tarım reformuna karşı mücadele ederek boyarların ayrıcalıklarını savundu. 1862'de başbakanlığa getirildi. Bir Macar tarafından öldürüldü.

Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.12.14, 20:36   #2
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7874
Mesajlar: 29,291
Ettiği Teşekkür: 107642
Aldığı Teşekkür: 155812
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap:Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları


Abraham Lincoln
(1865)
ABD Başkanı



Abraham Lincoln (d. 12 Şubat 1809 - ö. 15 Nisan 1865), ABD'li siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti`nin ilk başkanıdır. Lincoln, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Konfedere Devletleri'ne karşı büyük bir galibiyet elde etti. Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi. 1860 Başkanlık Seçimleri'nden önce savcılık, Illinois Temsilciler Meclisi üyeliği ve bir dönemde ABD Temsilciler Meclisi üyeliği yapmıştır. İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur. Lincoln ABD'de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi. 1860 yılında Başkanlık için resmen adaylığını koydu. Ertesi yıl oyların büyük çoğunluğunu alarak Cumhuriyetçi Parti'nin ilk başkanı oldu. 1863 yılında köleliğin kaldırılması için gerekenleri ve tedbirler konusunda önlemleri belirtti. Ardından Serbest Bırakma Beyannamesi ve On Üçüncü Yasa değişikliği bildirilince Haziran 1863 tarihinde ABD'den kölelik resmen kalkmış oldu. Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu. Tarihsel değerlendirmelerde en iyi ABD Başkanları'ndan biri olarak kabul edilir.

Siyasi yaşamı

1832'de, henüz 23 yaşındayken, Illinois'te Liberal Parti üyesi olarak başarısız bir kampanya ile siyasi kariyerine başladı.

Sangamon nehrindeki gemi trafiğini üstlendi. Daha sonra Kara Şahin Savaşı sırasında milis kuvvetlere kaptanlık yaptı. 1834 yılında, devlet meclisi seçimini kazandı Sir William Blackstone'un İngiltere'nin hukuk sistemini anlattığı, "Commentaries on the Laws of England" adlı kitabı okudu ve hukuk öğretmeye başladı. Bu yıllarda çok başarılı bir avukat oldu.[16] Lincoln, 1841 yılında Whig Partisi`ne William Herndon ile birlikte girdi. Lincoln, 1847 yılında Birleşik Devletler Temsilciler Meclisi`ne seçildi. Amerika – Meksika savaşı sırasında Başkan James K. Polk`a yaptığı eleştiriler fazla dikkat çekmesine neden oldu. 1848 yılında “Savaşın gereksiz ve anayasaya aykırı olarak başkan James K. Polk tarafından başlatıldığı” söylemini içeren bir metin oylamında 81 demokrata karşı mağlup olan 82 Whig üyesi arasında yer aldı.



Avukatlık kariyeri

Illinois Yüksek Mahkemesi'nde avukatlık kariyerine başlayan Lincoln, birçok davada başarılı olarak o dönemin en başarılı avukatları arasına girmeyi başardı. Lincoln'ün en önemli davası 1858 yılında bir cinayet davası oldu. Lincoln'ün müvekkili William "Duff" Armstrong, James Metzker'i öldürmekle suçlanıyordu.1858 yılında müdafaa ettiği ünlü William \"Duff\" Armstrong davasıyla, hukuk dehasını da ortaya koydu. Farklı ve o zamanlar ender rastlanılan bir taktik kullanmak suretiyle, görgü tanığının yalan söylediğini çiftçi almanağıyla kanıtladı. Lincoln, İllionis eyaletinde geçirdiği 23 yıllık hukuk hayatı boyunca, 5.100'den fazla davada avukatlık yaptı.





Abraham Lincoln suikastı. Soldan sağa: Henry Rathbone, Clara Harris, Mary Todd Lincoln, Abraham Lincoln ve John Wilkes Booth

