Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Sosyal Bilimler > Yaşamıyla İz Bırakanlar


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 27.09.19, 14:23   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 8050
Mesajlar: 29,764
Ettiği Teşekkür: 108534
Aldığı Teşekkür: 157442
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Siz Neşet Ertaş'ta Böyle Bir Durum Gördünüz mü

Siz Neşet Ertaş'ta Böyle Bir Durum Gördünüz mü






Neşet Ertaş öleli tam 7 yıl oldu. İsterseniz bu gün bu yazıda Neşet Ertaş ile Michael Jackson’ı kıyaslayalım. Neleri kaybettiğimizi anlamaya çalışalım.

Michael Jackson, Amerika’nın Indiana eyaletinde bir siyahi olarak doğdu. Neşet Ertaş ise Türkiye’de siyasetin intikam ili olan Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde bir abdal olarak doğdu. Abdallar da yaşadıkları bölgenin zencisi idiler. Çünkü o yıllarda Neşet’in diliyle anlatırsak ‘zengin isen ya bey ya da paşa, fukaraysan ya abdal derlerdi ya da cingan haşa’. Ki, hala bu inanç kısmi de olsa devam etmektedir.

Michael Jackson’a yaptığı sahne şovları nedeniyle ‘dansçı’, yaptığı dansa ise ‘ay yürüyüşü’ demişlerdi. Neşet Ertaş’a ise ‘babası saz çalarken ona zil vermişler, sonra da ona köçek demişlerdi’. (Ki, benim köyümdeki merhum komşumuz Mehmet Amca’nın düğününü de Muharrem Ertaş çalmıştı. Neşet ise o düğünde köçekmiş. Hatta köyümüzdeki yaşlıları hatırlarım. Onlar Muharrem’i severlerdi, Neşet’i çocuk görürlerdi).

Michael Jackson, ünlendikçe kardeşlerinden uzaklaşıp solo pop yıldızı oldu. Neşet Ertaş ise kardeşleri olarak gördüğü ‘abdallardan’ hiç ayrılmadı. Onların sorunları kendi sorunu olarak bildi. Onlar düğünlerde Neşet şarkıları çalarak ekmeğini buldu. Ama Michael Jackson şarkılarına telif hakları nedeniyle yaklaşan dahi olamadı. Kendi telifi yetmedi Beatles grubunun, hatta Güney Carolina Resmi Marşının haklarını bile aldı.

FANON’UN BEYAZ DERİ KOMPLEKSİ

Michael Jackson’ın ilk albümünde Afro tarzı kabarık saçları, Afrika geleneğinden gelen ritimli sahne dansları ve otantik renkteki kıyafetleri vardı.(1) Ama zaman içerisinde önce kıvırcık Afro saçları gitti. Sonra geniş zenci burnunu iki ameliyatla küçülttü. Konsere ve dışarı çıkarken beyaz pudra ve makyaj kullanmaya başladı.

Neşet Ertaş da karaydı
. Ama onun cildinin karası, yaşadığı yöreye has toprak ve kara sıcağın karasıydı. On beşinde ne ise, ölünceye kadar da o idi. Hiç değişmedi. Hatta müziği, çizgisi, şivesi bile değişmedi.

Hatta Michael Jackson’ın yaşadığı değişimi ‘Fanon’un beyaz deri kompleksi’ ile açıklanıyordu. Jackson siyah derisini üzerinden yırtıp atmaya önce Afro saçlarından başlıyordu. Düzleştirilmiş saçları ile beyaz adam olma yolunda ilk adımını atıyordu. Yaşadığı evrim, yoğun makyajlı ve pudralı yüzü, estetik ile daraltılmış incecik beyaz adam burnu ile en üst seviyeye ulaşıyordu.(1)

Gershom Williams ise bu durumu ‘kölelik sonrası travma’ olarak adlandırıyordu (1). Hatta Beyonce’nin saçlarını düzleştirmesi, sarıya boyatması, hatta cilt rengini açtırarak beyazlaşmaya çalışması da buna örnekti.

Peki siz Neşet Ertaş da böyle bir durum gördünüz mü?

Göremezsiniz. Çünkü Michael ve Beyonce’u popüler yapan kitle kültürü, beyaz üstünlüğünü dayatıyordu. Onlar da boyun eğmiş ve birer beyaz olmaya çalışmışlardı. Neo-liberalizmin kimliksizleştirme ve hafızasızlaştırma sürecinin sembolü idiler. Bu nedenle sistem onları ün, şöhret ve zenginliğe boğmuştu.

