Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Sosyal Bilimler > Yaşamıyla İz Bırakanlar


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 01.07.12, 00:01   #1
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2491
Mesajlar: 21,432
Ettiği Teşekkür: 87865
Aldığı Teşekkür: 126292
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cumhuriyetimizin Cesur Kadınlarından | Nezihe Muhittin (1889 - 1958)

Fatma Aliye Hanımla ilgili tepkiler beni alternatif isimler üzerinde düşünmeye zorladı. Edebiyat tarihine baktığımızda bize bilinçli ya da bilinçsiz olarak unutturulan pek çok kadın yazar olduğunu görürüz. Bunlar birileri tarafından önemsiz (!) bulunduklarından, isimlerine sadece ansiklopedilerde rastlayabilmemiz mümkündür. Ancak son birkaç yıldır bazı yayınevlerinin kar amacı gütmeden bir kadirşinaslık örneği olarak bu yazarların eserlerinden ulaşabildiklerini toplu halde basmaları, edebiyat adına sevindirici olmuştur.

Zehra Hanımı saymazsak Fatma Aliye ilk kadın romancımızdır. Oysa burada Zehra Hanıma yapılan haksızlığı mantığım kabul etmiyor. Tek eser de vermiş olsa ilk romancımız Zehra Hanım olarak edebiyat tarihine geçmeliydi. Neyse, kadın yazarlarımıza yapılan haksızlıkları bir başka bloğa bırakıp, burada cesur bir yazarımızdan söz etmek istiyorum. O da diğerleri gibi unutulmaya terk edilen Nezihe Muhittin'den...

Türk kadınının bugünkü haklarına kavuşması elbette çok kolay olmamıştır. Osmanlı'nın kafesler ardında yaşamasına izin verdiği kadınlarımızdan günümüz kadınına kadar uzanan yolda hayli mesafe alınırken, bu yoldaki engeller mücadeleci kadınlarımız tarafından inatla aşılmaya çalışılmıştır.

Atatürk'ün Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını vermesi, çoğumuzun bildiği gibi durup dururken olmamıştır. Genç Cumhuriyetin modern ve eğitimli kadınlarının bu konudaki mücadelelerini görmezden gelmek onlara büyük haksızlık olur. Ne yazık ki resmi tarihin bu kadınları neden yok saydığı, düşündüren bir soru olmaktan ileri gidememiştir.








Bu mücadelenin en önemli isimlerinden Nezihe Muhittin, varlıklı bir ailenin kızı olarak İstanbul Kandilli'de dünyaya geldi. Kısa bir süre mahalle mektebine devam ettikten sonra evde özel hocalarla eğitimini sürdürdü. Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca öğrendi. Maarif Nezaretinde açılan sınava girerek öğretmen oldu. Kız İdadisinde -Lise- Fen dersleri veren Nezihe Muhittin, İttihat ve Terakki Kız Sanayi Mektebinde de beden eğitimi, piyano ve biçki dikiş derslerine girdi. Müfettişlik ve yöneticilik yaptı. Aynı yıllarda Sabah ve İkdam gazetelerinde sosyoloji, pedagoji ve psikoloji ağırlıklı yazılar yazarak yazın hayatına atıldı. Osmanlı- Türk Hanımları Esirgeme Derneğine katılımıyla ise kadın hakları konusunda mücadelesine başlamış oldu.

Tüm çabası kadınları erkeklerle eşit bir statüye taşımak olan Nezihe Muhittin, bunun sosyal ve ekonomik yaşamda olduğu kadar, siyasi alanda da gerçekleşmesini istiyordu.

Yapılacak tek şey örgütlenmekti!

16 Haziran 1923 de Kadınlar Halk Fırkası'nı kurdu. Partisinin kuruluş amacı açıklandığında, kadınların siyasi haklar istemeleri basında alay konusu oldu. Siyasi hakkı bulunmayan kadınların parti kurma hakkı da olmayacağı ileri sürülerek valilik tarafından kısa bir süre sonra kapatıldı.