Abraham Lincoln suikastı

John Wilkes Booth, aşırı güneyli taraftarı olan bir aktör ve Konfederasyon adına çalışan Maryland'lı bir casusdu. Booth'un ilk planı Lincoln'ü pazarlık için Konfederasyon hapishanesine kaçırmaktı. Fakat Lincoln'ün 11 Nisan'da siyahların haklarına yönelik yaptığı konuşma sebebiyle planı suikasta çevirdi. Booth, Lincoln ve eşinin Ford Tiyatrosu'nda bir oyun izleyeceklerini öğrendi. Sonrasında planını daha da büyüterek, Başkan Yardımcısı Andrew Johnson ve Dış İşleri Bakanı William H. Seward için de suikastçılar ayarladı. 14 Nisan akşamı Lincoln ve eşi "Our American Cousin" (Amerikalı Kuzenimiz) adlı oyunu izlemek için Ford Tiyatrosu'na geldiler. Yakın koruması Ward Hill Lamon o gün Lincoln istemediği için oyuna gelmemişti. Lincoln oyunu izlemek için özel balkonda yerini aldı. Booth, balkonun arka kısmında bir delik açarak bekledi. Çünkü oyunun en komik anını bekliyordu. Böylece gürültüden dolayı silah sesi fark edilmeyecekti. Booth gülme seslerinin arasında Lincoln'ü başından vurdu ve Albay Henry Rathbone'un çabasına rağmen sahneye atlamayı başardı. Ardından "Sic semper tyrannis!" (Daima tiranlar için) diye bağırarak kaçtı. Suikasttan 12 gün sonra John Wilkes Booth, Federal ajanlar tarafından bulundu. Sonunda da Virginia'da bir ahırda öldürüldü.

Suikastın ardından Lincoln, tiyatronun karşısında Alman bir terziye ait olan eve taşındı. 15 Nisan 1865 sabahı Lincoln hayatını kaybetti. Lincoln'ün cenazesi trenle Illinois'e götürüldü. Lincoln, en büyük ABD başkanlarından biri olarak kabul edilir. Günümüzde Lincoln'ün resmi, 5 Dolarlık banknotların ve 1 sentlik madeni paraların üzerinde yer almaktadır. Mezarı Springfield'da bulunan The Oak Ridge Anıtı'ndadır.Ayrıca 1922 yılında yapımı tamamlanmış olan Lincoln Anıtı da Washington, D.C.'dedir.




Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.12.14, 22:11   #3
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7874
Mesajlar: 29,291
Ettiği Teşekkür: 107642
Aldığı Teşekkür: 155812
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları


II. Radama
(1863)
Madagaskar Kralı




II. Radama (d. 1829 - ö. 1863), 1861-63 arasında Madagaskar kralı.

Kraliçe I. Ranavalona'nın oğludur. Prens Rakoto olarak, zorbalığa kalkışan annesini dizginlemeye çalıştı. İşkenceyle yargılamaya (tanguin) son verdi, ölüm cezasını kaldırdı ve tapınma özgürlüğü tanıdı. Avrupalıları geri çağırdı (Büyük Britanya ve Fransa ile barış antlaşması, Lambert Yasası). Misyonerlere yeniden izin vermenin yanı sıra Batılı tüccarlara büyük ayrıcalıklar tanıdı. Özellkle Fransızlar bir ticaret kumpanyası aracılığıyla güçlü bir konum elde etti. Hatta Lambert adlı bir Fransıza (Joseph-François Lambert), ülkenin iktisadi etkinliğini fiilen eline bırakan bir ayrıcalık belgesi verdi.

Ancak annesi Ranavalona döneminde iktidarı ele geçiren sınıflar (Hovalar), Radama'nın politikalarına ve Hıristiyanların gitgide etkinlik kazanmasına tepki gösteredi. 1863'te Radama devrildi ve boğularak öldürüldü. Efsaneye göre, aldığı yaralardan sonra Sakalava ülkesinde kırk yıl daha yaşadı.

Radama suikastıyla birlikte Merina soylularının gücü kırıldı. Radama'nın ardılı olan hükümdarlar Hovaların etkisinde kaldı.




Gabriel García Moreno
(1875)
Ekvador Devlet Başkanı





Gabriel García Moreno (d. 24 Aralık 1821, Guayaquil, Ekvador - ö. 6 Ağustos 1875, Quito, Ekvador), 1861-75 arasında Ekvador devlet başkanı. Kiliseye dayalı otoriter bir yönetim kurmuştur.

Guayaquilli zengin bir tüccar ailesinin oğluydu; siyasete atılmak için din eğitimini yarıda bıraktı. Genç yaştan başlayarak ülkenin çalkantılı siyasal yaşamında etkili bir rol oynadı; önce devlet başkanı General Juan José Flores ile, daha sonra 1846 ve 1859 arasında liberal askerlerle çarpıştı. Siyasal yaşamı boyunca, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal sorunları ancak güçlü bir liderin ahlaki ilkeleri doğrultusunda bir programı yürürlüğe koyarak çözülebileceğini savundu. Ekvador'un eski devlet başkanı General Juan José Flores'in desteğiyle 1860'ta iktidarı ele geçirdi. 1861'de genel seçim öngören bir anayasayı kabul ettirdi.