MICHAEL JACKSON POPUN İLAHI İDİ, NEŞET İSE SADECE GARİP’Tİ

Peki ya Neşet… Sazından, sözünden ve çizgisinden taviz vermediği için hayatı ayrılıklarla, yoksullukla, kayıplarla ve ölümle geçti. Türkülerinde bile adını ‘garip’ olarak geçirdi.

Michael Jackson sistemin adamı oldukça ona ‘POPUN İLAHI’ ‘POPUN KRALI’ gibi abartılı isimler takıldı. Neşet Ertaş’a da isim verilmek istendi. Ama garibin sırtında bu yapay hırkalar durmadı. En son Yaşar Kemal’in kitabını imzalarken yazdığı ‘bozkırın tezenesi’ adı ilgi görse de, onu dinleyenlere sorduğunuzda önemli bir kısmı ‘tezene’ nedir bilmiyordu. Çünkü o sevenlerinin gönlünde Neşet Usta idi. Onu şişirecek bir unvana da ihtiyacı yoktur. Bu nedenle Devlet sanatçılığını bile reddediyordu.

Ama baktığınızda her yer Michael Jackson ile doluydu. Michael’ı P.R uzmanları alıp zirveye taşımıştı. Her yaptığı olaydı. Örneğin konserlerine onlarca tır ile gidiyordu. Sahnesini kuruyor ve kalabalık dansçı grubu ile şovunu yapıp dönüyordu. Şovu ise aylarca haber yapılıyordu.

Neşet Ertaş ise konserlerine bir tek sazını alıp çakıyordu. Sazına dokunması bile yetiyordu. Michael Jackson’ın biletlerine fiyat olarak yaklaşılmazken; Neşet Usta ise ’40 yıl ekmeğini yedim o insanların. Onların konserde ekmek paralarını alamam’ diyordu. Ki, Kırşehir’de ki ücretsiz konserlerinden izleyenlerden birisi de ben idim.

KAPİTALİZM EŞEĞE ALTIN SEMER VURDU

Zaten Neşet ‘cahildim, dünyanın rengine kandım. Hayale aldandım, boşuna yandım’ diyordu. Aslında bu sözleri ile neo-liberal çağa en büyük eleştirisini getiriyordu. Çünkü bu Neo-liberal dünyanın rengi, Michael Jackson gibi insanların doyamadığı başarıları idi. Ün, şan, servetti. Bu yazıda adı geçen kişileri tenzih ederim. Kapitalizmin statüleri ile adeta eşeğe altın semer vuruluyordu. Yarattığı algı ile de ona kendisinin bir eşek olduğunu unutturuyordu.

Gerçekte ise Michael Jackson, P.R uzmanlarının yarattığı bir görüntü, bir imaj idi. İnsanların ekrandan gördüğü gerçek değildi (2). İnsanlar, tıpkı Neşet’in dediği ‘hayale aldanıyor’lardı. Çünkü siyahilere özgü kıvırcık saçları, geniş burnu ve cilt rengini kaybeden ve ömrünü bir beyaz gibi olmaya adayan Michael gerçek değildi. Gerçek değildi, diyorum.

Çünkü öldüğünde yapılan otopside ne ortaya çıkıyordu? ‘Michael Jackson KELDİ…’ Adam yıllar boyu peruk kullanmış, ruhumuz duymamıştı. İnsanlar tıpkı Neşet Usta’nın dediği gibi bir hayale aldanmıştı.

GÖNÜL DAĞINA BAHAR GELMEZMİŞ

Dedim ya, sistemin sembolü olan Michael Jackson’ın katları, yatları ve zenginliği… Hatta Neverland adlı çiftliğini bile 100 kadar koruma bekliyordu. Ama Neşet’in ise gönlü zengindi. Kazancını önce etrafındaki muhtaçlara dağıtıyordu. Kalanı ile geçimini sağlamaya çalıyordu. Çünkü herkes şunu biliyordu ki, Neşet gönül ve aşk adamı idi. Bir dönem Kerem’di, bir dönem Mecnun’du.

Çünkü Neşet gibi gariplerin bahtı karaydı. Sinesinde gizli yarası vardı, tabipler de merhem olmuyordu. Bu boynu bükük garibin yüzü gülmüyordu. Çünkü GÖNÜL DAĞINA BAHAR GELMİYORDU. Bu yol ise Neşet’i Neşet yapan gönül yolu idi.