Her şeye rağmen umudunu yitirmeyen Nezihe Muhittin yoldaşlarıyla birlikte Türk Kadınlar Birliğini kurdu. 12. Kadınlar Kurultayı'nın İstanbul'da yapılmasını sağlayarak dünya ülkelerine Ankara'yı bu tutumundan ötürü şikayet etti.

Camilerde kadın konferansları düzenlemek için Dinayet'e yaptığı başvuru kabul edilmedi.

Türk Kadınlar Birliğinin kuruluş amacı; kadınların düşünsel ve sosyal alanda kendini göstermesi, genç kızların bilinçlendirilip gerçek bir anne adayı olarak yetiştirilmesi, dul, kimsesiz ve yoksul ailelere yardım edilmesinin dışında kadınların siyasi eşitliklerinin kabul edilmesini de kapsıyordu. Bu nedenle, dernek ilk seçimlerde Nezihe Muhittin'i aday olarak gösterdi. Dönemin rejim sözcüsü olan Cumhuriyet gazetesi, "Havva kızları meclise girip yılın manto modasını tartışacak!" diyerek konuya alayla yaklaştı. Diğer basın ve kuruluşların konuya yaklaşımı da farklı değildi.





Üye sayısı 1000'e ulaşan dernek dört ilde şube açtı. Derneğin hızla büyümesi ve siyasi isteklerinde ısrarcı olmaları karşısında CHP hükümeti derneğin kapatılmasına karar verdi.

Nezihe Muhittin asla pes etmedi. Mücadelesine yazarak devam etti. Kendi imkanlarıyla çıkardığı "Türk Kadın Yolu" dergisi Türk feminizminin alt yapısını oluşturdu. 1908 yılından beri savunduğu siyasi haklar kadınlara 1934 yılında verildi.

Cesur Yüreğimiz, eylemci kişiliği yanında edebi kişiliği ile de döneminin önemli yazarları arasındadır. Feminist metinlerinin yanı sıra edebi makaleleri, 300 kadar öyküsü, 20 romanı, sahnelenmiş piyesleri, opereti, senaryoları ile edebiyat tarihinde küçümsenmeyecek bir yere sahiptir.

Duygusal romanlar yazarak Cumhuriyetin yeni kadın modeline göndermeler yapmıştır. Bu yeni kadın modeli Batı'ya dönük, modern, eğitimli, aynı zamanda anne ve eş sorumluluğuna sahip özverili bir kadındır. Bu yüzden romanları Türk değerleri ve genel ahlak ilkelerinden aile bağlarının kutsiyetine uzanan geniş bir yelpazeye yayılır. Geleneksel aile tipinin korunmasını vurgular. Bunu yaparken de abartılı ve dramatik bir dil kullanır. Çağdaşı yazarların aksine kadın kahramanlarının yaşadığı cinselliği, uğradığı şiddeti hiç çekinmeden okuyucuya ulaştırır.

Benliğim Benimdir, Avare Kadın, Çıplak Model, Bir Aşk Böyle Bitti, Ateş Böcekleri önemli romanlarından birkaçıdır. Bugün Nezihe Muhittin'in romanlarına kitapçı raflarında rastlayamazsınız. Romanlarının birer kopyası Ankara Milli Kütüphane'de mevcuttur. Ancak sevindirici bir haber olarak vermek isterim ki; Kitap Yayınevi, Mor Kitaplık -Kadın Tarihi ve Eserleri- dizisinden yazarımızın tüm eserlerini dört cilt halinde günümüz okuruna sunuyor.

Bunu, 10 Şubat 1958 de İstanbul'da bir akıl hastanesinde yapayalnız ölen Nezihe Muhittin'in mücadeleci ve edebi kişiliğine bir saygı olarak belirtmekten mutluluk duyuyorum.