İki dönem üst üste devlet başkanlığı (1861-65, 1865-75) yapan García, ilerici ama bütün yetkilerin elinde toplandığı kiliseye dayalı otoriter bir siyasal rejim kurdu. Koyu Katolik olan García, eğitimi Katolik Kilisesi'ne bıraktı; 1863'te Vatikan'la bir antlaşma imzaladı ve ülkeyi Kutsal Yürek'e adadığını resmen ilan etti.[1] Halkın desteğiyle, basın özgürlüğünü kaldırarak aydınları susturdu, orduya boyun eğdirdi ve modern bir devlet yarattı; Sierra'yı dışa açmak için Guayaquil-Quito demiryolunu yaptırdı. Başarılı bir maliye ve kamu düzeninin sağlandığı García döneminde rüşvetin azalması, bir ölçüde de olsa iç barışın sağlanması ve ekonominin güçlendirilmesi gibi bazı olumlu gelişmeler sağlandı.

Liberallerin muhalefetiyle karşılaşan García sonunda bir grup genç Liberal tarafından öldürüldü.



James A. Garfield
(1881)
ABD Başkanı





James Abram Garfield (d. 19 Kasım 1831 Orange, Ohio; ö. bir suikast sonucu 19 Eylül 1881 Elberon, New Jersey). 20. Amerika Birleşik Devletleri başkanı dır.

Alman asıllıdır ve Almanca'yı iyi konuşurdu.Almanyadan göç etmişti. Suikastle öldürüldükten sonra yapılan otopside anlaşıldı ki James A. Garfield'a isabet eden kurşun hayati bir bölgede değildi. Ancak ona ilk müdahale eden doktor olan Willard Bliss, açılan yaraya elini hem de yıkamadan sokmuş, eli ile müdahale eden bir başka doktor karaciğerini delmiştir. İlk başta 6 cm olan yara yarım metrelik bir kanala döndüğünden James Abram Garfield hayatını kaybetmiştir.


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.12.14, 22:14   #4
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7874
Mesajlar: 29,291
Ettiği Teşekkür: 107642
Aldığı Teşekkür: 155812
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap:Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları


II. Aleksandr
(1881)
Rusya Çarı




Aleksandr Nikolayeviç (1818 - 1881) 1855 - 1881 yılları arasında hüküm sürmüş Rus İmparatoru. Kapsamlı bir reform programı uygulamış ve 1861'de serfliği kaldırmıştır.

1825'te I. Nikolay adıyla çar olan Garandük Nikolay Pavloviç ile Aleksandra Fyodorovna'nın (evlenmeden önce Prusya prensesi Charlotte) en büyük oğluydu. Çocukluğu ve gençliği otoriter babasının ezici kişiliğinin gölgesinde geçti. Aleksandr, Şubat 1855'te babası ölünce, Kırım Savaşı'nın en şiddetli günlerinin yaşandığı sırada, 36 yaşında tahta çıktı. Savaş, Büyük Britanya ve Fransa gibi ülkelerle karşılaştırıldığında Rusya'nın ne kadar geri olduğunu açık biçimde ortaya koymuştu. Rusların uğradığı yenilgiler, eğitim görmüş Rus seçkinleri arasında, ülkede köklü bir değişiklik yapılması yönünde genel bir istek uyandırdı. Bu isteğin de etkisiyle Aleksandr, modernleşme yoluyla Rusya'yı ileri Batı ülkelerinin düzeyine ulaştırmayı amaçlayan bir dizi reform başlattı.

1856'da Paris'te Rus kamuoyunca koşulları çok ağır bulunan bir barış antlaşması imzaladı. Daha sonra Rusya'nın ulaşım sorununa el attı. Tahta çıktığında ülkedeki sözü edilebilecek tek demiryolu Moskova ile Sankt Petersburg arasındaydı. Ölümüne kadar geçen 25 yıllık sürede Rusya'daki demiryollarının uzunluğunu 960 km'den 22,525 km'ye çıkardı. Demiryolları yatırımları o güne değin büyük ölçüde feodal bir tarım toplumu olan Rusya'da, her ülkede olduğu gibi, ekonomik yaşamın canlanması sonucunu doğurdu. Anonim Şirketler, bankalar ve kredi kuruluşları gelişmeye başladı. Rusya'nın temel ihraç ürünü olan tahılın pazara ulaşması kolaylaştı.