Michael Jackson ise, kitleleri peşine takmış sürüklüyordu. Peki medya kültürünü çoğunlukla kim oluşturuyordu? Bir grup seçkinci azınlık… Zaten Mills’e göre seçkinlerin yaşam tarzını yaşayanlar bir yere geliyordu(3). Ama Neşet gibi Halk içerisinde halk gibi yaşarsan, çoğunlukla görülmezden geliniyordun. Tıpkı Marx’ın dediği gibi, sistemin sahipleri ve seçkinleri seni ‘sessizlikte boğmaya çalışıyorlardı.’

Zaten uzunca süre seçkinlerin elinde olan TRT’de Neşet Ertaş ‘mahalli sanatçı’ olarak geçiyordu. Türk Halk müziği ansiklopedileri hazırlanıyor, ama ona yer bile verilmiyordu. Ama burada bir püf nokta vardı. Onlar görmek istemezken, Neşet Usta da görünmek istemiyordu. Kendi mütevazi hayatına ve ömrünü adadığı yoluna devam ediyordu.

O DA BEYAZ TÜRKLEŞİYORDU

Örneğin Neo-liberal çağın entelektüeli Ertuğrul Özkök… Ahmet Hakan’ı ‘boynuna fular takan, Neşet Ertaş dinleyen, folklora, özgürlüğüne bağlı’ olarak tarif ediyordu. (4) Onu ‘Neşet Ertaş dinlemesi’ ile bir kategorize etmeye çalışsa da, aslında bu çağın ‘doğan görünümlü şahin’lerin çağı’ olduğunu görmezden geliyordu. Aslında bahsettiği Ahmet Hakan, Neo-liberalizme özgü bir tür ‘kimliksizleşme süreci’ yaşıyordu. Tıpkı Michael Jackson’ın siyahi derisini soyup atarak beyazlaşması gibi, o da beyaz Türkleşiyordu.

Hatta bir yazısında Mustafa Oğuz’un Neşet Ertaş konseri anısından bahsediyordu. Neşet Ertaş’a elektro bağlamasını bıraktıramamışlardı. Ona düğün salonlarındaki ses düzeneğinin iyi olmaması nedeniyle elektro bağlanma kullandığını, ama bu sahnedeki elektronik düzenlemenin muhteşem olduğu anlatmışlardı. Ama yine de Neşet elektro sazından vazgeçmemişti. (5)

Zaten Neşet Ertaş, oyma saz çalıyordu. Çok perdeli ve kendi sesine göre akort ediyordu. Elektro bağlamanın sesi ise sadece düğün salonlarının değil, tüm bölgenin aşina olduğu sesti. Elektro bağlamanın olmadığı düğün, düğün değildi. İstediği kadar ünlülerin konserlerini seslendire dursun, Mustafa Oğuz gibi bir ismin teknoloji dersi Neşet Usta’yı ritüelinden vazgeçirebilir miydi?

Çünkü ustayı usta yapan ritüeldi. Muharrem ustasından aldığı temeli bozmadan birkaç ayrıntı eklemişti. Var olanı daha güzelleştirmişti. Hiç usta ritüelinden vaz geçer mi?

Sonuç olarak, Michael Jackson gibi sistemin ilahları, ilah olabilmek ve ilah kalabilmek için kimliğinden vazgeçebilirdi. Bir gazetenin medya eliti olabilmek için aşağıdan gelen kişiler ‘elitden çok elitçi‘ olabilirdi. Diyorum ya Michael ve Beyonce beyazlaşırken, Özkök’ler ve Hakan’lar ise beyaz Türkleşebilirdi.

Ama Neşet… Gönülden gönüle giden bir yolun yolcusu idi. Kapital sistemi onu ritüelinden ve yolundan çevirememişti. İşte bu nedenle o sistemin ünlüsü değil, halkın gönlünün sanatçısı idi.

Hatta Neo-liberalizmin yapay tanrısı olan Michael Jackson hakkındaki çocuk tacizi iddialarından sonra heykeline bile konulacak bir yer bulamıştı.

Ama Neşet Ertaş’ın heykeli… Herkesin gönlünde idi.

Kırşehir’deki heykelini yıksanız bile, insanların gönlündeki heykelini yıkamazdınız.

Ahmet Koyuncu

Odatv.com
__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
böyle, durum, ertaşta, gördünüz, neşet


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:26.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.