Anısına saygıyla...


*Melek Koç / Yaba Edebiyat


LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.12, 19:34   #2
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 494
Mesajlar: 11,607
Ettiği Teşekkür: 43964
Aldığı Teşekkür: 75355
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Cumhuriyetimizin Cesur Kadınlarından | Nezihe Muhittin (1889 - 1958)

Cesur ve toplum içinde öne çıkmasını bilen ve kadın hakları için mücadele eden yürekli bir kadınmış...

Cumhuriyet Halk Fırkası dahi kurulmadan yeni cumhuriyet içinde kurulmuş ilk partinin de lideri. Çok zeki ve ilerici biri ama o şartlar altında bu şekilde öne çıkma cesaretini kendinde nasıl bulduğu ve bu örgütlenmeyi tek başına nasıl yapabildiği hakkında bir bilgi yok.

Ayrıca kurduğu partinin kapatılması ve o dönemim hükümetleri tarafından bir şekilde engellenmesi sebebiyle günümüzde hala o zaman ki Cumhuriyet Halk Partisine ve dolayısı ile Atatürk'e suçlamalar yapılmakta.

Bu konu irdelenirken diğer oluşumlar ve yapılanmalar es geçilmekte ve sanki o dönem bir tek Feminist bir örgütlenme olan ve kadın hareketinin tek savunucusu gibi yola çıkan bu birliğin kapatılmasından ve engellenmesinden dem vurulmakta.

Oysa aynı dönemde Hilafetin ve padişahlığın kaldırılması ile iyice zıvanadan çıkan yandaşlarının birde bu kadar sivri bir feminist hareketin toplumu nasıl gereceği göz ardı edilmekte kanımca.

Ayrıca aynı dönemlere rastlayan Mason localarının veya Türk Ocakları gibi benzer yapıların da kapatılması, Kadın Halk fırkasının kapatılmasının dışında tutulmakta ve olay sadece kadınlara yönelik bir ayrımcılık olarak yansıtılmakta.

Osmanlının peşmurde mirasının parçalarını toplamaya çalışan ve bir potada eritmek için olağan üstü bir gayret sarfeden (haklı nedenlere de dayansa) Otoriter bir rejim olarak lanse edilen o dönemin rejimine haksızlık yapıldığı kanısındayım. O dönemde benzer gibi duran İtalya, Almanya, Rusya örnekleriyle kıyasladığımızda aslında Otoriter rejim diye adlandırılmaya çalışılan o dönemim hiçte bu ülkelerdeki rejimlerle kıyaslanamayacağı gün gibi aşikar...

Kısacası o dönemde susturulan sadece kadınlar değildi. Oluşturulmak istenen toplumsal uzlaşmaya zarar verecek, ortamı gerecek ve çağdaşlık yönünde atılacak adımları bir şekilde sekteye uğratacak herhangi bir sivri çıkışa müsamaha edilmemesi devrimlerin ruhuna uygundur.

Cumhuriyet devrimleri içinde laikliğin omurgasını oluşturacak adımlardan biri olan 1926 yılındaki medeni kanunun kabulüne bakılırsa o dönemdeki bağnazlıkla kıyaslandığında atılan adımın büyüklüğü çok daha iyi kavranılır.

1926 da atıla o dev adım bugün bile dünyadaki diğer müslüman ülkelerin fersah fersah önündedir.

Nezihe Muhittin kişisel savaşını verirken haklılığına muhakkak inanan ve bu uğurda yaşamını adayan müthiş bir kadınmış.
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.12, 19:49   #3
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2491
Mesajlar: 21,432
Ettiği Teşekkür: 87865
Aldığı Teşekkür: 126292
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Cumhuriyetimizin Cesur Kadınlarından | Nezihe Muhittin (1889 - 1958)

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Banemin Mesajı göster

Kısacası o dönemde susturulan sadece kadınlar değildi. Oluşturulmak istenen toplumsal uzlaşmaya zarar verecek, ortamı gerecek ve çağdaşlık yönünde atılacak adımları bir şekilde sekteye uğratacak herhangi bir sivri çıkışa müsamaha edilmemesi devrimlerin ruhuna uygundur.