II. Aleksandr, çıkarları zedelenen toprak sahiplerinin sert muhalefetine karşın, serfliği kaldıran 19 Şubat 1861 tarihli yasanın hazırlanmasına etkin biçimde katıldı. Bu yasayla, o güne kadar taşınabilir mülk durumunda olan on milyonlarca insan, kişi özgürlüğüne kavuştu. Ayrıca uzun bir zaman dilimine yayılan bir programla köylülere az da olsa toprak dağıtıldı. Bu reform çeşitli nedenlerle başarısızlığa uğradıysa da büyük bir psikolojik etki yarattı. Temel amacı ekonomik bakımdan ayakta durabilecek mülk sahibi bir köylü sınıfı yaratmak olan reform, emeğin özgürleştirilmesi yolunda atılmış en büyük adım oldu.

1864 tarihli yargı yasasıyla tarihinde ilk kez Rusya Batılı ülkeleriyle karşılaştırılabilecek bir adalet sistemine kavuştu. Gene 1864 tarihli bir yasayla yerel yönetimleri düzenleyen ve üyeleri seçimle belirlenen zemstvo (yerel meclisler) kuruldu.Zemstvo köy okulları, kırsal kesimde okuryazarlığın kısa sürede artmasına yardımcı oldu. 1874'te her sınıftan genç ilk kez zorunlu askerlik hizmetiyle yükümlü kılındı. Başta Yahudiler ve değişik mezhep üyeleri olmak üzere, dinsel azınlıklar üzerindeki ağır baskıları azaltmış ya da tümüyle kaldırmıştır. Ama bu uygulamalarına bakarak II. Aleksandr'ı liberal olarak nitelemek yanlış olur. Mutlakiyet ilkelerine sıkı sıkı bağlı olan çar, Rusya'nın henüz meşruti ya da temsili bir yönetime hazır olmadığına inanıyordu.

Rus gençleri arasında nihilist öğretilerin yayılması, radikal bildiriler dağıtılması, gizli derneklerin kurulması ve devrimci hareketin başgöstermesi üzerine, hükümet 1862'den sonra bu olaylara gittikçe artan bir polis baskısıyla yanıt vermeye başladı. Bir devrimci gencin Aleksandr'a karşı düzenlediği başarısız suikast girişimi, çarın daha da tutucu bir çizgiye kayma sürecini hızlandırdı. Bu arada giderek gizli polisin başı Pyotr Andreyeviç Şuvalov'un etkisine girmeye başladı. Aleksandr'ın aynı dönemde tutkuyla bağlandığı genç Prenses Yekaterina Dolgorukaya'yla ilişkisi aile çevresindeki otoritesinin zayıflamasına yol açtı.



Marie François Sadi Carnot
(1894)
Fransa Cumhurbaşkanı




Marie François Sadi Carnot ( 11 Ağustos 1837 - 24 Haziran 1894), Fransız siyasetçi, Fransa'da Üçüncü Cumhuriyet döneminin dördüncü cumhurbaşkanı (1887-1894).


Temmuz Monarşisi'nin (1830'dan sonra) ateşli muhaliflerinden solcu milletvekili Hippolyte Carnot'nun büyük oğluydu. Büyükbabası ise Fransız Devrimi sırasında “Zaferin Hazırlayıcısı” olarak ün kazanan Lazare Carnot'ydu. Sadi Carnot önce Politeknik Okulu'nda, sonra da Köprüler ve Yollar Okulu'nda (École des ponts et chaussées) mühendislik öğrenimi gördü. Annecy'deki bir devlet kuruluşunda mühendis olarak çalıştıktan sonra Fransız-Alman Savaşı'nda (1870-71) direnişçileri örgütlemek göreviyle Normandiya komiserliğine atandı. Kısa süre Aşağı Seine bölgesini yönettikten sonra Côte-d'Or seçim bölgesinden Cumhuriyetçi Parti milletvekili seçildi. Mecliste sol Cumhuriyetçilerle birlikte oturan Carnot, özellikle demiryollarının geliştirilmesi ve bayındırlık konularında çaba harcadı.

Ekim 1878'de bayındırlık müsteşarlığına atandı. William Henry Waddington (1879), Charles de Freycinet (1879) ve Jules Ferry (1880) kabinelerinde bayındırlık bakanlığı, Henri Brisson (1885) ve Freycinet (1886) kabinelerinde de maliye bakanlığı görevini üstlendi. 1885'te meclis başkan yardımcılığına seçildi. Jules Grévy'nin düşüşüyle sonuçlanan Wilson rezaleti üzerine, Sadi Carnot, Georges Clemenceau'nun da desteğiyle, istekli olmadığı halde 1887'de cumhurbaşkanlığına seçildi.

Carnot'nun cumhurbaşkanlığı döneminin başlıca olayları, General Georges Boulanger'nin komploları, işçi ayaklanmaları, anarşistlerin eylemleri ve 1892'deki Panama Kanalı skandalıydı. Carnot, görev yaptığı yedi yıl içinde kurulan 10 hükümet döneminde halkın desteklediği bir devlet adamı olmayı başardı. Kilise'ye saygısıyla tanınan Sadi Carnot'nun devlet başkanı olarak varlığı, Katoliklerin cumhuriyeti meşru bir rejim olarak kabul etmelerini kolaylaştırdı. Dış siyasette, Rusya ile ittifakı destekledi. 24 Haziran 1894'te, Lyon'da bir sergide yaptığı konuşmanın ardından Sante Caserio adlı bir İtalyan anarşisti tarafından öldürüldü. Panthéon'da büyükbabasının yanına gömüldü.


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.12.14, 15:13   #5
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7874
Mesajlar: 29,291
Ettiği Teşekkür: 107642
Aldığı Teşekkür: 155812
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları


Mahatma Gandhi
(1948)
Hindistan'ın ruhani ve siyasi önderi



Mohandas Karamçand Gandi (Ekim 1869 – 30 Ocak 1948), Hindistan ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin siyasi ve ruhani lideri

Yüce ruh anlamına gelen "Mahatma" adıyla anılan Mohandas Karamçand Gandi, İngiliz himayesine karşı Hindistan'daki bağımsızlık hareketinin lideri ve ülkesinin kurucusu olarak kabul ediliyor.

Kötülüğe karşı aktif ama şiddet unsuru içermeyen direnişe dayanan Satyagraha felsefesinin öncüsü olan Gandi, bu anlayışıyla dünya üzerinde vatandaşlık hakları ve özgürlük savunucularına ilham kaynağı olmuştur. 2 Ekim 1869'da Hindistan'ın Gujarat eyaletinin Porbandar kasabasında doğan Gandi, üniversiteyi bitirdikte sonra avukatlık eğitimi almak için Londra'ya gitti.

1891 yılında Hindistan'a dönen Mahatma, 2 yıl sonra Güney Afrika'da faaliyet gösteren bir Hintli hukuk şirketinde çalışmaya başladı. Güney Afrika'daki Hintli göçmenlerin gördüğü muamele karşısında dehşete düşen Gandi, kendini bu ülkedeki vatandaşlarının temel hakları için mücadeleye adadı. Güney Afrika'da kaldığı 20 yıl boyunca defalarca hapse atıldı. Başta Hinduizm olmak üzere Jainizm ile Hristiyanlığın öğelerinden ve Tolstoy'la Thoreau gibi yazarlardan etkilenen Gandi, haksızlıkları düzeltmek için şiddet içermeyen direnişi simgeleyen Satyagraha felsefesini geliştirdi. Güney Afrika hükümeti, 1914 yılında Gandi'nin taleplerinin birçoğunu kabul etti.

Gandi kısa bir süre sonra Hindistan'a döndü. 1919'da, İngiltere'nin "ayaklanma çıkarma potansiyeli" taşıyan insanların gözaltına alınmasını öngören bir yasa çıkarması üzerine, harekete geçerek milyonlarca Hintlinin kendini takip etmesini sağladı.

Bu kanuna karşı başlatılan protesto gösterileri sonrasında, İngiliz orduları binlerce Hintli'yi katletti. Hindistan tarihinin en büyük katliamlarından biri olan bu olay Amristar Katliamı olarak tarihe geçti. Gandi 1920'li yıllarda artık Hindistan siyasetinde baskın bir figür haline gelmişti.

Ulusal Hindistan Meclisi'nin tamamen dönüşümünü sağladı. Barışçıl ama İngilizlerle işbirliğine gitmemeye dayalı politikası, İngiliz ürünlerinin ve kurumlarının boykot edilmesine neden oldu ve binlerce kişinin tutuklanmasıyla sonuçlandı.

1922'de, Gandi altı yıllık hapis cezasına çarptırıldı. İki yıl sonra serbest bırakılsa da siyasetten çekildi ve kendini Müslümanlar ile Hintliler arasında kötüye giden ilişkileri iyileştirmeye adadı.