En açıklayıcı kısımlarından biri de bu paragraf olmuş Banemin. Teşekkürler.



Atatürk ve Kadın


"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?"

1 Eylül 1925 İkdam Gazetesi

"Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır."

1925 İnebolu gezisinde örtünen kadınlarla ilgili...


"Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak birsey yoktur..."

18 Nisan 1935 İstanbul'da toplanan
"Milletlerarası İlk Kadın Kongresi"...
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.12, 19:52   #4
... Cliff 'Em All...

Cliff Durden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 108
Mesajlar: 1,463
Ettiği Teşekkür: 1054
Aldığı Teşekkür: 6342
Rep Derecesi : Cliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura about
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Cevap: Cumhuriyetimizin Cesur Kadınlarından | Nezihe Muhittin (1889 - 1958)

Lale, bu güzel konu için teşekkürler, eline sağlık
__________________
Yerli dizilerle ilk tanışmam TV'de değildi. 12 yaşındaydım, bir ilçede arkadaşlarla geyik yapıyorduk. Arkadaş bir diziden bahsetmişti:

''Abi şimdi bir adamın yengesi var ona yürüyor, yenge de çocuğa yürüyor, amca teyzeye yürüyor...''

Ana fikir açık, basit ve doğruydu. En sonunda Cem Yılmaz ve diğerlerinin öğrendiği şeyi öğrendim;

Bahçevan aşçıya, aşçı evin büyük oğluna, büyük oğul yengeye, sonra hep beraber uşağa

Kurt Sutter bazılarının neyine la, bu imza yeter. He bu suç değildir inşallah.
Cliff Durden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Cliff Durden'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.07.12, 19:59   #5
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2661
Mesajlar: 31,112
Ettiği Teşekkür: 171262
Aldığı Teşekkür: 185017
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Cumhuriyetimizin Cesur Kadınlarından | Nezihe Muhittin (1889 - 1958)

Alıntı:
Bunu, 10 Şubat 1958 de İstanbul'da bir akıl hastanesinde yapayalnız ölen Nezihe Muhittin'in mücadeleci ve edebi kişiliğine bir saygı olarak belirtmekten mutluluk duyuyorum.


Melek Koç'a ve bizimle paylaştığın için LaLe'ye teşekkür ederim..

Son pragrafa kadar iyiydi, sonu hazin olmuş... Üzüldüm.. Haberimiz bile yoktu oysa.


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi LaLe Mesajı göster
Atatürk ve Kadın

"Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır."

1925 İnebolu gezisinde örtünen kadınlarla ilgili...


Son alıntı yaptığım bölüm düşündürücü... Günümüzde böyle insanların çığ gibi büyüdüğü görülüyor...


__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.07.12, 10:36   #6
...> Ata'm İzindeyiz <...

Türkü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 16
Mesajlar: 3,171
Ettiği Teşekkür: 30369
Aldığı Teşekkür: 18727
Rep Derecesi : Türkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Cumhuriyetimizin Cesur Kadınlarından | Nezihe Muhittin (1889 - 1958)

Cesur,atak,varmak istediği yolu iyi tayin eden,mücadeleci,örnek alınası Nezihe Muhittin'i saygı ile anıyorum.

Teşekkür ederim Lale.
__________________
Türkü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Türkü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
ateş böcekleri, benliğim benimdir, cumhuriyet kadını, feminist, fen dersi, fırkası, idadisi, kadın tarihi, kadınlar halk fırkası, kadını, kız idadisi, muhittin, parti, türk kadın yolu, türk kadını, yayın evi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:45.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.