Tuz Yürüyüsü sirasinda Gandi. (Mart, 1930.f)

  • Tuz Yürüyüşü
1930 yılında tuz vergisine karşı yeni bir sivil itaatsizlik kampanyası başlattı. Kendi tuzunu yapmak için Ahmedabad'dan Dandi'ye 12 Mart'tan 6 Nisan'a kadar 400 kilometre yürüdüğü "Tuz Yürüyüşü" bu pasif direnişin en önemli bölümüdür. Denize doğru yapılan bu yürüyüşte Gandi'ye binlerce Hintli eşlik etti. İngiltere himayesine karşı en rahatsız edici kampanyası bu oldu ve İngilizler buna karşılık olarak 60 binin üzerinde kişiyi hapse attı.

Gandi, 1931'de Londra'da düzenlenen Yuvarlak Masa Toplantıları'na, Hindistan Ulusal Meclisi'nin tek temsilcisi olarak katıldı. 1934 yılına gelindiğinde, partisinin şiddetten uzak durma politikasını siyasi çıkar olarak kullandığı gerekçesiyle görevinden istifa etti. Gandi'nin yerine, Jawaharlal Nehru getirildi.

Gandi Tuz Yürüyüşünün sonunda - (Dandi'de) - (5 Nisan 1930) Dandi'de.



İngiltere hükümeti 1945'te, 2 yıl sonra Mountbatten Planı'nın ortaya çıkmasını sağlayacak müzakereleri başlattı. Bu plan dini çizgilerle ayrılan Hindistan ve Pakistan'ın bağımsız birer devlet olarak kurulmasını öngörüyordu.

Bağımsızlıkların ilan edilmesinden önce ve sonra, ülke içinde Pakistanlılar ve Hintliler arasında yoğun çatışmalar yaşandı. İki toplumun ayrılmasına karşı çıkan Gandi, şiddet olaylarının durdurulması için Delhi'de ölüm orucuna başladı.

Hindu ve Müslüman toplum öncülerinin şiddeti reddederek barış çağrısı yapacakları konusunda Gandi'yi ikna etmeleri sonucu, Mahatma portakal suyu içerek orucunu bitirdi. 1948'de fanatik bir Hintli tarafından Delhi'de öldürüldü.

  • İnanç
Hindu olarak doğup öyle yaşamıştır. Budizmi, Hinduizmi, Hristiyanlığı ve İslamiyeti incelemiş ve bu konularda sayısız kitap okumuştur.Tüm dinlerin eşit olduğuna inanmış; Hinduizmin ruhunu arındırdığını, kendisini huzura kavuşturduğunu savunmuştur.





Mahatma Gandi İlkeleri
  • Doğruluk
Hayatını Satya (Doğruluk)’yı bulmaya adamış,
kendi hatalarından yola çıkarak deneyler yapmıştır.
İnançlarını ”Doğruluk Tanrı’dır” olarak özetlemiştir.
  • Pasif Direniş
Pasif direniş, Hindistan dini tarihinde çok eski bir yere sahiptir fakat bu düşünceyi ciddi anlamda siyaset boyutunda ilk uygulayan Gandi’dir.
  • Etyemezlik
Annesinin dindarlığı sebebiyle tanıştığı etyemezlik, daha sonraları araştırmaları sonucunda benimsediği hayat felsefesine dönüşmüştür. Ona göre etyemez beslenme, hem insan vücuduna faydalı hem de çok düşük gelir seviyesine sahip olan Hindistan’da, ekonomik bir amaca hizmet etmektedir.
  • Brahmaçarya
16 yaşında iken babası hastalanmış ve Gandi tüm hastalığı boyunca babasının başında olmuştur. Bir gece amcası Gandi’ye dinlenmesi gerektiğini söylemiş ve onun yerine geçmiştir. Odasına geçen Gandi, bedeni isteklerine engel olamamış ve karısıyla birlikte olmuştur. Kısa bir süre sonra hizmetçiden babasının az önce öldüğünü öğrenen Gandi, büyük bir suçluluk ve utanç duyarak, 36 yaşında cinsellikten vazgeçmiştir. Ona göre Brahmaçarya,”duyguların düşünce, söz ve eylemde kontrolü”anlamını taşımış ve sevmeyi öğrenmenin kişisel zorunluluğunu hissetmiştir.
  • Sadelik
Batı tarzı yaşam stilini bırakmış, gereksiz harcamalarını keserek sade bir yaşam biçimini benimsemiştir.




Konu devam edecek.

__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.12.14, 19:05   #6
Uzman Üye

K-Pax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 80
Mesajlar: 966
Ettiği Teşekkür: 4536
Aldığı Teşekkür: 3921
Rep Derecesi : K-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları

Tarih, genel kültür ve felsefi anlamda önemli şahsiyetler, harcadığın emeğin, zamanın ve çalışmana bol teşekür
__________________
Dinle.... kendini, bak... görebildiğin ve uzanabildiğin kadar uzat elini, şu sınırsız olasılıklar düzleminde, seçim yapmadığın sürece herşey mümkün.
K-Pax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz K-Pax'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.12.14, 20:16   #7
Düz Adam

Sami - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 8
Mesajlar: 893
Ettiği Teşekkür: 855
Aldığı Teşekkür: 3088
Rep Derecesi : Sami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları

Bu konuya bir şey yazmamak lazım, gerek yok. Sonra uğraş dur.


.
Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Sami'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.12.14, 20:53   #8
Kelebek gibi uçar, arı gibi *******...

Tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2012
Konular: 121
Mesajlar: 4,709
Ettiği Teşekkür: 15115
Aldığı Teşekkür: 22993
Rep Derecesi : Tntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Sami Mesajı göster
Bu konuya bir şey yazmamak lazım, gerek yok. Sonra uğraş dur.


.
Yazmasan da anladık...
__________________
Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!
Tntcool Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Tntcool'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.01.15, 01:01   #9
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7874
Mesajlar: 29,291
Ettiği Teşekkür: 107642
Aldığı Teşekkür: 155812
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları


Aleksandar Stamboliyski
(1923)
Bulgaristan Başbakanı




Aleksandar Stamboliyski (d. 1 Mart 1879 - ö. 14 Haziran 1923), Bulgar Halk Çiftçi Birliği'nin önderi.

I. Dünya Savaşı'nda Alman yanlısı Kral Ferdinand'a karşı çıkarak İtilaf Devletleri'ni desteklemiş, savaştan sonra kurulan reformcu hükümette başbakan olmuştur (1919-1923).

Bir süre Almanya'da bir tarım okulunda öğrenim gördükten sonra gazeteceliğe başladı ve 1902'de, yeni kurulan Bulgar Halk Çiftçi Birliği'nin yayın organının yönetimini üstlendi. Yaşamı boyunca köylülerin çıkarlarını savunan Stamboliyski, Bulgar Halk Çiftçi Birliği'nin başkanı olarak Meclis'e girdi. Kral Ferdinand'la süregiden anlaşmazlıklar, Bulgaristan'ın 1915'te Almanya'nın yanında I. Dünya Savaşı'na girmeye hazırlanması üzerine iyice keskinleşti. Stamboliyski Rusya'yı Slavların kurtarıcısı olarak gördüğü için İtilaf Devletleri'nin yanında yer alarak krala meydan okudu. Askeri mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkûm edildiyse de Eylül 1918'de serbest bırakıldı. Başlattığı ayaklanmayla Ferdinand'ı tahttan çekilmeye zorladı ve cumhuriyeti ilan etti. Ayaklanmanın bastırılmasına ve krallığın Ferdinand'ın oğlu Boris tarafından yeniden kurulmasına karşın, Stamboliyski Ocak 1919'da hükümet üyesi, aynı yıl ekimde de başbakan oldu. Bulgaristan'ın topraklarının önemli bir bölümünü kaybetmesine yol açan Neuilly Antlaşması'nı imzaladı (27 Kasım 1919). Buna karşın Mart 1920 seçimlerinde Bulgar Halk Çiftçi Birliği çoğunluğu kazandı. Sanayileşme ve kentleşme karşıtı güçlü eğilimler taşıyan Stamboliyski iktidarı, Bulgar nüfusunun yüzde 80'ini oluşturan köylülere toprak dağıttı. Halkın yargıya çok daha ucuz ve kolay ulaşmasını sağlayacak bir dizi reforma girişti. Köylü kooperatiflerini destekledi, oy hakkını yaygınlaştırdı ve yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması için çalıştı.

Stamboliyski, Neuilly Antlaşması'nın koşullarına titizlikle uyarak savaş tazminatlarının azaltılmasını sağladı. Çekoslovak ve Polonyalı köylü önderleriyle bağlar kurarak komünistlerin Kızıl Sendika Enternasyonali'ne (Profintern) karşı bir Yeşil Enternasyonal oluşturmaya çalıştıysa da bu girişiminden umduğunu bulamadı. Yugoslavya'yla ilişkileri düzeltmek ve bir Güney Slav federasyonu kurmak amacıyla Nis Antlaşması'nı imzaladı (1922). 1923 seçimlerinden zaferle çıkmasına karşın, iç politikası, savaşa karşı oluşu, Yugoslavya'yla yakınlaşması ve halkın silahlandırılmasını savunması hem ordunun, hem de Makedonya Devrimci Örgütü'nün (VMRO) ona cephe almasına yol açtı. 9 Haziran 1923'te askeri darbeyle devrilen Stamboliyski, doğduğu köyün yakınlarında yakalanarak idam edildi.





Álvaro Obregón
(1928)
Meksika Cumhurbaşkanı





Álvaro Obregón Salido (19 Şubat 1880 - 17 Temmuz 1928), Meksikalı asker ve devlet adamı.On yıl süren bir iç savaşın ardından başkan olmuş ve bu görevi sırasında ülkede barış ve istikrarı yeniden sağlamıştır.


Okula kısa bir süre devam edebildi. 1910'da diktatör Porfirio Diaz'a karşı başlatılan ayaklanmaya katılmadıysa da, Diaz'ı devirerek devlet başkanı olan Francisco Madero'yu destekledi. 1912'de Pascual Orozco'nun Madero'ya karşı başlattığı ayaklanmayı bastıran bir grup gönüllüye önderlik etti. Şubat 1913'te Madero'tu öldürterek yönetimi ele geçiren Victoriano Huerta'ya karşı Venustiano Carranza'yla ittifak kurdu. Huerta'nın birliklerini yenilgiye uğratarak 15 Ağustos 1914'te başkent Meksiko'yu ele geçirdi.

Pancho Villa ve Emiliano Zapata ile Carranza arasında anlaşmazlık çıkınca Villa'ya karşı düzenlenen sefere komuta etti. Bu seferin sonundaele geçirdiği bölgelerde kilisenin gücünü kırmaya çalıştı ve çeşitli reformları ortaya koydu. 1917 Anayasası'nın hazırlanmasında da önemli rol oynayan Obregón, kısa bir süre bakanlık yaptıktan sonra Sonora'daki çiftliğine çekilerek iki yıl siyasetten uzak yaşadı. Ama, Carranza'nın gitgide daha gerici politikalar izlemeye başlaması ve yaklaşan seçimlerde kendi adayını seçtirmeye çalışması üzerine nisan 1920'de bir darbeyle Carranza'yı devirdi. 1 Aralık 1920'de devlet başkanı seçildi.

On yıl süren kanlı bir iç savaşın ardından devlet başkanı olanı Obregón, ülkede barış ve istikrarı yeniden sağlamak için çaba gösterdi. İşçi ve köylülerin örgütlenmelerine izin verdi ve eğitim bakanlığına getirdiği Jose Vasconcelos aracılığıyla eğitim sisteminde köklü reformlar yaptı. 1923'teki Bucareli Konferansı'nda petrol şirketlerini devletleştirmeyeceği konusunda güvence vererek, ABD yönetiminin başkanlığını tanımasını sağladı.

1 Aralık 1924'te görev süresinin sona ermesinden sonra yerine Plutarco Elías Calles geçti. 1928'de ikinci kez başkan seçilen Obregón daha göreve başlamadan, onuruna verilen yemek sırasında fanatik bir Katolik tarafından vurularak öldürüldü.
__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 06.01.15, 10:56   #10
Kurucu

Abartmatozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Yaş: 45
Konular: 283
Mesajlar: 2,867
Ettiği Teşekkür: 1317
Aldığı Teşekkür: 2795
Rep Derecesi : Abartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardırAbartmatozu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: Suikast Sonucu Ölen Devlet Adamları

Olof Palme
ve en önemlisi Jül Sezar
sanırım hazıranıyor
Atatürk ve Turgut ÖZAL suikastlerinide hatırlatma adına yazayım

konu çok güzel teşekkürler
__________________
Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan
rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;
evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Mustafa Kemal Atatürk
Abartmatozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Abartmatozu'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
adamları, devlet, Ölen, sonucu, suikast


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk ve Müzecilik | Atatürk Zamanında Açılan Müzeler Canan Müzeler 21 10.11.16 22:17
Cumhuriyet Döneminde Müzeler Basakca Müzeler 8 13.12.15 00:03
En Garip Müzeler saya35 Müzeler 9 28.11.14 16:29
İllere Göre Türkiye'deki Müzeler Listesi ReaL Müzeler 3 22.04.14 00:16
Türkçeye Sonradan Girmiş Kelimelerin Kökenleri KaLiNKa Türkçe'miz 5 13.11.12 10:43


WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.